Prof. Dr. Ersan Şen - İcra Memuru İşlemleri- Haciz

icra dairesi, icra memuru, işyerine haciz, ev haczi Kredi kartı borcu, banka bireysel kredi borcu, konut kredisi,
İnsan hayatında haklar ve borçlar vardır. Hukuki ilişkilerden kaynaklanan borçların ödenmesi gerekir. Hukuk düzeninde; hiç ödenmeyen veya eksik ödenen borçların takip ve tahsilini alacaklının kendisi yapamaz. Bizde hak sahibi tarafından alacağın tahsili kabul edilmemiş, hatta suç sayılmıştır. Alacaklıya tahsilat konusunda meşru olmayan zeminde yardım eden de “yağma” suçunu işlediği iddiası ile suçlanır.

Kısaca, bir senet veya hukuki ilişkiden kaynaklanan alacak varsa veya bir borcun sahibi olmamakla birlikte, kefil veya üçüncü kişi sıfatı ile yasal dayanakla sorumluluk gündeme gelmekte ise, alacağın borçlu ve sorumlu diğer kişilerden tahsili için icra müdürlüklerine ve mahkemelere başvurulması şarttır.

Elbette adaletin hızlı olanı makbuldür. Ancak bu sürat, borçlu veya borçtan sorumlu olduğu iddia edilmekle birlikte aslında borçlu veya borçtan sorumlu olmayan kişileri de mağdur etmemelidir. “Hukuk devleti” ilkesi, sadece alacaklı için değil, herkesin, bu kapsamda da “borçlu” veya “sorumlu” olduğu ileri sürülen kişilerin de haklarını gözetmelidir.

Bir alacak borçlusu tarafından rızası ile ödenmemişse, bu alacağın tahsilinde en çok kullanılan yol borçlu aleyhine icra takibi başlatmaktır. Alacaklı, esasında alacak iddiasında bulunmaktadır. Bu iddiaya karşı borçlunun da kendisini savunma hakkı vardır. Bu nedenle, ihtiyati haciz dahil tüm haciz ve muhafaza ile icra takibine ilişkin tebligatlarda yasal yükümlülüklere uygun davranmak, borçla ilgisi olmayan kişileri rahatsız etmemek, borçlu muamelesine tabi tutmamak ve hukuktan ayrılmamak gerekir.



İcra Ceza Mahkeme Kararlarına C.Savcısının itiraz Hakkı

taahhüdü ihlal, cumhuriyet savcısı, icra ceza mahkemesi kararları, itiraz savcı itiraz
ÖZET: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İcra mahkemesinin bu Bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır” şeklindeki 353/3. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” şeklindeki 260/1. maddesi karşısında, İcra Ceza Mahkemelerinin vermiş oldukları kararlara karşı Cumhuriyet Savcılarının itiraz kanun yoluna başvurma hakları olduğu kabul edilmiştir.

T.C.
YARGITAY
11. Ceza Dairesi

Esas No : 2014/54
Karar No : 2014/1316
Tebliğname No : KYB - 2013/387310
Karar Tarihi : 22.01.2014

ilgili Maddeler; 2004 Sayılı Kanun. Madde 340, 353; 5271 SY. Madde 260/1, İİK. Madde 340

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.12.2013 gün ve 2013/18016/73011 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.12.2013 gün ve KYB.2013/387310 sayılı ihbarnamesi ile;



Taahhüdü ihlal Mağduru Bu Bayram da Evine Gidemiyor

Banka kredi borcu, kredi kartı borcu, dava sorgulama, dava öğrenme, açılmış mahkeme öğrenme, dava sonucu, bireysel kredi kredi kartı banka borcuna hapis
Akıl kabiliyetini yitirdiğimiz bu ülkede, başarılı ekonomi palavrası içinde birileri sahte hayallerle caka satarken, ‘hayaldi gerçek oldu’ sloganı gölgesinde milleti felaketin eşiğine getirdi.

Ülkede, aileleriyle birlikte bankaların ağına düşen 1 milyon kişiye yakın taahhüdü ihlal mağduru bu bayram da evlerine gidemezken, döviz kredisi mağdurları bankaların insafına terk edilmişken, insanlar gırtlağına kadar borca batmışken, 10 milyonu aşkın insan yeşil karta bağlanmış, 13 milyona yakın kişi yatağa aç girerken, bu ülkeyi yönetenlerin nutuk atmaya hakkı olamaz.

Kimse kısa vadeli borç rekor kırıp 130 milyar dolar sınırını aşmışken, icralık gayrimenkullerde patlama yaşanmışken, iflas etmiş Avrupa ile kendini kıyaslayıp başarı hikâyesi yazmaya kalkmasın.

Zaten ümidini AB’nin gerçekleşmeyecek, kısmî gerçekleşse de bize faydası olmayacak parasal genişlemesine dayandıran, ABD’nin faiz artırımına geç gitmesi için dua eden bir ekonominin, bu mukayesiyi yapması kadar anlamsız bir durum olamaz.

Sadece bu bile saçma sapan hayaller kuranların, kendisini dev aynasında görenlerin, düşler diyarında gezdiğinin kanıtı değil mi?

Ülkede son 6 ayda icralık hale gelen gayrimenkullerin artış hızının açılımına bakın. El konulan gayrimenkullerin yüzde 34,5’u bağ, bahçe, zeytin ve fındık tarlalarına ait. Yüzde 32,2’si işyeri ve yüzde 30’luk artışta da başlık fabrikalar. Hangi ekonomiden ve nasıl bir başarıdan bahsediyorsunuz?



Taahhüdü ihlal Kanun Yararına Bozma Kararı

icra memeurunun imzası, icra dairesinde yapılan taahhüt, taahhütname hapis cezası iik. 340. madde
İcra ceza mahkemelerinin ne durumda olduğuna dair Yargıtayın kanun yararına bozma gerekçeleri ile ibretlik bir karar,

Toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden,  23/03/2012 tarihli taahhütnamede ilk vade tarihi olan 30/04/2012 tarihinden son vade tarihi olan 30/04/2014 tarihine kadar işleyecek faizin ve ödenecek para miktarının net olarak gösterilmediği,

Taahhüt tutanağında icra memurunun imzasının bulunmadığı! ve bu nedenlerle taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla..

T.C.
YARGITAY
11. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y   İ L A M I

Esas No : 2014/56
Karar No : 2014/1317
Tebliğname No : KYB - 2013/387619

          Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26/11/20I3 gün ve 2013-17687/71860 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17/12/2013 gün ve KYB - 2013/387619 sayılı ihbarnamesi ile;

          Borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan sanık Memet'in 2004 sayılı icra ve iflas kanununun 340 maddesi gereğince 3 aya kader tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, Bakırköy 5 İcra Ceza Mahkemesinin 06/05/2013 tarihli ve 2012/593 esas 2013/233 sayılı kararına yönelik ibrazın reddine ilişkin Bakırköy 1. icra Ceza Mahkemesinin 23/07/2013 tarihli ve 2013/93 değişik is sayılı kararım kapsayan dosyanın incelenmesinde,



6545 Sayılı Kanun Ödenmeyen Adli Para Cezalarının İnfazı

Adli para cezaları açık cezaevi denetimli serbestlik kamuya yararlı işte çalışma
5275 sayılı Kanunun ,Adli Para Cezalarının infazını düzenleyen 106. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle Adli Para Cezasınını ödenmemesi sebebiyle ceza evinde bulunan mahkumların tahliyesini gerçekleştirmek için tahliye işlemlerine başlanmıştır.

TÜRK CEZA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Kanun No. 6545
Kabul Tarihi: 18/6/2014

MADDE 81 – 5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü ve sekizinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve on birinci fıkrasına “İnfaz edilen hapsin” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya kamuya yararlı işte çalışmanın” ibaresi eklenmiştir.

(3) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.”

(8) Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer.”



Taahhüdü ihlal Hapis Cezaları Kaldırılsın

Borçlunun ödeme şartını ihlali, İİK. 340 tazyik hapsi, denetimli serbestlik banka borcu hapis, haciz hapis cezası, icra dairesi hapis cezası
İcra sırasında alacaklı tarafa veya vekiline ödeme taahhüdü verilen ve bu borcu ödemeyenlerin "Borçlunun ödeme şartını ihlal"(taahhüdü ihlal) edenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor.

Resmi kaynaklara göre 2012 yılında borçlunun ödeme şartını ihlal gerekçesiyle açılan 221 bin 238 davadan 140 bin 524'ünde 3 ay tazyik hapsi kararı çıktı. Bunlardan 21 bin 923'ü yakalanarak cezaevine konuldu, diğer sanıklar polis veya jandarma takibinden gizlenerek kaçak durumda kaldı

Söz konusu durumun karşılıksız çek davaları ile benzerlik taşıdığını ileri süren davalı ve avukatları, borçlunun ödeme şartını ihlal tazyik hapis cezalarının paranın geriye ödenmesini sağlamadığını belirterek, bu yüzden daha ekonomik bir yaptırım uygulanmasının yerinde olacağını savunuyor. Bu önerilere bir dönem Ankara Ticaret Odası Başkanlığı yapmış olan CHP Milletvekili Sinan Aygün ile MHP Kütahya Milletvekili Prof.Dr. Alim Işık destek veriyor.

İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi alacaklının iştiraki ile icra dairesinde belirlenen borcunu ödeme şartını makul bir sebep olmaksızın ihlal edenlerin 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasını öngörüyor. İstanbullu girişimci Oktay Çakar, bu davalar yüzden mahkemenin yolunu tutanlardan. Büyük bir firmanın ana bayii olan Oktay Çakar, 2010 yılında 4 çek alır ancak bu çekleri ödeyemez. İş yerine İcra işlemlerinin yapılmaması ve için alacaklılara ödeme taahhüdünde bulunur. Bu ödeme Taahhüdünü yerine getiremeyince hakkında İcra Ceza Mahkemesinde "Borçlunun ödeme şartını ihlal" davaları açılır. Açılan 4 davadan da üçer ay toplamda 12 ay hapis cezası alan Oktay Çakar, açılan bu 3 davadan 2 yıllık zaman aşımı nedeni ile kurtulur. Bir davada da hâkim kararı ile denetimli serbestlikten yararlanır. Ancak bu denetimli serbestlik kararı Yargıtay’da bozulur. Devamlı mahkemelere gidip gelen Oktay Çakar’ın işleri bozulur, nihayetinde ödediği borçlar 4 milyon liraya dayanır. "Kanun, ‘makul sebeplerle ödeyemeyenlere ceza veriliyor’ diyor ancak bu kural mahkemelerce uygulanmıyor." diyen Oktay Çakar, "Maalesef benim borcu ödeyip ödeyememe durumuma bakılmadı, gelirim araştırılmadı.” ifadesini kullandı. Çakar, taahhüdü ihlalde denetimli serbestlik uygulanabileceği fakat Mahkemelerin bu kurala uymadığını da kaydetti.



Bu Maaşla Geçim mi Sağlanacak Borç mu Ödenecek?

Kredi kartı borcu, Bireysel Kredi Borcu, ferdi kredi borcu, Banka bireysel kredi, Banka ferdi Kredi, Banka borcu yapılandırma
Murat Avcı, 44 yaşında bir maden işçisiydi. 12 yıl çalışıp aynı maden ocağından emekli olmuştu. Ancak aldığı emekli maaşı kredi borcunu ödemeye yetmeyince 2 yıl önce tekrar aynı madende işe başladı.

Biri 14 aylık olmak üzere iki çocuğu olan talihsiz madenci Murat Avcı'nın Akhisar Devlet Hastanesinde cesedini bekleyen kız kardeşi Ayşe Er, ağabeyim 12 yıl aynı madende çalıştı emekli oldu, sadece 2 ay emekli kalabildi Bankalara kredi borcu olduğu için çalışmaya mecbur kaldı, aynı madende tekrar işe başladı. Madende bin lira maaş veriyorlar. O maaşla geçimini mi sağlayacak banka kredisini mi ödeyecek? Ağabeyim "Bir lokma ekmek için canından oldu". dedi.

Madencilerin kredi kartı borcu, yaşanan dramların sebeplerinden birisi olarak gösterilse de, bu sorunun tüm Türkiye'nin sorunu olduğunu da unutmamak gerekiyor. Zor şartlar ve vatandaşın borç yükü!sorunu hiç de küçümsenecek gibi değil. 2014 yılı Ocak_Nisan döneminde 541 bin kişi kredi kartı borcunu ödeyemedi. Bu dönemde bireysel kredi borcunu ödeyemeyen kişi sayısı ise 398 bin kişi. Banka kredilerini ödeyemeyen kişi sayısı 940 bini buluyor. Üstelik 2014 yılında ekonominin küçülmesi bekleniyor. Bu küçülme zaten var olan işsizliği daha da artırma olasılığını güçlendirirken, vatandaşın bankalara olan borcunu ödeyebilmek için daha zor koşullarda çalışmaya razı olmasının önünü açacak.

Soma katliamında hayatını kaybeden 301 madenciye şehit denilmesine rağmen madencilerin bankalara olan kredi borçları ailelerine kalacak ve bu borçları aileler ödemek zorunda kalacak. Soma katliamının ardından işçilerin bankalara olan kredi borçları için, bankaların bu borçları sildiklerini açıklamaları ardından banka kredisi kullananlar için hayat sigortası zorunluluğu olduğu ve bunların sigorta kapsamında karşılığı silineceği etraflıca konuşuldu.



HGK; Borçlunun Evine Haciz, Aile Konutu

Banka, konut kredisi, Eve haciz, evin icrada satışı, ev haczi, aile konutu banka borcu ev satışı, dava sorgulama banka ipotek
İcra İflas Hukukunda kural olarak borçlunun malvarlığını teşkil eden mal, alacak ve hakları, alacaklılarına karşı bir tür teminat oluşturur. Borçlunun malvarlığını oluşturan mal, alacak ve hakları borç için haczedilebilirse de, borçlunun ve ailesinin yaşama ve ekonomik varlığını sürdürebilmesi için istisnai olarak bazı mal ve haklarının haczedilemeyeceği kabul edilmiştir.

Öte yandan, İcra İflas Hukukunda alacaklının alacağına ulaşması da asıl olandır. Bunun için bir taraftan borçlunun asgari düzeyde yaşam koşullarını elinden almamak, diğer taraftan alacaklının alacağına kavuşmasını kolaylaştırmaktır. Şikayete konu istemde mahkemenin aldığı bilirkişi raporu yeterli görülmediğinden bozma ilamında da değinildiği gibi şikayet edenin sosyal ve ekonomik durumu da gözetilerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekir.

Haczedilemeyen mal ve hakları düzenleyen 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun 82/12.maddesinde, borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceği belirtilmiştir. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı, borçlunun haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Borçlunun sahip bulunduğu evin kıymeti, kendisinin ve ailesinin ihtiyacına cevap verecek normal bir evin bedelinden fazla ise, o zaman icra müdürü, borçlunun evini haczeder ve satar. Satıştan elde edilen paradan, ilk önce borçluya haline uygun bir ev alabileceği kadar para bırakılır; artan para ise evi haczettirmiş olan alacaklıya ödenir.



İcra Dosyaları Arttı, Mafya Usulü Tahsilat Başladı

Banka, Kredi kartı borçları, kredi borcu, hukuk büroları, eve haciz, tebligat, ev haczi varmı, bankalar eve hacize gelebilirmi, avukat eve haciz getirimi, bankalara borç zamanaşımı, tazyik hapsi, banka borcuna hapis
İcra müdürlüklerinde her geçen gün dosya sayısında büyük artış yaşanıyor, alacaklı ile borçlu arasına giren hukuk büroları da, mafya usulü tehditlerle vatandaştan para toplamaya çalışıyor. İcra dairelerinden gelen tebligat izlenimi verilmiş postalarla, Kapınızı çilingirle açar gireriz, evde bulunan bütün eşyalarınızı haczederiz, hakkınızda 3 aydan 6 aya kadar hapis davası açarız gibi benzer ifadelerin yazılı olduğu metinler vatandaşları korkutmak, paniğe sevk etmek ve tahsil edilemeyen borçları almak için kullanılıyor.

Bankalar da mafya hukuku bu benzer sisteminden geri kalmıyor. Bazı bankalar, Hukuk Bürolarını kullanarak hiç bir yasal süreç başlamamış olsa dahi “borcunuz icralık, hakkınızda hapis davası açıldı" yazılı usulsüz tebligatlarla vatandaşı gecikmiş borçlarını ödemeye zorluyor.. Gönderilen bu usulsüz tebligatlarda icra dairesi adı ve icra dosyasına dair bilgiler yer almadığı gibi, çoğu zaman borçlu adresini değiştirmiş ve bu adrese sonradan taşınmış borçla ilgisi bulunmayan vatandaşlar bu tehdit mektuplarının kendisine geldiğini sanarak korkuya kapılıyor.

Trabzon’da son beş ay da 16 bin 504 vatandaş icralık oldu. 2013 yılında açılmış bulunan icra takip dosyalarından 2 bin 173’ü bu yıl yenilenerek yeniden icra işlemlerine dahil oldu. Vatandaşlar hakkında borcundan dolayı icra takibi başlatanlar arasında ilk sırada bankalar alıyor. Bankaları sırasıyla, telefon şirketleri, internet şirketleri ve ev eşyası satan mağazaların takip ediyor. Uzmanlar, artan icra takip dosyalarının nedeninin, firmaların bankalara borçlanmasını, vatandaşlarında kredi ve kredi kartı kullanımının arttırmasına bağlıyor.