İİK 340 Taahhüdü İhlal, Tutanakta Faiz Hesabı

Ödeme şartının ihlali eyleminin oluşabilmesi için, İcra Müdürlüğünce düzenlenen tutanakta;

"Düzenleme tarihinin, takibe konu olan borç miktarının, başvuru ve tahsil harcının, vekalet ücretinin, icra masrafları ile icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faizin ayrıntılı olarak gösterilmesinin ve yine alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat etmesi halinde ise bu beyanının da tutanağa ayrıca yazılmasının gerektiği ödenecek toplam miktarın bu şekilde rakamsal olarak belirlenmesinden sonra, tarafların belirlenen miktar üzerinde icap ve kabulde bulunmasının zorunlu olduğu" gözetilmeden mahkumiyete karar verilmesi yasaya aykırı..


T.C.
YARGITAY
19. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y    K A R A R I

Esas No : 2015/10711
Karar No : 2015/8729
Tebliğname No : KYB - 2015/247396

      Borçlunun ödeme şartını ihlali suçundan sanık Abdullah Kerimoğlu’nun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Antalya 4. İcra Ceza Mahkemesinin 15/04/2015 tarihli ve 2015/297 esas, 2015/356 karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 29/06/2015 gün ve 42769 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/07/2015 gün ve KYB. 2015-247396 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

Yargıtay Kararı: Taahhüdü İhlal İşlenmiş Faiz Hesaplaması

Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık M.. B..'in beraatine dair Sakarya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 02/04/2015 tarihli ve 2015/136 esas, 2015/395 karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına
İcra memuru ve alacaklı vekili, haciz esnasında veya İcra Müdürlüğünde taahhüt alırken takibin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş olan faizi hesaplamalı, tarihlerini de yazmak suretiyle tutanağa geçirmeli, ayrıca ilk taahhüt tarihindeki taksit ile son taahhüt taksiti tarihine kadar işleyecek olan faizi de hesaplamalı ve tarihleri ile birlikte tutanağa yazmalıdır. Aksi halde geçerli bir taahhütden söz edilemez. (İzmir'deki İcra Ceza Mahkemeleri, taahhüdü ihlal dosyalarını yeniden ele alarak, kesinleşmiş dosyalarda dahil olmak üzere Yargıtay 19. Ceza Dairesinin almış olduğu bu kararı uygulamaya başladı ve bugüne kadar alınmış olan tüm taahhüdü ihlal dosyalarında, bu eksiklik görüldüğünden dolayı bu dosyalara beraat kararı verildi.)

T.C.
Yargıtay
19. Ceza Dairesi

Esas No: 2015/10670
Karar No: 2015/3808
Karar Tarihi: 11/08/2015
Tebliğname No: 2015/243833

İçtihat Metni

Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık M.. B..'in beraatine dair Sakarya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 02/04/2015 tarihli ve 2015/136 esas, 2015/395 karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin mercii Sakarya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 15/04/2015 tarihli ve 2015/289 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 29/06/2015 gün ve 42873 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/07/2015 gün ve KYB.2015-243833 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

Taahhüdü ihlal Hapislerinde 10 Gün Süre Verilip Salıverme Kaldırıldı

aahhüt Mağdurları çok dikkatli olun, savcılıklar taahhüt ihlal nedeniyle tazyik hapsi almış kişiye çağrı kağıdı göndermeden doğrudan yakalama çıkartıp, yakalandığında 10 gün süre vermeden kolluk marifetiyle açık cezaevine teslim edebilir.
Ağustos ayında açık cezaevine ayrılma yönetmeliği değişti. Önceki yönetmeliğin 9. maddesinde taahhüdü ihlal nedeniyle verilen tazyik hapsinden yakalanarak gelen kişiye 10 gün süre verip açığa ayırma yapılmasında hüküm vardı.

Ancak Ağustos ayında yürürlüğe giren yeni yönetmelikte bu hüküm bulunmamaktadır. Bu konu ile ilgili Adalet bakanlığa görüş soruldu. Bakanlık taahhüdü ihlal nedeniyle yakalanan kişiye süre vermeden kolluk marifetiyle doğrudan açık cezaevine gönderilmesi gerekir şeklinde görüş belirtmiştir.

Yönetmelik yapılırken tazyik hapislerinde doğrudan yakalama konusu atlanmış mı diye düşünülerek bakanlığa görüş soruldu. Adalet Bakanlığı atlanmadı, bilinçli yapıldı mealinde bir görüş bildirdi, Taahhüt Mağdurları çok dikkatli olun, savcılıklar taahhüt ihlal nedeniyle tazyik hapsi almış kişiye çağrı kağıdı göndermeden doğrudan yakalama çıkartıp, yakalandığında 10 gün süre vermeden kolluk marifetiyle açık cezaevine teslim edebilir.

T.C.
ADALET BAKANLIĞI
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü


Sayı : 66971140.02.206.06.02/20.11.2015
Konu : Açık Ceza İnfaz Kurumlarına ayırma

....... CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

İntihar Süsü Verilmiş Kravatlı Cinayetler

İntihar Süsü Verilmiş Kravatlı Cinayetler
İzmir'de 32 yaşındaki marangoz Yasin, Mersin'de 40 yaşında polis memuru Erol, Aydın'da 52 yaşındaki Hüseyin... Ve son olarak dün Antalya'da 68 yaşındaki işçi emeklisi Ali.

Liste gerçekten uzun, ve bu acı listenin ortak noktası, bir üçüncü sayfa klişesi; “borçları yüzünden bunalıma girip intihar etti...”

İşçi emeklisi Ali Bey Antalya'daki evinde sabah namazını kıldıktan sonra, balkonunda bir demire astı bedenini ve hayatına son verdi.

30 bin lira kredi borcunun taksitlerini ödemekte zorlandığı için bunalıma girdiği yazıldı...

Gerçekten böyle mi?

Gelin, bu intihar süsü verilmiş “kravatlı cinayeti” biraz deşelim...
İlk soru basit; maaşı bin 500 lira dolaylarında olan bir işçi emeklisine, bunun yirmi katını bulan krediyi hangi banka ne koşullarda veriyor?
Acaba borç üç beş bin liraydı da ödenmeyince arttı mı? Üç, beş bin liralık borç otuz bin lira olur mu? İnsanlara ödeyemeyeceği miktarlarda kredi vererek borçlandırmak, ya da ödenmeyen borçları katlayarak artırmak yasalara da, ahlaka da aykırı değil mi?

Denetimli Serbestlik İhlali - Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayırma

hapis cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazı
     5275 Sayılı Kanunun 105/A maddesi uyarınca hapis cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilen hükümlünün Denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle İnfaz Hakimliğince 5275 Sayılı Kanunun 105/A-6 maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi ve akabinde, sonradan kesinleşip infaza verilen başka cezaları bakımından da açık ceza infaz kurumuna ayrılıp ayrılamayacağına dair infaz savcılıklarınca farklı uygulamalar yapılmış, farklı ilamlar içinde hükümlüler kapalı cezaevinde tutulmaktaydı.

     Yargıtay 6.Ceza Dairesi bu farklı uygulamalara son vererek; 5275 Sayılı Kanunun 105/A maddesi uyarınca hapis cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilen hükümlünün yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle İnfaz Hakimliğince 5275 Sayılı Kanunun 105/A-6 maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi akabinde,sonradan kesinleşip infaza verilen cezaları bakımından açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya engel olmayacağını oy birliğiyle açıkladı.

T.C.
Yargıtay
6. Ceza Dairesi

Tarih: 04/06/2015
Esas No: 2015/537
Karar No: 2015/41146
İlgili Maddeler: 5275 Sayılı Kanun 14. Mad.
İlgili Kavramlar: Açığa Ayırma/İnfaz Hakimliği

Özet: 5275 Sayılı Kanunun 105/A maddesi uyarınca hapis cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilen hükümlünün yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle İnfaz Hakimliğince 5275 Sayılı Kanunun 105/A-6 maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi akabinde,sonradan kesinleşip infaza verilen cezaları bakımından açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya engel olmadığı,

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapıldı

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapıldı
DENETİMLİ SERBESTLİK HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 5/3/2013 tarihli ve 28578 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 40 ıncı maddesine altıncı fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki yedinci fıkra eklenmiş ve mevcut yedinci fıkra sekizinci fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.

“(7) Adli para cezasını ödememesi nedeniyle haklarında kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararı verilen hükümlülere ilgili Cumhuriyet savcılığı tarafından on gün içinde Cumhuriyet başsavcılığına müracaat etmesi, etmediği takdirde kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararına uymamış sayılacağı ve hapis cezasının açık ceza infaz kurumunda infaz edileceğini belirten çağrı kağıdı gönderilir. Hükümlünün yapılan çağrıya on günlük süre içinde başvurması halinde kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararının yerine getirilmesi için evrak bağlı bulunan denetimli serbestlik müdürlüğüne, hükümlünün başka yerde ikamet etmesi veya başka adres bildirmesi durumunda, dosya bu yer denetimli serbestlik müdürlüğüne iletilmek üzere ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet savcılığınca kararın denetimli serbestlik müdürlüğüne iletilmesi sonrası müdürlük bu madde hükümlerine göre tebligat işlemini gerçekleştirir. Hakkında adli para cezasını ödememesi nedeniyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararı verilmiş hükümlünün ceza infaz kurumunda olması durumunda, hükümlü hakkında verilen denetimli serbestlik altında kamuya yararlı bir işte çalıştırılma yaptırımı hükümlünün ceza infaz kurumundan salıverilmesine müteakip infaz edilmek üzere kararı veren mahkemenin bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığı ilamat bürosunda bekletilir.”