Ayşe Nur BAHÇEKAPILI Sesimiz Olun

Sizden, sessizlerin sesi, kimsesizlerin vekili olmanızı istiyoruz.

Mağrurluk ve mağdurluk arasındaki farkı bilir misiniz?

bu fark, kıldan ince, kılıçtan keskin,

öyle anlar var ki,

ahlaki değerlerle, iş hayatımızı sürdürürken,

birden bire Mağdur duruma düştük.

mağrurduk,

mağdur olduk,

şimdi yasalar önünde mahkumuz,

biz, zindanlardayız, kaçak yaşayanlarız,

biz, mahkum, eşleri ve çocuklarıyız,

biz sessiz, biz kimsesiz,

Biz Çek Mağdurlarıyız,”

“Bugün Mücadelemizin 238. günü”

En kötü kanun, en iyi uygulayıcının elinde en iyi kanun haline gelir. En iyi kanun da, kötü uygulayıcıların elinde en kötü kanun haline gelir”

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI

Ak Parti GRUP BAŞKANVEKİLİ

23. Dönem İSTANBUL Milletvekili

1954'te Trabzon’ da doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Serbest avukat olarak çalıştı. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri olarak görev yaptı. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyeliği Sosyal Demokrat Hareket Platformu'nda Kadın, Eğitim, Hukuk atölyelerinin İstanbul sorumlusu görevlerinde bulundu..

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi

Tel: 0312 4206534 – 0312 4206535

Fax: 0312 4206514

ayse.nur.bahcekapili@tbmm.gov.tr

İlgili yazılar: http://www.cekmagdurlari.com/2009/08/cek-magdurlar-avrupa-komisyonu.html

Technorati Etiketleri:

468 yorum:

1 – 200 / 468   Yeni›   En yeni»
Adsız dedi ki...

Sadullah Ergin ve Nihat Ergün’ün bakan olmaları nedeniyle boşalan 2 grup başkanvekilliğine ise, Samsun Milletvekili Suat Kılıç ile İstanbul Milletvekili Ayşenur Bahçekapılı seçildi.

Adsız dedi ki...

AYŞENUR BAHÇEKAPILI Kanal 7’nin kurucuları arasında yer alan Recai Kutan 1998 yılında sahip olduğu hisselerinin tamamını yönetim kurulu başkanlığını Zekeriya Karaman’ın yaptığı Yeni Dünya İletişim A.Ş.'ye devretti. Hisselerinin "buharlaştırıldığını” iddia ederek mahkemeye giden Kutan’a karşı Kanal 7’yi, Avukat Osman Ergin ile birlikte Avukat Ayşenur Bahçekapılı savundu. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi olan avukat Bahçekapılı, 22 Temmuz’da AKP İstanbul milletvekili oldu.

Adsız dedi ki...

bu hükümetten hiç bir şey beklemiyorum arkadaşlar bunlar hiç bir şey yapamazlar yaptıkları ortada ne yaptılar milleti fakirleştirmekten başka.paramız olsa adamın parasını öderiz kardeşim bu ne mantık allah size hiçmi akıl fikir vermedi ne mantıkla bunlara o vererek başımızda diktiler anlamıyorumki.ama yemin ettimki türk vatandaşlığından çıkacağım bu ülkeyi çok ama çok seviyorum.sevmek çözüm değilmiş kusura bakmayın hayırlı ramazanlar

Adsız dedi ki...

değerli arkadaşlar

sn ayşenur bahçekapılı başndan beri bütün görüşmelerde bizim yanmızda olduğunu ve çekte hapis cezasına karşı olduğunu söyledi...gül hanım defalarca tel de konuştu kendisiyle ve daha bir çok kişi bu nedenle grup başkan vekili olması bile lehimize bir durum...

kendisini maillerle bilgilendirmek durumun daha net anlatılmasını sağlayacaktır..

my way

Adsız dedi ki...

av.özdemir özok barolar birliği başkanı
admin@barobirlik.org.tr

lütfen buraya mail gönderin.

Adsız dedi ki...

Ayşenur Bahçekapılı, 301. maddeden yapılan yargılamalara karşı çıkmak için sanık yazarların avukatı olarak davalara katıldı. Ancak üyesi olduğu Çağdaş Hukukçular Derneği, Bahçekapılı`nın AK Parti`den milletvekili olmasını eleştiriyor.

Adsız dedi ki...

Bahçekapılı,`AK Parti`nin vitrini` olarak anılmaktan rahatsız. Bu ifadeyi kabul etmediğini kaydeden Bahçekapılı, `AK Parti, kimliğimi bile bile samimi olarak beni aday gösterdi. Kimliğimi koruyarak AK Parti`deyim. Bu süreci yaşayan benim. Partinin, samimiyetini ispatlama kaygısı yok. Herkes işini yapıyor ve yoluna devam ediyor.

Adsız dedi ki...

fox tv. çalar saat programı saat 08.15
ben "çek mağdurları özgürlükm için birleşin mesajı gönderiyorum"
arkamdan başka birisi "çek için af ne zaman" diye soruyor.
spiker "lambadan cin çıkınca" cevabı veriyor.

af suçluya verilir. suçlu olduğunu kabul edenlerin mağdurlar arasında yeri yoktur.
bizler yanlış yasaların uygulamalarının sonucu mağduruz.
borçlu olmamaız suçlu olmamız anlamına gelmez

Adsız dedi ki...

31 yıldır sol kimliği ile tanınan bir avukat olan, İstanbul Barosu ve Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği yapan, Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi Ayşenur Bahçekapılı, Sarıyer Haber gazetesine; `benim ailem sol kimliklidir. Hala o düşüncededir. Ama bu kimliklerine rağmen beni desteklediler. Çünkü hepimiz Türkiye`de yaşıyoruz, bu ülkenin vatandaşıyız. Kamplaşmanın getireceği zararlardan ailem rahatsız. Bu durumda kimliklerini koruyarak bana destek oldular. Bunu çok önemsiyorum` dedi.

Adsız dedi ki...

cüneyt bey; lütfen arkadaşlar bu gün ve yarın barolar birliğine mail atsın. birisi.com

Adsız dedi ki...

AK Parti İstanbul Milletvekili Ayşenur Bahçekapılı'nın, Amsterdam'da düşen ve 9 kişiye mezar olan THY uçağına son anda binmekten vazgeçtiği ortaya çıktı.

SABAH'ın sorularını yanıtlayan, yaşadığı şok nedeniyle konuşmakta bile zorluk çeken Bahçekapılı, "Partim beni Hollanda'daki AB konulu bir konferansa katılmam için görevlendirdi. Konferans Amsterdam'da yapılıyordu. Ben de uçak saatlerine baktım ve sabah saatlerindeki yani düşen uçağa binmeye karar verdim" dedi. Uçağın İstanbul'dan havalanma saati çok erken olduğunu, uykusuz kalıp havaalanına yetişemeyeceğini düşündüğünü belirten Bahçekapılı, "Bu nedenle rezervasyonumu iptal ettirip, öğlen uçağına bilet aldım. Uçağa binmek için havaalanına gittiğimde son anda binmekten vazgeçtiğim uçağın düştüğünü öğrendim. Beynimden vurulmuşa döndü. Hem uçaktaki diğer insanlar için çok üzüldüm, hem de çok korktum. Tedirgin oldum" dedi. Bahçekapılı, korktuğu için öğle uçağına da binmediğini, sabah uçağı için bilet aldığını söyledi.

Adsız dedi ki...

AKP’den İstanbul Milletvekilleri Ayşenur Bahçekapılı, Güldal Akşit, Nursuna Memecan, Özlem Türköne, Alev Dedegil ve Konya Milletvekili Ayşenur Türkmenoğlu, CHP’den İstanbul Milletvekilleri Nur Serter ile Necla Arat söz alırken, DTP’den Batman Milletvekili Ayla Akat Ata ve Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk kürsüde konuştu. İki kadın milletvekiline sahip olan MHP’de ise kürsüde türbanı erkek milletvekilleri savundu. Kadın milletvekillerinin kürsüden konuşan arkadaşlarını attıkları lafların tutanakları şöyle:
CANAN ARITMAN (İzmir) - Ne inandık ne inandık!.
AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (Devamla) - Bu, böyle bilinmelidir..
CANAN ARITMAN (İzmir) - Ayağını kaldır! Doğru söylemiyorsun, bari günaha girme..
AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (Devamla) - Her alanda olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atarken cesaret ile konuştular ve Mustafa Kemal Atatürk, o en karanlık günlerin sonrasında devrimci kimliğine bağlı olarak şöyle konuştu?.
CANAN ARITMAN (İzmir) - Atatürk’ün ismini ağzınıza almayın!.

Adsız dedi ki...

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (Devamla) - "Erkek ve kız çocuklarımızın, aynı suretle bütün tahsil derecelerindeki talim ve terbiyelerinin amelî olması mühimdir..
CANAN ARITMAN (İzmir) - Atatürk’ün kadın giyimiyle ilgili sözlerini de söyle!.
FATMA NUR SERTER (Devamla) - Yani bölmekse bölmek, ayrıştırmaksa ayrıştırmak.
ÖZNUR ÇALIK (Malatya) - Ayrıştırmayı en fazla siz yaptınız!.
FATMA NUR SERTER (Devamla) - ?üniversitelerde türban sorunundan bahsediyorsunuz ama türban eylemleri yok..
ÖZNUR ÇALIK (Malatya) - Nazi ikna odalarından bahseder misin Nur Hanım!.
FATMA NUR SERTER (Devamla) - ? Alamıyorsunuz, alamıyorsunuz ve olayı tam merkezinden girerek, üniversiteden başlatarak toplumun her kesitine yaygınlaştırmak istiyorsunuz..
FATMA NUR SERTER (Devamla) -. Bebekler başları türbanlı televizyon ekranlarında arzı endam ediyorlar ve insanlar nasıl bir İslami düzen isteklerini ekranlarda avaz avaz haykırıyorlar. Türkiye’nin nereye gittiği belli?.
ÖZNUR ÇALIK (Malatya) - Bebekleri de ikna odalarına alın!.
BAŞKAN - Sayın Serter, konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun..
FATMA NUR SERTER (Devamla) - Biz, geçmişi geçmişte bırakmak istiyoruz..
CANAN ARITMAN (İzmir) - Amerika’da önce zencilerin oy hakkı oldu. Kadınlar ondan sonradır. Zenciler oy hakkı aldı, kadınlar alamadı. Amerika tarihini de bilmiyorsun. Hikâye anlatma!.
NURSUNA MEMECAN (Devamla) ??Demokrasiyle geliştiler, zenginleştiler, insanları hem ekonomik güvenceli hem de adalet güvencesiyle yaşıyor.
Bizim kızlarımızın en temel haklardan olan eğitim-öğrenim hakları kısıtlanmış durumda..
CANAN ARITMAN (İzmir) - Koca bir yalan!.
NURSUNA MEMECAN (Devamla) - On binlerce kızın tamamı art niyetleri olan bir grup gibi görülmekte. Onlar bir grup filan değiller..
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Şimdi sen geldin onları kurtarmaya, değil mi?.
CANAN ARITMAN (İzmir) - Ya bu ülkede 6 milyon kadın kör cahil; okumaz, yazmaz. .Hiç onları dert etmiyorsunuz. Varsa yoksa kadını kapamak!.
NURSUNA MEMECAN (Devamla) - Kızlar okula gitsin diye kampanyalar yapmıyor .muyuz, bağışlarda bulunmuyor muyuz? Daha çok okullaşma sağlamak için seferber olmuyor muyuz?.
CANIN ARITMAN (İzmir) - Dünyanın neresinde kadın kapatılarak okutulacak!.

Adsız dedi ki...

AZ NEFES AL BİR YUDUM SU İÇ.

CANAN ARITMAN (İzmir) - Kadınları kapatarak gelişeceğiz!.
NURSUNA MEMECAN (Devamla) - ?Hiç kimsenin tercihini neye göre yaptığını anlamam gerekmiyor..
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Az bir nefes al ya!.
NURSUNA MEMECAN (Devamla) - Farklı tercihlerin yanlış olduğunu düşünmeye hakkım var ama bunu kimseye empoze etmeye hakkım yok..
KM. KEMAL ANADOL (İzmir) - Bir nefes al ya! Bir yudum su iç!.
NURSUNA MEMECAN (Devamla) - Anlamadığım tercihleri küçük görüp aşağılamaya hiç hakkım yok..
CANAN ARITMAN (İzmir) - Tabii, bu ülke kadını çarşafa sokulduğunda sen Amerika’ya kaçacaksın, olan buradakine olacak..
NURSUNA MEMECAN (Devamla) - Benim tercih etmediğim kılık kıyafetin baskı altında seçildiğini, hürriyeti kısıtlayıcı olduğunu varsaymam hiç doğru olmaz..
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Ya bir nefes al ya!.
NURSUNA MEMECAN (Devamla) - Beğendiğim kıyafetle, çok baskı altında ve gayet bağnaz bir sürü insan da tanıyorum, beğenmediğim kıyafette bir sürü insanın da çok açık fikirli olduğunu biliyorum..
CANAN ARITMAN (İzmir) - Kaçacaksın..
NURSUNA MEMECAN (Devamla) ? Toplumumuzun bir kesiminin tercihleri benimkinden farklıdır..
K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Nefes al, nefes! Bir yudum su iç! Bir nokta koy, anlamıyoruz!

Adsız dedi ki...

TBMM GENEL KURULU, BAŞKANLIK DİVANI'NIN AK PARTİLİ ÜYELERİNİ SEÇTİ
- TBMM BAŞKANVEKİLLİĞİ GÖREVİNE KAYSERİ MİLLETVEKİLİ SADIK YAKUT VE KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ NEVZAT PAKDİL SEÇİLDİ
- AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLLİKLERİ'NE SUAT KILIÇ VE AYŞE NUR BAHÇEKAPILI GETİRİLDİ

Adsız dedi ki...

ANKARA - TBMM Genel Kurulu, AK Parti Grubu'nda saatler süren seçimli toplantının ardından belirlenen Başkanlık Divanı'nın AK Partili üyelerini seçti. TBMM Başkanvekilliği görevine Kayseri Milletvekili Sadık Yakut ve Kahramanmaraş Milletvekili Nevzat Pakdil seçilirken, Katip Üyeliğe Bingöl Milletvekili Yusuf Coşkun, Bolu Milletvekili Fatih Metin, Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, Konya Milletvekili Harun Tüfekçi ve Van Milletvekili Gülşen Orhan, İdare Amirliği'ne ise Adıyaman Milletvekili Fehmi Hüsrev Kutlu, Konya Milletvekili Orhan Erdem ve Malatya Milletvekili Ömer Faruk Öz seçildi.
Öte yandan, AK Parti Grubu'nda AK Parti'nin boş olan iki Grup Başkanvekilliği için de görevlendirme yapıldı. Adalet Bakanlığı'na getirilen Sadullah Ergin ve yeni kabinede Sanayi ve Ticaret Bakanı olarak görev alan Nihat Ergün'ün yerine AK Parti Grup Başkanvekillikleri'ne Samsun Milletvekili Suat Kılıç ve İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı getirildi.

Adsız dedi ki...

Ayşenur Bahçekapılı, F Tipi cezaevlerinde yaşanan sorunlara tanık olduğunu belirterek, 'Demokrat bir kimlikle bu sorunlara çözüm bulmak için var olacağız. Benim amacım özgürlükçü hukuktan ve demokrasiden yana olmaktır'

Adsız dedi ki...

Av. AYŞENUR BAHÇEKAPILI

Tel: 0212 2447474 Faks: 0212 2447477
Adres: GÜMÜŞSUYU MAH. METE CAD. NO 24/3 PARK APT / İSTANBUL

Adsız dedi ki...

ozdemir.ozok@barobirlik.org.tr

bilisim@e-baro.av.tr

yayin@barobirlik.org.tr

forumadmin@barobirlik.org.tr

Adsız dedi ki...

SN. ARKADAŞLARIM,
TELEFON ARAMALARIMDA SN. AYŞENUR BEHÇEKAPILI BENİ SUKUNETLE DİNLEMİŞTİR.VE BU KONUDA ARAŞTIRMA YAPACAĞINI,ESNAFIN ZOR DURUMDA OLDUĞUNU VE DOĞRULARIN HUKUKSAL AÇIDAN GÜNDEME GELMESİ KONUSUNDA ELİNDEN NE GELİRSE YAPACAĞINI SÖYLEMİŞTİR. SON ARAMADA DA KENDİSİ ÇEK YASASININ EKİMDE GÜNDEME GELECEĞİNİ VE DETAYLI OLARAK GÖRÜŞÜLECEĞİNİ BELİRTMİŞTİR.
LÜTFEN SN. AYŞENUR HANIMI FAKS VE MAİLLERİMİZ İLE BİLGİLENDİRELİM Kİ, BU KİŞİLERİN SADECE ONA ULAŞANLAR KADAR OLMADIĞINI, RAKAMLARIN ARTIK TAVANA VURDUĞUNU GÖRSÜNLER.
GÖRSÜNLERKİ OLAYIN VEHAMETİNİN NE KADAR CİDDİ OLDUĞU ORTAYA ÇIKSIN.
DENİZ GÜL

Adsız dedi ki...

Erkek vekiller Başkanlık Divanı üyeliklerine kendilerini seçmeye başlayınca kadın vekiller ayağa kalktı. Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen, Erdoğan’ın müdahalesiyle Grup Başkanvekili olan Ayşenur Bahçekapılı’yı işaret ederek, “Özel bir itina olmazsa kadınların buradan seçilmesi zor görünüyor” dedi. Erdoğan da, “Edibe Hanımın önerisini destekliyorum, oylarınızı buna göre kullanın” diye konuştu.

Adsız dedi ki...

SAYIN DENİZ GÜL HANIM;
AYŞE NUR HANIMLA YÜZ YÜZE GÖRÜŞME İMKANIM OLURMU?
BUNU TEMİN EDERMİSİNİZ PERŞEMBE İÇİN.
SAYGILAR. ESKİ DOST 05373704830

Adsız dedi ki...

SN. ARKADAŞLARIM, İŞTE SİZE UZUN SÜREDEN SONRA GÜZEL HABER

MADDİ SIKINTILARIM YÜZÜNDEN ESKİSİ GİBİ TELEFON AÇAMIYORUM.
AMA SN. AYŞENUR BAHÇEKAPILI HANIMEFENDİ SAYGI DUYDUĞUM VE DEĞER VERDİĞİM VEKİLİMİZ. BİRAZ EVVEL TEKRAR ARADIM.
KENDİLERİ YİNE BENİ DİNLEDİLER VE YANITLADILAR.
DİYORLARKİ : 1 EKİM DE MECLİS AÇILIYOR. ÇEK YASASI İVEDİ OLARAK ELE ALINACAK. DETAYLI OLARAK GÖRÜŞÜLCEK.
KENDİLERİNE BİZİMLE İLGİLİ SEZGİLERİNİ SORDUM :
DİYORKİ; ŞU ANKİ ÇALIŞMALARDA SİZLER İÇİN LEHE BİR DURUM SÖZKONUSU AMA HERŞEY GÖRÜŞMELERDE NETLEŞECEK.
BU YÜZDEN SİTEMİZİN ADRESİNİ VERDİM. KENDİSİNİ SİTEMİZDE MİSAFİR ETTİĞİMİZİ SÖYLEDİM. LÜTFEN KENDİLERİNE GEREK MAİL GEREK FAKS VE GEREKSE BURADAN ULAŞARAK YAZILARINIZI GÖNDERİN. GERÇEKTEN BİZE DESTEK VE YARDIMCI OLACAK BEN İNANIYORUM. SİTEMİZİ ZİYARET EDECEKLER.


BU ARADA SN. ESKİ DOST: MECLİS TELEFONUNDAN SN. AYŞENUR BAHÇEKAPILI HANIMIN ASİSTANINDAN RANDEVU ALABİLİRSİNİZ.
BEN ZİYARET EDEN TÜM ARKADAŞLAR İÇİN BİR ÇOK VEKİLİ ARADIM ANKARA ZİYARETLERİNDE HEPSİ RANDEVU VERDİLER. İNANIN SİZEDE VERİRLER. AYRICA ZİYARET EDERSENİZ BİLGİLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIN ÇOK SEVİNİRİZ. BİZİM İMKANIMIZ YOK. AYRICA BU DÜŞÜNCENİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.

DENİZ GÜL

Adsız dedi ki...

SN. ARKADAŞLARIM.
TOPLAYIN ARTIK KENDİNİZİ, BİZ EYLEM YAPAMIYORUZ BUNA GÜCÜMÜZ YOK MADDİ OLARAK. ESKİDEN SÜREKLİ MAİL ATIYORDUK. HANGİ VEKİLİ ARASAM MASALARINDAN MAİLLERİN YERE TAŞTIĞINI SÖYLÜYORDU. HER ATILAN MAİL DÖKÜMÜ ALINARAK VEKİLE ASİSTANI TARAFINDAN ULAŞTIRILIYOR . LÜTFEN TEKRAR BAŞLAYALIM . BU MADDİ BİŞİ DEĞİL . SADECE TUŞLARA BASACAKSINIZ. LÜTFEN MAİLLERE VE FAKSLARA SON HIZ DEVAM . EKİMDE TOPLANTI VAR. SESİMİZİ DUYURMAMIZ LAZIM. UNUTMAYINKİ BİZ BU ŞEKİLDE SESİMİZİ DUYURDUK. ARAYIN SORUN HANGİ VEKİLE İSTERSENİZ HEPSİ BENİ TANIYOR. O KADAR ÇOK MAİL ATTIMKİ. İNANIN SON DEMLER . EKİMDE YASA ÇIKACAK . AĞLAMAYANA MEME YOK, DEMİŞ ESKİLER . MADEMKİ İMKANLAR KISITLI BUNUDA MI YAPAMAZSINIZ.
LÜTFEN İNANIN ÇOK YOL KATETTİK. SADECE SON HATIRLATMALAR
HA GAYRET.....................
DENİZ GÜL

ekm2510 dedi ki...

Sayın Deniz GÜL hanım.Sayın vekilimiz ile yaptığınız telefon görüşmesinden dolayı sizi tebrik ederim.Olumlu haber beklentilerimizin azaldığı şu günlerde bu haber bize yeniden güç verdi.Ayrıca sayın vekilimizinde biz çek mağdurlarına göstermiş olduğu yakın ilgi ve alakadan dolayı teşekkür ediyorum.saygılarımla

Adsız dedi ki...

değerli arkadaşlar

sn gül hanım çok güzel bir haber verdi...sn vekil zaten başından bu yana hep bizden tarafa tavır gösterdi ve insanların borç için hapsedilmesine karşı durdu...onun grup başkan vekili olması sesimizi daha çok duyurabileceğimiz manası taşır...onun için tekrar eskilerde olduğu gibi hızlanmamız gerekiyor...

UNUTMAYIN

BU KONU BU ÇABALARLA HERKES TARAFINDAN DUYULDU ARTIK BUNUN YANLIŞ OLDUĞUNU BİLMEYEN TEK VEKİL YOK...HUKUK...DİYEN HERKES BUNUN GEREKLERİNİ YERİNE GETİRMEKLE YÜKÜMLÜ...

MY WAY

ekm2510 dedi ki...

Arkadaşlar,Yaklaşık 8 aydır düzenli bir şekilde fax - mail ve tel ile bir çok vekilimize , yargı organlarına ve diğer merciilere ulaştık.Çek mağdurları olarak ortada artık bir yasanın 31.12.2008 den sonra kalmadığını , 3167 sayılı yasanın TCK 5 - ANAYASA ve İNSAN HAKLARINA aykırı olduğunu vurguladık.Bu haklılığımızı zaman zaman Yargıtay başkanımızın açıklamaları,Sayın prof.dr.Adem sözüer ve diğer akademisyenler takip etti.Duyarlı basın konunun bilincine vardı yayınlar yaptı.Değerli bir çok arkadaşımız saolsunlar cezaevlerinde ve mecliste haklılığımızı anlatan toplantılar yaptılar.Artık yolun sonuna geldik...........ÇÜNKÜ !!! EKİM AYINDA MECLİS AÇILIYOR VE OLUMLU YADA OLUMSUZ BİR KARAR ARTIK ÇIKACAK....Şimdi bizlere düşen , tek vücut tek düşünce tek yürek olup, FAX-MAİL VE TEL çalışmalarımıza hız vermeliyiz.Haklılığımızı her platformda anlatmalıyız.ÇÜNKÜ ÇOK AZ ZAMAN KALDI.....SİTE YÖNETİMİNİN İŞARET ETTİĞİ FAX VE MAİL ADRESLERİNE BİRLİKTE YÖNELELİM....

Adsız dedi ki...

Ayşe Nur BAHÇEKAPILI Sesimiz Olun
Sizden, sessizlerin sesi, kimsesizlerin vekili olmanızı istiyoruz.

Adsız dedi ki...

Ayşe Nur BAHÇEKAPILI Sesimiz Olun
Sizden, sessizlerin sesi, kimsesizlerin vekili olmanızı istiyoruz.

ayse.nur.bahcekapili@tbmm.gov.tr

Adsız dedi ki...

Ayşe Nur BAHÇEKAPILI Sesimiz Olun
Sizden, sessizlerin sesi, kimsesizlerin vekili olmanızı istiyoruz.

ayse.nur.bahcekapili@tbmm.gov.tr

sipzip dedi ki...

Sayın AYŞENUR HANIMA
Bir hukukcu olarak vadeli çekten hapis cezası verilemeyeceğini siz bilirsiniz.Eski kanunda çekte vade kabul edilmiyordu, ancak son değişiklikle çekte vade hükümetçede kabul edildi. gerçekte uygulama da böyledir çeklerin %99 u vadeli kullanılmaktadır. 6 ay vadeli hatta 1yıl vadeli çekler piyasada kullanılmaktadır. Bu ileriye doğru bir ödeme taahhüdüdür. 6 ay sonra kimin ne olacağını kim bilebilir.İyi niyetle şimdiye kadar yıllarca çekini ödemiş bir esnaf öyle bir duruma geliyor ki bütün imkanlarını kullansada ödeme yapamıyor. Burda ödememe kastı olmayan kişileri hapse atmak doğrumu. Ben senetle alacaklandım çekle borçlandım. Senetleri tahsil edemedim.
Çekleri ödeyemedim. Çekin bonodan bir farkı yok uygulamada, o zaman diyorumki ya senedede hapis yada çekten hapsi kaldırsınlar. Adalet sağlansın. Ayrıca düşürülen enflasyon başarısına esnaflar kurban edilmesin. Sizlere oy veren depresyona girmiş eski(25 Yıllık) bir esnaf

Adsız dedi ki...

MERHABA ARKADAŞLAR AYŞENUR HANIM İLE BİZ MECLİS KULİSLERİNDE DE GÖRÜŞMÜŞTÜK.ÇOK İYİ BİR HANIMEFENDİ.DÜŞENİN DOSTU OLABİLECEK BİRİ.KENDİSİNE DURUMUMUZU AĞLAYARAK ANLATTIĞIMIZDA, BİZLERİ GÖZLERİ SULANARAK DİNLEMİŞTİ.ŞİMDİ AYŞENUR HANIMA DERTLERİMİZİ ANLATAN FAXLAR ÇEKELİM MESAJLAR ÇEKELİM.
DİĞER VEKİLLERİ DE UNUTMAYALIM.

JENARDİ

Adsız dedi ki...

Ayşe Nur BAHÇEKAPILI Sesimiz Olun
Sizden, sessizlerin sesi, kimsesizlerin vekili olmanızı istiyoruz.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI

Ak Parti GRUP BAŞKANVEKİLİ


Tel: 0312 4206534 – 0312 4206535

Fax: 0312 4206514

ayse.nur.bahcekapili@tbmm.gov.tr

Adsız dedi ki...

SAYIN DENİZ GÜL HANIM;
EMEKLERİNİZLE BANA HEP ÖNCÜLÜK ETTİNİZ. SİTEDE ARKADAŞ BENİ YİNE İKNA ETTİ KIRAMADIM. YARIN YİNE MECLİSDEYİM. SAYIN AYŞE NUR HANIMLA GÖRÜŞECEĞİM. MAKSADIM YASANIN EYLÜL AYINDA ELE ALINMASI. BEN YASANIN HAZIR OLDUĞUNU BİLİYORUM. SAYIN ALİ RIZA ÖZTÜRK BANA 110 MİLLETVEKİLİ GEREKİYOR DEMİŞTİ. BUNUN İÇİN ÇALIŞACAĞIM. MECLİSİN ARADA TOPLANIP YASAYI GEÇİRMESİ İÇİN GEREKEN 110 MİLLETVEKİLİ AK PARTİDE BAŞBAKANIN İKİ DUDAĞI ARASINDA. BANA YARDIM EDİN. İSTANBULA PERŞEMBE VE CUMA GÜNÜ GEÇECEĞİM. İSTANBULDA VE ANKARADA HEDEFLER BULUN. BAYRAM ÖNCESİ BAYRAM YAŞAYALIM.
SAYGILAR ESKİ DOST BURHAN İŞCAN

Adsız dedi ki...

sayın işcan dünde yazmıştım gönlümüz ve dualarımız sizinle diye yılmadan yola devam edin lütfen size yakışan bu olur

Adsız dedi ki...

dostlarım;
bana telefon yağdı. özellikle erkan ve ali çok ısrar etti.
erkan finansörüm oldu. şimdi sadece vurucu timle çalışacağım. maddi durumu iyi olanlar ankarada ankaralılar, istanbulda istanbullular eylemlerime katılsın.
HEDEFİM 110 MİLLETVEKİLİNİ BULMAK.
BAYRAMDAN ÖNCE BAYRAM YAŞAMAK
sizler sadece maillerle ve dualarla bana yardım edin. hatta sözünüz geçen milletvekillerini arayın. amacımızı söyleyin. LÜTFEN İNANIN YASA HAZIR. tam istediğimiz gibi. EKİM BAŞINDA ÇIKACAK. niye eylül olmasın. biz buna da muktedir olacaz. meclisi göreve çağıracağız.
haydi dostlarım.lütfen maillere devam.
JENARDİ DOSTUM İSTANBUL İÇİN PANKARTLARI HAZIRLA.
PERŞEMBE SABAHI HAZIR OL.
BURHAN İŞCAN

uludağ dedi ki...

YENİDEN HEPİNİZE MERHABA SEVGİLİ ARKADAŞLARIM,

UZUN SÜREDİR SİZLERİ TAKİP EDİYORUM. GÖZLEMLEDİĞİM KADARIYLA

YAPILAN TÜM ÇABALAR AZ YADA ÇOK, MUTLAKA KARŞILIĞINI BULDU.

ŞU ANDA ÖNÜMÜZDE EKİM AYINA KADAR 1 AY GİBİ BİR SÜRE VAR.

BİZ BU SÜRECİ KENDİ ADIMIZA NE KADAR OLUMLU GEÇİRİRSEK BİZİM

İÇİN O KADAR LEHTE KARARLAR ALINMASINI SAĞLARIZ. TABİİ Kİ

BUNUN İÇİNDE ESKİDEN OLDUĞU GİBİ MAİL VE FAKS'LARLA GEREK

VEKİLLERE VE GEREKSE AYŞEGÜL HANIM GİBİ MECLİSTE GURUPLARI

BULUNAN İKTİDAR VE MUHALEFET PARTİLERİNİN YETKİLİ

ORGANLARINA DURUMUMUZU İZAH ETMELİYİZ. DENİZ GÜL HANIMIN VE

DİĞER ÇALIŞIP ÇABALAYAN ARKADAŞLARIMIZIN

ESKİDEN BERİ SÜREGELEN BU ÖZVERİLİ DAVRANIŞLARI SAYESİNDE

ZATEN BİRÇOK VEKİL

DURUMUMUZDAN HABERDAR EDİLDİ. ANCAK İNSANOĞLUNUN BİR ÖZELLİĞİ

OLSA GEREK DEĞİŞEN GÜNDEMLE BİRLİKTE BİZDE HAFIZALARDAN

ÇARÇABUK SİLİNİYORUZ. DOLAYISIYLA BU DURUMDA YAPMAMIZ GEREKEN

7-8 AYDIR YAPTIĞIMIZ GİBİ TELEFONLA GÖRÜŞEN YADA MECLİSE

KADAR GİDİP TÜM ÇEK MAĞDURLARI ADINA GÖRÜŞMELER YAPAN

ARKADAŞLARIMIZA DESTEK VERMEK İÇİN MAİL VE FAKSLARA

YÜKLENMEK. BU HİÇ BİRİMİZ İÇİN ZOR OLMASA GEREK.

HERKES DÜZENLİ VE SÜREKLİ OLARAK MAİL YADA FAKS ÇEKSE BİLE

YETERLİDİR.

KARARLILIĞIMIZI BU İŞ LEHİMİZE BİTENE DEK DEVAM ETTİRMELİYİZ.

Adsız dedi ki...

sayın işcan size güveniyoruz bütün dualarımız sizinle

Cuneyt dedi ki...

Hoş geldin Uludağ kardeşim
İnan senin şu satırların yazıların bize çok büyük moral verdi

Yazmıyor olsanda buralarda olduğunu bilmek bile çok güzel..

Adsız dedi ki...

HAYDİ TOPARLANMA VAKTİ.
VİRA BİSMİLLAH.
HERKESE HAYIRLI OLSUN.
BU SEFER DAHA GÜÇLÜ OLACAĞIZ.
BURHAN İŞCAN

Adsız dedi ki...

evet işte hepsi bu şimdiden başarılar diliyoruz

uludağ dedi ki...

HOŞ BULDUK SAYIN CÜNEYT,

YİNE, YENİDEN HEP BERABERİZ. VE BU OLAYI SONLANDIRACAĞIZ.

BU BİZİM HEPİMİZİN GAYRETİ VE ÇALIŞMALARIYLA OLACAK. SONUCA

ÇOK AZ KALDI. BİZDE BU AZİM VE DAYANIŞMA OLDUĞU MÜDDETÇE

SONUÇ MUTLAKA LEHİMİZE OLACAKTIR. DÜNYADA TEK YANLIŞ UYGULAMA

ÜLKEMİZDE YAPILMAKTADIR. BİZ BUNU SİYASİLERE VE MEDYAYA ZOR

DA OLSA KABUL ETTİRECEĞİZ. BU YILLARDIR UYGULANMAKTA OLAN

YANLIŞTAN MUTLAKA AMA MUTLAKA DÖNDÜRECEĞİZ.

SAYGILARIMLA...

Cuneyt dedi ki...

Uludağ kardeşim
Herzaman beraberiz ve bu yanlış uygulama bir gün son bulacak elbet, ama bu zamanı öne çekmek bizim elimizde, gerekli gayreti, inancı, beraberliği ve azmi göstermeliyiz.
Zindanlardaki arkadaşlarımız ve aileleri, hepsinin gözü kulağı bizde, sorumluluğumuz çok büyük..
Allah yardımcımız olsun..

surya dedi ki...

merhaba arkadaşlar ,gül hanuma emeğinden ötürü teşekkür ediyorum,sağolsun sayın Ayşagül Nur Hanıma ulaşmış.Umarım sayın vekilimiz bizim sesimiz olur 8 aydır maillerle faxlarla telefon görüşmeleriyle derdimizi anlatmaya çalıştık.Biz af istemiyoruz hakkımızı verin diyoruz.Kanunsuz bir şekilde sevdiklerimiz cezaevinde,dışarda biz perişan.Ekim ayında çıkacak olan yasa biran önce çıksın,lehe çıkacağına da düşünmek istiyorum.İNŞALLAH iyi olacak hepimiz için ,içimizden birinin attığı bir mail güzel günler için büyük bir adım olacak buna eminim
bu arada sayın uludağ hoşgeldiniz,sizin yorumlarınız herzaman umut vermiştir bize... arkadaşlar hepinize hayırlı ramazanlar olsun.

ekm2510 dedi ki...

Yeniden kenetlenmek ve uğruna mücadele verdiğimiz haklı davamızda tekrar dirilmek çok güzel.Bütün arkadaşlara selamlar.Kolay gelsin....ALLAH BÜYÜKTÜR.

Adsız dedi ki...

sevdiklerimize kavuşacağımıza hepimiz inanıyoruz.inanmasak burdaki yorumları dahi okumaz beklerken umut dahi olmazdı içimizde.inanan başarır diye bir söz vardır,bizim yaptığımız hatalardan biriside sözüne dahi inanmadığımız insanların söylediklerine inandık yada inanmak istedik şimdi ise kendimize inanırken güvenirken içimizden gelen adaletin,doğruluğun,başarının,mutluluğun sesini duyarken onun söylediklerini yapmıyorsak sevdiklerimizi beklemekten memnunuz yada yine bizi kandıracak bir yalancı arıyoruz demektir ama ne yazık ki bizi kimse kandırmadı biz söylenenlere kanmak istedik ve hep birilerinin söylemlerine göre hareket ettik.şimdi artık içimizdeki sesi dinleyip bu çilenin bitmesi gereken yolda yürüyelim arkadaşlar

Adsız dedi ki...

Günde 2 bin 602 ev ve işyerine haciz memurları gidiyor`
Türkiye Kamu Sen, ekonomik krizin sonuçlarını çarpıcı bir araştırmayla ortaya koydu. Sendikanın verilerine göre, Türkiye`de günde 2 bin 602 ev ve işyerine haciz amacıyla icra memurları gidiyor. Yine günde 123 araç haczediliyor. Her gün ortalama 273 fabrika ve işyeri kapanıyor. Araştırmanın çek ve senetle ilgili verileri de ürkütücü. Her gün ortalama 26 bin 260 çek karşılıksız çıktığı için işlem gö
Türkiye Kamu Sen, ekonomik krizin sonuçlarını çarpıcı bir araştırmayla ortaya koydu. Sendikanın verilerine göre, Türkiye`de günde 2 bin 602 ev ve işyerine haciz amacıyla icra memurları gidiyor. Yine günde 123 araç haczediliyor. Her gün ortalama 273 fabrika ve işyeri kapanıyor. Araştırmanın çek ve senetle ilgili verileri de ürkütücü. Her gün ortalama 26 bin 260 çek karşılıksız çıktığı için işlem görürken, 4 bin 312 senet de protesto ediliyor.-

Adsız dedi ki...

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak…
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
Ey dipdiri meyyit, “İki el bir baş içindir.”
Davransana… Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok… Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana… Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye’se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver… Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın
Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
Ye’s öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
Me’yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez…
En korkulu câni gibi ye’sin yüzü gülmez!
Mâdâm ki alçaklığı bir, ye’s ile sirkin;
Mâdâm ki ondan daha mel’un daha çirkin
Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,
Nevmid olarak rahmet-i mev’ûd-u Hudâ’dan,
Hüsrâna rıza verme… Çalış… Azmi bırakma;
Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!

Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş…
Sesler de: “Vatan tehlikedeymiş… Batıyormuş!”
Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,
Tek kol da yapışsam demiyor bir tarafından!
Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar…
Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
Feryâd ile kurtulması me’mûl ise haykır!
Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
‘İş bitti… Sebâtın sonu yoktur!’ deme, yılma.
Ey millet-i merhûme, sakın ye’se kapılma.

Mehmet Akif Ersoy

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR HER GÜN DÜZENLİ OLARAK BÜTÜN VEKİLLERE HEM MAİL YOLLUYORUM HEMDE PARTİ GRUP BAŞKANLARINA VE ADALET KOMİSYON ÜYELERİNE SMS ATIYORUM AMA BENCE HEPİMİZİN AYNI NOKTAYA TOPLUCA YOĞUNLAŞMAMIZ DAHA AKILLICA OLUR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.BİRDE ANKARAYA AĞUSTOS AYINDAKİ MECLİS ZİYARETİ İÇİN OTOBÜS TUTMAK DAHA UYGUNA MAL OLMAZMI??AYNI GÜN HEM İSTANBULDAN HEM İZMİR VE DİĞER ORGANİZE OLMUŞ OLAN İLLERDEN HAREKETLE HEM BASININ İLGİSİDE ÇEKİLİR.AMA TABİ BUNLARIN HEPSİ MALİYET!!!LANET OLSUNKİ HEPİMİZ EVİMİZE GÖTÜRECEĞİMİZ EKMEĞİ DÜŞÜNÜR HALE GELDİK!!!AMA YİNEDE OTOBÜS FİYATLARINI ARAŞTIRALIM DERİM.BİRDE TÜKETİCİ GAZETESİNE İLAN VERMEK BİLDİĞİM KADARIYLA BNEDAVA ORAYA SİTEMİZİN ADRESİNİ GÜZEL BİR YAZIYLA DUYURABİLİRİZ.BU KONUYLA SİTE ADMİNLERİ İLGİLENİRSE EN AZINDAN BELKİ BİRKISIM DAHA ÇEK MAĞDURUNA ULAŞIRIZ.

Adsız dedi ki...

bu siteyi ben daha yeni öğrendim o kadar çok bilmeyen mağdur varki

Adsız dedi ki...

Evimi özledim çocuklarımı özledim çeklerini ödeyemeyen insanlara nedir bu hukuksuzluk vicdansızlık keşke benim durumum da olanlar bir şeyler yapabilse.

Adsız dedi ki...

ben gazete reklamı işini üstleneceğim,tabii bütçemle sınırlı olmak kaydıyla,kısa ve öz nasıl yazayım?? fikir yürütelim

Adsız dedi ki...

SN. ARKADAŞLARIM
DİKKAT DİKKAT DİKKAT DİKKAT DİKKAT DİKKAT
SİTEMİZ ÜYELERİNDEN ARKADAŞIMIZ SN. NECLA HANIMIN EŞİ ÇAPA HASTANESİNDE YATMAKTADIR. ADI : LEVENT ÇIBIK.
KAN GRUBU : AB POZİTİF ACİL KAN ARANIYOR.
İMKANI OLANLARIN ACİL HASTANEYE KAN VERMEYE GİTMESİ RİCA OLUNUR. ÇOK İHTİYAÇLARI VAR
YAKIN OLAN ARKADAŞLAR VARSA MÜBAREK RAMAZANDA HAYAT KURTARACAKLAR.
DENİZ GÜL / 25.08.2009 SAAT : 22.07

Adsız dedi ki...

DİKKAT DİKKAT

LEVENT ÇIBIK İÇİN KAN VERMEK İSTEYEN :
BÜLENT ÇIBIK TEL: 505 420 86 46 TELİ ARAYARAK İSTANBULUN NERESİNDEN GİDİLİRSE GİDİLSİN GİDEN ARKADAŞIN TAKSİ PARASI BU ARKADAŞ TARAFINDAN HASTANEDE ÖDENECEKTİR.
DURUM ÇOK ACİLDİR .
LÜTFEN BİLGİLERİNİZE,

KAN GRUBU AB RH POZİTİF KAN GRUBU

Adsız dedi ki...

selam dostlar
ne güzel yeniden hayat bulan haraket içindeyiz,
bahar gelmiş sayfamıza desem yeridir.
her yazımda sitemizden haberi olmayan binlerce magdur demiştim,gene diyorum binlerce onbinlerce magdurun bizden haberi yok,
ne yapılması gerektigini defalarca yazdım gene yazmam gerekirse yazarım,
hepimiz bireysel olarak birşeyler yaptık yapmaya çalıştık,gücümüz buna yetiyor dedik bekledik,
öncü olan ve bizi bir çok yerde temsil eden tüm arkadaşlarımıza teşekkür ederim.
ekim ayında bu kanun ve daha bir çok kanun mecliste görüşülüp geçecek ister buna ab uyum yasası deyin,ister kürt açılımı,ister ulusal açılım isterse başka birşey ne derseniz deyin,
ama.........
lütfen eylül ayında mail ve mesajlarımıza devam edelim ekimde ilk görüşülecek konuların içinde bizim konumuz var.
burhan abi ekim başı lütfen bir organizasyon yapalım.son eylemimiz olur diye düşünüyorum.
hepinizin ramazanını tebrik ediyorum.

garip

Adsız dedi ki...

Değerli arkadaşlar son günlerdeki olumsuz yorumlardan sonra; toparlanmamıza sevindim. Toparlanmamızda; emeği geçenlere saygılar ve sevgiler. Birazdan; Ayşenur Bahçekapılı'ya ve barolar birliğine, diğer işaret edilen yerlere mail gndereceğim. Sayın Jenardi; ortak hareketler için o ufacık katkılarımın olacağını bilmektedir. Geçte olsa; özgür günler hepimizin olacaktır. Hasan(Barıçı)-Mersin

Adsız dedi ki...

BEN HER DAİM HER ORGANİZASYON DA KİŞİLERİN KİM OLDUĞUNA BAKMAKSIZIN HERZAMAN VARIM. BURDA ÜÇ BEŞ SATIR YAZI YAZMIYORUM DİYE BU ÇEKİLDİĞİM ANLAMINA GELMEZ.BEN SÖZÜMÜN ARKASINDAYIM.BİR TEK BEN DE KALSAM BU İŞTE YİNE DE MÜCADELEYE DEVAM EDİCEM.KALABALIK OLMANIN ANLAMI İLK BAŞLARDA VARDI.EĞER İLK ORGANİZAYONLARDA BİNLER OLABİLSEYDİK ŞİMDİ DAHA FARKLI ŞEYLERİ KONUŞUYOR OLABİLİRDİK.AMA HERŞEYDE BİR HAYIR OLDUĞUNU UNUTMAYINIZ.. BU İŞİN PEŞİNDEYİZ DİYEREKTEN OTURDUĞUNUZ YERDE ÇAKILI KALMAYINIZ.ARTIK SON ŞANSIMIZA DOĞRU GÜNLERİ GEÇİRMEKTEYİZ.BUNDAN SONRA 2000-3000 KİŞİ İLE ANCAK BİŞİLER ÇÖZÜMLENEBİLİR.DAHA AŞŞAĞISI İSE ANCAK HERGÜN MECLİS KAPISINI AŞINDIRMAKLA ÇÖZEBİLİR.BU İŞE DE NE KADAR MADDİ İMKAN OLUR BİLİNMEZ.

HERKES ARTIK UYANSIN.YOK OLMAZ ÇIKMAZ,LEHE SONUÇLANMAZ DEMENİN KİMSEYE YARARI KALMAMIŞTIR.

BEN AV. RAHMİ OFLUOĞLU İLE DE GÖRÜŞÜYORUM.ONUNDA ORGANİZASYONU OLURSA YANINDAYIM.HERYERDE HERZAMAN VARIM
ANCAK MAALESEF BENDE SIFIRI TÜKETTİM.ŞİMDİ AJİTASYON YAPIYOSUN DİYECEKSİNİZ.HAKİKATEN ÖLE..BURHAN ABİ BİR SPONSOR BULMUŞ... DARISI BAŞIMA!!

JENARDİ

M.K. dedi ki...

Arkadaşlar,

Ekimde bir organizasyon yapılacaksa öncesinde il bazında biraraya gelip örgütlenip konuşup tartışarak ve maddi imkanlarımızı belirleyerek sayıyı artırmaya çalışmak daha iyi olur diye düşünüyorum.

Özellikle Ankara, İstanbul ve izmir de önceden bir araya gelip gidilecek tarihe kadar sayıyı artırmak adına çalışma yapalım. Bir araya gelmenin sadece blogda yazmaktan çok daha etkin olacağını ve çok daha fazla insan toplayacağımızı düşünüyorum.Üstelik bu sayede her ilden kaç kişi gideceği belli olur ve bu sayı blogda yayınlanır. Ben gidemiyorum malum sebepten ama yerime bir yada birkaç kişi gönderebilirim
daha etkin bir çalışma olur diye düşünüyorum. Adminler bunu değerlendirsin lütfen

Bu arada tekrar hoşgeldin burhan bey sana yakışan budur zaten
sen mücadele adamısın kolay bırakmaz kolay vazgeçmezsin.

Hepinize saygılar

Cuneyt dedi ki...

Her şey çok güzel olacak arkadaşlar, karamsarlık umitsizlik yok, duyumlar çok güzel

Cuneyt dedi ki...

Merhaba M.K
epeydir görüşemiyoruz

Adsız dedi ki...

kanal 7 kurucusuysa zaten baştan ne olduğu belli.

Adsız dedi ki...

SEVGİLİ AYŞENUR HANIM, EVLATLARINIZ VARDIR BİLİRİZ... HERGÜN AKŞAM EVE YORGUN ARGIN GİTTİĞİNİZDE BOYNUNUZA ATLARLAR BELKİDE... NE GETİRDİN ANNE DİYE ELİNİZE BAKAN EVLATLARINIZ..ÖPÜP KOKLARSINIZ SARIP SARMALARSINIZ ONLARI. KALBİNİZİN ATIŞLARI HANİ HIZLANIR DA İÇİNİZE SOKASINIZ GELİR CANLARINIZI...NE DEĞERLİDİR EVLATLAR,ÇOCUKLAR,BEBEKLER.

İŞTE BİZ BU DUYGULARI YAŞAYAMAYALI ÇOK OLDU.. ÇOĞUMUZ KAÇAK DURUMDAYIZ EVİMİZE GİDEMİYORUZ.NEDEN Mİ? ADINA ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN DEDİKLERİ ,ASLINDA HİÇ KİMSEYİ KORUYAMAYAN KENDİNE BİLE YARARI OLMAYAN BİR YASA SEBEBİNDEN.

ENSAFTIM YILLAR ÖNCE... İŞLERİM İYİYDİ.ÇEKLERİMİ TAKIR TAKIR ÖDÜYORDUM.DÜRÜST BİR ESNAF YAFTASI NEYSE ONU YAPIŞTIRMIŞLARDI OZAMANLAR ÜSTÜME.AMA SONRADAN İŞLERİM BOZULDU.KESMİŞ OLDUĞUM ÇEKLERİMİ ÖDEYEMEDİM.DÜRÜST ESNAF Bİ ANDA YAMUK ESNAFA DÖNÜŞMÜŞTÜ.BORCUMU ÖDEMEK İSTEDİM.ÇOK YALVARDIM ALACAKLILARIMA AMA ORALI OLMADILAR.SÜRE İSTEDİM,MEĞİL İSTEDİM.BANAMISIN DEMEDİLER.ÖNCE İCRA GELDİ EVİMİZE.. SİZ İCRA NEDİR BİLİRMİSİNİZ? KONUYA KOMŞUYA REZİL OLDUK.40 YILLIK İTİBARIM 4 DAKİKADA BİR HİÇ OLDU GİTTİ SANKİ.

SONRASI MALUM.. İCRA İLE YETİNEMEYEN ALACAKLILARIMA YENİ BİR ÖDEME PLANI SUNMAK İSTEDİM.BORCUMUN YARISINI DA ÖDEDİM. AMA YİNE YANAŞMADILAR.BU SEFER BANA CEZA DAVASI AÇTILAR. HANİ ŞU ÇEKLERİN DÜZENLENEMSİ VE ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HAKKINDAKİ KANUN DEDİKYA O KANUN ÜZERİNDEN..ADLİYENİN KAPISININ ÖNÜNDEN GEÇMEYEN BEN, HAKİME DERT ANLATIR OLMUŞTUM..

CEZAM KESİNLEŞTİ...5 YIL..İÇERDE YATMASINA YATILIRDI DA ÇOLUK ÇOCUK NE YAPACAK DİYE DÜŞÜNDÜM.. BU BORCU BEN 5 YILDA DEĞİL 5 AYDA DA ÖDERDİM DE KİME ANLATACAKSIN... TASIMI TARAĞIMI TOPLAYIP AİLEMİ YERLEŞTİRDİM ANNESİNİN YANINA.. BEN FİRARLARDA.. ŞİMDİLER DE 3 YIL OLDU HAYATIMI DEĞİŞTİRELİ.. 5 YAŞINDA OLMUŞ OĞLUM. 3 YIL İÇERİSİNDE 3 KERE GÖREBİLDİM..

İŞTE AYŞENUR HANIM BİZ ESNAFIN EVLAT SEVGİSİ ŞİMDİLERDE BU HALLERDE... UMARIM BİRGÜN NE DEMEK İSTEDİĞİMİZİ ANLARSINIZ..SİZ ANLARSINIZ DA ÇÜNKÜ ANNESİNİZ, ANLAMAYANLARI DA BU ENSAF ASLA AFFETMEYECEK!!!!

SAYGILARIMLA
MEÇHUL ADAM FİKRET

Adsız dedi ki...

Sayın cüneyt duyumlar nedir. ?

Cuneyt dedi ki...

Sayın Ayşenur Bahçekapılı

Hukuk devleti, mülkiyet hakkı, yasalar önünde eşitlik gibi kavramların yasalarda, Anayasa’da yer alması o devletin gerçekten bir hukuk devleti olduğunu göstermez.

Mülkiyet hakkı, seyahat özgürlüğü gibi kavramların Anayasa’da yer alması MÜLKSÜZ YOKSUL İNSANLAR İÇİN HİÇ BİR ANLAM TAŞIMAZ.

Sosyo ekonomik eşitsizlikler giderilmeden bir sosyal hukuk devletinden söz etmekte olanaksızdır.

Adalet nedir?, Adil olan ve olmayan ayrımını hangi ölçütlere göre yapabiliriz? Gerçek yasa nedir?, Hukukun kaynağı, kökeni ne olmalıdır?, İyi nedir? Hukukçunun kendine ve çağına karşı görev ve sorumlulukları var mıdır, varsa nelerdir? Ethik davaranış nedir?
Hukukun evrensel ilkeleri var mıdır varsa nelerdir?

Bunlar hukuk felsefesinin yanıtlayacağı ciddi sorulardır.

Zihni bu soru ve sorunlarla yoğrulmadan yetişen hukukçunun yasaları teknik olarak bilmesi o kişiyi hukukçu yapmaya yetmediği gibi, kapsamlı hukuk felsefesi eğitimi almadan yetişen kişi ya da kişilerin yargıç, savcı yada avukat olarak görev yapmaları o toplumdaki hukuku uygulamada her türlü tehlikelere açık bırakır.

Düşünme alışkanlığını kazanmadan yetişen kişi hiçbir ethik kaygı taşımadan hukuku kimi kez sahip olduğu dinsel inanç ve ideolojilere göre, kimi kez de hırs, duygu, tutku, kişisel çıkarlarına göre veya devletçilik anlayaşına göre uygulayabilir.
Bunun toplumda hukuk anlayışının yerleşmesi açısından ne denli tehlikeli olduğu tartışmadan bile uzaktır.

31.12.2008 sonrası karşılıksız çek davaları ve verilen mahkumiyetler, en basit vicdanla bile insanların asla kabul edemediği bu hak ihlalleri gene hukuk eliyle ya da hukukçular eliyle yapılmaktadır.

Burada evrensel olan hukuksal ilkeler ya da yasalar söz konusudur ve bütün bu ilkeler göz ardı edilmektedir.

Sorun nereden kaynaklanmaktadır?

Bu adaletsiz uygulamanın, benzetme yerindeyse, kişilere çıkar çevrelerine büyük bir gücü hukuku teslim etmek gibi bir şeydir.

Ülkemizde hukuku araç olarak kullanarak yapılan haksızlıklar ve adaletsizlikler bir kez daha hukukçuların ciddi bir hukuk eğitimiyle yetiştirilmesinin ne denli önemli olduğunu göstermektedir.

Saygılarımla

Adsız dedi ki...

Öfke gelir yüreğime an be an,
Ne doğru ki,dünyamızda yaşanan,
vazgeçmişiz güzellikten,sevdadan,
Sokaklarda kan ve barut yoğrulur.

Nasıl göz kırpmadan kıyarız cana?
Bir lokma,bir hırka az mı insana?
Neden kaygımız var barıştan yana?
Kim kime güvenir,kime doğrulur?

Hani bir tek gülüş ömre bedeldi?
Samimiyet gitti,husumet geldi,
Mazlumun feryadı arşa yükseldi;
Bu insanlar niçin böyle sağ'rolur?

Meylettik paraya,mevkiye,üne,
Sadece hırs ile başladık güne,
Hak dolmazsa evlatların göğsüne;
Anaların böyle yanık bağr'olur.

Yüreklerde her dem açsın gülümüz,
Silah değil,kalem tutsun elimiz,
YUNUS'ların yolu olsun yolumuz;
Başka yollar sapkın olur,eğr'olur.

Atamız bıraktı bu cennet yurdu,
Analar bizleri insan doğurdu,
Sakın birbirinin olmayın kurdu;
O zaman herkesin şansı,uğr'olur.

Adsız dedi ki...

haydi
yitirdiğin her şeyi ara!
bıraktığın yerdeler mi acaba?
zor...

haydi
incittiğin her şeyi onar
ilk haline dönecek mi bir daha?
zor...

haydi
utanma,sakın utanma
gurur daha kötü yıkar sonunda
kor olur yüreğin
kor

gecikme ! otanacak
yürekse eğer
işin daha
zor...

gülümse
bir merhaba de haydi!
güç olan başlamak değil
sürdürebilmektir yürekteki bağışı

önce kendini bağışla,barış içinle
sonrası çok kolay
geri dönmek
zor...

BUNLARI YAZDIM, KONUMUZLA BİR ALAKASI YOK, AMA GÜN BİRLİK ZAMANIDIR, KÜSKÜNLÜK YOK, MÜCADELE VAR,
HEPİMİZ BİRİZ

Adsız dedi ki...

GAZETEYE İLAN VERECEK ARKADAŞIM SİTEMİZİN ADRESİYLE BİRLİKTE MECLİS ZİYARETİMİZİN ORGANİZASYONUNDAN BAHSEDERSEN İYİ OLUR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.SAYGILAR

M.K. dedi ki...

Merhaba Cüneyt Bey,

haklısınız. epeydir görüşemiyoruz. Halletmem gereken bazı sıkıntılar vardı biraz uzak kaldım. Ama kalbim hep buradaydı ve boşta durmadım. Bazı girişimlerimde benim var netice alınca bilgilendirme yapacağım

saygılar

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR KASIM 2010 KESİN SEÇİM VAR ( KANUNEN ) VEKİLLER OY İÇİN HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERİR YETERKİ SAYIMIZIN ÇOK OLDUĞUNU BİLSİNLER.BU SEBEPTEN HERKEZ DEĞİŞİK ADRESLERDENDE OLSA MAİL SMS YOĞUN OLARAK ATMALI.SAYGILAR

Adsız dedi ki...

Sn. Arkadaşlarım,
bugün biraz işlerim var sürekli giremeyeceğim. ama yarın ve sonra sürekli burdayım.
sizlerden bir ricam var . hepimiz zaten mail ve faks atıyorum . elimizden geldiğince. bunu biliyoruz.
lütfen anlık düşüncelerinizi, fikirlerinizi, saygı ve sevgi çerçevesinde lütfen burda paylaşalım.
ben güzel duyumlar alıyorum. ve bizleri umutlandıranda bu haberler. ama kendimizi sürekli maillerlede olsa hatırlatmazsak bi kenara atılırız bunu sakın unutmayın.
her attığınız mail asistanları tarafından vekillere ulaştırılıyor bunun teyidlerini ben telefonla çoğundan aldım.
onun için tek tuş bile bir aşamadır.
lütfen tüm vekillere mail atalım . biliyorsunuz ekime az kaldı . inanın attığım tüm mailler yerine ulaşıyor adres kutuları boş .
hepimize kolay gelsin.
görüşmelerimiz burda olsun. olsunki tüm arkadaşlarımız anlık gelişmeleri takip edebilsin.
kolay gelsin .
deniz gül

çek mahkumu dedi ki...

selam arkadaşlarım degerli dostlarımcezavinden 1 ay oldu çıktım bir kaç haftadır busiteye bakıyorum ankara sincan cezaevinde bu internet ismini duydum kızım yardımıyla buldum bu siteyi çabalarınıza gayretlerinize teşekkür etmek çok az kalıyor magdur dostlarımız arkadaşlarımız aynı kaderi paylaşanlar her haksızlıkta beraberlik gösterseydi türk halkının sırtı yere gelmezdi çok büyük işler yaptınız yapıyorsunuz allahın izniylede bu mücadeleyi başaracaksınız bende mucadelede faydalı olursam ne mutlu bana bu zulmu durdurmak için elimden gelen her şeyi yaparım sizlerde sağolun varolun cezaevinde yargıtay karar verecek diye çok bekledik ama karar çıkmadı şu anda cezaevinde çekten tutuklu olanların durumları çok kötü, parasızlık önemli değil fakat borçlu olduğumuzdan bizden alacaklı olanlar olduğundan aklımız hep ailemiz çocuklarımızda hem karnımızı doyuracak para yok hem hacizler hemde alacaklılar her dakikamız ailemizin başına kötü bir şey geldimi korkusu bunları anlatılmaz bu acı ızdırabın tarifi yok gayretleriniziçin tekrar sağolun yasa çıkmadı yargıtay karar vermemiş olsada herkese bir umut oldunuz, bu siteden başka karşılıksız çeklerle ilgili bir kaç site daha varmış onlarıda gördüm ama kredi kartı borcunuz uygun taksitlerle ödenir tefeci reklamı altında çek mağdurları adına mücadele eden insanlarıda gördüm ve yüreğim sızladı beni tefeciler batırdı ve bu reklam altında çek mağduru çek affı yazılarını görünce yaşım 53 ve bu yaşta boğazım düğümledi bu mücadele bu kadar basitmi burda haksızlığa uğramış binlerce bi çare magdur var bunu o siteye yazdım ama yayınlamadılar yazık günah bugüne kadar bankalar avukat devlet hep bizi kullandı zaten bittik ve bitiklerden hala fayda saglayanlar var hepinize saygılarımı sunuyorum site formuna telefon nomaramı msene mail adresi yazdım arkadaşlarımla konuşmak istiyorum

Adsız dedi ki...

Hoş geldin çek mahkumu öncelikle geçmişler olsun cezaevinde çekten yatanların sayısı çokmuydu yani ne kadardı ne kadar yattın cezaevinde

çek mahkumu dedi ki...

sincan l tipi cezaevinde 542 gün yattım 2005 yasası çıkmadan önceki çeklerdi indirimli olarak 542 gün yattım çekten yatan çok şöye ben ilk cezaevine girdigimde her bizim blogda 13 kişidi çekten yatan, blog 65 kişidir çıktığım zaman 22 tane çekten olan kişi vardı on tane blog var orda çekten kaç kişi var tam olarak bilmiyorum

Adsız dedi ki...

arkadaşlar 1000 e yakın yorum okuyorum,herkes 20 gündür,şöle yapalım böyle yapalım diyor ama hep fikirde kalıyor.bakın 4-5 gün önce istanbul maltepeden bir arkadaş telefonunu yazdı,kendisini aradım biraz konuştuk konuyla ilgili ne varki tek arayan benmişim.ya burası deşarj olma yerimi arkadaşlar... ben kimseye laf atmıyorum,eminim ki zamanını burda geçiren tüm insanlar konuyla uzaktan yakından alakalı arkadaşlar. ama iş birleşmeye gelince herkes sus pus. bakın maltepeden arkadaş ve ben 2 kişiyiz şu anda. artık net ve kesin bir nokta belirleyelim ve gün belşrleyelim,tabiikii ortak zaman olsun onuda burda kararlaştıralım.mesela ilk fikir benden gelsin cumartesi akşamı iftardan sonra,moda çay bahçesi ,,, ne diyosunuz arkadaşlar???? daha uygun bir yer,yada zaman varsa İSTANBUL ORGANİZASYONU için lütfen yazalım buraya ve kararı verip yüz yüze konuşalım......BOŞ FİŞEK OLMAYALIM...inanın bana bir hareket,bir buluşma tüm şehirlerde moral yaratacak ve tetikleme etkisi yapacak.... düşünsenize 5-10 kişi cumartesi bir araya gelebildiğimizi....artık o günden sonra burada konuşulacak,yazılacak şeyler,o gün yüz yüze geldiğimizde konuştuğumuz ayrıntılar olacak ve insanlar hedi bizde diyecek eminim bunaaaaa... CUMARTESİ,MODA,İFTARDAN SONRA..... MAİL ADRESİM kerim_ozturk@hotmail.com

Adsız dedi ki...

hey gidi heyy yiğit muhtaç olmuş kuru soğana bilmem söylesem mi söylemesem mi demiş koca şair, demiş demesinede vicdansızlar duymuyor ki unutmayın bu gün bana yarın sana adalet herkeze lazım, en çok ta ne ye kahroluyorum yazar ya sayın hakimlerin arkasın da kocaman harfler le ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR. diye böyle adalet olmaz olsun, bir çek imzaladım çalıştığım yerde hayatım zindana döndü, neymiş ben sahtekarmışım sayın savcılar, şirketin faaliyetleri doğrultusunda mal alınan firmaya çek imzalamak sahtekarlıksa, asın beni şirket sahibi elini kolunu sallaya sallya gezerken ben bu dünyada cehennemi yaşıyorum, sevdiklerim beni sevenler perişan bir tek kendim olsa koymayacak da o annem babamı eşimi o halde görmek o hallere düşürmek beni her gün öldürüyor, hayatta en büyük isteğim 1 lokma aşım mutlu bir ailem bir tane dünyalar güzeli kız çocuğumun olması idi onu aldılar elimden, 2 aylık çocuğumu kürtajla aldırmak zorunda kaldım, bu acıyı bana yaşatanlara hakkımı helal etmiyorum,böyle zulüm böyle adalet olmaz olsun
Ömer

Adsız dedi ki...

arkadaşlar herkese geçmiş olsun öncelikle.benim babamda haksız yere içerde.halamın oğlunun yerine çeklere imza attı.halamın oğlu ortada yok ama babam içerde.60 yaşında babam ve hasta.umarım bu yasa çıkar.lütfen şunu unutmayın,ALLAH 'ın adalete er yada geç bulur.bütün dualarımız bir olsun.yüce rabbim yanımızda olsun.kısa zamanda yüzümüz giler inşallah.

Adsız dedi ki...

MERHABA ARKADAŞLAR SADDULAH ERGİN BAKANIMA NASIL ULAŞABİLİRİM MSN BİLEN VARSA BANA YOLLAYA BİLİRMİ SAYGILAR HERKEZİN ALLAH SABIR VERSİN

Adsız dedi ki...

sayın cek mahkumu,oncelıkle sıze gecmıs olsun dıyorum.darısı dıger lerının basına.verdıgınız bılgıler gercekten oz ve dogru.cezaevlerının durumu cok kotu.ınsanlar sıkıntıda ,kalabalık.degındıgınız dıger konuyada aynen katılıyorum.cekmagdurlarının uzerınden gecınmek onlara bazı seylerı hıssettırnmeden dayatmak ısteyen sıteler ve kısıler oldugu cok dogru.ancak bunların unuttukları bırsey var.BIZLER GERCEKTEN IFLAS ETMIS,BUNDAN DOLAYIDA HAK ARAMAYA SESIMIZI DUYURMAYA CALISAN KISILERIZ.yanı bızlerde onlara verecek para maalesef yok.bosa kurek cektıklerını anlayacaklar ama nezaman bılmem.ınsallah sayın vekıllerın dedıgı gıbı su kanun gorusulur ekımde,bu konu lehımıze kapanırda.bu cıle bıter.

ekm2510 dedi ki...

Sadullah ERGİN

Adalet Bakanı

Email : sadullahergin@akparti.org

sadullahergin@hotmail.com

sadullahergin@adalet.gov.tr

Danışmanı: 0312 4194669

0312 4194670

Adsız dedi ki...

arkadaşlar 1000 e yakın yorum okuyorum,herkes 20 gündür,şöle yapalım böyle yapalım diyor ama hep fikirde kalıyor.bakın 4-5 gün önce istanbul maltepeden bir arkadaş telefonunu yazdı,kendisini aradım biraz konuştuk konuyla ilgili ne varki tek arayan benmişim.ya burası deşarj olma yerimi arkadaşlar... ben kimseye laf atmıyorum,eminim ki zamanını burda geçiren tüm insanlar konuyla uzaktan yakından alakalı arkadaşlar. ama iş birleşmeye gelince herkes sus pus. bakın maltepeden arkadaş ve ben 2 kişiyiz şu anda. artık net ve kesin bir nokta belirleyelim ve gün belşrleyelim,tabiikii ortak zaman olsun onuda burda kararlaştıralım.mesela ilk fikir benden gelsin cumartesi akşamı iftardan sonra,moda çay bahçesi ,,, ne diyosunuz arkadaşlar???? daha uygun bir yer,yada zaman varsa İSTANBUL ORGANİZASYONU için lütfen yazalım buraya ve kararı verip yüz yüze konuşalım......BOŞ FİŞEK OLMAYALIM...inanın bana bir hareket,bir buluşma tüm şehirlerde moral yaratacak ve tetikleme etkisi yapacak.... düşünsenize 5-10 kişi cumartesi bir araya gelebildiğimizi....artık o günden sonra burada konuşulacak,yazılacak şeyler,o gün yüz yüze geldiğimizde konuştuğumuz ayrıntılar olacak ve insanlar hedi bizde diyecek eminim bunaaaaa... CUMARTESİ,MODA,İFTARDAN SONRA..... MAİL ADRESİM kerim_ozturk@hotmail.com

Adsız dedi ki...

Avukatlar görev almadı, tecavüzcüler serbest!
Yol harçlarını alamadıkları için görev almayı reddettiler

26.08.2009 09:49
Baroda görevli avukatların ‘yol harçlarını alamadıkları’ için görev almayı reddetmeleri, İstanbul Kartal ve Maltepe’deki 2 tecavüz suçlusunun serbest bırakılmasına neden oldu.

GAZETE HABERTÜRK / Turhan ARSLANOĞLU

İSTANBUL Kartal Soğanlık’ta 15 yaşındaki C.C. 7 yaşındaki M.A.B.’yi bıçak tehdidiyle boş bir binaya götürerek, iki kez tecavüz etti. Polis, tecavüzcünün daha önce de, okuduğu okulun tuvaletinde 2 çocuğa tecavüz girişiminde bulunduğunu tespit etti. Yakalanan C.C. yaşının küçük olması nedeniyle ifadesi alınmadan savcılığa çıkarıldı. Mahkeme, ifadesinin avukat nezaretinde alınması gerektiği
için İstanbul Barosu’ndan avukat talep etti. Ancak avukat gelmedi. C.C. de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

‘HAKKI KISITLANDI’

Maltepe’de de geçtiğimiz ay 21 yaşındaki M.B. kiracılarının 4 yaşındaki kızı N.A.’ya tecavüz etti. Girne Mahallesi’ndeyaşanan olayın ardından gözaltına alınan M.B. adliyeye çıkartıldı. Ancak M.B.’nin duruşmasına da avukat gelmedi. Tecavüzcü M.B. ‘savunma hakkı kısıtlandığı için’ serbest bırakıldı.

Adsız dedi ki...

AVUKATLARIN İŞİ ÇEK VE İCRA KİM UĞRAŞIR TECAVÜZLE

Adsız dedi ki...

"""Her türlü kredi kartı borcunuz 20dk. içinde sorunsuz bir şekilde kapatılır.""" tefeciler yüzünden bu duruma gelmiş çek mağdurlarının bazı sitelerde bu reklamlar altında yorumlarını görmek hem hüzünlü hemde çok düşündürücü.Allah herkese kolay versin diyorum

Cuneyt dedi ki...

Bahtsız rumuzuyla yazan arkadaşım
site iletişim formu yada seyhul_islam@hotmail.com adresi ile benimle irtibat kurabilirmisiniz..

Adsız dedi ki...

SLMLAR EKİM AYINA SAYILI GÜNLERİMİZ KALDI.LÜTFEN MİLLETVEKİLLERİMİZE DERTLERİMİZİ ANLATAN FAXLAR MAİLLER VE MESAJLAR GÖNDERELİM.VEKİLLERİN İLETİŞİM BİLGİLERİ ÜST TARAFTA MEVCUTTUR. DUYARLI OLALIM.

Adsız dedi ki...

evet arkadaşlar vekillerimizi boş bırakmayalım .. ben şimdi fax çekmeye başlıyorum.. öncelikle şuanda sitemizde büyük yer işgal eden ayşenur hanıma ,ali babacana ve mehmet şimşek e göndericem

Adsız dedi ki...

bu işi bitirmeleri lazım bir şekilde bitmeli... ne olur ayşenur hanım sesimiz olun bizleri kurtarın..!!!!

Adsız dedi ki...

''' SABRINIZ ÖLÇÜLÜPTE,SINANMADAN CENNETE GİREBİLECEĞİNİZİ Mİ SANDINIZ'''

Adsız dedi ki...

SN AYŞENUR HANIM, ÇOLUK ÇOCUK ORTADA KALDIK. YALVARIYORUZ SİZE EŞİMİ GERİ VERİN BANA. SÜT ALMAYA DURURUMUZ YOK. ÇALIŞIYORUM VE 600 LİRA MAAŞ ALIYORUM.500 LİRA KİRA VERİYORUM.2 ÇOCUKLA NE YENİR NE İÇİLİR.

KOCAM ÇEKLERİNİ ÖDEYEMEDİ DİYE CEZAEVİNE GİRDİ 3 YIL CEZA ALDI. BİZLERE REVAMI BU. BORCU YÜZÜNDEN NASIL BİR CEZADIR Kİ BU HAPSE DÜŞÜYOR.. KURTARIN BİZLERİ

RİZELİ AYTEN

Adsız dedi ki...

ayşenur hanım teminat olarka verilen özgürlüğümüz bu kadar değersiz olmamalı. hapisten korkupta çek ödenmez.eğer hapsten korkupta çekimizi ödeyeceksek idam cezası daha caydırıcı olur.. lütfen bu söylemlerimi dikkat alın

Adsız dedi ki...

HÜKÜMETİMİZDEN VE AYŞENUR HANIMDAN ÇEK KANUNU İLE ALAKALI AF DEĞİL,HAKKIMIZI İSTİYORUM.. BORCA HAPİS CEZASININ ANAYASAYA AYKIRILIK MADDESİNİ ORAYA BİZ KOYMADIK..SİZ KOYDUNUZ. LÜTFEN ANAYASAYI ÇİĞNEMEYİNİZ

Adsız dedi ki...

ne olur sesimizi duyun lütfen.ayşenur hanım canımsınız..canlarımızı bize geri verin

Adsız dedi ki...

cinayet işlediysek,gasp yaptıysak, hırsızlık yaptıysak,devlet malını yediysek,rüşvet aldıysak,dolandırıcılık yaptıysak CEZAMIZA RAZIYIZ.. 5 DEĞİL 50 YIL YATARIZ..

AMA BORCUMUZU ÖDEYEMEDİĞİMİZDEN DOLAYI 5 YIL YATMAK İNSAN ONURU DAHİL HERŞEYE AYKIRIDIR..!!!!

Adsız dedi ki...

SAYIN VEKİLİM,eşim cezaevinde.... çeklerini ödeyememiş. bizimde haberimiz olmadan gece yarısı aldılar evden.. sorgusuz sualsizce götürdüler. ziyaretine gittiğimde 5 yıl ceza almış.. cezaevi savcısına dedim ki cinayet mi işlemiş?
hayır dedi çek kesmiş..

benim ülkemde çek kesmenin cezası 5 yıl mıdır? yasalarımızı yapanlar bu kadar gaddarmıdır?

Adsız dedi ki...

Erken seçim olmazsa 2010 da seçim yok. Milletvekili seçimleri
4 yılda bir yapılır. Son seçim 22 temmuz 2007 olduğuna göre kanunen 22 temmuz 2011 de genel seçim yapılacak.

Adsız dedi ki...

ayşenur hanım, pişman olarak devlete teslim molan bir terörist , askere kurlun sıkmışsa cezasından yarı oranda indirim yapılıyor; hiçbir suça karışmamışsa da direk serbest bırakılmasına karar veriliyor.

biz esnaf,askere silah çekmedik.. 5 yıl ceza alıyoruz. bu çek yasası kimlerin yasasıdır ,kimlere hizmet etmektedir bilmek istiyoruz..

EDİP GÜRKAN/İST

Adsız dedi ki...

AYŞENUR HANIM BU FERYATLAR ASLA BİTMEYECEK ASLA BİTMEYECEK ASLA BİTMEYECEK..

RİZELİ AYTEN

Adsız dedi ki...

bizi asın biz çek kestik.. çekimizi ödeyemiyoruz. hapse atacağınıza bizi asın

nurullah birim

Adsız dedi ki...

siteyi yeni gördüm. kuran arkadaşlardan allah razı olsun.
ayşenur hanıma bir msjım var burdan... eşim içerdeyken borcumu başbakan ödesin lütfen..

ilkay

Adsız dedi ki...

AKP’nin İstanbul Milletvekili adayı Ayşenur Bahçekapılı, mecliste sivil ve demokratik bir Anayasa hazırlanması için çalışacağını söyledi. Bahçekapılı, F Tipi Cezaevlerinde yaşanan sorunlara da tanık olduğunu belirterek, bu sorunun çözülmesi için demokrat bir kimlikle mücadele edeceğini ifade etti.

ANKA (ANKA)- AKP’den İstanbul 2′inci bölge milletvekili adayı, Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi Ayşenur Bahçekapılı, Anayasa’yı 12 Eylül felsefesi üzerine kurulmuş bir anayasa olarak nitelendirerek, milletvekili seçilmesi halinde sivil ve demokratik bir anayasa hazırlanması için çalışacağını söyledi.
İstanbul’da seçim çalışmalarına devam eden Bahçekapılı, ANKA’nın sorularını yanıtladı. Yoğun bir seçim kampanyası içinde olduklarını belirten Bahçekapılı, çalışmalarda şu ana kadar her şeyin iyi gittiğini söyledi.
Hukukçu kimliği olduğunu ve 30 yıldır İstanbul’da avukatlık yaptığını ifade eden Bahçekapılı, Türkiye’nin bu anlamda yaşadığı sıkıntıları iyi bildiğini kaydetti. Bahçekapılı, demokrat kimliğiyle mecliste yer alacağını belirterek, ‘Benim sorunum öncelikle sivil ve demokratik açılımı sağlayan bir Anayasa değişikliğidir. 12 Eylül felsefesi üzerine kurulmuş olan bir Anayasa’nın Türkiye’nin demokrasi anlamında bir açılım getireceğine inanmıyorum. Bu çerçeve içinde baktığınız zaman elbette yasal düzenlemelerin özgürlükçü hukuktan yapılmasından yanayım. Birikimlerimi bu konuda katkı bulunmaya çalışacağım. Türkiye’nin demokrasiye ihtiyacı var’ dedi. Bahçekapılı, Anayasa değişikliklerinin ancak toplumsal mutabakatla, görüşmelerle ve tartışmalarla sağlanabileceğini söyleyerek, bu konuda çalışacak bir ekip içinde yer alma isteğini de belirtti.

F TİPLERİNİN SORUNLARINA TANIK OLDUM

Ayşenur Bahçekapılı, F Tipi cezaevlerinde yaşanan sorunlara tanık olduğunu belirterek, ‘Demokrat bir kimlikle bu sorunlara çözüm bulmak için var olacağız. Benim amacım özgürlükçü hukuktan ve demokrasiden yana olmaktır’ şeklinde

Adsız dedi ki...

Bahçekapılı ismi, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın geçen ay kendisine AK Parti rozeti takmasından bu yana tartışılıyor. Ayşenur Hanım ise AK Parti'de siyaset yapma kararının gerekçesini şöyle özetliyor: "Toplumdaki kamplaşma ve cepheleşmeye karşı burada mücadele edebileceğime inandım. AK Parti'nin, sol kimliğimi bilerek adaylık teklifi yapması, bana uzlaşma isteklerinde samimi olduklarını gösterdi." Bahçekapılı'nın siyasi tercihi ile çevresindeki sol düşünceli birçok kişi kendini sorgulamaya başlamış. Bunu şöyle açıklıyor: "Benim adaylığımla farklı siyasi düşüncede olanlar, özellikle akrabalarım için -ki bizim akrabaların çok geniş bir skalası var-, kendilerini sorgulamaya aldı. Sosyolojik bir şey yaşandı. Ve düşünmeye başladılar. Gerçekten bir kısmının oylarının rengini değiştireceğine inanıyorum. Bunu söylüyorlar." Adaylık sürecinde yakın çevresinden destek aldığını, sol kimlikteki arkadaşlarının da çatışma ve toplumsal yarılmadan rahatsız olduğunu aktaran Bahçekapılı, "Benim ailem sol kimliklidir. Hâlâ o düşüncededir. Ama bu kimliklerine rağmen beni desteklediler. Çünkü hepimiz Türkiye'de yaşıyoruz, bu ülkenin vatandaşıyız. Görüyorsunuz her gün şehitler veriliyor. Bu korkuyla birlikte kamplaşmanın getireceği zararlardan ailem rahatsız. Bu durumda kimliklerini koruyarak bana destek oldular. Bunu önemsiyorum." diye konuştu.

Bahçekapılı, en son 301. maddeden yapılan yargılamalara karşı çıkmak için sanık yazarların avukatı olarak davalara katıldı. Suikasta kurban giden Hrant Dink'e destek için ÇHD'den avukatlarla Şişli Adliyesi'ndeki duruşmaya geldi. Ancak ÇHD, Bahçekapılı'nın AK Parti'den aday olmasını eleştiriyor. Derneğin İstanbul Şubesi, Bahçekapılı'nın üyeliğinin incelemeye alındığını, derneğe zarar verdiği kanaatine varılırsa gerekli işlemlerin yapılacağını açıkladı. Buna karşın Ayşenur Hanım 6. sıradan aday olduğu İstanbul 2. Bölge'de seçim çalışmalarına başladı. Geçen cumartesi sahaya inen Bahçekapılı, Şişli ve Fatih'te esnaf ve dernekleri ziyaret ediyor. Gördüğü ilgiden memnun. Vatandaştan şu ana kadar olumsuz tepki almadığını belirtiyor. Ancak kamuoyunda 'AK Parti'nin vitrini' olarak anılmaktan rahatsız. Bunu kabul etmediğini kaydeden Bahçekapılı, "Kimliğimi koruyarak AK Parti'nin içindeyim." diyor.

Deniz Aydın

Adsız dedi ki...

Ayşe Nur Bahçekapılı (1954 - .... )

Ayşe Nur Bahçekapılı, 26 Kasım 1954'te Trabzon Maçka'da doğdu. Babasının adı Hasan Şefik, annesinin adı Şahsene'dir. Avukat; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Serbest avukat olarak çalıştı.

İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri olarak görev yaptı. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği görevinde bulundu. Sosyal Demokrat Hareket Platformu'nda Kadın-Eğitim- Hukuk atölyelerinin İstanbul sorumlusu olarak çalıştı.


Orta düzeyde İngilizce bilen Bahçekapılı, bekârdır. 22 Temmuz 2007 Genel seçimlerinde AKP'den İstanbul milletvekili seçilmiştir.

Adsız dedi ki...

İstanbul Barosu eski Başkanı Yücel Sayman'ın, Hrant Dink'in yargılandığı davada müdahil avukatlara "Alçak herif" dediği iddiasıyla yargılandığı davada ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk ve AK Parti İstanbul Milletvekili Ayşenur Bahçekapılı tanık olarak dinlendi. Duruşmayı 50 yakın avukat izlerken, Uras, "Bu davaların açığa çıkarılmasıyla Türkiye'de temiz siyaset ve demokrasiden yana önemli bir kazanım sağlanacaktır" dedi.
İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanık Yücel Sayman ve müşteki avukat Murat İnan katıldı. Mahkeme heyeti, avukat Kemal Kerinçsiz'in suçtan zarar görmesi nedeniyle şikayetçi olarak duruşmaya katılmasına karar vermesi üzerine Kerinçsiz'in avukatları duruşmada hazır bulundu. Tanık olarak dinlenen Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, Hrant Dink'in yakın arkadaşı olduğunu belirterek, "Duruşmayı izlemeye gittim. Mahkeme salonunda içerdeydim.
Duruşma salonunda gerek mahkeme heyeti gerek Aydın Engin ve Hrant Dink'e yönelik saldırgan tutumu, mahkeme sonrası da Hrant Dink ile paylaştım. Yücel Sayman'ın 'alçak herifler' ifadesi oradaki ortama ve saldırgan tutuma ilişkindi. Yücel Saymanın bu sözleri üzerine karşı tarafın 'demek ki bizi kastettiler' gibi bir muhakemenin kabul edilebilir olduğunu düşünemiyorum. Olayın öznelerinin kim olduğu Ergenekon davasının sonucunda ortaya çıkacaktır" diye konuştu.


Tanık Ayşenur Bahçekapılı olay günü duruşmaya gittiğini belirterek, "Duruşma salonunun önü kalabalıktı. Duruşma salonuna girdim. Dışarıdan gürültüler geliyordu. Kapıyı açtığımda kapının önünde Hrant Dink'in yüzüne tükürüyorlardı ve hakaret ediyorlardı. Kolundan tutup içeriye aldım. Bu arada dışarıda yine sesler gelince kapıyı açtım Yücel Sayman'a 'vatan haini
bu davayı nasıl aldınız' gibi laflar söylüyorlardı. Daha sonra Yücel Sayman ve eşini içeri aldık, duruşma başladı" şeklinde konuştu. Daha sonra sanıkların sorgusu yapılmak istendiğini anlatan tanık Bahçekapılı, "İçeriye çok sayıda insan girdi. Sanığa hakaret ediliyordu ve konuşması engelleniyordu.

Müdahale talebi reddedilince müşteki Kemal Kerinçsiz, mahkeme heyetine dönerek, 'Sizin fetret devriniz bitmiştir. Türk milleti adına sizi izliyoruz' dedi ve sanığa 'Seni de izliyoruz' dedi. Yücel Sayman 'alçak herifler' sözünü somut bir kişiye söylemedi. Zaten herkes her şeyi söylüyordu" ifadelerini kullandı. Avukat Levent Temiz'in tanık olarak dinlenmesine karar veren mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Duruşma sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ufuk Uras, "Hrant Dink davası, gerek Orhan Pamuk davaları tipik Ergenokon provokasyonlarıydı. Bütün bunların ortaya çıkarılmasıyla memlekette demokrasinin kurumsallaşacağına inanıyorum. Yücel Sayman'ın tanığı olarak geldim.

Çünkü mahkemedeki provokasyonun, dehşetin birinci derecede tanığıydım" dedi. Uras, gazetecilerin sorularını yanıtlarken Kemal Kerinçsiz'in avukatı Mehmet Demirlek araya girdi ve "Kemal Kerinçsiz bu davadan beraat ederse milletvekilliğinden istifa edecek misin o zaman?'' diye sordu. Bu meselelerin, bu davaların açığa çıkarılmasıyla Türkiye'de temiz siyaset ve demokrasiden yana önemli bir kazanım sağlanacağını anlatan Uras, "Bunların üzerine gidersek bu memleket nefes alır. Türkiye'nin aydınlık yüzü var. Çetecilerden, tetikçilerden oluşmuyor. Bu ülkede demokrasiyi savunan, hukukun üstünlüğüne inanlar da var. Türkiye'nin geleceğini bu irade belirleyecek" diye konuştu.

Ayşenur Bahçekapılı ise "Hrant Dink'in yargılandığı davada tanık olarak dinlendim. Bütün olup biteni yaşadıklarımı duyduklarımı anlattım" diye konuştu.

Adsız dedi ki...

Mowepick Oteldeki toplantıda o kadar ayrıntı vardı ki. Onlardan biri de Devlet Bakanı
Faruk Özak’ın CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi için kullandığı ifadeler. Açılış konuşmasında katılımcıları arz eden Bakan Özak, Akif Hamzaçebi için, “Değerli vekilimiz, üstadımız” ifadelerini kullandı.


Bu sunum herkesin hoşuna gitti. Trabzon’a hizmetin partisi olmamalı. Bakan Özak’ın organize ettiği toplantıda Trabzon milletvekilleri Prof. Dr. Cevdet Erdöl ve Akif Hamzaçebi dışında İstanbul milletvekili ama bir Trabzonlu hanımefendi Ayşenur Bahçekapılı da vardı. İstanbul’da Trabzon dernekleri içinde bulunmuş eski bir sivil toplum lideri Ayşenur Hanım. İstanbul’daki Trabzon kamuoyu Ayşenur Bahçekapılı’yı göz ardı etmesin

Erkan dedi ki...

Ya 104 nolu mesajı yazan arkadaş Ne alaka..Mevzuyla ne ilgisi var.Şakamı yapıyosun.Snırım yanlış sitedesin.

Erkan dedi ki...

Bir anda Bahçekapılının propaganda alanını döndü blog.Allah başarılarının devamını artırsında bizim derdimiz şu anda bahçekapılının başarı hikayesi değilki.

Erkan dedi ki...

Sadece bizi anlayıp yardımcı olabilirse olmasını istiyoruz.Bu kadar basit.Bir sürü emek harcayıp yazmışsın uzun uzun.Keşke bu enerjini burada birumut bekleyen insanlara yardımcı olmak adına Bahçekapılıya seslenip yardımcı olmasını söylemekle harcasaydın..

Adsız dedi ki...

DOSTLARIM;
BU GÜN ANKARADAYDIM. ÖNEMLİ ZİYARETLERİM OLDU. YARIN İSTANBULDA OLACAĞIM. 3 GÜN MÜDDETLE İSTANBULDA ÇALIŞACAĞIM. ÖNEMLİ RANDEVULARIM VAR. ÇOĞU BASINLA.
SİZLERDEN ŞUNU DİLİYORUM. LÜTFEN BİREYSEL HAREKETLERİ BIRAKIN. KİŞİSEL DAVRANMAYIN. HEPİMİZİN KURTULUŞU TOPLU HAREKETE BAĞLI. BEN YENİ TASLAĞI BİLİYORUM. TCK 21 BAZ ALINARAK HAZIRLANDI. BANKALARA ÇOK SORUMLULUKLAR GELİYOR. AYRICA BANKALAR DA ARTIK CEZA ALACAK. SUÇ KASTA GÖRE VASIFLANACAK. FİNANS SEKTÖRÜ HALA DİRENİYOR. VE BİZİM DİRENCİMİZİ YIKMAYA ÇALIŞIYORLAR. HER ŞEY BİZİM ELİMİZDE. HAZIR OLAN BU TASLAĞIN BİR AN ÖNCE ÇIKMASI İÇİN 110 MİLLET VEKİLİ GEREKİYOR. BİRLİKTE BUNU BAŞARIR BAYRAMI SEVDİKLERİMİZLE GEÇİRİRİZ. BU İŞ BİRLİKTELİĞE BAĞLI. LÜTFEN BU ANDAN İTİBAREN KİŞİSEL DAVRANMAYI BIRAKIN. BAŞARI ELDE EDİLDİĞİNDE ANONİM OLACAKTIR. YANİ KİMSEYE AİT OLMAYACAKTIR. BEN OĞLUM İÇİN MÜCADELE EDİYORUM. BU GÜN BİR KERE DAHA GÖRDÜM Kİ BAŞARI HEP BİRLİKTELİKTE. BU YÜZDEN ARTIK SADECE BU BLOGTA YAZACAK VE MAĞDURLARI TEK BAYRAK ALTINA TOPLAYACAĞIM. BAYRAKTARIM HER ZAMANKİ GİBİ JENARDİ DİR. BLOG ADMİNİ CÜNEYT BEY VE GÜL HANIM BANA HEDEF BELİRLİYOR. SİZLER MAİL GÖNDERİRKEN MAİLLERİN ALTINA ÇEK MAĞDURLARI BİRLEŞİM BAŞKANLIĞI SÖZCÜSÜ DİYE YAZIN. BİRLEŞİM İSMİNİ MUTLAKA ÖN PLANDA TUTALIM.
ŞİMDİ HEDEFİNİZ BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANI VE BANKALAR BİRLİĞİ BAŞKANI. TEK TAVSİYEM DÜŞÜNÜN VE ÖYLE HÜKÜM KURUN. İNANÇSIZLIĞI VE KURUNTULARI ATIN. ZAFERE İNANIN. EKİM BAŞI MUTLAK ZAFER. HEDEF BU TARİHİ ÖNE ALMAK.
DİĞER BLOGLARDA GÖRÜYORUM. YASA İSTENEN GİBİ OLMAYACAK DENİYOR. HAYIR BÖYLE BİR ŞEY YOK. ONLAR BENİM VE SİZİN KARŞINIZDA REZİL OLACAK. LÜTFEN BANA İNANIN. KENDİ OĞLUM İÇERDEYKEN KENDİ KENDİME NASIL YALAN SÖYLERİM. ÖNCE DÜŞÜNÜN. YAZILANLARI İYİ OKUYUN. BAKANIN SÖZLERİNİ DÜŞÜNEREK YORUMLAYIN. MESELA 5838 YLBAŞINA KADAR. YANİ YENİ YASA ÇIKMAZSA ÇEK KARNESİ YOK. YENİ YASA ESKİSİ GİBİ ÇIKMAYACAK. ÇÜNKÜ AVRUPA BİRLİĞİ UYUM ÇERÇEVESİNDE TCK 21 MUTLAK GÖZETİLMEK ZORUNDA. BU DURUM TCK 2005 YILINDA YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ TARİHTEN BU YANA BEKLENEN BİR DURUM. ARTIK SON. EKİM MUTLAKA VE TAM HEDEF MERAK ETMEYİN.
DEDİKLERİMİ İYİ OKUYUN VE UYGULAYIN. HEP BİRLİKTE EL ELE OMUZ OMUZA. TEK BAYRAK TEK YÜREK. TEK HEDEF.
BURHAN İŞCAN

Adsız dedi ki...

19 AĞUSTOSTA YAZAN "BAHTSIZ" NİCK Lİ BAYAN ARKADAŞ BAHTINIZ AÇILACAK LÜTFEN BANA YARDIM EDİN MEDYA KONUSUNDA SİZE İHTİYACIM VAR. BANA ULAŞIN. 0 537 3704830
BURHAN İŞCAN

Adsız dedi ki...

19 AĞUSTOSTA YAZAN "BAHTSIZ" NİCK Lİ BAYAN ARKADAŞ BAHTINIZ AÇILACAK LÜTFEN BANA YARDIM EDİN MEDYA KONUSUNDA SİZE İHTİYACIM VAR. BANA ULAŞIN. 0 537 3704830
BURHAN İŞCAN

Adsız dedi ki...

19 AĞUSTOSTA YAZAN "BAHTSIZ" NİCK Lİ BAYAN ARKADAŞ BAHTINIZ AÇILACAK LÜTFEN BANA YARDIM EDİN MEDYA KONUSUNDA SİZE İHTİYACIM VAR. BANA ULAŞIN. 0 537 3704830
BURHAN İŞCAN

Adsız dedi ki...

Değerli arkadaşlar; görüyorum, okuyorum ve anlıyorumki, yine toparlanmaya başlamışız. Mutlak ki; bu iyiye işarettir. Hep beraber; birbirimizi izleyerek, yapılması gereken şeyleri yaparak, lider saydığımız arkadaşların önerilerini kulak ardı etmeyerek, haklı olduğumuz davamızda en iyi sonuçlara ulaşacağımızı umut ediyorum. Tanrımızın izniyle; hepimiz için özgür günler çok yakında. Tanrımın; bana bahşettiği yürek sesi bunları söyletiyor. Lakin; çaba göstererek, emek harcayarak, maddi ve manevi bakımdan olmayan imkanlarımızı, sonuna kadar kullanarak. Tüm emeği geçenlere; geçecek olanlara saygılarımla. Hasan(Barışçı)-Mersin.

Adsız dedi ki...

EKİMDEN ÖNCE MECLİSİN AÇILMA İHTİMALİ HİÇ YOK.O ZAMANA KADAR MAİL ATMAYA DEVAM.

Adsız dedi ki...

UZUN SUREDIR KENDI SAHSI ISLERIM DOLAYISIYLA INTERNETE FAZLA GIRIP BAKAMIYORUM
VAKIT BULURSAM BENDE HERKES GIBI MAILLERE DEVAM EDIYORUM
HER ATILAN MAIL BIZIM LEHIMIZE BUNU UNUTMAYALIM
EKIME KADAR HERKES ELINDEN GELDIGINCE BU DAVAYA DESTEK OLSUN

GOKHAN USTA

Adsız dedi ki...

Kilim gibi dokumada mutsuzluğu
Gidip gelen kara kuşlar havada
Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden
Tabanında depremi kara güllelerin
Duymuyor musun

Kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek böyle atardamar
Atmaz olsun
Ses ol ışık ol yumruk ol
Karayeller başına indirmeden çatını
Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
Alıp götürmeden büyük denizlere
Çabuk ol

Tam çağı ise başlamanın doğan günle
Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
Her satırında buram alın teri
Her sayfası günlük güneşlik
Utanma suçun tümü senin değil
Yırt otuzunda aldığın diplomayı
Alfabelik çocuk ol
Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
Tel örgüler çevirmiş yöreni
Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
Benden geçti mi demek istiyorsun
Aç iki kolunu iki yanına
Korkuluk ol

Rıfat Ilgaz

(lutfen bu siiri icten okuyun GOKHAN USTA)

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR DÜN AKŞAM YİĞİT BULUT UN SANSÜRSÜZ PROGRAMINDA AÇIKLADILAR MECLİSTEN GEÇEN KANUN GEREĞİ SEÇİM SENESİNİN KASIM AYINDA SEÇİM YAPILIR.2011 TEMMUZDA SEÇİM SÜRESİ DOLACAĞI İÇİN VE KASIM AYI TEMMUZDAN SONRA OLDUĞU İÇİN MECBUREN 2010 KASIM AYINDA YAPILACAK.

Adsız dedi ki...

mücadeleye devam

Adsız dedi ki...

arkadaşa katılıyorum mücadeleye devam birlik olalım biz terörist deiliz

Adsız dedi ki...

.

Adsız dedi ki...

HALUK LEVENT


1997`de karşılıksız çek nedeniyle tutuklandı. Metris`te 9 ay hapis yattı.

Adsız dedi ki...

SANATÇILARDAN MEDYATİK KİŞİLERDEN BİZİM DURUMUMUZDA OLANLARI BİLEN VARSA BELKİ SES GETİRİRR MAGAZİNSEL OLUR

Adsız dedi ki...

Dünya iki aya tepe taklak olabilir

Gelen iyi veriler ve yükselen piyasalar karşısında uzmanlar uyardı.
Uzmanlar arka arkaya gelen iyi veriler ardından gelebilecek bir kötü verinin dünyayı tepe taklak edebileceği uyarısında bulundu. Pinner Park yatırım analisti Alan Capper, konu ile ilgili olarak, piyasalardaki rallinin gelen iyi haberlerle destek bulduğunu belirtti. Piyasaların son dönem hareketi ile ilgili endişeleri olduğunu kaydeden Capper, ciddi bir düzletme hareketinin gelmesi gerektiğini belirtti. Capper piyasaların bu denli iyi habere alışmış olmasının tehlikeli olduğunu gelecek tek kötü haber ile piyasaların takla atabileceğini belirtti.
Ayrıca uzmanlar gelen verilerin daha uzun süreli takip edilmesi gerektiğini de aktardı. Oxford Üniversitesinden Linda Yueh yaptığı açıklamada, “ABD’deki tüketici harcamaları her ne kadar ayağa kalkmış gibi görünse piyasalarda ikinci bir dip beklentisi olduğu unutulmamalı. Bankalarda yaşana sıkıntılar sadece toksik varlık kaynaklı değil, aynı zamanda konut kredilerinde ve kredi kartların da da büyük problemler yaşanabilir” dedi.

Adsız dedi ki...

Adana Ticaret Odası Başkanı Şaban Baş, adı konulmayan krizin piyasaları vurduğunu ifade ederken, karşılıksız çek ve senetlerdeki artışa paralel olarak, iflâsların ve kapanan şirket sayısının arttığını ifade etti. Piyasalarda adeta yaprak kımıldamadığını kaydeden Baş, tedbir alınmaması halinde yaşanan olumsuzlukların daha da derinleşeceğini bildirdi.

Baş, yazılı açıklamasında, Türkiye genelindeki olumsuz ekonomik gelişmelerden, Adana’nın da fazlasıyla etkilendiğini belirterek, karşılıksız çek ve senetlerdeki artışa paralel olarak, iflaslar ve kapanan şirket sayısının arttığını ifade etti. Piyasalarda adeta yaprak kımıldamadığını ve adı konulamayan bir kriz ortamı yaşandığını iddia eden Baş, ‘’Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Kemal Derviş’in, İngiliz Financial Times gazetesine yaptığı, Türkiye’nin yeniden enflasyon tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğuna ilişkin açıklaması son derece iyi tahlil edilerek, soruna şimdiden çözüm aranması gerekli’’ ifadelerine yer verdi. Baş, şöyle devam etti: ‘’Türk ekonomisinin son yıllardaki istikrar eğiliminde Derviş’in yürüttüğü politikalar önemli. Önümüzdeki döneme ilişkin son derece vahim gelişmelere işaret eden bu açıklamanın kaygısını yaşıyoruz. Yapılan araştırmalara ve istatistiksel verilere göre, Türkiye’de 2008’in ilk üç ayında kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı, 2006 yılının tüm aylarında borcunu ödeyemeyenleri geride bıraktı. Yılın ilk dört ayında 16 bin dolayında şirketin kapanması reel sektörün adeta can çekiştiğini ortaya koyuyor. Adana’daki veriler ise yaşanan olumsuzluğun, Türkiye ortalamasının bile üzerinde olduğunu gösteriyor. Dört aylık periyotta, 957 şirket açılmış, buna karşılık bin 203 şirket kapanmış. Bu son derece olumsuz tablo, istihdama da aynen yansıyor. Bu veriler, yüzde 19,7 ile Türkiye’nin işsizlik şampiyonu konumundaki Adana’nın yükünü daha da arttırıyor.’’ Sektörsel ya da bölgesel teşvik uygulamasının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini kaydeden Baş, aksi halde yaşanan olumsuzlukların daha da derinleşeceğini kaydetti.

Adsız dedi ki...

Küresel ekonomik kriz, Türkiye'de faaliyet gösteren büyük ve küçük ölçekli işletmeleri de olumsuz etkiledi. İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 'Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Kuruluşu'na yönelik açıkladığı rapora göre, 1.000 büyük sanayi kuruluşunun Türkiye ekonomisindeki ağırlığı 2007'den 2008'e 0,8 puan azaldı. Ayrıca ikinci 500 kapsamındaki özel sanayi kuruluşlarında 2007 yılında sabit fiyatlarla yüzde 29,4 oranında artan vergi öncesi dönem kârı 2008'de yüzde 26,5 küçüldü. Geçen yıl vergi öncesi dönem zararında ise önemli artış gözlendi. 2007'de liste genelinde dönem zararı yüzde 32,3 küçülürken, geçen yıl yüzde 150,4 artış gösterdi. Oda Başkanı Tanıl Küçük'ün sahibi olduğu Elit Çikolata ve Şekerleme Sanayi, ilk kez 388. sıradan listeye girmeyi başardı. Raporu açıklayan Tanıl Küçük, "2009'un ikinci çeyreğinde sanayi üretimi ve ekonomi genelinde dipten çıkış yönünde işaretler başladı. Ancak önlemler alınmazsa 2008'i mumla ararız." dedi.

Adsız dedi ki...

Ekonomik krizin, Kürt açılımıyla başlayan sert tartışmaların gölgesinde kalması iş dünyası ve piyasalarda kaygı ile izleniyor.
Ekonomide toparlanma sinyalleri geliyor olsa da yabancı yatırım uzmanları, krizin bittiğini söylemek için erken olduğu ve daha yapılması gereken çok şey bulunduğunu belirtiyor. Analistler, "Kriz bitti demeyin, önlemler sürmezse zor günler geri gelebilir" uyarısı yapıyor.
Avrupa merkezli yatırım analistler, hükümetin atması gereken adımlar olmasına karşın ekonominin performansının esas olarak dış etkenlere bağlı olduğu noktasında birleşiyor.
Uzmanlar, şu anda IMF ile bir anlaşma yapılmasına gerek yokmuş gibi görünse de, dışarıda meydana gelebilecek bir bozulmanın Türkiye'yi IMF’nin kapısını çalmaya zorlayabileceğini ifade ediyor.
İŞTE UZMANLARIN GÖRÜŞLERİ
RBS Gelişmekte Olan Piyasalar Stratejisti Tim Ash, Türkiye için iki büyük risk unsuru olduğunu söylüyor. “Birincisi, global piyasalarda yeniden bir riskten kaçınma hareketinin etkili olması, ikincisi de dış talepte beklenen canlanmanın görülmemesi ihtimali” diyor.
Ash, "Krizin bittiğini söylemek için çok erken” derken, buradaki ana unsurun, “dünya çapında tüketimin canlanması ve yatırımların artması" olduğunu söylüyor.
Credit Agricole Cheuvreux'nun araştırma direktörü Simon Quijano-Evans da borsanın hem dış etkenler hem de faiz indirimleriyle son dönemde güçlü bir performans gösterdiğine dikkat çekiyor.
Evans, "Bundan sonra dış piyasaların desteği olmadan borsada bu kadar güçlü yükselişler yaşanması zor. Bunun tek istisnası daha faiz indirimlerinin yapılması" diyor.
Yabancı analistler, liranın mevcut koşullar altında biraz daha yükseleceğini ancak dış piyasalarda bir bozulma olması durumunda ise bu kez doların değer kazanacağını söylüyorlar.
Ash, “Dünyanın geri kalanı gibi Türkiye de yaz dönemi rehavetinden etkileniyor. Ancak bu rehavetin geçmesinin ardından piyasa oyuncularının dolarda yeniden 1.50 TL seviyesinin altını test etmeye çalışacağını düşünüyorum” diyor.
VERGİ TEHLİKESİ
Ash, dünyada hükümetlerin çok yüklü kurtarma planlarını devreye sokmaları nedeniyle bunun maliyetini karşılamak için vergileri artırmak zorunda kalabilecekleri ve bunun da yatırımlarla talebi olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.
TÜRKİYE BİR ADIM ÖNDE
Evans’a göre, Türkiye yaptığı reformlarla bölgesindeki diğer ülkelerin bir adım önünde. Evans, "Piyasada toparlanmanın bir sonraki adımı hükümetin mali disiplin ve IMF tarafında doğru adımları atmasına bağlı" diye konuşuyor.
Yılın son çeyreğinde ekonominin yeniden büyümeye başlamasını bekleniyor. Ancak yine de birçok uluslararası kuruluşa göre 2009 yılında yüzde 5'in üzerinde yani 2001 krizinden de yüksek bir küçülme görülmesi şaşırtıcı olmayacak.
BÜTÇE AÇIĞI RİSK
Krizden çıkmak için hükümetin açıkladığı teşvik paketleri ve bozulan dış koşullara bağlı olarak, bütçe açığının da yılın ilk altı ayında 23.2 milyar liraya yükseldiğine dikkat çeken analistler, Türkiye'nin şu aşamada olumlu havanın etkisiyle bu açığını finanse etmekte zorlanmadığını ancak olası bir çalkantı durumunda dış finansman kaynaklarında sorunlar yaşayabileceği uyarısı yapıyor.

surya dedi ki...

Sayın Ayşenur hanım,cezaevleri tıklım tıklım dolu.ziyaretçi sayısının en fazla olduğu gün de bugünmüş [e tipi için]infaz memurlarını söylemlerine göre çekçilerin görüşü kalablık oluyormuş.Çoluk çocuk,kundaktaki bebekle gelmişler c.evine günlüğü 100 tlden yatan babalarını ziyarete.HERKESİN AĞZINDA AYNI SÖZ HEM İŞİMİZDEN OLDUK HEM BABAMIZDAN buraya sigara parası getireceğimize babamız dışarda olsa çalışsa kendi sigara parasını karşılasa hemde borcumuzu ödesek olmazmıydı diyorlar.Borç duruyor,biz parasız bide buraya para lazım.Bu devlet baba bizi ne zaman görecek diyorlar.PKK kadar değerimiz yok diyorlar.Ellerimiz kırılsaydıda AKP partiye oy vermeseydik bi yasayı çıkartamadılar diyorlar.İnsanlar isyan eder olmuş dayanacak güçleri kalmamış .Para için yatıyor insanlar,kanunlarda yeri olmayan ,ancak çalışılırsa,para kazanılırsa ödenebilecek bir borç ...sizlerden yardım bekliyoruz, lütfen bu insanlık ayıbına bir son verin Saygılar Surya

Adsız dedi ki...

burhan bey mail adresinizi verirseniz turgut beyin cep nosunu yollıyım.saygılar

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR HADİ PARMAKLAR TUŞLARA!!! YOĞUN BİR ŞEKİLDE MAİLLERE DEVAM.....BU ARADA SMS LERİDE UNUTMAYALIM

Cuneyt dedi ki...

Burhan İşcanın Mail adresi
burhaniscan@hotmail.com

Benim adresimede gönderebilirsiniz, Burhan bey e iletirim
seyhul_islam@hotmail.com
Saygılar..

Adsız dedi ki...

MAİL ADRESİNİZE YOLLADIM TEL.NOSUNU.SAYGILAR

Cuneyt dedi ki...

Saygı benden.
Mailinizi aldım.
Teşekkür ederim

Adsız dedi ki...

Değerli arkadaşlar sizlere bir şey sormak istiyorum ama aranızda hukukçu varmı acaba? bugün bir avukatla görüştüm durumumdan bahsettim(başkası yerine çek imzalamak) yeni çıkan kanun eskileri kapsamayacağını dolayısıyla beni ve benim durumumdaki yargılanan kişileri etkilemeyeceği eski kanuna göre yargılanacağını geçmişteki mağdurları etkilemeyeceğini söyledi o saateten beri keder içersindeyim. sizcede mümkünmü bu acaba, benim bildiğim lehe olan hüküm neyse o uygulanır idi bu konuda bilgisi olan arkadaşlar bilgi verirse çok sevinirim.

Cuneyt dedi ki...

T.C. YARGITAY
11.Ceza Dairesi
Esas: 2007/8425
Karar: 2008/617
ÖZET: Mağdurun rızası açık olabileceği gibi zımni de olabilir. Özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede suç kastının varlığı kabul olunamaz.
Belgelerde sahtekarlık suçlarında kast, zarar vermek bilinci ve iradesi olarak kabul edilmektedir. Mağdurun önceden verdiği rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan sanığın mağdura zarar vermek bilinci bulunmayacağından kastın varlığı ileri sürülemez. Ancak doğal olarak, rıza üzerine başkasının imzasını taklit eden failin, mağdura her hangi bir zarar vermeyeceği kanısı ile hareket ettiği sabit olmalıdır. Mağdurun rızasının ortadan kaldırabilmesi için fiilin işlenmesinden önce açıklanması zorunludur.
Mağdurun rızası açık olabileceği gibi zımni de olabilir. Özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede suç kastının varlığı kabul olunamaz.
Bu genel açıklamalardan sonra olaya bakıldığında; P. Telekomünikasyon Elekt. San. Tic. Ltd. şirketinin suç tarihinde yetkilisi olan Cumhur İ.'ın yanında çalışıp onun sözlü talimatıyla imzaladığı çekler olduğunu savunması, şirket yetkilisi Cumhur İ.'ın, karşılıksız çek düzenlemek suçundan açılan davayı görüp beraatına karar veren İ. 6. Asliye Ceza Mahkemesinde verdiği yetkili benim ancak başka şirket çalışanı bu çekleri keşide etmiş olabilir şeklindeki ifadesi karşısında şirket yetkilisi Cumhur İ.'ın celbiyle sanığa çek keşide etmesi konusunda talimatı olup olmadığı varsa suça konu çeklerin bu talimat çerçevesinde keşide edilip edilmediğinin sorulması, sanık müdafii tarafından 21.11.2001 tarihli dilekçesinde bu konuyla ilgili bilgileri olduğunu belirttiği tanıkların da dinlenmesi, ayrıca dolandırıcılık suçuyla ilgili olarak ta suça konu çeklerin arka tarafında cirosu bulunan Murat D da dinlenerek gerek sanığın şirketiyle gerekse katılan şirketle ticari ilişkileri ve suça konu çekleri kimden, niçin alındığının ve ödememe sebebinin sorulması, gerekirken eksik incelemeye dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi

Adsız dedi ki...

cüneyt bey son duyumlar hakkında bilgi verebilirmisiniz???

Adsız dedi ki...

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan Müvekkilimizce yapılan şikayet üzerine Sanık hakkındaki bu dava açılmıştır. Sanığın suçunun sabit görülmesi halinde uygulanması düşünülen 3167 sayılı Yasa' nın 16. maddesinin 1. paragrafında yer alan "çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak verilecek para cezası seksenmilyar liradan fazla olamaz. Bu miktar, 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine göre her yıl artırılır. Bu suçtan mükerrirlere," ibaresi Anayasa' ya aykırıdır. Bu iddiamızın Sayın Mahkemece ciddi bulunarak, dosyanın Yasa' nın ilgili maddesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi' ne gönderilmesini talep ediyoruz. Şöyle ki:

Anılan Yasa maddesinde 26.2.2003 tarih ve 4814 sayılı Yasa' nın 14. maddesi ile değişiklik yapılmadan önce hapis cezasına mahkum olan Sanıklar borçlarını ödeyerek yakınanların şikayetten vazgeçmesini temin edebiliyor veya doğrudan Bankaya bloke yaparak Mahkemeden cezayı kaldırtabiliyorlardı. Bu durumda yatırılan para alacaklı olan yakınana ödeniyor ve alacaklının da ödenen miktar kadarıyla zararı telafi edilmiş oluyordu. Bu hal 3167 S. Yasa' nın amacına uygun bir sonuçtu. Çünkü Yasa, adından da anlaşılacağı üzere çek hamillerini korumak amacıyla yapılmıştı.

26.2.2003 tarih ve 4814 sayılı Yasa' nın 14. maddesi ile yapılan ve iptali istenen değişiklikten sonra bu durum tamamen değişmiştir. Sanık verilen para cezasını Devlete ödedikten sonra cezai sorumluluğu kalmamaktadır. Bu parayı Yakınana ödemesi ise tamamen Sanığın aleyhinedir. Çünkü yakınan çek bedelini, çek tazminatını, faizini ve varsa icra giderleri ile avukatlık ücretini de haklı olarak isteyecektir. Kendisi hakkında şikayetçi olmuş olan ve hatta belki de icrai takibe girişmiş olan yakınana bu kadar parayı ödemektense verilen para cezasını Devlete ödemek hem daha akılcı görülmekte, hem de aklınca borcu ödemeyerek yakınandan intikam almak amacında olan Sanıkların duygularını daha çok tatmin etmektedir. Bu duruma düşen borçlular için Devlete yapılan ödemeden sonra borcun devam ediyor olması da önem taşımamaktadır. Zira üzerlerine haczi kabil mal almamakta veya alsalar dahi bulabilmek mümkün olmamaktadır.

Bu durumda ortaya çıkan sonuç çok ilginç ve çek hamilleri adına üzücü olmaktadır. Yakınana ödenmesi gereken bir para, Devlete ödenmekte ve Devlette, aslında "Yakınanı korumak için" Sanığa verdiği cezayı kaldırmaktadır. Korunmak istenen kim çek hamili. Sonuçta korunuyor mu? Hayır. Aksine çek hamiline ödenmesi gereken para Devlete gidiyor. Başka bir anlatımla Devlet, mağdur olan çek hamilini koruyacağım söylemi üzerinden çek hamiline gidecek parayı kendi kasasına alıyor. Çek hamili ise söz konusu alacağını zamanla unutmak zorunda kalıyor.
Bu sonuç Anayasa' nın 2' inci maddesinde yer alan "ADALET ANLAYIŞI İÇİNDE,... BİR HUKUK DEVLETİ OLMAK" ilkesine ve ötesinde HUKUKUN GENEL İLKELERİ ile YAYGIN OLAN ADALET İNANCINA aykırı bir durumdur.Ya verilecek ceza çek bedeli, çek tazminatı, faizi, icra gider ve vekalet ücretleri toplamından yeterince fazla olmalı ki Sanık, Yakınana ödeme yapmayı seçsin ya da Devlete ödenen bu cezanın Yakınana geçmesini temin edecek hükümler Yasa' ya konulmalıdır.

Yukarıda sunulan nedenlerle 3167 sayılı Yasa' nın 16. maddesinin 1. paragrafındaki anılan ibarenin, Anayasa' ya aykırı olduğunu iddia ediyor ve bu iddiamızın ciddi görülmek suretiyle dosyanın, anılan ibarenin iptaline karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesi' ne gönderilmesine karar verilmesini talep ediyoruz.

Adsız dedi ki...

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 19.01.2009 tarihliEsas No:2007/7947 Karar No:2009/54 kararı ile Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2004 tarih ve 2004/378 Esas ve 2004/833 Karar sayılı ilâmı ile verilen karşılıksız çek keşide etmek suçundan tüzel kişilerin şüpheli olamayacağına ve sadece gerçek kişilerin şüpheli olacağı, sanık mükerrir olunca hapis cezasının verileceğine dair kararı onandı. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 5. maddesine göre genel hükümler özel kanunlarda da uygulanacaktır.Tüzel kişiler hakkıdna 3167 sayılı Türk Ceza Kanunun 16/2. maddesi gereğince karşılıksız çek keşide etmekten ceza verilemiyecektir. Gerçek kişiler hakkın da mükerirde olsa çek miktarı kadar para cezası verilecektir.Para cezası ödenmezse günlüğü İnfaz hukukuna göre 100 TL'den hapis cezasına çevrilecektir.Ayrıca infaz yönünden de verilen cezalar durdurulacaktır.07.02.2009 Kararın tam metni aşağıda verilmiştir;

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …… ……. Hakkında ANKARA 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucu, 27.10.2004 tarihinde 2004/378 esas ve 2004/833 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın onama isteyen tebliğnağmesi ile 22.05.2007 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
GEREĞİ DüŞüNüLDü
Yargılama sürecinin yasaya uygun olarak yapıldığı; delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile yatırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün istem gibi ONANMASINA, 19.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY GEREKçESİ:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasında “Bu kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır” ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinde “Diğer kanunların 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır” denmesine, sözü edilen kanunların kabul edildiği tarihten sonra 3167 sayılı çekle ödemelerin Düzenlenmesi ve çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’da değişiklik yapılmamasına göre; 3167 sayılı Kanunun karşılıksız çek keşide etme suçuna ilişkin 16. maddesindeki yaptırımlarla ilgili hükümlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 20, 43, 52, 53, 60 ve 61. maddelerinde yer alan genel hükümlerinin uygulanmasında ve buna bağlı olarak sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, bu nedenle hükmün bozulması gerektiği kanısını taşıdığımdan, çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum. 19.01.2009
NOT:Gerçek kişiler için çek bedeli kadar adli para cezası verilmesiyle ilgili 10.CD. Esas No:2007/7947 Karar No:2009/54 r:31.12.2008

Adsız dedi ki...

Merkeze bağlı, yayla özelliği de bulunan Fındıkpınarı Beldesi'nde çiftçilik yapan Şükrü Koca, 5 yıl önce şeftali bahçesi için 1112 sayılı Fındıkpınarı Tarım Kredi Kooperatifi'nden 3 bin TL kredi kullandı. Ürünü para etmeyince ekonomik sıkıntı çeken Koca, taksitleri ödeyemedi, Kooperatif bunun üzerine borcun tahsili için mahkemeye başvurdu. Mersin 8'nci İcra Mahkemesi’nde icra takibi kesinleşen Koca, ödeme taahhüdünde bulundu. Ancak, yine ödeyemedi. Kooperatif bu kez, ödeme şartını ihlal ettiği gerekçesiyle dava açtı. Mersin 2'nci İcra Ceza Mahkemesi, 25 Mart 2008 tarihinde ‘taahhüdü ihlal’ suçundan çiftçiye 3 ay hapis cezası verdi. Kararın infazı aşamasında 28 Aralık 2008'de gönderilen tebligatta 10 gün içinde ödeme yapması ve savcılığa başvurması istenen Koca, faiziyle birlikte 10 bin TL’yi bulan borcunu ödeyemediği için adliyeye gitmedi. 4 çocuk babası Koca, bunun üzerine, 2 Mart’ta polis tarafından evinden alınıp, tutuklandı.

Şükrü Koca'nın tutuklanması üzerine, çocukları 20 yaşındaki Burcu, 18 yaşındaki Havva, 17 yaşındaki Derya ve 10 yaşındaki Zafer ile birlikte çaresiz kalan 44 yaşındaki Neriman Koca, kuraklık ve hastalık nedeniyle ağaçların yarısının kuruması, ürünü satamadıkları için kredi borcunu ödeyemediklerini söyledi. Bu nedenle borcun faizle birlikte katlanarak artmasından yakınan Neriman Koca, 21 yıllık eşinin cezaevine konulmasının kendilerini perişan ettiğini söyledi. 4 çocuğu ile 2 odalı evde kirada oturduklarını, kirayı da ödeyemediklerini anlatan Neriman Koca, şöyle dedi:

“Kuraklık ve hastalık yüzünden ağaçların yarısı kuruyunca kredi borcunu ödeyemedik. Borç faiziyle katlandı, belimiz büküldü. Biraz ödeme yaptık, o da faizine gitti, tamamını ödeyemedik. Şimdi eşim hapiste. Komşuların verdiği yardımlarla geçiniyoruz. Borç bizim ama paramız olmadığı için ödeyemiyoruz. Büyük kızım, bulunduğumuz durumu dile getirmek ve yardım için Başbakan’a mektup yazmıştı, sonuç alamadık. Belki eşimin durumunda birçok çiftçi vardır. Çiftçiyi cezaevine atacaklarına desteklesinler. Gübre alıp bahçemize atamıyoruz, ilaç veremiyoruz. Paramız yok, işimiz yok. Çapa motorumuz vardı, borç yüzünden satıldı.”

Cuneyt dedi ki...

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

E:2003/12806
K:2003/15685
T:01.07.2003

Merci kararının müddeTi içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili taraFından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya maHallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüP düşünüldü :
Takip dayanağı çeki imzalayan Kemal'in, borçlu Fatma adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya, çek tanzim ve imzaya yetkili vekili olduğu dosyada konulu 14.2.2002 tarih ve 1151 yevmiye sayılı vekâletname içeriği ile sabittir. Çekin borçlu adına (vekaleten) ibaresi konulmadan borçlunun isminin altına ve vekili tarafından imzalandığı ihtilaflı değildir.
Borçlu adına çek düzenlemeyi de içeren vekâletnameye dayanarak vekil Kemal borçluyu ticari işlerinde ve bankalarda temsil etmektedir. Bu itibarla vekâletname kapsamından çeki imza edenin borclunun ticari mümessili olduğu kabul edilmelidir. Borclar Kanunu'nün 449. maddesine gore ticari mümessil, bir ticarethane veya fabrika veya ticari şekilde işletilen diger bir müessese sahibi tarafından islerini idare ve müessesenin imzasını kullanarak bilvekale imza vazetmek üzere sarih veya zımni kendisine mezuniyet verilen kimsedir. Aynı kanunun 450/1. maddesinde de ticarı mumessilin, hüsnüniyet sahibi 3. şahıslara karşı, müessese sahibi hesabına kambiyo taahhüdünde bulunmak ve onun namına müessesenin gayesine dahil olan bilumum tasarrufları yapmak selahiyetine haiz sayıldığı belirtilmiştir. Yasada ticari mümessilin iyi niyetli 3. kişilere karşı kambiyo taahhütlerinde bulunacağından soz edilmesinin nedeni, ticari senetlerin niteliklerinden doğmaktadır. Ticari senetlerin ticari işletme ile olan ilgisi iyi niyetli 3. kişilerce kolaylıkla anlaşılamayacağından ticari mumessilin imzaladıgı senetlerin iyi niyetli 3. kisıler bakımından işletmeyi bağlayacağı öngörülmüştür.
Hukuk Genel Kurulu'nun 30.1.1980 tarih ve 1979/1692 esas, 1980/170 sayılı kararında benimsenen yukarıdaki ilkeler ışığında ve ayrıca anılan kararda da vurgulandığı üzere takip dayanağı çekin vekil tarafından imzalanması sebebiyle borçlunun sorumlu olduğu gözetilerek itirazın reddi yerine kabulü isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 1.7.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Cuneyt dedi ki...

T.C.
YARGITAY
10. CEZA DAİRESİ
E. 2004/4047
K. 2004/5093
T. 27.4.2004

ÖZET : Öncelikle dava konusu çekteki keşideci imzasının sanığa ait olup olmadığı araştırılarak, çekin sanığa vekaleten Kemal tarafından keşide edildiğinin anlaşılması halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2.3.1992 gün ve 7/351-55 sayılı kararında açıklandığı üzere eylemden şikayet bulunduğu nazara alınarak, fail hakkında ek iddianame ile dava açılmasının sağlanması gerekir.

DAVA : 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık Perihan'ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair Gerede Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 15.07.2003 gün ve 2001/157 esas, 2003/314 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının Bozma isteyen tebliğnamesi ile 16.03.2004 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:

KARAR : Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanığın, aşamalarda suça konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş olmasına ve dosyada mevcut vekaletname örneğinden sanık adına çek keşide etmeye yetkili olduğu anlaşılan Kemal'in, tanık sıfatıyla alınan ifadesinde çekin tarafından keşide edildiğini belirtmiş olması karşısında; Öncelikle dava konusu çekteki keşideci imzasının sanığa ait olup olmadığı araştırılarak, çekin sanığa vekaleten Kemal tarafından keşide edildiğinin anlaşılması halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2.3.1992 gün ve 7/351-55 sayılı kararında açıklandığı üzere eylemden şikayet bulunduğu nazara alınarak, fail hakkında ek iddianame ile dava açılmasının sağlanması, delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden başka yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.04.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Cuneyt dedi ki...

T.C.
YARGITAY
CEZA GENEL KURULU
E. 2004/6-221
K. 2005/38
T. 19.4.2005
• RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK VE DOLANDIRICILIK SUÇU ( Belgede Sahtecilik Suçlarında Mağdurun Rızası Hukuka Uygunluk Nedeni Sayılamazsa da Failin Belgede Sahtekarlıkta Bulunmak Kastına Etki Yapması-Belgede Sahtecilik Suçlarında Kast ise Zarar Vermek Bilinç ve İradesi Olması )
• SUÇUN UNSURLARI ( Sanıklara Yüklenen Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçlarının Manevi Öğesi Oluşmaması )
• ZARAR VERME İRADESİ ( Kendi İmzalarını Taşıyan Şirket Çeklerini Önceki Ticari İlişikiler Sırasında da Şikayetçi Şirkete Verip Kullandıkları Anlaşılan Sanıkların Zarar Verme Bilinç ve İradesiyle Hareket Ettiklerinin Kanıtlanamaması )
• SAHTECİLİK ( Belgede Sahterkarlıkta Bulunmak Kastına Mağdurun Rızasının Etki Yapması- Bu Suçlarda Kastın Zarar Vermek Bilinç ve İradesinin Olması )
• YETKİSİZ KİŞİLERCE ÇEK İMZALANMASI ( Önceki Ticari İlişikiler Sırasında da Şikayetçi Şirkete Verip Kullandıkları Anlaşılan Sanıkların Zarar Verme Bilinç ve İradesiyle Hareket Ettiklerinin Kanıtlanamaması )
765/m.80,342,503,522
ÖZET : Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün ve 80-98 sayılı kararında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; belgede sahtecilik suçlarında mağdurun rızası hukuka uygunluk nedeni sayılamazsa da, failin, belgede sahtekarlıkta bulunmak kastına etki yapmaktadır. Belgede sahtecilik suçlarında kast ise, zarar vermek bilinç ve iradesidir.
Somut olayda, sanıklar sahibi oldukları şirketin satın aldığı mal karşılığında şirketi temsile yetkili müdür olan babaları Hacı Coşkun'un verdiği sözlü izin üzerine şirkete ait çekleri düzenleyip imzalayarak aralarında öteden beri ticari ilişki bulunan şikayetçi şirkete vermişler, başlangıçta ödeyemedikleri çek bedelinin bir kısmını sonradan ödemişlerdir. Kendi imzalarını taşıyan şirket çeklerini önceki ticari ilişkiler sırasında da şikayetçi şirkete verip kullandıkları anlaşılan sanıkların zarar verme bilinç ve iradesiyle hareket ettikleri kanıtlanamamıştır.
O halde, sanıklara yüklenen belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının manevi öğesi oluşmadığından, direnme kararının bozulmasına karar verilmelidir.

Cuneyt dedi ki...

T.C.
YARGITAY
10. Ceza Dairesi
E:1995/7428
K:1995/8211
T:25.09.1995
3167 SAYILI KANUNA AYKIRI DAVRANIŞ
EKSİK İNCELEME
Sanık, çeklerin mandıra ortağı Bekir tarafından keşide edildiğini ileri sürdüğünden, suç konusu çeklerdeki keşideci "imzasının sanığa ait olup olmadığı araştırılmalı, sanığa ait değilse, sanık ifadesinde adı geçen Bekir hakkında da dava açtırılmalı ve deliller birlikte değerlendirilip hüküm kurulmalıdır.
3167 s. Çek K. m. 16
3167 şavılı Kanuna aykıRılıktan sanık Beyhan'ın yapılan yargılanması sönunda; hükümlülüğüne dair, (Denizli Üçüncü Asliye Ceza Mahkemesi)'nden verilen 19.10.1994 gün ve 1994/23 esas, 1994/789 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan; dava evrakı C. Başsavcılığı'nın onama isteyen 6.7.1995 tarihli tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle incelenip, gereği düşünüldü:
Sanık Beyhan, soruşturmanın tüm evrelerinde, suç konusu 15.6.1993, 26.6.1993 keşide tarihli çekleri kendisinin düzenlemediğini, mandıra ortağı Bekir tarafından keşide edildigini ileri sürmuş ve ceklerdeki kesideci imzası ile sanık Beyhan'ın ımza orneklerindeki benzemezlikler gözönüne alındığında, öncelikle sozü edilen suç konusu çeklerdeki keşideci imzasının sanığa ait olup olmadığının araştırılarak bu hususa açıklık kazandırılması anılan çeklerin sanık tarafından duzenlenmediginin anlasılması halinde, sanık ifadesinde adı geçen Bekır hakkında da kamu davasının actırılmasının sağlanması ve delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik soruşturma ile hükümlendirilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 25.9.1995 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Adsız dedi ki...

Hamiline çek için ayrı bir karne verilme ve bu karneden alacak kişilerin tespit edilip maliyeye bildirilmesi gibi zorlaştırıcı unsurlar dikkate alındığında hamiline çek uygulaması ortadan kalkacak gibi görünüyor. Üzerindeki tarihten önce ibraz edilen çekle ilgili şikayet hakkı ortadan kaldırıldığı gibi bu durumdaki karşılıksız çek için bankanın sorumlu olduğu miktarın ödenmesi de mümkün olmuyor. Yani çek fiilen ödeme aracı olmaktan suretle uzaklaşarak kredi aracı haline geliyor. Hamilin de karşılıksız şerhini ibraz edenin gerçek kimliğinin saptanması açısından imzalaması gerekiyor. Ödememe talimatı karşılıksız şerhi verilmesine engel değil. Çek hesabı açma yasağı verilenlerin listesi Merkez Bankasınca internet sitesinde yayınlanacak. Cezanın düşmesinde çek bedelinin faizi ile ödenmesi konusu düzenlenirken ticari temerrüt faizi ile ödenme ibaresi önemli, zira ticari temerrüt faizi şu anda adi faiz gibi, 3095 te ilave bir madde ile alacaklının bunu avans üzerinden istenebileceği yazılı, ancak alacaklının istemesi burada önemli değil, dolayısı tasarıda avans faizi terimi kullanılmadığından borçluların %9 (şu anda) ticari temerrüt faizi ödemesi cezanın düşmesi için yeterli olacak. Ayrıca icra masrafları vekalet ücreti vesaire feriler de bu ödemenin kapsamı dışında bırakılmış. İcra dosyası ve bu dosyada hesaplanmış alacak dururken buna hiç değer verilmeksizin borçluya yalnızca ana para ve sonuç olarak adi faiz oranında bir ödeme ile cezadan kurtulma olanağının verilmesi yanlış olmuş. Ayrıca verilecek cezanın örneğin çek bedelinin en az iki katı kadar bir miktarda olması durumunda borçluların cezayı değil de borçlarını ödemeleri yönünde bir baskı söz konusu olabilecekti. Borçlunun ahlaksız tekliflerine neden olan eski durum da değişmemiş. Kanımca para cezası çek bedelinin iki katından az olmamalı ancak gerçekten borcunu ödeme kabiliyeti olmayanların boşu boşuna cezaevinde kalmalarını önlemek için de hapse dönüşmüş cezanın (örneğin dört ayı) belli bir süreyi geçemeyeceği şeklinde bir hüküm konulmalı… Ödeme kabiliyeti olup da ödemeyen kişi zaten üç dört ay bile olsa o kadar süre içerde kalmayı göze alamayacaktır.

Adsız dedi ki...

içinde bulunulan durum Uluslararası Hukuk Kuralları çercevesinde büyük bir insanlık ayıbıdır.Uluslararası Hukuka ve Anayasamıza göre "KANUNSUZ SUCA CEZA YAPTIRIMI UYGULANAMAZ" fakat her ne hikmetse bu kanuna kulak tıkanmakta hergün yüzlerce kişi daha hapishanelere sokulmaktadır.Türkiye'deki hapishanelerin kapasitesi 108.000 civarındadır ve şu an bu kapasite aşılmıştır , gün geçtikce insanlar tek kişilik yatakları paylaşmakta hatta cezaevlerinde üzerilerine bir battaniye verilerek yerde yatırılmaktadırlar.Hangi suçla?Kanunu olmayan yani kanunsuz bir suçla durum bu kadar acıdır.

karşılıksız çek cezası kalksın , borçlar kalksın gibi bir utopik istek içinde değil hiçkimse.AB uyum yasaları ile hukukumuza giren "Ekonomik suça ekonomik ceza" ilkesini destekliyoruz sadece.Ekonomik suça hapis cezasının insanlık dışı olduğunu kendi ANAYASAMIZ açıkca yazmaktadır.Anayasa Md.38/Son bendi " Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı hürriyetinden alıkonulamaz." demektir fakat bizler kendi anayasamızda olan bu kanunun göz ardı edilmesini nedense istiyoruz..

Sözüm ona tarafsız (!) birtakım hukukcular karşılıksız çekte hapis olmadığını savunmaktadırlar ve halen halkı kandırmaktadırlar.Bu AB'yi kandırmak için düzenlenmiş Adli Para Cezası kavramını anlatmaktadır.Nedir bu para cezası.Kısaca çekten olan borcunuz kadar hükümetede borcunuz olduğunu beyan eden bir cezadır.Kısa bir örnekle 10.000 TL karşılıksız çekinize ödeyemeyip ceza alırsanız devletede 10.000 TL borçlanıyorsunuz ve bunu ödeme kabileyetiniz olmadığı için 10.000TL/100TL günlükten 100 gün hapis yatıyorsunuz.Yani devlet sizin hapiste her yattığınız güne 100 TL biçiyor.Özgürlüğünüzün değeri günlük 100 TL.

Adsız dedi ki...

bir kobi/esnaf düşünün tüm piyasa gibi vadeli çeklerle işini döndüren , 2001 krizinden sonrasında da "teğet" geçen bu yeni krizden zor duruma düşsün.Alacaklarını toplayamamış olsun , çeklerini ödeyemeyecek hale gelsin.Bu firma sahipleri bu çekleri bilerek mi ödememiştir sizce?Vadeli çek kullanımı ülkemizde şişirme bir ekonomi yaratmıştır bunun sonucunda bir kelebek etkisi söz konusudur.Ödenmeyen bir çek ödenemeyecek 5 - 10 çeke tekabül etmektedir.Bir düşünün,aslında 10.000 Tl lik yazılmış bir çek ciro ile el değiştirerek 6 kişiden geçse 60.000 TL lik bir sanal ekonomi yaratılmış olmaktadır.Bunu tüm ülke geneline yaydığınızda çıkan rakamlar korkunç boyutlardadır.İşte ekonomimiz iyiye gidiyor rakamlar çok iyi , çok sağlam ekonomimiz var sözlerinin altında bu gerçek boylu boyunca yatmaktadır.Kimse keyfine göre ben ödemiyorum dememektedir.Bu insanları cezaevlerine koymak ödeme konusunda ne kadar çözüm sunar ? Ekonomiye katkısı ne olur?
zamanında yapılmamış uyumlaştırma(TCK 2,5,20,43,52,60,61 maddeleri) ile çek kanunu 01.01.2009 tarihi itibari ile HÜKÜMSÜZDÜR.Kanunsuz olan bu cezadan kimler nemalanmaktadır ki bu infazlar devam etmektedir?Hayatları kanunsuz bir suçtan dolayı cezaevinde olan insanların vebalini kim üzerine alacaktır?Bu "KUL HAKLARI" ile kim yaşayabilecektir bunu sormak istiyoruz.
İnsanların borç dolayısı ile cezaevlerine atılmaması , çalışıp borçlarını ödemeye gayret içerisinde olabilmesi için biz bu haykırışlarımızı sizin gibi değerli Hak ,Hukuk , Demokrasi koruyucularıyla paylaşıp sizlerden sesimiz olmanızı talep ediyoruz

Adsız dedi ki...

şu an içinde bulunulan durum çok vahim boyutlara ulaşmıştır , 01.01.2009 tarihi itibari ile mevcut çek yasası (3167 numaralı kanun) yeni Türk Ceza Kanunu uyumlu hale getirilmemiştir.Uyumlu hale getirilmeme kelimesi basit bir kelime gibi görülsede arkasında yatan gerçek acık ve acıdır.Şu an yürürlükteki çek yasası HÜKÜMSÜZDÜR.Şu an 20 bin insan kanunsuz bir suçtan hapiste yatmaktadır , 120.000 in üstünde insan karşılıksız çek dolayısı ile aranmaktadır ve kaçak hayatı yaşamaktadır.Aileler dağılmakta , geleceğe dair umutlar yıkılmakta hatta ve hatta insanlar kendi canlarına kıymaktadırlar.Yargı ve Hükümet şu an bu olaya sessiz yaklaşmaktadır ama sonuçları toplumda ciddi bir infial yaratacaktır.

şu an İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı olan Prof.Dr.Adem Sözüer bu konuya Ocak 2009 da açıklık getirmiştir.Karşılıksız çek davalarının düstüğünü , insanların ivedilikle serbest bırakılması gerektiğini net bir biçimde ifade etmiştir , hemen arkasından açıklama yapan TBMM Adalet Komisyonu başkanı Ahmet İyimaya konuya açıklama getirip bu durumun doğru olduğunu "DURUM DOĞRU,GEÇMİŞ OLSUN YAPILACAK BİRŞEY YOK" cümlesi ile çok net desteklemiştir.Peki bu kadar insan neden halen cezaevlerinde tutulmaktadır?

Adsız dedi ki...

01 01 2009 öncesinde 5237 sayılı türk ceza kanununa uygun hale getirlimesi gereken çek kanunu, tbmm tarafından uygun hale getirilmedi.
Bunun sonucunda 5237 saylı kanunun 5. madde uyarınca çek kanunu uygulanamaz hale geldi.
Ülkemizde iş adamları, esnaf ve sanayiciler çek kullanmaktadırlar ,vergi vermektedirler ,ve istihdam yaratmaktadırlar.
Fakat ekonomik ve sosyal durumlarından dolayı iflas eden bu insanlar ödeyemedikleri çekleri
Yüzünden hapis cezası ile karşı karşıya kalmaktadırlar ve uygulanan cezaya gelince çek miktadır bölü 100 tl karşılığı yatacağı gün sayısıdır . yani bir işadamı ödeyemediği çekler yüzünden senelere ceza evinde kalması gerekir ki bu süre alacaklısına borcu bitirmediği gibi çalışıp borcunu ödeme imkanı da vermemektedir.
Bu sorunlardan dolayı türkiyede önemli rakamlar vardır . dağılan aileler vardır .kaçak yaşayan yüzbinlerce insan vardır .bu insanlar devlete vergi vermiş inasanlara iş vermiş istihdam yaratmış işadamlarıdır .
Uygulanması kanun tarafından imkansız hale gelen bu kanun yüzünden hala işadamaları cezaevindedir.Yargı kendi içinde çelişmeketedir ki asliye caza mahkemeleri biri ceza verip birir bu kanundan dolayı verememektedir ,bu konuyla ilgi yargtay bir aydır aşkın bir zamadır karar vermemektedir .ki Sakarya 1.ağır ceza mahkemesi itirazların hepsini red edip 4 ayrı beraat kararın son 7 gün içinde vermiştir .
Kanunsuz ceza olmaz .hele ekonomik bir suça hapis cezesı hiç olmaz uğur bu anaysamıza aykırıdır .
Hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan yükümlülüğü yerine getirememsinden dolayı hürriyetinden alıkonulamaz. (Madde 33)

Adsız dedi ki...

ekonominin normal oldugu dönemlerde,her zaman oldugu gibi ,ileriki zamanda ödenmek üzere,aldıgı mal karşılıgı çek yazan esnaf ve iş adamlarımız,küresel mali krizle beraberinde gelen ülkemiz kriz ortamında,çekini ödeyemeyen esnaf ve iş adamlarımıza,ceza verip,cezaevine atmanın ,demokrasiye ,hukuk devletine,akla,mantıga,uygun bir tarafını göerebiliyormusunuz... kaldı ki ,dünyanın hiç bir yerinde uygulanmayan bu cezaları,anayasamız reddetmektedir..(ekonomik suça ekonomik ceza,hiç kimse sözleşmeden dogan,fiiller nedeni ile özgürlügünden alıkonulamaz) 11.5.2005 tarih ve 5349 sayılı Kanunla 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici maddeye göre ;“Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.” Eğer ilgili hükümlerde herhangi bir değişiklik yapılmazsa m. 5’in yürürlük tarihi 31.12.2008’e kadar ertelenmiş olacaktır.dolayısı ile bu uyumlama yasası31/12/2008 itibari ile bilerek veya bilmeyerek yapılmamış ve unutulmuştur.bu çerçevede 31/12/2008 İTİBARİ İLE KARŞILIKSIZ ÇEKLERE VERİLEN CEZALAR TAMAMEN KANUNU OLMADAN YANİİ KANUNSUZ BİR ŞEKİLDE CEZA VERİLMİŞ OLMAKTADIR. çek cezaları ile aynı yasa çerçevesinde olan ve uyumlama yapılmaması ile ,yargıtay 7 ceza dairesi tarafından kanunsuzluk tezine dayanılarak berat kararı ve davaların düşürülmesine karar verilmiştir.İKİ AYNI KONUMDAKİ SUÇUN BİRİNİN DÜŞÜRÜLMESİ DİGERİNİN DEVAMI HANGİ HUKUK MANTIGINA SIGMAKTADIR. GENE şu anda çek davalarına bazı mahkemeler aynı gerkçe ile beraat vermekte,,bazı mahkemeler ceza vermektedir.AYNI SUÇ,AYNI KANUN ,AYNI TCK,AYNI ÜLKE.BUNUN NERSİ HUKUK MANTIGINA SIGMAKTADIR. 30 000 İşadamı esnaf şu an cezaevlerindedir,110 000 esnaf ve iş adamı kaçak konumunda evini ,işyerini terk etmiş,htta imkanı olsa ülkesini terketmek zorunda kalmıştır.Yaklaşık 700 000 görülmekte olan ve kaçak konumuna veya cezaevine konulacak ,esnaf ve iş adamlarının davası vardır.son alınan yaklaşık verilere görede 6 milyon yazılmış ve her an dava açılması beklenen çek mevcut. DURUM BÖYLE İKEN ADALETTEN,DEMOKRASİDEN ,HUKUK DEVLETİNDEN,İNSAN HAKLARINDAN,EŞİTLİK İLKESİNDEN,BAHSEDEMİLMEMİZ MÜMKÜNMÜDÜR..

Adsız dedi ki...

Çogulcu demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan basının saygıdeğer yöneticileri ve emekçileri; hükümetler vatandaşlarını hak ve adaletle yönetmek,onların sağlık ,eğitim ve güveniliği ile ilgili beklentilerini karşılamak için iktidar olur...siz halkın sesi olmak zorundasınız...
Ülkemizde yaşanan ama teğet geçmeyen delip geçen bir kriz var,bu krizden etkilenen kredi kartı magdurlarının borçları yapılandırılırken,krediler yapılandırılırken,ssk,bağ-kur,vergi borçları,affedilirken,senet borcu olanlar hapse atılmazken neden biz yıllaraca dürüst çalışmış çeklerini gününde ödemiş ekonomiye istihdam sağlamış,devletine vergisini vermiş esnaf olarak bu krizden etkilenmememiz mümkünmü,bu krizi biz çıkarmadık yada biz yönetmedik...krizden etkilendik diye çeklerimizi ödeyemedik diye,neden ama neden sadece çek kesenler hapse atılıyor.bu ayrı bir insanlık suçu...
Fakat çek kanunun 31.12.2008 de düzenlenmesi gerekiyordu,bu düzenleme yapılmadığı için kanunda boşluk oldu ve eski çek kanunu geçerliliğini kaybetti..ve şu an ortada kanunsuz suçtan insanlar içerde hapis yatıyorlar..ve bu duruma ne yargı ne hükümet ne muhalefet vede ne yazıkki SİZ BASIN duyarlılık göstermiyorsunuz...göstermiyorsunuz diyorum çünkü bugüne kadar binlerce mail attık ama satır arası haber bile olamadık...üzülüyorum güzel ülkemde bir hadise nin giysisi kadar değerimiz olmadı,üzülüyorum güzel ülkemde hande nin bacağı kadar değerimiz olmadı,üzülüyorum güzel ülkemde bir mankenin frikik vermesi kadar değerimiz olmadı,üzülüyorum güzel ülkemde ağaca çıkan bir kedinin haber yapılışı kadar değerimiz olmadı...SİTEM ediyorum çünkü haklıyım SİTEM ediyorum çünkü mazlumum....biz af istemiyoruz hakkımızı istiyoruz...

Adsız dedi ki...

Hapishaneler işadamlarıyla dolacak.

Bir işadamı diyor ki: 'Şimdiye kadar kredilerimi tıkır tıkır ödedim; işçilerimin tümü sigortalı, primlerini de her ay yatırdım. Devlete olan vergilerim de zamanında verildi. Lakin; böyle giderse hapse gireceğim.
En az 250 sene hapis yatmam gerekecek.'
Bu ithalat ve ihracat yapan işadamının çekleri bankalarda. Kriz yüzünden ödeyemiyor. Onu da özellikleTürkiye'deki yabancı bankalar sıkıştırmış.
Devam ediyor: 'Benim hapse girmem hiç önemli değil ama ülkemiz beş-on milyon dolarlık ihracat gelirinden olacak. Devlet, benden aldığı vergiyi yitirecek. Çalıştırdığım işçiler işsiz kalıp belediyelerden ekmek dilenmeye başlayacak. borcum borç. Lakin hükümetimiz bunu yapılandırmalı. Beni batırmak yerine borcunu ödeyecek duruma getirsinler ki krizin etkisini hissettirmeyelim.'
Anadolu'dan bir işadamı yazıyor: 'Ben ve benim şirketimde kesinlikle çek kullanılmaz.Geçen hafta yazdıgınız yazıda ; çeklerle ilgilenmeniz dikkatimi çekti ve şöyle etrafıma baktım: Yakınlarım, arkadaşlarım, müşterilerim, uzaktan takip ettiğim kişilerin ya kredi kartı yada çek batağında olduğunu ve bu sıkıntıların da çığ gibi büyüdüğünü müşahade ettim. Tüm alacaklıların alacakları kanuni takipleri baki kalmak üzere mahkemelerin verdiği adli para cezalarının bir kısmının affedilmesi; şu ekonomik krizin derinleştiği günümüzde kaçınılmaz hal almıştır. Bu cezalar uygun bulunacak bir oranda affedilse, işadamları yeni bir şevk ve azimle çalışacak, verimli hale gelecekler...'
Bir başkası tabloyu daha net özetliyor: 'Rıza Bey, yakında binlerce tüccar ve işadamı hapishanelere konulacak. Bu facia geliyorum diyor. Hükümetin bir an önce yasal düzenleme yapması gerekiyor. Lakin, sanki bir kurtarıcı gelip Türkiye'yi düzlüğe çıkaracakmış gibi bekliyor hükümet. Bunu da dile getirin lütfen.'
Onlara, hükümetin yeni devreye soktuğu Cansuyu Projesi'ni soruyorum. Diyorlar ki: 'Bu proje sizi bir bankaya yönlendiriyor. Banka da sizi iyice inceliyor. Borcun olmayacak, çekin yazılmamış olacak, vb.. Zaten bankanın istediği gibi iyi durumda olsam niçin o kredinin peşinde koşayım. Bunun daha açık anlatımı şudur: Hükümet; Cansuyu isimli bir ilaç yaptı. Bu ilacı ihtiyacı olan hastaya değil de sağlam olana veriyor. İşte cansuyu dedikleri iş budur. Suyu; yangına değil de yeşil bahçeye sıkmak gibi dersem belki daha iyi anlatmış olurum.'
TEK SORUMLU AKP DEĞİL AMA
Bugün yaşadığımız krizin iki ayağı var. Birincisi, krizin küresel boyutunun yarattığı yıkıcı etki. İkincisi ise Türkiye'nin uyguladığı ekonomik modelin getirdiği açmaz. Liberal ekonomi adı altında Türkiye'ye dayatılan sistem; AKP hükümetinden önce de vardı. IMF güdümündeki bu sistemin; dünya krizi olmasa bile Türkiye'yi sarsıp yatağa düşüreceği belli idi. Bu yüzden, şimdi krizi daha ağır yaşıyoruz.
Lakin, seyretmekle, dua etmekle, devekuşu taklidi yapmakla bu derin problemi çözemeyiz. Hükümet; mutlaka, küçük ve orta boy işletmelerden geçmişi temiz olanlara destek kaynağı yaratmalı, ticari yasalarda gerekirse düzenlemelere gitmelidir.
Dikkat edin; Maliye; KDV'den vazgeçmemek için milletten vazgeçti...
Türkiye gerçekten de uzun süreceği belli olan bir açmaza girdi. Üstüne üstlük; krizin birinci faturası da çalışanlara kesiliyor. Krizin çıkmasında hiç suçları bulunmayan insanlara krizin faturasını yıkmak gibi çok acımasız bir uygulama insafsızca yürütülüyor. Hükümetin vurdumduymazlığına, muhalefet de başka konularla uğraşarak destek oluyor.
Yazık değil mi bu millete?

Adsız dedi ki...

Yürürlükteki çek Kanunun, gayet adâletsiz ve can yakıcı bir kanun olduğunun farkında mısınız? Biraz açayım: Mevcut çek kanununa göre çeklerde vâde yoktur. Çek hâmili, elindeki çekleri istediği an tahsile verebilir ve iyi niyetli borçluların canını yakabilir, ticarî hayatını söndürebilir ve hayatını mahvedebilir. Ki bunun örnekleri çoktur. Bilhassa bir türlü önlenemeyen tefeciler ve bazı faktoring şirketleri, birçok insanın canını yakmakta ve hayatlarını karartmaktadır. Kanunlara göre çekte vâde geçerli değildir. Ama yıllardan beri vâdeli çek kullanımı teamül haline gelmiştir ve kullanımı gayet yaygındır. Bu uygulama alıcı ile satıcı arasındaki kanunlarda yazılı olmasa da, karşılıklı güvene dayalı bir taahhüttür. İhlâlinde, alacaklıdan ziyade borçlu zarar görmektedir. Neden? Çünkü Çekte, “Çek tazminatı” ile “Adlî para cezası” vardır. Yâni hapis cezası. vardır. Gayet net bir soru: Bu şartlarda, çek borçlusunun mu, yoksa, çek alacaklısının mı istismarı söz konusu olur? Gelelim, çek kanunundaki adâletsizliğin açıklığına: Senetlerde, çok özel şartların dışında, vâdeler geçerlidir ve keşide tarihinden önce tahsili mümkün değildir. Ancak, bir senet ödenmediği takdirde müteakip senetler muâciliyet kesbeder ve tahsili mümkün olur. Senetlerde “Senet tazminatı” ve “Adlî para cezası” yoktur. Ödenmemeleri halinde İcra İflas Kanunları geçerlidir ve Ceza Kanunları uygulanmaz! Hiç merak edip, bu adâletsizliğin nelere mâl olduğunu düşündüğünüz olmuş mudur? Bu adâletsizliğin hangi baskın lobiler tarafından getirildiğini araştırdınız mı? Hiç şüphe etmiyorum: Çek Kanunlarındaki bu adâletsizlik tefecilerin, faktöring şirketlerinin ve bankaların baskıcı lobi faaliyetleri sebebiyle getirilmiştir. Ve bu adâletsizlik, o kadar çok dürüst insanın canını yakmış ve ticarî hayatları dâhil, kişisel hayatlarını da karartmıştır. Ki bunun izlerini herkes ve her yerde görebilir. Anlam vermek zordur: Devlet, bu denli büyük bir baskıyla ticarî hayatın tanzimine niçin müdahalede bulunmuştur? Üstelik, çeklerin karşılıksız kalması, sâdece kişisel ihmal, hatâ ve ihmâllerine dayanmamış olmasına rağmen, bu büyük adâletsiz baskı kurulmuştur? Devletin vatandaşlara olan borçlarını zamanında ödememesi,ve beklenmeyen krizlerin yaşanması, v.s. gibi sebeplerle birçok ticaret erbabı, zora düşmüştür. Ve düşmektedir. Bu yüzden de adliyelerde, milyonları bulan kişilerin ceza davaları devam etmektedir ve adliyeler de büyük yükün altında ezilmektedir. Binlerce kişi de hapistedir. Sayın Bakan Sanayi sektöründen ve önemli bir meslek kuruluşunun başkanlığından siyasete geldiğiniz ve önemli bir bakanlığın başında bulunduğunuz için bu çarpıklıkları hatırlatmak istedim. Hiç değilse, dayandığınız tabanın görüşlerini alarak ve bu çek faciâsının boyutunu araştırarak, doğruyu bulursunuz diye düşündüm. Zira 38 yıllık ticari hayatımın sonunda, devletin ilâç paralarını zamanında ödememesi ve hattâ çok geçiktirmesi bunun yanında, Türkiye’nin en büyük Ecza Depolarından biri 5 Ocak 2007 tarihinde, geçikmiş, ve ödenmemiş borcumun olmamasına rağmen vadesi gelmemiş (28 Ocak 2007, 12 Şubat 2007, 17 Şubat 2007, 12 Mart 2007 vadeli) çeklerimi (tutarı 450 bin YTL.) aniden tahsile vermesi ve 8 Ocak 2007 tarihinde anî bir haciz başlatması sebebiyle hayatı kararmış ve işini kaybederek canı yanmış ve ceza davalarıyla boğuşan bir kişiyim. Şâyet senet kullansaydım, bu çileyi çekmeyecektim ve hattâ, işimi de kaybetmeyecektim. “Senet kullansaydınız?” diyebilirsiniz. Maalesef, ecza depoları senet kabul etmiyor. Kim olsa kabul etmez. Zira çek kanunundaki adâletsizlik, büyük işadamlarının işine gelmektedir. Bu mektubumu (Şayet verirlerse) okuduktan sonra, çek konusundaki görüşlerinizin değişip değişmeyeceğini ve bu adâletsizliğin giderilmesi için gereken girişimde bulunup, bulunmayacağınızı merak ediyorum. Bu merakıma rağmen gereğini yapacağınıza inanmaktayım

Adsız dedi ki...

En son olarakta 20 ayır cezaevindeyim bunun 15 ayı kapalı cezaevinde geçti.Ben yaşananları kısaca özetlemekte istiyorum.Koğuşlar il cezaevlerinde 40 50 kişi değil yalan. koğuşlarda 100 120 kişi var.İş adamlarını içeri aldığınızda o ortamın kültür seviyesini yükselttiğinizimi düşünüyorsunuz. Arkadaş ben devletime vergimi öderken ssk primlerimi öderken bana plaketler yollayan siz. Doktoramı imzalayan siz. Peki soruyorum sayın yetkililer benim çocuklarım babasıyla nasıl gurur duyacaklar cezaevinde onların psikolojisini ben mi düzelteceğim. Benden aldıklarınızı nasıl geri ödeyeceksiniz.Buralarda hep iş adamları yada üneversite mezunları yok hırsızı, katili,gaspçısı,tecavüzcüsü, hepsi burada.Buradan çıktıktan sonra benim bu psikolojimi hanginiz düzelteceksiniz.
Mustafa

Adsız dedi ki...

Aslında bu konuya baktığımız zaman bu kararları çok görmemek lazım.Çünkü hukukun uygulamadığı imparatorluk yaratıldığı bu ülkede ekonomik kriz altında ezilen halkına ekmek bulamıyorsanız araba alın ben ötv sini düşürdüm diyen bir zihniyetin gerçekten hakkına hukukuna mı yoksa sermaye sahiplerine mi gururla anlattıkları neredeyse tek türk bankasının Atatürk 'ün kurduğu iş bankasının kaldığı bu ülkede , (haricinde bankası kalmayan) sanki bizim bankalarımızmış gibi bankaların lafından çıkmayan(yabancı sermaye)bir lale devrinden bahsediyoruz.Bizler üzülerek ülkenin nerelere gittiğini ve malesef çoktan sağlam temelleri atılarak kutuplaştığını gördükten sonra cezaevinden çıksak ne olurçıkmasak ne.Çünkü hayatta kaybedilmemesi gereken en önemli olgu olan ümidimizi yitirdik, güvenimizi kaybettik.Çünkü zor durumdaki esnafı hapse atan üstüne üstlük kendi yönettikleri ülkede kendilerinin uçan kuşa borçlu olduğu bir yönetim . Yine halkın yüzde 80 ninin boğazına kadar borca battığı bir ülkede borçluya bağırıp çağıranm bir yönetim anlayışından ne bekliyoruz ki

Adsız dedi ki...

En fazla Türkiye ile Amerikadaymış factoring şirketleri.

Doğru bilgi ama tam bilgi değil.Amerika'daki factoring şirketlerinin çalışma esası belli bir yüzde karşılıgında ödeme vadesi ileri tarihte olan anlaşmaları (faturalandırılmış)fonlamak , finanse etmek.Orada çek , senet v.s gibi bir factoring mantıgını görmek imkansızdır çünkü çek vadeli bir araç olmadığından dolayı böyle bir olasılık düşünülmez bile.Bizden biri gidipte Amerikada çekine factoring yaptırmaya kalksa adamlar biryerleri ile gülerler.Niye bize faiz ödüyorsun şimdi git çek kardeşim derler.Orada anlaşmalara ve bu anlaşmalara bağlı faturalara factoring yapıyorlar ekseriyet.

Bu bizde (Türk insanı pratiktir yani tilkidir) esası ile hemen çeke döndü.Faturalara kimse itibar etmiyor gerçek factoring hizmetini vermiyorlar.Sebeb belli faturalarda ellerinde silah yok yani hapis cezası yok.Baktılar piyasa zaten komple vadeli çeklerle döner olmuş birde üstüne üstlük çeklerin tahsilatını yapamama ihtimali yok çünkü önce icra var hem şirkete hem imza atana hem cirolayanlara yani bir çekte 5 kişiye icra imkanı var birinden biri nasılsa öder.Artı birde devletin gücü ile borçluyu korkutma var.Bak içeri tıktırırım hımmmmm...Herşeyini sat öde yoksa cürürsün iceride diye tehtit var.Oysa eskiden öylemiydi.Ödeyemezsen gelirlerdi önce bir dayak , sonra bir kurşun , sonra zaten seni öldürse alabileceği birşey yok diye uzun süren tehtitler ailene tehtitler falan , uzun sürüyordu.Ama devlet bir kanun geçirdi bu tehtitleri daha etkili bi hale getirdi.bir tefeci yanında 3 -5 adam çalıştırırken onları beslerken şimdi ihtiyacı kalmadı.Devlet bütün kolluk kuvvetlerini emrine amade etti zaten , c.evlerinide emirlerine verdi ohh ne güzel hayat.Alacak , verecek ilişkisine devlet taraf oldumu bu bir yerde büyük sıkıntı yapacaktı ki yaptı bu hal iyi haldir arkadaşlar , yakın gelecekte bunun misli katları bizi beklemektedir , alacaklıların baskıları hapis yonunde devam ettikce Türkiye de iş yapacak adamda kalmaz , kendine zulüm ettiği için devletini seven adamda kalmaz.Vahim bir tablo.

Adsız dedi ki...

3167 sayılı çek yasası bırakınız anayasa ve insan hakları sözleşmesine aykırı olmasını , yargılama usulü açısından da bir garabettir. Burada gerçek anlamda bir yargılama yoktur. Hüküm var ama, yargılama yok. Bırakalım bir mahkemeyi, hayatın normal akışına göre bir karar vereceğimiz zaman sağlıklı bir karara varmak için sağlıklı bir muhakeme yapmak gerekir.

Ceza Muhakemeleri yasasına göre normal yargılamada izlenen yöntemlerden hiçbirisi karşılıksız çek yargılamalarında geçerli değildir. Hazırlık soruşturmasında sanığın ifadesine başvurulması zorunluluğu yoktur. Savcılar sanığın ifadesine başvurmadan doğrudan davayı açabilmektedirler. Sanığın bankaya bildirdiği adreste bulunmaması halinde 35 tebliği ile gıyapta yargılama yapılmakta ve mahkumiyet kararı verilmektedir. Karşılıksız çek suçları neme nem suç ise hırsızlık, gasp, ırza geçme suçlarında sanığa tanınan imkan karşılıksız çeklerde tanınmamaktadır. BU SUÇ VATANA İHANET SUÇUNDAN DA ÖNEMLİ. İzlenen usulü yöntemlerde amaç bir an önce sanığı mahkum etmek, adres araştırmasına v.s gerek duymadan gıyapta yargılama ile de olsa..

Karşılıksız çek yargılamalarında hakimlerin de pek önemi yoktur. Hakimler bir onay makamı gibidir. Karşılıksız çek varsa hakim de adli para cezasını verecektir.

BÖYLECE GİYAPTA YAPILACAK YARGILAMA İLE KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE ETMEKLE HİÇBİR DOLANDIRICILIK, HİLE V. S GİBİ SUÇ İŞLEME KASTI OLMAYAN YURTTAŞ YILLARCA HAPİS YATABİLECEKTİR.

İŞTE BİZİM UYGARLIK DÜZEYİMİZ..

Sadece yargılama usulü açısından bile bu yasa Türk Hukukunun bir ayıbıdır ve mutlaka düzeltilmelidir.

Adsız dedi ki...

Şu anda ülkemizde yaşanan kişisel hak ve özgürlüklerin eşitliği ilkesinin delindiğini komisyona bildirme durumumuz oluşmuştur.3167 sayılı yasanın 16.maddesi uyarınca mahkum edilenlerin bir kısmı hala ceza evlerinde bulundurulmaktadır.halbuki 3167 sayılı yasa 5237 sayılı Türk ceza kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte en geç 31,12,2008 tarihine kadar uygulama alanı bulabileceği 5252 sayılı yasanın 5349 sayılı t.c.k.birinci kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümlerin ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31,12,2008 tarihine kadar uygulanır hükmü konulmasına göre.ve 31,12,2008 tarihine kadarda 3167 sayılı kanunda bir değişiklik yapılmamasına göre ve yine şu anda T.B.M.M.ye gönderilen çek kanun tasarı bulunmasına göre 3167 sayılı kanunun ve hükümlerinin ortadan kalktığı mutlak bir durum içinde olduğumuz kaçınılmaz bir gerçektir.ve bu gerçekler ışığında ülkemizdeki adaletine inandığımız güvendiğimiz mahkemelerimiz hakimlerimizin bir kısmı kanunlar ölçüsünde beraat ve infazın durdurulması kararları verirken ne yazık ki yine bir çok hakimlerimiz infazın devam yönünde kişisel kararlar verebilmektedir.bu durum ise bizleri son derece yıpratmaktadır.aynı ülkemizin bir ilinde beraat ve aynı ülkemizin diğer ilinde infaz uygulaması yapılırken yine aynı ülkemizde kişisel hak ve özgürlük eşitliğinden bahsetmek ve bir kanun olduğunu söylemek imkanımız kalmamıştır.benim bu tespitimden daha önemli bir gerçekte zaten anayasamızda bulunan ve yine açıkça ifade edilen bir kanunun göz ardı edilerek çıkarcı amaçlar için hüküm değişikliklerinin yapılmasıdır.Anayasamızın 33/6 maddesi hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğünü yerine getirememesinden dolayı hürriyetinden alıkonulamaz ..hükmü var iken nasıl oluyor da bu hüküm çeşitli olarak uygulama alanı bulabiliyor buna da anlam vermek çok zor ayrıca dünyamıza bakıldığında hiçbir yerinde borçtan dolayı hapis cezası uygulaması bulunmuyor.ülkemizin yapmış olduğu uluslar arası sözleşmeler içerisinde 3167 sayılı yasa içinde neden ayrık bir hüküm tesis eden sözleşme yapılmıyor.kişi hangi borcunun ödeyemezse ödemesin ama çekini hayatının ve hürriyetinin bağlanmaması için ödesin hükmü neden yer almıyor.burada uluslar arası sözleşmelerde uygunluk sağlanırken bu sözleşmelere insanlarımızı yanıltarak neden uyulmuyor ve bu konuda çaresiz olan insanlarımız neden hakkını arayamıyor.şu anda içinde bulunduğumuz kriz in sonucu çekilecek olan cezalar neden sadece çekte korunuyor.kaldı ki bu koruma ne alacaklıya ve borçluya ne devletimize ne de vatandaşlarımıza bir fayda taşımıyor.kişinin hapse girmesi sonucu borcundan düşmüyor.alacaklının eline bir şey geçmiyor.devletimiz cezaevlerinde mahkum sayısını arttırmakla sosyal bir felakete imza atıyor.lütfen bu konunun daha bilgili tarafsız ve adaletli kişilerce gerçekten tüm insanlarla paylaştığımız dünyamızda ülkemize yakışan bir kanunun geçmesini ve çıkmasınız talep ederim.eminim ki adalet er yada geç tecelli edecektir..saygılarımla sade vatandaş

Adsız dedi ki...

Bir devlet, yasalarının eşit, adil ve herkese uygulanabilir olmasıyla ancak “hukuk devleti” olabilir. Eğer yasal boşluklar doldurulmazsa, adil olunamazsa ve vatandaşlar arasında eşitlik korunamazsa, “hukuk devleti” ilkesi sadece Anayasa’da yazılı bir ibare olarak kalır. Bu durum, yasalara saygısı kalmayan bir vatandaş topluluğu oluşturur ki, bir devlet için en tehlikeli tehdit bu olacaktır.

Adsız dedi ki...

Sayın AYŞENUR HANIMA
Bir hukukcu olarak vadeli çekten hapis cezası verilemeyeceğini siz bilirsiniz.Eski kanunda çekte vade kabul edilmiyordu, ancak son değişiklikle çekte vade hükümetçede kabul edildi. gerçekte uygulama da böyledir çeklerin %99 u vadeli kullanılmaktadır. 6 ay vadeli hatta 1yıl vadeli çekler piyasada kullanılmaktadır. Bu ileriye doğru bir ödeme taahhüdüdür. 6 ay sonra kimin ne olacağını kim bilebilir. Sonra kriz geldi buyuk firmalar batti kampanyali malımızı alamadık, alamadığımız mala karşılık çekimiz yazıldı şimdi devlet diyorki dolandırıcının parasını ödemedin gel hapıs yat .

Adsız dedi ki...

Dünyanın hiçbir yerinde olmayan karşılıksız çeklere hapis cezasının kaldırılmasını ve mağduriyetimizin giderilmesini ve bu konunun dile getirilmesini
siz değerli ve duyarlı kişilerin bu toplumsal olaya sahip çıkmasını bütün içtenliğimle arzu ediyorum.Yıllarca esnaf olarak bu memlekete hizmet vermiş
vergisini ödemiş,yüzlerce insana iş ekmek vermiş ,ssk ve bağkur yükümlülüklerini yerine getirmiş,yapmış olduğu yatırımlarla katma değer sağlamış
ihracat yapmış bir kişiyim.Dünyada meydana gelen küresel krizden olumsuz olarak etkilendik ve ödemiş olduğumuz binlerce çek yaprağına rağmen
hakkımda ,3 adet çekimi ödeyemediğim için hapis kararı çıkartıldı ve aranıyorum.Şimdi şunları sormak istiyorum....

1-Ben hapse girersem borcum ödenmişmi sayılacak
2-Halen yarım yamalak devam etmekte olan işyerimin ssk-bağkur-vergi-maaş ve diğer giderlerini kim ödeyecek
3-Ben hapisten çıktıktan sonra yukarıda saydığım biriken borçları neyle ve nasıl ödeyeceğim
4-Hapisten çıktıktan sonra ( eğer çıkmak nasip olursa)iş yerim ne halde olacak
5-Ailem , çoluk çocuğum ne olacak
6-Şu anda bile ticari hayatımda borçlu olduğum esnafa borçlarımı nasıl ödeyeceğim
7-Cezaevlerinde bir kişilik yataklarda iki kişinin yattığı ortamda devlet bana neden ve niçin para harcasın

Adsız dedi ki...

Ben emekli bir öğretmenim. Yetmiş yaşındayım. Bir oğlum var, üniversite mezunu arkaşlarıyla beraber ticarete başladılar. Önceleri çok iyi gidiyordu. Sonra işleri bozuldu. İki evim vardı, sattım, borçlularına verdim. Kredi çektim, bir kısmını da öyle ödedim.
30 bin TL. borcu kaldı, dört ay önce bu çeklerden ötürü oğlum tutuklandı. Günlüğü yüz liradan yatıyor. Devlete borcunu ödüyor, asıl borç duruyor. Devletimiz sağ olsun, böyle uygun görmüş. Yalnız genç delikanlı orada yatacağına çıksa bir iş bulsa, çalışsa daha iyi olmaz mıydı?
Şimdi ben kredi borcunu mu ödeyeceğim, çek borçlarını mı ödeyeceğim, oğluma sigara parasını mı göndereyim, şaşırdım şu yaştan sonra.
Seyit Dündar (Emekli Öğretmen)

Adsız dedi ki...

Sayın Ayşenur Bahçekapılı

1---piyasada çek kullanan mudiler,yardımcıları ve bankaların rolleri iyi incelendiği zaman;

A- piyasayı dolandırmak için kullanılan çekler organize bir suç oluşturacak şekilde kullanılmaktadır..

dolandırmak isteyen kötü niyetli kişi banka yetkilisi ile anlaşarak(paylaşarak) çek temin etmekte ve kurduğu çete mensuplarına çekleri kestirmek suretiyle piyasayı örgütlü olarak dolandırmaktadır.

YENİ TASLAKTA HAKKI KÖYLÜ NÜN ÇAYCI VE ODACI DİYE NİTELENDİRDİĞİ KESİM BUNLARDIR VE CEZADAN KURTARILMAKTADIR.

B- çeki dolandırmak niyetiyle kullanan kişiler odacıya çaycıya çek kestirme yolunu seçerler ve bu da bankaların yetkilileri tarafından desteklenemeden yapılabilecek bir iş değildir...yeni taslak bunu kurtarmaktadır.

C-yeni taslağın mimarlarının kanunsuz hapise attığı(asıl dolandıranı kurtarırken) ülkeye katmadeğer kazandırmış,vergi veren kesimi yıllardır düzeltilmeyen adil kaynak dağıtmadaki yanlışlkları,ülkede küçük ve orta boy işletmeler için her zaman var olan ve son zamanlarda ağırlaşan krizi,,ve krizin oluşmasında sorumlulukları olanların cezaya reva gördüğü çekini ödeme aczine düşen esnaf ve kobiler aşağıdaki zorlu süreci yıllardır yaşamaktadır...

1---kredi imkanı kısıtlı ve zordur.

2-çekle vadeli aldığı yüksek maliyetli malı çevirerek varlığını büyük balığın insafına bırakmış durumdadır.

3-hakettiği parayı alamadığı zaman işi durdurmak zorunda olan çek kullanıcısı ödeme yapabilmek için önce tefeciye düşmekte,alacağı mahkemelerde yıllarca beklerken,teminat olarak verdiği çekler müteahhit tarafından yazılmakta ve hapise girmektedir.

4-bir kısmı krizle gelen talep yokluğu nedeniyle zincirleme karşılıksız çek sorunu yaşamaktadır.

5-taahhüt işi yapan firmalar iş alabilmek için teminat olarak açık çek bile vermektedirler..

6- bunlar tam olarak incelenmeden adli para cezası vererek hapis cezası yolunu açmak yüzbinlerce insana,ailelerine ve çocuklarına yapılan çok büyük bir haksızlıktır..

7-çeki yazılmış banka lobileri,finans kuruluşlarının tefecilerin baskı ve telkinleriyle anayasal hakkımızın,insan haklarımızın uyum yasaları ile ihlallerini milletin vekillerinin önlemesini istiyoruz..

8-hele hele insanın kendisinin bile vazgeçme tercihinin olmadığı haklarının likiditeyi etkilemesi mazareti asla kabul edilemez..

şimdiye kadar karşılıksız çıkan çeklerin keşidecileri tüm varlıklarını kaybetmişler,icralar evdeki tencerelere varana kadar götürmüş durumdadırlar.

Erkan dedi ki...

Düşünüyorumda galiba biz bu başımıza gelenleri hak ediyoruz.Burada yazılanları okumak,cevap yazmak birşeyler yapmak için didinen birkaç kişinin çabalarından medet ummaktan başka yaptığımız birşey yok.Böyle hak aranmaz.Karşılıksız çek e idam verseler bundan ileriye gidemeyiz.Artık yaznayacağım.Sanal koşturmak ancak tembelleştiriyor herkezi.Bu koşturmayla olsa olsa sanal bir çek yasası çıkar bizde sanal mağdur oluruz.Taki.. bir polis kolumuza girip gidelim diyene kadar.Herkeze bolşans..

Adsız dedi ki...

l BABAM hatır çeki yüzünden hapse girdi. Kendisi saygın bir iş adamı ve her şeyden önce de benim babam. Katillerle tecavüzcülerle aynı yerde ne işi var benim babamın? Bir insan 5 yıl yatarak işlediği bir cinayetle ilgili ıslah olabilir ama 5 yıl yatıp babam arkadaşlarına güvenmemek, bir daha hatır çeki vermeme konusunda mı ıslah olacak?

l 16 yaşımdayım babam hapiste, annem hastalandı. İnternet kafeye geldim, araştırıyorum ama itiraz etmek için avukat lazımmış tutamıyoruz. Lütfen bu anayasaya aykırı olan durumu herkes öğrensin, herkesin babası çıksın. Çok zor durumdayız.

l BİR turizm firması tarafından dolandırıldık ve çeklerimizi ödeyemedik. Aradan geçen süreçte çalıştık, mülklerimiz sattık, alacaklıların borçlarını faizleriyle ödedik. Kalan borcu ödeyecek işler almak için canhıraş uğraşıyorum, yurtdışından projeler aldım bunlara başlama vaktim geldi ama cezalarımdan dolayı kaçak geziyorum, yurt dışına da çıkamıyorum.

l ÇEKTEN hapis cezam var. Alacaklılar anlaşmaya yanaşmıyor. 7 aydır görmüyorum, kızımı özledim. Dayanamıyorum artık sanki adam öldürdüm.

l BEBEK ve asker katilleri için af çıkacağı söyleniyor. İşi bozulup çekleri karşılıksız çıkanların suçu daha mı ağır acaba?
Karşılıksız çekle ilgili yaşanan sorunlar gerçekten trajik boyutlara ulaşmış durumda. Acil düzenleme yapılması gerektiği de ortada. Yetkililerin günü kurtarmaya dayalı polemikler yerine, bu ve benzeri konulara öncelik vereceklerini düşünüyor ve umuyoruz.

Adsız dedi ki...

sn erkan

şu anda meclis tatilde ve ekim de açılacak..önümüzde daha önce başvurabileceğimiz bir mercii yok..adli tatilin bitmesine az bir süre kalmasına rağmen daha öncede yazdım...kararı 10.daire tarafından bozulan gaziantep 1.ağır ceza mahkemesinin direnip direnmeyeceğini bile öğrenemedik...eğer infaz durdurma kararı veren mahkemeler direnmezlerse bu bizim için hiç iyi olmayacak...fakat imkanlar belli ve haber alma konusunda bile çok yetersiz kalıyoruz...

çek yasası malum genel kurul dan geçecek ve yasalaşacak...meclisin açılışıda ekim ayında belki meclis açıldığı zaman toplu olarak gidilirse mecliste bir avantaj yaratılabilir...ama gerçekçi olursak bu haliyle bu yasa çıkarsa daha aleyhimize olacak...bu zaman süresi içinde yapmamız gereken daha duyarlı olduğunu düşündüğümüz ve grup başkan vekili olan sn ayşenur hanım a mail atmamız ve başka ulaşacak makamlar bulmamız yararlı olacaktır...nedeni ise ayşenur hanım la aylar önce ilk telefon görüşmelerinde hep yakın davranmıştı...İFLAS EDEN İNSANI birde hapise atmanın bir yarar sağlamayacağını her mantıklı insan gibi düşünüyor...daha ötesi açık dile getiriyor...bunu bu boş zamanda maillerle desteklemeliyiz diye düşünüyorum....emeklerinize teşekkürler

my way

Adsız dedi ki...

.......................................................................................................................................................................................

ZAMAN AŞIMI KORKUSU

Haziran ayında Çek Tasarısının Adalet Komisyonundan Meclise gelmeyişinin tek nedeni tasarının 5. Maddesi. Tasarı olduğu hali ile kanunlaşsa idi çek mahkumları 5. Maddeye dayanarak yeniden yargılanma talep edebileceklerdi. Yeniden yargılanma talebi şu gerekçeye dayanacaktı:



- Çekin karşılıksız çıkmasında bir kusurum yok. ……..Nedenlerinden ötürü çekin karşılığını yatıramadım.

Alt Komisyona katılan Yargıtay 10. Ceza Dairesi üyesi Çamlıbel, komisyonda yaptığı konuşmada zaman aşımı uyarısında bulundu. Davaların yeniden görülmesi nedeniyle davalar zaman aşımına uğrayabilir dedi Çamlıbel. Bu açıklama Meclis Haber Sitesinde çıktı. Bu konuda ben blogda yazılar yazdım. Bu yazılarda Çamlıbel ile yaptığım telefon görüşmelerini aktardım. Blogdaki Haziran arşivine girdiğinizde bu yazıları bulacaksınız.

Alt komisyon toplantısında daha başka ne gibi uyarılar yapıldı ise, iyimaya önce Alt Komisyondan rapor gelmedi gerekçesi ile Komisyon Toplantısını erteledi, daha sonrada meclis tatile girdi.

ÇEK TASARISI HÜKÜMETİN AÇMAZLARI NEDENİ İLE KANUNLAŞMADI.

Hükümet zaman aşımı v.s gibi açmazları bir şekilde çözmüş ise tasarı bu ağır ceza ile çıkacaktır.

ÇEK TASARISININ BANKALARA GETİRDİĞİ MÜEYYİDELER LAF-I GÜZAF.

Daha öncede yazdım Çek Tasarısı tek maddeden ibaret; o da 5. Madde, yani keşideciye 1500 iş günü ceza öngören madde, diğer bütün maddeler bu maddenin kamuflajıdır.

-Yok efendim çekin karşılığı olmadığı halde karşılıksız işlemi yapmayan banka yetkilisine 6 ay hapis,

-Yok efendim tacir olmayan kişiye tacir çeki veren….v.s gibi

Bütün bunlar çocuk kandırmacısı, bankaların bu suçları işlemesi için hiçbir neden yok. Neden bankalar karşılığı olmayan çeke karşılıksız muamelesi yapmasın ki? Neden bankalar tacir olmayana tacir çeki versin ki? Bankalar kapitalizmin en gelişmiş kurumları, bakkal dükkanı değil ki.. Siz kimi kandırıyorsunuz.

.............................................................
http://rahmiofluoglu.wordpress.com

Erkan dedi ki...

MY WAY

Ypılması fayda sağlayabilecek birçok girişim var.Sayın İşcan İstenbula gidiyor sekiz ayrı kişi karşılayacağız diyor bir Allahın kulu gelmiyor.Üstelik bekledip birde zaman kaybına neden oluyorlar.Bu nasıl bir iş anlamış değilim.Timurun fil hikayesi gibi.İşcan bunu dert etmiyor ama şahsen benim zoruma gidiyor.Bu grupla bu iş nasıl yürüyecek.Hadi sanal atan tutanlardanda vazgeçtikte telefonla görüştükleri bile gelmemiş.Demekki yüz yüze söz alsak gene gelmeyeceklerdi.Açık çek imzalatsak gene gelmeyecek burada mağdur olduk diye ağlayacaklar.

Adsız dedi ki...

sn erkan

meclis tatil ve ekim de açılacak...daha önce açılma ihtimalini nasıl görüyorsun ? bu sence mümkün mü?

eylem ekimde olmalı ve herkes böyle düşünüyor hatırlarsan 100 kişiden fazla bi grupla ankaraya gidilmişti...bu gene olur ama ekimde olur bence...daha önce yargı haricinde bi gelişme olmayacağını düşünüyor herkes ve haklılar...çünkü adli tatil bitiyor..

my way

Adsız dedi ki...

BİZ UTANILACAK BİR ŞEY YAPMADIK EĞER UTANMASI GEREKEN BİRİLERİ VARSA, BU YASADAKİ BOŞLUĞA VE İNSAN HAKLARI İHLALİNE RAĞMEN HALA YAKINLARIMIZIN ORADA TUTULMASINA GÖZ YUMAN OKUMAYAN ARAŞTIRMAYAN YA DA BİLİP DE TEFECİLERİN BNKALARIN İDEALİSTLİKTEN VE İNSANLIKTAN NASİBİNİ ALAMAMIŞ BAZI AVUKATLARIN YANINDA DURAN HUKUĞUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ KENDİ ÇIKARLARININ ALTINA TUTAN
VEKİLLERİMİZ VE DEVLET BÜYÜKLERİMİZ SUÇUDUR

Adsız dedi ki...

Sempozyum NotlRI 2
Prof. Dr. Adem Sözüer Diyorki :

-Af edersiniz, biraz kendimi beğenmiş gibi söyleyeceğim; eğer ben bir kanun tasarısının çalışmasına çağrılmamışsam mutlaka kapalı kapılar ardında vatandaş aleyhine bir şeyler yapılıyor, eğer ben çağırılıyorsam orda açıklık vardır. Çünkü bilirler ki Adem sözüer konuşur, tartışır, vatandaş aleyhine bir şeye izin vermemek için gayret eder.

Evet, Sözüer bu tasarının çalışmasına çağırılmamış. Sözüer’in sonraki anlatımlarından anlıyoruz ki gerçekten vatandaş aleyhine bir tasarı var TBMM de. Sözüer’in yorumlarına geçmeden önce sempozyum notlarında kendi anladığımı, kendi yorumlarımı öne çıkaracağım. Çünkü yaptığımız ses kayıtlarının yayınlanması konusunda her ne kadar konuşmacılardan izin alma zorunluluğu yoksa da ben hocalarıma saygı açısından bu notları kendi sorumluluğumda yazacağım. Bir başka tespitimi önceden yazmak zorundayım. Konuşmacılardan anladığım üzere, konuşmacılar, yani hocalar, Başsavcı dahil hepsi hükümetin çek mağdurlarına af gibi bir niyeti yok.

EVET, YANLIŞ DUYMADINIZ HÜKÜMET MAĞDURLARA BİR AFTAN YANA DEĞİL. AKSİNE HUKUKÇULARIN, UZMANLARIN VAR DEDİĞİ KANUN BOŞLUĞUNU OLDU BİTTİYE GETİRMEK İÇİN GAYRET İÇİNDE OLDUKLARINI GÖRÜYORUZ.
http://rahmiofluoglu.wordpress.com/2009/05/16/sempozyum-notlari-2/

Erkan dedi ki...

sn.MY WAY
Meclis ten bahsetmiyorum.Yazımı tam okumadın sanırım.Bireysel yapılan bazı çalışmalarda yeterli katkıyı sunmamaktan bahsediyorum.Sonuçta bir haber programının,bir gazetecini meclisle ilgisi yokki.

Adsız dedi ki...

SEMPOZYUM NOTLARI
SEMPOZYUM

YENİ ÇEK KANUNU VE 31.12.2008 DEN SONRA DOĞAN BOŞLUK ÜZERİNE ÇEK MAĞDURLARINI ETKİLEYECEK İLGİNÇ AÇIKLAMALAR.

YENİ ÇEK KANUNU OBJEKTİF (ŞEKLİ) SUÇ YERİNE TAKSİRLİ SUÇ İLKESİNİ BENİMSİYOR. SEMPOZYUMDA BU KONU ÜZERİNE PROF.DR. FATİH SELAMİ MAHMUTOĞLU KONUŞTU. HOCANIN KONUŞMASINI SES KAYITLARINI ÇÖZDÜKÇE YAYINLIYACAĞIZ.

TASARININ KUSUR İLKESİNİ BENİMSEMESİ ÇEK MAĞDURLARINI BAZI DURUMLARDA LEHTE ETKİLEYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ.
http://rahmiofluoglu.wordpress.com/2009/05/15/sempozyum-notlari/

Adsız dedi ki...

sn erkan

şu anda yapılması gereken iş...

1 -- gaziantep ağır ceza nın direnip direnmeyeceğini öğrenmeye çalışmak...

2--- avukatı dahi olmayan o davalının direnme olması için gereken yönlendirmeyi yaparak konunun CGK ya çıkmasını sağlamak...

3-- sakarya ve diğer infaz durdurma karar veren mahkemelerde direnme olup olmayacağını öğrenmeye çalışmak...

4---meclisin açılacağı ekim ayının ilk haftasına organize olarak bir ziyaret gerçekleştirmekiçin çalışmak

olmalıdır bence...

my way

Adsız dedi ki...

dostlarım, sayın erkan;
karşımızdaki tarafın da istediği bu. bu durumu günler önce yazdım. kabullendirmek ve kabul etmek, sindirmek ve sinmek, bezdirmek ve bezmek diye. bu bir savaştır. hak ve onur savaşı. ben burası dahil 6 yerde yazı yazıyordum. hepsinde bana karşı bir atak oluşturuldu. başardılar. bizi yıkmaya çalıştılar. kandırdıkları birkaç dostumuzla bizi avlıyorlar.
burlarda yazıları okuyanlar okuduklarını kendileri anlmadan yorum yaptılar. kişisellik ön plna çıktı.
unuttukları ve hala hesaplayamadıkları bir şey var.burhan işcan. yılmadı yılmayacak. ve bir profosyonel savaşcı.
birlikte ezip geçeceğiz onları.
"hukuğu hukukculara bırakın" emriniz olur bıraktık ne yaptınız. meslektaşlarınızın yaptıklarını. kandırmak ve yalan.
hala kendi sitesimde hukuktan medet ummayı salık veriyor. niçin. uyutmak ve pasife etmek için. gül hanımı, ve enreyi hemen kınıyor yaptıkları beyhude diyor. bi tek hukukcu o var bu memlekette ya.
amaç belli bekleyin.
yasa bir çıkacak diyor bir çıknayacak,
ortada iki taslak var çalışma ikincisi üzerinde diyoruz. hemen sazan gibi atlıyor itiraz ediyor. sonra evet yeni bir şeyler var aleyhimize diyor. hadi buyrun. bi krar verse anlıycaz. bir tane delisi de var kendi beynini yemiş kendini doktor zanneden.
BİZLERE GELİNCE,
EVET EYLEM YOK ORTADA. BOYNA YAZIYORLAR. DÜN BAHÇEKAPILIYA GİDECEKTİK. 17 KİŞİ SÖZ VERDİ BANA BİRLİKTE GİDELİM DİYE. KAÇ KİŞİ VARDI YANIMDA SOLDAKİ SIFIR. NİYE HEPSİNİN MAZERETİ VARDI.
NE OLDU . BAŞBKNLA GÖRÜŞTÜRÜN BENİ DEDİM.
İSTEDİKLERİ BEKLENTİYE BIRAKNAK İÇİN MAZERET.
BİZLER YOKUZ VE İSTERİKLERİ BU.
İSTEDİKLERİNİ VERİYORDUNUZ.
KİMSE SEVGİDEN BAHSETNESİN BANA BURDA. HAKTAN VE ONURDANDA.
AYNASI İŞTİR KİŞİNİN LAFINA BAKILMAZ
AYNASI İŞTİR KİŞİNİN LAFINA BAKILMAZ
AYNASI İŞTİR KİŞİNİN LAFINA BAKILMAZ
AYNASI İŞTİR KİŞİNİN LAFINA BAKILMAZ

BU YÜZDEN SİTELERE KÜSEN ESKİ MÜCAHİTLERE GELİNCE.
KENDİNİZE İHANET ETMEYİ BIRAKIN SAVAŞA DEVAM

BURHAN İŞCAN

Adsız dedi ki...

sn erkan

medyada konunun dile getirlmesi bencede çok önemli fakat binlerce bilgilendirmeye rağmen medyada sesimizi tam duyuramadık...bunun için gerekli çalışmalar elbette yapılabilir...ama dedim ya bu tatil boşluğu genel olarak hepimizi demoralize etti...bu zamanla düzelecektir bence bireysel çalışmalar tekrar söylüyorum yargı sürecini CGK ya taşıyabilmek olmalıdır...

çünkü hepimiz biliyoruz ki konu CGK ya çıkmadan 10.dairede kapanırsa YASADAKİ BOŞLUK konusu kapanacak ve biz en önemli kozumuzu kaybedeceğiz.

my way

Adsız dedi ki...

beyler pkk yı dağdan indirmek için yönetici kadro hariç genel af çıkacak.ve bunuda kamuoyunda yavaş yavaş dile getirip tartışmaya açıyorlar.dün ntv de çeşitli gazetecilerle af konusunu konuşmaya başladılar ve açılımın tek başına pkk yı dağdan indirmeyeceği,gizli görüşmelerde habur kampının birleşmiş milletler gözetiminde pkk lılara açılacağı ve rehabilitasyon gördükten sonra türkiye ye dönecekleri konuşuluyordu.tabiki genel aftan sonra.

Adsız dedi ki...

Arkadaşlarepinize merhaba;
bendeniz Profösör Zeki, bende bizr çek mağduruyum. Dolandırıldım. Şimdi bu yasa çıkmazsa bayramda ya kaçak olacam ya içerde kitap yazacağı. Sizlere ancak sorduğunuz sorulara cevap vererek yardımcı olabilirim. Burhan Bey kızacak ama şimdilik elimden gelen bu.Sizler sorun ben cevaplayayım. Selam ve saygılar hepinize.
Prof.Zeki

Adsız dedi ki...

Hos geldiniz Prof. Zeki
Bu çek yasası ne zaman çıkar:)

Adsız dedi ki...

Öncelikle geçmişler olsun, çeke bulaştıysan işin çok zor
keşke dağa çıksaydın adam vursaydın, tekrardan geçmişler olsun

Adsız dedi ki...

Sayın Profösör Bey;
Bende bir çek mağduru babasıyım, size sorularım olacak cevaplarsanız memnun olacağım.
1-5532 sayılı ve5549 sayılı yasaların karşılıksız çekle ne alaksı vardır..
2-Hakikaten profmusunuz yoksa bizim şu üç ahbap çavuşlar gibi sabotajcı mı? eğer böyleyse hiç uğraşma, yeterince var.
teşekürler.

Adsız dedi ki...

Sayın Burhan Bey;
Adınızı yazmamışsınız ama ben sizi tanıdım. Sorularınızdan da belli oluyor.
1-Ben gerçek bir profum.
2-"ÇEK TASARISININ BANKALARA GETİRDİĞİ MÜEYYİDELER LAF-I GÜZAF." diyen arkadaş yanılıyor. Çünkü hükümet Avrupa Birliği Uyum Yasaları Çerçevesinde bir çok yasaya imza attı. bunlardan birisi de 3713 sayılı yasanın değiştiği 5532 sayılı "TERÖRLE MÜCADELE YASASI" ve 5549 sayılı "SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA YASA" DIR.
AYRICA 5237 SAYILI yasada da terör ile ilgili bir çok madde vardır. mesela 282. mdde gibi.
3-siz bu konuları çok iyi biliyorsunuz. bu sorularla imtihan olduğumu sezdim. isterseniz daha geniş izahat ederim. Fakat sizin bilmediğinizi zannetmiyorum.
4-sayın işcan fenomenliğinize devam edin. meyva veren ağaç taşlanır. saygılarımla.

Adsız dedi ki...

Sayın Profösör Zeki Bey

Yeni çek yasası taslağındaki -dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak- ibaresi bu konuda kast unsurunun incelenmesini sağlar mı? Yoksa yoruma açık olduğundan üzeri çek bedeli nin TCK 52.maddeye aykırı olduğu gerçeğinin kapatıldığı gibi kapatılabilir mi?

Kısaca çekten ceza alanların lehine bir getirisi olur mu?

Adsız dedi ki...

Adsız dedi ki... 176 Hos geldiniz Prof. Zeki
Bu çek yasası ne zaman çıkar:)


Arkadaşım bu yasa bu sene içinde çıkmak zorunda.TERÖRÜN FİNANSMANI NIN ÖNÜNE GEÇİLMESİ İÇİN TASLAĞA YENİ İLAVELER YAPILACAKTI. Bankaların razı edilmesi için de faiz indirimi gibi ve promasyon gözaltısı gibi önlemler alınıyor. Ekimde yasa tasarısı tartışılır. biliyorsunuz torba yasa yılbaşına son. yani yılbaşına kadar yasa çıkmazsa bankalar çek karnesi veremeyecek. Bu da herhalde tam aralık ayında olmaz.
Terör kapsamında daha başka yasalar ve tedbirlerde çıkacak.
sevgilerimle. prof zeki

Adsız dedi ki...

17.03 te yazan kardeş;
Yeni taslakda TCK ya tam uyum söz konusu. Adalet Bakanının açıklamalarını hatırlayın.Hapisliğin etkili bir ceza olmadığını söylüyor. Fakat ceza husussundan da vazgeçmiyorlar. Kast unsuru iyi niyetli çek mağdurları için kurtarıcı. Fakat kastın durumu kötü niyetli kişileri terörist yerine koyup ceza üst sınırı olan 10 yıla kadar hapislikle cezalandırıyor. Kastın durumu bu bakımdan önemli. yeniden yargılanma yasa çıktığı ana kadar olan durum için söz konusu değil. sonrası için çözüm aranıyor. 52. madde de düşünülüyor. fakat dediğim gibi amaç bankaları dize getirmek ve sorumluluklarını artırmak. finans kuruluşları da tefeci gibi çalışıp hem kara para aklıyorhemde yüksek faiz getirisi ile teröre finansman sağlıyor. YANİ KÖTÜ NİYETLİ KİŞİLERİNDE OLDUĞU GERÇEĞİNİ UNUTMAYIN.
SEVGİLERİMLE prof zeki

Adsız dedi ki...

sayın profösör;
52. maddenin yerine (adli para cezası) yerine idari para cezası gelecek diye biliyorum. niye 52. madde de ısrar ettiniz. burhan işcan

Adsız dedi ki...

Sayın İşcan;
Doğrudur. İdari pra cezaları düşünülüyor. Kastın durumuna göre ceza verileceği için düzenlemenin şekli hakkında yorum yapamayacağım. iyi niyetli kişilere kusurlu gözü ile bakılıp onlar idari para cezası ile, kötü niyetli kişilerde suçun derecesine göre ceza alabilecek. törörle mücadeleye göre bu durum 10 yıla kadar direkt hapis cezası da olabilecek.

Adsız dedi ki...

MESELA ESKİDEN BANKALAR CEZALANDIRILMIYORDU ŞİMDİ TERÖRLE MÜCADELE ÇERÇEVESİNDE BANKALARDA CEZA ALACAK SORUMLULAR HAPSE GİREBİLECEK. dostlarım bu akşam samatya da ziyafete gideceğim sorularınızı yarın cevaplarım.
prof zeki

Adsız dedi ki...

ÇEK TASARISINDA BANKALARA GETİRİLEN BİR SORUMLULUK YOK.
ÇEK TASARISININ BANKALARA GETİRDİĞİ MÜEYYİDELER LAF-I GÜZAF.

Daha öncede yazdım Çek Tasarısı tek maddeden ibaret; o da 5. Madde, yani keşideciye 1500 iş günü ceza öngören madde, diğer bütün maddeler bu maddenin kamuflajıdır.

-Yok efendim çekin karşılığı olmadığı halde karşılıksız işlemi yapmayan banka yetkilisine 6 ay hapis,

-Yok efendim tacir olmayan kişiye tacir çeki veren….v.s gibi

Bütün bunlar çocuk kandırmacısı, bankaların bu suçları işlemesi için hiçbir neden yok. Neden bankalar karşılığı olmayan çeke karşılıksız muamelesi yapmasın ki? Neden bankalar tacir olmayana tacir çeki versin ki? Bankalar kapitalizmin en gelişmiş kurumları, bakkal dükkanı değil ki.. Siz kimi kandırıyorsunuz.http://rahmiofluoglu.wordpress.com

Adsız dedi ki...

ARKAŞLAR BİZLERDEN HİÇ BİRSEY OLAZ BURAN İŞCAN ANKARA ESKİŞEHİR İST MEKKİ DOKUYOR HANİ MAGDURLAR YOK BİRSEYLER KÖTÜYE GİDİNCE VURUN ABALIYA BURHAN İŞCAN OLMASA BU SİTE OLMAZ BİZLER HİÇ BİR SEY OLMAZ ANÇAK BİZLERİN AKLIMIZ CEZA EVİNDE GELİR EKİM HEPİMİZİ CEZA EVLERİNE ATAÇAKLAR ÇÜNK BİZLER HİÇİZ DA BİRBİRİZDEN HABERİMİZ YOK DEDİKODU SON PİŞMANLIK FAYDA ETMEZ ARTIK SİTE YE GİRMİYOR DEDİ ALAVERE DALAVERE ANÇAK BURA DEDİ KODUYA DEVAM EDEDİN ARKADAŞLAR HERKEZ BAŞININ CARESINE BAKAMIYOR

Erkan dedi ki...

rahmiofluoglu
Ağustos 28, 2009, 5:33 pm üzerinde
BU BLOGDA YAYINLANAN PROF. SAMİ SELÇUK’UN YAZISINI “BİZDE HALA AVCILIK ÇAĞI YAŞANIYOR” VE BENİM BİAT KÜLTÜRÜ YAZIMI OKUYUNUZ.
http://hukukro.wordpress.com/2009/08/17/turkiyede-hala-avcilik-cagi-yasaniyor.
http://rahmiofluoglu.wordpress.com/2009/05/26/biat-kulturu
BENİM GÖRÜŞÜM BU; HÜKÜMET AF ÇIKARMAYACAK. ÇEK TASARISI KANUNLAŞIRSA LEHE UYGULAMALARI GENE YARGI YAPACAK, O ZMAN İŞİMİZ GENE YARGIDA. ŞİMDİ BU BENİM GÖRÜŞÜM, AKSİ OLAMAZ MI ,OLUR. OLURSA BURHAN İŞCAN’IN DEDİĞİ GİBİ BENİM BİR ŞEY YALAMAM GEREKMİYOR.BEN ÇOK SEVİNECEĞİM, HERKESTEN FAZLA BELKİ..İŞCAN’I KIZILAYDA OMUZLARDA TAŞIRIZ. BU KONUDA YARIŞA NE GEREK VAR. KEŞKE BEN HAKSIZ ÇIKSAM ,BUNA DUA EDİYORUM. AF GÜNÜ SÖZ 5000 LİRAYA KADAR MASRAFLAR BENDEN MAĞDURLARLA ŞÖLEN YAPALIM.


Lütfen içeriği herkez iyi anlasın.İçimizde böyle düşünen insanlar oldukça biz davayı kazanırız.Şahsen çok etkilendim.

Adsız dedi ki...

STAR ANA HABER PART 2 ÇEK HABERİ
http://www.sondizi.com/star-tv-ana-haber/star-tv-ana-haber-bulteni-08062009-izle.html

Adsız dedi ki...

DOC.SAFİNAZ DOLMASEVER
PROF ZEKİ BEY BENDE BIR CEK MAGDURUYUM SIZIN BU ACIKLAMALARINIZDAN COK GUZEL SEYLER CIKARTIYORUM.SİZİN DE BIR PROF OLMANIZ BENI COK ETKILEDI.VE SIZDEN CESARET ALARAK BENDE BU SITEYE YAZI YAZMAYA KARAR VERDIM PROF ZEKİ BEY ELIMDEN NE GELİRSE SIZE DESTEK OLMAYA CALISCAM.BUGUNE KADAR EN COK FAATLIYET GOSTEREN BURHAN İŞÇANIDA MERAK EDIYORUM ARAMA CESARETİ BULAMIYORUM BİRGÜN ARAYIP TANISCAM BIZEDE KATKILARINDAN DOLAYI BURHAN ISCANA TESEKKUR EDIYORUM.

surya dedi ki...

Herkese iyi akşamlar,bugün Ayşenur hanımı aradım,bloğu izlediğini,yorumları okuduklarını belirtiler.Adalet komisyonun da olan çek yasasının ekim ayında meclise geleceğini
birkez daha Ayşenur Hanımdan duydum.Kendileri çok ince,nezaket dolu bir hanımefendi onun gibi bir hanımefendinin yanımızda olduğunu bilmek güç veriyor.yalnız davamızda haklı olduğumuzu anlatmamız lazım bunun içinde elimizden fax, mail ne geliyorsa hızlı bir şekilde vekillerimize göndermemiz lazım.tlf görüşmeleride çok etkili oluyor.Lütfen arkadaşlar yapalım.Hakkımızı arayalım herkes bir vekile derdini iyi anlatabilirse ekimde yasa lehte çıkar bu lüzumsuz acılarda inş. son bulur.Bunu kendimiz için sevdiklerimiz için yapalım,çalışıp borcumuzu ödeyebilmemiz için yapalım,hepimize ALLAH kolaylık versin...

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR UMARIM BU YASA BİRAN ÖNCE ÇIKAR.İNANIN 8 AYDIR PSİKOLOJİM BOZULDU.BABAMIN YANINA GİDİP GELDİKTEN SONRA DENGEM BOZULUYOR.NE ZAMAN ÇIKACAK BİLEN VARSA PAYLAŞIN LÜTFEN.. DERYA

Cuneyt dedi ki...

ARKADAŞLAR
KİM NE İSİMLE YAZAR, FİKRİNİ SÖYLER,VEYA KENDİ YAZAR KENDİ CEVAPLAR, FARKETMEZ, SONUÇTA BURASI BİR PAYLAŞIM BLOGU VE MAĞDURLARIN BLOGUDUR. LÜTFEN YAZILARIMIZ HAKARET İÇERMESİN..

BURDA BİR AMAÇ İÇİN TOPLANDIK AMACIMIZDA BİZLERİ MAĞDURİYETLERE SÜRÜKLEYEN BU SAÇMA YASANIN BİR AN ÖNCE DÜZENLEMESİDİR, BU BLOGUN AMACI KURULUŞUDA BUDUR HİT ALMAK VEYA ŞİRİN GÖZÜKMEK GİBİ BİR AMACI OLMADIĞI GİBİ TAMAMEN KURUCULARIDA, BURDA BULUNANLARDA MAĞDURLARDIR.
BİZLER ADI BLOG DENEN BİR ORTAMDA BİR ARAYA GELDİK VE UMULMADIK BİR BAŞARIYIDA YAKALADIK, YILLARDIR KANGRENE DÖNÜŞMÜŞ FAKAT FAZLACA DİLE GETİRİLMEMİŞ BİR YASAYI TÜM SİYASİLERİN GÜNDEMİNE VE KAFALARINA SOKTUK.
ÇEK GİBİ, ETRAFINDA ONLARCA ÇIKAR ÇEVRELERİNİN OLDUĞU, ÇIKAR ÇEVRELERİNİN HİMAYESİNDEKİ BİR YASAYI TARTIŞILIR VE KONUŞULUR YAPMAYI BAŞARDIK, BANKALAR, BAROLAR FACTORİNGLER KARŞISINDAKİ BAŞARIMIZ KÜÇÜMSENECEK ŞEYLER DEĞİL..

BİZ HEP OLDUĞU GİBİ, MEVCUT MÜCADELEMİZİ CİZGİMİZİ BOZMADAN SÜRDÜRECEĞİZ.
YÖNELECEĞİMİZ YERLER BELLİDİR, SİYASİLERDİR. YARGITAYA BİR DERECEYE KADAR YÖNLENEBİLİRİZ, YARGININ KONUMU VE İŞLEYİŞİ BELLİ, KULAKLARINA KAR SUYU KAÇIRABİLİRİZ ANCAK:), AMA BASKI UYGULAMA BİR YERE KADAR..

BAYRAM SONRASI VE MECLİS AÇILMASINA YAKIN ANKARA'DA AK PARTİ GRUP BAŞKANI SAYIN ELİTAŞ, SAYIN BABACAN VE MEHMET ŞİMŞEK'İN OLDUĞU BİR GÖRÜŞME SAĞLAYACAK BİZLERE, OLUŞTURACAĞIMIZ BİR HEYET SORUNLARIMIZI ANLATACAK. BU HEYET AİLE YAPISINDA VE YASA VE KONUYA VAKIF MAĞDURLARDAN OLURSA MÜKEMMEL OLUR..

BU AŞAMADA, TBMM TATİL MAİL KUTULARI İSE DOLU
MALUM MAİL GÖNDEREMİYORUZ..

İNGİLİZCE BİR METİN HAZIRLIYORUZ KISA VE ÖZ HUKUK DİLİNDE YAZILI BİR İNGİLİZCE METİN, BUNU AB VE AB UYUM DELEGASYON BAŞKAN VE ÜYELERİNE GÖNDERECEĞİZ..
METNİ VE ADRESLERİ BİR KAÇ GÜN İÇİNDE BURAYA YAZARIZ.

BUNUN HARİCİNDE ÖNERİSİ OLAN ARKADAŞLARIMIZ VARSA YAZABİLİRLER..

M.K. dedi ki...

ARKADAŞLAR,
DAHA ÖNCEDE YAZDIM YİNE YAZIYORUM. EKİMDE ANKARADA TOPLANMA PLANI VAR İSE EĞER

ÖNCESİNDE

ANKARA İZMİR İSTANBUL GİBİ BÜYÜK İLLERDEKİ ARKADAŞLAR

BULUNDUĞUMUZ ŞEHİRDE BULUŞUP TOPLANALIM.

KAÇ KİŞİ OLDUĞUMUZU BELİRLEYELİM

BU SAYIYI ARTIRACAK İMKANLARI ARAŞTIRALIM

GEREKİRSE BİR FON OLUŞTURUP ÇEVREMİZDEN İNSAN GÖTÜRELİM

VE

GİDİLECEĞİ ZAMAN

HANGİ İLDEN KAÇ KİŞİ GİDECEĞİ BELLİ OLSUN

BUNUDA BLOGDA DUYURALIM

BÖYLECE

EN AZ KAÇ KİŞİ OLACAĞIMIZ BELLİ OLUR

SAYI YETERLİYSE ARAÇ TUTULUR VE GİDİŞ FİATINA GİDİLİP GELİNİR

VE KİMSE HAYAL KIRIKLIĞI YAŞAMAMIŞ OLUR ANKARADA

İYİ OLMAZMI SİZCE

SAYGILARIMLA

Adsız dedi ki...

sn.m.k.

bende sizinle aynı fikirdeyim.artık toparlanmanın zamanı geldide geçiyor.herkez gelicem deyip yarı yolda bırakıyor.gelemiyecek olan arkadaşlarda (malum sebeplerden)dediğiniz gibi en azından maddi olarak bir destek yaparsa yerine birileri gönderilebilir.site admini arkadaşlar ltf bu organizasyona şimdiden başlayın.hepimiz gördük son haftada yapılan organizasyonlarda hüsran olduğunu!!!bir banka hesap numarası belirleyip bildirin.bizlerde şimdiden ufakda olsa toplamaya başlayalım.son haftalarda maddi durumlarımızın ne olacağı belli olmaz.saygılar

Adsız dedi ki...

sn.cüneyt bey
sn.babacan ın şahsi mail adresini yayınlayabilirmisiniz??

Adsız dedi ki...

SN.CÜNEYT BEY

ANKARA YA GİDECEK ARKADAŞLARIN SN.PALANDÖKEN İLEDE BİR GÖRÜŞME YAPMALARININ FAYDALI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM.BİLDİĞİM KADARIYLA SN.BABACAN İLE ESNAFLAR İLE İLGİLİ BİR PAKET İÇİN EYLÜL AYINDA BİRARAYA GELECEKLER.HATTA ŞİMDİDEN MAİL,FAX VE SMS YOLLAMAYA BAŞLASAK İYİ OLMAZMI??

Adsız dedi ki...

AŞAĞIDAKİ SATIRLAR KİME AİT? BURHAN İŞCAN'A AİT.NERDEN ANLADIM PRESSTURKTEKİ YAZILARINDA BİZE ÜÇ AHPAP ÇAVUŞ DİYORDU DA ORDAN. CUNEY BEY NE TAVSİYE EDİYOR? HAKARET ETMEMEYİ, ORTAK MÜCADELEYİ. BURHAN İŞCAN NE DİYOR BİZE? SABOTAJCI.. BU HAKARET SAYILMIYOR.PROF. ZEKİ ADI İLE YAZAN VE PROF. ZEKİ'YE CEVAP VEREN DE O .
SİZE BAŞARILAR DİLİYORUM

AV. RAHMİ OFLUOĞLU

Sayın Profösör Bey;
Bende bir çek mağduru babasıyım, size sorularım olacak cevaplarsanız memnun olacağım.
1-5532 sayılı ve5549 sayılı yasaların karşılıksız çekle ne alaksı vardır..
2-Hakikaten profmusunuz yoksa bizim şu üç ahbap çavuşlar gibi sabotajcı mı? eğer böyleyse hiç uğraşma, yeterince var.
teşekürler.

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR MRB

BU YAZIYI NİYE YAZIYORUM BEN ŞUNADA ARANMAKTAN DOLAYI İYİCE SIKINTIDAYIM AMA EN AZINDAN UMUT IŞIKLARIMI DİRİ TUTTUĞUM BU SİTEYE GİRDİĞİMDE SON DÖNEMDE HEP TARTIŞMA HEP TARTIŞMA PAYLAŞILAMAYAN NEDİR ANLAMIYORUM DESEM YERİDİR LÜTFEN ARKADAŞLAR EĞER BU İŞE İNANMAYAN VARSA SESİNİ KISSA EN AZINDAN OKUSA HA EĞER KARŞI DÜŞÜNCEDE İSE BUNU DEMOGOJİ YADA BAŞKAŞEYLERİN ARKASINA SIĞINMASIN DİREKT YAZSSIN SİZDEN RİCAMMM LÜTFENNNN BİRLİK OLUN MAĞDULAR İÇİN BİRŞEY YAPIYORUM DERKEN MAĞDUR ETMEYİNN HEP DESTEK TAM DESTEK DEĞİLSENİZ EN AZINDAN BUNU BU SİTEDE YAPMAYIN BAK NE GÜZEL AYŞEGÜL HNM BLOGU TAKİP EDİYOMRMUŞ LÜTFENNNN ARKADAŞLARRRR

Adsız dedi ki...

sayın ofluoğlu;
şimdi sizin okuma özürlü olduğunuz, ve bana kir atmak için mazeret aradığınız bir kere daha ortaya çıktı. sayın zeki beye o soruyu tabi ki ben soruyorum. zeki beyde cevaplıyor. o şekilde soru yöneltmem de tabi ki gerekiyor. siz ahbap çavuşlardan diğeri uykudan uyanır uyanmaz hemen ezberlerden derleme yazılarla saldırıyor. zeki bey hakkında kuşku duymam suç mu? bu zeki bey birden çıktı ve kendini prof ilan etti. şimdi ona soru sorunca hem zeki bey hem burhan işcan aynı kişi mi oluyor? mantığınıza hayran kaldım doğrusu. dikkatli o9kumuş olsaydınız size üç ahbap çavuşlar diyen benim. zeki bey değil.
saygılarımla. burhan işcan

«En Eski ‹Eski   1 – 200 / 468   Yeni› En yeni»