80 yıldır yürürlükte olan İcra İflas Kanunu borçlunun evinin talan ediyor, ev eşyaları hacizleri ile aileler mağdur ediliyor. Evine haciz gelip, eşyaları kaldırılan insanlarımız içinde intihar edenler, cinnet geçirenler kendisi ya da yakınlarına zarar verenler her geçen gün artıyor.
Haciz suretiyle evden eşya kaldırılması birçok ailenin parçalanmasına da neden oluyor. Evinden eşya kaldırılan babalar, eşi ve çocukları karşısında saygınlığını kaybettiği gibi toplum karşısında da statü kaybına uğruyor.
Binlerce baba, eş ve çocuklarına karşı borcu sebebiyle evinden eşya kaldırılmasına neden olma mahcubiyeti yaşıyor, bu mahcubiyetle dayatılan icra taahhütnamesine imza atıyor ve ödemeler aksadığında ceza evine giriyor.
İcra takibinin mağduru, bu duruma neden olan kişi değil, biçare eş ve çocukları olmaktadır. Evden eşya kaldırmak veya iş yerinde üretimi engelleyecek makinaların haciz edilmesi yerinden sökülmesi adeta bir şantaja dönüşmüştür. Vatandaşı, esnafı özgürlüğünden yoksun bırakacak olan daha ağır bir yaptırım olan icra taahhütlerine imza atmaya zorlamaktadır.
Taahhüdü ihlal denilen, "Borçlunun ödeme şartını ihlal" cezası İcra İflas Kanunu 340. maddesinde yer almaktadır. 111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.
Kanunda Taahhüdü ihlal hapis cezası üç aya kadar hapis cezasıdır, Mahkeme 1 günde ceza verebilir, 10 günde, 3 ayda fakat ne hikmetse mahkemeler üst sınır olan 90 günü hemen yapıştırmaktadır, üç aydan az hapis cezası veren icra ceza hakimleri çok nadirdir.
Alacaklı tarafın hemen hemen tamamının GSM şirketleri ve kredi kartları/tüketici kredileri nedeniyle Bankalar olduğu düşünüldüğünde icra mahkemelerinin kimlerin hakimiyetinde olduğu kolayca anlaşılmaktadır.
14 şubat Salı günü TBMM Adalet Komisyonu Yargıda 3. reform paketini görüşmesi gerekiyordu, fakat gündeme gelen MİT soruşturması nedeniyle salı günü buna ilişkin bir kanunu görüşmesi kararlaştırıldı ve yargıda Reform 3. Paketin görüşülmesi çarşamba gününe sarktı.
Öncelikli olarak İcra İflas Kanunu ele alınacak ve genel kurula sevk edilecek.
Adalet Komisyonu üyeleri tarafından hazırlanmış olan bir önerge var, görüşmeler esnasında bu önerge madde metnine eklenecek, önergeye göre ödeme şartı yani taahhüdü ihlal eden kişiler hakkında verilen tazyik hapsi uygulamasına son verilmesi amaçlanıyor.
Bu ülkede hiç bir şeyi kesin değildir, bunu kesinleştirecek olanlar sizlersiniz.
Bu Konuda milletvekillerine mail ve telefonla arayıp sorunları dile getirmemiz, taahhüt ihlal ve ev haczinin yaşattığı dramları medyada gündeme getirmek kaçınılmazdır.
Toplumun nerdeyse yarısı haciz korkusuyla karşı karşıyadır.
Çaresizseniz Çere Sizsiniz.
Önemli Not:
2009 Aralık ayında Karşılıksız çek nedeniyle mahkumiyet almış kaçak durumda olan veya cezaevlerinde bulunan arkadaşlarımızın için davanın açılmış olduğu mahkemelere taahhüt vererek infaz durdurma, ceza evinden tahliye imkanı getirilmişti. Verilen o taahhütler yürürlükten kaldırılmıştır. O taahhütlerin hiç bir şekilde geçerliliği yoktur
Ayrıca Bu taahhütlerin, icra dairelerine veya haciz esnasında verilen ödeme taahhüdüyle bir alakası da yoktur. ikisi çok farklı kanunlardır.

0 yorum:
Yorum Gönder