Yeniden yargılama talep dilekçesi

ASLİYE CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
ANKARA
ESAS NO     : 200. / …
KARAR NO     : 200. / …
SANIK     : ……. ……….

TALEP     : … Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşen …. ESAS, …. KARAR sayılı ilamı ile öngörülen cezanın ortadan kaldırılarak hükmün infazının durdurulması ve durumumun yeniden değerlendirilerek bir karar verilmesidir.

OLAYLAR :

5941 Sayılı Çek Kanununun 14.12.2009 tarihinde TBMM’de kabulü ile ortaya çıkan hukuki durum incelenirken başlıca şu hususların irdelenmesi gerekmektedir:

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan Genel Hükümlerin, 01.01.2009 tarihinden itibaren özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanma zorunluluğu,
01.01.2009 tarihinden itibaren, özel nitelikteki 3167 sayılı Kanunun ceza içeren hükümlerinden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Genel Hükümlerine aykırı olanlarının uygulanamaz hale gelmesi ile oluşan yasal boşluk sebebiyle yeni bir kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar (20.12.2009 ‘a kadar) işlenen karşılıksız çek suçlarının yasal unsurlarının eksik olması dolayısıyla herhangi  bir cezai yaptırıma tabi olmaması,
3167 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 5941 sayılı yeni Çek Kanununun kabulü ile, devam eden davalar ve kesinleşen hükümler için lehe kanun hükümlerinin uygulanması.  

1)  01.01.2009 tarihinden itibaren TCK Genel Hükümlerinin uygulanma zorunluluğu :
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5 inci maddesi “Özel kanunlarla ilişki” başlığını taşımaktadır. Bu maddeye göre, 5237 sayılı Kanun’un genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren özel kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.
Anılan maddenin gerekçesinde ise şöyle denilmektedir:

“Özel ceza kanunlarında ve ceza içeren kanunlarda suç tanımlarına yer verilmesinin yanı sıra, çoğu zaman örneğin teşebbüs, iştirak ve içtima gibi konularda da bu Kanunda benimsenen ilkelerle çelişen hü­kümlere yer verilmektedir. Böylece, ceza kanununda benimsenen genel ku­rallara aykırı uygulamaların yolu açılmakta ve temel ilkeler dolanılmaktadır. Tüm bu sakıncaların önüne geçebilmek bakımından, ayrıca hukuk uygula­masında birliği sağlamak ve hukuk güvenliğini sağlamak için; diğer kanun­larda sadece özel suç tanımlarına yer verilmesi ve bu suçlarla ilgili yaptı­rımların belirlenmesi ile yetinilmelidir. Buna karşılık, suç ve yaptırımlarla ilgili olarak bu kanunda belirlenen genel ilkelerin, özel kanunlarda tanımla­nan suçlar açısından da uygulanmasının temin edilmesi gerekmektedir.”

Özel ceza kanunları, genel nitelikteki Türk Ceza Kanunu’ndan ayrı olarak, suç ve cezaları düzenleyen kanunlardır. Ceza içeren özel kanunlar ise, sadece suç ve cezaları düzenlemezler. Bunların dışında, örneğin özel hukuka ilişkin hükümler de içerebilirler. Nitekim 3167 sayılı Kanun, ceza içeren özel kanunlara bir örnektir. Bu kanunun içerisinde, özel hukuka ilişkin hükümler olmakla birlikte, suç ve cezaların öngörüldüğü maddeler de yer almaktadır.

TCK’nın genel bir kanun olması ve bundan yola çıkarak hukuk uygulamasında birliği ve hukuk güvenliğini sağlamak amaçları güdülerek ihdas edilen bu hüküm, mülga 765 sayılı TCK’nın benzer 10 uncu maddesinden farklılık arz etmektedir. Bahsi geçen 10 uncu madde de TCK ile özel kanunlar arasındaki ilişkiyi düzenlemekle birlikte, “bu kanundaki hükümler, hususi ceza kanunlarının buna muhalif olmayan mevaddi hakkında da tatbik olunur” demek suretiyle, ancak genel kanun ile özel kanun arasında bir aykırılık olmadığı durumlarda genel nitelikte olan 765 sayılı TCK’nın uygulanması gerektiğini belirtmekteydi. Ancak 5237 sayılı TCK bu düzenlemeyi değiştirerek bütün özel ceza kanunlarını ve ceza içeren özel kanunları kendisine tâbi kılmayı amaçlamıştır. Tabidir ki bu yönde bir düzenleme, özel kanunların kimi kısımlarının uygulanamaz hale getirilmesi anlamını taşımaktadır. Hal böyle olunca da, TCK’ya aykırı olan bütün özel nitelikteki kanunların taranması ve aykırı hükümlerin tespit edilip değiştirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır.

TCK’nın 5 inci maddesinin doğurduğu bu karmaşık duruma çare olarak, TCK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un Geçici 1 inci maddesi, ilk halinde 5 inci maddenin yürürlüğünü 31.12.2006’ya, daha sonra ise 31.12.2008’e ertelemiştir. Bununla ilgili olarak, “diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.

Nitekim, 31.12.2008 tarihine dek, ceza hükmü getiren diğer özel kanunlardan olan 3167 Sayılı Çek Kanununun cezai hükümleri, TCK’nun genel hükümlerine aykırı olsa da uygulanabilmekteydi. Ancak 31.12.2008 tarihine kadar, diğer birçok özel kanunda değişiklik yapılmış olmasına rağmen Çek Kanununda gerekli değişiklikler yapılmadığından, 01.01.2009 tarihi itibariyle zımnen yürürlükten kaldırılmış olan 3167 Sayılı Yasanın ceza içeren hükümleri yerine, TCK’nun genel hükümlerinin (1-75. maddeleri) uygulama alanı bulması söz konusudur. 
.
Bu cümleden olarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2005/90 sayılı kararında, çek suçları için yeni TCK Genel Hükümlerindeki “uzlaşma” esaslarının uygulanmasını isteyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının mütalaasını değerlendirirken, “5237 sayılı Yasanın; ‘Özel kanunlarla ilişki’ başlığını taşıyan 5. maddesindeki; ‘Bu Ka­nunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uy­gulanır.’ hükmü uyarınca uzlaşmanın, koşullarının bulunması halinde gerek TCY.nda, gerekse ceza hükmü taşıyan Özel Yasalarda yer alan suçlar bakımından uygulanacağı konusunda bir kuşku bulunmamakta “ diyerek 3167 Sayılı Kanunda öngörülen davayı ve cezayı ortadan kaldıran sebeplere ilişkin düzenlemenin, TCK Genel Hükümlerindeki (m. 73/8) uzlaşma kurumuna açıkça aykırı olduğundan bahisle, bu aykırı hükümlerin de 31.12.2006 (bilahare yapılan değişiklikle 31.12.2008) tarihine kadar uygulanacağı gerekçesiyle reddetmiştir. Bir başka deyişle, Ceza Genel Kurulu, 3167 Sayılı Kanunda yer alan ve fakat, yeni TCK Genel Hükümlerine aykırılık teşkil eden maddelerin sırf bu sebeple 31.12.2008 tarihinden sonra uygulanmasının mümkün olmadığını açıkça belirtmiştir. 

2)  20.12.2009 tarihine kadar işlenen karşılıksız çek suçlarının hukuki durumu:

Yukarıdaki maddede açıklandığı üzere, 01.01.2009 tarihi itibariyle, 3167 sayılı Çek Kanununun TCK Genel Hükümlerine aykırı olan ceza hükümleri geçerliliğini kaybetmiş bulunmaktadır. Bu aykırılıklardan bazıları ve oluşan hukuki durum aşağıda özetlenmiştir:

3167 sayılı Kanunda “şekli suç” olarak tanımlanan karşılıksız çek keşide etme suçu, TCK Genel Hükümlerine göre ancak kusurla (kasıt veya taksirle) işlenebilecek bir suç haline gelmiş ve suçun niteliği değişmiştir.
3167 sayılı Kanunda öngörülen “çek bedeli kadar adli para cezası” yönteminin TCK Genel Hükümlerine göre “gün/para” sistemine dönüşmesi sebebiyle, yeni Çek Kanununun yürürlük tarihi olan 20.12.2009 tarihine kadar işlenen karşılıksız çek suçlarına, 01.01.2009 tarihinden itibaren, bu zaman diliminde geçerli olan 3167 sayılı Kanundaki yaptırımın fiilen uygulama imkanı kalmamıştır.
TCK Genel Hükümlerinde yer alan “uzlaşma” müessesesinin, takibi şikayete bağlı bir suç olan karşılıksız çek suçlarında da uygulanması zarureti, uzlaşma aranmadan verilen hükümlerin tekrar gözden geçirilmesini gerekli kılmıştır.  

3)  5941 sayılı yeni Çek Kanununun yürürlüğe girmesiyle ortaya çıkan hukuki durum:

31.12.2008 tarihine kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa uyumlu hale getirilmesi unutulan yahut ihmal edilen 3167 sayılı kanunun ceza içeren hükümleri bu tarih itibariyle hükümsüz hale gelmişse de, bazı mahkemeler Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun açık görüşüne rağmen, 3167 sayılı kanunun yürürlükte olduğu iddiasıyla kanunu uygulamaya devam etmişlerdir. Bu arada yasama organı, mevcut uyumsuzluğu gidermek bakımından 20 Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı yeni Çek Kanunu ile hem yasal boşluğu doldurmuş hem de TCK Genel Hükümlerine uygun bazı değişiklikler yapmıştır.

a.  En önemli değişiklik, 3167 sayılı eski Çek Kanununda objektif (kusursuz) sorumluluk esasına göre “şekli suç” olarak düzenlenen karşılıksız çek keşide etme suçu, 5941 sayılı kanunda taksire dayalı kusurluluğu gerektiren bir suç olarak tanımlanmış ve böylece suçun niteliği değişmiştir.   Bu husus 5941 sayılı yeni Çek Kanununun gerekçesinde şu şekilde açıklanmaktadır:

“ Söz konusu suçun oluşabilmesi için, çekin karşılığının, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak, yani en azından taksirle, ilgili çek hesabında bulundurulmaması gerekir. Anayasanın 38 inci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi bağlamında güvence altına aldığı kusursuz ceza olmaz kuralının gereği olarak, söz konusu suç, objektif (kusursuz) sorumluluğu gerektiren bir suç olarak değil, en azından taksire dayalı kusurluluğu gerektiren bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu itibarla, kişinin, elinde olmayan sebeplerle ortaya çıkan zorunluluk hâli dolayısıyla, örneğin doğal afet, savaş, kaza geçirmesi gibi bir sebeple, çekin karşılığını ilgili hesapta zamanında bulunduramamış olması halinde, ceza sorumluluğu olmayacaktır.”

Esasen 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanununun kabul ve uygulanması ile, hukukumuzda bugüne kadar zaten tartışmalı olan “objektif sorumluluk” esası terkedilmiş ve “kusursuz ceza olmaz” esası tamamen geçerli kılınmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun gerekçesinde objektif (kusursuz) sorumluluk esasının terk edildiği açık bir dille belirtilmektedir:

“765 sayılı Türk Ceza Kanununda ve Hükûmet Tasarısının bazı hükümlerinde, kişi gerçek­leştirmeyi kastetmediği böyle neticelerden objektif olarak sorumlu tutul­maktadır. Belirtmek gerekir ki, bu tür sorumluluk, ortaçağ kanonik hukukunun kalıntısı olan “versari in re illicita”, yani hukuka aykırı bir durumda olan bunun bütün neticelerine katlanır anlayışının ürünü olup, çağdaş ceza hu­kuku bu anlayışı çoktan terk etmiştir. Çünkü kusurun aranmadığı objektif sorumluluk hâlleri kusursuz ceza olmaz ilkesiyle açıkça çelişmektedir. Ül­kemiz ceza hukuku öğretisinde uzun süredir objektif sorumluluk hâllerinin ceza mevzuatından çıkarılması gerektiği ifade edilmektedir. Bu talebin ye­rine getirilmesi, Anayasada öngörülen kusur ilkesinin zorunlu bir sonucudur.”
Türk Ceza Kanunu Genel Hükümlerine (ve Anayasaya) aykırı olarak objektif (kusursuz) sorumluluğa göre suç tanımlaması yapan 3167 sayılı eski Çek Kanununun yürürlükten kalkmasıyla “karşılıksız çek keşide etme” suçunun niteliği üzerindeki tartışma da böylece sona ermiş olmaktadır.

b.  5941 sayılı yeni Çek Kanunu ile getirilen diğer önemli değişiklik, adli para cezasının tayini usulüne ilişkindir. 3167 sayılı Çek Kanunu’na göre, karşılıksız çek keşide etme suçunun cezası, çek bedeli tutarı kadar “adli para cezası” olarak belirlenmekteydi. 5941 sayılı Kanun ise, Türk Ceza Kanununun adli para cezalarına ilişkin 52. Maddesine uyarak gün/para sistemini benimsemiş bulunmaktadır. Diğer taraftan TCK m.52 uyarınca yargılamada sanığın lehine olan hafifletici hükmün de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. TCK 52. Maddeye uygun olarak gün/para sisteminin benimsenmesiyle, 20.12.2009 tarihinden önce verilen adli para cezalarında sanık lehine hafifletici hükmün ve ödeme kolaylıklarının dikkate alınmadığı davaların, lehe hükümlerin uygulanmasını âmir TCK hükümleri karşısında yeniden yargılama yolunu açtığına kuşku bulunmamaktadır.

NETİCE VE TALEP :   Bu değerlendirmeler ışığında;

1. 01.01.2009 tarihinden itibaren özel ceza kanunları bakımından da uygulanması gereken Türk  Ceza Kanunu Genel Hükümleri karşısında uygulama imkânı kalmayan 3167 sayılı Kanuna göre karşılıksız çek keşide etme suçundan verilen adli para cezaları, oluşan yasal boşluk sebebiyle “kanunsuz suç ve ceza olmaz” prensibi gereğince hükümsüz kalmış ve yasal boşluğun zaman sınırı olarak belirlenmiş bulunan 20.12.2009 tarihine kadar işlenen karşılıksız çek keşide etme suçlarından dolayı görülmekte olan bütün davalar da konusuz kalmıştır. Bu cümleden olarak konusu kalmamış işbu davanın bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasını,

2. Bu değerlendirmenin dikkate alınmaması halinde, 5941 sayılı yeni Çek Kanununun yukarıda açıklanan maddelerinin 5237 sayılı TCK 7nci ve 5252 sayılı Kanunun 9ncu maddeleri uyarınca lehime olan hükümlerinin uygulanarak;
a.    Kusur (kasıt veya taksir) aranmaksızın görülen davanın, yeni kanunun getirdiği kusur sorumluluğu esasına göre yeniden görülmesini,
b.    Çek bedeli kadar adli para cezası yerine gün/para esasına göre ceza tayin edilerek lehe olan hafifletici hükümlerin ve ödeme kolaylıklarının dikkate alınmasını, 
c.    5941 sayılı yeni Çek Kanununun 1nci madde 2nci fıkrasında yer alan “bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır” hükmünce, takibi şikayete bağlı suçlarda uygulanması gereken “uzlaşma” hükümlerinin bu davada da uygulanmasının sağlanmasını ve neticeten hakkımda verilen ceza hükmünün İNFAZININ DURDURULARAK DURUMUMUN 5237 SAYILI KANUN HÜKÜMLERİNE GÖRE YENİDEN DEĞERLENDİRİLİP BİR KARAR VERİLMESİNİ ARZ VE TALEP EDERİM.

248 yorum:

«En Eski   ‹Eski   201 – 248 / 248
M.K. dedi ki...

Arkadaşlar,

Bu yasa yasa falan değildir. Bunun adı olsa olsa

UCUBE OLUR.

Bunu yapanlarda biliyor. Cumhurbaşkanlığıa onay süresince yazmadımsa sebebi sitedeki yasaya karşı çıkanlarla içerdeki arkadaşların yakınları arasında yaşanan tartışmadır. Çünkü veto edsin diyenler içerdeki arkadaşların yakınlarından epet bir zılgıt yemişlerdir.

Ama gelinen nokta odur ki yasanın çıkmasıyla birlikte kaos eskisinden çok daha fazla katlanarak geriye dönmüştür ve bua normaldir.

Bizde yapılan yasalar keskin bir dil kullanmaz genelde buda yorumların farklı olmasına sebep olur buda normaldir.

Şimdi ben içerden çıkacak arkadaşların yakınlarına soruyorum. 1 yılda kaçınız faizlerle katlanmış borcunuzun yğzde 30 unu ödeyebileceksniz. Biliyorumki çoğu ödeyemeyecek ama en azından eşlerini çocuklarını annelerini babalarını görecekler. Tek kazanç budur.,,

ŞİMDİ

2 ADET ÇARE VARDIR

1. Sİ YASANIN ANAYASA MAHKEMESİNE GÖTÜRÜLMESİ Kİ BAZI ARKADAŞLAR BU KNUDA YAZSADA BENİM TELEFON GÖRÜŞMELERİMDE EVET GÖTÜRÜLECEK DENMESİNE RAĞMEN KESİN DEĞİLDİR ÇÜNKÜ AMA DİYE BİR FAKTÖR VAR.

2.Sİ İSE YARGITAYIN ALACAĞI BİR KARAR.

BENİM ŞAHSİ DÜŞÜNCEM BU İKİ ÇIKIŞ NOKTASINDAN ÖNEMLİSİ ANAYASA MAHKEMESİDİR. VE BİZ BU KONUDA CHP VE MHP YE HİÇ ZAMAN KAYBETMEDEN GÖRÜŞÜLEN SADECE 2 KİŞİDEN TAMAM ALINARAK MÜCADELEDEN VAZGEÇMEDEN BU İŞİ GARANTİYE ALMAKTIR. BU OLMAZSA YARGITAYI BEKLEMEK BUNDANDA BİR NETİCE ALAMAZSAK AHİME GİRMEK.

SEVGİLİ CÜNEYT, JENARDİ

BU SAATTEN SONRA MAİL GRUBUNA BU KONU İLE İLGİLİ YÖNLENDİRMELERİ YAPMAK ATRICA SİTEDE BELLİMARALIKLARLA BU KONUYU İŞLEMEK VE İNSANLARI BU KONUDA YOĞUNLAŞMAYA ÇAĞIRMAK LAZIM.
NASIL İYİMAYA, VE DİĞER AKP MİLLETVEKİLLERİ VERDİKLERİ SÖZLERİ UNUTUP BU YASAYI BU ŞEKLİYLE ÇIKARMIŞLARSA ANAYASA MAHKEMESİ KONUSUNDADA BENZER ŞEYLERİ YAŞAMA RİSKİMİZ VARDIR.

SİYASETÇİYE GÜVENMEK ZORDUR

AMA BİZLER GÜVENEBİLECEK KİŞİ YADA PARTİYİ BULDUĞUMUZ ANDA ONLARIN ARKASINDA OLMALIYOIZ.

ÇÜNKÜ ARTIK DÜNYA PAKTLAR VE MÜTTEFİKLER DÜNYASIDIR.

SAĞCLAR SOLCULAR

KOMÜNİSTLER FAŞİSTLER ARTIK GERİDE KALDI.

SAYGILARIMLA

Adsız dedi ki...

BU VE ESKI YASADAN DOLAYI ALSALAR SADECE CESEDIMI ICERI ALIRLAR INSANLIK DISI BU YASAYI ASLA KABUL ETMEK MUMUKUN DEGILDIR SERMAYEYE ASLA BOYUN EGMEYEGIZ....
HUKUK BUYSA YASAMANIN ZATEN BIR ANLAMI YOK

Adsız dedi ki...

ÖNEMLİ LÜTFEN 25 DE YAZDIM FAKAT HİÇ CVP ALAMADIM...Sayın site yetkilileri öncelikle böyle bir çalışmalarınızdan dolayı teşekkür ederim.Benimde sorunumdan bazıları şöyle belki aynı durumda olan arkadaşlarda vardır fakat hiç çek magdurları sitesinde dek gelemedim.Miktarları yazılmış imzaları atılmış çeklerim çantamda bekliyordu görüşme yerine gidilirken yemek için lokanyaya uğradık bu esnada aracın kapısı açılıp çantam ve çeklerim çalındı polis rapor tuttu çek numaraları belliydi birkaçı daha sonradan icra işlemi gördü bunun hapislik boyutu nedir olurmu icra işlemi durmadı.İkinci sorunda benim çek verdiğim kişinin dükkanına hırsız girer ve üç dört adet çekleride beraberinde çalıp götürür dükkan sahibi bana bilgi verip savcılığa gider bende bankadan ödeme yasağı koydurdum fakat bir müddet sonrada o çek yapraklarından bir veya ikisi icra işlemi gördü itiraz ettim fakat daha sonradan avukat arayarak benim hakkımda savcılığa hapis konusunda istekte bulunacağını söyledi aranmam olabilirmi ceza olabilirmi bu konudada zannedersem bayağı MAĞDUR VARDIR BU KONU HAKKINDA SİTEDE YAZI HAZIRLARSANIZ MEMNUN OLURUM.Saygılarımla.....

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR FARKINDA DEGİLMİSİNİZ HEPİMİZ AYRI AYRI OLUNCA HİÇ Bİ ŞEYİZ ANLAYIN.GÜRCAN

cabbar dedi ki...

benim icin cok onemli bir sey sormak istiyorum umarim soruma cabuk yanit gelir
simdi diyelimki savciliga taauhute bulunduk ve cezaevinden ciktik borcum 80.000 ytl fakat bu fazizi ile birlikte 200.ooo bulur ben alacakli ile anlastim ve bu anlasmayi savcilik taahhutumden sonra yine isleme koyabiliyormuyum ? bu durumda hangisi gecerli olacak bir yakinim cezaevinde ve ona dogru bilgi vermem gerekiyor alacakli anlsmaya razi bu durumda belki savciliga taahhut vermesine gerek yok yada savciliga taahhut vermeden direk alacakli ile anllassak infaz ertelemedin faydanalabiliyormuyuz ? tesekkurler simdiden

M.K. dedi ki...

Arkadaşlar,

yakın gözlüğümü kaybettim yenisinide henüz alamadım ö nedenle harf hatakarım için lütfen mazur görün.

saygılarımla

Adsız dedi ki...

199 da yazmıştım ama halen bi cevap yok sabah erkenden fax çekicem. cevap alırmıyım diye bekliyorum gözüm ekranda ama yok.elimiz kolumuz bağlı kaldık ne avukatımız var ne de soracak kimsemiz bi burası var oda allahtan var. yoksa iyice bi çare kalacakmışız

myway dedi ki...

199

imzanın kendine ait olmadığı anlaşıldı...


eğer imza kendine ait değilse o davalardan beraat etmiş olması lazım eğer öyleyse elbette beraat ile sonuçlanan bir dava için taahhüt vermenize gerek olmayacaktır...

my way

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR ANLADIGIM ŞUKİ ÜZÜLEREK KİMSENİN KİMSEYE FAFDASI YOK HERKEZ KENDİ DERDİNDE. SON DEFA GENE SÖYLÜYORUM HERKEZ TEK BAŞINA BİR HİÇDİRRRRRRRRRR. GÜRCAN

mustafa dedi ki...

M.K YAZDIKLARINA KATILIYORUM.LAKİN ANAYASA MAHKEMESİNİN DAHA ÖNCELERİ VERDİĞİ BENZER KARARLAR ANAYASANIN 38. MADDESİNİ KENDİ ANLADIKLARI ŞEKİLDE YORUMLAYIP KARAR VERDİKLERİ BUKARLARDA ADIMIZ OLUMSUZ OLDUĞUNU BİLİYORUZ VE OKUYORUZ.ŞAHSIM ADINA ANAYASA MAHKEMESİNİN VERECEĞİ KARAR BELLİ MOLUM DİYE DÜŞÜNÜYORUM.YANLIZ ÖNCELİKLE MYWAY AÇIKLAMSINDAN DOLAYI MİNNETTARIM İLGİSİNE.MY WAY ın yazdığı GİBİ YARGITAYIN KARARI BİZİM İÇİN ÖNEMLİ GÖRÜNÜYOR.3. BİR ŞIK OLARAKTA SENİN YAZDIKLARINA MÜTABIKEN M.K AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE BİR DAVA SONUCUNU NE YAPIP YAPIP TAŞIMAK.MALUM ANAYASA MAHKEMESİ BULUNDUĞU ÜLKEDE MUTLAKA YARGILANMIŞ ŞARTI ARIYOR.TABİ ŞUNUDA SÖYLEMEK GEREK YARGITAYIN KARARIDA GEÇ VERİLEBİLİR.MALUM AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNİN KARARIDA BAYA BAYA GEÇ GELİR.HA BURDAKİ KARIMIZ NE OLUR SADECE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE BAŞVURDULAR HİKAYESİ BİZİ BAYA YÜKSELTİR DİPLOMATİK OLARAK.

mustafa dedi ki...

şunuda söylemek isterim bir hakime mail yoluyla 5941 sayılı yasa sizce anayasa mahkemesine giderse
38.MADDE AĞIRLIKTA OLARAK nasıl bir sonuç doğurabilir diye sormuştum yasanın cıktığı 2, günü cevap şu oldu:
ANAYASA MAHKEMESİNİN BUNA BENZER KARARLARI ZATEN MEVCUTTUR.İNCELENDİ VE ANAYASAYA AYKIRI OLMADIĞI DOĞRULTUDA KARARLAR VERMİŞTİR DİYE YANIT GELDİ.

F.T dedi ki...

5 te yazan cabbar arkadaşım.1-Savcılığa dilekçe veriyorsun,faizleriyle birlikte ödeyeceğim diye.2-1NİSAN 2010 NA kadar alacaklılarınla anlaşıp taahhüdü değiştirebiliyorsun.

murat dedi ki...

S.A. GÜNAYDINLAR YİNE BİR GÜN BAŞLADI AMA GÜZEL BİR GÜN BURSADA DÜN GECE 12:00 BİLE TAHLİYELER YAPILMAYA DEVAM EDİYORDU VE KARDEŞİM GECE EVİNE GELDİ BİLGİNİZE KİMSE AVUKATLARLA GİDİP ANLAŞMA YAPMASIN ŞAHISLARIN KENDİLERİYLE ANLAŞMA YAPIN ŞÖYLEKİ NİSAN 2011 İLK TAKSİT 3/1 KALAN MEBLA DA 1 SENE SONRASINA ALACAKLI KABUL ETMEZ İSE DEVLETLE BU ANLAŞMAYI YAPIYOR VE BORÇLUYA PARA VERİLİYORMUŞ YANİ MECBURLAR VE BORÇLAR DÜŞÜYOR ARTI FAİZ ORANI (YÜZDE 6 ) YANİ YARGI ÇEK MAĞDURUNUN LEHİNE KARAR VERİYOR BİLGİNİZE AVUKATLARA KESİNLİKLE AVUKATLIK PARASI ALTINDA ÖDEME VERMEYİNİZ YARGIDAN BİRKAÇ DOSTUM BÖYLE ARKADAŞLARINIZI UYARIN DEDİ ARTI 1 SENEYE KADAR MEBLA YÜKSEK ÖDEYEMEYİPTE İÇERİYE GİRECEZ DİYEDE BİR KORKUNUZ OLMASIN BURADA AÇAMIYORUM BİLGİNİZE ŞİMDİDEN GÖZÜNÜZ AYDIN SEVDİKLERİNİZE KAVUŞUYORSUNUZ BELKİDE BUGÜN :)
YANLIZ SİZ DOSTLARIMDAN BİR RİCAM VAR SEVDİKLERİNİZE KAVUŞTUĞUNUZDA BURADA EMEĞİ GEÇEN İNSANLARI BU PLATFORMDA YANLIZ BIRAKMAYALIM ARTIK BEN DEVAMLI BURADAYIM EMEĞİ GEÇENLERDENDE ALLAH RAZI OLSUN
SİTE YETKİLİLERİ EĞER İSTERSENİZ TEL VERMİŞTİM İÇERİDE SALINANLARA YAPILAN UYARILAR HAKKINDA BİLGİ VEREBİLİRİM ARARSANIZ

Serkan Yavuz dedi ki...

Günaydın CABBAR,

Önce taahüt versen de alacaklın ile anlaştığın zaman taahütün geçersiz kalıyor. Bu çok net. Ayrıca Canikli meclisteki konuşmasında da aynısı son derece açık ifade etti. Alacaklın seninle sen o taahüdü vrdikten sonra ne kadar anlaşır o ayrı bir konu. Ama sorunun cevabı alacaklın ile her an anlaşabilirsin. Taahüt verdikten sonra da, 1 sene sonra da, 2 sene sonra da. Anlaştığın an geçmiş taahüdlerin vs.nin hiç bir anlamı kalmıyor.

CARPEDIEM dedi ki...

sn cabbar

savcılığa taahütte bulunduktan sonra başlayan 2 sene içerisinde alacaklı ile yeni ve daha uzun bir ödeme planı üzerinde anlaşabilirsiniz, ve bu anlaşmayı savcılığa verdiğiniz anda geçerli olur, örneğin içeride olan birisi, savcılığa taahüt verdi, ve dışarı çıktı,borcun ilk 3/1 i ni ödemek içinde 15-aralık-2010 tarihini verdi, bu tarihe kadar , alacaklısını buldu anlaştı ve borcunu 36 eşit taksitte ödemeyi kabul ettirdi, bu yeni anlaşmayı götürüp, mahkemeye verince geçerli oluyor.
ilgili yasa:
Birinci fıkranın (b) bendinden yararlanan kişi, taahhütnamede belirttiği süre içinde şikâyetçi ile anlaşmaya varması ve bu anlaşmanın bir nüshasının şikâyetçi veya yasal temsilcisi tarafından mercilerine verilmiş olması hâlinde, aynı fıkranın (a) bendi hükmünden yararlanır.

CARPEDIEM dedi ki...

190 da yazan arkadaş

yazdıklarım yargıtay sitesindeki gözlemlerime dayanıyor, 2007 de yerelmahkemelerden çıkan dosyalar yargıtaya varmış 2008 çıkışlı dosyaların çoğu tahminimce varmamıştır bile, yargıtay sitesine girip dosya nunaranızdan kontrol edebilirsiniz varıp varmadığını yada sonuçlanıp sonuçlanmadığını.

murat dedi ki...

NİÇİN YAZDIKLARIM HALA SİTEDE GÖZÜKMÜYOR İNSANLAR SEVİNSİN VE NE YAPACAKLARINI ÖĞRENSİN

murat dedi ki...

arkadaşlar şu anda aldığım bi kötü haberi vermek zorundayım en azından insanlar ümitlenmesin tahütten yatanlara tahliye yokmuş :(

Adsız dedi ki...

syn. cüneyt bey beni aydınlatırsanız çok sevinirim benim kardeşim cezaevinde mahkemelere dilekçeleri bizlermi fakslıycaz yoksa yatmakta bulunduğu cezaevlerimi aydınlatırsanız çok sevinirim teşekkürler bizler dışarda yapmamız gereken neler var acil cavapppp allah razı olsun

ekm2510 dedi ki...

Günaydın arkadaşlar.Devam eden yargılamaları ve yargıtayda olan dosyaları düşündüğümde 01-04-2010 olarak verilen taahhüt tarihinin kanaatimce uzayacağı yönündedir.Örnek veriyorum....
01-04 tarihinden sonra görülecek davalarda lehte yada aleyhte çıkacak kararlarda yeniden temyize gitme durumu hasıl olunacağından buradada bir karışılık söz konusudur.Yada iki tarafta anlaşsın diye bir yorum getirilebilir.Mahkemelerden böyle bir karar çıkma olasılığı nedir bilemiyorum ama aksine 01-04 tarihinden sonra görülecek ,eski tarihli çeklerin duruşmalarında neler yaşanacağı belirsizdir ve bir çıkmazdadır.....AYNI ŞEKİLDE YARGITAYDAKİ DOSYALAR NE OLACAK O DA BİLİNMEZLER İÇİNDE.........

ekm2510 dedi ki...

SAYIN 19
Dilekçeler cezaevleri makamlarınca mahkemelere gönderiliyor...

ekm2510 dedi ki...

Bildiğim kadarıyla taahhüdü ihlal suçundan eğer çeklerden dolayı ceza alınmışsa tahliyeler gerçekleşir.Diğer evraklardan ise bu yani senet vs gibi elbette tahliye olmaz.Yine kanaatimce ödenmeyen bir çek için verilen diğer belgelerden de alınan taahhüdü ihlal suçlarından dolayıda tahliyeler gerçekleşecektir diye düşünüyorum.

Adsız dedi ki...

TAHLİYE VARMI ARKADAŞLAR LÜTFEN SİTEYE YAZALIM...

CARPEDIEM dedi ki...

karşılıksız çek sebebi ile icraya gelen avukata yada icra memuruna ben bu çeki şu tarihte öderim diyipte ödemediyeseniz, bu taahüdü ihlal suçudur, ve ayrı bir suçturbu suçun cezsı bu yasa içinde yoktur, ceza neyse çeklecektir.

Adsız dedi ki...

191 de yazan arkadaşım izmirdeki dosyaların uyap sistemine yeni girilmiş yakalanman çıkmış geçmiş olsun adliyeyi ararsan yakınıyım diye net bilgileri alırsın...

Adsız dedi ki...

arkadaşlar anladıım kdarı ile birçogumuzun vekaletle işi olacak gibi
saglam bi şekilde noterlerde gbt varmı bilen bir arkadaş açıklayabilirmi??(acil)

M.K. dedi ki...

Sevgili Mustafa,

10 nolu yorumunda söylediklerin yanlış değil. Ama bugün itibariyle eksik.

Evet Anayasa Mahkemesinin bu konuyla ilgili bir kararı var ve aleyhimize. O zamanlar Şu anki Anayasa Mahkemesi başkanı Sn. Haşim Kılıç o karara tek muhalefet şerhi koyan üyeydi ve koyduğu muhalefet şerhi lehimize idi. Şu an Anayasa Mahkemesinde o zamanki üyelerden fazla insan yok. Bunun dışında,

Anayasa Mahkemesi o kararı aldığı koşullarla şu anki koşullarda farklılıklar var. İstersen bunlara bir göz atalım ve ona göre yorumlayalım

O zamanki dayanaklardan biri çek bir sözleşmeye dayanan borç değil bir ödeme aracıdır diyordu yani Kambiyo mevzuatına atıfta bulunuyordu. Ama hükümet çekin gününden önce ibrazı halinde arkasının yazdırılamayacağı kararını aldığı anda çek bir ödeme aracı değil vadeli bir enstürman bir bono hatta bir sözleşme ve akit haline gelmiştir. Bu da alınan o karadda dayanak olan bir gerekçeyi ortadan kaldırmıştır. Şimdi çek çıkarılan yasa yada kararname ile vadesi tescil edilmiş bir enstürmandır ve vadeli yapılan bir alışveriş aynı zamanda bir anlaşmadır. senet gibi bir taahhüttür.

O zaman Anayasa Mahkemesi bu başvuruyu sadece Anayasa madde 38 e göre değerlendirmişti. Bu karardan sonra anayasamızın 90 maddesine eklenen bir fıkra var. Bu fıkrayı daha önce sitede yazmıştım. Özetle söyleydi. Biz Anayasaya 90 maddeye o fıkrayı eklemekle uluslararası hukukun kabul ettiği bir karar ve yasa ile bizim yerel yasalarımız arasında bir çelişki olduğunda referans alınacak yasa yerel yasalar değil uluslararası hukuktur. O zamanlar bu fkra Anayasa 90. maddeye eklenmemişti. AİHS ne imza attık. Anayasamıza bu fıkrayı ekledik ve Uluslararası hukukta borç alacak ilişkisinde hürriyeti bağlayıcı ceza verilmesini reddediyor.

Netice olarak o günle bu gün arasında temel yasal farklar var. Hakim arkadaşın yorumuna gelince. İnsanlar önlerinde dosya yada konu olmadıkça tüm yasaları ve gelişmeleri incelemez ve doğal olarak eski nokta ve kararlara göre yorumlar bu da normaldir. Sonuçya ANAYASA MAHKEMESİNİN O KARARI ALDIĞI GÜNKÜ FİİLİ DURUM VE YASALARLA BU GÜNKÜ FİİLİ DURUM YASALAR VE DAYANAKLAR AYNI DEĞİLDİR. VE LEHİMİZEDİR. BUNLARI GÖZÖNÜNE ALDIĞIMIZDA. O ZAMANKİ KOŞULLARDA DAHİ O KARARA MUHALEFET ŞERHİ KOYAN TEK ÜYE DE BUGÜN ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI OLDUĞUNA GÖRE ÇIKACAK SONUÇ LEHİMİZE OLACAKTIR. AYRICA EN ÇABUK KARAR BU OLACAKTIR. EVET YARGITAYDA BİR İÇTİHAT YAYINLAYARAK BU KONUYU ÇÖZEBİLİR. SAYIN GERÇEKERİN BU KONUDAKİ FİKRİ BELLİDİR VE TÜM MEDYADA ZATEN YAYINLANMIŞTIR AMA DAHA UZUN BİR SÜREÇTİR. ZATEN İÇ HUKUK YOLLARI BİTMEDEN AHİM BAŞVURUSU YAPILMAZ YAPILSADA DÖNER. ÇÜNKÜ AHİM YOLU İÇ HUKUK TÜKENDİĞİNDE AÇILIR VE NETİCE VERİR.

SAYGILARIMLA

Adsız dedi ki...

Selamlar..
ne yazarsak yazalım boş..Anca sokaklara dökülmek lazım,ama buda bir çözüm değil,diğer teröristlere benzemekte istemeyiz sanırım… Bende bir firmaya 550 milyar avans ceki verdim..Ürünleri yollayamadılar… Çeklerin Bellirli bir kısmını ödettim,bellirli bir kısmını iade aldım.. Bir miktarınıda çeklerim yazılıpta ticari itibarım zedelenmesin diye kendim ödemek zorunda kaldım..120 Milyara kadar düşürmüş bulunmaktayım.. Baktım kalan kısmı ödeyemeyecek bir pozisyona gireceğim,hemen çekleri vermiş oldugum firmadan borcu yoktur,ürünleri veremedik vs vs diye kendimi o firmaya ve ticaret mahkemesinde temize çıkartacak bir yazı alıp ,soluğu Ticaret mahkmesinde aldım,görüşmelerim doğrultusunda Menfii tespit davası açtım ve kazandım..Belki icra ve hacizleri durduramayacagız ama,en azından hapis cezasından kurtulurum diye ümit ediyorum..Çünkü şu an çeklerimin teminat olarak verilmiş olduğu ( 3. şahsın )bankanın açmış olduğu dava dosyasının içine kazanmış olduğum Menfi tespit davasının dosyasını istedik.Davalar öncesinde bir şekilde görüşme şansına sahip olduğum Asliye ceza mahkemesi hakimlerinin söylemiş oldukları içime su serpmişti..Söylenen şuydu ” menfi tespit davasının kazanılmış olduğu,hakkında 3. şahıslar dahi olsa açılacak bir karşılıksız çek davası dosyası önüme gelmiş olsa direkt beraat veririm ” denmişti.. Benim yöneltiğim soruda şuydu sonrasında..” Ben iyi niyetliliğimi İspat ettim,peki 3 .şahıslarda iyi niyetli,bu durumlarda nasıl haraket edilebilir ” diye sorduğumda ise şu yanıtı aldım…” verilecek karar 3. şahsın icra ve takibini enğellemeyecek,sadece açılan kamu davasından beraat edeceksiniz ” denmişti..Şu an halen duruşmalar devam etmekte,sonu hayırlı olsun diyelim hepimiz için.Tüm İyi niyetli çek mağduru arkadaşlara şimdiden geçmiş olsun.Cenab-ı Hak hakkımızda hayırlısını ve neyi hakediyorsak onu nasip etsin..Daha evvel benzer bir karar var ve paylaşırsanız sevinirim..Saygılar… ( AksiAdam )

Adsız dedi ki...

akp nin çok bilmiş bakanlarının çıkartacağı yasa bu kadar olur ne çıkardıklarını kendileri dahi bilmezken birde ülke yönetimini onların eline veriyoruz kabahat kimde sorarım

Adsız dedi ki...

28 AKSİ ADAM aynı şey benim başıma geldi rakamda yuvarlak 500 bin sipariş öncesi verdiğimiz çekler kısım kısım tatlı tatlı bizden çekleri aldılar organize bir işmiş benim gibi çok kişiyi yaraladılar sonuç üçüncü şahıslar onların kötü adamları ve ne olduğumuzu anlamadık her şey resmi herşey sözleşmeli ama kime anlatıyorsun derdini zaten az sermayemiz vardı yangın çıkınca her şey gitti bu sefer battıkça battık çok rezil duruma düştük ne geldiyse iyi niyetimizden ve tüccarca görüşümüzden şimdi bekliyoruz akibetimiz ne olacak diye meclisteki görüşmelerde bir bölge milletvekili çay tüccarıymış köylüyede takmış tabii ben bilmem tanımamda kendisini ama o konuştuğu sıra sitede çıkan yazılarda tahmin ediyorum kendi hemşerileri yazdı 3 yıldan beri köylünün parasını ödememiş çek yok senet yok ve ve oturmuş mecliste bizim içi ahkam kesiyor yok dolandırıcıymışız yok çeki ödemessek tüccarın hali ne olurmuş şöyle bir düşündüm bak halimize ne hallere geldik başımıza gelenlere bak adam haklı tabii köylüden tokatladığı çayları vadeli satarsa çeklerde ödenmesse ne olur şimdi kim kaybetti biz kaybettik ülke olarak kaybettik adam gibi ticaret yaparken derdimizi anlatamadığımız için çoluk çocuk bittik YOKMU SESİMİZİ DUYACAK İNSAN EVLADI.....

Adsız dedi ki...

HERKESE SELAM.ARKADAŞLAR DÜN VATANDA AYDIN AYAYDIN ÇEKLE İLGİLİ YAZDI ORAYA HALİM SELİM RUMUZUYLA YORUM YAPTIM LÜTFEN OKUYUN.BİZİMHEPİMİZİN VE İÇERDEKİ BÜTÜN ARKADAŞLARIN ORTAK BİR SORUNUMUZ VAR BİZİ DE BİRARAYA GETİREN TEMEL ETKEN BU ÇEKTEN HAPİS CEZASI ÇAĞ DIŞILIKTIR,ÇEKTEN HAPİS CEZASI KALKMALIDIR VE İÇERDEKİLER SERBEST BIRAKILMALIDIR.EĞER BU ŞİARLA HAREKET EDERSEK TÜRKİYEDEKİ HERKES BİZİM MÜTTEFİKİMİZDİR. GEREKSİZ BÖLÜNMELER,YANLIŞ ANLAMALAR.VS HER ŞEY BÖYLECE ORTADAN KALKAR.TÜRK İNSANI 2-KONUDA GÖRÜŞ BİLDİRİR HALE GETİRİLMELİ ÇEKTEN HAPİS CEZASI KALSINMI?KALKSINMI?BİZ KONUYU ÇOK DAĞITTIK SEVGİLİ YÖNETİCİ KARDEŞLERİM LÜTFEN BUNU BİR TOPARLAYIP BU HALDE SUNALIM YOKSA HERKES KARŞILIKSIZ ÇEKTEN MAĞDUR OLANLARI ÜÇ KAĞITÇI BORCUNU ÖDEMEK İSTEMİYORLAR YANILGINA DÜŞMEYE DEVAM EDECEK

Adsız dedi ki...

31 NUMARADA YAZAN KİŞİYİM ÖNCE BİLİNÇLİ AMAÇLI RUMUZU İLE YAZIYORUM YAZMAYI UNUTTUM KUSURA BAKMAYIN.HALA İNSANLARDA MORAL BOZUKLUĞU VE ÇÖKÜNTÜSÜNÜN DEVAM ETTİĞİNİ GÖRÜYORUM BUNDAN 1 AY ÖNCE NEREDEYDİK ŞİMDİ NEREDEYİZ ŞU ANDA EĞER ABUK SUBUK GÜNDEMLER OLMASA 1 NOLU GÜNDEMDE OLACAKTIK.AMA YİNEDE ÇOK ÖNEMLİ BİR YERDEYİZ.BİZLER ÇEK MAĞDURUYUZ ÜÇ KAĞITÇI DEĞİLİZ BİZİ İÇERİ ÇEKTEN DOLAYI İÇERİ ATANLAR ORTAÇAĞ MANTIKLIDIR BUNU NEREDEYSE BÜTÜN TÜRKİYE KABUL EDECEK NOKTAYA GELDİ BAZI AVUKATLAR VE TEFECİLER HARİÇ KALDIKİ ONLARINDA İÇERDE YATMAK İŞLERİNE GELMEYECEK.OKYANUSU YÜZDÜK DERECİK KALDI ELLERİMİZİ BIRAKMAYALIM.BİRİLERİRİ BİR YERLERİMİZİ KAŞINDIRIYOR ELLERİMİZİ BIRAKTIRIP KAŞITMAK İÇİN DAYANMADAN HİÇ BİR SONUÇ ALINMAZ İÇERDEKİ ARKADAŞLARIMIZ ÇIKIYOR MORALİNİZİ BOZMAYIN SAĞLIKLI VE CANLI İNSAN MÜCADELE EDER ÖLÜLER MÜCADELE EDEMEZ ÖLMÜŞTÜR ÇÜNKİ YİNEDE ÖLMEYİ TERCİH EDEN ARKADAŞLARA TOPRAĞI BOL OLSUN DEYİP YAŞAMAYA VE MÜCADELEYE DEVAM.YAŞASIN YAŞAMAK

Adsız dedi ki...

EVET YAŞAYAN VE YAŞAMAYA KARAR VERMİŞ ARKADAŞLAR TEKRAR SELAM BU GÜN DAHA YENİ OKUDUM VATAN GAZETESİN DE AYDIN AYAYDIN ÇEKLE İLGİLİ YİNE YAZMIŞ LÜTFEN OKUYUN VE YORUM YAPIN ÖZELLİKLE ÇEKTEN HAPİS CEZASI OLURMU DERSEK AĞIZ BİRLİĞİ YAPMIŞ OLURUZ HEMEN OKUYUN VE YORUM YAPIN TEKRARLIYORUM YARIN DA YAZMAYA DEVAM EDECEK BİLİNÇLİ AMAÇLI ETKİNLİK

Anonymous dedi ki...

31 NUMARADA YAZAN KİŞİYİM ÖNCE BİLİNÇLİ AMAÇLI RUMUZU İLE YAZIYORUM YAZMAYI UNUTTUM KUSURA BAKMAYIN.HALA İNSANLARDA MORAL BOZUKLUĞU VE ÇÖKÜNTÜSÜNÜN DEVAM ETTİĞİNİ GÖRÜYORUM BUNDAN 1 AY ÖNCE NEREDEYDİK ŞİMDİ NEREDEYİZ ŞU ANDA EĞER ABUK SUBUK GÜNDEMLER OLMASA 1 NOLU GÜNDEMDE OLACAKTIK.AMA YİNEDE ÇOK ÖNEMLİ BİR YERDEYİZ.BİZLER ÇEK MAĞDURUYUZ ÜÇ KAĞITÇI DEĞİLİZ BİZİ İÇERİ ÇEKTEN DOLAYI İÇERİ ATANLAR ORTAÇAĞ MANTIKLIDIR BUNU NEREDEYSE BÜTÜN TÜRKİYE KABUL EDECEK NOKTAYA GELDİ BAZI AVUKATLAR VE TEFECİLER HARİÇ KALDIKİ ONLARINDA İÇERDE YATMAK İŞLERİNE GELMEYECEK.OKYANUSU YÜZDÜK DERECİK KALDI ELLERİMİZİ BIRAKMAYALIM.BİRİLERİRİ BİR YERLERİMİZİ KAŞINDIRIYOR ELLERİMİZİ BIRAKTIRIP KAŞITMAK İÇİN DAYANMADAN HİÇ BİR SONUÇ ALINMAZ İÇERDEKİ ARKADAŞLARIMIZ ÇIKIYOR MORALİNİZİ BOZMAYIN SAĞLIKLI VE CANLI İNSAN MÜCADELE EDER ÖLÜLER MÜCADELE EDEMEZ ÖLMÜŞTÜR ÇÜNKİ YİNEDE ÖLMEYİ TERCİH EDEN ARKADAŞLARA TOPRAĞI BOL OLSUN DEYİP YAŞAMAYA VE MÜCADELEYE DEVAM.YAŞASIN YAŞAMAK

Anonymous dedi ki...

HERKESE SELAM.ARKADAŞLAR DÜN VATANDA AYDIN AYAYDIN ÇEKLE İLGİLİ YAZDI ORAYA HALİM SELİM RUMUZUYLA YORUM YAPTIM LÜTFEN OKUYUN.BİZİMHEPİMİZİN VE İÇERDEKİ BÜTÜN ARKADAŞLARIN ORTAK BİR SORUNUMUZ VAR BİZİ DE BİRARAYA GETİREN TEMEL ETKEN BU ÇEKTEN HAPİS CEZASI ÇAĞ DIŞILIKTIR,ÇEKTEN HAPİS CEZASI KALKMALIDIR VE İÇERDEKİLER SERBEST BIRAKILMALIDIR.EĞER BU ŞİARLA HAREKET EDERSEK TÜRKİYEDEKİ HERKES BİZİM MÜTTEFİKİMİZDİR. GEREKSİZ BÖLÜNMELER,YANLIŞ ANLAMALAR.VS HER ŞEY BÖYLECE ORTADAN KALKAR.TÜRK İNSANI 2-KONUDA GÖRÜŞ BİLDİRİR HALE GETİRİLMELİ ÇEKTEN HAPİS CEZASI KALSINMI?KALKSINMI?BİZ KONUYU ÇOK DAĞITTIK SEVGİLİ YÖNETİCİ KARDEŞLERİM LÜTFEN BUNU BİR TOPARLAYIP BU HALDE SUNALIM YOKSA HERKES KARŞILIKSIZ ÇEKTEN MAĞDUR OLANLARI ÜÇ KAĞITÇI BORCUNU ÖDEMEK İSTEMİYORLAR YANILGINA DÜŞMEYE DEVAM EDECEK

M.K. dedi ki...

Sevgili Mustafa,

10 nolu yorumunda söylediklerin yanlış değil. Ama bugün itibariyle eksik.

Evet Anayasa Mahkemesinin bu konuyla ilgili bir kararı var ve aleyhimize. O zamanlar Şu anki Anayasa Mahkemesi başkanı Sn. Haşim Kılıç o karara tek muhalefet şerhi koyan üyeydi ve koyduğu muhalefet şerhi lehimize idi. Şu an Anayasa Mahkemesinde o zamanki üyelerden fazla insan yok. Bunun dışında,

Anayasa Mahkemesi o kararı aldığı koşullarla şu anki koşullarda farklılıklar var. İstersen bunlara bir göz atalım ve ona göre yorumlayalım

O zamanki dayanaklardan biri çek bir sözleşmeye dayanan borç değil bir ödeme aracıdır diyordu yani Kambiyo mevzuatına atıfta bulunuyordu. Ama hükümet çekin gününden önce ibrazı halinde arkasının yazdırılamayacağı kararını aldığı anda çek bir ödeme aracı değil vadeli bir enstürman bir bono hatta bir sözleşme ve akit haline gelmiştir. Bu da alınan o karadda dayanak olan bir gerekçeyi ortadan kaldırmıştır. Şimdi çek çıkarılan yasa yada kararname ile vadesi tescil edilmiş bir enstürmandır ve vadeli yapılan bir alışveriş aynı zamanda bir anlaşmadır. senet gibi bir taahhüttür.

O zaman Anayasa Mahkemesi bu başvuruyu sadece Anayasa madde 38 e göre değerlendirmişti. Bu karardan sonra anayasamızın 90 maddesine eklenen bir fıkra var. Bu fıkrayı daha önce sitede yazmıştım. Özetle söyleydi. Biz Anayasaya 90 maddeye o fıkrayı eklemekle uluslararası hukukun kabul ettiği bir karar ve yasa ile bizim yerel yasalarımız arasında bir çelişki olduğunda referans alınacak yasa yerel yasalar değil uluslararası hukuktur. O zamanlar bu fkra Anayasa 90. maddeye eklenmemişti. AİHS ne imza attık. Anayasamıza bu fıkrayı ekledik ve Uluslararası hukukta borç alacak ilişkisinde hürriyeti bağlayıcı ceza verilmesini reddediyor.

Netice olarak o günle bu gün arasında temel yasal farklar var. Hakim arkadaşın yorumuna gelince. İnsanlar önlerinde dosya yada konu olmadıkça tüm yasaları ve gelişmeleri incelemez ve doğal olarak eski nokta ve kararlara göre yorumlar bu da normaldir. Sonuçya ANAYASA MAHKEMESİNİN O KARARI ALDIĞI GÜNKÜ FİİLİ DURUM VE YASALARLA BU GÜNKÜ FİİLİ DURUM YASALAR VE DAYANAKLAR AYNI DEĞİLDİR. VE LEHİMİZEDİR. BUNLARI GÖZÖNÜNE ALDIĞIMIZDA. O ZAMANKİ KOŞULLARDA DAHİ O KARARA MUHALEFET ŞERHİ KOYAN TEK ÜYE DE BUGÜN ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI OLDUĞUNA GÖRE ÇIKACAK SONUÇ LEHİMİZE OLACAKTIR. AYRICA EN ÇABUK KARAR BU OLACAKTIR. EVET YARGITAYDA BİR İÇTİHAT YAYINLAYARAK BU KONUYU ÇÖZEBİLİR. SAYIN GERÇEKERİN BU KONUDAKİ FİKRİ BELLİDİR VE TÜM MEDYADA ZATEN YAYINLANMIŞTIR AMA DAHA UZUN BİR SÜREÇTİR. ZATEN İÇ HUKUK YOLLARI BİTMEDEN AHİM BAŞVURUSU YAPILMAZ YAPILSADA DÖNER. ÇÜNKÜ AHİM YOLU İÇ HUKUK TÜKENDİĞİNDE AÇILIR VE NETİCE VERİR.

SAYGILARIMLA

Anonymous dedi ki...

Herkese Merhaba,

Öncelikle benim gibi çek mağduru olanlara kısa bir bilgi vermek istiyorum.

Eğer ikamet adresi gösteremediğinizden dolayı hakkınızda açılan davaları takip edemiyorsanız. Mutlaka adalet bakanlığın sitesine girip uyap sms ile bilgilendirme servisine üye olunuz. Bu sayede hakkınızdaki davaları cep telefonunuza gelen smsler ile takip edebilir ve verilen hükümlerden anında haberdar olursunuz.

şimdiyse bilenlerden ben bir bilgi paylaşımı rıca ediyorum.
hakkımda kesinleşen adli para cezalarını temyize göndermiştim.
Bugün ise uyap'tan anlayamadığım 2 ayrı sms aldım,

mesajlar şöyle;

izmir xx.asliye ceza mahkemesinin 2009/xxx nolu dosyasından verilen sanık Exxx Oxxxxx cezası infaza verilmiştir.

izmir xx.asliye ceza mahkemesinin 2009/xxx nolu dosyasından sanık Exxx Oxxxxx hakkında verilen adli para cezası infaza verilmiştir.

yanı budurumda ne anlamam gerekiyor, tutuklamam mı çıktı?

Bilenlerden yardımcı olmalarını rica ediyorum.
Allah hepimizin yardımcısı olsun..

CARPEDIEM dedi ki...

yargıtaydan şu anda çıkan dosyalar mart/2008 de yargıtaya giren dosyalar, çek dosyalarına 10. ceza dairesi bakıyor daha 16 bin dosya var 2008den karar vereceği 21 bin dosyada 2009 dan var ki bu dosyalar 2008 ve 2009 da yargıtaya girmelerine rağmen mahkeme kararları 2007 2006 yılları, bu veriler altında 2008 ve 2009 asliye mahkemelerinden çıkan karların yargıtaya girmesi 2011 i belkide 2012 yi bulur bukadar dosyanında karar bağlanması 2013 2014 u bulur, yine aynı yere geliyorum, bu işe bir çzüm bulmak zorundalar bu yukü yargı kaldıramaz,

bu bilgileri paylaşma sebebim, şu anda içerde olanların durumu tabiiki daha vahim ve öncelikli ama içerdekilerden 10 kat fazlasıda dışarıda var,mahkemesi sürenler temyiz edenler edemeyenler vs vs , bu arkadaşlarıda bilgilendirmek gerekir,unutmayalımki şu anda içeride çırpınan arkadaşlar yanılmıyorsam en az 3-4 sene önce ki çek mağdurları, eğer bir savaş vermezsek, haklılığımızı kanıtlamassak bir iki seneye kalmaz bizde içeri gireriz, yargıtay bu yukun altındayken, bu işe çözüm bulmak daha kolay olacaktır diye düşünüyorum şahsen.

mustafa dedi ki...

MY WAY ın bir sitede bu kondan bahsetmiş.belki bizim sitemizdede bahsetmiş olabilir.
BİR SORUM OLACAK ÖNCELİKLE MY WAY a
bu söylediğiniz gecerliliğini koruyormu yani yeni bir duyum varmı.
İKİNCİ SORUM CÜNEYT BEY e
siz may way ın söylediklerinde duyumunuz düşünceniz ve kanatınız ı öğrenmek isterim.ANKARADA BULUNANLAR OLARAK
SÖZ KONUSU OLAN YAZI:
bu konu yargıtay tarafından kısa zamanda sonuca bağlanacak..bunda hiç kimsenin şüphesi olmasın...haber aldığımız bütün kaynaklar yargıtayın karar vermek için yeni tasarının meclise gelmesini beklediği yönünde görüş bildiriyor...dün bilgi aldığımız kaynaklarda tasarının meclise gelmesinin an meselesi olduğunu gösteriyor...

az kaldı ve tüm işaretler lehimize olacağı yönünde...

Anonymous dedi ki...

ARKADAŞLAR ŞUAN NE HAKİM NE SAVCI NEPOLİSİ NEDE KATİP Bİ ŞEYİ NET BİLMİYOR HERKEZ KENDİ ALGILAMASINA GÖRE HAREKAT EDİYOR BEN HAKINDA KESİNLEŞEN MAHKÜMİYET KARARI OLAN VE ARANAN KAÇAK BİRİSİYİM AYNI ZAMANDA ÖZ YEGENİM ADLİYEDE ÇALIŞIYOR KATİP OLARAK ONA SORDUM AMCA Bİ KAÇ GÜNDAHA KAÇ ŞUAN GELİRSEN ENAZ BİKAÇ GÜNDE OLSA TUTUKLANIRSIN İÇERİ ALINIR ORADAN TAHÜT VERİRSEN ÇIKABİLİRSİN DİYOR BENDE DEDİMKİ BENİM TAHÜTDE BULUNMAYA 01 04 2010 A KADAR ZAMANIM VAR DİYORUM EEEE DOGRU AMA İŞLEYİŞ BU İNFAZI ARATDIRDIM ONLARDA AYNI KISACA ARKADAŞLAR BENİM Bİ ÖNERİM BU DURUMLARI BELİRTEN KISA VE ÖZ CÜMLELERLE ANLATAN Bİ DİLEKCE GİBİ BUNU YAPABİLECEK Bİ ARKADAŞIN YAZIPDA SİTEMİZDE YAYINLASA BİZLERDE ONUN AYNISINI HEP BERABER ADALET BAKANINA FAKS GİBİ YOLLARLA YOLLASAK NASIL OLUR ACABA ADALET BAKANLIGI İLGİLİ ADLİYELERE TALİMAT VEREBİLİRMİ. SAYGILARIMLA. GÜRCAN

mustafa dedi ki...

arkadaşlar biri bana açıklarsa sevinirim.şimdi bu Taahhütname yi her kişi neye dayanaraktan yada neye güvenerekten veriyor öğrenmek istiyorum.hapistekileri az cok anlamaya çalışıyorum haklılar önlerine ne koysalar imzalayacak durumdalar.bende aynı durumda olsam bende aynısını yapardım herhalde.ama Taahhütname versem dahi ödeyemeyeceğimi biliyorum.hadi onuda geç 3/1 meblayı dahi ödeyememki.VALLA BU YASA DA PARAYA DAYANDIĞI İÇİN.VER PARAYI AL KANUNU.ODA BİZDE YOK.HAYIRLISI

CARPEDIEM dedi ki...

yargıtay dosyalarını incelerken bir dosayay gözüm takıldı

denizli 2. asliye 22-05-2007 de bir karar vermiş kişi temyiz etmiş dosya yargıtaya 11-02-2008 de girmiş yargıtay kararı 14-12-2009 da almış yani mahkemeden kararın alınması ile yargıtayın karara bağlaması 2,5 seneden fazla sürmüş, ki şu andaki artan yuku de hesaplarsak bu süre 3 yılı geçer demektir, bu işe çözüm bulacaklar arkadaşlar merak etmeyin yargı bu yuku daha fazla kaldıramaz

kararın linki

https://vatandas.yargitay.gov.tr/proxyYargitay/yrgsorgu_jsp/dosyaKarar.jsp?karar=ONAMA&kararno=2009/19116&karartarihi=14/12/2009&kapatmatarihi=28/12/2009&badi=10. Ceza Dairesi&eno=2008/2233&dtadi=Karşılıksız Çek Keşide Etme&gtarihi=11/02/2008&madi=Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesi&meno=2007/31&mkno=2007/259&mktarihi=22/05/2007

Anonymous dedi ki...

syn jenardi verdiğiniz mücadele bizicesaretlendiriyor şahsım adına teşekkürlerimi borç bilirim.bir çok konuda hakllı olduğunuz gibi bu konudada haklısınız ama mücadeleye devam etmek zorundayız neler yapmamız gerektiğini ifade edin lütfen saygılarımla elif

Anonymous dedi ki...

Az çok kanun bilen biri yokmu aramızda şu sayın hakim veya savcıya yol göstersin ne yapacağını bilemiyor hadi arkadaşlar 162 ye yardım

mustafa dedi ki...

anayasanın 10. maddesi beni içermiyor bilmiyorum içinizde 10.maddeyle korunan varmı

JENARDİ dedi ki...

ARKADAŞLAR ERTELEME İŞİNİ ARAMIZDA ''AF'' NİTELİĞİNDE GÖRÜP CEZAEVİNDEKİLERİN HEMEN ÇIKACAĞINI SANANLAR VAR.

BİZ BURDAN 2-3 HAFTA ÖNCE YASA KANUNLAŞMADAN BU DURUMUN FARKINA VARIP BASKI KURMAMIZ VE VEKİLLERİ ARAMAMIZI TAVSİYE ETTİĞİMİZDE BİZE KARŞI ÇIKAN BAZI GERZEKLER OLMUŞTU.HATTA BU GERZEKLER ''BIRAKIN TAHLİYE OLSUNLAR,HEP BERABER MÜCADELE EDERİZ, KALABALIK OLURUZ '' DEMİŞLERDİ.AMA GÖRDÜK Kİ DAHA CEZAEVİNDEN YAKINI ÇIKMADAN KAÇTILAR.RENKLERİNİ BELLİ ETTİLER.O GERİZEKALILAR, ERTELEMEYİ AF SANDILAR,BİR DİLEKÇE İLE CEZAEVİNDEN ÇIKACAKLARINI SANDILAR..

SAYIN ARKADAŞLAR,TAKDİR EDERSİNİZ Kİ CEZAEVİNE GİREN BİR ŞAHSI ORAYA GÖNDEREN MAHKEME KARARIDIR.ORADAN ÇIKARACAK OLAN DA MAHKEME KARARIDIR.BİR SAVCI,MAHKUMA İMZALATTIĞI BİR DİLEKÇE İLE BİR MAHKUMU SALIVEREMEZ.

BU NEDENLEDİR Kİ ÇEKLERİNİZ DEĞİŞİK MAHKEMELERDE İSE BU MAHKEMELERE TEK TEK DİLEKÇE VERİLECEK, DİLEKÇELER MAHKEME HAKİMİ TARAFINDAN DEĞERLENDİRİLECEK YASAL FAİZİ İLE BORCUNUZ HESAPLANACAK 3/1 E BÖLÜNECEK VE TAHLİYE KARARI CEZAEVİNE FAXLANACAKTIR.BİRDEN FAZLA MAHKEMEDE KESİNLEŞMİŞ CEZALARDAN ÖTÜRÜ CEZAEVİNDEYSENİZ BU PRÖSÜDÜR TEK TEK UYGULACAK TAKİ SON ÇEKİNİZLE ALAKALI FAX GELENE KADAR.BÖLELİKLE TAHLİYE OLUNACAKTIR..

SON GELİŞMELER,DUYUMLAR VE ALINAN KARARLAR BU YÖNDEDİR.

MAHKEMELERDE İNANILMAZ BİR İŞ YÜKÜNÜ DE HESABA KATARSANIZ BU SÜRECİN UZAMASI NORMALDİR.MAHKEMELER TAHÜD İLE ERTELEME KARARLARINA,LEHE OLUŞAN HÜKÜMLER YÖNÜNDEN UYARLAMA DAVALARINA,YENİ GELEN DAVALARA VE DİĞER SUÇLARA DA BAKMAKTADIR. VARIN GERİSİNİ SİZ DÜŞÜNÜN.

ALLAH HERKESE SABIR VERSİN.. ERTELEMEYİ CANA MİNNET SAYIPTA,ZAMANINDA VEKİLLERİ ARAMAYI KESENLER, BASKIYI BU SEBEBLE DURDURANLAR VE ARAMIZDAN KAÇANLAR KINA YAKSINLAR

Av. Bülent Şahin dedi ki...

Cüneyt Bey,
Müvekkilim Şerif Faysal Yıldırım Bey adına sizinle konuşmak istiyorum. Lütfen beni arayabilir misiniz: 0088 1820 9999

Çek Mağdurları dedi ki...

yan sütunda iletişim bilgilerim var

«En Eski ‹Eski   201 – 248 / 248   Yeni› En yeni»