İnfaz Erteleme ile ilgili taahhütname formu

Cezaevi İnfaz savcılığınca Karşılıksız çek nedeniyle tutuklu bulunan arkadaşlarımıza dağıtılan matbu taahhutname örneği aşağıdaki gibidir..
Anlaşılan halen infazı çıkmış yada çıkacak olan arkadaşlarımızda bunun gibi bir taahhütname verecekler
Hakkımızda hayırlısı..

...... ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

DOSYA NO : …… /

Mahkemenizin yukarıda esas no yazılı dava dosyası ile ilgili olarak hükümlünün ödeme taahhütnamesi vermiş olması ve ödeme taahhütnamesinin ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile ödenmesi ve ilk yıla denk gelen ödeme miktarının Yasa’nın geçici 2/b madde ve fıkrası hükmü gereğince borcun en az üçte birini kapsadığı ve yasadaki diğer şartları da içerdiği anlaşılmakla;
Hükümlü hakkında yukarıda numarası ve tarihi yazılı kararın İNFAZININ 5941 Sayılı Yasanın 2/b madde ve fıkrası hükmü gereğince taahhütnamede belirtilen süre kadar DURDURULMASINA karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.
.../.. /2009

C. savcısı

ÖDEME TAAHHÜTNAMESİDİR
İLK YIL BORCUN ÜÇTE BİRİ OLACAK

... .. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

DOSYA NO : 200.. /..
ÇEK BEDELİ : .... TL
İBRAZ TARİHİNDEN BU YANA FAİZİ İLE
BİRLİKTE TOPLAM BORÇ :.... TL

Yukarıda belirtilen borcumu aşağıda ayrıntıları belirtilen şekilde ödemeyi taahhüt ediyorum. Hakkımdaki davanın/infazın durdurulmasını istiyorum. Gereğini arz ederim. .../.. / 200

HÜKÜMLÜ
AD-SOYAD

1. TAKSİT MİKTARI : TAKSİT ÖDEME TARİHİ :
2. TAKSİT MİKTARI : TAKSİT ÖDEME TARİHİ :
3. TAKSİT MİKTARI : TAKSİT ÖDEME TARİHİ :
4. TAKSİT MİKTARI : TAKSİT ÖDEME TARİHİ :
5. TAKSİT MİKTARI : TAKSİT ÖDEME TARİHİ :
6. TAKSİT MİKTARI : TAKSİT ÖDEME TARİHİ :
7. TAKSİT MİKTARI : TAKSİT ÖDEME TARİHİ :
8. TAKSİT MİKTARI : TAKSİT ÖDEME TARİHİ :
9. TAKSİT MİKTARI : TAKSİT ÖDEME TARİHİ :
10. TAKSİT MİKTARI : TAKSİT ÖDEME TARİHİ :
11. TAKSİT MİKTARI : TAKSİT ÖDEME TARİHİ :
12. TAKSİT MİKTARI : TAKSİT ÖDEME TARİHİ :

Savcılık Mahkemeden infazın durdurulması için talepte bulunuyor, Mahkeme infazı durduruyor
Her davaya bir taahhütname
Kaçak durumda olan arkadaşlarımızda bu tip bir dilekçeyi savcılık kanalıyla ilgili mahkemeye hitaben verecek..

Bu taksitlere ay ay bölünen seçeneği, siz isterseniz 3 eşit taksit veya 12 ayda hesaplanacak yani son aydaki seçenekle veya 3 taksit 4 taksit her neyse artık..
Bunları seçebiliyorsunuz illaki 12 ay değil..

86 yorum:

Adsız dedi ki...

ARKADASLARRR , BU FORM ICIN ONCELIKLE COK COK TESEKKURLER ANCAK SORMAK ISTEDIGIM BSEY VAR , CEZAEVINDE FORM DAGITMISLARMIDIR ACABA BEN YARIN AÇIK GÖRÜŞE GİDİCEM BABAMIN YANINA , BUNDAN BI ÇIKTI ALSAM MI YANIMA , SOKARLARMI ONUDA BILMIYORUMKI..

Adsız dedi ki...

tamamda bunu cezaevindeki insanmı yoksa dışardaki vekilimi verecek

Adsız dedi ki...

Meraklı

Ben firma ortağı idim, vekaleten çekleri imzaladım. Firma müdürü diğer ortak idi. Firma iflas edince diğer 3 ortak başının çaresine bak dediler. Bu vekaleten imzalayanlara çıkan hapisten kurtulmas şansı benim içinde geçerli mi ?

Bir kaç seferdir soruyorum verdiğim rahatsızlık için herkesden özür dilerim

Adsız dedi ki...

yeni yasadan tahliye olan varsa lütfen izlenecek prosedürle ilgili bilgi verirse hiç kimse ne yapacağını bilmiyor ceza evi sağlıklı bilgi vermiyor teşekkürler

f.t dedi ki...

Arkadaşlar yarın eşimin avukatı savcılığa tahüt verecek.Gelişmeleri size aktarırım.

Adsız dedi ki...

AKŞAMIN ŞU SAATİ OLMUŞ KİMSELER BİRŞEY YAZMIYOR HAYIRDIR ARKADAŞLAR HERKEZ GERİ ÇEKİLDİ SANKİ AF ÇIKTI NERELERDESİNİZ !!!!!!!!!

engin dedi ki...

valla cumbaba dedik ..resmi gazete dedik..bu salak yasaya bile eyvallah dedik..haftabaşı dedik ,nöbetçi savcılar olduğunu bile bile..tık yok , haber yok içerden ..biz böyleysek içerdekiler ne durumdadır..sabırlar zorlanıyor insanın gözü herhalde böyle dönüyor..

Adsız dedi ki...

İYİ AKŞAMLAR ARKADAŞLAR,
SN.CÜNEYT,JENARDİ KARDEŞLERİM
ANAYASA MAHKEMESİNE GİDİLMESİ DURUMU NE AŞAMADA,CHP.NİN DEDİĞİ NE ANLAMA GELİYOR.

YARGITAY CEZA GENEL KURULU TAHMİNEN NE KADAR ZAMANDA İÇTİHAT YAYINLAR.

KAÇAK DURUMDA OLANLAR ŞİMDİLİK BEKLEMEDEMİ KALSIN VEYA NE TAVSİYE EDİYORSUNUZ,

SİZE ZAHMET OLUYOR AMA CEVAP VERİRSENİZ SEVİNİRİZ.
TEŞEKKÜR EDİYORUM.
KARTAL YENİÇAĞ

Adsız dedi ki...

Bir türlü öğrenemediğim bir konu var. Taahhüt verdik diyelim ve tabii ki tahhüddü 1 sene sonra yerine getiremedik. Bu durumda tahhüdü ihlaldan bi ceza olacak mı? taahhüdü ihlalin cezası nedir? Lütfen bilen varsa cevaplasın
Teşekkürler

emx dedi ki...


Arkadaşlar yakanması olanlar , ne yapmayı düşünüyorsunuz .

mustafa dedi ki...

yok kimse geri çakilmedi.insanların işine yarayan bir yasa olmadığı için herkes sustu diyecek bişey kalmadı söz yargının artık.Bu yasa sadece oyalama olduğu için parmakla sayılabilecek garibanın işine yaradı.tabiki buda bizi sevindirdi.ama bu yasadan uut bekleyen pek az be kardeş.malum susturdular coğumuzu.gerçi geçiçi bir suskunluk.artık elimiz kolumuz bağlı insanların merhametine kaldık.şöyle bir bakarsan da merhamet sahibi kişi sayısıda hiç yok denilecek kadar az başımızdaki insanlarda.HALBUKİ ALLAH NE GÜZEL EMRETMİŞ BORÇLULARA SAHİP CIKIN ONLARI GEREKTİĞNDEDE BORÇLARINI SADAKA OLARAK GÖRÜN DİYE.Lakin baksana yaratılan hoşgörmüyor yaratan hoş gördüğü halde.napalım kardeş sen söyle ben kendi adıma bişey bulamıyorum.kalleşte değilim dolandırıcıda.kendi alacağımızdanda vaz geçtik karşılığında ne haldeyiz.belkide bu zamana kadar yazan arkadaşların içinde benim alacağım olan kişide vardır.yada benim borcum olan kişide biz ne yaptık birbirimize kardeş dedik tanımadığımız halde.baksana aramıza kara kedi sokanlar bak olmaz diyenlere bak.siz kardeş olamazsınız arkadaş olamazsınız diye cabalıyolar.adamlar kasıla kasıla yürüyolar.ALLAH haklının yanındadır biliyorum elbetki bunlar cezasız kalmayacaktır.hayırlısı be kardeş

sürücü dedi ki...

saat 21.30 dan itibaren hiç mi yazan yok, yoksa bir problem mi var?

mustafa dedi ki...

ben yazdım ama koymadılar bloğa bakalım birdaha deneyelim.yada cüneyt kardeş ve diğerleri yoruldunuz değilmi haklısınız ALLAH kolaylık versin hepinize

mustafa dedi ki...

emx sen ne yapmayı düşünüyosun bizimki malum biliyosun.seninki sürüncemedeydi nasıl oldu kararın ne

Adsız dedi ki...

DEĞERLİ ARKADAŞLAR; AYRICA, İNFAZI ÇIKMIŞ OLAN VE HALEN, DAVALARI DEVAM ETMEKTE OLAN ARKADAŞLARIMIZIN; DAVA ZAMAN AŞIMI VE CEZA ZAMAN AŞIMI KONULARINI, GEREK KENDİLERİNİN İYİ KAVRAMALARI VE GEREKSE; KONUYU İYİ BİLEN BİR AVUKATLA GÖRÜŞMELİDİR, DİYE DÜŞÜNMEKTEYİM. TEKRAR SAYGILARIMLA. Hasan(Barışçı)-Mersin

sürücü dedi ki...

emx, 8 aydır yaptığımı yapıyor, kaçmaya devam ediyorum,bekleyip görelim

myway dedi ki...

DEĞERLİ ARKADAŞLAR


DİLEKÇE HAZIR..

ANKARA HUKUKLU HAZIRLADI,KENDİSİNE TEKRAR TEŞEKKÜR EDİYORUM...

CÜNEYT GELDİĞİ ZAMAN SİTEYE ATACAĞIZ...

MY WAY

mustafa dedi ki...

myway herkez adına tşk ederim. ANKARA HUKUKLU yada minnettarım.inşallah birilerine cıkış kapısını açar

Adsız dedi ki...

arkdaşlr bu paralar odenmedı taktırde devletın bukadar kışıyı cezaevine atacağınımı sanıyormusunuz

Cuneyt dedi ki...

Bilgisayara format attık 5 saattir yok güncellemeymiş ıvır zıvı.. siteden uzak kaldık
Şimdi burdayım..

mustafa dedi ki...

o dahi dayanamadımı yasaya.merak ettim bilgisayarın özellikleri ne cüneyt bey.site dışı oldu ama ortam müsait bu saatte. cevap verirsen sevinirim gündeme renk katsın.saçmamı oldu biraz

Adsız dedi ki...

merhaba , hayırlı geceler. eşim epeydir cezaevinde. bir yasa çıktı imzalandı resmi gazetede yayınlandı oraya kadar tamam. bundan sonrası içinde bi çok şey yazılmış onlarıda anlayamıyorum zaten eşim çıkınca ödeme konusuna mutlak bi çözüm getirecektir. ben çek mağduru mağduriyesi olarak. yani dışardaki en mağdurlardan olarak soruyorum . soru soracağım kimse yok bi yerlerde bi avukat bulduk oda eşin cezaevindeyken alacaklıları bulup uzlaştırmadan çıkamaz dedi. cezaevini aradım bekle dedi. allah rızası için bi yardımcı olun bu adam içerden çıkarmı nasıl çıkar benim yapacağım bişey varmı?

Adsız dedi ki...

arkadaşlar bugün Ümraniye cezaevindeydim.Benim eşimde yaklaşık 7 aydır çekten yatıyor.Formlar bugün gelmiş doldurup savcılıklara yollayacaklar.Bütün cezaevleri için aynısı geçerlidir.yılbaşına kadar bu dilekçeleri onaylananlar çıkacakmış.bana öyle söylediler.Bilginize olsun.

Cuneyt dedi ki...

5237 s. TCK. nun Genel Gerekçesinde de açıkça belirtildiği gibi “Gerekçe madde metnine dahildir.”

Bir Yasa maddesi, yasa koyucunun amacına uygun olarak yorumlanmalıdır. Yasa maddesi yorumlanırken; madde metni, maddenin gerekçesiyle birlikte değerlendirilmeli ve yasakoyucunun amacına uygun olarak yorumlanmalıdır.

5941 s. Yasanın 5. madde 4. fıkrasının gerekçesinde; “Dördüncü fıkrada, hakkında gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilecek kişiler, ceza yaptırımı uygulanacak kişilere nazaran geniş tutulmuştur. Örneğin bir limited şirket adına ileri tarihli çek düzenleyen müdür hakkında, çek üzerinde yazılı düzenleme tarihi itibarıyla şirketle ilişkisi kalmaması halinde, adli para cezasına hükmedilmemekle birlikte, gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilebilecektir.”

Gerekçeden de anlaşılacağı gibi 5941 s. Yasaya göre, cezai sorumluluğu olmayan kişilerede tedbir kararı verilebilecektir.

Saygılarımla...
BU YORUM E-ADALET SİTESİNDE BİR DEĞERLİ HUKUKÇUYA AİT....:)

Cuneyt dedi ki...

Ancak gerekçeyi görünce nedense aklıma "özrü kabahatinden büyük" lafı geldi.Ne yani şimdi bir kişi hakkında çek keşide etme ve çek hesabı açma yasağı uygulamak koruma tedbirimi oluyor? Bu aynen "ben sana hapis cezası veriyorum ancak bu aslında bir ceza değildir,seni korumak için bir tedbirdir" demeye benziyor.Bana göre gerekçe hem hukuka hemde bizzat kanunun kendisine aykırıdır. çek hesabı sahibi gerçek kişi ise ona vekaleten çek keşide edenlerin hiç bir sorumluluğu yoktur. Bu kanundan ve gerekçeden açıkça anlaşılıyor. Sorun sadece tüzel kişiye veya yetkili temsilcilerine vekaleten çek keşide edenlerdedir.
TCK.nun 7/1.maddesi sadece TCK.nun bir genel hükmü olmayıp aynı zamanda bir anayasa kuralı ve hukukun genel ilkesidir. anayasanın 38.maddesiyle TCK.nun 7.maddesinin ilgili bölümleri
ANAYASA
C. Suç ve cezalara ilişkin esaslar
MADDE 38 . – Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.
5237 sayılı TCK
MADDE 7. - [1] İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.
[2] Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

Adsız dedi ki...

ben 22 de yazan bu yorum benim sorumun cevabı mı? kusura bakmayın ben hukuk metinlerinden çok anlmıyorum malumunuz içerdekiler tek şey düşünürken biz aileler herşeyi düşünüyor ve sorumlulukları alıyoruz buna mahkumlarımız dahil. şuan tek soru sorabildiğim yer burası. dün gecede sordum ama arada kaynadı. acaba ne şekilde çıkacaklar bir bilginiz varsa yardımcı olun lütfen.7 de engin bey çok güzel söylemiş artık takatımızda kalmadı

Adsız dedi ki...

cüneyt bey 2007 tarihinde erken ibraz ile yazılan çekim var dava devam ediyor bu çeke ceza çıkarmı

Cuneyt dedi ki...

Bu yazıyı bir arkadaşımız istedi ve buraya attım yani size karışık geliyor biliyorum..
Tahliye formu yukardaki gibidir. infaz savcılıkları bu taahhütnameleri doldurup ilgili mahkemelere gönderiyor ve mahkemeden gelen infaz durdurma cevapı ile tahliye işlemi yapılıyor..
Dün ve bugün cezaevlerinden tek taraflı, matbu basılmış,İlk ödeme 3/1 15 Aralık 2010 tarihinde geri kalan ödemeleri ise 12 aylık taksitler halinde ödeyeceğini söyleyen hükümlü faksları gelmeye başlamış...
Vadesinden önce yazılan çeklerle ilgili beraat kararları alındı
Bu kararları alıp siteye en kısa zamanda yazarım...

cabbar dedi ki...

simdi diyelimki su anda cezaevindeyiz ve cezamin bitmesine 10 ay kaldi simdi taaahut verdim ve ciktim fakat taahhutu yerine getiremedim simdi 1 sene sonra yine kalan 10 ayimi yatacagim yoksa verdigim taaahut uzerindenmi hesaplanacak her sey bunu anlamaya calisiyorum su anda ceaevinde bulunan bir yakinim var ona dogru bilgi vermek istiyorum umarim aranizda avukat olan vardir ...

Adsız dedi ki...

anladımm yani benim beklamektan başka yapacak bişeyim yok. çok tşk ederim. sağolun.

Cuneyt dedi ki...

1 SENE SONRA KALAN 10 AYI YATACAKSIN

mustafa dedi ki...

ANAYASADAKİ TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER
MADDE 11. – Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
Devlet toplum düzenini sağlamak için ceza verme yetkisini istediği biçim ve kapsamda kullanamaz. Hak ve özgürlüklerin demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı sınırlandırılamayacağına ilişkin Anayasanın 13. maddesindeki düzenlenen hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasındaki ilkeye de aykırı görülmektedir.

mustafa dedi ki...

http://www.alomaliye.com/2008/anayasa_e2006_96.htm
çüneyt bey dikkatinizi çektimi bilmiyorum ama bu bir okurmusunuz .benzer hükümler ve aykırılık ilkesine anayasa mahkemesinin 2008 yılında verdiği karar.bu karar tamamiyle bizi bağlamaz lakin benzer gerekçeler mevcuttur bizim için

mustafa dedi ki...

Kıymetli evrakta, evrakın (çekin, senedin) tanziminden önce yanlar arasında bir temel borç ilişkisinin varlığı kabul edilir. Bu kabul üzerine keşide edilmiş bir çekin karşılıksız kalmasının yaptırımı 5941 s. Yasada öngörülmüş olan hürriyeti bağlayıcı cezadır . Ancak Anayasa getirmiş olduğu hükümle, özgürlükten alıkoyucu (hürriyeti bağlayıcı) ceza verilmesini yasaklamış olduğundan, karşılıksız çek keşide etmek suçunu işlemiş olan kişiye bu ceza verilememelidir.bu anayasanın 38.maddesine aykırıdır.sonuç ne sıfır yahu yada sıfır olacak

mustafa dedi ki...

Avrupa birliğine üyelik süresince Türkiye ' nin de imzası bulunan sözleşmelere ve anayasamıza göre " kimse borcundan dolayı hapsedilemez " ( ister mahkemeler tarafından verilen para cezası borcu olsun , isterse 3. kişilere borçlar olsun ) ülkemizde uygulanan mevcut kanunlar ve maddelerinin uygulanması ile bu sözleşmeler ve Anayasa ihlal edilmektemidir. ?

mustafa dedi ki...

Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni imzalamış bir ülkedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek 4. Protokol’ün 1. maddesinde “Yalnızca bir sözleşmeye ilişkin bir yükümlülüğün yerine getirilememesinden dolayı hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.” hükmü yer almaktadır. Şimdiye kadar bu Protokol hükmü gerekçe gösterilmek suretiyle karşılıksız çekle ilgili olarak 5941 sayılı Kanun’da öngörülen cezaî yaptırımın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek 4. Protokol’e, dolayısıyla insan haklarına aykırı olduğu kati bir şekilde kanıtlıdır.BANGIR BANGIR BAĞIRIYOR AVRUPA BİRLİĞİ SİZ DİYOR AVRUPA BİRLİĞİ ÜYESİ OLAMAZSINIZ İŞTE DELİL DİYOR

mustafa dedi ki...

YAHU ANAYASANIN 38. MADDESİNİ Fİ TARİHİNDE İYİLEŞTİRME YAPILIRKEN TÜRKİYENİN DE İMZALAMIŞ OLDUĞU İNSAN HAKLARI NA AYKIRILIK YASALARINDA ÖRNEK ALIP 38. MADDEYE EK BENTLER EKLEYENLER ŞİMDİ BU EKLEDİKLERİNE AYKIRI KARARLAR ALIYOLAR.ENTERESAN .HİÇ BİR ÜLKEDE OLMAYANIN YİNE BİZİM ÜLKEMİZDE OLMASI KONUSUNDA 1.YİZ.HANİ DERLER YA BURASI TÜRKİYE.HANİ DEĞİŞMEMİZ LAZIM DERİZ YA İNŞALLAH İLERKİ NESİL BÖYLE KALMAZ.BELKİDE YA NE ACAYİP İŞLER YAPMIŞLAR ESKİDEN DERLER.BİZİM ŞİMDİ ESKİLERE DEDİĞİMİZ GİBİ.HALADA AKILLANMAYACAĞIZ.BAK BAK SAHTE CEK CIKARMAKTAN 6 AY HAPİS YATAN VAR.KARŞILIKSIZ ÇAEKTEN 5 YIL YAHU BU NASIL ANLAYIŞ.EKONOMİ DOLANDIRICILIK YAPANLA ÇÖKMÜYOR KARŞILIKSIZ ÇEK VERMEKLE ÇÖKÜYOR OLMALI ELİN ADAMI GÜLER BİZE YAHU

Adsız dedi ki...

taahhüdü ihlale ceza yok mu?

Adsız dedi ki...

S.A. BEN BURSADAN MURAT ŞU AN KARDEŞİM İÇERİDE BENİMDE ÇIKMIŞ OLAN CEZALARIM VAR VE KAÇIYORUM BİR MÜDDET YASA UYGULANIRLIK KAZANINCA NE YAPACAĞIMA KARAR VERMEYİ DÜŞÜNÜYORUM TAHÜT KONUSUN DA DÜŞÜNCEM DOĞRUMU CEVAPLARSANIZ SEVİNİRİM KOLAY GELSİN

Adsız dedi ki...

BEN BURSADAN MURAT ANLAMADIĞIM BİR ŞEY VAR ŞİMDİ BENİM 650 BİN TL BORCUM VARDI BUNU ÖDEYEMEDİĞİM İÇİN TUTUKLAMAYA KADAR GELDİ ŞİMDİ BENİM ANLADIĞIM KADARI İLE 650 NİN FAİZİDE EN AZ 300 BİN TUTSA YANİ 950 BİN TL YİMİ 2 SENEDE ÖDEYECEĞİM BU NE MANTIK BENİM BU RAKAMLAR KADAR DIŞARIDA ALACAĞIM HİÇ OLDU YAŞADIKLARIMIZI BİR BAŞKA ALLAHIN KULUNA YAŞATMAMAK İÇİN BU BORÇLAR GERÇEKTEN FAİZİYLEMİ ÖDENECEK BİLGİLENDİRİRSENİZ SEVİNİRİM YOKSA SADECE ÇIKMIŞ OLAN ÇEK MİKTARI KADARINIMI DEVLETE TAHÜT ETMEM GEREKECEK CÜNEYT BEY

Adsız dedi ki...

HERKESE GÜNAYDIN BEN AŞ DEKİ MÜDÜRLERE HİSSESİ OLSA BİLE BİRŞEY OLMUYORMU İLLAKİ MALİ MÜDÜR OLMASI ŞARTMI

Adsız dedi ki...

hasan bey (mersin)ve diğer arkadaşlar
ceza zaman aşımı konusunda bulduğum bilgiler aşağıdaki gibidir; saygılar, kolay gelsin...
2626
--------------------------------

Suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir zamanın geçmesi durumunda, sanık hakkında kovuşturma işlemlerine devam edilmesine engel olan zamanaşımına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda benimsenen (m.66) kavram olarak dava zamanaşımı denilmektedir. Dava zamanaşımı işlenen suçun cezalandırılabilirliğini ortadan kaldıran bir sebep niteliği taşımaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda” dava ceza zamanaşımı sekiz yıl olarak belirlenmiştir.

Ancak, zamanaşımına ilişkin kurallar maddi ceza hukuku kuralları olarak kabul edildiği için suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan zamanaşımı kuralları failin lehine ise suç tarihindeki zamanaşımı kuralları uygulanır. 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanununun 102. maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, beş seneden az ağır hapis cezalarını gerektiren suçlarda zamanaşımı beş yıl olarak belirlenmiştir.

Buna göre bir suç, 01 Haziran 2005 tarihinden önce işlenmiş ise mülga Türk Ceza Kanununda yer alan zamanaşımı süreleri esas alınacaktır.

Zamanaşımı süresinin başlangıcı, eski ve yeni Türk Ceza Kanununda tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği gün olarak kabul edilmiştir.

Ayrıca, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 104. maddesinde Hukuku âmme davasının müruruzamanı, mahkûmiyet hükmü yakalama, tevkif, celb veya ihzar müzekkereleri, adli makamlar huzurunda maznunun sorguya çekilmesi, maznun hakkında son tahkikatın açılmasına dair olan karar veya C. Müddeiumumisi tarafından mahkemeye yazılan iddianame ile kesilir.

Bu halde müruruzaman, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeğe başlar. Eğer müruruzamanı kesen muameleler müteaddid ise müruruzaman bunların en sonuncusundan itibaren tekrar işlemeğe başlar. Ancak bu sebepler müruruzaman müddetini 102 nci maddede ayrı ayrı muayyen olan müddetlerin yarısının ilâvesile baliğ olacağı müddetten fazla uzatamaz.” hükmü düzenlenmiştir. Dolayısı ile zamanaşımı süresine kesen sebepler bulunsa bile zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten, 102. maddede belirtilen sürelere yarısının eklenmesi ile bulunacak toplam süre sonunda sona erer.

Kaynak:
http://www.turkhukukrehberi.net/ceza-davasinda-zamanasimi/

ekm2510 dedi ki...

GÜNAYDIN ARKADAŞLAR , HAYIRLI SABAHLAR

Adsız dedi ki...

yani,
-1 haziran 2005 öncesi çekler için
ceza zaman aşımı 5 YIL
(sanık lehine olduğu için eski yasa uygulanıyor)

-1 haziran 2005 sonrası çekler için
ceza zaman aşımı 8 yıl

benim bu yazıdan anladığım kadarıyla durum bu..

2626

Adsız dedi ki...

günaydın neden kimse bişeyler yazmıyo
tahliyeler ne aşamada bilen yokmu

hasan dedi ki...

sayın cüneyt chp den bir haber varmı yada ankaraya toplanma girişimi nezaman olacak bura kadar getiripte burdan sonra bırakmayalım ne gerekiyosa yapalım biz bu kanunu hak etmiyoruz

durube dedi ki...

merhaba cüneyt bey
vadesinden önce yazılan çekler ile ilgili net bir bilgiye ulaşamadım benim çeklerim 2005 yılında vadesinden önce yazıldı yargıtayda olanlar var cezası kesinleşenler var yeni kanunla beraber ne yapmam gerekiyor . avukatım yeni kanunda lehime bir durum olmadığını kesin bir dille söylüyor .

Adsız dedi ki...

CHPLİ SAYIN ALİ RIZA ÖZTÜRK SN KAYSERİ MİLLETVEKİLİ KULKULOĞLU MECLİS GÖRÜŞMELERİNDE HARERETLE SAVUNDUKLARI FİKİRLERİNİMİ DEĞİŞTİRDİLER YOKSA CHP DE AKP GİBİ SHOWMU YAPTI SADECE ANAYASA MAHKEMESİNE NEDEN GİTMİYOLAR YOKMU AKPTEN FARKLARI

myway dedi ki...

ASLİYE CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
ANKARA


ESAS NO : 200. / …
KARAR NO : 200. / …
SANIK : ……. ……….

TALEP : … Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşen …. ESAS, …. KARAR sayılı ilamı ile öngörülen cezanın ortadan kaldırılarak hükmün infazının durdurulması ve durumumun yeniden değerlendirilerek bir karar verilmesidir.


OLAYLAR :

5941 Sayılı Çek Kanununun 14.12.2009 tarihinde TBMM’de kabulü ile ortaya çıkan hukuki durum incelenirken başlıca şu hususların irdelenmesi gerekmektedir:

1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan Genel Hükümlerin, 01.01.2009 tarihinden itibaren özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanma zorunluluğu,
2. 01.01.2009 tarihinden itibaren, özel nitelikteki 3167 sayılı Kanunun ceza içeren hükümlerinden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Genel Hükümlerine aykırı olanlarının uygulanamaz hale gelmesi ile oluşan yasal boşluk sebebiyle yeni bir kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar (20.12.2009 ‘a kadar) işlenen karşılıksız çek suçlarının yasal unsurlarının eksik olması dolayısıyla herhangi bir cezai yaptırıma tabi olmaması,
3. 3167 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 5941 sayılı yeni Çek Kanununun kabulü ile, devam eden davalar ve kesinleşen hükümler için lehe kanun hükümlerinin uygulanması.

myway dedi ki...

1) 01.01.2009 tarihinden itibaren TCK Genel Hükümlerinin uygulanma zorunluluğu :
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5 inci maddesi “Özel kanunlarla ilişki” başlığını taşımaktadır. Bu maddeye göre, 5237 sayılı Kanun’un genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren özel kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.
Anılan maddenin gerekçesinde ise şöyle denilmektedir:

“Özel ceza kanunlarında ve ceza içeren kanunlarda suç tanımlarına yer verilmesinin yanı sıra, çoğu zaman örneğin teşebbüs, iştirak ve içtima gibi konularda da bu Kanunda benimsenen ilkelerle çelişen hü¬kümlere yer verilmektedir. Böylece, ceza kanununda benimsenen genel ku¬rallara aykırı uygulamaların yolu açılmakta ve temel ilkeler dolanılmaktadır. Tüm bu sakıncaların önüne geçebilmek bakımından, ayrıca hukuk uygula¬masında birliği sağlamak ve hukuk güvenliğini sağlamak için; diğer kanun¬larda sadece özel suç tanımlarına yer verilmesi ve bu suçlarla ilgili yaptı¬rımların belirlenmesi ile yetinilmelidir. Buna karşılık, suç ve yaptırımlarla ilgili olarak bu kanunda belirlenen genel ilkelerin, özel kanunlarda tanımla¬nan suçlar açısından da uygulanmasının temin edilmesi gerekmektedir.”

Özel ceza kanunları, genel nitelikteki Türk Ceza Kanunu’ndan ayrı olarak, suç ve cezaları düzenleyen kanunlardır. Ceza içeren özel kanunlar ise, sadece suç ve cezaları düzenlemezler. Bunların dışında, örneğin özel hukuka ilişkin hükümler de içerebilirler. Nitekim 3167 sayılı Kanun, ceza içeren özel kanunlara bir örnektir. Bu kanunun içerisinde, özel hukuka ilişkin hükümler olmakla birlikte, suç ve cezaların öngörüldüğü maddeler de yer almaktadır.

engin dedi ki...

Günaydın ,yasa çıktıktan sonra ,tahliyeler için belli bir süre yokmu? Kanunlar içeriyi bağlamıyor mu yoksa..adamların mahkumiyeti kalkmış hala cezaevindeler..bunlara bir cevap bulamıyorum..

myway dedi ki...

TCK’nın genel bir kanun olması ve bundan yola çıkarak hukuk uygulamasında birliği ve hukuk güvenliğini sağlamak amaçları güdülerek ihdas edilen bu hüküm, mülga 765 sayılı TCK’nın benzer 10 uncu maddesinden farklılık arz etmektedir. Bahsi geçen 10 uncu madde de TCK ile özel kanunlar arasındaki ilişkiyi düzenlemekle birlikte, “bu kanundaki hükümler, hususi ceza kanunlarının buna muhalif olmayan mevaddi hakkında da tatbik olunur” demek suretiyle, ancak genel kanun ile özel kanun arasında bir aykırılık olmadığı durumlarda genel nitelikte olan 765 sayılı TCK’nın uygulanması gerektiğini belirtmekteydi. Ancak 5237 sayılı TCK bu düzenlemeyi değiştirerek bütün özel ceza kanunlarını ve ceza içeren özel kanunları kendisine tâbi kılmayı amaçlamıştır. Tabidir ki bu yönde bir düzenleme, özel kanunların kimi kısımlarının uygulanamaz hale getirilmesi anlamını taşımaktadır. Hal böyle olunca da, TCK’ya aykırı olan bütün özel nitelikteki kanunların taranması ve aykırı hükümlerin tespit edilip değiştirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır.

TCK’nın 5 inci maddesinin doğurduğu bu karmaşık duruma çare olarak, TCK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un Geçici 1 inci maddesi, ilk halinde 5 inci maddenin yürürlüğünü 31.12.2006’ya, daha sonra ise 31.12.2008’e ertelemiştir. Bununla ilgili olarak, “diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.

Nitekim, 31.12.2008 tarihine dek, ceza hükmü getiren diğer özel kanunlardan olan 3167 Sayılı Çek Kanununun cezai hükümleri, TCK’nun genel hükümlerine aykırı olsa da uygulanabilmekteydi. Ancak 31.12.2008 tarihine kadar, diğer birçok özel kanunda değişiklik yapılmış olmasına rağmen Çek Kanununda gerekli değişiklikler yapılmadığından, 01.01.2009 tarihi itibariyle zımnen yürürlükten kaldırılmış olan 3167 Sayılı Yasanın ceza içeren hükümleri yerine, TCK’nun genel hükümlerinin (1-75. maddeleri) uygulama alanı bulması söz konusudur.

Adsız dedi ki...

ZAMAN AŞIMINI SORAN ARKADAŞLAR CEZA DAVASI OLARAK DİĞİLDE KARŞILIKSIZ ÇEKCEZALARINADA ZAMAN AŞIMI OLARAK TÜRKHUKUK SİTESİNE BAKARSANIZ 10 YIL YAZIYOR HANGİSİ DOĞRU BU MEMLEKETTE KİM NEYİ NEYE GÖRE CEZALANDIRIYOR HANGİSİ DOĞRU ANLADIYSAM NOLİYIM..................

myway dedi ki...

Bu cümleden olarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2005/90 sayılı kararında, çek suçları için yeni TCK Genel Hükümlerindeki “uzlaşma” esaslarının uygulanmasını isteyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının mütalaasını değerlendirirken, “5237 sayılı Yasanın; ‘Özel kanunlarla ilişki’ başlığını taşıyan 5. maddesindeki; ‘Bu Ka¬nunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uy¬gulanır.’ hükmü uyarınca uzlaşmanın, koşullarının bulunması halinde gerek TCY.nda, gerekse ceza hükmü taşıyan Özel Yasalarda yer alan suçlar bakımından uygulanacağı konusunda bir kuşku bulunmamakta “ diyerek 3167 Sayılı Kanunda öngörülen davayı ve cezayı ortadan kaldıran sebeplere ilişkin düzenlemenin, TCK Genel Hükümlerindeki (m. 73/8) uzlaşma kurumuna açıkça aykırı olduğundan bahisle, bu aykırı hükümlerin de 31.12.2006 (bilahare yapılan değişiklikle 31.12.2008) tarihine kadar uygulanacağı gerekçesiyle reddetmiştir. Bir başka deyişle, Ceza Genel Kurulu, 3167 Sayılı Kanunda yer alan ve fakat, yeni TCK Genel Hükümlerine aykırılık teşkil eden maddelerin sırf bu sebeple 31.12.2008 tarihinden sonra uygulanmasının mümkün olmadığını açıkça belirtmiştir.


2) 20.12.2009 tarihine kadar işlenen karşılıksız çek suçlarının hukuki durumu:

Yukarıdaki maddede açıklandığı üzere, 01.01.2009 tarihi itibariyle, 3167 sayılı Çek Kanununun TCK Genel Hükümlerine aykırı olan ceza hükümleri geçerliliğini kaybetmiş bulunmaktadır. Bu aykırılıklardan bazıları ve oluşan hukuki durum aşağıda özetlenmiştir:

myway dedi ki...

a. 3167 sayılı Kanunda “şekli suç” olarak tanımlanan karşılıksız çek keşide etme suçu, TCK Genel Hükümlerine göre ancak kusurla (kasıt veya taksirle) işlenebilecek bir suç haline gelmiş ve suçun niteliği değişmiştir.
b. 3167 sayılı Kanunda öngörülen “çek bedeli kadar adli para cezası” yönteminin TCK Genel Hükümlerine göre “gün/para” sistemine dönüşmesi sebebiyle, yeni Çek Kanununun yürürlük tarihi olan 20.12.2009 tarihine kadar işlenen karşılıksız çek suçlarına, 01.01.2009 tarihinden itibaren, bu zaman diliminde geçerli olan 3167 sayılı Kanundaki yaptırımın fiilen uygulama imkanı kalmamıştır.
c. TCK Genel Hükümlerinde yer alan “uzlaşma” müessesesinin, takibi şikayete bağlı bir suç olan karşılıksız çek suçlarında da uygulanması zarureti, uzlaşma aranmadan verilen hükümlerin tekrar gözden geçirilmesini gerekli kılmıştır.

3) 5941 sayılı yeni Çek Kanununun yürürlüğe girmesiyle ortaya çıkan hukuki durum:

31.12.2008 tarihine kadar 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa uyumlu hale getirilmesi unutulan yahut ihmal edilen 3167 sayılı kanunun ceza içeren hükümleri bu tarih itibariyle hükümsüz hale gelmişse de, bazı mahkemeler Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun açık görüşüne rağmen, 3167 sayılı kanunun yürürlükte olduğu iddiasıyla kanunu uygulamaya devam etmişlerdir. Bu arada yasama organı, mevcut uyumsuzluğu gidermek bakımından 20 Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı yeni Çek Kanunu ile hem yasal boşluğu doldurmuş hem de TCK Genel Hükümlerine uygun bazı değişiklikler yapmıştır.

a. En önemli değişiklik, 3167 sayılı eski Çek Kanununda objektif (kusursuz) sorumluluk esasına göre “şekli suç” olarak düzenlenen karşılıksız çek keşide etme suçu, 5941 sayılı kanunda taksire dayalı kusurluluğu gerektiren bir suç olarak tanımlanmış ve böylece suçun niteliği değişmiştir. Bu husus 5941 sayılı yeni Çek Kanununun gerekçesinde şu şekilde açıklanmaktadır:

“ Söz konusu suçun oluşabilmesi için, çekin karşılığının, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak, yani en azından taksirle, ilgili çek hesabında bulundurulmaması gerekir. Anayasanın 38 inci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi bağlamında güvence altına aldığı kusursuz ceza olmaz kuralının gereği olarak, söz konusu suç, objektif (kusursuz) sorumluluğu gerektiren bir suç olarak değil, en azından taksire dayalı kusurluluğu gerektiren bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu itibarla, kişinin, elinde olmayan sebeplerle ortaya çıkan zorunluluk hâli dolayısıyla, örneğin doğal afet, savaş, kaza geçirmesi gibi bir sebeple, çekin karşılığını ilgili hesapta zamanında bulunduramamış olması halinde, ceza sorumluluğu olmayacaktır.”

myway dedi ki...

Esasen 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanununun kabul ve uygulanması ile, hukukumuzda bugüne kadar zaten tartışmalı olan “objektif sorumluluk” esası terkedilmiş ve “kusursuz ceza olmaz” esası tamamen geçerli kılınmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun gerekçesinde objektif (kusursuz) sorumluluk esasının terk edildiği açık bir dille belirtilmektedir:

“765 sayılı Türk Ceza Kanununda ve Hükûmet Tasarısının bazı hükümlerinde, kişi gerçek¬leştirmeyi kastetmediği böyle neticelerden objektif olarak sorumlu tutul¬maktadır. Belirtmek gerekir ki, bu tür sorumluluk, ortaçağ kanonik hukukunun kalıntısı olan “versari in re illicita”, yani hukuka aykırı bir durumda olan bunun bütün neticelerine katlanır anlayışının ürünü olup, çağdaş ceza hu¬kuku bu anlayışı çoktan terk etmiştir. Çünkü kusurun aranmadığı objektif sorumluluk hâlleri kusursuz ceza olmaz ilkesiyle açıkça çelişmektedir. Ül¬kemiz ceza hukuku öğretisinde uzun süredir objektif sorumluluk hâllerinin ceza mevzuatından çıkarılması gerektiği ifade edilmektedir. Bu talebin ye¬rine getirilmesi, Anayasada öngörülen kusur ilkesinin zorunlu bir sonucudur.”
Türk Ceza Kanunu Genel Hükümlerine (ve Anayasaya) aykırı olarak objektif (kusursuz) sorumluluğa göre suç tanımlaması yapan 3167 sayılı eski Çek Kanununun yürürlükten kalkmasıyla “karşılıksız çek keşide etme” suçunun niteliği üzerindeki tartışma da böylece sona ermiş olmaktadır.

b. 5941 sayılı yeni Çek Kanunu ile getirilen diğer önemli değişiklik, adli para cezasının tayini usulüne ilişkindir. 3167 sayılı Çek Kanunu’na göre, karşılıksız çek keşide etme suçunun cezası, çek bedeli tutarı kadar “adli para cezası” olarak belirlenmekteydi. 5941 sayılı Kanun ise, Türk Ceza Kanununun adli para cezalarına ilişkin 52. Maddesine uyarak gün/para sistemini benimsemiş bulunmaktadır. Diğer taraftan TCK m.52 uyarınca yargılamada sanığın lehine olan hafifletici hükmün de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. TCK 52. Maddeye uygun olarak gün/para sisteminin benimsenmesiyle, 20.12.2009 tarihinden önce verilen adli para cezalarında sanık lehine hafifletici hükmün ve ödeme kolaylıklarının dikkate alınmadığı davaların, lehe hükümlerin uygulanmasını âmir TCK hükümleri karşısında yeniden yargılama yolunu açtığına kuşku bulunmamaktadır.

Cüneyt Can dedi ki...

Sayın yöneticiler ;

Hapiste olan arkadaşların hepsi çıktıktan sonra herkesi biraraya getirmek amacı ile gazeteye site reklamı verilebilir ve onlarında aramıza katılmasını sağlayabiliriz. Böylece daha güçlü olur ve ses getirebiliriz. Bu konuyu yorumlayıp geliştirmekte fayda var bence.

Cinocan

myway dedi ki...

NETİCE VE TALEP : Bu değerlendirmeler ışığında;

1. 01.01.2009 tarihinden itibaren özel ceza kanunları bakımından da uygulanması gereken Türk Ceza Kanunu Genel Hükümleri karşısında uygulama imkânı kalmayan 3167 sayılı Kanuna göre karşılıksız çek keşide etme suçundan verilen adli para cezaları, oluşan yasal boşluk sebebiyle “kanunsuz suç ve ceza olmaz” prensibi gereğince hükümsüz kalmış ve yasal boşluğun zaman sınırı olarak belirlenmiş bulunan 20.12.2009 tarihine kadar işlenen karşılıksız çek keşide etme suçlarından dolayı görülmekte olan bütün davalar da konusuz kalmıştır. Bu cümleden olarak konusu kalmamış işbu davanın bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasını,

2. Bu değerlendirmenin dikkate alınmaması halinde, 5941 sayılı yeni Çek Kanununun yukarıda açıklanan maddelerinin 5237 sayılı TCK 7nci ve 5252 sayılı Kanunun 9ncu maddeleri uyarınca lehime olan hükümlerinin uygulanarak;
a. Kusur (kasıt veya taksir) aranmaksızın görülen davanın, yeni kanunun getirdiği kusur sorumluluğu esasına göre yeniden görülmesini,
b. Çek bedeli kadar adli para cezası yerine gün/para esasına göre ceza tayin edilerek lehe olan hafifletici hükümlerin ve ödeme kolaylıklarının dikkate alınmasını,
c. 5941 sayılı yeni Çek Kanununun 1nci madde 2nci fıkrasında yer alan “bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır” hükmünce, takibi şikayete bağlı suçlarda uygulanması gereken “uzlaşma” hükümlerinin bu davada da uygulanmasının sağlanmasını ve neticeten hakkımda verilen ceza hükmünün İNFAZININ DURDURULARAK DURUMUMUN 5237 SAYILI KANUN HÜKÜMLERİNE GÖRE YENİDEN DEĞERLENDİRİLİP BİR KARAR VERİLMESİNİ ARZ VE TALEP EDERİM.

Adsız dedi ki...

TAHHÜDÜ İHLAL SUÇUNDA MAKBUL SEBEP YARGITAY KARARI ,BUGÜNKÜ TÜRKHUKUK SİTESİNDEN ALINMIŞTIR T.C.
YARGITAY
16. Hukuk Dairesi
Esas: 2003/11684
Karar: 2004/4764
Tarih: 25.03.2004
ÖZET: Özet yazımı tamamlanmamıştır. Lütfen karar metnine bakınız.
(2004 sayılı İİK. m. 340) (2709 sayılı Anayasa. m. 38)
KARAR METNİ:
Taahhüdü ihlal suçundan sanık Menekşe Solak´ın İİK.nun 340. maddesi gereğince 1 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm kanuni süresi içinde sanık tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunup GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Şikayetçi, (alacaklı) borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleştiğini, borçlunun ödeme taahhüdünde bulunduğunu ve bu hususun alacaklı vekili tarafından kabul edildiğini, borçlunun taahhüdünü ihlal ettiğini ileri sürerek İİK.nun 340. maddesi gereğince cezalandırılmasını istemiştir.
Mahkemece sanığın üzerine atılı taahhüdü ihlal suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyete dair hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir.
İİK.nun 340. maddesinde "...alacaklının muvafakatı ile İcra Dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun alacaklının şikayeti üzerine cezalandırılacağı" öngörülmüştür.
Anayasa´nın 38. maddesine 4709 s. kanunla "Hiç kimse, sadece sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz" hükümü eklenmiştir.
İİK.nun 340. maddesinin 2. cümlesi ve İcra Dairesinde alacaklı ile borçlu arasında kararlaştırılan ödeme şartından söz etmektedir. Borçlu ile alacaklının iradelerinin birleşmesi sözleşme niteliğindedir. (B.K.1) İcra Müdür veya yardımcısının sözleşmeye müdahale etmesi, sözleşmeyi değiştirmesi olanaksızdır. İcra Dairesi icranın tarafları olan alacaklı ve borçlunun beyanlarını tutanağa geçiren ve tutanağı düzenleyen merci konumundadır.
Bu husus İİK.nun 8. maddesinde açıkça vurgulanmıştır. Açıklanan sebeplerle İcra Dairesi sözleşmenin tarafı olarak kabul edilemez. Alacaklı ile borçlu arasındaki ödeme şartına uyulmaması sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün ihlali niteliğindedir.
Anayasa´nın 38/8. maddesinin somut olayda uygulanması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anayasa normla hiyerarşisinin tepe noktasındadır. Üstün norm olması sebebiyle uygulanmak zorunlu olduğu gibi, sanık lehine hüküm getirdiğinden TCK.nun 2/2 maddesi uyarınca da ilgili olaylara doğrudan uygulanması zorunlu olduğu sonucuna varılmaktadır.
İİK.nun 340. maddesinde ön görülen "makbul sebep" kavramı ile Anayasa´nın 38/8. maddesinde ön görülen "yerine getirememe" kavramlarının açıklanması gerekli görülmektedir.
Uygulamada hastalık, yangın, su baskını ve deprem gibi olağan üstü olaylar makbul sebep olarak kabul edilmektedir. Anayasada belirtilen "yerine getirememe" kavramı "makbul sebebide" kapsayacak şekilde daha geniş anlam ifade etmektedir. Borçlunun ekonomik gücü olmaması sebebiyle ve çaresizlikten borcunu ödeyememe "yerine getirmeme" olarak kabul edilerek sanığa hürriyeti bağlayıcı ceza verilmemelidir.
Borcu "yerine getirmeme" ile "yerine getirememek" kavramları kast ve ödeme gücü bakımlarından farklı olduğu gibi bunlara uygulanacak yaptırımlar da farklıdır. Zira, Anayasa borcu yerine getirmeyeni değil, getiremeyeni korumaktadır. Bu sebeple ödeme gücü olduğu durumda borcu yerine getirmeyen ve taahhüdünü ihlal edenlerin cezalandırılması zorunludur.
Alacaklıya sanığın mal varlığını kanıtlamak üzere olanak tanınmalı, bildireceği bütün deliller toplanarak ve birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Temyiz itirazlarının bu sebeplerle kabulü ile hükmün istek gibi BOZULMASINA 25.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Kaynak: Corpus Arşiv
[Copyright © Ced Dağıtım Medya Yazılım - Corpus Mevzuat ve İçtihat Programı

Adsız dedi ki...

sayın my way

59-50-52-53-54-55-56-58 numaralı yorumlar tek dilekçe örneğimi her mahkemeye ayrı dosya numaralarını yazıp ilgili mahkemelere ileticez birde bu dilekçeyi verdiğimizde infazımız dururmu
ankaradan hasan

Adsız dedi ki...

benim yakınım 80,000 tl lik çeki ödediği halde karşı taraftan çeki alamadığından dolayı 3 aydan beri hapiste yatmakta şimdi af çıktı taahütte bulunmak istemiyor borcu ödediğinden dolayı şu ana kadar yasal bir süreç başlatmadık yeni yasa nın çıkmasını bekledik yasaya göre ne yapmamız gerekiyor karşı tarafa dava açsak uzun süreceğinden tekrar yakalatma çıkar mı yardımlarınız bekliyoruz

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR AVUKATIM SAVCIYA VERİLEN TAHÜTÜN İHLALİ SONUCU HAPİS VERİLEMİYECEGİNİ SÖYLEDİ..SADECE İCRA MEMURUNA VERİLEN TAHÜTÜN HAPİS CEZASI VARMIŞŞ...LÜTFEN BİLGİ KARŞILAŞTIRMASI YAPALIMM... BU KONU İLE İLGİLİ BİLGİSİ OLAN? .....ZEKNAZ

JENARDİ dedi ki...

SLMLAR

MAALESEF YASA İLE HERŞEYİ ELİNE GÖZÜNE BULAŞTIRAN KANUN KOYUCU,VADESİNDEN ÖNCE YAZILAN ÇEKLERLE ALAKALI DA HAKİMLERİN KAFASINI KARIŞTIRMAYA DEVAM EDİYOR.

28/02/2009 DAN ÖNCE ÜZERİNDE YAZILAN KEŞİDE TARİHİNDEN ÖNCE BANKAYA İBRAZ EDİLİP DE SORDURULAN ÇEKLERE VE ALINAN MAHKUMİYETLERE YENİDEN UYARLAMA BERAAT VERİLMESİ GEREKMEKTEDİR.

YENİ KANUNDA GEÇİÇİ MADDE İLE 31/12/2011 ' E KADAR UZATILAN VADESİNDEN ÖNCE İBRAZI GEÇERSİZDİR HÜKMÜ KAFA KARIŞTIRMAKTADIR.GEÇİÇİ MADDELER NORMAL ŞARTLARDA GERİYE YÜRÜMEZ..

ANCAK YENİ KANUNDA BUNU KANUN MADDESİ OLARAK KABUL EDİLMESİ GÖZLERDEN KAÇMAKTADIR.KANUN MADDESİ GERİYE YÜRÜR..YENİ ÇEK KANUNUN HEM 3 MADDESİ 7.FIKRASINDA, HEMDE CEZA MADDESİ OLAN 5. MADDENİN 1.FIKRASINDA AÇIKCA ÜZERİNDE YAZILI OLAN KEŞİDE TARİHİNDEN ÖNCE BANKAYA İBRAZI GEÇERSİZDİR DEMİŞTİR.

YARGITAYDA GÖREVLİ BİR SAVCININ BU KONUYLA ALAKALI YAZISI AYNEN ŞÖLEDİR: GÜNÜNDEN ÖNCE YAZILAN ÇEKLERLE ALAKALI DURUM SUÇ OLMAKTAN ÇIKARILMIŞTIR..

SUÇ OLMAKTAN ÇIKARILAN BİR DURUM HEM GERİYE YÜRÜR,HEMDE BUNUNLA ALAKALI BİR CEZA VERİLEMEZ..


SAYGILARIMLA

Adsız dedi ki...

sevgili MY WAY ÇABALARIN İÇİN TEŞEKÜÜRLER BİR CÜMLEYLE ŞÖYLE BİR SONUÇ ÇIKARMAK DOĞRUMU? BUNDAN ÖNCE CEZA ALAN BÜTÜN ARKADAŞLAR DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİ İÇİN MÜRACAAT EDEBİLİR. BİRDE BENİM SİTE YÖNETEN ARKADAŞLARA KARMAŞIKLIĞI GİDERMEK VE AYNI SORUYU TEKRAR TEKRAR YANITLAMALARINI GİDERMEK AMACIYLA 5 ANA BAŞLIĞA BÖLÜP GELEN SORULARIN CEVEBINI ORADAN GÖRECEKLERİ BİR SİSTEM KURMAK GEREKİR AYRICA ANKARA VE İSTANBULDA TOPLANTI YAPIP BU SORULARIN CEVAPLAYACAK BİR KOMİSYON KURULMALI VE BÖYLECE ÖRGÜTLÜ HARAKET ETMENİN TEMELİDE ATILIR SAYGILAR BİLİNÇLİ ETKİNLİK

engin dedi ki...

Emre ,hapistekilerin gelişmesiyle ilgili bir bilgi de verebilirmisin.Durup beklemek sinir bozmuyor,bozdu.Dilekçe veremezmiyiz kanun uygulanmıyor diye,bunların belli bir süre tutma hakları varmı?resmi gazetede yayınlandıktan sonra 24 saat içinde bırakılmaları gerek diye bir duyum aldım , doğru mu?

Adsız dedi ki...

Sayın Jenardi,

Şimdi sende kafa karıştırdın;bu saate kadar vadesinden önce yazılan çekler suç olmaktan çıkmıştır denildin ve bunu cüneyt defalarca yazdı sense en son yazında kafa karıştırdın...lütfen tekrar yazarmısın ve tabiki senin dediğin gibiyse yeniden başa döndük...

Mustafa dedi ki...

Arkadaslar CezaEvindekilerın durumu ile alakalı bilgi veriyorum..Metris T Tipi Kapalı CezaEvinde Cek Den Dolayı Yatmakta olan arkadaslarımızın Tamamına Dilekçeler Dağıtılmışdır.Dilekçe'ler Magdur Arkadaslar Tarafından Doldurulup Bu Aksam Mesai Bitimine Kadar CezaEvi Yönetimine Teslim Edilecektir.Teslim Edilen Dilekçe Taahutleri Mahkemeye Gönderilecektir Mahkeme Dönüşü 3 İle 5 Gün Arası Olacaktır.Bu Hafta Metrisden Çek Tahliyesi Olmayacaktır.Çek Tahliyeleri Önümüzdeki Hafta Pazartesi Günü İtibari İle Gelen Mahkeme Sonuçlarına Göre Başlanacaktır..Bilgilerinize Allah Yardımcımız Olsun.

Adsız dedi ki...

değerli my way bu üste yazmış olduğunuz dilekçe ile karar kesinleşmiş yargıtay aşaması kaçırılmış davalarda yararlanabiliyormu. avukatım karar kesinleşmiş yargıtay aşaması kaçırılmış bir davaya bakılmaz diyor yoksa mahkemelerde iş bitmezmiş bizi bu konuda aydınlatırsanız çok sevinirim."uzun dilekçe"

engin dedi ki...

Teşekkürler Mustafa Bey..bekliyeceğiz..

engin dedi ki...

halk dilinde çıkan kanunda mahkemeler serbest bırakır diye yazıyormu ..ya reddederse mahkeme böyle bir madde var mı..imzaladıkları an çıkacaklar diye anlamıştım ben okuyunca..o zaman bu kanun herkese farklı uygulanıyor..bu mahkeme anında içeri atıyorda ,niye çıkarmıyor..gibi bir sürü soru var kafamda..

ekm2510 dedi ki...

MAHKEMELRİN VERİLEN CEZALARI TEYİD ETMESİ GEREKLİ.ÇIKAN YASADA Kİ İLKELERE UYUP UYMADIĞININ KONTROL EDİLMESİ GEREKLİ.AYRICA BAŞKA BİR SUÇTAN DOLAYI CEZANIN BULUNUP BULUNMADIĞI KONTROL EDİLECEKTİR.

Adsız dedi ki...

vadesin den önce yazılan çekler ve yasanın geriye doğru işlemesi;
5941 sayılı kanun 3.madde 8 fıkra,vadesinden(düzenleme tarihinden) önce bankaya ibraz edilen çekler ile ilgili hukuki takip yapılamaz.5941 sayılı kanun 5 madde 1. fıkra çekle ilgili adli takip yapılabilmesi için düzenleme tarihide(vadesinde) ibraz edilip karşılıksızdır işlemi yapılması lazımdır( bu da ceza takibi ile ilgili).5941 sayılı kanun geçici 3 madde bankaların verdikleri eski çek defterleri ile ilgili 3167 sayılı kanun uygulanır ancak 5237 tck made 7 hükümleri saklıdır( BU DA YASANIN GERIYE DOĞRU İŞLEDĞİĞNİ VE SANIK LEHE HUKUMLERININ UYGULANMASININ ZORUNLU OLDUĞUNU GÖSTERİR.)
5941 sayılı kanun geçici madde 5.bu madde 31.12.2011 e kadar vadesinden önce bankaya cek ıbraz etmeyın edersenız karsılıgı olsa bıle banka odemeyecek demektır.geçici bir maddedir.vadesinden önce çeki yazılıp daha önce mağdur olanlar ıle hiç bir iligisi yoktur.
vadesinden önce cekleri yazılan mağdurlar için yukarıdakı diğer (gecıcı 5 harıc)uygulanır ,yasa geriye doğru işler ve bana göre hem adli takıp hem de varsa icra takibi ortadan kalkar ve dava duser(cunkı kanun hukukı takıp yapılamaz dıyor bu ne demek hem ıcra hem de adli takıp yapılamaz)

arkadaslar hukukcu degılım sadece goruslerımı paylasmak ıstedım bu konu ıle ılgılı mahkeme ve yargıtay karalarını beklemek lazım.

Adsız dedi ki...

DEĞERLİ ARKADAŞLAR; SİTEMİZDE, SORULAR? VERİLMEYE ÇALIŞILAN CEVAPLAR, TARTIŞMALAR V.S, V.S. BU GİBİ DURUMLARDA; SONA GELMİŞ SABRIMIZI, BİRAZ DAHA BASKI ALTINDA TUTUP, SAKİN OLMAYA ÇALIŞMALIYIZ. UMUYOR VE DİLİYORUMKİ; BİR KAÇ GÜN İÇİNDE, HER ŞEY; LEHİMİZE OLARAK NETLEŞİR. ORTAK BİR KARAR VE ÇALIŞMA GEREKTİĞİNDE; ELBETTEKİ, HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ SİTEMİZDE VE YANINIZDA OLDUĞUMUN, BİLİNMESİNİ İSTERİM VE ANCAK; ZANNEDERİMKİ, ORTAK BİR KARAR VE ÇALIŞMA İÇİN; BİRKAÇ GÜN BEKLENMELİDİR, DİYE DÜŞÜNÜYORUM. TÜM KATILIMCILARA SAYGILARIMLA. Hasan(Barışçı)-Mersin

Adsız dedi ki...

MERHABA ARKADAŞLAR,

BUGUN AVUKATIMIZ TEŞRİF EDİP BABAMI GORMYE GITTI,ICERDE DUN AKSAM YENI CEK YASASINDAN YARARLANMAK ISTEDIKLERINE DAİR DILEKCE IMZALATMISLAR , BIZDE BEKLIYORUZ NE ZAMAN TAHLIYELER BASLAR KARTALCEZAEVINDEN BILMIYORUZ...
HERKESE ALLAH SABIR VERSIN,ŞANS VERSİN...

NAZ

Adsız dedi ki...

KARTAL CEZAEVINI ARADIM
ÇEK YASASINDAN YARARLANANLARIN TAHLIYELERI BASLADIMI DIYE SORDUM , EVET HANIMEFENDI ONLARLA UGRAŞIYORUZ MUSADE EDERSENIZ DEDI MEMUR :) TABII HIC SATAŞMADAN TABİİ KOLAY GELSIN DIYEREK KAPATTIM TELEFONU...
YAVAŞTA OLSA İŞLEMLER GÖRÜLÜYOR , HANİ 2000 KİŞİYMİŞ YA ÇEKTEN YATANLAR AZ YA HANİ, O BAKIMDAN ZORLANIYOLAR 1 HAFTADIR BİTİREMEDİLER!!!

NAZ

özgür dedi ki...

sevgılı arkadaslar ve sıte yonetıcılerı...ben 20 bın tl lık borcu olan 28 yasında bır cek magduruyum...hakkımda cıkan ınfaz kararından dolayı 5 aydır evımden ve memleketımden uzak kacak halde yasamaktayım.bu yasanın olumlu bı yonu oldugunu dusunmuyorum.karsı taraf benımle anlasmak ıstemıyor.anlassa bıle ınfaz hukmunu kalıdırtmak ıstemıyor...bu konuda ne yapabılırım....bilgi verirseniz sevinirim...şimdiden teşekkür ederim

myway dedi ki...

TCK’nın genel bir kanun olması ve bundan yola çıkarak hukuk uygulamasında birliği ve hukuk güvenliğini sağlamak amaçları güdülerek ihdas edilen bu hüküm, mülga 765 sayılı TCK’nın benzer 10 uncu maddesinden farklılık arz etmektedir. Bahsi geçen 10 uncu madde de TCK ile özel kanunlar arasındaki ilişkiyi düzenlemekle birlikte, “bu kanundaki hükümler, hususi ceza kanunlarının buna muhalif olmayan mevaddi hakkında da tatbik olunur” demek suretiyle, ancak genel kanun ile özel kanun arasında bir aykırılık olmadığı durumlarda genel nitelikte olan 765 sayılı TCK’nın uygulanması gerektiğini belirtmekteydi. Ancak 5237 sayılı TCK bu düzenlemeyi değiştirerek bütün özel ceza kanunlarını ve ceza içeren özel kanunları kendisine tâbi kılmayı amaçlamıştır. Tabidir ki bu yönde bir düzenleme, özel kanunların kimi kısımlarının uygulanamaz hale getirilmesi anlamını taşımaktadır. Hal böyle olunca da, TCK’ya aykırı olan bütün özel nitelikteki kanunların taranması ve aykırı hükümlerin tespit edilip değiştirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır.

TCK’nın 5 inci maddesinin doğurduğu bu karmaşık duruma çare olarak, TCK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un Geçici 1 inci maddesi, ilk halinde 5 inci maddenin yürürlüğünü 31.12.2006’ya, daha sonra ise 31.12.2008’e ertelemiştir. Bununla ilgili olarak, “diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.

Nitekim, 31.12.2008 tarihine dek, ceza hükmü getiren diğer özel kanunlardan olan 3167 Sayılı Çek Kanununun cezai hükümleri, TCK’nun genel hükümlerine aykırı olsa da uygulanabilmekteydi. Ancak 31.12.2008 tarihine kadar, diğer birçok özel kanunda değişiklik yapılmış olmasına rağmen Çek Kanununda gerekli değişiklikler yapılmadığından, 01.01.2009 tarihi itibariyle zımnen yürürlükten kaldırılmış olan 3167 Sayılı Yasanın ceza içeren hükümleri yerine, TCK’nun genel hükümlerinin (1-75. maddeleri) uygulama alanı bulması söz konusudur.

myway dedi ki...

1) 01.01.2009 tarihinden itibaren TCK Genel Hükümlerinin uygulanma zorunluluğu :
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5 inci maddesi “Özel kanunlarla ilişki” başlığını taşımaktadır. Bu maddeye göre, 5237 sayılı Kanun’un genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren özel kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.
Anılan maddenin gerekçesinde ise şöyle denilmektedir:

“Özel ceza kanunlarında ve ceza içeren kanunlarda suç tanımlarına yer verilmesinin yanı sıra, çoğu zaman örneğin teşebbüs, iştirak ve içtima gibi konularda da bu Kanunda benimsenen ilkelerle çelişen hü¬kümlere yer verilmektedir. Böylece, ceza kanununda benimsenen genel ku¬rallara aykırı uygulamaların yolu açılmakta ve temel ilkeler dolanılmaktadır. Tüm bu sakıncaların önüne geçebilmek bakımından, ayrıca hukuk uygula¬masında birliği sağlamak ve hukuk güvenliğini sağlamak için; diğer kanun¬larda sadece özel suç tanımlarına yer verilmesi ve bu suçlarla ilgili yaptı¬rımların belirlenmesi ile yetinilmelidir. Buna karşılık, suç ve yaptırımlarla ilgili olarak bu kanunda belirlenen genel ilkelerin, özel kanunlarda tanımla¬nan suçlar açısından da uygulanmasının temin edilmesi gerekmektedir.”

Özel ceza kanunları, genel nitelikteki Türk Ceza Kanunu’ndan ayrı olarak, suç ve cezaları düzenleyen kanunlardır. Ceza içeren özel kanunlar ise, sadece suç ve cezaları düzenlemezler. Bunların dışında, örneğin özel hukuka ilişkin hükümler de içerebilirler. Nitekim 3167 sayılı Kanun, ceza içeren özel kanunlara bir örnektir. Bu kanunun içerisinde, özel hukuka ilişkin hükümler olmakla birlikte, suç ve cezaların öngörüldüğü maddeler de yer almaktadır.

myway dedi ki...

ASLİYE CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
ANKARA


ESAS NO : 200. / …
KARAR NO : 200. / …
SANIK : ……. ……….

TALEP : … Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşen …. ESAS, …. KARAR sayılı ilamı ile öngörülen cezanın ortadan kaldırılarak hükmün infazının durdurulması ve durumumun yeniden değerlendirilerek bir karar verilmesidir.


OLAYLAR :

5941 Sayılı Çek Kanununun 14.12.2009 tarihinde TBMM’de kabulü ile ortaya çıkan hukuki durum incelenirken başlıca şu hususların irdelenmesi gerekmektedir:

1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan Genel Hükümlerin, 01.01.2009 tarihinden itibaren özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanma zorunluluğu,
2. 01.01.2009 tarihinden itibaren, özel nitelikteki 3167 sayılı Kanunun ceza içeren hükümlerinden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Genel Hükümlerine aykırı olanlarının uygulanamaz hale gelmesi ile oluşan yasal boşluk sebebiyle yeni bir kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar (20.12.2009 ‘a kadar) işlenen karşılıksız çek suçlarının yasal unsurlarının eksik olması dolayısıyla herhangi bir cezai yaptırıma tabi olmaması,
3. 3167 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 5941 sayılı yeni Çek Kanununun kabulü ile, devam eden davalar ve kesinleşen hükümler için lehe kanun hükümlerinin uygulanması.

Anonymous dedi ki...

günaydın neden kimse bişeyler yazmıyo
tahliyeler ne aşamada bilen yokmu

Cuneyt dedi ki...

Bilgisayara format attık 5 saattir yok güncellemeymiş ıvır zıvı.. siteden uzak kaldık
Şimdi burdayım..

mustafa dedi ki...

myway herkez adına tşk ederim. ANKARA HUKUKLU yada minnettarım.inşallah birilerine cıkış kapısını açar

sürücü dedi ki...

saat 21.30 dan itibaren hiç mi yazan yok, yoksa bir problem mi var?

mustafa dedi ki...

yok kimse geri çakilmedi.insanların işine yarayan bir yasa olmadığı için herkes sustu diyecek bişey kalmadı söz yargının artık.Bu yasa sadece oyalama olduğu için parmakla sayılabilecek garibanın işine yaradı.tabiki buda bizi sevindirdi.ama bu yasadan uut bekleyen pek az be kardeş.malum susturdular coğumuzu.gerçi geçiçi bir suskunluk.artık elimiz kolumuz bağlı insanların merhametine kaldık.şöyle bir bakarsan da merhamet sahibi kişi sayısıda hiç yok denilecek kadar az başımızdaki insanlarda.HALBUKİ ALLAH NE GÜZEL EMRETMİŞ BORÇLULARA SAHİP CIKIN ONLARI GEREKTİĞNDEDE BORÇLARINI SADAKA OLARAK GÖRÜN DİYE.Lakin baksana yaratılan hoşgörmüyor yaratan hoş gördüğü halde.napalım kardeş sen söyle ben kendi adıma bişey bulamıyorum.kalleşte değilim dolandırıcıda.kendi alacağımızdanda vaz geçtik karşılığında ne haldeyiz.belkide bu zamana kadar yazan arkadaşların içinde benim alacağım olan kişide vardır.yada benim borcum olan kişide biz ne yaptık birbirimize kardeş dedik tanımadığımız halde.baksana aramıza kara kedi sokanlar bak olmaz diyenlere bak.siz kardeş olamazsınız arkadaş olamazsınız diye cabalıyolar.adamlar kasıla kasıla yürüyolar.ALLAH haklının yanındadır biliyorum elbetki bunlar cezasız kalmayacaktır.hayırlısı be kardeş

Anonymous dedi ki...

Bir türlü öğrenemediğim bir konu var. Taahhüt verdik diyelim ve tabii ki tahhüddü 1 sene sonra yerine getiremedik. Bu durumda tahhüdü ihlaldan bi ceza olacak mı? taahhüdü ihlalin cezası nedir? Lütfen bilen varsa cevaplasın
Teşekkürler

Anonymous dedi ki...

AKŞAMIN ŞU SAATİ OLMUŞ KİMSELER BİRŞEY YAZMIYOR HAYIRDIR ARKADAŞLAR HERKEZ GERİ ÇEKİLDİ SANKİ AF ÇIKTI NERELERDESİNİZ !!!!!!!!!