İzzet Özgenç'in panel konuşması

08.01.2010 günü Marmara Üniversitesi, Hukuk Fakültesinde yapılan Prof. Dr. Ünal TEKİNALP ve Prof. Dr. İzzet ÖZGENÇ’in konuşmacı olarak katıldıkları çek kanunu seminerinde, Sayın ÖZGENÇ tarafından hazırlanan açıklama ve sorulara cevap metni.

IV. Maddenin birinci fıkrasında, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibraz edildiğinde, çekin karşılığının ilgili banka hesabında tam olarak bulundurulmaması, suç olarak tanımlanmıştır. Gerçek ihmali suç şeklinde tanımlanan bu suç, madde gerekçesinde de açıkça vurgulandığı üzere, çek üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde bankaya ibraz edildiğinde karşılığının tam olarak bulundurulmaması hâlinde tamamlanmış olmaktadır. Bu husus, özellikle şikâyet ve dava zamanaşımı sürelerinin işlemesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır.

Söz konusu sekizinci fıkra hükmüne göre, ileri tarihli çek, üzerinde yazılı keşide tarihinden önceki bir tarihte karşılığı tahsil edilmek amacıyla bankaya ibraz edildiğinde, şayet hesapta para bulunuyorsa, ibraz eden hamile çekin karşılığı ödenecektir. Buna karşılık, hesapta para mevcut değilse, bu çekle ilgili olarak, üzerinde yazılı keşide tarihinden önceki bir tarihte karşılığı tahsil edilmek amacıyla bankaya ibraz edildiği için, karşılıksız çek işlemi yapılmayacaktır.
Keza, 5941 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suç, artık karşılıksız çek keşide etme suçu olarak da ifade edilemez.

Dolayısıyla, üzerinde yazılı keşide tarihinden önceki bir tarihte karşılığı tahsil edilmek amacıyla bankaya ibraz edilen ve hesapta karşılığı bulunmayan çekle ilgili olarak hukuki takip yapılamaz. Çek bedeliyle ilgili olarak hukuki takip yoluna gidilebilmesi için, çek üzerindeki düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması şarttır. (m. 3, f. 8, ikinci cümle)

V. Mülga 3167 sayılı Kanunun 16’ncı maddesinde tanımlanan suçun manevi unsuru bakımından uygulamamızda önemli bir sorunla karşılaşılmıştı. Uygulamamız, söz konusu suçun objektif (kusursuz) sorumluluğu gerektiren bir suç olduğu algısını haklı çıkaran bir yönde gelişmiştir. Bu nedenle, 5941 sayılı Kanuna ilişkin tasarı hazırlık çalışmaları sürecinde en fazla tartışmaya mazhar konu, bu suçun ancak kasten işlenebilen bir suç olarak mı yoksa en azından taksirle işlenebilen bir suç olarak mı tanımlanması gerektiği hususu olmuştur. Ancak, bu hazırlık sürecinde, söz konusu suçun hiçbir surete objektif (kusursuz) sorumluluğu gerektiren bir suç olduğu algısına yol açacak biçimde tanımlanmaması hususunda ittifak sağlanmıştır. Madde gerekçesinde yer verilen kişinin, elinde olmayan sebeplerle ortaya çıkan zorunluluk hâli dolayısıyla, örneğin doğal afet, savaş, kaza geçirmesi gibi bir sebeple, çekin karşılığını ilgili hesapta zamanında bulunduramamış olması hâlinde, ceza sorumluluğu olmayacaktır. şeklindeki açıklamalar, bu ittifakın yansımasıdır. Bu mülahazalarla, Hükümet Tasarısındaki madde metninde “kasten” veya “taksirle” ya da taksiri ifade eden “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak” ibaresine yer verilmemiştir. Bu yolu izlemekteki düşüncemiz, sorunun Türk Ceza Kanununun 21 ve 22’nci maddelerinde kabul edilen kast ve taksire ilişkin genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesini sağlamaktı.
Ancak Hükümet Tasarısında madde gerekçesi olarak söz konusu suçun manevi unsuru bağlamında şu açıklamalara yer verilmiştir

Maddenin birinci fıkrasında tanımlanan suçun manevi unsuru bağlamında da TCK’nın genel hükümleriyle uyumlu hale gelebilmesi için, söz konusu Kanun Tasarısı ile ilgili olarak TBMM Adalet Komisyonunda oluşturulan Alt Komisyon çalışmaları sırasında önerimiz üzerine söz konusu fıkra metnine “kasten” kelimesi ilave edilmiştir. Böylece “çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına kasten sebebiyet veren kişi”nin cezalandırılması yoluna gidilebilecektir . Ancak, TBMM Adalet Komisyonunda, Alt Komisyon tarafından uygun görülen bu değişiklik kabul edilmeyerek “kasten” ibaresi fıkra metninden çıkarılmıştır. Bu kararda özellikle Yargıtay ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğini temsilen Komisyon çalışmalarına katılan kişilerin görüş ve önerileri etkili olmuştur.
Bu arada belirtmem gerekir ki; her ne kadar Adalet Bakanlığı bünyesinde bu Kanuna ilişkin tasarı hazırlık çalışmalarını yapmak üzere oluşturulan komisyon üyesi olarak madde metinlerinin redaksiyon görevi tarafımdan yerine getirilmiş ise de, yürüttüğüm başka görevler nedeniyle Tasarının Genel Gerekçesi ile Madde Gerekçelerinin yazımına müdahil olamadım.
Buna rağmen, TCK’nın 21 ve 22’nci maddeleri hükümleri göz önünde bulundurularak 5941 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçun ancak kasten işlenebilen bir suç olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü, bu suçun karşılığında yaptırım olarak hem ceza (adli para cezası) hem de güvenlik tedbiri (çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı) öngörülmüştür. Bu suçun işlenmesi halinde, güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına suçun failinin yanı sıra, hesap sahibinin tüzel kişi hakkında da hükmedilebilecektir.

Her he kadar söz konusu suç karşılığında Kanunda ceza olarak sadece adli para cezası öngörülmüş ise de, adli para cezasının infazından imtina edilmesi halinde, fail, 5275 sayılı İnfaz Kanununun 106’ncı maddesi hükümlerine göre zorlama hapsine tabi tutulabilecektir. Bu yönü itibarıyla söz konusu suç tanımının Anayasa’nın 38’inci maddesinin sekizinci fıkrasına aykırı olduğu düşünülebilir. İnsan Hakları ve Ana Hürriyetlerin Korumasına Dair Avrupa Sözleşmesine Ek ve Bu Sözleşme ile İlk Ek Protokol Kapsamında Bulunanlardan Başka Diğer Bazı Hak ve Özgürlükleri Tanıyan 4 Numaralı Protokol”ün “Prohibition of imprisonment for debt” Borçtan dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılma yasağı başlıklı 1’inci maddesine göre,

No one shall be deprived of his liberty merely on the ground of inability to fulfill a contractual obligation”

Hiç kimse, yalnızca akdî ilişkiden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememiş olmasından dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.”
Keza Anayasanın 38’inci maddesine 3.10.2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla eklenen fıkra hükmüne göre;
Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.
Dikkat edilirse gerek 4 No’lu Protokolde gerek bu Protokol hükmüne dayalı olarak 2001 yılında Anayasanın 38’inci maddesine eklenen fıkrada, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmemesinden değil, yerine getirilememesinden söz edilmiştir. Başka bir deyişle, söz konusu hukuk metinleri, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmesi bakımından bir imkânsızlığın söz konusu olduğu hale, yani zorunluluk haline özgü olarak hürriyeti kısıtlama yasağı getirmektedir.

Belirtmemiz gerekir ki, 5941 sayılı Kanuna ilişkin tasarı hazırlık çalışmaları sürecinde söz konusu suçun hiçbir surete objektif (kusursuz) sorumluluğu gerektiren bir suç olduğu algısına yol açacak biçimde tanımlanmaması hususuna özen gösterilmiştir. Bu mülahazayla, madde gerekçesinde … kişinin, elinde olmayan sebeplerle ortaya çıkan zorunluluk hâli dolayısıyla, örneğin doğal afet, savaş, kaza geçirmesi gibi bir sebeple, çekin karşılığını ilgili hesapta zamanında bulunduramamış olması hâlinde, ceza sorumluluğu olmayacaktır.” şeklinde açıklamaya yer verilmiştir. Bu açıklamaya izafeten 5941 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç tanımının Anayasanın 38’inci maddesinin sekizinci fıkrasına aykırı olmadığı düşünülmektedir.

Soru: Tüzel kişinin yönetim organında görev yapmayan kişinin, bu tüzel kişi adına vekil sıfatıyla düzenlediği çekin karşılıksız çıkması halinde, ceza sorumluluğu cihetine gidilebilecek midir?
Cevap:
VI. Söz konusu suç, ancak bir gerçek kişi tarafından işlenebilir. Bu suçun faili çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren (gerçek) kişi olabilir. Bu gerçek kişi, çek üzerinde yazılı düzenleme tarihi itibarıyla karşılığını ilgili çek hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişidir. Bu suçun faili, çeki düzenleyen kişiden başka bir kişi de olabilir. Örneğin, bir şirket adına ileri tarihli çek düzenleyen temsilcinin, bilahare, çek üzerinde yazılı düzenleme tarihi itibarıyla şirketle ilişkisi kalmamış olabilir. Bu durumda karşılıksızdır işlemine tabi tutulan çek üzerinde yazılı düzenleme tarihi itibarıyla karşılığını ilgili çek hesabında bulundurmakla yükümlü olan şirket yetkilisi veya yetkilileri bu suçun faili olabilecektir. Maddenin ikinci fıkrası, bu mülahazayla formüle edilmiştir

Tüzel kişi adına düzenlenen çekin karşılığını üzerindeki ibraz tarihi itibarıyla hesapta bulundurmakla yükümlü olan kişi veya kişiler, 5941 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi hükmüne göre belirlenecektir. Tüzekl kişinin yönetim organında görev yapmamasına rağmen, bu tüzel kişi adına vekil sıfatıyla çek düzenleyen kişinin, düzenlediği çekin karşılıksız çıkması halinde, 5941 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi hükmüne göre çekin karşılığını hesapta bulundurmakla yükümlü olan kişilerle birlikte Türk Ceza Kanununun iştirake ilişkin hükümlerine göre ceza sorumluluğu cihetine gidilmesi gerekir.

Soru: 5941 sayılı Kanunun Geçici 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre verilen taahhütnamede örneğin “çek bedelini faizi ile birlikte 1/3’ünü birinci yıl, 2/3’ünü ikinci yıl ödemeyi taahhüt ediyorum.” denmesi, yeterli midir? Yoksa 3095 sayılı Kanuna göre faizleri hesaplayıp birinci ve ikinci yıl ödenmesi taahhüt edilen miktarlar taahhütnamede buna göre mi belirlenmesi gerekir?
Cevap: 5941 sayılı Kanunun Geçici 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, karşılıksız çek bedelini, karşılıksızdır işleminin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödemeyi taahhüt eden şüpheli, sanık veya hükümlünün bu taahhütnameyi kendisinin veya kanuni temsilcisinin Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye vermesi halinde, bu kişi hakkında soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir. Bu karar, soruşturma evresinde soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı taarfından; kovuşturma evresinde davaya bakan esas mahkemesi tarafından, hüküm kesinleştikten sonra (infaz aşamasında) hükmü veren mahkeme tarafından (5275 sayılı İnfaz Kanunu, m. 98) verilir. Kanaatimizce, soyut bir taahhütname içeriğine istinaden soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilmesi halinde, ileride daha tartışmalı durumların ortaya çıkmasına sebebiyet verilecektir. Bu nedenle, yaygın uygulamanın aksine, soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilmesine esas alınacak taahhütnamede ödenmesi gereken miktarların ödeme tarihleri ile birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği kanaatindeyiz.


Technorati Etiketleri: ,,



123 yorum:

Cuneyt dedi ki...

ben hakimlerin bu suç tipi için taksiri arayacaklarını düşünemiyorum, ben hakimlerin bu suç tipinin oluşması için sanığın taksire sahip olmasını yeterli göreceklerini düşünemiyorum kasta aracayacakları hususunda hiç kuşkum yoktur

5941 sayılı yasanın 5/1 nci maddesinde "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren" şeklindeki düzenlemede geçen SEBEBİYET VERMEK KELİMESİ' 765 Sayılı TCK.nın 455 ve 459 ncu maddelerinde aynı ibare yeralmakta idi ve biz biliyoruz ki bu suçlar taksirli suçlardır

5941 Sayılı Yasanın 5/1 nci maddesinde geçen sebebiyet verme sözü bu suçu taksirli suç yapmaz bu suçta özen mükellefiyetine aykırılıktan, kanunlara nizamlara emirlere aykırılıktan bahsedilmemektedir.
Eğer bu fiil taksirle işlenebilen bir suç olsa idi, kuşkusuz sanığın kastla işlemesi yanında (doğrudan kast olası kast) taksirle işlenen halleri de (bilinçli taksir, adiyen taksir) suç kapsamına gireceğinden suçun kapsamına girecek eylemlerin sayısı artacaktı. Örneğin çek keşide etmesine rağmen banka hesabında ibraz süresinde ibraz edildiğinde bilerek ve isteyerek çek bedelini bulundurmayan kişinin kasıtlı olduğunu söyleyebilecek iken, aynı kişinin çek yaprağını keşide ettikten sonra ibraz süresi içerisinde bankada karşılığını bulundurmamasının nedeni kasta değilde taksire mesela sanığın banka hesaplarının hackerler tarafından boşaltılmasına dayanması nedeniyle çek yaprağının arkasının kaşelenmesine karşılık bedelin ödenmemesine sebebiyet verilmesinde sanığın neticeyi istememesine rağmen netice meydana geldiğinden taksirin varlığından bahsedebilecek (ki bu örnekte taksirin varlığı bile çok tartışmalıdır 5941 Sayılı Yasanın 5 nci maddesi suçtur demiyor. Demiyor çünkü "çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi YAPILMASINA SEBEBİYET VERMEYİ" suç kabul ediyor. Dolayısıyla sanık karşılıksızdır işleminin yapılmasına sebebiyet veren kişidir. Sanığın karşılıksızdır yapılmasına sebebiyet vermesi banka hesabında karşılık bulundurmamak suretiyle olacaktır. Sanığın çek hesabında ibraz tarihinde karşılık bulundurmaması onun kastına dayanabilir, yani sanık bilerek ve isteyerek bu karşılığı ibraz tarihlerinde bulundurabilir. Bulundurmama taksire dayanabilir mi ?. Bence dayanamaz. Çünkü sanık karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet vermek kastı ile bilerek ve isteyerek karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verecektir. Bu maddede sanığın özen mükellefiyetine ihlal ile sebebiyet vermekten bahsedilmemektedir. Yani sanığın dikkatsizlik tedbirsizlik ile yada emirlere nizamlara talimatlara aykırılık ile karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermesinden daha açık bir ifade ile acıkça taksirden bahsedilmediği içinde suçun içerisine taksirli eylemleri dahil etmeye yasal imkan yoktur.O nedenle sanığın banka hesabında karşılık bulundurmaması yani belli bir tarihe çek keşide etmesine rağmen o tarihte karşılığının bulundurmama bilincine kastına sahip olması gerekir. Diyelim ki sanık çeki keşide etti ve sonra ibraz tarihlerinde bilincinin kaybolduğu bir aylık bir hastalığa düçar oldu. Ve çek bedelini ibraz tarihlerinde hesapta bulunduramadı. Eylemi taksirli suç olarak kabul ettiğimizde belki sanığın suçunun oluştuğunu söyleyebilecek iken, kasıtlı suç olarak kabul ettiğimizde suçun sabit olmadığını duraksamasız söyleyebilmeliyiz.

Adsız dedi ki...

3 adet çekim avukatta.2 tanesini mal bedeli karşılığı ödedim ve hukuk bürosundan yazılarını aldım. 1 adet çekim kaldı 9,000 tl. müşter ile hesaplaştık. bana göre kalan bakiye 1500 tl ama müşteri 15,000 tl hesap çıkardı. bu arada kendisine 9000 tl 'lik müşteri çeki vermiştim. kendisi müşteriden bu bedeli tahsil ediyor ama benim hesabımdan düşmüyor. çünkü müşteriden 9000 tl'lik aldığı çek sahte. dolayısıyla kalan çekimi vermiyor. ne yapabilirim? savcılığa nasıl suç duyurusunda bulunabilirim ?teşekkürler..

uludağ dedi ki...

Can: 'Yargı kafes içinde'
AYM Raportörü Osman Can, yargının toplumun dışında olduğunu öne sürdü.


ANAYASA Mahkemesi Raportörü Doç.Dr. Osman Can, yargıçların toplum ile ilişki kurmasının mümkün olmadığını anlatırken, “Yargı ve yargıçlar adeta kafes içinde” dedi.

Adsız dedi ki...

Bu hukukçulara ve yorumlarına bakınca vekillere haksızlık mı ediyoruz acaba diye düşünmemek mümkün değil. 3167 yasada bütün akla mantığa vicdana aykıra ne varsa hepsi olmalı ve artı yeni ne koyabilirsek kardır mentığı var sayın hocamız da.

Ben mi yanlış anlıyorum, inşallah öyledir

Adsız dedi ki...

SN hocamız anayasa 38. maddeyi kabul ediyor.

Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.
VE BU YASADA DA SAVAŞ VE AFET GİBİ sebeplerden dolayı parasını hesabına yatıramamışlara da ceza uygulanmaz denilior böylece de anayasaya uygunluk sağlanıyor.

Bakarmısınız, yani paranız her ihtimalde çantanızda hazır olacak ama fiziken bankaya götüremezseniz eğer ceza almazsınız.

ANAYASA BUNU DEMEK İSTİYORMUŞ. ALLAH HEPİMİZİN YARDIMCISI OLSUN.

DEMEK Kİ ANAYASAMIZDAKİ YASALARDA ARTIK, HAVA ŞARTLARINA, SEL VE KAR YAĞIŞINA BAĞLI OLARAK GEÇERLİ VEYA GEÇERSİZ OLACAK.

VAY Kİ NE VAY.

Adsız dedi ki...

Sayın İzzet bey

Hiç kimse, yalnızca akdî ilişkiden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememiş olmasından dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz diyor.

SEL AFET SAVAŞTA ZATEN BIRAKILAMAZ.

Aa dedi ki...

YApacak bir şey yok,kafaya takmışlar çek mağdurlarını kanlarının son damlasına kadar alacaklar.Hapislerde süründürecekler,ellerinden ne geliyorsa yapıorlar.Cumhuriyetimiz kurulduğundan beri bböyle kana kan dişe diş bir mücadeleye şahit olmamıştır sanmıyorum.

Adsız dedi ki...

arkadaşlar benim kanatim bizlerin coğu bu iktidara oy vermiştir kimse söyleyemiyor ama bizim gibi küçük esnaf her gün insanlarla icice yasayan piyasada yeri geldiğinde yorum yapan işletme sahibi cok insan tanıyorum,
şu anda bütün odalarda secim var yıllarca aidat yatırdığımız oyverip kişileri kendi koltuklarını sağlamlaştırdığımız tbmm ye gönderdiğimiz,bakın her ilde ocak ayı secimler cünkü bu ay bütün esnafın zayıf olduğu zaman
babalarının parası gibiher türlü harçamayı kayırmayı paylaşmayı fitneliği yapanüçkağıtcı düzenbaz kan emiçi bu oda başkanlarından hiç destek gördük ,yararlandıkmı odaların avukatı mali müş,v,s
ben buncayıl izmir tiçaret odasına verdiğim desteği ve aidatı haramm ediyorum yediklerini
vc.de rahat cıkaramasınlar diyorum.bu kadar duyarsızlık yeter be,
herkesi aynı tavra davet ediyorum
bodrum48

Adsız dedi ki...

ANAYASAL HAKLAR NASIL OLURDA MÜCBİR SEBEPLERLE İLİŞKİLENDİRİLEBİLİR.

ANAYASAL HAKLAR VE SUÇLAR HER KOŞULDA GEÇERLİ DEĞİLMİDİR. ŞU HALLERDE ŞÖYŞE, BU HALLERDE BÖYLE DİYEN ANAYASAL HAK VE SUÇ OLUR MU?

Adsız dedi ki...

İzzet Hocam şunu söylüyor,

-Vekaleten imza atan şuça iştiraken
-İbraz günü bankadada gerekli parayı bulundurmayan mali işler sorumlusu
-Şirket yönetim kurulu
-yukarda ismi sayılan gerçek kişilerin EŞLERİ ve ÇOÇUKLARI yardım ve yataklıktan
-Yine yukarda sayılan GERÇEK KİŞİLERİN anne ve babaları da suçu işleyen faili oluşturmalarından dolayı,

Ve tek sçlu bulunamadığından olsa gerek, aynı suç için hepsinin aynı ceza ile cezalandırılması.

Adsız dedi ki...

arkadaşlar mesele anlaşılmıştır. hukukçulardan fayda yok.o zavallılarda yargıtay başkanının dediği gibivicdanları ile cüzdanları arasına sıkışmış. şu fotoğrafa bakarmısınız. tam bize göre..
http://static.panoramio.com/photos/original/29873954.jpg

Adsız dedi ki...

İZZET HOCA DENİLEN ZAT ASLINDA NE DEDİĞİNİ KENDİSİDE BİLMİYOR,SATILMIŞ KALEMLER VEYA TARAFSIZ OLMAYAN ADINA HOCA DENİLEN KİŞİLERDEN HAK HUKUK VE ADALETLİ SÖYLEMLER BEKLEMEK YANLIŞ OLUR.
KARTAL YENİÇAĞ

Cuneyt dedi ki...

Sayın Hocam;)Bu suçun adı nedir?

a)Sizin dediğiniz gibi "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibraz edildiğinde, çekin karşılığının ilgili banka hesabında KISMEN YA DA TAM OLARAK BULUNDURMAMAK" mı dır ?
b)kanunun dediği gibi "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak KARŞILIKSIZDIR İŞLEMİ YAPILMASINA SEBEBİYET VERMEK" mi dir.

Eğer ikiside aynı anlama geliyor diyecekseniz ikisinin aynı anlama gelmediği hususunda yarım saat durmadan konuşabilirim.

CMK.nın 195 nci maddesinde güvenlik tedbirlerinden açıkça bahsedilmemesine rağmen sayın hocamın 5941 Sayılı Yasanın 5/1 nci maddesinde CMK.nın 195 nci maddesinin uygulanabileceğine ilişkin beyan ettiği hukuki görüşünün gerekçesi nedir ?

Sayın Hocam 20/12/2009 tarihinden sonra açılan davalarda 5941 Sayılı Kanunun geçici 1/4 ncü maddesinin atfı nedeniyle görevli mahkemenin Sulh Ceza Mahkemeleri olduğunu söylüyor. Bu da makul bir görüş. Ne var ki Kanunun Geçiçi 1/3 ncü maddesi "(3) Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." şeklindeki düzenlemeside bir amir hüküm olarak karşımızda duruyor. Bu düzenleme tüm eski çek yapraklarına TCK.nın 7 nci maddesine göre 3167 sayılı yasanın lehe kanun olduğunun saptandığı her halde 3167 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasını emrediyor. 3167 sayılı Yasanın uygulanması demek kanunun blok uygulama anlamına geldiğinden ve blok uygulama 3167 sayılı Yasadaki görev hususlarını da kapsadığından ve 3167 sayılı Yasa görevi Asliye Ceza Mahkemelerine verdiğinden görev hususunda kanunun Geçiçi 1/3 ve 1/4 maddelerinde bir çelişkiden sözetmek gerekmez mi?

3167 sayılı yasaya göre 6 ay 20 gün içerisinde yapılan şikayetler yüksek mahkeme kararları ile süresinde şikayet olarak geçerli kabul edilmekte idi.Halen derdest kamu davalarında, 3167 sayılı yasaya uygun bir şekilde 6 ay 1 gün ila 6 ay 20 günlük süre içerisinde yani yasal süresi içerisinde yapılmış şikayetlerin sanığın lehine kanun uygulaması karşısında 5941 Sayılı yasa uyarınca 6 aylık süresi içerisinde yapılmadığından düşmeleri mukadder midir?


Karşılıksızdır işlemi nasıl yapılacaktır. Eğer bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar karşılıksız kalan miktara eklenecek ise, yeni kanunda tamamen karşılıksız kalmak diye bir durum söz konusu olamayacaktır. Her halde bankanın ödemesi gereken miktarı karşılıksız kalan miktara ekleneceğinden bir çek yaprağı için tamamen karşılıksız kalmaktan asla sözedilemeyecek, SADECE KISMI KARŞILIK BULUNMAMASINDAN SÖZETMEK GEREKECEKTİR.

Bu da bizi bambaşka bir açmaza götürmektedir. O da geçiçi 1/2 son cümlesinin "(3)... 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi hükmü saklıdır." şeklinde düzenlemesi nedeniyle derdest davalarda hangi kanunun lehe olduğunun saptanması için öncelikle daha az adli para cezası ihtiva eden kanunun saptanması gerekir. Eğer karşılıksız kalan miktara bankaların ödemekle yükümlü olduğu miktar eklenir ise, bu durumda yeni kanuna göre karşılıksız kalan miktar ve dolayısıyla adli para cezası daha az olacağından adli para cezasını daha az olarak saptayan kanun sanığın lehine olacak ve bu durumda da halen derdest olan tüm davalarda, temyiz inceleme safhasında olan tüm davalarda ve kesinleşen ama infaz edilmeyen tüm cezalarda lehe kanun uygulaması ile adli pqara cezalarının yeni kanuna göre uyarlanması gerekmeyecek midir. Bu durumda adliyeler için tam bir felaket olmayacak mıdır ? :)

Hatta ve hatta görev kurallarınında bu kanuna göre belirlenip tüm bu davalara Sulh ceza mahkemelerince bakılması gerekme yecek midir?

Cuneyt dedi ki...

3167 SY’nın 4 ve 5 maddeleri ile 5941 SY’nın 3. maddesinde benzer düzenlemeler ile hamilin kim olduğu belirtilmiştir.

3167 SY’nın 16 b maddesinde şikayet hakkı HAMİLİN, ÇEKİ ELİNDE BULUNDURMALARI KOŞULU İLE ÖDEMEDE BULUNAN CİRANTANIN veya AKDİ TEMİNATI NEDENİYLE TAM ÖDEMEDE BULUNAN BANKANIN şeklinde belirtilmiştir. 5941 SY’da şikayet hakkı sadece hamile verilmiştir.

1-Yeni çek yasasında cirantanın ve bankanın şikayet hakkı varmıdır?
2- Şikayet hakkı vardır denirse TCK’nun 2/3 maddesine aykırılık olmaz mı?
3-Sayın hocamızın açıklamalarında belirttiği şirketler açısından yetkisi kalkan bir kişinin imzaladığı vadeli çekin ibraz tarihi itibariyle bankada hazır bulundurmakla yükümlüdür diye yeni yetkilinin sorumlu tutulması TCK’nun 20/1 maddesine aykırılık oluşturmaz mı?
4- 5941 SY’nın 5 maddesi uygulanmasında hamil çek bedelini cirantadan ve bankadan aldıktan sonra suçtan zarar görme niteliği ortadan kalkmaz mı?

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR BELKİ O HUKUKÇUYU DİNLERSEK KENDİNE GÖRE HAKLI NEDEN HAKLI MANTIĞIYLA İŞ YAPIYOR İŞİ BİLEREK BİLİNÇLİ OLARAK YAPMIYOR SİZE ŞÖYLE SÖYLEYEYİM BİR OTOMOBİL TAMİRCİSİNİN BUZDOLABI TAMİRCİSİNİN İŞİNİ YAPMAYA KALKMASI GİBİ SONUCTA İKİSİDE TAMİRCİ BURDA ÖNEMLİ OLAN YORUMLAR YANİ SABAHTAN AKŞAMA KADAR GÖRSEL VE YAZILI BASINDA PATRONLAR YANDIK BİZ BATTIK BİZ BU ÇEKLER ÖDENMESSE DERSE SİZ BİLE MANTIĞINIZLA BU YÖNDE KARAR VERİRSİNİZ AMA GERÇEKTEN EKONOMİDEN ANLASANIZ GERÇEKLERİ BİLDİĞİNİZ İÇİN BİR OY DERDİDİNİZDE OLMADIĞI İÇİN DOĞRULARI GERÇEKLERİ SÖYLERDİNİZ BEN BU TOPLANTIDAKİ YORUMLARI BAYTARLARIN VETERİNERLERİN İNSAN SAĞLIĞI İLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİNE BENZETİYORUM SAYILARIMLA.ihtiyar

Adsız dedi ki...

cüneyt bey diyelimki tek taraflı taahhüt verdik taahhütü yerine getiremedik tutuklamamız çıktı ana parayı ödesek ceza düşermi yoksa temerrüt faizi ile birlikte ödeyeceğizki dava düşsün

Cuneyt dedi ki...

Çekte kısmi ödeme var
her durumda çek üzerinde yazan bedeli ödediğinizi kanıtladığınızda Asliye ceza mahkemesinde açılmış olan dava düşüyor..
olayı bu şekilde değerlendirin..

Adsız dedi ki...

arkadaşlar ben kaçak durumdayım eşime veya bir yakınıma vekalet verip taahhüt vermek istiyorum böyle bir durumda savcının veya kalemin bunun kabul etmemesi gibi bir durum olurmu yani illaki kendisi gelip teslim olacak cezaevinden verecek diyebilirmi

Adsız dedi ki...

ÇEKTE HAPİS KALKARSA TİCARET DÜZELİR HAYALİ TİCARET KALKAR GERÇEK TİCARET BAŞLAR YASTIK ALTINDAKİ PARALAR ORTAYA ÇIKAR EN GÜZELİ HELALL TİCARET SAHNEYE ÇIKAR NEYAZIK ÜLKEMİZDE BUNU GÖRECEK KİMSE YOKK SAYGILARIMLA...

Adsız dedi ki...

Çizilmiş ciro yok hükmündedir. Hamiline çekte de hak sahipliğinin çekin arkasından anlaşılması gerekir. Yargıtay çekin arkasında hiç bir imzası olmayan kişinin yetkili hamil olduğunu kabul etmemiş görünüyor, aşağıdaki kararlarda. Ekliyorum.

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/22195
K. 2005/25373
T. 19.12.2005
• BEYAZ CİRO ( Cirosu Kabil Bir Çeki Elinde Bulunduran Kimse Son Ciro Beyaz Ciro Olsa Bile Kendi Hakkı Müteselsil ve Birbirine Bağlı Cirolardan Anlaşıldığı Taktirde Selahiyetli Hamil Sayıldığı )
• ÇİZİLMİŞ CİROLAR ( Yazılmamış Hükmünde Olduğu - Bir Beyaz Ciroyu Diğer Bir Ciro Takip Ederse Bu Son Ciroyu İmzalayan Kimse Çeki Beyaz Ciro İle İktisap Etmiş Sayıldığı )
• TAKİBİN İPTALİ ( Çekteki Hak Teslim ve Ciro İle Geçeceği Cihetle İcra Mahkemesince İtiraz Kabul Edilerek Kabulü Gereği )
6762/m.702,703
2004/m.170/a-2
ÖZET : Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı taktirde selahiyetli hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro takip ederse bu son ciroyu imzalayan kimse çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Somut olayda takip alacaklısı, çek arkasındaki ciro silsilesinde yer almamaktadır. Çek hamilinin bankaya çeki ibrazından sonra takip yapana yapılmış geçerli bir cirosu da yoktur. İbrazdan sonra doğrudan bu kişiye cirosu kendisini yetkili hamil durumuna getirmez. Çekteki hak teslim ve ciro ile geçeceği cihetle, icra mahkemesince itiraz kabul edilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekir.
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : T.T.K.'nun 703.maddesine göre, hamiline yazılı bir çek üzerine yapılan bir ciro cirantayı, müracaat hakkına dair hükümler gereğince sorumlu kılarsa da, senedin mahiyetini değiştirerek onu emre yazılı bir çek haline getirmez. Ayrıca Hukuk Genel Kurulu'nun 24.4.1996 tarih 1996/12-136 E., 1996/288 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere hamiline yazılı çeklerde takip alacaklısının ciro silsilesi içerisinde yer almaması halinde ve bankaya ibra için ciro edenin de son hamil ( Zincirci Ltd.Şti. ) olduğunun belirlenmesi durumunda takip alacaklısının yetkili hamil olabilmesi için ibrazdan sonra adı geçene ( temlik hükmünde de olsa ) bir cironun varlığı zorunludur. Aksi taktirde takip alacaklısı yetkili hamil olmaz.
Ayrıca, T.T.K.'nun 702.maddesinde "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı taktirde selahiyetli hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro takip ederse bu son ciroyu imzalayan kimse çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır." düzenlemesi getirilmiştir. Somut olayda takip alacaklısı, 0013259 no'lu çek arkasındaki ciro silsilesinde yer almamaktadır. Çek hamilinin bankaya çeki ibrazından sonra takip yapan Ökkeş Yıldırım'a yapılmış geçerli bir cirosu da yoktur. İbrazdan sonra doğrudan Ökkeş Yıldırım'ın cirosu kendisini yetkili hamil durumuna getirmez. Çekteki hak teslim ve ciro ile geçeceği cihetle, icra mahkemesince itiraz kabul edilerek İ.İ.K.'nun 170/a-2. maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken 0013259 no'lu çek yönünden de itirazın reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 19.12.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
yarx
cuneyt bey yorumlarsanız sevinirim ibrahim

Adsız dedi ki...

Bütün çekten çile çekten dostlarım oturmuşuz kuzu kuzu aman şu kanun çıksın aman şöyle olsun yok böyle olsun da zindanlara düşmeyelim çoluk çocuğumuz ortada kalmasın diye sızlanıyoruz eğer suçlu olsak biz milletçe kaderciyiz kaderimize razı olurduk sesimiz bile çekmazdı kader der sabır dilerdik ama olay öyle değil şu anki mevcut hükümetin yapmış olduğu ekonomik kaza var bu kazanın sonucuda çeklerini ödeyemeyen binlerce insan ortaya çıktı aslında olay bir ekonomi felaketi bir doğal afet gibi birşey bunu çok kişi kabul ediyor bu konuda son söz sahibi vekiller bile evet herkes dolandırıcı değil kelimeleri ile felaketi kabul ediyorlar yani bütün çek ödemeyenler ya dolandırıcıdır yada değildir bunun ortası yoktur bu ülkede sayıları milyonları bulan çekini ödeyemeyen insanlarımız dolandırıcı olamıcağına göre burda demekki bir sorun var bu sorunu ancak hukukçular değil TARAFSIZ ekonmistler çözer gerçekten ülkemizde ADALET varsa bu olay adil bir şekilde incelenir yukardaki konuşan hukukçular olaya işleri doğrultusunda baktıkları için onların görüşleri çek yaprağı için geçerli BURDA SÖZ KONUSU KONU İNSAN HAYATI VE ÖZGÜRLÜĞÜ bu yüzden şu anda ülkemizde İNSAN KATLİAMI YAPILMAKTADIR bunla ilgili bütün sivil toplum örgütlerinin olaya el atması insan hakları derneklerinin bir an önce harekete geçmesi lazım VE GERÇEK SUÇLULAR VEYA HATALILAR DİYELİM SEÇİMLERDE PEMBE BEYANATLAR VERİP BİZLERİ BELKİDE İSTEMİYEREK BU BAŞARISIZ EKONOMİK YÖNETİMİN MAĞDURLARI YAPTILAR AMA HALA AYIP OLAN BU HATALARININ ÜZERİNE HATA YAPMALARI BU YÜZDEN BENCE BU ÇEK DAVASI HUKUKİ BİR SORUN DEĞİL EKONOMİK BİR SORUN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM VE ÜLKEMİZDE BU KADAR AYDIN OLARAK DOLAŞAN PANTOLANLARININ PAÇASINA UFACIK BİR ÇAMUR GELSE MANGALDA KÜL BIRAKMAYAN DEĞERLİ ÜSTATLARIMIZIN ARA SIRA BÖYLE MEMLEKET MESELELERİ İÇİNDE GÖRÜŞ BEYANETMELERİNDE FAYDA VAR.......DEĞERLİ BU ÜLKENİN İNSANINI VE VATANINI SEVEN HERKESE SESLENİYORUM ÇEK MESELESİ ÖNEMLİ BİR MESELE ARKASI GELİYOR ÇÖZÜN BU İŞİ DİYORUM ÇÖZÜN YANGIN NERELERE SIÇRAR BELLİ OLMAZ.ihtiyar

Adsız dedi ki...

arkadaşlar çekin tarihi 28/02/2009 mahkemeye müracat 01/09/2009 geçerlimidir yorumlarsanız sevinirim

Adsız dedi ki...

cüneyt bey

bizim ltd şirketimizde ortak olmayan fakat genel vekaletle imza atan baldızım çeklerden ceza yedi.infaza girmiş iki çekten biri izmitte diğeri istanbulda idi.cuma günü izmitteki hakim vekil olduğu gerekçesi ile infazı durdurdu.şubata da duruşma günü verdi.o duruşmada ne olur?
istanbuldaki hakim ise ret cevabı verdi.bizde infazı durdurabilmek için taahhütte bulunup(çek miktarı kadar) ağır cezaya itiraz ettik.ağır ceza sonucu ne olur?ayrıca aynı kanun üstünden aynı konuya farklı iki hakim nasıl farklı karar verebilir?bu kadarmı yoruma açık bir konudur kanun?
tşk.

Adsız dedi ki...

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2007/7376
K. 2007/9861
T. 14.5.2007
• ŞİKAYET ( Cirantanın Yetkili Hamil Olmaması Nedeniyle Takibin İptali İstemi )
• YETKİLİ HAMİL ( Bankaya İbraz Edildikten Sonra İbraz Cirosunun Çizildikten Sonra Kambiyo Evrakını Geriye Doğru Kendisinden Önce Gelen Cirantaya Ancak Ciro Yaparak Vermesinin Gerekmesi )
2004/m.170/a
ÖZET : Bankaya ibraz ettikten sonra ibraz cirosunu çizdiğini bu kambiyo evrakını geriye doğru kendisinden önce gelen cirantaya ancak ciro yaparak vermesi gerekirken ciro yapmadan doğrudan ona teslim etmiş olması nedeniyle bu evrakı elinde bulunduran cirantanın yetkili hamil sayılamayacağı iddiası ile takibin iptalini istemişlerdir. Açıklanan bu başvuru İİK. 170/a maddesi kapsamında olup şikayet niteliğindedir.
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş; olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : 1- İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK.nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2- Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Her iki borçlunun İcra Mahkemesine başvuruları; takibe konu edilen çekteki borçlu Ayhan Demir tarafından alacaklı Mehmet Yeterler'e yapılan cironun çizilmiş bulunduğunu, Mehmet Yeterler'in de bu çeki Osman Çelik'e ciro ettiğini Osman'ın da bunu bankaya ibraz ettikten sonra ibraz cirosunu çizdiğini bu kambiyo evrakını geriye doğru kendisinden önce gelen cirantaya ancak ciro yaparak vermesi gerekirken ciro yapmadan doğrudan ona teslim etmiş olması nedeniyle bu evrakı elinde bulunduran cirantanın yetkili hamil sayılamayacağı iddiası ile takibin iptalini istemişlerdir. Açıklanan bu başvuru İİK. 170/a maddesi kapsamında olup şikayet niteliğindedir. Mahkemece şikayeti kabul edilen Ayhan Demir lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenlerle bozulması gerekir ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İzmir 8. İcra Mahkemesinin 5.12.2006 tarih ve 2006/443 E. 2006/923 K. sayılı kararının hüküm bölümünün ( 1 ) numaralı bendinde takibin iptalinden sonra gelen kelimelerden `ve asıl alacak üzerinden ®40 tazminatın davalıdan alınarak, davacı Ayhan Demir'e verilmesine` ilişkin ibarenin karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilen bu şekli ile İİK. 366 ve HUMK.nun 438. maddeleri uyarınca ( ONANMASINA ), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yerolmadığına, 14.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
yarx
cuneyt bey yorumlarsanız sevinirim ibrahim

Adsız dedi ki...

18 yazan arkadaşım,bende aynı durumdaydım,sana mahkemenin faks lazım,veya hengi ilin mahkemesi ise aps mektup olarak gönderebilirmisin,bende aynı durumdaydım,hem faks ,hemde aps gönderdim,kendim imzaladım,3000 tl adli cezamdan aranıyordum,ama tehahhütnameyi dogru


…………… ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

………. CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

İLAMAT NO: ……
MAHKEME ESAS NUMARASI:…..
MAHKEME KARAR NUMARASI:……
TALEPTE BULUNAN: …..
TALEP KONUSU: TAAHHÜTNAME
TAAHÜTNAME TARİHİ:……
TALEBİM: CEZANIN İNFAZININ DURDURULMASI
Mahkemenizin yukarıda esas ve karar sayılı ilamı ile 3000 TL adli para
Cezasının infazı nedeli ile aranmaktayım.
20/12/2009 gün ve 27438 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe
Giren 5941 sayılı çek kanunu 6 ncı maddesi hükmünde belirtiği üzere
Karşılıksız kalan çek bedelinin üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre
İşleyecek 3095 sayılı kanuna göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı
Üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte 2 yıl içerinde tamamen aşağıda
Belirtiğim şekilde ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum.

Adı soyadı: ……
Tarih:06.01…….
İmza:
TEBLİĞAT ADRESİM: ………………………………………..
ÖDEME TAAHHÜT KURALI :
1.)5941 s.kanunun 6ncı maddesinde belirtilen toplam miktarının en az 1/3
Ünü taahhüt tarihinden itibaren 1 yıl içerinde (taksitlet halinde )
2.)5941 s.kanunun 6 ncı maddesinde belirtilen geri kalan miktarı ise
Taahhüt tarihinden itibaren 1.yıl sonunda başlayıp 2.yılın sonuna kadar
Ödemeyi (taksitler halinde veya tamamını taahhüt ediyorum.
ÖDEME PLANI:
ÇEK BEDELİ: 3000TL
1YIL ÖDEME PLANI
1.25.04.2010: 200 TL+ %18 YASAL TEMERRÜT FAİZ İLE BİRLİKTE
2.25.06.2010: 200TL+%18 YASAL TEMERRÜT FAİZİ İLE BİRLİKTE
3.25.08.2010.200TL+% 18 YASAL TEMERRÜT FAİZ İLE BİRLİKTE
4.25.10.2010.200 TL+%18 YASAL TEMERRÜT FAİZ İLE BİRLİKTE
5.25.12.2010.200TL+% 18 YASAL TEMERÜT FAİZİ İLE BİRLİKTE
2 YIL ÖDEME PLANI
1.25.02.2011: 250TL+ % 18 HESAPLANACAK YASAL FAİZİ İLE BİRLİKTE
2.25.04.2011:250TL+% 18 HESAPLANCAK YASAL FAİZİ İLE BİRLİKTE
3.25.06.2011:250tl+% 18 HESAPLANCAKYASAL TEMERRÜT FAİZİ İLE BİRLİKTE
4.25.07.2011.250TL+%18 HESAPLANCAK YASAL TEMERRÜT FAİZİ İLE BİRLİKTE
5.25.08.2011.250TL+%18 HESAPLANCAKYASAL TEMERRÜT FAİZİYLE BİRLİKTE
6.25.09.2011.250TL+%18 HESAPLANCAKYASAL TEMERRÜT FAİZİYLE BİRLİKTE
7.25.10.2011.250TL+%18 HESAPLANACAK YASAL TEMERRÜT FAİZİYLE BİRLİKTE
8.25.11.2011.250TL+%18HESAPLANACAK YASAL TEMERRÜT FAİZİYLE

NOT :TEHAHHÜTNAMYEYİ 20.12.2011 TARİHİNDEN SONRA YA TARİH ATMA.2010 YILINDAN BAŞLA 20.12.2011 BORCUN BİTSİN İSTER TAKSİT İSTER TOPLAM İKİ TAKSİT YAPARSIN.BENİM BU TEHAHHÜTNAMMEM AYNI GÜNÜN AKŞAMI CAVAP GELDİ,VE KANUL EDİLDİ ARARMAM KALDIRILDI,SENİN TUTUKLANMINI VEREN SAVCINI KALEMİ BU BELGELERİ SANA VERECEK



yazmalısın,ben bu tehahhütnameyi yaptım.

Adsız dedi ki...

yazıma cevap veren 25 yazan arkadaşım ilgin ve cevabın içim teşekkür ederim o zaman bende senin yaptığın gibi faks ve posta yolu ile yapayım tekrar teşekkür ederim

Adsız dedi ki...

CÜNEYT BEY TAKSİTLENDİRME YAPARKEN SİZLER İLK TAKSİDİ 11 AY 25 GÜN SONRA İKİNCİ TAKSİDİ 23 AY 25 GÜN SONRA YAPABİLİRSİNİZ DEDİNİZ ÇIKAN KANUNDADA SADECE YIL VAR AY GÜN BELİRTİLMEMİŞ YANİ BİR YERDE SİZİN GÖRÜŞÜNÜZ DOĞRU FAKAT ÇOK YERDE DUYDUM HAKİM VE SAVCILAR KENDİLERİNE GÖRE YADA ALACAKLININ ORTAĞIYMIŞ GİBİ DAVRANIYOR ÖDEME PLANINDA BASKI YAPIYORLAR KANUNEN BUNU YAPMA HAKLARI VARMI İTİRAZ NEREYE EDEBİLİRİZ

Adsız dedi ki...

cüneyt bey taahhütte toplam faiz ne kadar ödüyoruz teşekkürler

Adsız dedi ki...

arkadaşlar
infazı çıkan çeklerim var henüz yakalanmadım
gbt kaydım var yakalanınca işliyen süreç hakkında bilgisi olan varise lütfen paylaşşın

rumuz. kanka

Adsız dedi ki...

ARKADASLAR HAKKINDA ACILMIS DAVALARI TAKIP EDEMEMIS ARKADASLAR ICIN YAZIYORUM .PTT YE GIDIP KIMLIGINIZI GOSTEREREK E DEVLET SIFRESI TALEP EDIYORSUNUZ 1 TL KARSILIGI E DEVLET SIFRENIZI ALABILIYORSUNUZ DAHA SONRA ALDIGINIZ E DEVLET SIFRESIYLE TURKIYE GOV ADRESINE INTERNETTEN GIRIP ANASAYFASINDA YAZAN SISTEME GIRIS BUTONUNU TIKLIYORSUNUZ TC KIMLIK NO VE SIFRENIZI GIREREK SAHSINIZIN SAYFASI ACILIYOR. SAYFADA HAKKIMDA ACILMIS DAVALAR SECENEGINE TIKLADIGINIZDA VARSA TUM DOSYALARINIZ SIRALANIYOR.AYRINTILARIYLA BILGILERINIZE

Adsız dedi ki...

30 yazan arkadaş,ben buğün ptt şifre aldım,ama bir türlü verdikleri şifreyi kabul etmiyor,büyük harf ,küçük harf ne yaptımsa olmadı,bu şekilde sorun yaşayan arkadaş varmı,yardımcı olabilirmi?teşekkürler

Adsız dedi ki...

CHP ANAYASA MAHKEMESINE GİTSEDE ŞU HAKSIZLIĞIN ÖNÜNE GEÇİLSE

Cuneyt dedi ki...

Sayın Savcımız İzzet Özgenc hocaya cevaben yazmış..
Kast aranırsa ne olacak?
Hukukçular ekonomist kesildi başımıza


Yasalar uygulanabilir olmalıdır. Uygulama olanağı bulunmayan bir yasanın yürürlüğe konulması, o yasanın hazırlanması, T.B.M.M. de görüşülmesi ve yasalaşması için harcanan onca emeğin heba olması demektir.
Bu Kanunun hazırlanması ve yasalaşmasının her aşamasında emeği geçen değerli hocam sayın Prof. Dr. İzzet Özgenç’in “Buna rağmen, TCK’nın 21 ve 22’nci maddeleri hükümleri göz önünde bulundurularak 5941 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçun ancak kasten işlenebilen bir suç olduğunu kabul etmek gerekir.” yönündeki görüşü kabul edilecek olursa; ileri tarihli (vadeli) çeklerde bu yasanın 5. maddesinin uygulanması olanaksız hale gelecektir. Hatta vadeli olmayan çeklerde de pek çok suistimal sözkonusu olacaktır.Çekin üzerine düzenlendiği günün tarihi, keşide tarihi olarak yazılmışsa; hesap sahibi gerçek kişi keşideci, çeki keşide ettiği anda bankada karşılığının bulunup bulunmadığını bilmektedir ve hamilin derhal bankaya gidip çeki ibraz edebileceğini de bilmektedir. Bu durumda keşideci, bankada karşılığı bulunmadığını bilerek çek keşide etmektedir. Doğrudan kastla bu suçu işlemiştir. Bu olayda bir problem yoktur.
Ancak; değerli hocamızın bu görüşü, pek çok durumda suistimale açıktır.
Bu kabul, 5941 s. Yasanın 5. maddesinin uygulanmasını olanaksız hale getirebilir. Mahkemeleri lüzumsuz uğraşlara sokup karar veremez durumda bırakabilir.

Örneğin;
1 – İleri tarihli çeklerde; keşideci, “ben bu çeki sekiz ay önceden düzenlemiştim, ibraz edileceği tarihe yakın bir zamanda devletten ihale bedelini ya da herhangi bir şahıstan alacağımı alıp bankaya yatıracaktım, ancak alacaklarımı tahsil edemedim. O nedenle de çekin karşılığını bankada hazır bulundurmadım ya da ekonomik kriz çıktı, benim kastım yoktur.” derse, mahkeme bu olayları araştırmak zorunda kalacaktır. Devletten ihale bedeli olarak alacağı olup olmadığını, alacağı varsa tahsil edilip edilemediğini ya da herhangi bir kişiden alacağını tahsil edip edemediğini, ekonomik krizden etkilenip etkilenmediğini vs. araştıracaktır. Keşidecinin alacağı olduğunu söylediği kişinin de “evet borcum vardı ödeyemedim,” demesi halinde, gerçekten borç – alacak ilişkisinin varlığı nasıl kanıtlanacaktır. Ve sonunda şüpheden sanık yararlanır deyip onca uğraştan sonra beraat kararı verilecektir.
2- Hesap sahibi gerçek kişi yasaya aykırı olarak adına çek düzenlemesi için vekil tayin etti ve vekil çek keşide etti. Hesap sahibi gerçek kişi “vekilin çek keşide ettiğinden haberim yoktu ya da vekil tarafından düzenlenen çeklerin hangi tarih için keşide edildiğini bilmiyordum.” derse, kastın varlığı araştırılacak, çeki keşide eden vekil dinlenecek, vekil “hesap sahibi çeklerin keşide tarihlerini bilmiyordu.” demesi halinde de, hesap sahibi gerçek kişi hakkında ceza verilemeyecek, yasaya aykırı olarak çek keşide eden vekile sadece tedbir kararı verilebilecektir.
3 – Tüzelkişilerde mali sorumlunun ayrı olarak belirlenmesi halinde; çek keşide eden tüzelkişi temsilcisi veya vekiline adli para cezası verilmeyecek sadece tedbir kararı verilecektir. Cezai yönden sorumlu olan şirketin mali işlerini yürüten kişi ise, “tüzelkişi adına çek düzenleyen temsilci veya vekilin hangi tarihlerde ödenmek üzere çek düzenlediğini bize bildirmedi, o nedenle çek bedelini bankada hazır bulundurmadım.” derse; bu konu araştırılacak, temsilci veya vekilin “ben ihmal ettim ödeme tarihlerini mali sorumluya bildirmedim.” demesi halinde de mali işlerden sorumlu kişiye kastı bulunmadığından ceza verilemeyecektir.
Buna benzer şu anda akla gelmeyen pek çok sorunla karşılaşılacaktır.
Bu görüşün kabulü; yasanın suistimal edilmesine sebep olacak ve mahkemeler, herhangi bir sonuç alamadan lüzumsuz yere uğraştırılacaktır.
Ayrıca; ileri tarihli (vadeli) çeklere olan güven tamamen ortadan kaldırılacak, artık vadeli çek düzenlenmeyecektir. Bu ekonomi için bir kabustur.

OCEON BLUE dedi ki...

bir haftadır askeri hastenedeydim daha bugun çıktım arkadaşlar ne oldu chp vazmıgeçti birde forum sus pus olmuş yaa

myway dedi ki...

cüneyt

zaten en büyük sorun burdadır...ne yazık ki ülkemizde kanun koyucu yasayı açıkça kasten yazmayarak yoruma açık hale getirmiştir...sonuçta ne yazık ki herkesin bildiği ve ülkemizde yıllardır kullanılan vadeli çek gerçeğini bilerek ve isteyerek uygulamayan mahkemeler yukarıda yazdığın görüş doğrultusunda...SANIĞI CEZASIZ MI BIRAKACAĞIZ... diyerek kanunsuz kanun olduğu herkes tarafından kabul edilse bile CEZA her şekilde şart diyerek on binlerce iflas ettiği için çekini ödeyemeyen iş adamını hapse doldurmak gerektiğini belirtmiş ve bunu savunmuşlardır....

şu aanda 5941 den en kolay nasıl ceza verilebilir düşüncesini empoze etmeye çalışanlar 3167 sayılı kanunla verilen cezaların TCK ya AYKIRI olarak verildiğini şu an tartışmıyorlar...

oysa yasayı hazırlayan izzet özgenç te 3167 nin TCK 5 yürürlüğe girdikten sonra uygulanamaz hle geldiğini söylüyor...şimdi izah etmeleri gereken en önemli konu OBJEKTİF SORUMLULUK diyerek 3167 sayılı kanunla 01.01.2009 dan bu yana hapiste kıyas yapılarak yatırılan kişilerin hala bu zulümle karşı karşıya olduklarıdır...

fakat o konu bi tarafa bırakıldı ve 5941 sayılı kanunla hiç bir araştırma yapmadan insanlara nasıl cezayı bastırabiliriz durumu empoze ediliyor...ve bunun adı ADALET olacak...

ÇOK HOŞ ....

my way

Adsız dedi ki...

sayın cüneyt,jenardi,my way,ve bilgisi olan arkadaşlarım,benim amcam şu an cezaevinde, ve tahhüt vereli bir hafta oldu,fakat serbest kalmadı,hakim dosyanın yargıtay da olduğunu söyleyerek karar verilemediğini söyledi.yargıtaydan dosyanın gelmeside çok mu zaman alır.tahhüt verdiğin de serbest bırakılması gerekmiyormuydu bu nasıl bir yasa anlayamadım.ne yapmam konusun da bilgisi olan varsa yardımcı olursa sevinirim.

myway dedi ki...

değerli arkadaşlar

cüneyt tarafından 33 yazısına HAYRET demekten öte bişey bulamıyorum...ve TCK 2.maddenin 3 fıkrasını tekrar tekrar okumalarını tavsiye ediyorum...

Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi

MADDE 2. - (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.

(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.

(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.

my way

Adsız dedi ki...

cüneyt bey 28 e cevap verebilirmisiniz selamlar

Adsız dedi ki...

sn savcımız vermiş olduğu 1 nolu örneğinde bizim gerçek durumumuzu gözler önüne sermiştir
bizlerin aslında birer sahtekar olmadığımızı alacağımızı alamadığımız yada ekonomik krizler dolayısı ile iflas edip borcumuzu ÖDEYEMEDİĞİMİZ in bilinci içerisindedir
işin asıl vahim boyutu da buradadır VAH VAH Kİ VAH VAH
YANİ ADALET DAĞITTIĞINI İDDİA EDEN BİR KİŞİ SANIĞIN ASLINDA MASUM OLDUĞUNU BİLİYOR VE FAKAT ONCA UĞRAŞIM BOŞA GİDECEK DİYE(kendi ifadesidir)
CEZA VERME FİKRİ AĞIR BASIYOR
VE BU CEZAYI VERİRKENDE O İNSANIN BÜTÜN DÜZENİ ALT ÜST OLUYOR, HAYATI KARARIYOR, AİLESİ DAĞILIYOR
SAYIN SAVCIM İNSAN HAYATA 1 KERE GELİYOR
O İNSANIN MASUMİYETİNİ BİLE BİLE ÖMRÜNÜN BELİRLİ BİR KISMINI HAPSE ATARAK ÇALINCA ALLAH KATINDA HESABI SORULMAZMI?
ADALET DAĞITAN KURULUŞUN BİR FERDİ OLARAK ADİL OLMAK ZORUNDASINIZ BİR İNSANIN MASUM OLDUĞUNU BİLEREK NASIL CEZA VERİLEBİLİR?

BİZLERİ HAPSE ATARAK BELKİ EMEKLERİNİZ BOŞA GİTMEYECEKTİR AMA İLAHİ ADALET BUNUN HESABINI MUTLAKA SORACAKTIR

bir yudum huzur

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar,
Ben artık ya anlamakta güçlük çekiyorum veya anlayamıyorum veya aptalım veya ortalıkta bir çarpıklık var.Para ve adalet bu kadar birbirine nasıl karıştırılır anlamıyorum.Eskiden çeke hapis cezası yoktu.Çekte zımmen kabul edilmiş vade o zaman da vardı yalnız.Şu anda dünyadaki örneklerinde vade sözkonusu olmadığı halde gene ödenmedi diye hapis cezası yok.Ama sistem bizde o zaman çalışıyordu.Şu anda dünyada da çalışıyor.İnsanların hepsi Hisarcıklıoğlu gibi de düşünmüyor.Benim taaccübüme giden nokta şu ki,hukukçularımız partileri kapatırken doğacak sosyal ve ekonomik kaosu düşünmezken,neden çekte hapis olayı gündeme gelince hepten ekonomist oluyorlar,sosyal bilimci kesiliyorlar,işte onu kavrayabilmiş değilim.Bilen biri varsa izah etsin lütfen.
ERCAN ERMİŞ

Adsız dedi ki...

DEĞERLİ DOSTLARIM HEP DEDİKLERİNİZ DOĞRU HEPİMİZ BİLİYORUZ BU KOKUŞMUŞLUĞU EKONOMİSTLERİN ÇÖZMESİ GEREKEN BİR OLAY HALİNE GELEN ÇEK DAVASINI ESNAFLIKTAN BİR HABER İNSANLARIN ÇÖZMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR BIRAKIN ONU BUNLARIN İÇİNDE AZCIK ANLAYANLARI OLSA BİLE GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ SUÇUNUZ YOK AMA YİNEDE SİZİ ASMAK ZORUNDAYIM DÜŞÜNCESİ BİZİ ARTIKKKK DAHA FARKLI YOLLARA SEVKEDİP SESİMİZİ DUYURMAMIZI GEREKTİRMEKTEDİR BU AÇIDANNN LÜTFENNN NE YAPACAĞIZ TARTIŞMALARININ BAŞLAMASI LAZIM ZAMAN HER GÜN AZALIYORR BUNLAR BİZİ TEK TEK ASARRRRRRRRRR

Adsız dedi ki...

beyler bugün yargıtaydan haber varmı selamlarr

Adsız dedi ki...

arkadaşlar 36 ya yanıt verebilirmisiniz bilgisi olan varsa

zeynep dedi ki...

şifre alan arkadaşım....şifreye dikkatli bak..hep küçük hem büyük harfler bir arada kullanılmış ...ona göre girişini yaparsan problem çıkmıyor...

myway dedi ki...

36 da yazan arkadaşım


dosyanın yargıtay dan ne zaman döneceğini bilmek imkansız...fakat taahhüt verdiğiniz mahkeme ile görüşüp takip etmeniz lazım...şu an zaten karmakarışık olan mevcut duruma birde bu sizin yazdığınız aksaklık eklenmiş oldu...muhtemelen itiraz edilmiş olan bir dava ve infaz durdurulmayıp yargıtay yolu açık olmak üzere karar verilmiştir...ve dosya yargıtaya gitmiştir..

bu durumda ancak cezayı veren mahkeme bu konuyu çözümleyebilir...

my way

Adsız dedi ki...

öz güveni olmayan insanı hakim. kendini beğenmişi savcı. muhasebe okumuş adamı kalem müdürü. inşaat malzemeleri satan firmada satış elemanı olan adamı kalem memuru .yaparsan bu memlekette kanun böyle olur işler böyle yürür allah sizi bildiği gibi yapsın

Adsız dedi ki...

arkadaşlar vekaleten cek imzlayanlarla ilgili mahkeme kararı olan beraat alan varmı? HAMDİ

Adsız dedi ki...

slm arkadaşlar chp nin anayasa mahkemesine gitmesiyle ilgi bilgisi olan arkadaş varsa paylaşırsa memnun oluruz teşekkurler

myway dedi ki...

değerli arkadaşlar


şu an aldığımız bir habere göre CGK beklediğimiz şişli 6 dosyasının henüz görüşülmemiş olduğunu öğrendik...bilginize...

my way

Adsız dedi ki...

Van Ferit Melen Havaalanı'ndan Ankara'ya giderken polis tarafından gözaltına alınan, Mahmur'dan gelen 4'ü çocuk 26 kişinin sözcüsü olan Hakkarili Nurettin Turgut, sorgusundan sonra serbest bırakıldı.

Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın çağrısı üzerine 8'i Kandil'deki terör örgütü üyesi ve 26'sı Mahmur Kampı'nda bulunan 34 kişi, 19 Ekim günü Silopi'de teslim olmuştu.

haberturk.


YAZIKLAR OLSUN... PARAMIZ YOK DİYE İFLAS ETTİK DİYE BİZE 5 YIL CEZAYI REVA GÖRÜYORLAR.

SAMİ KAL dedi ki...

36 arkadaşım my waya katılmakla beraber şunu iyi anlamak lazım amcanızın dosyası yargıtayda ise onanıp gelmedigi sürece ceza kesinleşmiş olmaz. kesinleşmemiş cezayada infaz yapılamaz.sizizn işinizde bir terslik var eger yargıtay süğrecini kaçırdınız, ceza kesinleşti vede infazı yapılıyorsa yinede yargıtaya başvurma hakkınız var. infaza başlanan dosyaya yargıtaya müracaat infazı durdurmaz. galiba sizin durumunuz bu. ama dosya yargıtayda diye taahhütü kabul etmeme gibi bir hakları yok. dosyanın bir nüshasıda cezayı veren mahkemededir. buna göre taahhüt almak zorunda. geçen günde yazdımadliyelerde sayım var, işler çok yavaş yürüyor, taahütverilen savcılıktan ve mahkemeden takip edilip işin hızlandırılması gerekir. eger cezayı veren mahkeme başka ilde ise iş uzayabiliyor.Bugün aldıgım haberlere göre konya e tipinde şu anda çekten yatan mahkum kalmamış, en son kalanlar cuma günü tahliye edilmiş.

Adsız dedi ki...

Sn arkadaşlar,
asliye ceza mahkemesi benim için dosyanın birisinde;
....... .....Müşteki,
...... ....... Sanık
7.asliye ceza mah. ... ihbar eden demiş

ve karşılıksız çek kesmeden dolayı karar yazıldı demiş,asliye cezanın ihbarını anlamadım,birde benim çeklerim 2004 sonu ,2/2006 da mahkemenin açilış tarihi.??

aydınlatırsanız sevinirim..

Adsız dedi ki...

sn.my way verdiğimiz taahhütün temerrüt faiz oranı ne kadar acaba

myway dedi ki...

52

şikayet süresinde yapılmış ve dava 2006 da açılmıştır muhtemelen...

my way

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR MERHABA BEN 30 ARALIK 09 TARİHİNDE YASADAN FAYDALANARAK METRİSTEN ÇIKTIM.YASA RESMİ GAZETEDE YAYINLANALI NEREDEYSE 1 AY OLUYOR FAKAT ÖZELLİKLE METRİSTE HENÜZ YARI,YARIYA TAHLİYE OLAMAMIŞ ARKADAŞLAR VAR.Ulusoy

Adsız dedi ki...

SAMİKAL KONYA E TİPİNDE KAÇ ÇEK MAHKUMU VARKİ 25 GÜN SÜRMÜŞ,METRİSİN YARISI YATIYOR DİYORUM.KONYADA OLSA,OLSA 40 MAHKUM OLUR ZATEN

Adsız dedi ki...

49 daki arkadaşım cgk yi ve konuyu biraz açarmısın ilgin için teşekkür ederim.

Adsız dedi ki...

53

Maliye Bakanlığı: 1 Temmuz 2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ticari işlerde temerrüt faiz oranlarını yüzde 27'den, yüzde 19'a indirdi. Sözleşme ile tespit edilmemiş durumlarda temerrüt faiz oranı ile kanuni faiz oranı yıllık yüzde 9 olacak

myway dedi ki...

57


yargıtay CGK da görüşülmek için bekleyen 5 adet dava var...bunlardan bir tanesi 2009/227 numaralı şişli 6 dan giden dava,eğer o dava görüşülürse diye bekliyoruz...

daha önce yazmıştık...

my way

tarkan dedi ki...

buca 14. koğuşta 24 kişiden tahliye olmamış 1 kişi kalmış

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR 8 OCAK 08 DE BAYRAMPAŞADA BAŞLAYAN MACERAM ÇERKEŞ,KARABÜK ve METRİS DOLAŞIMIMDAN SONRA İKİ YILI DOLDURMAMA 9 GÜN KALA BİTTİ DAHA GERİDE 3YIL 9 GÜN CEZA VAR.İÇERDE İNSANLAR İNSANLIKLARINDAN USANMIŞ DURUMDALAR BANA İŞ KONUSUNDA YARDIMCI OLACAK ARKADAŞLARIN DESTEĞİNİ BEKLİYORUM.

Adsız dedi ki...

değerli 47 de benim arkadaşım var kendisi vekaleten imza atmış aynı zamanda şirkette hissesi yok beraat etti

Adsız dedi ki...

TCK MADDE 7 FIKRA 3 İNFAZ ERTELEME DERHAL UYGULANIR DİYOR.BEN 2 GÜN BEKLEDİKTEN SONRA BU HÜKMÜ HATIRLATIR DİLEKÇE VERDİM VE VERDİĞİMGÜN TAHLİYE OLDUM CEZAEVİNDEDOSTLAR,YAKINLARIOLANLAR BUNU UYGULASINLAR.Ulusoy

Adsız dedi ki...

DEĞERLİ MY WAY PEKİ ŞİŞLİ 6 ASLİYE GÖRÜŞME POTASINA GİRDİMİ

Adsız dedi ki...

SEVGİLİ 36 YA SENDEKİ BİLGİ EKSİK YADA AMCANDAKİ.1-CEZAEVİ MÜDÜRLÜĞÜ HERBİRİMİZE TAAHHÜTTE BULUNACAĞIMIZ MAHKEME BİLGİLERİNİ TEK,TEK VERDİ.2-YARGITAYDA OLAN DOSYANIN TAAHHÜTÜ OLMAZ ÇÜNKÜ ÜST MAHKEME ONAYLAMADAN CEZA KESİNLEŞMEZ 3-AMCAN TAAHHÜT VERMEKİÇİN NEDEN 20 GÜN BEKLEMİŞ 4-MAHKEME BU KADARKISA SÜREDE RED CEVABINI VEREMEZ[REDLER POSTA İLE BİLDİRİLİR ] BUNLARI CEVAPLAYABİLİRSEN SANA YARDIMCI OLABİLİRİM.Ulusoy

Ali dedi ki...

Uluslararası Hukuk Kurultayında konuşan,
Yargıtay Başkanı Hasan GERÇEKER;

ATEŞ BACAYI SARDI, 1.700.000 DOSYA BEKLİYOR.
YARGI SİSTEMİ TIKANMA AŞAMASINA GELDİ. 250 ÜYEDEN 34 ÜYE EKSİK DURUMDA.BİRÇOK DAİRE ASGARİ ÜYE SAYISI OLAN 5 ÜYENİN ALTINA DÜŞMÜŞ VE ÇALIŞAMAZ HALDEDİR.

19.00 haber bülteni.

SAMİ KAL dedi ki...

56 KOYA E TİPİNDE 5 KOGUŞTA TOPLAM 170 ÇEK HÜKÜMLÜSÜ VARDI BUNLARDAN ÇOGUNLUGU YILBAŞINDAN ÖNCE TAHLİYE OLDU. BENİM TAHLİYE KARARIM DOSYALARIMIN HEPSİNİN KONYA MAHKEMELERİNDE OLMASI NEDENİ İLE BİR GÜNDE GERÇEKLEŞTİ. EN SON ÇIKAN ARKADAŞ BİR ŞİRKETTE MUHASEBECİ VEDE VEKALETEN İMZA ATMIŞ BİR ARKADAŞTI. DOSYALARI İSTANBULDA, KENDİSİ KONYADA YAKALANMIŞTI. ONUNLADA AZ ÖNCE TELEFONDA GÖRÜŞTÜM. DİLEKÇELERİNİN İSTANBUL SAVCILIGINDA TAKILDIGINI KARDEŞİNİN İSTANBULA GİDEREK SAVCILKTA İŞLERİ HIZLANDIRMASIYLA 25 GÜNDE TAHLİYE OLABİLDİĞİNİ ANLATTI. YAKINLARI HALEN KALDIGIM KOGUŞTA OLAN ARKADAŞLARI ARADIM ÇEKTEN KİMSENİN KALMADIGINI TEYİT ETTİRDİM.

Adsız dedi ki...

SAMİ KAL KARDEŞİM BENİM EŞİM HALA KONYA E TİPİ CEZAEVİNDE ÇEKTEN YATIYOR BİLĞİNİZE.....

GOKHAN dedi ki...

YARGITAY BASKANI BU ACIKLAMALARI YAPIYORÇ YARGITAY SAVCIMIZSA DOSYALAR KASTA TAKILIRSA COK UZAR ISIMIZE GELMEZ BAHANESIYLE HAKIM VE SAVCILARA TELKINDE BULUNUYOR. KAST YOKTUR DIYE

MADDE 138.- Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.

KANUNU HAZIRLAYANLAR GEREKCESINDE ACIKCA BELIRTENLER DIYOR KI : BU KANUNDA KASTI ARAYACAKSIN
GEL GORKİ YARGITAY İSİ BIRAKMIŞ ÇIKIP BİR YARGITAY SAVCISI TÜM YARGIYA İÇTİHAT YAYINLAR GİBİ AÇIKLAMALARDA BULUNUYOR.
SUNU SOYLE YAPIN KASTI UYGULAMAYIN. HANİ HAKİM KARARLARINDA BAĞIMSIZDI. HANİ YARGIYA TELKİN OLMAZDI. SONRADA CIKIP YARGININ UZERİNDE BASKI VAR DİYECEKSİN. NE ALA MEMLEKET.

İNŞALLAH BUGUN BİZE LAZIM OLAN ADALET BİRGÜN SİZLEREDE LAZIM OLUR DA O ZAMAN DUYARIM FERYATLARINIZI...

SAMİ KAL dedi ki...

ÇEKÇİLERİN BÜYÜK ÇOGUNLUGU E 5, 7, 8 DE 7 VE 8 DE KİMSENİN KALMADIGINI BİLİYORUM. BEN 16 DOSYADAN BİR GÜNDE TAHLİYE OLDUM. DEDİGİM GİBİ EŞİNİZİN DOSYALARI DIŞARDADIR. TAKİP ETMEK LAZIM

Adsız dedi ki...

HANİ BİR REKLAM VAR KOY SEPETE EHH ARTIK BİZİM ADALETİN DURUMUDA AYNI KOY SEPETE BANA BİRŞEY OLMASIN KİME NE OLURSA OLSUN ZİHNİYETİDİR BU TAM BİRMİYONYEDİYÜZBİN DOSYA ÜLKEDEKİ HUZURSUZLUĞUN BURSADAKİ TAMM DÖRTYÜZBİN İCRA DOSYASII ÜLKEDEKİ EKONOMİK BOZUKLUĞUN İSPATIDIR... BEYLER NE OLUYOR ÜLKEMİZE BİRİLERİ BİRŞEY SÖYLESİNNN

Adsız dedi ki...

EVET HEPSİ DIŞARDA SALI GÜN DAHA BİR TANESİ GELMİŞ.DAHA 7 TANE İL DIŞI VAR.EŞİM D4 TE KALIYOR.

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR EMEĞİ GECEN ARKADAŞLARIN HEPSİNE NE KADAR TEŞEKKÜR ETSEK AZ.FAKAT GELDİĞİMİZ NOKTADA TIKANDIK KALDIK BEKLEMEKTEN BAŞKA ÇAREMİZDE YOK GALİBA ÖNCEDEN DEVAMLI BİRSEYLER YAPARDIK HERKES KENDİ DERDİNE DÜŞTÜ NASIL YAACAZ KENDİ BORCUM BİLE OLMAYAN EVRAKLARDAN DOLAYI KAÇAK DURUMDAYIM TAAHÜTNAME VERMELİMİYİM NE YAPSAM BEKLEMELİMİYİZ AVUKATIMLA GÖRÜŞTÜM KAN EMİCİ YARATIK BANA BİZ ALACAKLI AVUKATIYIZ TAAHÜT VEREMEM DİYOR.BENDE 180 BİN TL SENETLİ ALACAKLIYIM AMA HİÇ BİRSE YAPAMIYORUM ANLAŞILAN YENİDEN YARGILANMAK İSTEYEN ARKADAŞLAR DA RED CEVABI ALIYOLAR HERKESİ KAFASI KARIŞIK BU İŞİ BİLEN CÜNEYT ABİ EMRE VE MY WAY KARDEŞ VE DİĞELERİ

ŞU CGK DAKİ DAVA NIN İÇERİĞİ NEDİR
TAAHÜT VERSEK DAHA SONRA DAVALAR DÜŞERSE TAAHÜTÜN BİR HÜKMÜ KALIRMI
SİZE ZAHMET BİR AÇIKLASANIZ KİMSEMİZ YOK CEVAP ALACAK NASIL YAPICAZ BEKLERKENDE BASKI KURAMAZMIYIZ.
AVUKATLAR SAVCI KALEMLERİNE BASKI YAPIYOLARMIŞ BİZİM DOSYA NE OLDU SAVCILARDA AYNEN BİZİM GİBİ YARGITAYDAN İÇTİHAT BEKLİYORLARMIŞ DOSYALARI BEKLETİYOLARMIŞ NE OLUR ALLAH RIZASI İÇİN ÇOK YORULDUNUZ BİLİYORUM AMA KUSURUMUZA BAKMAYIN YORUMLARINIZI BEKLİYORUM ARTIK EKMEK ALACAK PARAMIZ KALMADI PATLAMAK ÜZEREYİM.HASAN ANKARA

KUL HAKKI YİYENLERİ RABBİM KAHHAR İSMİYLE KAHRETSİN

GOKHAN dedi ki...

EVET YASA CIKMISTIR. EGER BUGUN BIZ ERTELEMEYI BILE BU YASAYA SOKABILMISSEK BU BIRLIKTE HAREKETIN BIR SONUCUDUR.

YASA CIKMADAN ONCE COGUMUZ YA ICERDE YADA KACAK OLARAK YASIYORDUK. ELIMIZDE BUYUK BIR IMKAN GECTI BUNU KULLANALIM.

TAHLIYELER BITTIKTEN SONRA VE TAAHUTLER VERILDIKTEN SONRA TUM CEK MAGDURLARI OLARAK BIZLER SON SOZUMUZU SOYLEYECEGIZ. BAKALIM O ZAMAN 1.700.000 DOSYANIN HALI NICE OLACAK. KAC DOSYAYLA DAHA UGRASACAKSINIZ...

TAHLIYE OLAN VE TAAHUT VEREN HERKES TEK TEK GIDIP TUM DOSYALARIMIZ ICIN YENIDEN YARGILANMA DILEKCESI VERECEGIZ. KABUL EDER ETMEZLER AMA

EMINIMKI BU ULKEDE VICDANIYLA YASALARA UYUP KARAR VERECEK HAKIMLER KALMISTIR.. BU ASAMADA BIZIM SONUMUZ BELLI BARI BU SUREYI IYI DEGERLENDIRELIM.

Adsız dedi ki...

Sayın sami kal kardeşim öncelikle gecmiş olsun ve allah birdaha o günleri göstermesin.. vekaleten cek imzalayan arkadaşla görüştüm o arkadada cıkmış diyorsunuz ne gibi bir işleem yapmış beraatmı etmiş yoksa onada tahütnememi istemişler öylemi çıkmış bu konuda bilgilendirirmisiniz... şimdiden allah razı olsun

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Erkan dedi ki...

Evet arkadaşlar kininizden geçilmiyordu.Noldu şimdi.Hakim ve savcıların keyfi kararlarına karşı tepkinizi görelim.
Gücünüz yetmiyor değilmi.Vah vah demekten fazlası yok.
Hakaret,küfür yok.Arayıp baskı yapmak yok.
Sorun hakimler,savcılardan kaynaklanınca kimseden çıt yok.
Neden acaba?
Yoksa korkuyormuyuz.Göz göre göre kanunu işlerine geldiği gibi yorumluyorlar.Avukat lobisi altında ezilmektense hukuku ezdiriyorlar.
Hadi şimdi konuşun herşey yalandı işte gerçek.
Bakalım adaletteki yanlış uygulamalar karşıda acımasız olabilecekmisiniz.
Şimdide ben susmayacağım.İspatlanmıştırki Türkiye bir hukuk devleti değil siyasi bir kurum olmuştur.
Yanlışlarla doludur.
Zayıfı ezip güçlüyü korumayı ilke edinmiş ve bunu yaparkende yasaları ayaklar altına almıştır.
Anayasa mahkemesi sonucundada bu kural değimeyecektir.Bunuda söylemiştim.Adım adım o noktaya gidiyoruz şimdi.
Demekki adalet kutsal değil,güçlüye hizmet eden bir birimmiş.
Ben sorarım size ey mağdurlar adaleti sağlamak için bir b planınız varmı.
Türkiyede 65000 civarında avukat var.Çok büyük bir bölümü geçimini icradan sağlıyor.
Zira hakim ve savcılar yine bu icra,çek davası sonuçlandırma sayılarına göre terfi alıyorlar.
Yargıya baskı yapamıyoruz.Onlar ülkenin bel kemiği.Adalet dağıtıyorlar vs.vs yersen..
Üzülerek söylüyorum bu ülkede adalet yok.Hiç bir zamanda olmadı.
Ve en azından çek ve icra konusunda olması bundan sonrada mümkün değildir.
Yani herkez şapkasını önüne koysun borcu nasıl ödeyeceğine yada hangi cezaevinde yatmak istediğine karar versin.
Hayallere kapılarak önündeki kısa zamanı geçirmesin.Bir yıl kısa bir süre.
Yada daha iyi,daha gerçekçi bir fikri olan varsa lütfen yazsın.Derhal harekete geçelim.
Artık yasa yorumlamakla bir noktaya varamayız.Yasa maddelerini kurcalayarak kurtulamayız.
Genel eğilim belli olmuştur.Çek hamilleri kutsaldır.Kasıt aramaya gerek yoktur.
Mağduriyetten kurtulup,büyüyüp çek hamili olduğumuz gün yasalar bizden yanadır.
Tüm mağdurları selamlıyorum.

Erkan dedi ki...

Ya çıldıracağım.
Ekonomik koşullarla,mahkemelerin iş yükünün artacak olmasıyla yasanın,adaletin doğru işlemesi arasında ne alaka var.
Madem ekonomiyi hakimler düşünecek siyasetçi niye var.
Yasa doğru uygulanırsa altından kalkamayız kaos olur'' bir yargı mensubu bunu nasıl söyler.
Bunun adı adalet değil olsa olsa tahsilatçılık olur.
Mafya ile ne farkı vardır.
Evet tamda budur.Mafya hukuku.
Yasa tanımaz güçlüden yanadır..Ezilene acımaz kazanacağı paraya ve itibara bakar.
Mafya yargıçlar
mafya hakimler
ve mafya avukatlar.
Ozaman sonuç hukuk devleti değil mafya devleti.
Üstelik hesap sorulamaz,ceza verilemez.
Hani cüneyt yazmıştı ya ''adaletin kestiği parmak acıyor''
Çok doğru bir tespit yapmış.Çünkü adalet mafyalığa soyunmuş.Adil olmaktan uzak.

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLARIM EVET MÜCADELE SAFHA SAFHADIR BİZ BİRİNCİ SAFHASINDA YOL ALDIK NE YAPTIK ESİR ARKADAŞLARIMIZ KURTULDU NE YAPTIK ARAMALARDAN KİMSE SOKAĞA ÇIKAMIYORDU ŞİMDİ YAVAŞ YAVAŞ O İŞTE ÇÖZÜLÜYOR ŞİMDİ MÜCADELENİN İKİNCİ YARISI BAŞLIYOR ASLINDA BİZ ŞU ANDA ULUSLARASI HUKUK PANELİNİN KAPISINDA OLUP SESİMİZİ DUYURMAMIZ LAZIMDI ARTIK ORGANİZE OLUNMASI LAZIM BU İŞTE YÖNETİME AİT ONLAR NE DERSE YAPALIM İNSANLARA GERÇEKLERİ ANLATALIM BU ÜLKEDE AĞLAMAYAN BEBEĞE BİLİYORSUNUZ MAMA VERMEZLER

Erkan dedi ki...

Siyaset ve iktidar bizim gibi düşkünleri ekonomiye kurban etti.Adalet ekonomiye ve mesleki çıkarlara kurban etti.Toplum da niye ettiğini bilmeden kurban etti.
Sonuçta deniz bitti kara göründü.
Ne maddi sıkıntıları düzeltebildik,
Ne dağılan yuvaları toparlıyabildik,
Ne dolandırıcı yaftasından kurtulabildik,
Ne borcumuzu ödeyip alacaklıyı memnun edebildik.
Ve neyimiz varsa kaybettik.
Malımızı,mülkümüzü,ailemizi,düzenimizi,şerefimizi,onurumuzu kaybettik.Özgürlüğümüzüde kaybedenlerimiz oldu kaybedecek olanlarımız var.
Hepsi ne için.Çek kullandığımız için.
Peki neyi istedik,neyi haykırdık
BARİ ÖZGÜRLÜĞÜMÜZE DOKUNMASINLAR İSTEDİK.
Ama kıydılar,onada dokundular.
Yakamızı bırakmadılar.
Yeni hapishaneler bitene kadar saldılar bitince geri çağıracaklar.

Cuneyt dedi ki...

Buda bir başka yargıcımıza ait:
Sayın Eralp'in tüm endişelerine katılıyorum.
Yani gerçekten çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet kişinin SADECE KASTLA bu suçu işlemesinin kabul edilmesi halinde belirttiği içinden çıkılmayacak sorularla karşılaşabiliriz.

Ama kanunun yürürlüğe girdiği bu aşamadan sonra karşımıza hangi sorunları çıkaracağının suçun kastla mı, hem kastla ve hem de taksirle mi, ya da objeaktif sorumluluk gereğimi işlendiği sorununa çözüm olmayacağını düşünürüm. Yani diyorum ki, suç karşımıza bu sorunları çıkarıyor diye bu suç objektif sorumluluk gereği yada taksirli sorumluluk gereği cezalandırılır şeklinde görüşü kabul etmeliyiz diyememeliyiz.

Netice de, yürürlüğe giren bir yasa maddesi ile yürürlük gücü kazanan bir suç tarifi var ve bu tarif içinde barındırdığı öğeleri gereğince, ya sadece kasıtla, ya da hem kasıt ve hem taksirle, veyahutta hem kasıt hem taksir ve objektif sorumluluk (kusur olmadan) gereği işlenebilecektir.

Çok genel hatları ile;

a)Suçun kastla işlenebilmesi için neticenin bilinmesi ve istenilmesi,
b)Taksirle işlenebilmesi için neticenin istenmemesi gerekir iken,
c)Objektif sorumluluk halinde kusur olmadan suçun sabit olduğu kabul olunur.


5237 sayılı Türk Ceza Kanunu suç için mutlaka bir kusur sorumluluğunu aradığı için ve ceza kanununun genel hükümlerinin özel ceza yasaları içinde uygulanacağı tartışmasız olduğu için 5941 Sayılı Yasanın 5/1 nci maddesindeki suçun objektif yani kusursuz sorumluluk gerektiren bir suç olmadığı hususunda kimsenin itirazı olmasa gerek. Madde gerekçeside bunu açıkça söylüyor ve buna kimsenin itirazı da yok.

O halde yeni suç kusura dayalı sorumlululuktan kaynaklanan bir suçtur.

Kusura dayanan sorumluluk ise, ya kasta dayanır. Ki Sn. Eralp'in dediği gibi eğer sanık bu suçu işleme kastına sahip ise yani çek hesabında karşılığı bilerek ve isteyerek bulundurmamamışsa karşılıksızdır işleminin yapılmasına sebebiyet vermiştir, atılı suç kastına sahiptir ve cezalandırılacaktır. Bu konuda da yani atılı suçun kast ile işlenebileceği hususunda hiç tereddüt olmasa gerektir.

Kusura dayalı sorumluluğun diğer hali taksire dayanan sorumluluktur. Zaten bütün tartışma da buradan kaynaklanmaktadır. Acaba 5941 Sayılı Yasanın 5 nci maddesi taksire dayalı bir kusurluluk nedeniyle cezalandırmaya izin vermekte midir ?

Kanaatimce vermektedir, bir önceki gün vermemektedir demiş isem de bugün artık vermektedir diyorum, çünkü, TCK.nın 22/1 nci maddesi "Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır." düzenlemesini getirmiştir. Bu duruma göre taksirli bir suç için ilk şart bir kimse taksire dayanan kusurundan dolayı SADECE KANUNDA YAZILI HALLERDE CEZALANDIRILABİLECEKTİR.

Peki taksirli hal ne idi. Ne olduğunu TCK.nın 22/2 nci maddesi "Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanunî tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir." şeklinde tanımlamıştır. Aslında kanaatime göre yanlış olan bu süslü püslü tanım taksiri ÜÇ kelime ile özetlersek NETİCENİN KESİNLİKLE İSTENMEMESİ OLARAK TARİF ETMEKTEDİR.

O zaman yapacağımız iş karşılıksızdır işleminin yapılmasına sebebiyet veren kişinin neticeyi istemeden bu fiili gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini tesbit etmektir.

Cuneyt dedi ki...

devamı>>>
O halde toparlarsak;
Bu suç tanımına göre Sanık yani karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi neticeyi yani karşılıksızdır işlemi yapılmasını İSTEYEBİLİR VEYA İSTEMEYEBİLİR.Çünkü kanun metninde karşılıksızdır işlemine sebebiyet vermekten bahsedilmekte, sebebiyetin KASTA DAYALI OLARAK VERİLMESİNDEN BAHSEDİLMEMEKTEDİR. Kasta dayalı sebebiyet vermekten bahsedilmediğine göre, sebebiyet vermenin taksire dayalı olmasını da içerdiğini kabul etmek gerekir.
TCK.nın 22/1 maddesi FİİLİN AÇIKÇA BELİRTİLMESİ GEREKTİĞİNİ EMRETMEKTEDİR. 5941 Sayılı Yasanın 5 nci maddesinde fiil "KARŞILIKSIZDIR İŞLEMİ YAPILMASINA SEBEBİYET VERMEK^" olarak açıkça belirtilmiştir. Sebebiyet vermek kastla meydana getirilebileceği gibi taksirle de yani hesapta para bulundurmama neticesini istemeden de işlenebilecek bir fiil olduğundan fiilin TCK.nın 22/1 nci maddesine uygun olarak 5941 Sayılı Yasanın 5 nci maddesinde AÇIKÇA BELİRTİLDİĞİNİ KABUL ETMEK GEREKİR.
Kanaatimce 5/1 NCİ MADDE METNİNE EKLENMEYEN "KASTEN" kelimeside bu suçun taksirle işlenebileceğine işaret etmektedir.
YİNE KANAATİMCE madde metninde "özen yükümlülüğüne aykırı olarak" ibaresinin geçmemiş olması sebebiyet vermek fiilinin taksirli olamayacağı anlamına gelememelidir. Çünkü sebebiyet vermek fiili hem kasta ve hem taksire işaret etmektedir. Bu nedenle ayrıca özen yükümlülüğüne işaret etmesine gerek yoktur.
Sayın hocamın bu suçun kasıtlı bir suç olduğunu kabul etmek gerekir yönündeki düşüncesine gerekçe olarak gösterdiği sanığın temsilcisi olduğu tüzel kişiye uygulanacak güvenlik tedbirlerinin tüzel kişi hakkında uygulanabilmesi için TCK.60 ncı maddesinin ancak kasıtlı suçlar için uygulanabileceği öngördüğü düşüncesine katılamıyorum.

TCK.nın 60 nci maddesi tüzel kişiler için "Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet hâlinde, iznin iptaline karar verilir." şeklinde düzenleme getirmiştir. Buradaki düzenleme genel bir düzenleme ise de, bu güvenlik tedbiri BİR İZNİN İPTALİNİ GEREKTİREN güvenlik tedbiri olup, örneğin bir belediyenin bir tüzel kişiye gemi ile yolcu taşımacılığı için verdiği bir iznin bu tüzel kişinin temsilcisinin verilen yetkinin kötüye kullanılması suretiyle KASITLI BİR SUÇ İŞLENMESİ HALİNDE İZNİN İPTALİNİ İNTAÇ ETMEKTEDİR.karşılıksızdır işleminin yapılmasıına sebebiyet vermek suçunda tüzel kişi açısından getirilen güvenlik tedbiri, 5941 Sayılı Yasanın 5/4 ncü maddesinde "(4) Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde resen mahkeme tarafından, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir." şeklinde ÖZEL OLARAK DÜZENLENMİŞ OLUP, bu düzenlemede suçun kasıtlı suç olması gerektiğinden bahsedilmemekktedir. Kanun koyucunun TCK.nın 60 ncı maddesinin genel düzenlemesinden ayrılıp özel bir düzenleme getirmesinde hukuka aykırılık yoktur.

Cuneyt dedi ki...

devamı>>>

Kaldı ki bir an için Sayın Hocamızın görüşlerine itibar etsek bile yani bu güvenlik tedbirinin tüzel kişiler açısından sadece kasıtlı suçlara uygulanabileceğini kabul etsek bile varacağımız sonuc 5941 Sayılı Yasanın 5 nci maddesinin kastla işlenebilen bir suç olduğu olmamalıdır. Madem bu suç hem taksirle ve hem kastla düşüncesini kabul ettik, o zaman kastla işlenebilen hali için TCK.nın 60 ncı maddesi delaletiyle 5941 Sayılı Yasanın 5/4 ncü maddesindeki güvenlik tedbiri tüzel kişiler hakkında uygulanabilecekken, taksirli suçlar için TCK..nın 60 ncı maddesi yollaması olmadığından 5941 Sayılı Yasanın 5/4 ncü maddesindeki güvenlik tedbiri uygulanmamalıdır, sonucuna ulaşabiliriz. Zira sanığın eylemi taksirle işlediği kabul olunmaktadır.
Bu nedenle artık bu suçun hem taksirle ve hemde kastla işlenebileceğini düşünüyorum. ve Sayın Eralp'e katılıyorum.

Adsız dedi ki...

Erkan Bey ne güzel yazmışınız elinize yüreğinize sağlık başımıza gelenler ancak bukadar anlatılabilir RANA

Adsız dedi ki...

arkadaşlar 10.000 tl çekten taahhüt vereceğim acaba 1 ve 2 yıl sonra faizi ile birlikte ne kadar para ödemem gerek

Erkan dedi ki...

85
çek vadesi ne

Adsız dedi ki...

erkan bey bir yıl sonra yüzde 30 kalanı iki yıl sonra yeni çıkan yasayla ilgili kanun için

Erkan dedi ki...

Yüzde 21 galiba yıllık temerrüt faizi.Hesabını siz yapın
Yanlız çekin vadesinden başlıyo sanırım.Bu faiz de dğişken.Yani her yılınki farklı.

Erkan dedi ki...

Şöyle ifade edeyim.
Çek vadesi bugün kabul edelim ilk yıl 4000 civar ödersiniz ikinci yılda 9500-10000 civarı ödersiniz toplam 13500-14000 gibi bir rakam olur.
Ama tabi çekin vadesi esas.Yani 2008 vadeli bir çek ise rakam değişir.

Adsız dedi ki...

erkan bey teşekkürler 87

Erkan dedi ki...

Reca ederim..

Adsız dedi ki...

arkadaşlar
son 1 aydır yaşadığımız olaylara ve sayın hukukçularımızın son yaptığı yorumlara bakıyorumda
üzerimizde çok güzel yazılmış bir senaryo tüm aktörleriyle gayet güzel oynanıyor
hani bir laf vardır biri leyen tutuyor diğeri kan kusturuyor
sn hocamız izzet özgenç ne demişti

Belirtmemiz gerekir ki, 5941 sayılı Kanuna ilişkin tasarı hazırlık çalışmaları sürecinde söz konusu suçun hiçbir surette objektif (kusursuz) sorumluluğu gerektiren bir suç olduğu algısına yol açacak biçimde tanımlanmaması hususuna özen gösterilmiştir.

yani yeni yasada objektif(kusursuz)sorumluluk ilkesinden tamamiyle vazgeçilmiştir bir başka ifadeyle yeni yasa anayasaya ve tck ya uyumlu hale gelmiştir bizim anlayacağımız tabiriyle iş kılıfına uydurulmuştur artık kimse bu yasa anayasaya ve tck ya aykırıdır diyemez

diğer taraftan sayın hakim ve savcılarımızın yorumlarına bakıyorum
yeni yasada
her ne kadar objektif sorumluluk ilkesinden vazgeçilip çek suçlarında taksir veya kast aranması gerektiği hususu tartışılsada bu suç(karşılıksız çek suçu) zaten taksirle ve kasten işlenmiş suçlardır o yüzden bunları aramağa gerek yoktur cezaya devam edilmelidir diyorlar

içler acısı ve ağlanacak bir haldeyiz
kadı anamızı öpmüş kime şikayet edelim

bir yudum huzur

hasan dedi ki...

pekala chp neden bekliyo artık bunca haksızlık varken neden gitmiyo anayasda mahkemesine

Adsız dedi ki...

chp anayasa mahkemesine nezaman gidecek?artık sıktı bu iş!herkes çek magdurlarına sinek muamelesi yapıyor!adam çıkmış vaaz veriyor şöyle olur böyle olur insanları nasıl hapse tıktırırımın hesabını yapıyor bunuda sözümona adalet için yapıyor!utanmaz şerefsizler!

OCEON BLUE dedi ki...

Yargıya 'ateş' düştü

Adalet Bakanı 'devlette gerçek kuvvet tektir, o da milli iradedir... Üstün olan hukuktur, hukukçu değil' dedi. Yargıtay Başkanı yanıt verdi: Vesayet kalksın, ateş bacayı sardı

Adalet Bakanı: Hukukun üstünlüğü hukukçunun üstünlüğü değildir. Dış baskılar kadar yargı kendi içindeki iç baskılara karşı da bağımsız olmalı

Yargıtay Başkanı: Ne yazık ki yargı bağımsızlığı tam değil, bütün bunlar bu yüzden yaşanıyor. Ateş bacayı sardı, yangın büyüyor


http://www9.gazetevatan.com/Yargiya_ates_dustu/281207/1/Manset

SAMİ KAL dedi ki...

75 kardeşim vekaleten imza veren arkadaşım taahhütle çıktı.eşinizde bu hafta sonuna kalmadan tahliye olacagına inanıyorum.sabır

Adsız dedi ki...

cüneyt bey :
benim hala anlayamadığım bir şey var 1 nisandan sonra sonuçlanan çek davaların da kanun nasıl işleyecek.avukatlar bu konuyla ilgili net bir cevap veremiyorlar ne yapalım siz ne dersiniz ?

OCEON BLUE dedi ki...

NASIL OY ALACAKLARINI BİLMİYORLAR YALAN ATIP ATIP DURUYORLAR ONUDA BARİİ DÜZGÜN YAPSALAR ELLERİNE YÜZLERİNE BULAŞTIRIYORLAR

Sır çözüldü!

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast yapılacağı ihbarının Ankara Çankaya'da bir TELEKOM bayisinin kontörlü telefonundan yapıldığı ortaya çıktı.

Polis, bayinin çevresindeki güvenlik kameraları kayıtlarına el koydu. Daha önce aramanın ABD'den yapıldığı öne sürülmüştü.

Hürriyet gazetesindeki habere göre, ihbar numarasının sırrı Ankara Emniyet Müdürlüğü mali büro ekiplerinin yaptığı operasyonda ortaya çıktı.

Araç muayene istasyonlarında görevli personelin sahte bandrol kullandığı yönünde bilgilere ulaşan polis, aralarında Abdullah T. isimli bir şahsın da bulunduğu 40 kişinin telefonlarını dinlemeye aldı.

Abdullah T.'nin diğer şüphelilerin cep telefonlarını aradığı sabit hat numarası tespit edildi.

Numaranın Arınç'a suikast iddialarıyla ilgili soruşturmayı başlatan ihbar telefonuyla aynı olduğunu belirleyen polis, TELEKOM'la irtibata geçti.

İncelemelerde, numaranın, TELEKOM'un fatura ödemeleri için kurulan ve özel şahısların işlettiği bayilerde bulunan kontörlü telefonlara ait olduğu belirlendi.

Daha önce aramanın internette kullanılan Skype yazılımı aracılığıyla ABD'den yapıldığı ileri sürülmüştü.

Adsız dedi ki...

97 Açılmış ve devam eden davalara 1 nisan tarihine kadar taahhütname yazıyorsunuz ve dilekçeyle başvuruyorsunuz, dava sonuçlanınca o taahhütnamede devreye giriyor, bunda anlamayacak ne var

Adsız dedi ki...

99 daki arkadaş peki dava diyelimki 8 ay sonra sonuçlandı taahhütname tarihi ne zamandan başlayacak

Erkan dedi ki...

97
Yanılmıyorsam siz taahhüdü vereceksiniz.Dava olduğu yerde kapanacak.Taahhüdü yerine ğetirmemeniz durumunda kaldığı yerden yargılamaya devam edecek.

Adsız dedi ki...

Hayır dava kapanmaz, karar kesinleşince taahhüt o tarihten itibaren, aynı durumda davamız var avukat hakimle konuşmuş, taahhüdü mart sonuna kadar dava dosyasına bırakın, kararı taahhüdü dikkate alarak yazarız demiş

Erkan dedi ki...

Olabilir.

Erkan dedi ki...

Yanlız taahhüt dosyaya konulursa yargılama sağlıklı devam edebilirmi.?

yaman dedi ki...

arkadaşlar taahüt vermek çok korkulacak bir şeymi bunu anlatabilirmisiniz dün akşam bu kiracılarla ilgili konturatla beraber tahliye taahütü vermek çok önemli değil korkulacak bir şey değil koşular onu gösteriyor diyorlar SORUYORUM TAAHÜT VERMEK KORKULACAK BİR ŞEY Mİ???????

Erkan dedi ki...

Taahhütname zaman aşımı süresini durdrduğuna göre davanın görülmesinide durdurmalı.Hakimler bu konuyuda tam olarak kavramanış olabilirler.
Araştıralım bence..

OCEON BLUE dedi ki...

çok sevdiğimiz sayın başkanımız şu anda mecliste grup toplantısı konuşması yapıyor ve bu konuşmasında insan haklarından ve insanca yaşamaktan bahsediyor gülermisin ağlarmısın arkadaş yaaa bu adamın hiçbirşeyden haberi yokmu yaaa deli olacağım bu adamı görünce miğdem bulanıyor.

OCEON BLUE dedi ki...

MADEM KRİZ BİZİ TEĞET GEÇTİ NEDEN HERŞEYİ BOK ETTİKTEN SONRA IMF İLE ANLAŞILIYOR.NEDEN SEÇİMLER YAKLAŞIYOR ÇÜNKÜ SEÇİME PARA LAZIM MİLLETE BU SEZONDADA PLAZMA TV VERİRLER MİLLETİ SUSTURURLAR.

Adsız dedi ki...

Ben taahhüt verdikten sonra yeniden yargılanma talebim olurmu?
Yani taahhüdü verince haklarımı kaybetmiş olurmuyum.
ACİL CEVAP LÜTFEN

Adsız dedi ki...

109 olur haklarını kaybetmezssin, gerçi ne hakkımız varsa? yargıçlar cezada direniyor, anamızı öpen kadı olunca hangi haktan bahsedecez!!

Adsız dedi ki...

Teşekkür ederim 110 ne bileyim iadeyi mahkeme,yeniden yargılanma vs vs sağolasın
Aslında söylediklerinede katılıyorum ama öpme sırası banada gelecek.
tekrar teşekkürler

Adsız dedi ki...

SAYIN MY WAY DIŞARIDA KAÇAK DURUMDA YAŞAYANLAR İÇİN İADEİ MUHAKEME YOLU AÇIK OLMAK ŞARTI İLE BİR TAAHHÜTNAME ÖRNEĞİ YAYINLARSANIZ BİR ÇOK ARKADAŞIMIZ BUNDAN FAYDALANACAKTIR.ÇÜNKÜ TAAHÜTÜ VERDİKTEN SONRA VEKALETEN İMZA ATANLAR,ÇEKİ GÜNÜNDEN ÖNCE YAZDIRANLAR,ÇEKTE KENDİ İMZASI OLMAYABLAR GİBİ DAHA BİR ÇOK LEHE DURUMLAR SÖZ KONUSU OLABİLİR.O YÜZDEN YENİDEN YARGILANABİLMEK İÇİN İADEİ MUHAKEME YOLU AÇIK KALMAK ŞARTI İLE TAAHHÜT VERMEK GEREKİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.YANILMIYORUMDUR UMARIM.LÜTFEN BU KONUDA BİLGİSİ OLAN ARKADAŞLAR YADA SİTE YÖNETİCİLERİ DİLEKÇE ÖRNEĞİ YAYIMLASINLAR.TEŞEKKÜRLER... ATİK SADİ..

ekm2510 dedi ki...

sayın 97 nin sorusu ve sayın 99 un cevabına,

Eğer dava yeni açılmışsa , yada bir süredir devam ediyorsa.Yani ceza kesinleşmediyse o halde neden taahhütname vereyim.Taahütname vermem için borcumun yada suçumun kanıtlanması gerekir.Mahkeme sonuçlanmadan taahhüt verirsem otomatik olarak borcu ve karşılıksız çek suçunu kabul etmiş olurum.Bununla ilgili biraz beklemek gerek sanırım.Çünkü cevap aranan soruların biride bu.Belki beraat edeceğim , o halde neden taahhüt vereyim.Ama güzel bir soru.??? eğer mahkemem nisan 1 den sonraysa yada sonuçlanacaksa o halde taahhütname hakkımı kaybediyormuyum.BENCE BİRAZ SABIR...

Adsız dedi ki...

arkadaşlar şu bizim sitemizden çok kişinin haberi yok olduğuna eminin buna bir çare bulmamız lazım sesimizin yüksekliği kurtuluşumuzdur

Adsız dedi ki...

D İ P L O M A T İ K AYIP israil hükümeti bizim elçimize saygısızlık yapmış sabahtan beri tv de son dakika olarak çıkıyor ULEN BE KANSIZLAR SİZ BİZİ SABAHTAN AKŞAMA KADAR BU israilli TEFECİLERİN TÜRKÇEYİ BİLE KONUŞAMAYAN BU MÜSLÜMAN DÜŞMANLARININ KÖPEĞİ YAPMADINIZMI tabii adamlar rahat alıştılar bizim kanımızı emmeye bizim iç durumumuzu da çok iyi biliyorlar SEN DAHA BUGÜNMÜ ÖĞRENDİNNNNNN

myway dedi ki...

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Yargı



I. Genel hükümler

A. Mahkemelerin bağımsızlığı

MADDE 138.– Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.

Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.

Adsız dedi ki...

herşey ortada kriz insanları mahvetti şimdi kabul ediyolar ama iş iştn geçti ne yazıkk ki sadece kuyruklarını dik tutmaya çalışıyolar biz hala birlik olamadık artık herkezi niklerinden dolayı tanıyoruz artık açılmanın zamanı geldi gücümüzü gösterelim.bunlar bize parasız adam gereksiz adam muamelesi yapıyolar.

benim sahsi fikrim elimizdeki beraat kararlarını bizim lehimize verilen kararları ne varsa yargıtaya faxlayalım hükümet cüneyt zapsu yu kurtarmak için bu yasayı hazırladı ve kurtardı o kadar yoksa bizi düşündükleri felan yok biz yumruğu masaya vurmassak iş işten gececek artık baskı yapmalıyız

ha birde ters teper diye düşünüyorum zaten işler tersine gidiyo ünlü prof.ların çekle alakalı yazılarını içide bulunduğumuz duumları neden ödeyemediğimizi içeren mektuplar yazıp göndermeliyiz ama bu binlerce olmalı baskı kurmalıyız.

oda olmazsa dağa çıkar ondan sonra ineriz başka çare yok bunların keyfinimi bekleyecez herkes kendi derdine düştü zaman kaybediyoruz asıl davamızı unuttukkkkk saygılar hasan ankara

Adsız dedi ki...

ASLINDA HEP BERABER SAVCILIĞA GİDİP MEVCUT HÜKÜMETİ DOLANDIRICILIKTAN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMAMIZ LAZIM ONLARIN BİZE VERMİŞ OLDUĞU GÜVEN DOLU SÖZLERLE ŞAHA KALKAN ESNAF PERİ PERİŞAN OLDU ŞİMDİ ALDATILAN BİZLERİZ TAAHHÜT EDEN ONLAR HAAA SAVCI KASIT ARARMI BİLMEMMM

myway dedi ki...

atik sadi


bu tür bir dilekçenin mahkemeler tarafından kabul görüp görmeyeceği önemli...burada en önemli nokta zaten bir dayatma ile o taahhütlerin verdirilmesi konusu sonuçta 3167 ile verilen cezaların TCK daki KAST konusu göz önünde bulundurulmadan verildiğini artık herkes kabul ediyor...bu durum da verilen ceza KANUNSUZ bir ceza olmuyor mu ?

bunu da anlayacaklar elbet...

her ne kadar ANAYASA ya aykırı olarak telkinde bulunanlar olsa da bu konuda yeknesaklığı sağlayacak kurumun YÜKSEK YARGI olmasına rağmen görüş bildirerek KAST aranadan BASIN cezayı diyenler olsa da elbet sonuç YARGI bağımsızlığı diye bas bas bağıranların buna göre hareket etmelerini doğuracaktır...

my way

Adsız dedi ki...

YANİ SAYIN MY WAY KAÇAK DURUMDA OLANLAR BEKLEYECEKMİ?BİZDE BİR ŞEYLER YAPSAK OLMAZMI? TEŞEKKÜRLER... ATİK SADİ...

cerkeshan dedi ki...

erkan yazılarını okudum yüragine saglık 3 gündür hasta yatıyorum takip edemedim bi gelişme varmı hrks selamlar

cerkeshan dedi ki...

geçenlerde bi sorum vardı cevaplandımı acaba cüneyt bey sizin bilginiz olacagını düşünüyorum devlet bu adli para cezalarından ne kadar gelir saglamıştır bide tahahüdü alacaklıya degilde adli para cezasını ödeme yolunda kullanamıyormuyuz

cerkeshan dedi ki...

bide arkadaşlar siteyi hala çözemedim burdaki yorumlarımız birazda sohbet havasında degilmi yorumlarımız birazdaha hızlı ekrana düşse bide farklı sayfalardaki yorumlar farklımı çıkıyor tek sayfa da yorum yapılmıyormu saat ve tarihleri takip ediyorum karışıyor