Yeni Çek Kanunu Değişiklik Gerekçe

GENEL GEREKÇE
Anayasanın 13 üncü maddesinde temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında ölçülülük ilkesine riayet edileceği düzenlemiştir. Türk Ceza Kanununun 3 üncü maddesinde düzenlenen yaptırımların orantılı olması ve ceza hukukunun son çare olması özelliği (ikincillik ilkesi) bu anayasal ilkenin bir yansımasıdır. Türk Ceza Kanununun 3 üncü maddesinin gerekçesinde; “Suç işlenmesiyle bozulan toplum düzeninde adaletin sağlanması için suç işleyen kimseye uygulanacak ceza hukuku yaptırımlarının haklı ve ölçülü olması gerekir. Çünkü ancak haklı ve suçun ağırlığıyla orantılı bir yaptırım ile suç işleyen kişinin bu fiilinden pişmanlık duyması ve yeniden topluma kazandırılması söz konusu olabilir.” denmektedir. Buna göre, ceza hukuku işlemleri yapılmasıyla sağlanması beklenen yarar ve verilmesi imkan dahilinde olan zarar arasında bir oranın bulunması, aksi takdirde işlemden vazgeçilmesi gerekmektedir. Yine ceza hukukuna son çare olarak başvurulmalıdır. Ceza hukuku, toplumsal barışın devamı bakımından başvurulması kaçınılmaz olduğu zaman devreye girmelidir. Medeni hukuk veya kamu hukuku gibi başka araçlar yeterli olduğu zamanlarda ceza hukuku arka plana çekilmelidir. Ceza hukukunun diğer hukuk dalları içinde son çare olmasına ilişkin bu ilke, yaptırımlar bakımından da geçerlidir. Buna göre para cezasının veya diğer idari yaptırımların uygulanabileceği durumlarda hürriyeti bağlayıcı cezalar verilmemelidir. Belli ağırlıktaki suçlar bakımından hürriyeti bağlayıcı cezaya değil, para cezası, mağduriyetin giderilmesi veya idari yaptırımlar gibi müesseselere başvurulması gerekmektedir. Ceza hukukunun son dönemde gelişen ve yukarıdaki açıklamalarla yakından ilgili olan önemli ilkelerinden biri de “ekonomik suça ekonomik ceza verilmesi” şeklindeki prensiptir. Buna göre, ekonomik nitelikteki suçların yaptırımı hapis cezasından ziyade ekonomik yaptırımlar şeklinde olmalıdır.

5941 sayılı Çek Kanununun 5 inci maddesinde, karşılıksız çek keşide etme suçu için adli para cezası öngörülmüş olmasına karşılık, bu cezanın ödenememesi durumunda infazı para cezasının hapis cezasına dönüştürülmesi suretiyle yerine getirildiğinden, adli nitelikteki bu yaptırım, yukarıda saydığımız ilkeler gerekçe gösterilmek suretiyle gerek uygulamada gerekse doktrinde uzun zamandır eleştirilere maruz kalmıştır. Bununla birlikte borcunu ödeyemeyen kişi hakkında infaz aşamasında hapis cezası uygulanması bu kişinin ticari hayatının ciddi şekilde sarsılmasına veya sona ermesine neden olmakta ve borçlarını ödeyebilme ihtimalini neredeyse ortadan kaldırmaktadır.
Öte yandan, Anayasanın 141 inci maddesinin son fıkrasında, “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” hükmüne yer verilmiş, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında da, herkesin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının “makul süre içinde” görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Yargının iş yükünün aşırı şekilde ağırlaşması nedeniyle yargılama sürecinin yavaş işlemesi ve uzun sürmesi, Anayasamızın ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin kabul ettiği makul sürede yargılanma hakkı ve devletin makul sürede yargılama yükümlülüğünün gereğinin yerine getirilmesini önemli derecede engellemektedir.
Bilindiği üzere, karşılıksız çek keşide etmek suçundan kaynaklanan uyuşmazlıklar ceza adalet sistemindeki iş yükünün önemli bir bölümünü teşkil etmekte ve bu fiil için adli nitelikteki yaptırım uygulanması ceza hukukunun yukarıda saydığımız ilkelerine uygun görülmemektedir. Bu nedenle, karşılıksız çek keşide etmenin suç olmaktan çıkartılmak suretiyle bu eylem için herhangi bir yaptırım öngörülmemesi düşünülebilir. Ancak çekin ekonomik hayatta ifa ettiği görevde bir zafiyet yaşanmaması için karşılık çek keşide etme eyleminin tamamen yaptırımsız bırakılması uygun olmayacaktır. Bu nedenle, karşılıksız çek keşide etme eylemi için çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı şeklinde idari nitelikte bir yaptırım uygulanması daha uygun bir çözüm olacaktır.
Bu Tasarı, karşılıksız çek keşide etme eylemine adli nitelikte bir yaptırım uygulanması nedeniyle yaşanan sıkıntılara çözüm getirmek ve adaletin etkinleştirilmesini, süratli ve verimli çalışmasını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.

MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1- Kanunun 3 üncü maddesinde, 5941 sayılı Çek Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürüldüğünden, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren bu kişilerin adli sicilde kayıtlarının bulunması hukuken mümkün olmayacaktır. Bu kayıtlar sadece Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından tutulmaya devam edileceğinden, maddede yer alan “adli sicil” ibaresi “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 2- Kanunun 3 üncü maddesinde, 5941 sayılı Çek Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, şikayete tabi olarak uygulanan adli nitelikteki yaptırım, talebe bağlı idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürüldüğünden, 5941 sıyılı Kanunun 3 üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “şikayette” ibaresi “talepte” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 3- 5941 sayılı Çek Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım, Cumhuriyet savcısı tarafından uygulanacak idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürülmektedir. Yeni düzenlemede, hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanabilecek kişi çek hesabı sahibi olarak belirlenmiştir. Buna göre, tüzel kişiler hakkında da bu yaptırımın uygulanması mümkündür.
5941 sayılı Çek Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanabilecek kişinin çek hesabı sahibi olduğu açıkça düzenlendiğinden ve maddede ayrıca adli nitelikte bir cezaya yer verilmediğinden, 5941 sayılı Çek Kanununun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan cezai sorumluluğa ilişkin düzenleme fıkradan çıkartılmıştır.
İdari nitelikte bir yaptırım olan çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı kanun yolu olarak 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27 nci maddesinde düzenlenen “başvuru yolu”na gidilmesi kabul edilmiştir. Bu başvurunun kabulü halinde, bu kararla ilgili olarak da 5 inci maddenin sekizinci fıkrasındaki bildirim ve yayımlanma usulü izlenecektir.
5941 sayılı Çek Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürüldüğünden, bu değişikliğe uygun olarak Kanun 5 inci maddesinin ikinci, dördüncü, dokuzuncu ve onbirinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 4- 5941 sayılı Çek Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında adli nitelikteki bir yaptırım için öngörülen etkin pişmanlık hükmü idari niteliğe dönüştürülen yaptırım bakımından uygulanacak şekilde yeniden düzenlenmiştir. Karşılıksız kalan çek bedelini, faizi ile birlikte tamamen ödeyen kişi hakkındaki çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak ve bu durum Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilecektir. Tedbir kararının verildiği Cumhuriyet başsavcılığına başvurularak talebin geri alınması halinde de çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilecektir. Buna göre, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanacak olan idari tedbir, aynı zamanda bu kişiyi çek borcunu ödemeye zorlamak amacı da taşıyan bir yaptırım niteliğindedir.
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bakımından azami bir süre kabul edilmiştir. Buna göre, kararın verildiği tarihten itibaren on yıl geçmesi üzerine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca kaldırılacaktır.
MADDE 5- Kanunun 3 üncü maddesinde, 5941 sayılı Çek Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım, Cumhuriyet savcısı tarafından uygulanacak idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürülmekte ve idari yaptırım olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanması öngörülmektedir.
Kanunun mevcut uygulamasında da, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, suça bağlı olarak ayrıca çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarının akıbetinin ne olacağı konusunda bir değerlendirme yapılması zarureti ortaya çıkmıştır. Düzenlemeyle, Kanunun yürürlüğe girmesinden önce verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin kayıtların Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında tutulmaya devam olunacağı hüküm altına alınmıştır.
MADDE 6- Yürürlük maddesidir.
MADDE 7- Yürütme maddesidir.

Yeni Çek Kanunu ve Gerekçelerine Alt Linklerden Erişebilirsiniz
1-Link: Yeni Çek Kanunu
2-Link: Adalet Komisyonu Raporu
3-Link: Bilgi Notları

12 yorum:

Adsız dedi ki...

cek kanunu nezaman cıkacak
yeni yıla yetisirmi

Adsız dedi ki...

Meclis komisyonu ne yardan nede serden vazgecemedi. Aim ekonomik suca ekonomik cezayi ongoruyor. Bizim meclis alacakli kisilere odenemeyen borclarin diyetini adli para cezasi adi altinda tahsilatindan vazgecemiyor herhalde.Zaten alacaklinin borcu magduriyet sebebi ile odenemiyor.

Adsız dedi ki...

hiç boşuna yormayın kendinizi bu çek yasası çıkar kesin olarak ama 2013 seçiminde çünküü iktidar bitti okeye dönüyor ...

Adsız dedi ki...

çekte hapsin kesinlikle kalkması lazım.çünkü bankalarda bu konuda suçlu .teminat almadan çek kulanmaya uygunluk aranmadan çek karnesi veriliyor. .ondan sonra sonuç ortada.

Adsız dedi ki...

direkt olarak 20 - 30 kişiyi ilgilendiren Avrupa daki emsallerine uymuyor diye alel acele çıkarılan şike yasası yerine Avrupa da emsali olmayan direkt olaraka onbinlerce kişiyi içeride tutan çek yasası neden değişmez.. .

Adsız dedi ki...

çek mağdurlarının durumu ne olcak? bizim haklarımızın korunmaması da anayasaya ve insna haklarına aykırı değil mi? güvenmişiz, alacak hakkımız doğmuş bize borç takıp elleirni kollarını sallayarak dolaşanlar heyecanla çek yasasının çıkmasını bekliyorç.... bir korktukları hapis olayı vardı... şimdi o da kaldırılacak... hep suçlular mı korunacak? mağdurları niye düşünen yo? edeperyle sustukları için mi? kurt düzeni mi bu? kuzuların üzreine dişlerini bileyenler, ağızlarının suyu akanların düzeni... biz de çek mağdurları olarak sesimizi çıkaracağız...

Adsız dedi ki...

ben de suçlu değilim. ALACAKLIYIM... benim hakkım ne olacak? borçlanmassaydı kendine güvenmeyen... borç takanların içleri daha rahatlayacak şimdi.... e nolacak, borç takanları koruyanlar biz alacak mağdurları için de bir şeyler düşünecekler mi? bize alacaklarımızı iade etmenin teminatını verecekler mi? ASIL ÇEK MAĞDURLARI BİZLERİZ....güvenmişiz çek almışız... önce bizim haklarımız korunsun, sonra borçlunun cezası aşırı mı değil mi düşünülsün..

usa35 dedi ki...

Jackallar sizi burayi borclu gibi takip eden totoslar , babayi alcaniz . Devlete oderim borcumu sizin gibi ac kopeklere odemem. Kicinizda patlasin o cekler ...bu kanun cikcak donusu yok cekle is yapan hapis kararina degil gotune guvensin .... Mal versin evde 100 milyarlik cekler duruyo alacak olarak bizde magduruz totoslar ..

Adsız dedi ki...

alacaklı da vereceklide huzura kavuşur inşallah

Adsız dedi ki...

insanları zorduruma sokmaktan başka birişdeyil türkiyede borcu olmayan insan yok dogan cocugun bile borcuvarken çekmadurları neyapsın hapiste maaş vermiyorlarki insanlar borçlarını ödesinler

Adsız dedi ki...

herkese selamlar benim çeklerim 2006 yılında yazıldı toplam 470000 tl sadece 2006 yılında ödediğim çek toplamı 700000 tl benden alacaklı kişiler o miktarın 10 katını benden daha önce kazanmış dürüst olmak bazen iyi değil iliğimi kuruttular şimdide beni hapis etmek istiyorlar ben adam öldürmüşisem hırsızlık yapmışisam tecavüz etmişisem idam etsinler ah bile demem ama sırf ticaret yapmişim beni hapsedecekler 15 gün bekleseler ben devletten hakedişimi alırdım bütün ödemelerimi yapardım beklemediler 5 yıldır suriyede sürünüyorum beni tanıyanlar bu durumu hakketmiyordum 55 kişiye ekmek veriyordum hapsi hakketmedim ama artık hapis cezası kalksada dönmek gelmiyor içimden ..

Adsız dedi ki...

arkadaşlar borç borçtur hiç kimse borcunu unutmaz. ancak çek olayında tefecilerin eline düşenler avukatların karşısında hazırol a geçip iki dudağının arasında medet bekleyenler... bunlar utanç verici. birde cezaevine girip ailesi talan olanlar... bu yasayı çıkaranlardan allah razı olsun. kaç ailenin ümitlerinin yeşermesine sebep oldular. bazı arkadaşlar borcun kul hakkı olduğunu yazmışlar eyvallah.. peki bu borçlardan ailesi talan olup tefecilerin eline düşenler hangi hakka giriyor acaba?