Karşılıksız Çeklerle İlgili Ceza Genel Kurul Kararları

YARGITAY CEZA GENEL KURULU AYLARDIR BEKLEDİĞİMİZ KARŞILIKSIZ ÇEKLERE AİT ÜÇ ADET DAVA SONUCUNU NİHAYET AÇIKLADI.



Daire Adı: Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2009/11
Geliş Tarihi: 16/01/2009
Mahkemesi: Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Mahkeme Esas No: 2001/88
Mahkeme Karar No: 2006/554
Mahkeme Karar Tarihi: 20/09/2006
Dava Türü: 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet
DOSYA SONUÇ BİLGİLERİ
Karar No: 2009/116
Karar İTİRAZ KABUL
Karar Tarihi 05/05/2009
Kapatma Tarihi 15/09/2009



*******************************
Daire Adı: Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2009/100
Geliş Tarihi: 30/04/2009
Mahkemesi: Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi
Mahkeme Esas No: 2007/239
Mahkeme Karar No: 2007/393
Mahkeme Karar Tarihi: 16/05/2007
Dava Türü: Karşılıksız Çek Keşide Etme
DOSYA SONUÇ BİLGİLERİ
Karar No: 2009/184
Karar DÜŞME - BOZMA
Karar Tarihi 30/06/2009
Kapatma Tarihi 15/09/2009



*********************************



Daire Adı: Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2009/59
Geliş Tarihi: 12/03/2009
Mahkemesi: Şişli 3. Asliye Ceza Mahkemesi
Mahkeme Esas No: 2000/1468
Mahkeme Karar No: 2006/307
Mahkeme Karar Tarihi: 15/11/2006
Dava Türü: 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet
DOSYA SONUÇ BİLGİLERİ
Karar No: 2009/131
Karar İ.D.G. KABUL (sanırım iddianame veya işin dairesine gönderilmesine!!
Sayın Ofluoğlu bunu izah edecektir, itirazın dairesinde görüşülmesine olabilirmi?!!!
Karar Tarihi 26/05/2009
Kapatma Tarihi 15/09/2009

İlgili yazılar: http://www.cekmagdurlari.com/2009/09/mecliste-ki-etkinligimiz-artacak.html

125 yorum:

Adsız dedi ki...

2009/100 numaralı dosya bizi ilgilendiriyor.. diğer dosyalar 2001 ve 2000 tarihli yani eski kanunu kapsiyor. bizi ilgilendiren 2009/100 numaralı dosyanın DÜŞME-BOZMA olarak karara bağlanması enteresan.gerekçeli karar ile değerlendirilmesi lazım. ama büyük bir ihtimalle bizi ilgilendiren bir durum söz konusu gibi gözüküyor.gerekçeli karar çin yargıtayda tanıdığı olanlar lütfen temasa geçsinler

Adsız dedi ki...

arkadaşlar nerdesiniz hiç kimse yorum yapmıyor.herkes hayatından menmun heralde bu kararlar bizim içim çok önemli

Adsız dedi ki...

yargıtaydan bunların kararlarına bakmak gerekçeli kararlarını almak mümkünmü

Adsız dedi ki...

DOSYADAN BUGÜN BİLGİ ALACAĞIZ

Adsız dedi ki...

ne olur birileri yorumlasın çok merak ediyoruz

Adsız dedi ki...

KİMSE BOŞUNA MERAK ETMESİN CÜNEYTLE OFLUOĞLUNDAN BAŞKASI MÜCADELE ETMİYOR..ONLARADA DESTEK OLMUYORUZ.HERKES RAHAT ARMUT PİŞ AĞZIMA DÜŞ ÇOK BAKARSINIZ ÇEKE AF VAR DİYE SANKİ VEKİLLERİN UMRUNDASINIZ MAĞDURLAR RAHAT DEMEKKİ KİMSEDEN SES ÇIKMIYOR BIRAKIN BÖYLE DEVAMETSİN HAPİSTEKİ ARKADAŞLAR HER HALDE HEP KİMSESİZLER YURDUNDAN OLMASA TÜRKİYEYİ AYAĞA KALDIRIRLAR AMA NE GEREK VAR Bİ..OFLUOĞLU Bİ..CÜNEYT..HEPSİNİ AFFETTİRECEK ONLAR BİŞEY YAPMASINLAR...BENDE OLSAM AF ÇIKARTMAM ...TARIK

Adsız dedi ki...

yargıtaydan haber alabilenimiz yokmu???

Adsız dedi ki...

ŞU HALE BAKIN,SANKİ BU ÜLKEDE İLK DEFA CİNAYET İŞLENİYOR VE İLK DEFA BİR CİNAYET ZANLISI TESLİM OLUYOR YADA YAKALANIYOR.GAZATELERDE MANŞETLERDE BOY BOY FOTOĞRAFLAR ROPORTAJLAR. BİZ İSE 10 AYDIR BİR GAZATEDE HABER OLACAK DİYE ÜZERİMİZE BENZİN DÖKME PLANLARI YAPIYORUZ.ŞURDA BİR CGK KARARINI BİLE ÖĞRENEMİYORUZ. BİR MAİL ATAMIYORUZ. ZEMİNİ HAZIRLANMIŞ BİR TELEFONA MSJ ATAMIYORUZ. YAZIK ÇOK YAZIK

bişey yapmalı dedi ki...

selam arkadaşlar az önce yargıtay ceza genel kurulu (0 312 416 10 61 )nolu telefonla yaptığım görüşmemde cezaevinde yakınım olduğunu ve verilen düşme kararlarının genelemi yoksa sadece kararı verilen kişiyimi bağladığını sordum aldığım cevap sadece karar verilen kişi ile alakalı bir karar olduğu geneli kapsayan karşılıksız çek keşide etme ile yada adli para cezasıyla ilgili bir karar olmadığı ve böyle bir kararın hala yargıtaydan çıkmadığı bilgisini aldım duyduklarıma üzülsemde sizlerle öğrendiklerimi paylaşmak istedim inşallah az kaldı bu işi biz çözeceğiz arkadaşlar.....

Cuneyt dedi ki...

Malesef Geneli kapsayan bir karar değil, Ceza Genel Kurulu gerekçeli kararında 2009 yılı ile ilgili konuya hiç değinmemiş bile,

01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu nun 51. maddesindehapis cezalarının ertelenmesine dair hükümler bulunup, anılan Kanun 'da para cezalarınınertelenmesine ilişkin bir düzenlemeye ise yer verilmemiş olması karşısında sanık hakkında hükmolunan para cezasının ertelenmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinde hapis cezalarının ertelenmesine ilişkin hükümler yer almakta ise de, aynı Kanun 'da adlî para cezalarının ertelenmesine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle; mahkemece, hükmedilen adlî para cezasının ertelenmesine kararverilmesi yasaya aykırıdır.Adlî para cezasının ertelenmesine karar verilmesi sanığın lehine, kanun yararına bozmanedeni ise sanığın aleyhine bulunmaktadır. Bu durumda, Yargıtay 'in, yerel mahkeme hükmününhukuka aykırılığını belirlemesi ve yasaya aykırı hükmün bozulmasına karar vermesi, ancak bu bozma ilgililer aleyhine olduğundan dolayı kararında bozmanın ilgililer aleyhine tesir etmeyeceğini belirtmesi gerekmektedir.
185-175 sayılı kararları ile yerleşmiş kararlarında da; sanık aleyhine bozma yoluna başvurulmasının mümkün bulunduğu, bu halde aleyhe sonuç doğurmamak üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.Ancak, Yüksek Dairece, hükmün bozulmasına ve sanığa verilen 2 ay 15 gün hapiscezasının ertelenmesine karar verilmiştir. Böylece, aleyhe sonuç doğurmama ilkesine aykırı davranılmış, sanığın kesinleşen hükümdeki cezasından daha ağır bir ceza ile karşı karşıya kalmasına neden olunmuştur.Bu açıklamalar ışığında; davanın esasını çözen mahkûmiyete ilişkin yerel mahkemenin kararı, kanun yararına bozma isteminde belirtilen nedenden dolayı kanuna aykırıdır. Bu kararın,aleyhe sonuç doğurmamak üzere bozulmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde kararverilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Yargıtay C Başsavcılık görüşü ile itiraz ederek, Özel Daire kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme karannm aleyhe sonuç doğurmamak üzere bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Bu itibarla Yargıtay C. Başsavcılığının itirazının kabulu ile özel daire kararının kaldırılmasına, yerel mahkemenin aleyhe sonuç doğurmamak üzere kararın bozulmasına ve düşürülmesine karar vermek gerekmiştir ıvır zıvır......

bişey yapmalı dedi ki...

selam kardeşlerim şimdi aramızda hala karar bekliyenler için bir karar çıkacak bu da kendi verecekleri karar olacaktır arkadaşlar hala birilerinden veya başka kurumlardan ümitle bir karar bekliyorsanız bu tamamiyle gecikmeye belkide başarısızlığa neden olabilir elimizdeki veriler (cezaevlerinin doluluğu,31/12/2008 sonrası 3167 niin tck ya uygunsuzluğu tabi bu yılda bu işi çözemezsek bunun bir anlamı kalmayabilir,ekonomik kriz,adaletsiz uygulama,dünyada olmayan kanun v.b)lehimizde iken bu lehimize olan ve adaletli olan haklı davamızda hala destek ve katılımla hak arama konusunda ilk kararı savunma ve hak arama olarak ilk önce biz verelim sonrada hakkımızdaki kararı yargıdan meclisten ve tüm türk halkından isteyelim ama ne yazıkki vizdanlarda verilen kararlar beyine,kalbe,dolaylı olarak vücutlarda harekete neden olacak şekilde yansımıyor ilk önce bunu aşalım gerisini merak etmeyin lehimize sonuçlanacağına emin olun çünkü bu kararı uygulamak bile çok büyük bir kazançtır..herkesin vereceği kararın hakkımızda hayırlı olmasını dilerim

Adsız dedi ki...

cüneyt bey y.c.g.k. nda bizimle ilgili herhangi bir dosya varmı?? yoksa bizler boşuna yargıtaydan bir beklenti içinemi girdik.aydınlatırsanız çok seviniriz.

Adsız dedi ki...

arkadaşlar meclisten düzenleme çıkmadığı sürece yargıtay cezaya devam eder malesef

Adsız dedi ki...

Sn arkadaşlarım aylardır bir umutla çıkacak yasayı bekliyoruz,malesef sayıları 100 binlerle ifade edilen bu kadar insan beklemekten başka bir şey yapmıyor bir kaç kişi dışında, çok yazık türk toplumunun genel özelliği bu sanırım hep başkalarından medet ummak, aranızda hapis yatmayanlarınız var ise onlar bunun nedemek olduğunu bilemez bazıları işin ciddiyetinin farkında değil sanırım tecrübelerime dayanarak kısaca anlatayım, öncelikle kaçaksanız her hangi bir çevirmede kimlik konrolüne mutlaka denk geleceksiniz bunun kaçarı yok, sizden kimliğinizi alacaklar sorgu için bilgisayardan yanıt beklerken dünyalar başınıza yıkılacak, kaçsammı diye geçirceksiniz içinizden ama nafile kelepçe vurulacak kollarınıza karakola nezaret oradan infaz savcılığına ve jandarma eşliğinde doğru hapishaneye herşeyinizi alacaklar koyacaklar zarfa kaydınız yapılacak,gardiyan nezaretinde o kapkara parmaklıklar arkasına gideceksiniz, şak diye kapanacak o iğrenç kapı, içerisi tıklım tıklım leş gibi kokan kasvetli pis bir hava, saniyerr bile saat olacak zaman duracak kahredeceksiniz 1-2 hafta lokma geçmeyecek boğazınızan, hele o bayramlar başka bir buruk geçecek acaba diyeceksiniz anam babam , kardeşim eşim, çocuklarım napıyorlar ne yiyor ne içiyorlar diyeceksiniz intarı düşüneceksiniz umutsuzca, belki düşünmediğiniz en huzurlu olduğunuz tek an olan tabi orada da kabuslar izinverirse uykulardan koğuş kalk sesi ile uyanacaksınız, kaldığınız yerden devam geri saymaya tüm bunları neden yaşayacaksınız biliyormusunuz, allahın belası bir kağıta imza attığınız için, borçlu olduğunuz için şunu asla unutmayın bu ülkede affedilmeyen tek suç para cezası suçu malesef,keşke diyeceksiniz keşke daha çok çaba sarfetseydim zamanında yasa çıkması için beklemek başkalarından medet ummak yerine müzadele verseydim ama çok geç artık oturacaksın ranzana eğip boynunu o pis koğuş havasını teneffüs etmeye devam edeceksin bilmem kaç yüz günnnnnn

Adsız dedi ki...

13,41 DE YAZAN ARKADAŞIMIZIN YAZDIKLARINI YAŞAMAK İSTEMEYENLER, KABUS DOLU GECELERDE KOĞUŞ KALK SESİ İLE UYANMAK İSETEMEYENLER, SEVDİKLERİNİ CEZAEVLERİNDEN KURTARMAK İSTEYENLER LÜTFEN YARIN 12.00 DAN SONRA TÜM VEKİLLERİMİZE MSJ ATALIM. YARIN AREFEDİR. BAYRAM TEBRİKLERİNİZİ VE DURUMUNUZU ANLATAN KISA MSJLARI VEKİLLERİMİZİN TELEFONLARINA GÖNDERELİM..

ARAMAK İSTEYENDE VEKİLLERİMİZİ ARASIN GÖRÜŞSÜN.. VEKİL TELEFONLARI MAİLLERİNİZE GELECEKTİR.

HADİ ARKADAŞLAR ŞURDA 15 GÜN KALDI.ARTIK YAPMAMIZ GEREKENİ YAPALIM HERKES BİRŞEYLER YAPSIN.MAİLLERLE MSJLARLA LÜTFEN.

Adsız dedi ki...

ben yarın bana gelen telefonlara 100 adet msj çekicem..herkes lütfen çeksin. 5 kontor bile gitmiyor.

Adsız dedi ki...

bende gönderiyorum.. ya neden bir telefona msj göndermek sizin için külfet oluyo. atın işte msj. ne kdar seviyosunuz birilerinin birşeyler yapmasını yazıklar olsun

Cuneyt dedi ki...

Arkadaşlar
Bayramda Tüm vekillere sms göndereceğiz, Mail listelerine vekillerin cep numaralarını göndereceğim, sms gönderecek olan arkadaşlar mail kaydını yapsınlar, site iletişim yoluyla email adreslerini göndersinler..

Cuneyt dedi ki...

Arkadaşlar
Bayramda Tüm vekillere sms göndereceğiz, Mail listelerine vekillerin cep numaralarını göndereceğim, sms gönderecek olan arkadaşlar mail kaydını yapsınlar, site iletişim yoluyla email adreslerini göndersinler..

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR VEKİLLERİMİZİ ARAMAMIZ LAZIM. HABERLERİN BAZI YÖNLERİ İYİ BAZI YÖNLERİ KÖTÜ GİBİ. ÖZELLİKLE ADALET KOMİSYONUNDAKİ VEKİLLERİMİZİ ARAYIP SON DURUM HAKKINDA BİLGİ ALALIM LÜTFEN. MSJ GÖNDERMEYE DE DEVAM EDELİM. YARIM AYNI ANDA TÜM VEKİLLERE MSJ ATIYORUZ

Adsız dedi ki...

SON Bİ GAYRET ARKADAŞLAR. EKİM AYIN AZ KALDI. SONRADAN KEŞKE YAPSAYDIM DİYEREK HAYIFLANMAYALIM. HADİ BİZ BU İŞİ ALLAHIN İZNİYLE BAŞARIRIZ. HERŞEY BİZİM ELİMİZDE ELLERİMİZ ÇALIŞSIN

bişey yapmalı dedi ki...

Bazen başımıza öyle üzücü musibetler gelir ve bazen haddimizi aşarak 'Neden benim başıma geldi?' sorusunu yöneltiriz Yaratan’a! Peki musibetler ne söyler?
Bir musibet, bir felâket, bir kaza sonrası insanların olumsuz hallerine şahit oldunuz mu hiç?
Annesini, babasını, eşini ve bilhassa çocuğunu kaybeden mahzun bir yüreğin feryadını dinlediniz mi?
Hani şikâyet, tenkit ve isyan dolu cümleler vardır:
“Bu bela koca dünyada, o kadar kötü insan varken bir beni mi buldu?”
“Neden benim evladım öldü, neden? Bunca insan içinde niçin o ?”
“Yıllardır bu hastalığın elinden çektiğim cefa kalmadı. Bittim artık…”
“Fakirlik canıma tak etti. Birçok insan çalışmadan sefa sürüyor, ama biz acılar içinde kıvranıyoruz.”
Bu dünyanın adaletsiz olduğunu düşünüyorsak, dertsiz ve tasasız bir hayatın hayalini kuruyorsak bilmeliyiz ki büyük bir yanılgının içerisindeyiz. Yaratılmış her şeyin bir nedeni olduğu gibi başımıza gelen her türlü bela ve musibetin de sıkıntının da bir nedeni, amacı var. Asıl mesele başımıza gelen bin bir türlü sıkıntıları nasıl karşıladığımızdır. Çünkü yaşanılan sıkıntılar kimilerini olgunlaştırıp güçlendirirken, kimilerini zayıflatmakta, hadsizce isyana sürükleyebilmektedir. İşte bu nedenle bela ve musibetleri iyi okumak, insanı bu imtihan dünyasında güçlü ve dirençli kılacaktır.
Etrafımızda şahit olduğumuz ya da bizzat karşılaştığımız olumsuz ve yıpratıcı olayları iyi okuyabilmek için ise maneviyatın son derece güçlü olması, maneviyatın güçlü olması için de ibretlere dikkat kesilerek, yaşanmışları yaşamışçasına idrak etmek gerekmektedir. Bu idrak eksikliğidir ki etrafımızda cereyan eden birçok hadise, uyuyan şuurumuzda etkisiz kalırken, başımıza geldiği zaman ziyadesiyle tahripkâr ve yıkıcı olmaktadır.
Dolayısıyla dirençli ve sabırlı olabilmek için bol bol kalbimize ve maneviyatımıza yatırım yapmamız gerekiyor. Hiç şüphesiz, bu anlamda en özel, en önemli yatırım da kudret ve hikmeti sonsuz olan Yaratıcı’yla kurulacak ilişkidir. Bu ilişki sayesinde kendimizi, sınırlarımızı, kudretimizi, acziyetimizi anlayabilecek ve anladığımız oranda da hayata karşı bir konum belirleyebileceğiz.
Böyle bir ilişkiyi ve manevi duruşu en çok peygamberlerde ve peygamberlerin sadık tabilerinde görebiliyoruz. O kutlu insanlar, en büyük felaket ve zorluklara maruz kaldıkları halde güçlü olmayı başarmışlar, başlarına gelen olaylardan hiçbir şikâyette bulunmamışlardır. O insanların tavrı bugün için, yarın için, kısacası dünya döndüğü müddetçe insanlık için, hakikat olan bir ölçüyü bizlere göstermektedir.

bişey yapmalı dedi ki...

1. Kendi yaptığımız kötülükler sebebiyle olabilir.
Hz. Âişe’ye, “İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker ve dilediğini bağışlar.” (Bakara: 284) âyetiyle, “Kim kötülük yaparsa cezasını görür.” (Nisa: 123) âyetinin ne demek olduğu sorulduğunda, o da bunu Hz. Peygamber’e daha önce sorduğunu ve şöyle cevap verdiğini nakletmiştir:
“Bu Allah’ın hastalık ve kazadan, cebine koyduğu basit bir eşyanın kaybıyla duyduğu üzüntüye varıncaya kadar maruz kaldığı musibetlerle kulunu (dünyada) cezalandırmasıdır. Böylece kul, peyderpey günahlardan arınmış olarak çıkar, tıpkı ham altının körükten saf kızıl (altın) çıktığı gibi.” (Tirmizi, Tefsir-u Bakara)
2. Mü’minin günahlarını temizleyip berraklaştırmak için olabilir.
"Hangi Müslüman’a hastalık (ve bir diken veya daha küçük de olsa eziyet veren bir şey) isâbet ederse, ağacın hazan vakti yaprakları döküldüğü gibi, Allah (c.c.) bu musibetleri onun hatalarına keffâret kılarak günahlarını döker." (Bu*hârî, Merdâ: 13)
"Mü'**min kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık, bir üzüntü, hatta ufak bir tasa isabet edecek olsa, Allah (c.c.) onun se*be*biyle mü'minin günahından bir kısmını mağfiret buyurur." (Buhari, Marda: 1; Müslim, Birr: 52; Tirmizi, Ce*naiz: 1)
3. Mü’minin cennette derecesini arttırıp, yüksek nimetlere kavuşması için olabilir.
Sabredenlerin mükâfatını, yapmakta olduklarının daha güzeliyle vereceğiz. (Nahl: 96)
"Allah (c.c.) kime hayır dilerse (onun günahlarını bağışlamak ve manevi derecesini yükseltmek için) ona musibet verir." (Bu*hârî, Merdâ: 1)
“Kul, Allah’ın kendisi için takdir ettiği dereceye ameli ile ulaşamazsa, Allah (c.c.), onun canına, malına veya çocuğuna bir musibet verir, o da bunlara sabrederse böylece Allah’ın kendisine takdir ettiği mertebeye ulaşır.” (Ahmet b. Hanbel, Müsned, 5/272)
“Musibetler, yüzlerin karardığı kıyamet gününde sahibinin yüzünü ak eder.” (Taberani, Câmiu’s-Sağîr, 6: 273, Hadis No: 9218)
4. İmtihan için olabilir.
“O insanlar sandılar mı ki ‘iman ettik’ demeleriyle bırakılacaklar da imtihana çekilmeyecekler? Doğrusu biz onlardan evvelkileri de denedik. Allah sâdık olanları da muhakkak bilecek, yalancı olanları da...” (Ankebut: 2-3).
“Şüphe edilen altın, ateşle muayene edildiği gibi, insan da bela ile imtihan olur.” (Taberânî)
“Allah’ı ve Resûlünü seven, belaya hazırlıklı olsun, sabır zırhını giysin!” (Beyhakî)
Evet, başımıza gelebilecek her türlü bela ve musibetin bir amacı var. Hazırlıklı olup sabır göstermek, imtihanı kazanmamızı sağlayacağı gibi acılarımızı da hafifletecektir. tüm imtahanları kazanmak duasıyla

alıntıdır

Adsız dedi ki...

arkadaşlar, ben 34 yaşındayım 1,5 sene kadar önce iflas ettim yaklaşık 10-11 yaprak, 150,000 ytl çek borcum var. hapis cezası sebebi ile ne bir işe girip çalışabiliyorum ne de başka herhangi bir girişimde bulunabiliyorum. tüm çevremden kaçmak zorunda kaldım, birinden biri durumumu alacaklılara anlatırsa diye kimseye güvenemez oldum. Hatta geçen ay elimde avucumda kalan son bir kaç milyarımı da yarı dolandırılma yarı gasp sonucu kaybettim. bunun için bile gidip şikayette bulunamıyorum. bu kanun nedeni ile artık sokağa bile çıkamaz hale geldim. son umudum kanunun değişmesi ve bu sayede bir iş bulup çalışabilmek. takip edebildiğim kadarı ile çek borçlarını ödeyemeyenlere uygulanan hapis cezası kaldırılacakmış. Ama bir kaç kişiden de hapis cezasının sadece borcunu ödeyenler için kalkacağını duydum. Lütfen bir bilen bana kısaca ne olacağını veya ne olabilme ihtimali olduğunu anlatabilir mi? Intihar etmeyi bile düşünmeye başlamıştım bu kanun değişikliğini duymadan önce. Lütfen bir bilen kısaca anlatsın ne olabileceğini. Şimdiden herkese ailesiyle hayırla bayramlar dilerim.

Adsız dedi ki...

00,52 de yazan arkadaşımız öncelikle geçmiş olsun. intihar etmeyi falan öncelikle bi tarafa koyun. bu tür eylemler ve sözler acizlerin işidir. bizlerde sizin gibi hatta daha beter durumdayız ve mücadelemizi 10 aydır sürdürüyoruz.

çekelrde hapis cezalarının kalkacağı yada kalmayacağı konusuna gelince.. kalkacak diyende yalan sölememiş,kalmayacak diyende.. maalesef şunada kanun sürümcemededir. bunun sonucunu ancak bizim baskılarımız belirleyecektir.sesimiz ne kadar gür çıakrsa o kadar lehimize sonuçlanacaktır.

bu anlamda ne yapabilirsiniz? öncelikle ziyaretçi bölümünde girip bilgileri doldurun ve mailinizi bize bırakın. mailinize milletvekillerimizin telefonları gelecektir. bu telefonlara haftalık periyotlarda durumumuzu özetleyen msjlar atmaktayız.ayrıca faxlar çekmeteyiz. ve vekillerimizi devam arayıp arayı sıcak tutmaya çalışmaktayız.sizde bunlarda hangisi kolayınıza geliyosa yapabilirsiniz.. tekrardan geçmiş olsun

Adsız dedi ki...

02,3de cevap yazan arkadaşa tşk ederim. Bu durumda meclisin açılmasından sonra durumumuz belli olacak gibi görünüyor. Yani arkadaşlar en geç 1 - 1.5 aya kadar ak koyun kara koyun belli olacak. Ne diyelim Allah hepimizin hakkında hayırlısını versin. Ziyaretçi bölümündeki formu doldurdum gelen telefonlara fakslara ben de mesajlar göndereceğim mutlaka. Arkadaşlar benim aslında anlayamadığım bir nokta daha var. Okuduğum açıklamalarda ve yorumlarda ikinci kez karşılıksız çek kesilmesi durumunda diye özellikle belirtilen bir konu var. Sanırım biraz olsun bunları yaşamış herkes bilecektir ki ticaretle uğraşıken batan birinin sadece bir adet karşılıksız çeki olması çok zor. Ben yaklaşık 4 sene tüm çeklerimi kredilerimi senetlerimi vergilerimi her şeyimi ödedim. Sıkıntıya düşünce ise doğal olarak hiç birini ödeyemedim. Açıklamalarda söytlenen her yaprak ayrı dava ayrı suç sayılır demekse bu durumda ben aynı suçu mükerrer mi işlemiş oluyorum?

Adsız dedi ki...

mükerrerlikte hapis cezası 1-5 yıl arasındadır. bununda verilebilmesi için daha evvelden verilen adli para cezasının infazının yapılması ve herhalde üzerinden 1 yıl geçmesi gerekmektedir. bunu ticaret hayatındanda anlayabiliriz. bir ticari ilişki de verdiğiniz çek bir tane olmayabiliyor. bu sebebledirki hakimler arasında 1 yıllık bir zaman öngörülmüştür.yani adli para cezasının infazından sonra 1 yıl geçmesi gerekmektedir

ancak 01,01,2009 dan sonra, tck ya uygun hale getirelemeyen çek kanununda hiçbir suretle mükererlikten olsun yada başka bir durumdan dolayı olsun DİREK hapis cezası verilmiyor. bunuda belirtmek isterim.

sizlerin üzerine düşen şey vekillerimize fax mail ve msj göndermek onları aramak ve derdinizi anlatmanızdır. saygılar

M.K. dedi ki...

Arkadaşlar,

şimdiden hepinizin mübarek ramazan bayramını kutluyorum. Dün sitede bir sorun vardı sanırım mesaj almıyordu. Mail kutumuza gelen fax, adres ve telefonlara elimizden geldiğince sms mail vs atmaya çalışıyoruz. Bu arada bazı arkadaşlarımız yine birilerine epey giydirmiş olmuyor,yapılmıyor vs diye. Teşvik edelim ama germeyelim. Gerginlik bize pek iyi gelmiyor ve ortam bazan karışıyor.
Yapamayan arkadaşlarda olabilir. Yapamayan diyorum çünkü yapmamakla yapamamak aynı şey değildir. Bazan insanın kontör alacak parası dahi olmayabilir veya fax çekemeyecek durumuda olmayabilir bunuda dikkate almakta fayda var.
Ekimde meclis ziyareti ile ilgili herhangi bir çalışma başladımı ne zaman düşünülüyor. Admi,nler veya konuyla ilgilenen arkadaşlar bilgi verirse iyi olur.

Saygılarımla

Adsız dedi ki...

SEVGİLİ ARKADAŞLAR BAYRAM TEBRİĞİ İLE VEKİLLERE GÖNDERDİĞİMİZ MSJLARIMIZ SONUÇ VERMEYE BAŞLIYOR. 3-5 ARKADAŞIMIZ BENİ ARAYIP MSJLARINI GÖNDERDİKLERİNİ VE VEKİLLERİMİZDEN BİR ÇOĞUNUN GERİYE DÖNÜP ARADIKLARINI VE YARIM SAATE YAKINDA DİNLEDİKLERİNİ ANLATTILAR.

ŞİMDİ SIRA SİZDE. BAYRAM HENÜZ BİTMEDİ.DAHA ZAMANIMIZ VAR. ANCAK BAYRAM DOLAYISLA VEKİLLERİMİZE YOĞUN MSJLAR GİTMEKTEDİR. BU MSJLARDAN BOĞULAN VEKİLLERİMİZ TELEFONLARINI DANIŞMANLARINA VERİP CVP MSJLARINI DANIŞMANLARI GÖNDERMEKTEDİR. MSJLARINIZI BUGUNDEN ATIN.. YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR. ARAYACAK OLANLARDA LÜTFEN VEKİLLERİMİZİ ARASIN.. EKİM AYINA AZ KALDI HAYDİ ARAKADAŞLAR.

Adsız dedi ki...

EKİM AYINDA ELBETTEKİ BİR ZİYARET YAPILACAK..ANCAK EKİM AYI PROGRAMI VE AÇILIŞI BELLİ OLMADAN; BAZI İNSANLARIN YAPMIŞ OLDUKLARI ACELECİKLER GİBİ ACEMİLİK YAPMAK İSTEMİYORUZ.HERKES SABIRLI OLSUN. HARÇLIKLARINI AYARLASIN.. ŞİMDİDEN İŞYERLERİNDEN İZİNLERİNİ ALSIN. EKİM AYINDA ELBETTEKİ MECLİSE ZİYARETİMİZ OLACAK. BUNDAN KUŞKU DUYAN MI VAR HALA?

jenardi

M.K. dedi ki...

Sayın Jenardi

kuşku duyan yok zaten. Demek istediğim tam tarih olmasa bile bir tarih aralığı varsa ona göre hazırlık ve ayarlama yapmak gerekecek.
şehirlere göre sayımızı bilmek
uygun olacağı için sayı yeterliyse araç ayarlamak
tarihe göre çevreden müsait olan insanlarıda ayarlayıp getirmek vs.vs.

Bu gibi sebepler için sordum sadece. Ekim de hep yazdığımız ve hep yazılan gibi kalabalık olmamız lazım buda organizasyon istiyor. Yetere yakın sayı var ve araba tutarsak fazladan birkaç kişiyi nasıl getiririz hesabı yapmaya çalışıyorum.

saygılarımla

M.K.

Erkan dedi ki...

Müteakip bayrama özgür girmek umuduyla tüm mağdurlara iyi bayaramlar..

Cuneyt dedi ki...

Ortak bir amaç için kenetlendiğimiz,
hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız,
kardeşlik ve dostluğumuzu yücelttiğimiz,
bu mücadelemizde,

Ramazan bayramının
mağdurların huzur ve kurtuluşuna,
vesile olmasını diliyoruz

Hayır kapıları sonuna kadar açık olsun
bayramınız mübarek olsun...


Çek Mağdurları

bişey yapmalı dedi ki...

GÖNÜLLERDE OLSUN
Selam dava kardeşlerim sevdiklerimizden ayrı olsak ta gönüllerimiz beraber,
Hepimiz ayrı yerlerde olsak ta kardeşliğimiz,birlikteliğimiz,mücadelemiz beraber
Hepimiz sabır huzur ümit mücadele içinde olalım zaferimizde nasipse olacak beraber
Bu yaşadığımız bayramda da sanmıyorum ayrılık var hüzün var paylaşıyoruz hep beraber
Çok şükürler olsun hepimizin bayramı mübarek olsun sevgi ve saygılarımla beraber))))

Adsız dedi ki...

bütün çek mağgurları arkadaşlarımın bayramını kutluyor,sabır ve özgür günler diliyorum..AASAA

Adsız dedi ki...

HERKESİN RAMAZAN BAYRAMINI KUTLUYORUM.HERKESE MÜBAREK OLSUN..

SEVGİLİ ARKADAŞLAR BAYRAMDA VEKİLLERİMİZ CEP TELEFONLARINI DANIŞMANLARINA BIRAKMAKTADIR. DANIŞMANLARDA GELEN MSJLARI OKUMADAN BAYRAM MSJI İLE KONTRA CEVAPLAR GÖNDERMEKTEDİR.SİZLERDEN RİCAMIZ MAİLLERİNİZE GELMİŞ OLAN VEKİL TELEFONLARINA MSJ ÇEKMEDEN DİREK ARAYIP DURUMUNUZU ANLATMANIZDIR. BU HEM DAHA ETKİLİ OLACAKTIR HEMDE YÜZYÜZE GÖRÜŞMENİN ÖNEMİ ORTAYA ÇIKACAKTIR. İLGİNİZE TEŞEKKÜRLER

JENARDİ

Adsız dedi ki...

DEĞERLİ ARKADAŞLAR; DEĞERLİ DOSTLAR, DEĞERLİ SİTE SAKİNLERİ, DEĞERLİ DAVA ARKADAŞLARIM. HEPİNİZİN; AMA HEPİNİZİN, BU HAKLI DAVAMIZDA BİRLİKTE YOLA ÇIKTIĞIMIZ HEPİNİZİN, BU MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMINI; YÜREKTEN, CANI GÖNÜLDEN KUTLARKEN, O YÜCELER YÜCESİ TANRIMIZIN; BU BAYRAMI, YILLARDIR ÇEKTİĞİMİZ BU CEZALARDAN, BU ÇİLELERDEN, BU ZOR DURUMLARDAN ÇIKIŞIMIZ İÇİN, HAYIRLARA VESİLE KILMASINI DİLİYORUM. HERKESE; AMA HERKESE, SEVGİLER SAYGILAR VE SELAMLARIMLA... HASAN(BARIŞÇI)-MERSİN

Adsız dedi ki...

DEĞERLİ ARKADAŞLARIM,
BAYRAMIN TÜM ARKADAŞLARIMIZA SAĞLIK, MUTLULUK,BAŞARI, ÖZGÜRLÜK GETİRMESİNİ DİLERİM.
TÜM ARKADAŞLARIMIZ İNŞALLAH BU BAYRAM VESİLESİ İLE SEVDİKLERİNE KAVUŞUR, DAİMA MUTLU YAŞAR.
BAYRAMDAN SONRA İŞİMİZ ÇOK. FAKS , MESAJ , E-MAİLLERİMİZE DEVAM ....
VAZGEÇMEK ASLA VE ASLA YOK ....
ALLAH'IN İZNİYLE SİZE EKİMDE GÜZEL HABERLER YAZICAZ
UMUTLUYUZ , OLACAK.
SEVGİLERİMLE,
DENİZ GÜL

Ncdt dedi ki...

Arkadaşlar hepinizin ramazan bayramını kutlar sağlıklı ve ÖZGÜR günler dilerim

Adsız dedi ki...

Kader arkadaşlarım
hepinizin ramazan bayramını kutlar, yüce allahtan özgür olarak geçireceğimiz nice bayramlar nasip etmesini dilerim

bir yudum huzur

bişey yapmalı dedi ki...

GÖNLÜM DAĞLARDA

Bulutlardan haber saldım sen gelecektin
Yağmur yağdı gözlerime sen silecektin
Taş duvarlar sıkar beni
Gönlüm dağlarda

Resmin çizdim hasret kokan duvarlarıma
Güller diktim penceremin ön tarafınA ama
Kelepçeler sıkar beni (demir kapı sıkar beni)
Gönlüm dağlarda

gönlüm dağlarda şarkı sözleridir:)

SoftTurk dedi ki...

Hepimizin Mübarek Ramazan Bayramını kutluyorum, nice Ramazanlara özgürce İnşallah...

Adsız dedi ki...

TÜM DOSTLARIN RAMAZAN BAYRAMINI KUTLARIM.UNUTLU VE MUTLU YARINLARA ULAŞMAK İÇİN YILMAK YOK MUCADELEYE DEVAM

BURHAN HOCA

Adsız dedi ki...

50. kuruluş yıldönümünü kutlayan AİHM’nin Türkiye’ye ilişkin verdiği kararlar yargı sistemine ciddi bir uyarı niteliğinde

Türk yargısı sınıfta kaldı


© AİHM’de bekleyen dosyaların yüzde 11.4’ünü, “Türkiye’de hakları gasp edilenlerin” yaptığı başvurular oluşturuyor.

MELTEM YILMAZ

50. kuruluş yıldönümünü kutlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), 50 yılda verdiği kararlara ilişkin yayımladığı rapor, Türk yargısına ilişkin çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. AİHM’de bekleyen dosyaların yüzde 11.4’ünü, “Türkiye’de hakları gasp edilenlerin” yaptığı başvurular oluşturuyor. Avrupa Konseyi’ne üye olan 800 milyon nüfuslu 47 ülke arasında Türkiye ile ilgili 11 bin 100 şikâyet dosyası bulunuyor. 1954 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olan Türkiye hakkında bugüne dek verilen 1939 kararın 1676’sında ihlal tespit edilirken ihlal olmadığına karar verilen dosyaların sayısı ise yalnızca 37’yle sınırlı kaldı.

İlkini “Lawless-İrlanda” kararıyla 14 Kasım 1960’ta, son kararını ise 18 Eylül 2008’de veren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 50. kuruluş yılında yayımladığı raporda Türk yargı sistemindeki çarpıklıkları da gözler önüne serdi. 1 Ocak 2009’dan itibaren 97 bin 300 başvuru dosyası bulunan AİHM’de bulunan dosyaların yarısı Türkiye, Rusya ve Romanya ile ilgili şikâyetleri kapsıyor.

İşkencenin yarısına yakını Türkiye’de

AİHM’nin Türkiye’ye ilişkin verdiği kararlar ise yargı sistemine ciddi bir uyarı niteliğinde. AİHM’nin “İfade özgürlüğünün ihlal edildiğini” tespit ettiği toplam 348 kararından 170’i, “adil yargılama yapılmadığı” yönünde verdiği 2 bin 725 karardan ise 531’i Türkiye aleyhinde. AİHM’nin “Gözaltında, cezaevinde ve alıkonma mekânlarında işkence”ye yönelik verdiği toplam 48 kararın 22’si, “İnsanlık dışı muamele” ile ilgili, değerlendirme yapılan 417 karardan 147’si, “yaşam hakkının ihlali” tespitine ilişkin, verilen 146 karardan ise 66’sı yine Türkiye’ye ilişkin. “Yaşam hakkının hiçe sayıldığı durumların soruşturulmadığının tespit edildiği” toplam 223 karardan 120’sinin de Türkiye’ye ilişkin olması, soruşturma sisteminin sağlıklı yürümediğinin en açık göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Cumhuriyet
ofluoğlu

SoftTurk dedi ki...

İnsan haklarını kim sallar,
yaşasın politikacı hakları

M.K. dedi ki...

Dünden beri sorun var mesaj atamıyordum nihayet düzeldi

Tüm arkadaşların Bayramını kutlar. Allah tan özgür günler temenni ederim

saygılarımla

bişey yapmalı dedi ki...

Üşüyorum

Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum

Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum

Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum

Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın

Beton çok soğuk, üşüyorum…

Muhsin YAZICIOĞLU

Adsız dedi ki...

HEM BURDA HEM DİĞER BLOG DA YAZAN VE ASIL NİYETLERİ YALAKALIK OLAN İNSANLARI KINIYORUM

Adsız dedi ki...

48 deki kardeşim,
Bizim insanımızın beni üzen bir proplemi de belirli bir maksadını ifade etmek istediği zaman seçtiği ifade ile hem maksadını aşması ve hem de yakışıksız ve uygun olmayan ifadelerle birilerine saygısızlık yapar hale gelmesidir..

48 de yazdığınız kısa bir cümle işte böyle bir örnek..

Madem bu kadar açık sözlüsünüz, diğer blogta yazmamnın mahsurunu açıkca yazsaydınız daha faydalı ve yerinde olurdu..

Benim gibi kimi zaman o bloga yazan arkadaşlar da bir anda kendilerini 'YALAKA' durumuna düşürmemiş olurlardı..

Neyse iyiniyetinden şüphe edilemez.. Ama dikkatsiz biri olduğun aşikar..

Adsız dedi ki...

Değerli Arkadaşlar; elbetteki bizim baba ocağı sitemiz burasıdır lakin, diğer sitelerden haber almak,iletişim kurmak, haklı davamız için yardımlaşmak yerinde olacaktır. Kaldıki; diğer bazı siteler, zaman zaman sitemizdende alıntı yapmaktadır. Önemli bir haber varsa; bizimde, bazı yerlerden alıntı yaparak, burda; bu siteyi takip eden arkadaşlara bilgi vermemiz kadar olağan ne olabilirki? Bir siteden bize davet varsa; nezaket kuralları içerisinde, onların bayramlarını kutlamak ve iyi mesajlarımızı göndermek kadar, tabi birşey olabilirmi? Bizim ortak amacımız nedir? Haklı olan davamızda; mümkün olduğu kadar aynı çatı altında toplanıp, ortak eylemlerimiz ne olacaktır? O eylemlere yönelmeliyiz. Bayram sonrası; yasal çerçeveler içerisinde, yol haritamızı çizip, çalışmalara başlamalıyız. Saygılarımla. Hasan(Barışçı)-Mersin

Adsız dedi ki...

bütün herkesin ramazan bayramı mübarek olsun daha nice bayramları özgür geçirmemiz temennisiyle...bişey yapmalı... rahmetli yazıcıoğlunu da gönlümüzde tazelediğin için allah razı olsun....tarık

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR BAZI HUSUSLARI HATIRLATMAKTA FAYDA GÖRÜYORUZ.
BİLİNGİĞİ GİBİ ŞUANDA MEVCUT ÇEK KANUNU YÜRÜRLÜLÜKTEDİR.OCAK AYINDA BAŞLAYAN BERAAT KARARLARINA ADALET BAKANLIĞI ''KANUN YARARINA BOZMA'' TALEBİYLE İTİRAZ ETMİŞ VE İSTEDİĞİNİ YARGITAY 10.CEZA DAİRESİNE YAPTIRMIŞTIR.YANİ KANUN YÜRÜRLÜLÜKTEDİR.

ADALET BAKANLIĞI ARTAN BASKILARA DAYANAMAYIP BORÇLU CEPHESİNDEN AYRI ALACAKLI VE BANKA FACTORİNG TEFECİ CEPHELERİNDEN DE AYRI BASKI GÖRMEKTEDİR.

ŞİMDİ GELELİM İŞİN KÖTÜ TARAFINA; SİZ OLSANIZ BUNCA BASKIYLA KÖŞE SIKIŞIP ZATEN YÜRÜRLÜKTE OLAN BİR YASAYI DEĞİŞTİRİRMİSİNİZ? BEN OLSAM DEĞİŞTİRMEM. VE BİZLERDE ADALET BAKANLIĞININ 'ZATEN YASA YÜRÜRLÜLÜKTE '' DİYEREK YENİ YASAYI GÜNDEME GETİRMEMESİNDEN KORKUYORUZ.

NE YAPMALIYIZ? MEVCUT BASKILARIMIZI 2 KATINA ÇIKARIP VEKİLLERİMİZE MAİL VE MSJ GÖNDEREREK DEĞİL,BİZZAT ARAYIP KONUŞARAK BASKI KURMALIYIZ.YASA EĞER GÜNDEME GELİRSE İNANIN BANA BİZİM LEHİMİZE BİRŞEY ÇIKACAK İNŞALLAH.BİZE MANİ OLAN ŞEY BU YASANIN GÜNDEME GELMEMESİ.

MAİLLERİNİZE DEFALARCA KEZ VEKİL TELEFONLARINI ATTIK.O LİSTELERDEN HERGÜN 2 VEKİLİ ARAYARAK DERDİNİZİ DURUMUNUZU ANLATIN.BOŞBOŞ OTURUP,TAMAM ARARIM,ŞU GÜN GELSİN ARARIM DEMEYİN.HERKES ARTIK OLAYIN CİDDİYETİNİ KAVRASIN..
BU YASA NASIL OLSA ÇIKMAYACAK,HÜKÜMETE İKTİDARA GÜVENİM KALMADI DİYENLER!!!! BUGUN ALLAHIN LÜTFUNDAN ÜMİDİ KESİP KAYBEDENLERDEN OLMAYIN!!!


EKİM AYI İÇERSİNDE ANKARAYA BİR ORGANİZASYONUMUZ OLUCAK.ANCAK SAYIMIZ 500 OLMASSA BU ORGANİZASYONA GEREK YOK.ONUN İÇİN HERKES AİLESİNE ARKADAŞINA HABER VERSİN.YALNIZ GELMEK MARİFET DEĞİLDİR.
SAYGILARIMLA JENARDİ

Adsız dedi ki...

Devam eden 1.000.000 karşılıksız çek davası varmış.En az 150.000 kişi hapis cezası alabilirmiş.
Acaba diyorum hepsi birden teslim olsa cezaevlerinin durumu ne olur.......

Adsız dedi ki...

ÇEK MAĞDURLARI NE YAPMALI?

Bu soruya cevap vermeden önce Burhan İşcan konusuna son bir değinmek ve Özgür Beye(ADMİN) e biraz değinmek istiyorum. Burhan İşcan konusunda hata yaptığımı en başta kabul ettiğimi söylemek istiyorum. Ben iyi niyetimle kendime tuzak kurmuşum. Çek Mağdurlarının bir lidere ihtiyacı olduğunu düşündüm. Bu, ben olamazdım, çünkü ben bir avukatım; bir avukatın çek mağdurlarının önüne düşmesi benim düşünceme göre doğru değildi. Bu nedenle İşcan’ı hatalarından arındırıp destekleyerek bu önderliğe hazırlamak gibi bir saflığa kapıldım. İşcan konusunda ilk yazımda şöyle diyorudum:
YAZININ TAMAMI http://rahmiofluoglu.wordpress.com/2009/09/22/cek-kanunu

Adsız dedi ki...

SEVGİLİ ARKADAŞLAR SALI GÜNÜ 18,29 DA YAZDIĞIM YAZININ GEÇERLİLİĞİ HAKKINDA İÇİMDE ŞÜPHELER VARDI ANCAK DÜN GECE SKYTURKTE BİR ALT YAZI GÖRDÜM. AYNEN ŞÖYLE DİYORDU '' MECLİS AÇILDIĞINDA İLK 1 AYLIK GÜNDEMİ DEMOKRATİK AÇILIM OLUŞTURACAK'' 1 AYDAN SONRA DA BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ BAŞLAR..

ARKADAŞLAR MEVCUT ÇEK KANUNU YÜRÜRLÜLÜKTE.. YENİ ÇEK KANUNU YAPMAYA GEREK VARMIDIR SORARIM SİZE? TABİKİ VARDIR DİCEKSİNİZ. AMA BU BASKILARA İKTİDAR DAYANAMADI.BEN YASA MASA YAPMIYORUM DİYEBİLİR.

ARTIK MAİLLERİ MSJLARI Bİ TARAFA BIRAKIN.SİZE GELEN MAİLLERDEKİ VEKİLLERİ TEK TEK ARAYIP GÖRÜŞÜN.GRUP BAŞKAN VEKİLLERİ İLE GÖRÜŞÜN.DERDİNİZİ ANLATIN. KORKMAYIN.BU İŞİ ANCAK BASKIMIZ HALLEDECEKTİR.

SAYGILARIMLA JENARDİ

Adsız dedi ki...

Yaaa.. yasa yok / af yok / tahliye yok. (Öncelikle bayrampaşa filmini izlemiş olanlar varsa beni daha iyi anlarlar) Var diyen kendini kandırır. (Bugüne dek benim ve içerdeki yakınımı kandırdığım gibi)Bunlar olacak olsa şuana dek olurdu koskoca 9 ay üç beş gün değil ya aylar hatta sene olacak. Artk umutlar tükendi sadece ben bireysel olarak Düzenli olarak; her gün ve aynı kişi ve kurumlara mail ve faks yolluyorum dün sonuncuları yolladım ve sadece boşa kürek çekmişim onu anladım. En Son Ekim'de yhttp://cek-magdurlari.blogspot.com/2009/09/karslksz-cek-cezagenel-kurulu-kararlar.html?showComment=1253702658560asa çıkacak tahliyeler olacak denmişti. Diyenler kendilerini biliyorlar. Ekimi de bekleriz bakalım Ekim ayında ne diyecekler. Bloga yazmak kolay ama denilen tarih gelince.. Bahaneler sıralanıyor. Kardeşim emin değilsen milleti kandırmayacaksın. İçerde 1 Dk nın nasıl geçtiğini bilseniz. Bunları yazamaz ve aklınızdan geçirseniz bile uykularınız kaçardı. Ekim 15 e kadar bekleyip ekimde yasa çıkacak diyenlere gerekli cevapları vereceğim (İNSANLARIN DUYGULARIYLA OYNAMAYIN)

Adsız dedi ki...

SEVGİLİ 14,35 DE YAZAN ARKADAŞIM.İNSANLARIN DUYGULARIYLA OYNAYAN VE OCAK AYINDAN BERİ BİZLERİ GERİYE GÖTÜREN,HER FIRSATTA TARİH VERİP YASA KOYUCUDAN BİLE DAHA FAZLA BİLGİSİ VARMIŞ GİBİ UKALALIK YAPANLARI ARAMIZDAN GÖNDERDİK. BİZ BİZE KALDIK.NE İDÜĞÜ BİLİNMEZ ADAMLARIN ARKASINDAN KOŞMUYORUZ BİZ.BELGESİZ KANITSIZ KAYNAKSIZ ASLA KONUŞMUYORUZ.

HERŞEYDEN ÖNCE ŞUNU BELİRTEYİM BENİM SÖLEMİŞ OLDUĞUM KAYNAKLARIN HEPSİ MİLLETVEKİLİ KÖKENLİDİR.

YASA ŞAYET MECLİS GÜNDEMİNE GELİRSE,LEHİMİZE BİRŞEYLER ÇIKACAKTIR. BELKİ CEZA İNDİRİMİ,BELKİ AF,BELKİ DİREK CEZANIN ORTADAN KALDIRILMASI,BELKİ DENETİMLİ SERBESTLİK.AMA NE OLACAĞINI BİLEMİYORUZ.NE OLACAĞI BİZİM ELİMİZDE.HÜKÜMET BASKILARA KAYITSIZ KALAMAYACAKTIR.TEMENNİMİZ BUDUR.

SİZLER ŞU KADAR FAX ÇEKTİM ŞURAYA ŞUKADAR MAİL GÖNDERDİM ARTIK ÜMİDİM KALMADI DEDİKÇE BU HÜKÜMET ZATEN BU YASAYI YAPMAYACAKTIR.KEYFİNİZ BİLİR. NASIL İSTERSENİZ.ALLAH HEPİMİZİN YARDIMCI OLSUN

SAYGILARIMLA

Adsız dedi ki...

SADECE TAHMİN,BİR DUYUMA DAYALI DEĞİL; jENARDİ'NİN YORUMUNU OKUYUNCA AKLIMA GELDİ, BEN DAHA ÖNCE YAZDIM:
HÜKÜMET NEDEN YENİ ÇEK KANUNU ÇIKARSIN Kİ?
BÜLETT ARINÇ 2010 YILINDA EKONOMİK KRİZ BİTECEK DİYOR, YENİ ÇEK KANUNU DA 2011 DE GÖRÜŞÜLSE, KİYAMET Mİ KOPAR? KİMİN UMURUNDA SİZİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜZ!..
BU KARŞILIKSIZ ÇEK CEZALARI ANAYASAYA, AİHS SİNE AYKIRI AMA EKONOMİYE YARARLI; BEN DİYORUM Kİ İLK ÇAĞDA OLDUĞU GİBİ ÇEKLERİNİ ÖDEYEMEYENİ, ÖNCE ZİNCİRE VURUN, SONRA FALAKAYA YATIRIN, OLMAZSA ALACAKLIYA KÖLE OLARAK VERİN, HAPİSTE YATACAĞINA ALACAKLIYA ÇALIŞIR, HEM EKONOMİYE KATKI YAPAR, HEM DE BORÇ ÖDENİR.. NE DERSİNİZ? HAPİS DE ANAYASAYA, ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE AYKIRI, HİÇ OLMAZSA BU YOL DAHA ETKİLİ...
OFLUOĞLU

Adsız dedi ki...

BORÇ İÇİN HAPİS YASAĞININ TARİHSEL GELİŞİMİ VE ULUSLAR ARASI BELGELERDEKİ YERİ
Yrd. Doç. Dr. Sesim SOYER GÜLEÇ

I.Borç İçin Hapis Yasağının Tarihsel Gelişimi

Para borçlarını yerine getirmeyen veya sözleşmeye aykırı davranan kişiler tarih boyunca insan onuruna aykırı olarak çok çelişkili şekillerde cezalandırılmıştır. Bu kişiler parçalanarak et ve kemikleri alacaklılar arasında paylaşılmış, köle olarak çalıştırılmış, hapsedilmişlerdir. Zamanla borçlunun tüm mallarının haczedildiği, daha sonrada borçlunun yaşaması, mesleğini icra etmesi için gerekli malları hariç olmak üzere, diğer mallarını satıldığı görülmüştür.
OKUMAYA DEVAM EDİN http://rahmiofluoglu.wordpress.com/2009/09/16/borc-icin-hapis-yasaginin-tarihsel-gelisimi-ve-uluslar-arasi-belgelerdeki-yeri

Adsız dedi ki...

BURHAN İŞCANIN GERİZAKALILIKLARI YÜZÜNDEN VEKİLLERİMİZ GÖRÜŞMEK DAHİ İSTEMİYORLAR.. ARTIK BURHAN İŞCAN VEKİLLERİN GÖZÜNDE MİMLENMİŞ.TERÖRİST PROPAGANDACISI BİR ŞARLATAN DİYOLAR BURHAN İŞCAN İÇİN.YAZIK ÇOK YAZIK. ALLAHIN NE İDÜĞÜ BİLİNMEZ BİR CAHİLİ BİZE ÇOK ŞEY KAYBETTİRDİ

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar

Ben en az beş kez yazdım. Altıncı yedinci sekizinci kez da yazacağım. Eyleme geçme vakiti geldi her geçen gün özgür kalan arkadaşlarımızın sayısı azalıyor. Ben bir yıldır kaçak yaşıyorum ve er geç burda anlaşmaya gidemeyen ve ödemesini yapamayan herkes benim durumuma düşecek, zaman geçmeden oturma eylemine geçelim Ceza evleri önünde oturalım oturma aileleri çağıralım eylem bak ankarayı nasıl sallıyor mesaj atmakla bu iş olmayacak zaten olmazdıda sıkıldılar artık ve bizi de artık mağdur görmemeye başladılar zaman bitmeden oturalım eyleme geçelim vakit eylem zamanı arkadaşlar

bişey yapmalı dedi ki...

NEDEN ?
Selam arkadaşlarım sitedeki gelişmeler artık bizlerin bekleyerek umutlarımızın tükeneceğini ümitlerin yerini sadece sabır ve iç huzur alarak haksızlığın karşısındaki mücadelede daha etkili olmazsak sonuç alamayacağımızı göstermektedir.bu yüzden birkaç soruyu sizlerle paylaşmak istedim neden? Devletimiz hem alacaklı hem borçluyu koruyan maddi teminat sistemine dayalı çek kanunu çıkarmazken ve bu adaletsiz kanunu uygularken bizler hala birleşemiyoruz sesimizi çıkaramıyoruz..neden? binlerce aile dağılırken aile bakanlığı devletimizin diğer organları tepkisiz kalırken anneler çocuklar kardeşlerle beraber bir mağdurlar ailesi olup bu yetim öksüz çaresiz aileyi koruyamıyoruz..neden? Devletimiz odun kömür erzak dağıtırken mağduru mazlumu korumaya çalışırken bizde mağdurlar olarak devletimize bir tarafta mağdur korumaya çalışıyorsun bir taraftan mağdurlar oluşturuyorsun aileleri perişan ediyorsun diyemiyoruz..neden ?cezaevleriyle suçlular cezalandırılır ama olmayan suçu suçmuş gibi göstererek hatta önlemini almak varken önlem almamakla sizler suçlusunuz bizler hapislerde de olsak dışarda perişanda olsak suçlu değil borçluyuz diyemiyoruz ..neden?devletimizin tüm organları hakimleri bile bu kanun adaletsiz saçma derken hangi kapıyı çalsak haklısınız derlerken bu haksızlığı yaşıyoruz ve bu haksızlığa tepki koyamıyor ruhumuzda saklanma gereksimi duyup hakkı adaleti savunamıyoruz..neden?bu haksızlık karşısında sessiz kalıp haksızlıktan yana taraf oluyoruz sonrada hak aramaktan bahsediyoruz...neden?büyük işletmelerin finans sektörünün istediği ölçülerde kanunlar hazırlanıp uygulanırken varolmayan parayla ticaret yapılması sağlanıp işler kötü gidince varolan ailelerin yıkılmasına müsaade edip sanki yıkılan aileler yokmuş gibi yok oluyoruz..neden? .....neden?.....neden
bu soruların cevaplarında huzur bulduğumuz cevapları uygulamaya sokmak bu mücadeleyi kazanmak huzursuzluk bulduğumuz cevapları uygulamaya sokmak bu mücadeleyi kaybetmektir arkadaşlar saygılarımla

Adsız dedi ki...

Çek ticaret insanlarının kullandığı bir argümandır.Namusuyla dürüst, ticaret yapmayanlar yani dolandırıcılar yüzünden herkes bize ön yargılı bakıyor.Ticaret insanlarımız ,biliçsizliklerinden dolayı sanki suçluymuş, gibi boyun eğip oturuyorlar.Bütün bu olumsuzluklara birde birleşmememiz için elinden gelen her türlü engeli koyanlar ekleniyor.Mağdur edilenler ,iyice umutsuzlığa kapılıp, bunlar daha şimdiden birbirlerine düşmüşler deyip uzaklaşıyor.Ve teker teker yapılan eylemlerin neticesinde cılız seslerimiz devleti yönetenlere sivrisinek vızıltısı gibi geliyor.Bu kadar haklı ,bukadar suçsuzken bile sesimizi duyurabileceğimiz bir kitle olamıyoruz.Sesimiz çıkmıyorsa bunun nedeni birleşmemizi istemeyenler sorumsuz çıkarcı insanlardır.Nasıl vicdanları rahat başlarını yastığa koyup uyuyorlar anlamıyorum

Adsız dedi ki...

Bu ayırmaya çalışan dolandırıcılar belli kim olduklarıda belli, ve burda söylüyorum bizleri bölmeye çalışanlar dolandırıcılar, bunuda yakında belgeli olarak yazacağım buraya o dolandırıcılar yüzünden çok kaybımız oldu.. ama her şey için geç değil, yanlıştan dönülür..

M.K. dedi ki...

56 da yazan arkadaş gibi nedense uslubu bozuk arkadaşlar genelde adsız. Kimsenin kimseye boş umut verdiği falan yok.

Neyin umut neyin olmadığını anlayamamışsan ve yazılanlardan birşey çıkaramıyorsan. Benim anladığım şudur.

Demekki sen ve senin gibiler sadece burada okumuş ve burada yazmışsınız. Verilen telefon numaralarına ne mesaj çekmişsiniz nede telefon açmışsınız.
Eğer telefon açmış olsaydınız konuştuklarınızdan çıkardıklarınızı burada paylaşırdınız
Eğer sms atmış olsaydınız bana olduğu gibi birileride mutlaka size dönmüş ve konuşmuş olurdunuz ve konuştuklarınızı paylaşırdınız.
Oturduğunuz yerde ağlamak ve sağa sola saldırmak dışında zamanınızı biraz daha işe yarayacak şeylere harcasanız yada zamanını buna harcayan insanlara saygı gösterip size cevap vermek için harcayacakları zamanlarına yazık etmeseniz diyorum...
En azından bir rumuzunuz olsada bizde sizlere öyle hitap etsek sizce çokmu zor deşifremi olmuş olursunuz

Biraz dikkat ve elinsaf lütfen.

Saygılarımla

Adsız dedi ki...

56 da Bu yazıları yazan kimdir, kim tarafından gönderildiğ bellidir, amacı burdakileri umutsuzluğa sürüklemek, gönderildiği yere insanların yönelmesini sağlamak, ama mağdurlar yılların ticaret erbabı kimin ne mal olduğunu bilir bilmeselerde bu acılar bunu bir güzel öğretti bizlere, sakın ha böyle bir gaflete düşmeyin çek mağdurları, orası tam bir teşkilat ve ordakilerde basın tarafından bilinen dolandırıcılar ve hatta bir çok insanımızı çek nedeniyle cezaevine göndermiş dolandırıcılar, şmdi ise etme bulma dünyası ya kendi canları yandı yada başka plan içersisindeler, ama bu sitedekiler bu numaraları yutmaz boşuna uğraşıyorsunuz, 56 hariç herkese saygılar, Osman Kırat-İstanbul mağdur

Adsız dedi ki...

herkese merhaba bulunan tüm yazıları okudum,zaten cezaevinde iken gazetenin tüm satırlarına bakardık anlayacağınız gibi çek ten cezaevine giren aile,sicil,kariyer v.s. herşeyini kaybeden bir kişiyim 666 gün kaldım.çek te şunu ayırmak lazım gerçekten piyasayı kilitleyenler bilerek onlara 3167 sayılı kanun değil başka bir ceza ile ayırmak lazım,sonuçta biz vergi veren kişilerdik şimdi ev kirası bile ödeme zorlukla oluyor,kanun çıkacak ama şunu net yazayım bir uzman olarak genel af la beraber çıkacak yoksa cezaevlerinde sorunlar yaşanır,bu yüzden uzadı,zaten ticaret kanunu meclisten geçmeden öyle bir kanun kimse beklemesin,hepimizi allah kurtarsın diyeyim ,saygılarımla

Adsız dedi ki...

değerli arkadaşlar

CHP milletvekili Çetin Soysal çekle ilgili soru önergesi vermiş...ve konumuzu çok net açıklamış...kendisine teşekkür ediyorum...

http://www2.tbmm.gov.tr/d23/7/7-9280s.pdf

my way

F.H dedi ki...

Sayın arkadaşlar merhaba,
Bir gelişme var mı demektense bir gelişme yaratmak istiyorum şuan.
Kısa vadede, meclis açılana kadar izlememiz gereken yol nedir?

F.H dedi ki...

Aylarca önce babam sonra bu sitedeki magdur insanlar için yüzlerce vekili, tanıdık tanımadık bir sürrü insanı aradım.
Elimizde sadece, magdurluktan misyon çıkaran ve bunu çıkarları doğrultusunda kullanan bir başkan, okunma sayısı yüksek olduğu sürece bize yer veren internet siteleri, her şeyin çözüleceğine söz verip hiç bir şey yapmayan insanlar kaldı.
Yazık ki umudum, inancım kırıldı. Geriye, meclisin son gününde hatta son yarım saatinde Sadullah Ergin'nin danışmanına yarım saatte bitirebilirsiniz isteseniz bu işi diye ayak direyen o kararlılığım kalmadı.
Avrupa insan haklarına yazılar yazık, dilekçeler gönderdik, telefonlar ettik, mektuplar yazdık, gidip makamlarında ziyaret ettik. Şimdi de "Bayramınız kutlu olsun vekilim, bu arada bizim çekleri de hallediverin." demekten daha yaratıcı fikirler lazım bence bize.
Fikri olan varsa söylesin Suyun Taşı Delmesi Gücünden Değil Sürekli Akmasındanmış. Durma lüksümüz yok? Çok Sayın Tayyibin de dediği gibi
Yola Devam :)

Adsız dedi ki...

Hepimiz çok zor durumdayız. Bir kısmımızın ailesi hapiste bir kısmımız kaçak bir kısmımız yargıtay'dan infaz bekliyor. haliyle bu hepimizi aşırı hassas ve algıda seçicilik yapıyor. bu yüzden küçük şeylere sevinip üzülüyoruz.
bu işin çözümü bizi aşar arkadaşlar. biz küçük bir grupuz. çek mağdurların 1%'sini bile oluşturmuyoruz. geri kalan 99% içinde siyasi açıdan güçlü bir çok mağdur var. bunların faailyetlerinden haberimiz yok. çünkü gizli yürütüyorlar. çok az kaldı bu işin rengi ekimin ikinci haftası belli olur. birde bence milletvekillerini çok fazla arayıp, mesaj atıp anipatik olmamak gerekli. artık herkes neyin ne olduğunu biliyor. bence sadece ekimin ilk haftası küçük bir grup ile meclis ziyaret edilebilir.
My Place

Adsız dedi ki...

BLOGLARIN BİR TANESİNDE DERNEK KURULDU.. NE YAPILDI 2 AYDA? SADACE DERNEK KURULDU. BİZİM YAZDIĞIMIZ VE BİZİM YAPMIŞ OLDUĞUMUZ İCRAATLARIMIZI SİTEMİZE GİREREK KOPYALIYORLAR VE ÜZERİNDE TARTIŞIYORLAR.

GÜLÜNECEK DURUM. DERNEK KURULDU.AMAÇLARI BELLİ OLMAYAN BİR DERNEK.BİR VEKİL ARANDIMI? BİR MSJ ÇEKİLDİ Mİ? BİR MAİL ATILDIMI? İNSANLAR ÜZERİNDEN PRİM YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR.

NEYSE BUNLARI GEÇELİM.DEMEKKİ İYİ BİR YOLDAYIZ Kİ ALMIŞ OLDUĞUMUZ BİLGİLER PAYLAŞILIYOR.KISKANILIYORUZ Kİ YAPMIŞ OLDUKLARIMIZ GÜZEL..

SEVGİLİ ARKADAŞLAR,ARTIK YOLUN SONU GÖRÜNDÜ.YA KODES,YA HURRİYET. SİZ HANGİSİNİ TERCİH EDİYORSUNUZ?
SÜREKLİ SİZLERE ARTIK MAİL ATMAYIN.VEKİLLERİ ARAYIN DİYORUZ.ÇÜNKÜ VEKİLLER TELEFONLARINA GELEN MSJLARA ARTIK BAKMIYORLAR.MAİL KUTULARI DOLMUŞ İLGİLENMİYORLAR.
ARAYIN VEKİLLERİNİZİ.SİZLERE MAİLLER GELİYOR BU MAİLLERDEKİ VEKİLLERİN HERGÜN 2 SİNİ ARAYIN.

SADACE ARAMAYLA DA BU İŞİN BİTECEĞİNİ SÖYLEYEMEYİZ.EKİM AYININ ORTALARINA DOĞRU GÜNCEL GELİŞMELERE VE GÜNDEME GÖRE ANKARAYA BİR ZİYARET GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ.NE ZAMAN OLACAĞI KONUSUNDA SİZE MAİLLER GELECEKTİR.BUARADA İFŞA EDİP SAYIMIZDAN YARARLANANLAR OLABİLİR. ONUN İÇİN ŞUANDA GİZLİ TUTUYORUZ. SİZLER EKİM AYI İÇERİSİNDE İŞYERİNİZDE İZNİNİZİ ALIN

Adsız dedi ki...

arkadaşlar 10 ar kişilik guruplarla sayın FATİH ALTAY LI ve SAYIN HINCAL ULUÇ beyfendıyle goruşmemız ınanın çok ama çok etkılı oluvak
meclis açılana kadar bunlardan bırıyle randevü taleo edereek ggörüşme yapabılmemız ınanın çok etkılı olucak
habertürk kanalı zaten sonuna kadar yanımızda olduğunu yapmış olduğu yayınlarla defalarca gösterdı
inanın bana azı ıyı laf yapan çok arkadaşımız var
lutfen randevü talep edelım
bizlerde mesajlarla ve fax larla destek verelım olayı meclıs açılmadan gündeme bir kez daha getirelım
ınanın bu 2 kişi yazdığı yazılarla defalarca kez gündem belirliyorlaar.
bu sahıslardan randevü istemek harika olur
......

bişey yapmalı dedi ki...

ÇÖZÜM ?
Selam arkadaşlar sitedeki görüşleri yorumları okuyunca artık yeni çözüm önerileri oluşturma,planlama ve uygulama vaktinin yaklaştığını düşünüyorum..bu yüzden buradan yeni bir tartışma konusu oluşturmak istiyorum lütfen içinde kendimizin de olacağı çözümler üretelim ki düşündüklerimize de destekleyenlere de katkı sağlasın yoksa şunu yapın bunu yapın diye yönlendirmek yapacak insanlarda bile emir tarzı ile söylenildiğinden yapılmasını engelleyebilir..bu yazdıklarımız yönlendirme değil çözümlere götürür bizleri inşallah.
Eğer bir sorun getirip çözüm öneremiyorsak bizde o sorunun bir parçasıyız demektir.
Önerilerim
1)eylem hedefi olan 500 kişinin toplanmasını sağlanmalıyız nedeni ise hem bu işe artık baş koyduğumuz karar verdiğimiz belli olsun katılan kardeşlerimizle beraber özgüven bulmalı ses getirmeliyiz
2)aynı tarz eylemler yapmanın etkisi olacağını düşünmediğimden yeni fikirler üretmeliyiz sitede çözüm önerileri yada eylem planları için fikirler tartışmalı en uygun olanlarını yapılacaklar listesine koymalıyız
3)eylemlerdeki yenilikler olarak aklımdan geçenler mesela bir demir parmaklıklardan kafes yapıp ankara eyleminde elleri kelepçeli bir şekilde girebiliriz
4)emre kardeşimin çok hoşuma giden önerisiydi tişört bastırıp üzerine slogan yazdırıp tüm katılımcılar olarak giyebiliriz
5)eylem alanına bir sembolik çadır kurup gerekirse bir gece ankarada kalabiliriz
6)paranın gücü insanlığın sevginin ailenin önüne geçemez deyip maalesef gerçekleri yok ama oyuncakları var deyip devletimizde bizim ailelerimizi yapboz gibi dağıtıyor oyuncak sanıyor deyip oyuncak paralarla adli para cezası ödeyeceğiz kabul değilse bu paraları burada yakacağız deyip bir teneke içinde para yakabiliriz....
7)ankara eyleminin gelişimine göre eğer yeterli şekilde ses getirmez türkiyede gündeme oturmazsak cezaları madem hapiste ödetiyorsunuz bu gün 500 kişi aramıza bşr kardeşimizi daha eklemek için 500çarpı100tl:50000 tl lik hapis yatmak istiyoruz 501 kişi olmak istiyoruz bir aile kurtarmak istiyoruz diyebiliriz
8)eğer ki gerekli ilgiyi bulamazsak basın aracılığıyla bir aile kurtarmak bir evladı babasına kavuşturmak isteyenlerde bize katılsın deyip tüm türk halkına seslenip destek isteyebiliriz
9)adem sözüer e seslenip tüm hukukçulara medyaya seslenip bu konuyu cem garipoğlu davası gibi tartışmalarını tarafsız ele almalarını gerçek adalet ve çözüme yardım ve katkı sağlamalarını isteyebiliriz
10)arkadaşlar kısaca istersek bu işi çözeriz istemezsek bekleriz herşey bize bağlı bizde kendimize bağlıyız illa inanacak birini arıyorsanız kendinize inanınız yoksa o bunu dedi şu bunu dedi hepsi aldatmaca kandırmaca kendimizi kandırmak istemiyorsak zaman geldi de geçti hadi çözelim artık bu işi sıkılıyoruz hepimiz ........sevgilerimle

bişey yapmalı dedi ki...

selam kardeşlerim 500 kişi katılım olacağına inanmayan bu davaya katılmayı düşünmeyen kişidir buna emin olun eğer ki katılmayı düşünüyorsanız 500 kişi katılacaktır bundan şüpheniz olmasın ve ben 500 kişi olacağımıza ses getireceğimize inanıyorum çünkü bu davaya katılmayı düşünüyor canı gönülden istiyorum

Adsız dedi ki...

NE KADAR POPÜLERİZ DİĞER BLOGTAKİ ARKADAŞLAR BİZİM YAZDIKLARIMIZI GÖRÜP BİRBİRLERİNE GİRİYORLAR. ÇARŞAMBA GÜNÜ EYLEM PLANI AÇIKLAYACAKLARMIŞ,C.TESİ TOPLANACAKLARMIŞ..

SN BURHAN İŞCAN,SEN VE SENİN GİBİ CAHİLLER BAŞTA OLDUĞU MÜDDETCE MİLİM YOL ALINMAZ.BARİ DERNEKTEKİ O SAF ÜYELERİNİZİ KANDIRMAYIN.BİZLERİ ÜÇER BEŞER KEZ KANDIRDIN.YOK AĞUSTOS YOK TEMMUZ YOK EYLÜL..SONRA GİTTİN TERÖRİSTLERİN REKLAMINI YAPTIN.AYŞENUR HANIMA HUKUK DERSİ VERİCEM DİYE TEHDİTLER SAVURDUN.

BU KURULAN DERNEK,ACABA KANUN ÇIKMASSA ÜYELERDEN ALACAĞINIZ PARALARLA OĞLUNUN 26 BİN LİRALIK BORCUNU KURTARMAK İÇİN Mİ KURULDU SEN BUNLARI Bİ AÇIKLA BAKALIM.

SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMUŞTUN HATIRLARSAN RAHMİ BEYİ VE BİRKAÇ KİŞİYİ ŞİKAYET ETMİŞTİN BİR GELİŞME VARMI? BU SUÇ DUYURUSUNDAN EĞER SUÇLU BULUNURLARSA NE RAHMİ BEY NEDE ŞİKAYET ETTİKLERİN ÇEK CEZASINDAN FAZLA CEZA ALMAZLAR..

SON ÇIRPINIŞLARINI YİNE HEZİMET İÇİNDE YAPIYOSUN.AH BURHAN İŞCAN AHH SEN BİR CAHİLSİN

bişey yapmalı dedi ki...

eğer bir dost kazanamıyorsak düşmanda kazanmamalıyız

para kazanmak dedi ki...

paylaşım için cok teşekkürler.

Adsız dedi ki...

ya arkadaşlar bırakın allah aşkına o kıskanç bu değil, o cahil bu okumuş davalarını. neyi paylaşamıyorsunuz anlayamıyorum ki... meclis de açıldı şurada kaldı 1 2 hafta ak koyun kara koyun belli olacak. o blog iyi bu blog kötü falan ne gerek var bunlara. biraz daha biz birbirimzle uğraşmaya devam edersek. o koğuş iyi bu koğuş kötü altta mı yatarsın üstte mi kavgaları başlayacak. herkes kendi aklının erdiği gücünün yettiği kadar kurtulmaya çalışıyor işte bu devlet eliyle yaratılan rezillikten. yeterince düşmanımız var zaten bırakalım bu birbirimize sallamaları. farkında mısınız şu son sallama maillerden sonra günlerdir adam gibi derdini yazan bile olmadı. yazık günah. neden biz 2 türk 3 türk bir araya gelince birlik olmak yerine birbirimizin kuyusunu kazıyoruz ??

Adsız dedi ki...

ben 2006 yıllında büyük bir iş kurdum bu iş benim bütün birikimim aldı gitti yetmedi 300 bin tl borçlu kaldım ve büyük tokata geldim herneyse bugüne baktığımda bayağı bi cezam var ama hayat devam ediyor benim bir teklifim var çek mağdurlarjna bu yasayı bekliyelim eyer bir af veya leyhimizde bi yasa çıkmazsa teklifim şu dışarda kaçak olanlar hepimiz bir gün üzerine anlaşıp her hangi bir şehirde hep birlikte teslim olalım. ulusal kanallar tv gazeteler içinde iyi haber olur belki böyle sesimizi duyuruz.

Adsız dedi ki...

80 NOLU YORUM YAPAN ARKADAŞIM LÜTFEN YAKALANMAYI DÜŞÜNMEYİN.ALLAH HEPİMİZİ KORUSUN.BUNDAN ÖNCE LÜTFEN P.TESİ İTİBARİ İLE GEREKLİ VEKİLLERE TELEFON AÇARAK,FAX ÇEKEREK,MAİL ATARAK HEPBERABER YOĞUNLAŞMAMIZ GEREKTİĞİNE KONSANTRE OLALIM.BEN BİRÇOK VEKİLLE GÖRÜŞÜYORUM VE İNANINKİ ARAMALARIMIZI DAHADA YOĞUNLAŞTIRIRSAK MUTLU SONA ULAŞACAĞIZ.BİR TEK EKSİĞİMİZ VAR ODA BİZLERİN NE KADAR KALABALIK OLDUĞUNU ONLARA GÖSTERMEMİZ.LÜTFEN SİZLERDE ARAMALARA KATILIN.SAYGILAR

Adsız dedi ki...

SN.MY WAY
ANAYASA MAHKEMESİNDEKİ İPTAL DAVASI İLE İLGİLİ BİLGİ VEREBİLİRMİSİNİZ?

Adsız dedi ki...

evet ben de 81 numaralı yoruma katılıyorum. teslim olmak, yakalanmak falan bunlar çirkin kelimeler. Biz kendimiz bir suçumuz olmadığına inanmazsak devlet inanır mı? Neye kime teslim olalım hep beraber? Ayrıca hiç merak etmesin olsak ne olur diye. Ben söyleyeyim. 200bin de 300binde aynı anda teslim olsa farketmez. Toplarlar herkesi götürürler. konuyu da 2 günde kapatırlar. Ayrıca kendi adıma konuşayım. içieri girip çıkıp cezamı yattığımda borçlarım silinecek olsa gider yatarım.Ama o da yok adamlara yine gırtlağa kadar borçlu kalıcaz. Buna ek olarak senelerce hayattan uzaklaşıcaz. çıktığımızda kat kat zor durumda işsiz güçsüz ve daha da fazla borçla aynı şeyleri tekrar tekrar yaşıcaz. borçlar ödenmeden yine ne ticaret yapabileceğiz, ne işimiz ne de evimiz belli olacak. icralar hacizler tehditler kovalamalar izlemeler kaldığı yerden devam edecek. bunu lütfen kisme unutmasın

Adsız dedi ki...

81 NUMARA DOĞRUSUN ZATEN OLDUĞUMUZ KALABALIĞIN YARISINI BİLE MECLİSE HİSSETTİRSEK İŞ BİTECEK AMA NERDE HEP HAZIRA BAKIYORUZ..NE KADAR KALABALIK OLDUĞUMUZU BİZ BİLE DAHA BİLMİYORUZ..SİTEYİ BİLMEYEN BİNLERCE MAĞDUR VAR İNANIN..HERKES ŞAŞKIN VE NE YAPACAĞINI BİLMİYOR..HAPİSTEKİLERİN HİÇ SESİ ÇIKMIYOR DIŞARIDA HİÇMİ AKRABALARI YOK BU İNSANLARIN YAZIK...HER MAĞDUR KENDİSİ İÇİN BİR GÜNÜNÜ FEDA ETSE BU İŞİ CÜNEYT VE OFLUOĞLU BİTİRECEK AMA YOK HEP HAZIR OLSUN DİYORUZ HEPİMİZ VEKİL ÇOCUĞUYUZYA HAAA OLUR KİMSE KENDİNİ ALDATMASIN MECLİSTE EN AZ BİN KİŞİYLE ...CÜNEYT VE OFLUOĞLUNA DESTEK OLAMAZSAK ...ONUN İÇİNDE SON HAFTAYA GİRİYORUZ....E ARTIK YATAN YATACAK KAÇAN KAÇACAK DESTEK VERMEYENLEREDE ACIMIYORUM İYİ OLMUŞ İKİYE KATLASIN CEZALARI ÇIKAMASINLAR İÇERDEN İNŞALLAH KOYUN GİBİYİZ HEPİMİZ HEPİMİZE YAZIKLAR OLSUN BİZLERE MÜSTEHAK HAPİS BİLE AZ BENCE ULUSTA SIRAYLA ASSINLAR HEPİMİZİ....TARIK

myway dedi ki...

2009/28

Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesi
19.3.1985 günlü, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 26.2.2003 günlü, 4814 sayılı Yasa’nın 14. maddesiyle değiştirilen 16. maddesinin ikinci fıkrasının “Ayrıca yetkili temsilci tarafından yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.” biçimindeki son tümcesinin iptaline karar verilmesi istemi.


İlk
- Esasının İncelenmesine

07 .05.2009 tarihinde anayasa mahkemesi esasın incelenmesine karar vermiş,fakat ondan sonra bu iptal davasıyla ilgili bir bilgiye ulaşamadık...

Ayrıca yetkili temsilci tarafından yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.” kişisel düşüncem iptali istenen cümle 3167 sayılı kanunun 16.maddesine gönderme yaptığından dolayı,bu maddeyle birlikte değerlendirilirse belki lehimize bi karar çıkabilir diye düşünüyor olsamda,bu davanın ne zaman karara bağlanılacağı hakkında bir fikrim yok...

my way

Adsız dedi ki...

karar itirazla sonuçlandı. yeni çek yasası ile akim kalacak

9
2009/28

Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesi
19.3.1985 günlü, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 26.2.2003 günlü, 4814 sayılı Yasa’nın 14. maddesiyle değiştirilen 16. maddesinin ikinci fıkrasının “Ayrıca yetkili temsilci tarafından yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.” biçimindeki son tümcesinin iptaline karar verilmesi istemi.
İlk
İtiraz

bir bilen

Adsız dedi ki...

ya arkadaşlar bazen gerçekten okuduklarıma şok oluyorum. ne demek ya, oh yatsınlar, iki katı yatsınlar. ayıptır ya. çıkamasınlar, beter olsunlar ne demek ya !!! 84 nolu yorumdaki arkadaşa sözüm sen bile bu durumdaki insanlar için senin istediklerini yapmıyorlar ya da yapamıyorlar diye böyle söylersen vekillere savcılara kızmaya ne hakkımız var. Onlar da çıkıp "bize ne kardeşim ödeyemecekleri çekleri imzalamasalardı çocuk oyuncağı mı ticaret" derlerse ne diyeceksin ?? Biz suçlu değilsek, eğer buna inanıyorsan, o zaman o arkadaşalr niye yatsın çıkamasın ? ayıp ayıp biz birbirmize bunu yaparsak, başkası ne yapmaz. kaç kişinin aranması var, evinden dışarı çıkmaya korkar oldu bilemeyiz.

Adsız dedi ki...

87 NOLU YORUMCUYA... AYNEN SÖYLEDİĞİM GİBİ MADEM BİZ TOPLANAMIYORUZ HAPİSTE RESMİ RAKAMLAR 2000 KİŞİ ÇEKTEN YATIYOR DİYOR..YAKALAMASI OLAN EN AZ 5000 DAVASI DEVAM EDEN 150 000 KİŞİ HEPİMİZ HİÇİZ ANLADINMI 87 NUMARA ÇOK BİLİYOSAN BAŞBAKANIN ÖNÜNDE KENDİNİ YAK...ÇEK MAĞDURLARI TOPLAMI YÜZBİNLERİ GEÇİYOR.. HA BENİM HEPSİ 18000 ŞEREFSİZ TEFECİYE ÖDEMEMEK İÇİN YAKALANMIYORUM BAŞKADA ÇEK SIKINTIM YOK AMA YÜZBİNLERCE TL ÇEKİ OLANLARIN SESİ SOLUĞU ÇIKMIYOR HAPİSTEKİLERİN HİÇMİ YAKINLARI YOK DEMEKKİ BEN AZ BİLE SÖYLÜYORUM HAZIRA BAKIYORUZ HEP OFLUOĞLU..CÜNEYT KURTARIVERSE DİYE ...EEE KARDEŞİM ONLARADA DESTEK OLMUYORUZ AZ BİLE SÖYLEMİŞİM ÜÇ MİSLİ YATSIN HAPİSTEKİLER YAKALAMASI OLANLARIDA YAKALADIKLARINDA HEMEN ASSINLAR BEN YAKALANSAMDA TEFECİYE ÖDEMEYECEM DEVLETE YATIRIP CEZAYI KALDIRACAM HAPİSTEKİLER DÜŞÜNSÜN Bİ CÜNEYTE DESTEK OLMUYORUZ YA HEPİMİZE MÜSTEHAK.....TARIK

Adsız dedi ki...

BİŞEY YAPMALI YORUMLARIN VE ÜŞÜYORUM İÇİN TEŞEKKÜRLER...TARIK

Adsız dedi ki...

senin derdinin belli oldu arkadaşım. ben de geniş geniş sallarım altı üstü 18,000 olsa borcum. benim borcum yaklaşık 150,000 artı çoktan sonuçlandı davalar. öle atıp tutmak olmuyor bu işler işte. kendimi yakıcakmışım. güzel peki sonra 70 yaşında anama 4 yaşında oğluma sen mi bakacaksın? anlatasana bana bir nasıl olacak? Bırak bu deliye yatma ayaklarını asarımları keserimleri. yakalanırsan borcunu eşşekler gibi tefeciye ödeyeceksin devlete falan yatırmayacksın bunu da herkes gibi sen de biliyorsun. burada insanlar hayat mücadelesi veriyor. mahallenin kahvesinde haybeye delikanlılık yapma lüksü yok çoğumuzun. sen o borcu tefeciye değil de devleye yatırdın mı sen de biliyorsun o tefeci seni öyle veya böyle bulacak ve icra yolu ile her şeyini almak için uğraşacak. Ömür boyu üstüne ne bir ev ne bir araba alamayacaksın haydi onları bırak bir elektriği suyu bile kendi üstüne yapamayacaksın. Burada delikanlılık serbest. psikopata bağladım ayaklarına yat at tut. geç bu işleri arkadaşım insanların da kafasını bedavaya bulandırma. evinde karınla yeni yeni emekleyen oğlunla otururken gelip senin evinden yatağından çocuğunun odasna, koltuklarından buzdolabına herşeyini aldılar mı senin hiç ? bizim böyle boşa rüzgar yapan adamlara değil kafası çalışan ağzından çıkanı kulağu duyan insanlara ihtiyacımız var. senin gibi 3 5 kişi daha olsa zaten merak etme hepimizi asarlar. hapistekilerin dışarıdaki akrabalarının ne yaptığını biliyor musun? akrabaları olup olmadığını biliyor musun? mesela benim hayattaki yaşayan tek akrabam anam, bir de anası aldı başka şehire gitti ama 4 yaşında bir oğlum var. o kadar ben yakalanıp içeri girersem senin mantığına göre annem oğlumu da alıp gidip başbakanın önünde kendisini yakması lazım öyle mi? Ya bir git işine bak Allah aşkına, bu kadar delikanlılık yapana kadar git adama gibi bir işe gir, çekini de git takside bağlat adam gibi öde. Biz burada hayat kavgası veriyoruz kurtlar vadisi çekmiyoruz.

Adsız dedi ki...

90 nolu yorumu yazan arkadaş teşekkürler, benim birkaç gündür tarık'a söylemek istediğimi çok güzel dile getirdin.DRIVER

Adsız dedi ki...

Borç kavgası kanlı bitti


Antalya'da borç kavgasında tüfekle vurulan kişi öldü 4 kişi yaralandı.
12 Ekim 2009 / 18:04

Antalya'da inşaat işçisi 36 yaşındaki Halit Sert, çocukluk arkadaşı Hüseyin Kılıç'ın 3 bin liralık borcu için kefil oldu.

Olay dün saat 22.00 sıralarında Varsak, Karşıyaka Mahallesi 1180 Sokak'ta meydana geldi. İnşaat işçisi Halit Sert, çocukluk arkadaşı Hüseyin Kılıç'ın 3 bin liralık borcu için kefil oldu. Kılıç'ın borcu ödeyememesi üzerine ikili arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi sonrasında Hüseyin Kılıç, av tüfeğiyle çocukluk arkadaşı Halit Sert'i vurdu. Bu sırada işçilerden N.Y., Hüseyin Kılıç'ı bıçakladı. Hüseyin Kılıç'ın yanı sıra çıkan arbedede kardeşi Cemil Kılıç, N.Y., K.K. da çeşitli yerlerinden hafif şekilde yaralandı. Yaralılar, çağırılan ambulanslarla Atatürk Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Göğsüne ve yüzüne saçmalar saplanan Halit Sert, bu sabaha karşı hayatını kaybetti. Diğer yaralı 4 işçi ise ayakta tedavilerinin ardından polis tarafından gözaltına alındı.

Hüseyin Kılıç ifadesinde, “Halit benim çocukluktan beri arkadaşım. Zaman zaman birbirimizden borç alıp verdik. En son 3 bin liralık alışverişte bana kefil olmuştu. Ancak ekonomik kriz beni vurdu, bu parayı ödeyemeyince de sürekli gelip 'borcunu öde' diyordu. Olay akşamı da karşılıklı küfürleşme yaşandı. Korkutmak için vurdum. Olayın sorumlusu tamemen kriz” diye konuştu. 4 şüpheli, ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi.

KONYALI

Adsız dedi ki...

herkese selamlar arkadaşlar bu 88 noda yazan arkadaşın yazısını yayınlamayın herkesin motivasyonunu bozuyor arkaşlar zaten piskolejimiz bozuk birde bunları okuyunca iyice kendimizi kaybediyoruz lütfen bunun gibi yorumları yayınlamayın bu adam kendini düşünen birisi sen kimsen nereden biliyorsun bu insanların arayıp aramadığını lütfen bunları kaldırın hepinize saygılar

Adsız dedi ki...

selam 93 numaralı arkadaş ben 87 ile 90 nolu yorumlarrı yapan kişiyim. sen takma o kendince yorum yapmaya çalışan arkadaşı. kurtlar vadisi başladı ya yayına her yerde rastlayacağız artık çakma polatlara. bir kaç hafta kaldı ak koyun kara koyun belli olacak. herkes elinden geleni yapsa yeter. tanınan sözü dinlenen bütün yazarlara dramınızı anlatın bence. vekillerimize telefon faks e-mail mesaj yağdıralım. ama lütfen kimse üslubunu bozmasın, haklıyken haksız duruma düşmeyelim. az kaldı ben hala inancımı koruyorum bu iş çözülecek öyle veya böyle belki yarın belki 1 sene sonra ama bu rezillik, bu zulüm son bulacak. eskiden mal beyanından da hapse giriodu insanlar. artık gülüyoruz geçioruz böyle saçmalık olur mu diye.. bu da öyle olacak dünyanın hiç bir yerinde böyle bir kanun böyle bir uygulama yok.bizde de kalkacak. ama ne yazık ki biz ülke olarak gelişmiş dünyanın en az bir 10-15 sene arkasından geliyoruz. Çalışmak ve sabır göstermek lazım. Mümkün olduğunca çok kişiye kendimizi anlatmalıyız ama insan gibi. Inanın vekillerin bile çoğu çek yüzünden hapis cezası olduğunu bilmiyorlar.

Adsız dedi ki...

ÇEKİNİ ÖDEYEMEYEN SANATÇIYA HAPİS!!

Uğur Yücel'e hapis şoku

Borç nedeniyle daha önce rol aldığı dizinin setine haciz gelen usta oyuncu, bu kez de karşılıksız çek nedeniyle para cezasına çarptırıldı. 97 bin TL ödemezse, Yücel'e cezaevi yolu görünüyor.

Akşam'ın haberine göre ünlü oyuncunun kendilerine verdiği 97 bin TL'lik çekin karşılıksız çıktığını öne süren Tek Faktoring A.Ş. yetkilileri, mahkemeye başvurmuştu. Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Yücel, çek miktarı kadar para cezasına çarptırıldı. Oyuncu, para cezasını ödemediği takdirde hapis cezasına çarptırılacak.

Bu kararla hapis cezasıyla karşı karşıya kalan Yücel'e ikinci kötü haber de geldi. Verilen para cezasının taksitlendirilemeyeceğine hükmeden mahkeme, oyuncunun 1 yıl süreyle bankalarda hesap açmasına da yasak getirdi.

HALİS CAN...

Adsız dedi ki...

91..93..emredersiniz yayın işini size bırakalım.BOŞ BOŞ KONUŞUYOSUNUZ kibar kibar yazın sadece....tarık

Adsız dedi ki...

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın soru önergesine verdiği yanıt, karşılıksız çek nedeniyle açılan davaların 2008 ve 2009 yılında arttığını ortaya koydu. Verilere göre, 2009 yılında karşılıksız çek nedeniyle cezaevlerine giren kişi sayısı bin 461 oldu.

Bakan Ergin'in Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'na ait istatistiklere dayanarak verdiği bilgilere göre, 2009'un ilk 6 ayında karşılıksız çek nedeniyle ceza mahkemelerinde 159 bin 774 dava açıldı. Bu davalarda 221 bin 755 kişi hakim karşısına çıktı. 2009'un 6 ayında çek davaları nedeniyle bin 461 kişi hapse girdi. Bunlardan 5'ini çekle ilgili ihtara ve yasaklamaya uymama, 67'sini Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun'a muhalefet, diğerlerini de karşılıksız çek keşide etme suçu oluşturdu.

HER AY 100 BİN ÇEK KARŞILIKSIZ CIKIYOR
EsnafIn, tüccarın elinin darda olup olmadığını gösteren önemli bir gösterge olan karşılıksız çek sayısında önemli artışlar dikkati çekiyor. 2007 ilk 7 ayından 2008 ilk 7 ayına karşılıksız çek sayısında yüzde 11.5 artış yaşanmışken, 2008'den 2009'a bakıldığında oranın yüzde 28.2'ye çıktığı göze çarpıyor. Türkiye'de her ay yaklaşık 100 bin adede yakın çek karşılıksız çıkıyor ve hukuki işleme tabi oluyor. Protestolu senet tutarında ise ilk 6 ayda yüzde 29.27'lik artış söz konusu

Adsız dedi ki...

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın soru önergesine verdiği yanıt, karşılıksız çek nedeniyle açılan davaların 2008 ve 2009 yılında arttığını ortaya koydu. Verilere göre, 2009 yılında karşılıksız çek nedeniyle cezaevlerine giren kişi sayısı bin 461 oldu.

Bakan Ergin'in Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'na ait istatistiklere dayanarak verdiği bilgilere göre, 2009'un ilk 6 ayında karşılıksız çek nedeniyle ceza mahkemelerinde 159 bin 774 dava açıldı. Bu davalarda 221 bin 755 kişi hakim karşısına çıktı. 2009'un 6 ayında çek davaları nedeniyle bin 461 kişi hapse girdi. Bunlardan 5'ini çekle ilgili ihtara ve yasaklamaya uymama, 67'sini Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun'a muhalefet, diğerlerini de karşılıksız çek keşide etme suçu oluşturdu.

HER AY 100 BİN ÇEK KARŞILIKSIZ CIKIYOR
EsnafIn, tüccarın elinin darda olup olmadığını gösteren önemli bir gösterge olan karşılıksız çek sayısında önemli artışlar dikkati çekiyor. 2007 ilk 7 ayından 2008 ilk 7 ayına karşılıksız çek sayısında yüzde 11.5 artış yaşanmışken, 2008'den 2009'a bakıldığında oranın yüzde 28.2'ye çıktığı göze çarpıyor. Türkiye'de her ay yaklaşık 100 bin adede yakın çek karşılıksız çıkıyor ve hukuki işleme tabi oluyor. Protestolu senet tutarında ise ilk 6 ayda yüzde 29.27'lik artış söz konusu

Adsız dedi ki...

arkadaşlar Allah'ın izni ile bu işin sonuna geliyoruz galiba. Önce Uğur Yücel Amerika'ya kaçtı çek yüzünden. Az önce haberlede çıktı yönetmen Ezel Akay'ı da antalya'da festivalden almışlar tutuklanmış çek yüzünden. E tipine giderken yolda 50.000 ytl alacaklıya ödenmiş, serbest bırakılmış. Direkten döndü diye ATV'de haberlerde yayınladılar. Bunlar sadece buzdağının görünen kısmı. Kim bilir daha kimler neler var. Artık hükümet de bunları görmezden gelemeyecek. Az kaldı. Çok az....

Adsız dedi ki...

Karşılıksız Çek Vermekten Gözaltına Alınan Yönetmen Ezel Akay Tutuklandı Karşılıksız Çek Verdiği Gerekçesiyle Antalya'da Gözaltına Alınan Yönetmen Ezel Akay, Tutuklanarak Cezaevine Gönderildi.
Karşılıksız çek verdiği gerekçesiyle Antalya'da gözaltına alınan yönetmen Ezel Akay, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Altın Portakal Film Festivali için geldiği Antalya'da bu sabah kaldığı Dedeman Otel'de polis tarafından gözaltına alınan Ezel Akay karşılıksız çek verme suçunu konu alan 3167 Sayılı Kanun'a muhalefetten Asayis Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Daha sonra Antalya Adliyesi'ne getirilen yönetmen Ezel Akay'ın borcunu ödemediği anlaşıldı. Adliye nezaretinde sabah saatlerinden beri bekletilen Ezel Akay hakkında Fatih Adliyesi tarafından çıkarılan tutuklama müzekkeresi bulunduğu belirtildi.

Akay daha sonra tutuklanarak Antalya E Tipi Cezaevi'ne gönderildi.

Adsız dedi ki...

benım esım hatır cekınden dolayı hapıste. gecen adlıyeye gıttım orda esı hapıste yatan bır suru ınsan vardı bu cek olayından dolayı. hepsının yakınları hatır cekı kestıgı ıcın hapıste oldugunu soyledıler. hepsının cekı kestıklerı kısıler yakınları kardeslerı arkadasları. demek ıstedıgım orada yatanların cogunun gercekten kendılerı magdur. hem hapıs yatıyorlar hemde kandırılkdıkları ıcın acıları 2 kat daha artıyor.bu ısı meslek edınenlerı soylemıyorum ama kesınlıkle af cıkmalı.cok magdur ınsan var cezaevlerınde. bu ıse cok ıyı cozum uretılmelı gercek borcluların dısarda dolasılmasına ızın verılmemelı. allah cezaevındekı magdurlara kolaylık versın

Anonymous dedi ki...

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın soru önergesine verdiği yanıt, karşılıksız çek nedeniyle açılan davaların 2008 ve 2009 yılında arttığını ortaya koydu. Verilere göre, 2009 yılında karşılıksız çek nedeniyle cezaevlerine giren kişi sayısı bin 461 oldu.

Bakan Ergin'in Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'na ait istatistiklere dayanarak verdiği bilgilere göre, 2009'un ilk 6 ayında karşılıksız çek nedeniyle ceza mahkemelerinde 159 bin 774 dava açıldı. Bu davalarda 221 bin 755 kişi hakim karşısına çıktı. 2009'un 6 ayında çek davaları nedeniyle bin 461 kişi hapse girdi. Bunlardan 5'ini çekle ilgili ihtara ve yasaklamaya uymama, 67'sini Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun'a muhalefet, diğerlerini de karşılıksız çek keşide etme suçu oluşturdu.

HER AY 100 BİN ÇEK KARŞILIKSIZ CIKIYOR
EsnafIn, tüccarın elinin darda olup olmadığını gösteren önemli bir gösterge olan karşılıksız çek sayısında önemli artışlar dikkati çekiyor. 2007 ilk 7 ayından 2008 ilk 7 ayına karşılıksız çek sayısında yüzde 11.5 artış yaşanmışken, 2008'den 2009'a bakıldığında oranın yüzde 28.2'ye çıktığı göze çarpıyor. Türkiye'de her ay yaklaşık 100 bin adede yakın çek karşılıksız çıkıyor ve hukuki işleme tabi oluyor. Protestolu senet tutarında ise ilk 6 ayda yüzde 29.27'lik artış söz konusu

Anonymous dedi ki...

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın soru önergesine verdiği yanıt, karşılıksız çek nedeniyle açılan davaların 2008 ve 2009 yılında arttığını ortaya koydu. Verilere göre, 2009 yılında karşılıksız çek nedeniyle cezaevlerine giren kişi sayısı bin 461 oldu.

Bakan Ergin'in Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'na ait istatistiklere dayanarak verdiği bilgilere göre, 2009'un ilk 6 ayında karşılıksız çek nedeniyle ceza mahkemelerinde 159 bin 774 dava açıldı. Bu davalarda 221 bin 755 kişi hakim karşısına çıktı. 2009'un 6 ayında çek davaları nedeniyle bin 461 kişi hapse girdi. Bunlardan 5'ini çekle ilgili ihtara ve yasaklamaya uymama, 67'sini Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun'a muhalefet, diğerlerini de karşılıksız çek keşide etme suçu oluşturdu.

HER AY 100 BİN ÇEK KARŞILIKSIZ CIKIYOR
EsnafIn, tüccarın elinin darda olup olmadığını gösteren önemli bir gösterge olan karşılıksız çek sayısında önemli artışlar dikkati çekiyor. 2007 ilk 7 ayından 2008 ilk 7 ayına karşılıksız çek sayısında yüzde 11.5 artış yaşanmışken, 2008'den 2009'a bakıldığında oranın yüzde 28.2'ye çıktığı göze çarpıyor. Türkiye'de her ay yaklaşık 100 bin adede yakın çek karşılıksız çıkıyor ve hukuki işleme tabi oluyor. Protestolu senet tutarında ise ilk 6 ayda yüzde 29.27'lik artış söz konusu

M.K. dedi ki...

56 da yazan arkadaş gibi nedense uslubu bozuk arkadaşlar genelde adsız. Kimsenin kimseye boş umut verdiği falan yok.

Neyin umut neyin olmadığını anlayamamışsan ve yazılanlardan birşey çıkaramıyorsan. Benim anladığım şudur.

Demekki sen ve senin gibiler sadece burada okumuş ve burada yazmışsınız. Verilen telefon numaralarına ne mesaj çekmişsiniz nede telefon açmışsınız.
Eğer telefon açmış olsaydınız konuştuklarınızdan çıkardıklarınızı burada paylaşırdınız
Eğer sms atmış olsaydınız bana olduğu gibi birileride mutlaka size dönmüş ve konuşmuş olurdunuz ve konuştuklarınızı paylaşırdınız.
Oturduğunuz yerde ağlamak ve sağa sola saldırmak dışında zamanınızı biraz daha işe yarayacak şeylere harcasanız yada zamanını buna harcayan insanlara saygı gösterip size cevap vermek için harcayacakları zamanlarına yazık etmeseniz diyorum...
En azından bir rumuzunuz olsada bizde sizlere öyle hitap etsek sizce çokmu zor deşifremi olmuş olursunuz

Biraz dikkat ve elinsaf lütfen.

Saygılarımla

Anonymous dedi ki...

Çek ticaret insanlarının kullandığı bir argümandır.Namusuyla dürüst, ticaret yapmayanlar yani dolandırıcılar yüzünden herkes bize ön yargılı bakıyor.Ticaret insanlarımız ,biliçsizliklerinden dolayı sanki suçluymuş, gibi boyun eğip oturuyorlar.Bütün bu olumsuzluklara birde birleşmememiz için elinden gelen her türlü engeli koyanlar ekleniyor.Mağdur edilenler ,iyice umutsuzlığa kapılıp, bunlar daha şimdiden birbirlerine düşmüşler deyip uzaklaşıyor.Ve teker teker yapılan eylemlerin neticesinde cılız seslerimiz devleti yönetenlere sivrisinek vızıltısı gibi geliyor.Bu kadar haklı ,bukadar suçsuzken bile sesimizi duyurabileceğimiz bir kitle olamıyoruz.Sesimiz çıkmıyorsa bunun nedeni birleşmemizi istemeyenler sorumsuz çıkarcı insanlardır.Nasıl vicdanları rahat başlarını yastığa koyup uyuyorlar anlamıyorum

Anonymous dedi ki...

Arkadaşlar

Ben en az beş kez yazdım. Altıncı yedinci sekizinci kez da yazacağım. Eyleme geçme vakiti geldi her geçen gün özgür kalan arkadaşlarımızın sayısı azalıyor. Ben bir yıldır kaçak yaşıyorum ve er geç burda anlaşmaya gidemeyen ve ödemesini yapamayan herkes benim durumuma düşecek, zaman geçmeden oturma eylemine geçelim Ceza evleri önünde oturalım oturma aileleri çağıralım eylem bak ankarayı nasıl sallıyor mesaj atmakla bu iş olmayacak zaten olmazdıda sıkıldılar artık ve bizi de artık mağdur görmemeye başladılar zaman bitmeden oturalım eyleme geçelim vakit eylem zamanı arkadaşlar

Anonymous dedi ki...

BORÇ İÇİN HAPİS YASAĞININ TARİHSEL GELİŞİMİ VE ULUSLAR ARASI BELGELERDEKİ YERİ
Yrd. Doç. Dr. Sesim SOYER GÜLEÇ

I.Borç İçin Hapis Yasağının Tarihsel Gelişimi

Para borçlarını yerine getirmeyen veya sözleşmeye aykırı davranan kişiler tarih boyunca insan onuruna aykırı olarak çok çelişkili şekillerde cezalandırılmıştır. Bu kişiler parçalanarak et ve kemikleri alacaklılar arasında paylaşılmış, köle olarak çalıştırılmış, hapsedilmişlerdir. Zamanla borçlunun tüm mallarının haczedildiği, daha sonrada borçlunun yaşaması, mesleğini icra etmesi için gerekli malları hariç olmak üzere, diğer mallarını satıldığı görülmüştür.
OKUMAYA DEVAM EDİN http://rahmiofluoglu.wordpress.com/2009/09/16/borc-icin-hapis-yasaginin-tarihsel-gelisimi-ve-uluslar-arasi-belgelerdeki-yeri

Anonymous dedi ki...

SEVGİLİ 14,35 DE YAZAN ARKADAŞIM.İNSANLARIN DUYGULARIYLA OYNAYAN VE OCAK AYINDAN BERİ BİZLERİ GERİYE GÖTÜREN,HER FIRSATTA TARİH VERİP YASA KOYUCUDAN BİLE DAHA FAZLA BİLGİSİ VARMIŞ GİBİ UKALALIK YAPANLARI ARAMIZDAN GÖNDERDİK. BİZ BİZE KALDIK.NE İDÜĞÜ BİLİNMEZ ADAMLARIN ARKASINDAN KOŞMUYORUZ BİZ.BELGESİZ KANITSIZ KAYNAKSIZ ASLA KONUŞMUYORUZ.

HERŞEYDEN ÖNCE ŞUNU BELİRTEYİM BENİM SÖLEMİŞ OLDUĞUM KAYNAKLARIN HEPSİ MİLLETVEKİLİ KÖKENLİDİR.

YASA ŞAYET MECLİS GÜNDEMİNE GELİRSE,LEHİMİZE BİRŞEYLER ÇIKACAKTIR. BELKİ CEZA İNDİRİMİ,BELKİ AF,BELKİ DİREK CEZANIN ORTADAN KALDIRILMASI,BELKİ DENETİMLİ SERBESTLİK.AMA NE OLACAĞINI BİLEMİYORUZ.NE OLACAĞI BİZİM ELİMİZDE.HÜKÜMET BASKILARA KAYITSIZ KALAMAYACAKTIR.TEMENNİMİZ BUDUR.

SİZLER ŞU KADAR FAX ÇEKTİM ŞURAYA ŞUKADAR MAİL GÖNDERDİM ARTIK ÜMİDİM KALMADI DEDİKÇE BU HÜKÜMET ZATEN BU YASAYI YAPMAYACAKTIR.KEYFİNİZ BİLİR. NASIL İSTERSENİZ.ALLAH HEPİMİZİN YARDIMCI OLSUN

SAYGILARIMLA

Anonymous dedi ki...

Yaaa.. yasa yok / af yok / tahliye yok. (Öncelikle bayrampaşa filmini izlemiş olanlar varsa beni daha iyi anlarlar) Var diyen kendini kandırır. (Bugüne dek benim ve içerdeki yakınımı kandırdığım gibi)Bunlar olacak olsa şuana dek olurdu koskoca 9 ay üç beş gün değil ya aylar hatta sene olacak. Artk umutlar tükendi sadece ben bireysel olarak Düzenli olarak; her gün ve aynı kişi ve kurumlara mail ve faks yolluyorum dün sonuncuları yolladım ve sadece boşa kürek çekmişim onu anladım. En Son Ekim'de yhttp://cek-magdurlari.blogspot.com/2009/09/karslksz-cek-cezagenel-kurulu-kararlar.html?showComment=1253702658560asa çıkacak tahliyeler olacak denmişti. Diyenler kendilerini biliyorlar. Ekimi de bekleriz bakalım Ekim ayında ne diyecekler. Bloga yazmak kolay ama denilen tarih gelince.. Bahaneler sıralanıyor. Kardeşim emin değilsen milleti kandırmayacaksın. İçerde 1 Dk nın nasıl geçtiğini bilseniz. Bunları yazamaz ve aklınızdan geçirseniz bile uykularınız kaçardı. Ekim 15 e kadar bekleyip ekimde yasa çıkacak diyenlere gerekli cevapları vereceğim (İNSANLARIN DUYGULARIYLA OYNAMAYIN)

Anonymous dedi ki...

ÇEK MAĞDURLARI NE YAPMALI?

Bu soruya cevap vermeden önce Burhan İşcan konusuna son bir değinmek ve Özgür Beye(ADMİN) e biraz değinmek istiyorum. Burhan İşcan konusunda hata yaptığımı en başta kabul ettiğimi söylemek istiyorum. Ben iyi niyetimle kendime tuzak kurmuşum. Çek Mağdurlarının bir lidere ihtiyacı olduğunu düşündüm. Bu, ben olamazdım, çünkü ben bir avukatım; bir avukatın çek mağdurlarının önüne düşmesi benim düşünceme göre doğru değildi. Bu nedenle İşcan’ı hatalarından arındırıp destekleyerek bu önderliğe hazırlamak gibi bir saflığa kapıldım. İşcan konusunda ilk yazımda şöyle diyorudum:
YAZININ TAMAMI http://rahmiofluoglu.wordpress.com/2009/09/22/cek-kanunu

Anonymous dedi ki...

ARKADAŞLAR BAZI HUSUSLARI HATIRLATMAKTA FAYDA GÖRÜYORUZ.
BİLİNGİĞİ GİBİ ŞUANDA MEVCUT ÇEK KANUNU YÜRÜRLÜLÜKTEDİR.OCAK AYINDA BAŞLAYAN BERAAT KARARLARINA ADALET BAKANLIĞI ''KANUN YARARINA BOZMA'' TALEBİYLE İTİRAZ ETMİŞ VE İSTEDİĞİNİ YARGITAY 10.CEZA DAİRESİNE YAPTIRMIŞTIR.YANİ KANUN YÜRÜRLÜLÜKTEDİR.

ADALET BAKANLIĞI ARTAN BASKILARA DAYANAMAYIP BORÇLU CEPHESİNDEN AYRI ALACAKLI VE BANKA FACTORİNG TEFECİ CEPHELERİNDEN DE AYRI BASKI GÖRMEKTEDİR.

ŞİMDİ GELELİM İŞİN KÖTÜ TARAFINA; SİZ OLSANIZ BUNCA BASKIYLA KÖŞE SIKIŞIP ZATEN YÜRÜRLÜKTE OLAN BİR YASAYI DEĞİŞTİRİRMİSİNİZ? BEN OLSAM DEĞİŞTİRMEM. VE BİZLERDE ADALET BAKANLIĞININ 'ZATEN YASA YÜRÜRLÜLÜKTE '' DİYEREK YENİ YASAYI GÜNDEME GETİRMEMESİNDEN KORKUYORUZ.

NE YAPMALIYIZ? MEVCUT BASKILARIMIZI 2 KATINA ÇIKARIP VEKİLLERİMİZE MAİL VE MSJ GÖNDEREREK DEĞİL,BİZZAT ARAYIP KONUŞARAK BASKI KURMALIYIZ.YASA EĞER GÜNDEME GELİRSE İNANIN BANA BİZİM LEHİMİZE BİRŞEY ÇIKACAK İNŞALLAH.BİZE MANİ OLAN ŞEY BU YASANIN GÜNDEME GELMEMESİ.

MAİLLERİNİZE DEFALARCA KEZ VEKİL TELEFONLARINI ATTIK.O LİSTELERDEN HERGÜN 2 VEKİLİ ARAYARAK DERDİNİZİ DURUMUNUZU ANLATIN.BOŞBOŞ OTURUP,TAMAM ARARIM,ŞU GÜN GELSİN ARARIM DEMEYİN.HERKES ARTIK OLAYIN CİDDİYETİNİ KAVRASIN..
BU YASA NASIL OLSA ÇIKMAYACAK,HÜKÜMETE İKTİDARA GÜVENİM KALMADI DİYENLER!!!! BUGUN ALLAHIN LÜTFUNDAN ÜMİDİ KESİP KAYBEDENLERDEN OLMAYIN!!!


EKİM AYI İÇERSİNDE ANKARAYA BİR ORGANİZASYONUMUZ OLUCAK.ANCAK SAYIMIZ 500 OLMASSA BU ORGANİZASYONA GEREK YOK.ONUN İÇİN HERKES AİLESİNE ARKADAŞINA HABER VERSİN.YALNIZ GELMEK MARİFET DEĞİLDİR.
SAYGILARIMLA JENARDİ

Anonymous dedi ki...

Değerli Arkadaşlar; elbetteki bizim baba ocağı sitemiz burasıdır lakin, diğer sitelerden haber almak,iletişim kurmak, haklı davamız için yardımlaşmak yerinde olacaktır. Kaldıki; diğer bazı siteler, zaman zaman sitemizdende alıntı yapmaktadır. Önemli bir haber varsa; bizimde, bazı yerlerden alıntı yaparak, burda; bu siteyi takip eden arkadaşlara bilgi vermemiz kadar olağan ne olabilirki? Bir siteden bize davet varsa; nezaket kuralları içerisinde, onların bayramlarını kutlamak ve iyi mesajlarımızı göndermek kadar, tabi birşey olabilirmi? Bizim ortak amacımız nedir? Haklı olan davamızda; mümkün olduğu kadar aynı çatı altında toplanıp, ortak eylemlerimiz ne olacaktır? O eylemlere yönelmeliyiz. Bayram sonrası; yasal çerçeveler içerisinde, yol haritamızı çizip, çalışmalara başlamalıyız. Saygılarımla. Hasan(Barışçı)-Mersin

Anonymous dedi ki...

50. kuruluş yıldönümünü kutlayan AİHM’nin Türkiye’ye ilişkin verdiği kararlar yargı sistemine ciddi bir uyarı niteliğinde

Türk yargısı sınıfta kaldı


© AİHM’de bekleyen dosyaların yüzde 11.4’ünü, “Türkiye’de hakları gasp edilenlerin” yaptığı başvurular oluşturuyor.

MELTEM YILMAZ

50. kuruluş yıldönümünü kutlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), 50 yılda verdiği kararlara ilişkin yayımladığı rapor, Türk yargısına ilişkin çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. AİHM’de bekleyen dosyaların yüzde 11.4’ünü, “Türkiye’de hakları gasp edilenlerin” yaptığı başvurular oluşturuyor. Avrupa Konseyi’ne üye olan 800 milyon nüfuslu 47 ülke arasında Türkiye ile ilgili 11 bin 100 şikâyet dosyası bulunuyor. 1954 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olan Türkiye hakkında bugüne dek verilen 1939 kararın 1676’sında ihlal tespit edilirken ihlal olmadığına karar verilen dosyaların sayısı ise yalnızca 37’yle sınırlı kaldı.

İlkini “Lawless-İrlanda” kararıyla 14 Kasım 1960’ta, son kararını ise 18 Eylül 2008’de veren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 50. kuruluş yılında yayımladığı raporda Türk yargı sistemindeki çarpıklıkları da gözler önüne serdi. 1 Ocak 2009’dan itibaren 97 bin 300 başvuru dosyası bulunan AİHM’de bulunan dosyaların yarısı Türkiye, Rusya ve Romanya ile ilgili şikâyetleri kapsıyor.

İşkencenin yarısına yakını Türkiye’de

AİHM’nin Türkiye’ye ilişkin verdiği kararlar ise yargı sistemine ciddi bir uyarı niteliğinde. AİHM’nin “İfade özgürlüğünün ihlal edildiğini” tespit ettiği toplam 348 kararından 170’i, “adil yargılama yapılmadığı” yönünde verdiği 2 bin 725 karardan ise 531’i Türkiye aleyhinde. AİHM’nin “Gözaltında, cezaevinde ve alıkonma mekânlarında işkence”ye yönelik verdiği toplam 48 kararın 22’si, “İnsanlık dışı muamele” ile ilgili, değerlendirme yapılan 417 karardan 147’si, “yaşam hakkının ihlali” tespitine ilişkin, verilen 146 karardan ise 66’sı yine Türkiye’ye ilişkin. “Yaşam hakkının hiçe sayıldığı durumların soruşturulmadığının tespit edildiği” toplam 223 karardan 120’sinin de Türkiye’ye ilişkin olması, soruşturma sisteminin sağlıklı yürümediğinin en açık göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Cumhuriyet
ofluoğlu

SoftTurk dedi ki...

Hepimizin Mübarek Ramazan Bayramını kutluyorum, nice Ramazanlara özgürce İnşallah...

Anonymous dedi ki...

Kader arkadaşlarım
hepinizin ramazan bayramını kutlar, yüce allahtan özgür olarak geçireceğimiz nice bayramlar nasip etmesini dilerim

bir yudum huzur

Anonymous dedi ki...

DEĞERLİ ARKADAŞLAR; DEĞERLİ DOSTLAR, DEĞERLİ SİTE SAKİNLERİ, DEĞERLİ DAVA ARKADAŞLARIM. HEPİNİZİN; AMA HEPİNİZİN, BU HAKLI DAVAMIZDA BİRLİKTE YOLA ÇIKTIĞIMIZ HEPİNİZİN, BU MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMINI; YÜREKTEN, CANI GÖNÜLDEN KUTLARKEN, O YÜCELER YÜCESİ TANRIMIZIN; BU BAYRAMI, YILLARDIR ÇEKTİĞİMİZ BU CEZALARDAN, BU ÇİLELERDEN, BU ZOR DURUMLARDAN ÇIKIŞIMIZ İÇİN, HAYIRLARA VESİLE KILMASINI DİLİYORUM. HERKESE; AMA HERKESE, SEVGİLER SAYGILAR VE SELAMLARIMLA... HASAN(BARIŞÇI)-MERSİN

Anonymous dedi ki...

bütün çek mağgurları arkadaşlarımın bayramını kutluyor,sabır ve özgür günler diliyorum..AASAA

M.K. dedi ki...

Sayın Jenardi

kuşku duyan yok zaten. Demek istediğim tam tarih olmasa bile bir tarih aralığı varsa ona göre hazırlık ve ayarlama yapmak gerekecek.
şehirlere göre sayımızı bilmek
uygun olacağı için sayı yeterliyse araç ayarlamak
tarihe göre çevreden müsait olan insanlarıda ayarlayıp getirmek vs.vs.

Bu gibi sebepler için sordum sadece. Ekim de hep yazdığımız ve hep yazılan gibi kalabalık olmamız lazım buda organizasyon istiyor. Yetere yakın sayı var ve araba tutarsak fazladan birkaç kişiyi nasıl getiririz hesabı yapmaya çalışıyorum.

saygılarımla

M.K.

Erkan dedi ki...

Müteakip bayrama özgür girmek umuduyla tüm mağdurlara iyi bayaramlar..

Anonymous dedi ki...

02,3de cevap yazan arkadaşa tşk ederim. Bu durumda meclisin açılmasından sonra durumumuz belli olacak gibi görünüyor. Yani arkadaşlar en geç 1 - 1.5 aya kadar ak koyun kara koyun belli olacak. Ne diyelim Allah hepimizin hakkında hayırlısını versin. Ziyaretçi bölümündeki formu doldurdum gelen telefonlara fakslara ben de mesajlar göndereceğim mutlaka. Arkadaşlar benim aslında anlayamadığım bir nokta daha var. Okuduğum açıklamalarda ve yorumlarda ikinci kez karşılıksız çek kesilmesi durumunda diye özellikle belirtilen bir konu var. Sanırım biraz olsun bunları yaşamış herkes bilecektir ki ticaretle uğraşıken batan birinin sadece bir adet karşılıksız çeki olması çok zor. Ben yaklaşık 4 sene tüm çeklerimi kredilerimi senetlerimi vergilerimi her şeyimi ödedim. Sıkıntıya düşünce ise doğal olarak hiç birini ödeyemedim. Açıklamalarda söytlenen her yaprak ayrı dava ayrı suç sayılır demekse bu durumda ben aynı suçu mükerrer mi işlemiş oluyorum?

Anonymous dedi ki...

00,52 de yazan arkadaşımız öncelikle geçmiş olsun. intihar etmeyi falan öncelikle bi tarafa koyun. bu tür eylemler ve sözler acizlerin işidir. bizlerde sizin gibi hatta daha beter durumdayız ve mücadelemizi 10 aydır sürdürüyoruz.

çekelrde hapis cezalarının kalkacağı yada kalmayacağı konusuna gelince.. kalkacak diyende yalan sölememiş,kalmayacak diyende.. maalesef şunada kanun sürümcemededir. bunun sonucunu ancak bizim baskılarımız belirleyecektir.sesimiz ne kadar gür çıakrsa o kadar lehimize sonuçlanacaktır.

bu anlamda ne yapabilirsiniz? öncelikle ziyaretçi bölümünde girip bilgileri doldurun ve mailinizi bize bırakın. mailinize milletvekillerimizin telefonları gelecektir. bu telefonlara haftalık periyotlarda durumumuzu özetleyen msjlar atmaktayız.ayrıca faxlar çekmeteyiz. ve vekillerimizi devam arayıp arayı sıcak tutmaya çalışmaktayız.sizde bunlarda hangisi kolayınıza geliyosa yapabilirsiniz.. tekrardan geçmiş olsun

bişey yapmalı dedi ki...

1. Kendi yaptığımız kötülükler sebebiyle olabilir.
Hz. Âişe’ye, “İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker ve dilediğini bağışlar.” (Bakara: 284) âyetiyle, “Kim kötülük yaparsa cezasını görür.” (Nisa: 123) âyetinin ne demek olduğu sorulduğunda, o da bunu Hz. Peygamber’e daha önce sorduğunu ve şöyle cevap verdiğini nakletmiştir:
“Bu Allah’ın hastalık ve kazadan, cebine koyduğu basit bir eşyanın kaybıyla duyduğu üzüntüye varıncaya kadar maruz kaldığı musibetlerle kulunu (dünyada) cezalandırmasıdır. Böylece kul, peyderpey günahlardan arınmış olarak çıkar, tıpkı ham altının körükten saf kızıl (altın) çıktığı gibi.” (Tirmizi, Tefsir-u Bakara)
2. Mü’minin günahlarını temizleyip berraklaştırmak için olabilir.
"Hangi Müslüman’a hastalık (ve bir diken veya daha küçük de olsa eziyet veren bir şey) isâbet ederse, ağacın hazan vakti yaprakları döküldüğü gibi, Allah (c.c.) bu musibetleri onun hatalarına keffâret kılarak günahlarını döker." (Bu*hârî, Merdâ: 13)
"Mü'**min kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık, bir üzüntü, hatta ufak bir tasa isabet edecek olsa, Allah (c.c.) onun se*be*biyle mü'minin günahından bir kısmını mağfiret buyurur." (Buhari, Marda: 1; Müslim, Birr: 52; Tirmizi, Ce*naiz: 1)
3. Mü’minin cennette derecesini arttırıp, yüksek nimetlere kavuşması için olabilir.
Sabredenlerin mükâfatını, yapmakta olduklarının daha güzeliyle vereceğiz. (Nahl: 96)
"Allah (c.c.) kime hayır dilerse (onun günahlarını bağışlamak ve manevi derecesini yükseltmek için) ona musibet verir." (Bu*hârî, Merdâ: 1)
“Kul, Allah’ın kendisi için takdir ettiği dereceye ameli ile ulaşamazsa, Allah (c.c.), onun canına, malına veya çocuğuna bir musibet verir, o da bunlara sabrederse böylece Allah’ın kendisine takdir ettiği mertebeye ulaşır.” (Ahmet b. Hanbel, Müsned, 5/272)
“Musibetler, yüzlerin karardığı kıyamet gününde sahibinin yüzünü ak eder.” (Taberani, Câmiu’s-Sağîr, 6: 273, Hadis No: 9218)
4. İmtihan için olabilir.
“O insanlar sandılar mı ki ‘iman ettik’ demeleriyle bırakılacaklar da imtihana çekilmeyecekler? Doğrusu biz onlardan evvelkileri de denedik. Allah sâdık olanları da muhakkak bilecek, yalancı olanları da...” (Ankebut: 2-3).
“Şüphe edilen altın, ateşle muayene edildiği gibi, insan da bela ile imtihan olur.” (Taberânî)
“Allah’ı ve Resûlünü seven, belaya hazırlıklı olsun, sabır zırhını giysin!” (Beyhakî)
Evet, başımıza gelebilecek her türlü bela ve musibetin bir amacı var. Hazırlıklı olup sabır göstermek, imtihanı kazanmamızı sağlayacağı gibi acılarımızı da hafifletecektir. tüm imtahanları kazanmak duasıyla

alıntıdır

bişey yapmalı dedi ki...

Bazen başımıza öyle üzücü musibetler gelir ve bazen haddimizi aşarak 'Neden benim başıma geldi?' sorusunu yöneltiriz Yaratan’a! Peki musibetler ne söyler?
Bir musibet, bir felâket, bir kaza sonrası insanların olumsuz hallerine şahit oldunuz mu hiç?
Annesini, babasını, eşini ve bilhassa çocuğunu kaybeden mahzun bir yüreğin feryadını dinlediniz mi?
Hani şikâyet, tenkit ve isyan dolu cümleler vardır:
“Bu bela koca dünyada, o kadar kötü insan varken bir beni mi buldu?”
“Neden benim evladım öldü, neden? Bunca insan içinde niçin o ?”
“Yıllardır bu hastalığın elinden çektiğim cefa kalmadı. Bittim artık…”
“Fakirlik canıma tak etti. Birçok insan çalışmadan sefa sürüyor, ama biz acılar içinde kıvranıyoruz.”
Bu dünyanın adaletsiz olduğunu düşünüyorsak, dertsiz ve tasasız bir hayatın hayalini kuruyorsak bilmeliyiz ki büyük bir yanılgının içerisindeyiz. Yaratılmış her şeyin bir nedeni olduğu gibi başımıza gelen her türlü bela ve musibetin de sıkıntının da bir nedeni, amacı var. Asıl mesele başımıza gelen bin bir türlü sıkıntıları nasıl karşıladığımızdır. Çünkü yaşanılan sıkıntılar kimilerini olgunlaştırıp güçlendirirken, kimilerini zayıflatmakta, hadsizce isyana sürükleyebilmektedir. İşte bu nedenle bela ve musibetleri iyi okumak, insanı bu imtihan dünyasında güçlü ve dirençli kılacaktır.
Etrafımızda şahit olduğumuz ya da bizzat karşılaştığımız olumsuz ve yıpratıcı olayları iyi okuyabilmek için ise maneviyatın son derece güçlü olması, maneviyatın güçlü olması için de ibretlere dikkat kesilerek, yaşanmışları yaşamışçasına idrak etmek gerekmektedir. Bu idrak eksikliğidir ki etrafımızda cereyan eden birçok hadise, uyuyan şuurumuzda etkisiz kalırken, başımıza geldiği zaman ziyadesiyle tahripkâr ve yıkıcı olmaktadır.
Dolayısıyla dirençli ve sabırlı olabilmek için bol bol kalbimize ve maneviyatımıza yatırım yapmamız gerekiyor. Hiç şüphesiz, bu anlamda en özel, en önemli yatırım da kudret ve hikmeti sonsuz olan Yaratıcı’yla kurulacak ilişkidir. Bu ilişki sayesinde kendimizi, sınırlarımızı, kudretimizi, acziyetimizi anlayabilecek ve anladığımız oranda da hayata karşı bir konum belirleyebileceğiz.
Böyle bir ilişkiyi ve manevi duruşu en çok peygamberlerde ve peygamberlerin sadık tabilerinde görebiliyoruz. O kutlu insanlar, en büyük felaket ve zorluklara maruz kaldıkları halde güçlü olmayı başarmışlar, başlarına gelen olaylardan hiçbir şikâyette bulunmamışlardır. O insanların tavrı bugün için, yarın için, kısacası dünya döndüğü müddetçe insanlık için, hakikat olan bir ölçüyü bizlere göstermektedir.

Anonymous dedi ki...

ARKADAŞLAR VEKİLLERİMİZİ ARAMAMIZ LAZIM. HABERLERİN BAZI YÖNLERİ İYİ BAZI YÖNLERİ KÖTÜ GİBİ. ÖZELLİKLE ADALET KOMİSYONUNDAKİ VEKİLLERİMİZİ ARAYIP SON DURUM HAKKINDA BİLGİ ALALIM LÜTFEN. MSJ GÖNDERMEYE DE DEVAM EDELİM. YARIM AYNI ANDA TÜM VEKİLLERE MSJ ATIYORUZ

Cuneyt dedi ki...

Arkadaşlar
Bayramda Tüm vekillere sms göndereceğiz, Mail listelerine vekillerin cep numaralarını göndereceğim, sms gönderecek olan arkadaşlar mail kaydını yapsınlar, site iletişim yoluyla email adreslerini göndersinler..