Çek Mağdurları Avrupa Komisyonu Gündeminde…

AB Komisyonu`nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Günter Verheugen`in sözcüsü Jean Cristophe Filori dilekçelerimize cevap verdi.

i2

EUROPEAN COMMISSION

Directorate-General Enlargement

B - CROATIA, THE FORMER YUGOSLAV REPUBLIC OF MACEDONIA TURKEY B.3 – TURKEY

Brussels, 24 August 2009

Ref5427

Dear … …….

Thank you for your letter to President Barroso, who asked me to reply to your email of 13 July 2009.

I have taken note of your concerns as regards the provisions in Turkish Law which establish an imprisonment sentence from one to five years for the issuers of unpaid cheques.

On 8 May 2009, the Turkish government tabled a draft Cheque Law to the Turkish Grand National Assembly, which would abolish imprisonment sentences for unpaid cheques. This draft Law was submitted for the review of two parliamentary committees (the Judicial Committee and the EU Harmonisation Committee), before the summer recess of the Turkish Grand National Assembly. The Commission will monitor these discussions in the coming months.

Yours sincerely

im

Commission europeenne, B-1049 Bruxelles / Europese Commissie, B-1049 Brussel - Belgium. Telephone: (32-2) 299 1111. Office: Charlemagne 5/128. Telephone: direct line (32-2) 29+32.2.29.65.660. Fax: (32-2) 29+32.2.29.91.044.

E-mail: jean-christophe.filori@ec.europa.eu

İlgili yazılar: http://www.cekmagdurlari.com/2009/08/aysenur-bahcekapili-anti-demokratik.html


Technorati Etiketleri:

49 yorum:

Adsız dedi ki...

Ben Başkan Barroso , Türk Hukukunda ödenemeyen çek düzenleyicileriniz için bir yıldan beş yıla ilişkin hapis hükümleri ve endişelerini dikkate aldım.

Türk hükümeti, Türk Büyük Millet Meclisi, bu ödenmeyen çek için hapis cezası kaldırılmasını öngören Çek Kanunu yasasını masaya yatırmıştır. Bu yasa tasarısını iki parlamento komitelesi gözden geçirmektedir (Yargı Komisyonu ve AB Uyum Komisyonu), ve bu yasa Türk Büyük Millet Meclisinin yaz tatilinden önce sunuldu.
Komisyonumuz önümüzdeki aylarda bu tartışmaları izleyecek.

Adsız dedi ki...

bencede odenemeyen çeklere hapis cezası cok çağ dısı.cek demek rısk demek karsı taraf bu rıskı goze almıyorsa mal vermıyecek verıyorsada rıskı goze almıstır.tıcaret yuzde 99 rısk demektır ve her ıkı tarafta rısklerı goze alarak bır ıs yapıyor rısk gerceklestgınde hapıs cezası alıyor.bu krızı vatandas yapmamıstır dunya genelınde ekonomık krız olmustur ve rısk gerceklesmıstır.hapıs cezası borcu odemeye degıl daha cok sosyal ve kulturel bozukluklara yol acmaktadır.cekını odeyemen adam hapıs korkusuylamı oduyecek parası yada ımkanı olsa oder.dıyelım kı ben cok ıtıbarlı bı kısıyım ve pıyasayı mılyon dolar cekle dolandırdım.yatarım 3 5 yıl mılyon dolarlık ınsan olurum bana bu kadar rısk saglayan fırmanın hıc mı sucu yok.nasıl kı banka kredıyı kefıl ıpotek olmadan vermıyor ve herkese kazancı kadar kredı verıyor rıskı goze almıyor tıcarette oyle kaanc varsa mutlak rıskte vardır.karsı tarafada sorun o zaman neyıne guvenıp bu kadar mal verdın onun sucu yok mu pekala hıc bı mal varlıgı olmayana o kadar mal vermekte.bence bu karsı tarafı korumak degıl sosyal patlamaya neden olur yetklılerın bır an once bu konuda calısma yapnması dılegıyle Manisali

Adsız dedi ki...

İNGİLİZCE BİLEN ARKADAŞLAR SN.BARROSA YA BU HAPİS CEZASININ ADLİ PARA CEZASI ALTINDA HAPİS CEZASINA DÖNDÜĞÜNÜ BİLDİRİRSE İYİ OLUR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.ÇÜNKÜ BİZİM HÜKÜMET DİREK KANUNEN HAPİS CEZASI YOK DİYE CEVAP VERİRLER.LÜTFEN DİKKATE ALIN!!!!!

Adsız dedi ki...

Evet Kesinlikle ingilizce olarak anlatılmalı, mail adresi var buraya mail olarak herkez atsın, ingilizce bir metin hazırlanamıyormu, sayın admin, burası çok önemli

Adsız dedi ki...

evet iyi derecede ingilizce bilen bir arkadaşımız yokmu??? ltf hazırlayıp yayınlasın

Adsız dedi ki...

sn.burhan bey

star haberde sn.uğur dündarın yardımcılarından sn.turgut beyin cep numarasını verebilirim.görüşürseniz haber konusunda siz ikna edersiniz

Adsız dedi ki...

Bankalar kanuna ve finansal dengelere aykırı olarak vadeli çek ile piyasaya olmayan kredi-para pompalanmaktadır. Ekonomik kriz ile birlikte bu kredi-para yaygınlaşmış ve nakit-paranın yerini almıştır. Bu kolay kullanımlı kredinin teminatı özgürlüktür.

TCK ‘a uyumu yapılmayan 3167 sayılı çek yasası geçersizdir. Mahkemelerin farklı kararlar vermesi eşitlik ilkesini zedelemiştir.

Vadeli çekler ile oluşan yüksek kredi riski, ölçüsüz ağır cezalar konmasına yol açmıştır. Özel kanun olan çek yasasındaki cezalar bir kredi kullanımı için çok ağırdır.

Bir ticari ilişkiden kaynaklanan borcun tahsilatı mahkemelere yüklenemez. Esasen bir ticari ilişkiyi ve vadeli ödemeyi belirleyen Türk usülü çek kullanımı, açıkca bono tanımına girmektedir.

Cuneyt dedi ki...

Dear President Barroso
The liberal economy and the trading and commercial relations between commercants in Turkey are carried out by means of paper cheques. The banks give empty paper cheques to their customers and the commercants use these paper cheques in trading of goods and services by writing 6 months, 1 year or longer period of maturity on them. The trade in Turkey is carried out by means of post-dated cheques.
The financial crisis in the world has had profund influences in our country and the commercants have become not able to pay their post-dated cheques.
As per our country’s laws, the businessmen are punished with prison penalty due to those unpaid paper cheques. As the commercants in Turkey, we are facing sanctions that are contrary to the Universal Law Principles.

Whereasi; according to the European Human Rights Agreement and Implementation adopted in 2001, there is the provision of “Turkish Constitution Article 38/8 (Annex:3/10/2001-4709/15 md) "Noboby can be detained from his/her freedom due to only his/her failing to fulfill a contractual liability.”.

Detainment of freedom due to only failing to fulfill contractual liabilities (prison punishment for debt) has been added to the 38th article of our country’s constitution by the last paragraph of 15th article of the law no. 4709. This rule taken from the 1st article of the protocol which is Annex 4 to the European Human Rights Agreement depends on the thought that noboby can be detained from his/her freedom due to only his/her failing to fulfill a contractual liability and that this will be contrary to the human freedom and honour.

But the law maker has acted cunningly for that, and in order to pass over this dominative rule of the constitution, it has put a Judicial Fine with an amount equal to the value writing on each paper cheque, the Judicial Fines are moneys paid to the Treasury of the State and in our country, a person indebted to the Treasury of the State by a Judicial Fine is punished by prison according to that amount..

As per our country’s laws, the punishment sanction for the papaer cheques not paid by the commercant is as the following,

Law Number:3167
Date of Enacting :19/3/1985
Article 16 - (has been modified by the law dated 26.2.2003 and numbered 4814) The account owners or their authorized representatives who do not pay their cheques because enough amount is not present on their bank accounts are punished by a JUDICIAL FINE equal to the value of the cheque without prejudice to the other situations deemed as crimes by the laws.”

Cuneyt dedi ki...

In case the coomercant subjected to a Judicial Fine by this law does not pay this monetary penalty to the Treasury, an order of paying monetary penalty is notified to his/her address as per the 106/2 article of the Law no. 5275. 30 days are waited as from the date of notification. In case the monetary penalty is not paid, as per the 106/3 article of the Law no. 5275, the related person is imprisoned by the decision of the public prosecutor for a duration of days corresponding to the unpaid portion. In this case, probation is not applied. The prison punishment is applied as it is. As per the temporary 1st article of Law no. 5275, the convicted are imprisoned 1 days for 20.-TL except the judicial fines other than Law no. 5237.” Example: The commercant punished by 100 thousand TL of Judicial Fine by the court is punished by 100.00/ 20= 5000 days of prison penalty..

The law maker has cleverly passed over the the 1st article of the protocol which is Annex 4 to the European Human Rights Agreement and still prison penalty is applied to the commercant who does not pay his/her debt in contrary to the European Human Rights Agreement..

There are 148 thousands of people in prisons in Turkey as of this date. Where as the capacity of prisons is 80 thousands, commercants are laying one on another in the jail and are facing all kinds of epidemic diseases..

In addition, by the effect of financial crisis, the number of commercants sought for by the police and escaping from the law is 200 thousands and when these are arrested, the occupancy ratio in prsions will be inevitably 350 thousands of people.

The commercant living in difficult conditions in prisons become ill and die due to health reasons. The commercants facing this behaviour which is contrary to the human honour try to commit suicide and we receive the news of death of several persons everyday. The commercants escaping from the law and sought for by the police everywhere commit suicides and also their household goods are sequestered according to the debt enforcement and bankruptcy law because of the unpaid paper cheques so the families become homeless and live on the street, the bankrupt commercants and their families go hungry and can not find any place to take shelter in, even the children can not go school.

Please make the attempts to stop this cruel punishment which is contrary to the universal law principles and human rights applied to the bankrupt commercants in Turkey, this is an humanity mission.

Best regards..

Cuneyt dedi ki...

Gönderdiğimiz dilekçe budur

Adsız dedi ki...

Bu sitede çeklerini ödeyemeyen insanların durumlarını anlatmakta ve aslında çeklerini ödemedikleri için mağdur olduklarını söylemektesiniz. Çeklerini ödemedikleri için zor durumda olduklarına birşey diyeceğim yok. Ancak bu çekleri alan karşı taraftaki insanların durumu nicedir biliyormusunuz. Örneğin adamın biri dairemi istedi bizde anlaştık bir rakam üzerinden 2 aylık çek verdi bana (biliyorum yasalara göre çekte vade yoktur ama uygulamada bu vade vardır hükümette bu vadeyi kabul etti ki 31/12/09 a kadar vadesinden önce çek tahsile konamıyor) neyse vade geldi bankaya gittik çekin karşılığı yok ev gitti elden kala kaldık bir kağıt parçasıyla baş başa söylermisiniz bu evi alıp çeki yazan mı mağdur elinde kağıt parçasıyla kalan ben mi? Adamın hiç birşeyi yok öyle tezgahlamışlar ki bu işi yasal olarak parayı alabilme ihtimalim yok. 2 alternatifim var adamı bulup adalete teslim edeceğim içeri attıracağım. Yada bulup gırtlağını sıkacağım hangisini tercih edersiniz.?

Adsız dedi ki...

sn.cüneyt bey

bu ingilizce metnimi yollıycaz???

Cuneyt dedi ki...

birde olaya şöyle bak, siz imalat yaptınız bir firmaya veya kişiye bunu sattınız ve karşılığında vadeli çek aldınız, imalat yaparken hammadde toptancı veya bir yer mutlaka vardır orayada vadeli çekinizi verdiniz, gün geldi ve çekin karşılığı yok haliyle çeklerinizide ödeyemediniz, cezaevindesiniz , ne olacak?
Firmaya iş yaparsınız çekinizi tahsil edemezsiniz çeklerinizi ödeyemezsiniz ve mahkum olursunuz..

Evrensel hukuk kurallarınıda, insan onurunuda, insanlık ayıbı borca hapis uygulamasını geçtik,

Mahkemelerin kanunun dolandırıcı ile dolandırılıp borcunu ödeyemenler arasında bir ayrım yapmasını istiyoruz.

Bu sitenin amacı budur.

Cuneyt dedi ki...

Evet sayın Adsız
Çek bedeli kadar adli para cezasının nasıl hapse dönüştüğü açık açık yazıyor

Adsız dedi ki...

cüneyt bey,
barosso'ya gönderilecek mektup hangi mail adresine gönderilecek?
2626

Adsız dedi ki...

jean-christophe.filori@ec.europa.eu
adresine gönderdim..
2626

Cuneyt dedi ki...

E-mail:

jose-manuel.barroso@ec.europa.eu

jean-christophe.filori@ec.europa.eu

Adsız dedi ki...

26 Ağustos 2009 Çarşamba 23:11
Adsız dedi ki... 6 sn.burhan bey

star haberde sn.uğur dündarın yardımcılarından sn.turgut beyin cep numarasını verebilirim.görüşürseniz haber konusunda siz ikna edersiniz

bugüniçin lütfen telefonumamailatın burhan işcan

Adsız dedi ki...

dostlarım;
sayın bahçekapılı ile görüştüm. hazırladığım dosyayı verdim. 7 eylülde makamında (T.B.M.M de ) bekl,yor.
o tarihte kadın ve çocuklardan oluşan bir gurup oluşturalım.
BU GÜNKÜ GÖRÜŞMEMDE BİZİ BAŞBAKANLA GÖRÜŞTÜRMESİNİ İSTEDİM. O TARİHTE BU İMKANI HAZIRLAMAYA ÇALIŞACAK.
SAYGILAR BURHAN İŞCAN

Adsız dedi ki...

26 Ağustos 2009 Çarşamba 23:11
Adsız dedi ki... 6 sn.burhan bey

star haberde sn.uğur dündarın yardımcılarından sn.turgut beyin cep numarasını verebilirim.görüşürseniz haber konusunda siz ikna edersiniz

CEP TELEFONUMA MAİL BEKLİYORUM. BUGÜN OLURSA SEVİNİRİM.
SAYGILAR BURHAN İŞCAN

Adsız dedi ki...

26 Ağustos 2009 Çarşamba 23:11
Adsız dedi ki... 6 sn.burhan bey

star haberde sn.uğur dündarın yardımcılarından sn.turgut beyin cep numarasını verebilirim.görüşürseniz haber konusunda siz ikna edersiniz

CEP TELEFONUMA MAİL BEKLİYORUM. BUGÜN OLURSA SEVİNİRİM.
SAYGILAR BURHAN İŞCAN

KAYAMEN dedi ki...

11. Sırada yazan adsıza;
Alacak hakkı mutlaka kutsaldır. Ancak senin durumunla bizim durumumuz çok farklı bir kere siz ilk kez alışveriş yaptığınız kişden çek almışsınız, üstüne üstlük çek ödenmeden
tapuyu vermişsiniz. Bir nevi sizi dolandırmışlar. Bizler ise
yıllarca esnaflık yapmışız günü günene çeklerimizi ödemişiz
öyle bir zaman gelmişki alacakları tahsil edememeye başlamış zarar etmiş ve neticede iflas ederek çeklerden borçlu kalmışız.Sizi dolandıranlar olduğu gibi bizide dolandıranlar olmuştur. Düşününki siz de aldığınız çeklere güvenerek başka bir yere kendi çekizi imzaladınız. Tahsilatı yapamadınız. Çekinizi ödeyemediniz. Şimdi sizi hapse atmak doğru mu?
Türkiyede esas mesele dolandırıcıların ceza görmemesi.dikkat et seni dolandıranların çekteki imzası belki kendisine bile ait değildir.ÇOK GEÇMİŞ OLSUN DER inşallah bu işi çözersiniz.

Adsız dedi ki...

11. sıradaki arkadaşa;

Kardeş, önce geçmiş olsun değil İNŞALLAH geçmemiş olsun..
İNŞALLAH hakkını geri alırsın..
Ancak sizin başınıza gelen istisnai ve özel bir hal..
Bağışlayın (diyelim ki SAFİYETİNİZDEN yararlanmış)ama bu biraz da sizin kusurunuz.. ('Hırsızın hiç mi kusuru yok'u hatırladım..)

Bu kötü bir örnek..
Evvela genel kaide; SUİ MİSAL EMSAL OLMAZ..

Rica ediyoruz böyle haysiyetsiz bir örnekle iş hayatının tsunami dalgalarında, fırtınalarında batan, çıkan namuslu iş erbabını bir birine karıştırmayınız.. Umulmaz ama Allah iyi demez..

1.) Bir haysiyetsiz adam TAAMMÜDEN NAMUSSUZCA bir iş yapmayı kafaya koyabilir..
2.) Bunlara karşı tedbirli olmak başta kişilerin ve sonra da devletin görevidir..
3.) Çek alarak daire satmış ve tapusunu vermişsiniz (alıcı çok maruf, çok kredili, bilinir, tanınır değilse) hatayı siz işlemişsiniz.. Ancak bu durumda dairenin bir başkasına satışı söz konusu ise dolandırıcılıktan dava açabilirsiniz.. Değilse daireyi haczedebilirsiniz..

Arkadaşım, ben 80 kişi çalıştıran ve üretim yaparak 1000 civarındaki müstahsilin sofrasına ve rızıklarına aracılık yaptım.. (Rızkı ALLAH verir, kullar aracı kılınır..)

30 sene çek ödedim.. Bir firma finans müdürü, bankadaki nakit problemi yüzünden; "çeki pazartesi alın" dediğimde, samimiyetle (sağlamlığını kasdederek) "olmaazz abi, biz senin çeklerini çek olarak görmüyoruz ki, bizim için nakit o, maaşlar için senin çeki ayırıyoruz, maaş dğıtacağım" derdi..

N'oldu şimdi ben battım.. Ve 30 yıl boyunca sergilediğim 'kaya' gibi sağlam iş ahlakı olan ben şimdi seni çarpan adama benziyor muyum?

Neyse ALLAH yardımcın olsun, öbürü de hayrını göremez..

Adsız dedi ki...

ortada hırsızı sapıgı elı cebınde dolasırken ekonomık krız yuzunden borclarından dolayı sadece ceklerı degıl hayatı yazılmıs ve hayatı kaymıs ınsanlara bır darbe de hukuksal acıdan vuruluyor. Pekı sorarım sızlere gercekten borclarından ve ekonomık krızden dolayı bu adamların zaten ıtıbarları sarsılmıs bır de hapıs cezası vererek aılelerını utandırmaya hakkınız olmamalı benım babam hapıste dıyen bır evlat neden adam mı öldurdu sorusuna karsı hayır ekonomık krızden battı sucu bu sadece dedıgınde yasadıgı duygusal ezıklıgı sadece dusunmenızı ıstıyorum. o kadar.....

Adsız dedi ki...

bugun,senelerce tıcaret yapmıs ıstanbulda tanınmıs fırmalarla trılyonluk ısler yapmıs 55yasında bır bayan arkadasımız gbt de alınmıs.aılesı perısan.bu adaletsızlık,perısanlık nezaman bıtecek.allah yardımcımız olsun

Adsız dedi ki...

burhan bey mail adresinizi verirseniz turgut beyin cep nosunu yollıyım.saygılar

Adsız dedi ki...

26 Ağustos carşamba 23:34 Arkadaşım sen dolandırılmışssın
sapla samanı karıştırma. Ticaret yapan esnafla dolancırıyı
bir tutma.
ÜMİDİM

Adsız dedi ki...

sn.burhan bey basınla irtibata geçebildinizmi???

Adsız dedi ki...

SAYIN İŞCAN BEN DİREK UĞUR DÜNDAR BEYLE GÖRÜŞTÜM 2 AY ÖNCE AMA NE YAZIK AĞZI LAF YAPAN BİRİNİ BULAMADIM ÇEK SORUNU İLE KONUŞACAK ANLATACAK OZAMAN. SİZ EĞER YARDIMCILARIYLADA GÖRÜŞÜRSENİZ DİREK KENDİYLEDE GÖRÜŞMEK İSTESENİZ MUTLAK GÖRÜŞECEKTİR BU KONUYLA İLGİLİ. SİZE YAZACAĞIM BİR MAİL ADRESİ VERİRSENİZ UĞUR BEYİN VE DİYER TÜM HABER YAPIMCILARIN TELEFON NOLARINI YAZABİLİRİM. SAYGILAR

Adsız dedi ki...

arkadaşlar sn.barroso ya değişik adreslerden mail atmaya devam edelim.bence çok önemli.ben 3 değişik adresten yolladım ve şimdi 2 adres daha açıp yollayacağım.birde sn.admin komisyon üyeleri ve parti gurup başkanlarına toplu halde sms atmaya düzenli devam etmemizin yararlı olacağını düşünüyorum.diğer kardeş siteleride organize edip yoğunlaşsak diyorum.

Adsız dedi ki...

NASIL BİR MAİL ATIYORSUN BİZİMLE PAYLAŞIRSAN BİZDE ATALIM ARKADAŞIM

Adsız dedi ki...

http://www.sondizi.com/star-tv-ana-haber/star-tv-ana-haber-bulteni-08062009-izle.html

İKİNCİ BÖLÜM ÇEK HABERİ. STAR ANA HABER BÜLTENİNDEN KARŞILIKSIZ ÇEK GÜNDEME GELDİ.
PART 2 DE İZLEYİNİZ

Adsız dedi ki...

sevgili ADMİN

karsiliksizcek.wordpress.com'ada yazdım..
Dernek kurma işini bitirmeliyiz.. Ben Samsun.da yaşayan biriyim (buna yaşamak denilirse)
İstanbul'daki bir arkadaşımız bu işi hemen bitirebilir..

Bildiğinizden eminim ancak faydası olur diye bir kere daha yazayım dedim.. (et-tekraru ahsen velev kane yüzseksen..)

Dernek Nasıl Kurulur?

Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip ve 18 yaşını bitirmiş olan, en az 7 gerçek kişi önceden İZİN ALMAKSIZIN dernek kurabilir.

Dernek Kurmak İçin Gerekli Belgeler

1. Dernek kurucuların imzalarına taşıyan Dernek Kuruluş Bildirisi,
2. Dernek kurucuları tarafından hazırlanmış ve imzalanmış Dernek Tüzüğü,
3. Dernek kurucularının 2’şer adet onaylı nüfus cüzdanı örneği,
4. Kurucuların 1’er adet adli sicil belgeleri,
5. Kurucuların ayrı ayrı düzenledikleri, dernek kurucusu olabilme şartlarını taşıdıkların belirten imzalı beyannameleri,
6. Geçici Yönetim Kurulu üyeleri ile yazışma ve tebligatı almaya yetkili kişilerin adı, soyadı, adreslerini ve imzalarını belirten liste,

Yukarıda sayılan belgeler 4’er nüsha hazırlanarak dilekçeye ekli olarak dernek merkezinin bulunduğu yerin MÜLKİ AMİRE verilir.

Derneğe Üye Olma Şartları

Fiil ehliyetine sahip bulunan ve derneğin amaç ve ilkelerini benimseyerek bu doğrultuda çalışmayı kabul eden ve Mevzuatın öngördüğü koşullarını taşıyan her gerçek ve tüzel kişi bu derneğe üye olma hakkına sahiptir.

Dernek başkanlığına yazılı olarak yapılacak üyelik başvurusu, dernek yönetim kurulunca en çok otuz gün içinde üyeliğe kabul veya isteğin reddi şeklinde karara bağlanır ve sonuç yazıyla başvuru sahibine bildirilir. Başvurusu kabul edilen üye, bu amaçla tutulacak deftere kaydedilir. Derneğin asıl üyeleri, derneğin kurucuları ile müracaatları üzerine yönetim kurulunca üyeliğe kabul edilen kişilerdir. Derneğe maddi ve manevi bakımdan önemli destek sağlamış bulunanlar yönetim kurulu kararı ile onursal üye olarak kabul edilebilir.

Görüldüğü üzere dernek kurmak çok basit ve bir günlük bir iş.. Bu dernek önümüzdeki hafta içinde muhakkak kurulmalıdır..

Böylece mücadelemiz bir tüzel kişilik olarak temsil edilecektir..

Öncülük yapacak arkadaşlara ihtiyacımız var ve gördüğüm kadar bu işin öncüsü harekete geçireni sizler olacaksınız..

Önerilerim;
1. Dernek İstanbul merkezli kurulmalıdır..
2. Kurucular arasında şehir dışında olanlar da olsa iyi olur ( gerekli değil.. )
3. Dernek kuruluşu hemen duyurulur ve dernek üyeliği başvuruları toplanır..
4. Dernek yönetimine (başkanlığı da olabilir) muhakkak; Av. Rahmi Bey’in tayin edeceği veya başka gönüllü veya tayin edilecek bir avukat bulunmalıdır.
5. Seçilecek başkanın provoke edilemeyecek, taleplerimizle kişiliği, üslubu ve sıfatı uygun düşecek ve başkanlık için kamuoyu karşısına çıkacak nitelik, yetenek ve uygunlukta birisi olmalıdır..
6. Başkanın bayan olması dahi mümkün ve olumlu olacaktır..

Murat YALÇIN

Adsız dedi ki...

sayfanın üst tarafında ingilizce metin ve mail adresi var.sizde yollarsanız iyi olur

Cuneyt dedi ki...

Sayın Murat Yalçın Kardeşim
Mail adresim: seyhul_islam@hotmail.com
mümkünse bu adrese mail yazarsanız veya eklerseniz bir birimizle irtibat kuralım

Adsız dedi ki...

DEĞERLİ ARKADAŞLAR BENDE ÇEK MAĞDURUYUM ANCAK BENİMKİ ÇOOK FARKLI BEN SİPARİŞ İÇİN ÇEK VERMİŞTİM FİRMAYA TAM O SIRADA TMSF FİRMAYA EL KOYDU BİZİM ÇEKLERİDE VERMEDİLER SİPARİŞ OLAN ÜRÜNLERİDE VERMEDİLER.BİRDE ÇEKLERİDE FACTORİNG FİRMALARINA SATMIŞLAR.MAHKEMEDE ÇEK MİKTARI KADAR CEZA VERDİ 176 000 TL ŞİMDİ TEMYİZDE .NE YAPACAĞIMI ŞAŞIRDIM.BENİ AYDINLATIRSANIZ SEVİNİRİM.İYİCE BUNALDIM TEL.0506 496 54 36 SAVAŞ EROĞLU

Adsız dedi ki...

Sayın Dostum, Av. Rahmi Ofluoğlu
Ve Dostlarım;
Hükümet İMF den istediğini alamayınca, cari açığı kapatmak için bankalardan senet vererek borç para aldı. Buna karşılık bankalarda şımardı. Hem çek yasasında sorumluluk kabul etmedikleri gibi, hem de kredi kartı yasasına ve sicil affı yasasına karşı hareketler yaptılar ve yapıyorlar. CHP bunu destekledi ve adalet komisyonu toplantısını terk ettiler. Sayın Ali Rıza Öztürk Bu tavırlarını bize izah ederken sizin haklarınızı savunduk dedi. Ortada savunulan bir hak var. Kimin hakkı? MHP de ise tam tersi bir durum söz konusu. Onlarda toplantıyı terk etti. Onların ki tamamen bizim lehimize. Bunu Sayın Şandır sözleriyle ve tavırlarıyla gösterdi. Bizi bakanla görüştürdü.
ŞİMDİ;
Resmi sitelerde yayınlanan bir taslak ve bu taslak üzerinde değişiklik yapılmış ikinci bir taslak var. Bu taslaklardan hiç biri komisyondan geçmedi. Adalet Bakanı bize ve sonradan basına; "HAPİS CEZASI VE HAPSE DÖNÜŞECEK ADLİ PARA CEZASI ETKİLİ OLMAMIŞTIR" açıklaması yaptı.
Bu iki anlama gelir. 1- artırmak gerekir 2-kaldırıp yerine başka bir formül bulmak gerekir.
"çek piyasalar için vaz geçilmezdir" teorisi hangisini mümkün kılmaktadır.Bu gün ilgili, ilgisiz herkesin vadeli kullanıldığını kabul ettiği çek, (Hatta vadeli kullanıldığı 5838 sayılı kanunun 18.maddesine eklenen geçici 2.madde ile tescil edilen) Çeki hala “Sözleşmeden Bağımsız Bir Kambiyo Yükümlülüğü” olarak gören 3167 sayılı yasa ile Adli Para Cezası= Hapis Cezası uygulamasını devam ettirerek onbinlerce mağdur yaratıldı.. Ve cezalara devam ediliyor. CEZA ARTIRMAK CAYDIRICILIĞI ARTIRMAKTIR. Yani çek kullanımından vazgeçirmektir. Hükümetin bunu yapması için, çek gibi kolay kullanılan kredi yerine bir kredi unsuru, veya nakit para ortaya koyması gerekir.”kelin melhemi olsa başına çalar” hükümette bu yok. Öte yandan çek kullanımını özendirmek de istiyor. Vazgeçmiyor. O zaman da kolaylık getirmesi gerekir ki İDARİ PARA CEZALARI ve BANKALARA BASKI BU YÜZDENDİR. Banka faizleri düşürülmekte ve bankalara promasyon göz altısı uygulanmaktadır.
ANAYASA MEHKEMESİ GÖREVİNİ YAPMIYOR. hatırlayın. Bunu siz ve Sayın İyimaya tartışmıştınız. YARGITAY GÖREVİNİ YAPMIYOR.
"DEĞİŞTİRME GÜCÜ AK PARTİDEDİR"
AK Parti niye değiştirmiyor.
TEMEL KANUN Türk Ceza Yasası 2004 yılında yine bu hükümet tarafından çıkartılmıştır. 2005 yılında yürürlüğe girmiştir. 5. maddeside. Özel kanunların bu yasaya uyarlı hale getirilmesi ilk önce 2006 yılının sonuna sonra 2008 yılı sonuna ertelenmiştir. ÇEK MAĞDURİYETLERİ ve KARŞILIKSIZ ÇEKTE PATLAMA SEBEBİ 2004 bilemediniz 2005 tarihinden itibaren geçerlidir. TCK. 21. madde KASIT unsuru gözetilmeden yapılan tüm yargılamalar geçersizdir. Verilen cezalar da hükümsüzdür. Mağduriyetler oluşmuştur.
HÜKÜMET BİLE BİLE SUÇ İŞLEMİŞTİR VE İŞLEMEKTEDİR.
TCK.21 MD. Yürürlüğe girdiği anadan itibaren TCK 2 YE GÖRE ORTADA KASTEN SUÇ İŞLENMEKTEDİR. SUÇLU HÜKÜMETTİR.
Siz ve ben bunları bakan dahil her kese söyledik.
Bu gecikmenin sebebi nedir?
İşte bu soruyu çok iyi analiz etmek gerekir.
“KONU SİYASİ BİR KONUDUR VE AK PARTİ SORUMLUDUR,”
“YOLSUZLUK EKONOMİSİ POLİTİKALARI”
1-BİLE BİLE AF BEKLENTİSİ YARATMAK
2-BİLE BİLE BU BEKLENTİYLE KARŞILIKSIZ ÇEK PATLAMASINA GÖZ YUMMAK.
Bence ÇEKTE af ÇIKACAK. Zira bu politika böyle emreder.

Adsız dedi ki...

Tarihe bakalım. 1998 yılında çek patlaması oluyor. Nedeni koalisyon hükümetlerinin yolsuzluk ekonomisi politikaları. Bankalar boşaltılıyor. Ve 2001 krizi oluşuyor. Yine anayasadan ve hukuktan medet umuluyor. Hapislikler kalksın isteniyor. En sonunda Avrupa Birliği Hukuk cuları devreye giriyor. TARİH DERS ALINMADIĞI MÜDDETCE TEKERRÜR EDER.
3167 BU TEKERRÜRÜN EN ACI GÖRÜNTÜSÜDÜR. SADECE CEZA VERMEK İŞTAHASI İLE DAYATMA BİR SUÇ ÜZERİNDE İNATLAŞILMIŞTIR.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Dördüncü Protokolü. “Değerli arkadaşlarım, burada Başkanım da vurguladı, ben de vurguluyorum, en önemli husus, kasıt unsurudur.” (meclis tutanaklarından) Anayasamızın 38. maddesine malum 7. fırka ilave ediliyor. Sene 2001. VE 2003 YILINDA ÇEK YASASINDA MALUM DEĞİŞİKLİK YAPILIYOR Ceza yasamıza kasıt unsuru ekleniyor.
Yasa çıkması gerekiyor. Bunu hükümet sizin de yazılarınızda buyurduğunuz gibi hep yargıdan bekledi. Yargı husumetliği devam ettirdi, hükümeti rahat ettirmek istemedi. Yargıtay başkanı görüş bildirdi. Ceza kurulu lehe karar vermedi.
YARGITAY BAŞKANI RANDEVUMU KABUL ETMEDİ.
“SORUNU SİYASET HALLEDER”
Siyaset neden halletmiyor?
1-BECERİKSİZLER
2-İŞİ SÜRÜNCEMEYE BIRAKIYOR.

ARTIK İŞİN SÜRÜNCEME ZAMANI KALMAMIŞTIR. Global ekonomik kriz oyunu ve ezberleri bozmuştur. HÜKÜMET TELAŞ İÇİNDE ÇÖZÜM ARAMAKTADIR.
Bankalara baskılar artmaktadır. Çünkü cari açığı kapatacak formül “VARLIK BARIŞI” ile bulunmuştur. Hükümet ekim ayında yasayı çıkaracaktır. Çıkartmak zorundadır. Bekleme bitmiştir. Demokratik Açılım da başarı bir genel affa bağlıdır. Bu hususu da dikkate almak gerekir. “GENEL AF” zamanı meçhüldür. Hükümetin meclisi olağanüstü toplayacağı söylemi vardır. Bizm için gerçek olan şimdilik ekim başıdır.
Ancak ortaya konacak taslak hangisi olacak ?
SİZİN DE BUYURDUĞUNUZ GİBİ. Bana verilen söz tutulmayabilir. Yani yasa çıkar fakat lehe olmayabilir. Ortada iki yönlü işaretler var.
1- Sayın Şandır, Sayın İyimaya’dan teyit aldıktan sonra bakandan randevu almıştır. Bakan’ın ve Sayın İyimaya’nın ağızlarında hep idari para cezası, ekonomik suça ekonomik ceza tabirleri çıkmıştır. Millet vekillerinin çoğu da aynı fikirdedir.
2- Bakan ın son açıklamalarında resmi sitelerdeki taslağa terör suçlarını ekleyerek açıklama yapması kuşku yaratmıştır.
BİZE DÜŞEN VAZİFELER.
1- Ekime kadar boş durmayıp lobi çalışmaları yapmalıyız.
2- DEMOKRATİK AÇILIM İÇİN HÜKÜMET BAYRAM ÖNCESİ MECLİS GENEL KURULUNU OLAĞAN ÜSTÜ TOPLANTIYA ÇAĞIRACAK SÖYLENTİSİ VE BEKLENTİSİ VARDIR. Bu durumda acil eylem planlamamız gerekecek. Bu eyleme herkes hazırlıklı olmalıdır.
3- Bu durum olmadığında da ekim ayı başında mutlak çok katılımlı bir ziyaret yapmalıyız
4- Aleyhe bir yasa çıkması halinde VE ŞU ANDA HAKSIZ YATILAN HAPİSLİKLER İÇİN MUTLAK AİHM DE HAK ARANMASI YAPILMALIDIR. Bu uzun bir süreçtir. Ancak çok faydalı bir süreçtir de.
5- Bu yüzden DERNEK veya DERNEKLER kurma çalışmalarımızı da hızla yapmalıyız.
6- ONURSAL BAŞKAN OLARAK SİZE, BİRLEŞİM BAŞKANI OLARAK BENDENİZE ÇOK GÖREVLER DÜŞMEKTEDİR.
NAÇİZANE FİKİRLERİM BUNLARDIR.
DOSTLARIMA SAYGILARIMLA ARZ EDERİM.
BURHAN İŞCAN

Adsız dedi ki...

ATATÜRK VE KÖYLÜ
Atatürk, sık sık memleketi dolaşan bir liderdi. Çiftçi ile, işçi, sanatkar, esnaf ile konuşur; memleketin derdini arar bulur, meclise getirir, milletvekillerinden, bakanlardan hesap sorardı.
İşte böyle yurt gezilerinden birinde Orta Anadolu’da tarlasında çift süren bir çiftçi ile karşılaşmıştır.
- Kolay gele, bereketli ola ağa.
- Allah razı olsun bey
- Hayrola ağa, öküzün teki ne oldu?
- Devlete borcumuz vardı bey, icra kapımızı çalınca çaresiz kaldık, koca öküzü satıp borcumuzu ödedik.
- “Sağlık olsun ağa” diyerek konuşmasını kısa kesmiştir.
Çiftçinin adı Halil Ağa idi. Atatürk’ün yanındakiler, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Salih Bozok, Kılıç Ali, Hüsrev Gerede, Emir Subayı Resuhi Bey, daha birkaç yakını vardı. Yürüyorlardı. Atatürk düşünceli idi. Salih Bozok’u yanına çağırdı. Salih, yarın sabah git, Halil Ağayı bul, bana getir. Benim kim olduğumu sorarsa, bizim bey seni bir kahve içmeye çağırıyor de.
Ertesi gün Salih Bozok, Halil Ağa’yı bulmuş Atatürk’ün yanına getirmiştir. Atatürk ayağa kalkarak; “Buyur Halil Ağa” deyip bir sandalye göstermiştir. Zamanın başbakanı İsmet İnönü de salonda bulunuyordu ve olanlardan habersizdi. Atatürk Halil Ağa’ya dönerek: “Halil Ağa, anlat şu vergi işini bir daha” demişti.
Halil Ağa, vergi borcunu, icrayı, satılan öküzünü tekrar anlattı. Atatürk kaşlarını çatarak, İsmet Paşa ve Şükrü Kaya’ya dönerek; “Arkadaşlar, biz İstiklal Savaşı’nı Halil Ağa’nın öküzünü icra yoluyla satalım diye yapmadık. Bu memlekette adaleti, vatandaşı böyle mi koruyacağız, gerekirse vergi borcu ertelenebilir. Köylünün çift sürdüğü öküzü elinden alınmaz.”
Halil Ağa “Sen Atatürk Paşamsın galiba, beni bağışla, kusur ettim” diye yalvaracak oldu.
“Sana güle güle Halil Ağa, sen bizim gözümüzü açtın” diye Halil Ağa’yı ayakta uğurlamıştı. Atatürk Türk Köylüsünün borcu konusunda çok titiz davranmıştır.

Noelle ROGER, Olaylar ve Atatürk, s.41-42

Adsız dedi ki...

Ben de Barroso'nun yardimcisi Jean-Christophe Filori'ye mesaj attim ama onun da yardimcisi oldugunu tahmin ettigim bir bayan tarafindan okunmadan silindi. Belki cok fazla bu konuyla ilgili mesaj gittiyse bunalmis olabilirler ki boylesi bence daha iyi. Ne kadar cok insanin magdur oldugunu onlar da gorurler.

Adsız dedi ki...

Bizler artık sayıları milyonları bulan , ekonomik kriz sebebiyle çeklerini ödeyememiş esnaflarız.Yalnızca Türkiye Cumhuriyeti devletine haiz olan ‘’Çeklerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hakkında kanun’’ hükümleri çerçevesinde adına para cezası denilen ve Anayasamıza, uydurulmuş bir kılıf maddesiyle HAPİS cezası almış tüccarlarız.Sesimizi duyuramıyoruz ,çünkü hepimiz kaçak durumda ve aranmaktayız.
Çeklerini ekonomik kriz sebebiyle ödeyememiş esnafımıza,bu çeklerini HAPİS korkusu ile ödettiren\ödettirmeye zorlayan,meclisimizi dolaylı olarak etkilemeye çalışan , Banka ve Factoringcilerin T.B.M.M ‘nin üzerinde bir yaptırımı olmasını kınıyoruz.Nitekim Başbakanımız ‘’T.B.M.M ‘nin üzerine hiçbir güç yoktur’’ demiştir.
2009 yılı itibariyle ekonomik krizinde etkisiyle bu zamana kadar katlanarak büyüyen ödenemeyen çek sayısı 3.5 milyonu aşmıştır.Esnafımızı , HAPİS ile korkutarak çekini ödemeye zorlamak, bu rakamlarla da görülmüştür ki imkansız bir hal almıştır.
Ödenemeyen bir çekin yasal sonucu olarak hapis cezası almış tüccarımız ,sadece alacaklı tarafın egosu için bu cezalarla karşılaşmaktadır.Cezasını tamamlayıp cezaevinden çıkanların bir çoğu, kendileri hakkında ceza davası açan alacaklının, borcunu ödemeye de yanaşmamaktır.Bu sebebledir ki artık çeklerde hapis cezalarının caydırıcılık boyutu kalmamıştır.Bu insanlık dışı kanunda alacaklı tarafa verilen bir kağıt parçasının yaptırımı hapis olmamalıdır.ÖZGÜRLÜK ve HÜRRİYET teminat olarak verilemez.
Şuan itibariyle de yüzbinlerce kişi, haklarında hükmü kesinleşmiş ve kaçak bir vaziyette borçlarını kıt imkanlar dahilinde ödemeye çalışmaktadır.Cezaevindeki esnaflarımız hükümetimizden bu konuya acil bir çare beklemektedir.Sayıları milyonları bulan çek cezalısı esnafımızın oy potansiyeli düşünüldüğünde,bir siyasi partiyi meclise gönderecek sayılarla karşılaşılmaktadır.
Her fırsatta duyduğumuz, iyi niyetli-kötü niyetli ayrımı için TCK’ nın ilgili dolandırıcılık maddeleri ile bu sorun çözüme kavuşturulabilir.
Bizler artık babalarımızı istiyoruz.bizler artık eşlerimizi istiyoruz.çocuklarımız aç. Kaçak durumda olan esnafımızın evinden dışarı çıkmaya özgürlüğü yok bu sebepledir ki evlerine süt götüremeyen insanlar var.Bizlere bu özgürlüğümüzü veriniz.borçlarımızı ödemenin her şeyden önce kul hakkı olduğunu iyi biliyoruz.
Sizler,Bankaların, Factoring firmalarının, tefecilerin, eli çantalı lobi faaliyetlerinin değil , biz esnafın vekili olduğunuzu gösteriniz.Bu zamana kadar yapılmış olan çek kanunlarında bir ilki gerçekleştiriniz.T.B.M.M.’ nin her kurumun ve kuruluşun üstünde olduğunu ispatlayınız.Likiditenin ve çeklerin ekonomide dönen payının hesabından çok,insan onuruna verilen değer ile hukukun üstünlüğünü ön plana alınız.
Çek kanunu’nun şuandaki haliyle, Anayasa’ya , Hukuka, Avrupa insan hakları sözleşmesine aykırı olduğu artık tüm kesimler ve kurumlarca bilinmektedir.Yeni kanunda bu hükümlerin kaldırılması hangi etken ve kurumlar tarafından engellenmektedir bilmek istiyoruz.Alacaklı tarafa hiçbir şey kazandırmayan , sadece egonun tatmini için kullanılan , adliyeleri ve mahkemeleri icra dairesine çeviren , iş yükünü artık altından kalkılmaz hale getiren , tüm otoritelerce insanlık dışı kabul edilen , sorgusuz ve savunmasızca hükmü verilen , cezası süre bakımından 5 yıl olan, ailelerin perişan olup dağılmasına yol açan , sosyal patlamaları yavaş yavaş tetikleyen BU YASANIN BİR AN EVVEL SONUÇLANMASI VE AVRUPA BİRLİĞİ NORMLARINA GÖRE UYARLANMASINI İSTİYORUZ. BİZ ESNAF OLARAK HALEN T.B.M.M. ‘ NİN ÜZERİNDE HİÇBİR GÜCÜN OLMADIĞINA İNANIYORUZ..

Adsız dedi ki...

Karşılıksız Çek Vermekten Gözaltına Alınan Yönetmen Ezel Akay Tutuklandı Karşılıksız Çek Verdiği Gerekçesiyle Antalya'da Gözaltına Alınan Yönetmen Ezel Akay, Tutuklanarak Cezaevine Gönderildi.
Karşılıksız çek verdiği gerekçesiyle Antalya'da gözaltına alınan yönetmen Ezel Akay, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Altın Portakal Film Festivali için geldiği Antalya'da bu sabah kaldığı Dedeman Otel'de polis tarafından gözaltına alınan Ezel Akay karşılıksız çek verme suçunu konu alan 3167 Sayılı Kanun'a muhalefetten Asayis Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Daha sonra Antalya Adliyesi'ne getirilen yönetmen Ezel Akay'ın borcunu ödemediği anlaşıldı. Adliye nezaretinde sabah saatlerinden beri bekletilen Ezel Akay hakkında Fatih Adliyesi tarafından çıkarılan tutuklama müzekkeresi bulunduğu belirtildi.

Akay daha sonra tutuklanarak Antalya E Tipi Cezaevi'ne gönderildi.

Anonymous dedi ki...

Karşılıksız Çek Vermekten Gözaltına Alınan Yönetmen Ezel Akay Tutuklandı Karşılıksız Çek Verdiği Gerekçesiyle Antalya'da Gözaltına Alınan Yönetmen Ezel Akay, Tutuklanarak Cezaevine Gönderildi.
Karşılıksız çek verdiği gerekçesiyle Antalya'da gözaltına alınan yönetmen Ezel Akay, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Altın Portakal Film Festivali için geldiği Antalya'da bu sabah kaldığı Dedeman Otel'de polis tarafından gözaltına alınan Ezel Akay karşılıksız çek verme suçunu konu alan 3167 Sayılı Kanun'a muhalefetten Asayis Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Daha sonra Antalya Adliyesi'ne getirilen yönetmen Ezel Akay'ın borcunu ödemediği anlaşıldı. Adliye nezaretinde sabah saatlerinden beri bekletilen Ezel Akay hakkında Fatih Adliyesi tarafından çıkarılan tutuklama müzekkeresi bulunduğu belirtildi.

Akay daha sonra tutuklanarak Antalya E Tipi Cezaevi'ne gönderildi.

Anonymous dedi ki...

Ben de Barroso'nun yardimcisi Jean-Christophe Filori'ye mesaj attim ama onun da yardimcisi oldugunu tahmin ettigim bir bayan tarafindan okunmadan silindi. Belki cok fazla bu konuyla ilgili mesaj gittiyse bunalmis olabilirler ki boylesi bence daha iyi. Ne kadar cok insanin magdur oldugunu onlar da gorurler.

Anonymous dedi ki...

Tarihe bakalım. 1998 yılında çek patlaması oluyor. Nedeni koalisyon hükümetlerinin yolsuzluk ekonomisi politikaları. Bankalar boşaltılıyor. Ve 2001 krizi oluşuyor. Yine anayasadan ve hukuktan medet umuluyor. Hapislikler kalksın isteniyor. En sonunda Avrupa Birliği Hukuk cuları devreye giriyor. TARİH DERS ALINMADIĞI MÜDDETCE TEKERRÜR EDER.
3167 BU TEKERRÜRÜN EN ACI GÖRÜNTÜSÜDÜR. SADECE CEZA VERMEK İŞTAHASI İLE DAYATMA BİR SUÇ ÜZERİNDE İNATLAŞILMIŞTIR.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Dördüncü Protokolü. “Değerli arkadaşlarım, burada Başkanım da vurguladı, ben de vurguluyorum, en önemli husus, kasıt unsurudur.” (meclis tutanaklarından) Anayasamızın 38. maddesine malum 7. fırka ilave ediliyor. Sene 2001. VE 2003 YILINDA ÇEK YASASINDA MALUM DEĞİŞİKLİK YAPILIYOR Ceza yasamıza kasıt unsuru ekleniyor.
Yasa çıkması gerekiyor. Bunu hükümet sizin de yazılarınızda buyurduğunuz gibi hep yargıdan bekledi. Yargı husumetliği devam ettirdi, hükümeti rahat ettirmek istemedi. Yargıtay başkanı görüş bildirdi. Ceza kurulu lehe karar vermedi.
YARGITAY BAŞKANI RANDEVUMU KABUL ETMEDİ.
“SORUNU SİYASET HALLEDER”
Siyaset neden halletmiyor?
1-BECERİKSİZLER
2-İŞİ SÜRÜNCEMEYE BIRAKIYOR.

ARTIK İŞİN SÜRÜNCEME ZAMANI KALMAMIŞTIR. Global ekonomik kriz oyunu ve ezberleri bozmuştur. HÜKÜMET TELAŞ İÇİNDE ÇÖZÜM ARAMAKTADIR.
Bankalara baskılar artmaktadır. Çünkü cari açığı kapatacak formül “VARLIK BARIŞI” ile bulunmuştur. Hükümet ekim ayında yasayı çıkaracaktır. Çıkartmak zorundadır. Bekleme bitmiştir. Demokratik Açılım da başarı bir genel affa bağlıdır. Bu hususu da dikkate almak gerekir. “GENEL AF” zamanı meçhüldür. Hükümetin meclisi olağanüstü toplayacağı söylemi vardır. Bizm için gerçek olan şimdilik ekim başıdır.
Ancak ortaya konacak taslak hangisi olacak ?
SİZİN DE BUYURDUĞUNUZ GİBİ. Bana verilen söz tutulmayabilir. Yani yasa çıkar fakat lehe olmayabilir. Ortada iki yönlü işaretler var.
1- Sayın Şandır, Sayın İyimaya’dan teyit aldıktan sonra bakandan randevu almıştır. Bakan’ın ve Sayın İyimaya’nın ağızlarında hep idari para cezası, ekonomik suça ekonomik ceza tabirleri çıkmıştır. Millet vekillerinin çoğu da aynı fikirdedir.
2- Bakan ın son açıklamalarında resmi sitelerdeki taslağa terör suçlarını ekleyerek açıklama yapması kuşku yaratmıştır.
BİZE DÜŞEN VAZİFELER.
1- Ekime kadar boş durmayıp lobi çalışmaları yapmalıyız.
2- DEMOKRATİK AÇILIM İÇİN HÜKÜMET BAYRAM ÖNCESİ MECLİS GENEL KURULUNU OLAĞAN ÜSTÜ TOPLANTIYA ÇAĞIRACAK SÖYLENTİSİ VE BEKLENTİSİ VARDIR. Bu durumda acil eylem planlamamız gerekecek. Bu eyleme herkes hazırlıklı olmalıdır.
3- Bu durum olmadığında da ekim ayı başında mutlak çok katılımlı bir ziyaret yapmalıyız
4- Aleyhe bir yasa çıkması halinde VE ŞU ANDA HAKSIZ YATILAN HAPİSLİKLER İÇİN MUTLAK AİHM DE HAK ARANMASI YAPILMALIDIR. Bu uzun bir süreçtir. Ancak çok faydalı bir süreçtir de.
5- Bu yüzden DERNEK veya DERNEKLER kurma çalışmalarımızı da hızla yapmalıyız.
6- ONURSAL BAŞKAN OLARAK SİZE, BİRLEŞİM BAŞKANI OLARAK BENDENİZE ÇOK GÖREVLER DÜŞMEKTEDİR.
NAÇİZANE FİKİRLERİM BUNLARDIR.
DOSTLARIMA SAYGILARIMLA ARZ EDERİM.
BURHAN İŞCAN

Anonymous dedi ki...

ATATÜRK VE KÖYLÜ
Atatürk, sık sık memleketi dolaşan bir liderdi. Çiftçi ile, işçi, sanatkar, esnaf ile konuşur; memleketin derdini arar bulur, meclise getirir, milletvekillerinden, bakanlardan hesap sorardı.
İşte böyle yurt gezilerinden birinde Orta Anadolu’da tarlasında çift süren bir çiftçi ile karşılaşmıştır.
- Kolay gele, bereketli ola ağa.
- Allah razı olsun bey
- Hayrola ağa, öküzün teki ne oldu?
- Devlete borcumuz vardı bey, icra kapımızı çalınca çaresiz kaldık, koca öküzü satıp borcumuzu ödedik.
- “Sağlık olsun ağa” diyerek konuşmasını kısa kesmiştir.
Çiftçinin adı Halil Ağa idi. Atatürk’ün yanındakiler, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Salih Bozok, Kılıç Ali, Hüsrev Gerede, Emir Subayı Resuhi Bey, daha birkaç yakını vardı. Yürüyorlardı. Atatürk düşünceli idi. Salih Bozok’u yanına çağırdı. Salih, yarın sabah git, Halil Ağayı bul, bana getir. Benim kim olduğumu sorarsa, bizim bey seni bir kahve içmeye çağırıyor de.
Ertesi gün Salih Bozok, Halil Ağa’yı bulmuş Atatürk’ün yanına getirmiştir. Atatürk ayağa kalkarak; “Buyur Halil Ağa” deyip bir sandalye göstermiştir. Zamanın başbakanı İsmet İnönü de salonda bulunuyordu ve olanlardan habersizdi. Atatürk Halil Ağa’ya dönerek: “Halil Ağa, anlat şu vergi işini bir daha” demişti.
Halil Ağa, vergi borcunu, icrayı, satılan öküzünü tekrar anlattı. Atatürk kaşlarını çatarak, İsmet Paşa ve Şükrü Kaya’ya dönerek; “Arkadaşlar, biz İstiklal Savaşı’nı Halil Ağa’nın öküzünü icra yoluyla satalım diye yapmadık. Bu memlekette adaleti, vatandaşı böyle mi koruyacağız, gerekirse vergi borcu ertelenebilir. Köylünün çift sürdüğü öküzü elinden alınmaz.”
Halil Ağa “Sen Atatürk Paşamsın galiba, beni bağışla, kusur ettim” diye yalvaracak oldu.
“Sana güle güle Halil Ağa, sen bizim gözümüzü açtın” diye Halil Ağa’yı ayakta uğurlamıştı. Atatürk Türk Köylüsünün borcu konusunda çok titiz davranmıştır.

Noelle ROGER, Olaylar ve Atatürk, s.41-42

Anonymous dedi ki...

sevgili ADMİN

karsiliksizcek.wordpress.com'ada yazdım..
Dernek kurma işini bitirmeliyiz.. Ben Samsun.da yaşayan biriyim (buna yaşamak denilirse)
İstanbul'daki bir arkadaşımız bu işi hemen bitirebilir..

Bildiğinizden eminim ancak faydası olur diye bir kere daha yazayım dedim.. (et-tekraru ahsen velev kane yüzseksen..)

Dernek Nasıl Kurulur?

Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip ve 18 yaşını bitirmiş olan, en az 7 gerçek kişi önceden İZİN ALMAKSIZIN dernek kurabilir.

Dernek Kurmak İçin Gerekli Belgeler

1. Dernek kurucuların imzalarına taşıyan Dernek Kuruluş Bildirisi,
2. Dernek kurucuları tarafından hazırlanmış ve imzalanmış Dernek Tüzüğü,
3. Dernek kurucularının 2’şer adet onaylı nüfus cüzdanı örneği,
4. Kurucuların 1’er adet adli sicil belgeleri,
5. Kurucuların ayrı ayrı düzenledikleri, dernek kurucusu olabilme şartlarını taşıdıkların belirten imzalı beyannameleri,
6. Geçici Yönetim Kurulu üyeleri ile yazışma ve tebligatı almaya yetkili kişilerin adı, soyadı, adreslerini ve imzalarını belirten liste,

Yukarıda sayılan belgeler 4’er nüsha hazırlanarak dilekçeye ekli olarak dernek merkezinin bulunduğu yerin MÜLKİ AMİRE verilir.

Derneğe Üye Olma Şartları

Fiil ehliyetine sahip bulunan ve derneğin amaç ve ilkelerini benimseyerek bu doğrultuda çalışmayı kabul eden ve Mevzuatın öngördüğü koşullarını taşıyan her gerçek ve tüzel kişi bu derneğe üye olma hakkına sahiptir.

Dernek başkanlığına yazılı olarak yapılacak üyelik başvurusu, dernek yönetim kurulunca en çok otuz gün içinde üyeliğe kabul veya isteğin reddi şeklinde karara bağlanır ve sonuç yazıyla başvuru sahibine bildirilir. Başvurusu kabul edilen üye, bu amaçla tutulacak deftere kaydedilir. Derneğin asıl üyeleri, derneğin kurucuları ile müracaatları üzerine yönetim kurulunca üyeliğe kabul edilen kişilerdir. Derneğe maddi ve manevi bakımdan önemli destek sağlamış bulunanlar yönetim kurulu kararı ile onursal üye olarak kabul edilebilir.

Görüldüğü üzere dernek kurmak çok basit ve bir günlük bir iş.. Bu dernek önümüzdeki hafta içinde muhakkak kurulmalıdır..

Böylece mücadelemiz bir tüzel kişilik olarak temsil edilecektir..

Öncülük yapacak arkadaşlara ihtiyacımız var ve gördüğüm kadar bu işin öncüsü harekete geçireni sizler olacaksınız..

Önerilerim;
1. Dernek İstanbul merkezli kurulmalıdır..
2. Kurucular arasında şehir dışında olanlar da olsa iyi olur ( gerekli değil.. )
3. Dernek kuruluşu hemen duyurulur ve dernek üyeliği başvuruları toplanır..
4. Dernek yönetimine (başkanlığı da olabilir) muhakkak; Av. Rahmi Bey’in tayin edeceği veya başka gönüllü veya tayin edilecek bir avukat bulunmalıdır.
5. Seçilecek başkanın provoke edilemeyecek, taleplerimizle kişiliği, üslubu ve sıfatı uygun düşecek ve başkanlık için kamuoyu karşısına çıkacak nitelik, yetenek ve uygunlukta birisi olmalıdır..
6. Başkanın bayan olması dahi mümkün ve olumlu olacaktır..

Murat YALÇIN

Anonymous dedi ki...

Sayın Dostum, Av. Rahmi Ofluoğlu
Ve Dostlarım;
Hükümet İMF den istediğini alamayınca, cari açığı kapatmak için bankalardan senet vererek borç para aldı. Buna karşılık bankalarda şımardı. Hem çek yasasında sorumluluk kabul etmedikleri gibi, hem de kredi kartı yasasına ve sicil affı yasasına karşı hareketler yaptılar ve yapıyorlar. CHP bunu destekledi ve adalet komisyonu toplantısını terk ettiler. Sayın Ali Rıza Öztürk Bu tavırlarını bize izah ederken sizin haklarınızı savunduk dedi. Ortada savunulan bir hak var. Kimin hakkı? MHP de ise tam tersi bir durum söz konusu. Onlarda toplantıyı terk etti. Onların ki tamamen bizim lehimize. Bunu Sayın Şandır sözleriyle ve tavırlarıyla gösterdi. Bizi bakanla görüştürdü.
ŞİMDİ;
Resmi sitelerde yayınlanan bir taslak ve bu taslak üzerinde değişiklik yapılmış ikinci bir taslak var. Bu taslaklardan hiç biri komisyondan geçmedi. Adalet Bakanı bize ve sonradan basına; "HAPİS CEZASI VE HAPSE DÖNÜŞECEK ADLİ PARA CEZASI ETKİLİ OLMAMIŞTIR" açıklaması yaptı.
Bu iki anlama gelir. 1- artırmak gerekir 2-kaldırıp yerine başka bir formül bulmak gerekir.
"çek piyasalar için vaz geçilmezdir" teorisi hangisini mümkün kılmaktadır.Bu gün ilgili, ilgisiz herkesin vadeli kullanıldığını kabul ettiği çek, (Hatta vadeli kullanıldığı 5838 sayılı kanunun 18.maddesine eklenen geçici 2.madde ile tescil edilen) Çeki hala “Sözleşmeden Bağımsız Bir Kambiyo Yükümlülüğü” olarak gören 3167 sayılı yasa ile Adli Para Cezası= Hapis Cezası uygulamasını devam ettirerek onbinlerce mağdur yaratıldı.. Ve cezalara devam ediliyor. CEZA ARTIRMAK CAYDIRICILIĞI ARTIRMAKTIR. Yani çek kullanımından vazgeçirmektir. Hükümetin bunu yapması için, çek gibi kolay kullanılan kredi yerine bir kredi unsuru, veya nakit para ortaya koyması gerekir.”kelin melhemi olsa başına çalar” hükümette bu yok. Öte yandan çek kullanımını özendirmek de istiyor. Vazgeçmiyor. O zaman da kolaylık getirmesi gerekir ki İDARİ PARA CEZALARI ve BANKALARA BASKI BU YÜZDENDİR. Banka faizleri düşürülmekte ve bankalara promasyon göz altısı uygulanmaktadır.
ANAYASA MEHKEMESİ GÖREVİNİ YAPMIYOR. hatırlayın. Bunu siz ve Sayın İyimaya tartışmıştınız. YARGITAY GÖREVİNİ YAPMIYOR.
"DEĞİŞTİRME GÜCÜ AK PARTİDEDİR"
AK Parti niye değiştirmiyor.
TEMEL KANUN Türk Ceza Yasası 2004 yılında yine bu hükümet tarafından çıkartılmıştır. 2005 yılında yürürlüğe girmiştir. 5. maddeside. Özel kanunların bu yasaya uyarlı hale getirilmesi ilk önce 2006 yılının sonuna sonra 2008 yılı sonuna ertelenmiştir. ÇEK MAĞDURİYETLERİ ve KARŞILIKSIZ ÇEKTE PATLAMA SEBEBİ 2004 bilemediniz 2005 tarihinden itibaren geçerlidir. TCK. 21. madde KASIT unsuru gözetilmeden yapılan tüm yargılamalar geçersizdir. Verilen cezalar da hükümsüzdür. Mağduriyetler oluşmuştur.
HÜKÜMET BİLE BİLE SUÇ İŞLEMİŞTİR VE İŞLEMEKTEDİR.
TCK.21 MD. Yürürlüğe girdiği anadan itibaren TCK 2 YE GÖRE ORTADA KASTEN SUÇ İŞLENMEKTEDİR. SUÇLU HÜKÜMETTİR.
Siz ve ben bunları bakan dahil her kese söyledik.
Bu gecikmenin sebebi nedir?
İşte bu soruyu çok iyi analiz etmek gerekir.
“KONU SİYASİ BİR KONUDUR VE AK PARTİ SORUMLUDUR,”
“YOLSUZLUK EKONOMİSİ POLİTİKALARI”
1-BİLE BİLE AF BEKLENTİSİ YARATMAK
2-BİLE BİLE BU BEKLENTİYLE KARŞILIKSIZ ÇEK PATLAMASINA GÖZ YUMMAK.
Bence ÇEKTE af ÇIKACAK. Zira bu politika böyle emreder.

Lucasbfinancialhelp dedi ki...

 Kime: "Lucas Ben" <lucasbe6: 17Y ABUJA F.C.T
FİRMA İLETİŞİM NUMARASI: +2348054666829
KİŞİSEL NUMARASI: +2348054666829
FİRMA REF: EA-ASL/951OYI/02/LN-NGR
FİRMA KAYIT NUMARASI: (S9621561R)
E-posta: lucasbenfinancialhelp@yahoo.com
Çalışma Günleri: Pazartesi-Pazar için
Çalışma
 Saat: 24hours
Slogan: Biz en iyi hizmeti Render

Değerli Başvuru Sevgili

Sen, LUCAS BEN MALİ YARDIM tüm finansal ihtiyaçlarını çözmüş ve Düşler Memnuniyeti için Karşılanan edilir bir yer açığız.

Evet biz herhangi bir ülkenin dünya çapında kredi vermek, ve bizim kredi dünya çapında insanlara yardım.

Biz LUCAS BEN MALİ YARDIM yönetimi, sen doldurduktan sonra kredi şartları ve koşulları göndermek ve bu kredi başvuru formu dönecektir.

Biz müşterilerimizin yardım ve müşterilerimizin ki tüm finansal ihtiyaçlarını bir son vermek ve uygulama 60hours içinde onları talep fon tarafından hayat onları rahat ettirmek için buradayız.

KREDİ SEEKER NİTELİK:
* Kredi arayanlar listesinde 18 yaş ve üstü olmalıdır.
* Kredi Arayıcı'nın verimli ve güvenilir olmalıdır.
* Kredi arayan dürüst ve ciddi olmalı.
* Kredi Arayıcı'nın durumunu bilmek sık online olmalı
onun / onu ödünç.
* Kredi arayan bir sunabilmek olmalıdır
Identification formu, onun kopyasını / onu Kimlik Kartı gibi (çalışma olarak tarama
Kimlik için Kimlik Kartı) veya (Ehliyet) veya (port kopya gorebilirsiniz).

Sen firmamız açısından önce güvenlik nedeni için aşağıdaki tamamen borçlulara başvuru formunu doldurmaları rica olunur
 ve
Formu doldurulur ve tamam iade edildikten sonra durum size gönderilecektir:

Borçlular BİLGİ DOLDURUNUZ:
Tam Adı: ............................................... .............
Adres: ................................................ ................
Ülke: ................................................ ...............
Kredi Miktarı Gerekli: .......................................
Borç
 Süre: ......................................
Meslek: ................................................ .........
Aylık Gelir: ...............................................
Yıllık Gelir: ............................................... ..
Telefon Numarası: ............................................... ...
Cinsiyet: ................................................ .......................
Medeni Durumu: ............................................... .....
Sizin I.D Kopyası Tarama
 Kart: .............................
Of Nest
Kin: ................................................ .........

 Ben hemen tamam doldurulmuş olan kredi başvuru formu beklemektedir.

Saygılarımızla,
 Bay LUCAS BEN.
 Finansal Kontrolör.
LUCAS BEN MALİ
 YARDIM

lucasbfinancialhelp@yahoomail.com