Çek Mağdurları durmak yok

Anayasa Mahkemesinin halen gündeminde ollmayan CHP nin aykırılık iddiasıyla dava ettiği ve esastan görüşülmek için sırada bekleyen dosyadan halen ses çıkmamıştır. Bu bekleme süreci ne kadar sancılı olursa olsun infazları duran arkadaşların harekete geçmesi isabet olur. Zira eylemsiz kalmak daha sonrasında tümden eylemsizliği beraberinde getirecektir. Bu nedenle MEDYADAKİ TUM MAİL ADRESLERİNİ ARKADASLARIMIZIN BİRBİRLERİYLE PAYLAŞARAK BASKI KURMASI GEREKMEKTEDİR. ADRESLERİ BİZDE BURADAN SİZLERLE PAYLAŞACAĞIZ...

Avukatlardan her ne kadar zarar görmüş olsak da tavsiyelerini yine de gzardı etmeyerek dosyalarınızı o şekilde takip etmeniz gerekmektedir.

Kanun yararına bozma taleplerinizi kendiniz hemen Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne Gönderilmek Üzere başlığıyla göndermek de başkaca bir yöntemdir.

Kısa ve öz nitelikteki sorularınız için hukuksal desteğinizi de aynı zamanda www.sibelsevinc.av.tr adresinden de edinebilirler.

HAYDİ ARKADASLAR MEDYAYA BASKI YAPMAYA DEVAM . YOKSA SESİMİZİ DUYAN OLMAYACAK.

MECLİSE GİDEREK CHP BAŞKANI SN KEMAL KILIÇDAROĞLUYLA GÖRÜŞMEK İÇİN AV. SİBEL SEVİNÇ HANIM DESTEK VERECEĞİNİ DE SÖYLEMİŞTİR. BU KONUDAKİ TALEPLERİNİZİ VE GÖRÜŞLERİNİZİ BEKLİYORUZ.HEM DE HEMEN

570 yorum:

1 – 200 / 570   Yeni›   En yeni»
Adsız dedi ki...

sami bey temyizde karşılıksız çekten onanan dosyamız ne kadar zaman zarfında infaz aşamasına geliyor.şimdiden teşekkürler

collog dedi ki...

HADİ KIPIRDIYALIM BİRAZ ARKADAŞLAR, BEKLEMEKLE SONUCA VARAMAYIZ.

SAMİ KAL dedi ki...

TEMYİZDEN ONANIPTA İLGİLİ MAHKEMEYE DOSYANIN ULAŞMASINDAN İTİBAREN , İLK ÖNCE BU DOSYA İLGİLİ MAHKEME TARAFINDAN İNFAZ SAVCILIĞINA GÖNDERİLİR ORTALAMA BİR AY SÜRER, SAVCILIKTAN SİZE APC ÖDEME EMRİ ÇIKAR BUDA EN AZ BİR AY SÜRE DEMEKTİR. APC İLAMATI SİZE TEBLİĞ EDİLDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN ÖDEMEK YADA TAKSİTLENDİRMEK İÇİN BİR AY SÜRENİZ VAR. BU SÜRE DOLDUKTAN SONRA15 GÜN İÇİNDE İNFAZ SAVCILIGI DOSYANIZI YAKALAMA EMRİ İLE İKAMETİNİZİN BULUNDUGU ADRESE EN YAKIN KARAKOLA GÖNDERİR.KARAKOL BU DOSYAYI EN ERKEN BİR AY İÇİNDE ARAMAYA SOKAR, EGER ADRESİNİZDE BULUNAMAZSANIZ İKİ AY İÇİNDEDE BÜTÜN TÜRKİYEDE ARANMANIZ ÇIKAR.ANLIYACAGINIZ DOSYA ONANDIKTAN İTİBAREN ARANMANIN ÇIKMASI İÇİN BÜTÜN OLUMSUZLUKLARIDA HESAP EDERSEK EN ERKEN 3 EN GEÇ 5 AY İÇİNDE YAKALANMA ÇIKAR.

av.sibel sevinc dedi ki...

1-
ortalama 2 ay içinde mahkemesine döner infaza düşmesi 1 hafta
(istanbul koşullarında 15-20 gun belki)

Adsız dedi ki...

bu anayasa degişiklik paketini referandumda kabul edersek anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkımız oluyor bence bunu iyi degerlendirmek lazım diye düşünüyorum

Adsız dedi ki...

çok uğraşıldı medya ile çok üğraşıldı vekiller ile çok yalvarıldı burhan kayatürk suat kılıç öteki kıl nurettin canikli ne değişti izne çıktı içerdekiler ... neden kayaturk dedi ki dışarı bi çıksınlar itiraz etmeyin dışarı salınana geri gel denmez onada çözm bulacağız söz dedi . 12. ayda husran hiç bi hareket kıpırtı yok kürt sorunu teror sorunu baykal kılıştaroğgu sorunu öncelikli sorunların arasında emin olun biz kaybolup gideceğiz.

Adsız dedi ki...

arkadaşlarr dosyaların hepsi yasa bozması olarak geri gelmiyormu.neden infaz konuşulluyo anlamadım.EFDEN BARTINLI

Adsız dedi ki...

sayın 6 akp nin çözdüğü tek birşey yokki sadece öteler ve başka bir sarmala sokar maalesef bizde öyle birşeye sokulduk esnafı izledim içi dışı çek olmuş para adeta yok yani çok daha büyük bir sıkıntıya gebelik yaratılmış.gelişmiş türkiye sağlam türkiye söylemi 1 vea 2 yıla ne oldu bu türkiyeye ile çökecek bunu bilen akp seçimde oy sıkıntısınıda bildiğinden sadece kendi kuyruğunu kurtarmanın peşinde yüce divana gitmemenin hesabı dışında hiç bir hesap yapılmadığından apar topar anayasayı değiştirmeye gitti.çek devletin basmadığı parayı vatandaş bassın demektir onun için babacan çok sıkı izliyor ödeneni ödenmeyeni.esnaf bu çek kullanımını bırakmazsada ceza kalkmaz.bu konumda aslında her esnafta birer hükümlü adayı oluyor ama harala gürele günü kurtarıcam diye battıkça daha çok çeke batıyor.vatandaş çek ile para basmaz ise bu işi devlet yapmak zorunda oda not düşürümü ve resmi enflasyon demektir yani akp ekonomisini ayakta tutan 2 arguman biri kredi kartı diğeri çek büyük sermayede bunu destekliyor çünki buralardaki faiz çok yüksek ve sermaye ile akp bu argumanlarda anlaştı öyle iktidar oldu.yazılan çek miktarı gayri safi mili hasılanın neredeyse dörtte biri. yani bu parayı vatandaş basıyor devlet bu yükü neden alsın banka bu yükü neden alsın akp zaten ben kaçar moduna girdi.özcümle burası türkiye felaket olmadan kimse yaralı parmağa işemez.anayasa mahkemesi bu işi ekonomik sebeplere yaslayıp yok bilmem ne diye perdelerse yandığımızın resmidir taki hapisane çek mağdurlarından dolup taşana kadar yatarız.bu sefer birde biz onlara hak tanıdık diyecekler alnımıza dolandırıcı damgasınıda vuracaklar.akp faşizan kapitalizmden vaz geçmez.çünki destekçilerine sözü var.millet zaten hiç kulak vermez verseydi şimdiye kadar bu haller geçerdi.türkiye dünyanın en büyük köyüne dönmezdi.

Adsız dedi ki...

Sayın 7

her dosya dönecek diye birşey yok
herkesin dosyası değişik sebeplerden dönebilir,yada dönmeyebilir,,,sizin yargıtayda dosyanız var ise ne zaman gitti şuanda 10 cezadamı yazarsanız sizin içinde bizim içinde çok faydalı olur...

Adsız dedi ki...

sami bey ve av sibel hanım 1 deki sorumu cevapladığınız için teşekkürler

av.sibel sevinc dedi ki...

5941 cıkmadan önce karara baglanmıs tum dosyalar bozularak geri gelicek

TEK CELSE YAPILACAK KATILSANIZDA KATILMASANIZDA DOSYAYA 5941 E GÖRFE4 KARAR VERİLECEK


TEKRAR TEMYİZ ETMEZSENİZ CEZAYI ALIRSINIZ

TEKRAR TEMYİZ EDERSENİZ YARGILAMA ZAMANASIMINDAN KAZANIRSINIZ..BELKİ DE DÜŞER

av.sibel sevinc dedi ki...

3167 DEN YARGILANAN DOSYALAR SUANDA TEMYİZDE İSE

BOZULARAK GERİ GELECEK... DAHA SONRA 5941 DEN TEK CELSE DE KARARA BAGLANACAK VE TEMYİZ HAKKINIZ LACAK


BU MEYANDA

DOSYALARI TAKİP EDİP TEKRAR TEMYİZE GÖNDERİR İSENİZ YARGILAMA ZAMANASIMINA GİRMENİZ MUMKUN..

YARGITAYA UYARLAMA DİLEKÇESİ GÖNDERMEYİNİZ. BU ASLİYE CEZANIN İŞİ...

YARGITAY SADECE ONAR BOZAR VEYA DÜZELTEREK ONAR..

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar ben sürekli mutlaka chp ye mail atıyorum gerek kriz ile ilgili haberleri gerek düşüncelerimi ve emin olun dikkate alınıyor bence gün aşırıda olsa mail atalım okunuyor emin olun.
ZEYNEP

vezir38 dedi ki...

sami abi çekimin yazıldıgı tarih 31 12 2009 ilk mahkemem 27 03 2010 daydı 27 05 2010 adli para cezası çıkmış bugun hemen temyize gönderdim şimdiki dosyalara çok çabuk hapis cezası çıkıyor niye birde diger davalarım il dışında ordaki mahkemelere nasıl girecem orayamı gitmem gerekiyor bilgi verirsen sevinirim sami abi

Adsız dedi ki...

sAYIN AV.SİBEL SEVİNÇ HANIM,,


YARGITAYDAKİ TÜM DOSYALARIN GERİ GELECEĞİNİ SÖYLÜYORSUNUZ (3167 GÖRE YARGITAYDA OLAN)5941 E GÖRE TEK CELSE YAPILACAĞINI YAZMIŞSINIZ...BUNU BU KADAR KESİN NASIL SÖYLÜYORSUNUZ...HER DOSYA KENDİ İÇİNDE İNCELENMEDEN Mİ GELİCEK.

vezir38 dedi ki...

akadaşlar bu çekteki adli para cezalarının kaldırılacından hiç umudum yok çünkü devlet bu yöndençok para tahsil ediyor onun için hiç umudum kalmadı bana ceza davaları açanlara hiçpara ödemeyi düşünmüyorum gerekirse gider yatarım bekliyen borçlularım da var onlardan allah razı olsun çalışıp ödüyecegiz

Adsız dedi ki...

dosyalaarım 2008 de gitti.şuan yargıtayda ..açıklama bölümünde dosya sonuçlanmadı yazıyor.bartınlı efden

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR ULUSAL GAZETELERDEKİ KÖŞE YAZARLARINA HER GÜN MEAİL ATALIM LÜTFEN

Adsız dedi ki...

KÖŞE YAZARLARINDAN HER GÜN BİR KAÇTANESİNİN MEAİL ADRESİNİ BURDAN YAYINLAYALIM VE MEAİL YAĞDIRALIM EN AZINDAN HAFTADA BİR KONUNUN TARTIŞILMASINI SAĞLAYALIM

SAMİ KAL dedi ki...

VEZİR38 KARDEŞİM , TAAHHÜT OLAYINDAN SONRA ASLİYE CEZALAR İŞİ UZATMADAN, İFADE ALINMAK ŞARTI İLE İKİNCİ MAHKEMEDE CEZAYI VERİYOR.İŞ YÜKÜ HAFİFLEDİ DESEK DEGİL, DAHADA FAZLA ARTTI. İYİKİ YARGITAY SÜRECİNİ KAÇIRMAMIŞSINIZ, EN ERKEN 3 YIL SONRA DÖNER. O ZAMANA DERENİN ALTINDAN ÇOK SULAR AKACAK.BU GÜN TEKSTİLCİ BİR ARKADAŞIMLA GÖRÜŞTÜM, MAHKEMEYİ KAÇIRMIŞ, DAVA 5 AYDA SONUÇLANIP ARANMASI ÇIKMIŞ. BU DA GÖSTERİYORKİ MAHKEMELER BU İŞ BİTMEDEN VEREBİLDİKLERİ KADAR CEZAYI VERİP BİZDEN İNTİKAM ALIYORLAR.AMA MAHKEMELERİN BİR HESABI VARSA ALLAHINDA BİR HESABI VAR. UMUDUMUZ YANLIŞ HESAP ANAYASA MAHKEMESİNDEN DÖNECEK. EGER DÖNMEZSE SEN O ZAMAN BENDEKİ FERYADI DİNLE.

Adsız dedi ki...

vatan gazetesi CAN ATAKLI okuyun lütfen

enis dedi ki...

CAN ATAKLI'NIN BUGÜNKÜ GAZETEDEKİ KÖŞE YAZISI

AKP’den af hazırlığı
Anayasa Mahkemesi kararını verdi. Durum çok net değil ama AKP çok güvendiği anketlere bakacak ve erken seçime gidip gitmeyeceğini düşünecek.

Görünen manzaraya göre AKP’nin birinci parti olsa bile tek başına iktidar olma olasılığı özellikle Yüce Mahkeme’nin kararından sonra daha da azaldı. Çünkü bu karar “orta yol” bulma ihtiyacından kaynaklansa da sonuçta AKP’nin yenilgisi bir anlamda. Üstelik şimdi öyle bir durum doğdu ki referandum için güçlü bir kampanya yapamayacak. “Demokrasiye müdahale” deyip 27 Nisan bildirisi gibi konuyu istismar edemeyecek.

Ankara’ya gidip geldikçe, (biliyorsunuz her Cuma günü Ankara’da oluyorum. Beyaz TV’de tartışma programına katılıyorum) siyasi çevrelerle de temas olanağı buluyorum. Ankara artık tamamen seçime kilitlenmiş.

AKP seçime gidecek gitmesine de “tek başına iktidarı kaybetmesi” halinde “hesap sorulması” olasılığının da güçlü olduğunu biliyor. Anayasa Mahkemesi kararından sonra konunun daha da ciddileşeceği büyük bir olasılık. İşte bu nedenle bazı hukukçuların çok gizli biçimde “bir genel af tasarısı” üzerinde çalışmaya başladığı konuşuluyor.

Konuyu bana aktaran bir siyasetçi “AKP bir af kanunu çıkartmadan seçime gitmez, gidemez. Çünkü tek başına iktidar olamaması halinde açılacak davalarla ve özellikle Yüce Divan’la baş edebilmesi çok zor” dedi.

Aynı siyasetçi AKP’nin 1999’daki “Rahşan Affı”nı hatırlatır nitelikte bir af çıkartmak zorunda olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Genel af konusunda sıkıntı terör suçları ve özellikle İmralı’daki kişinin durumuyla ilgili. Yapılacak en küçük hata sonucu, eşitlik gereği İmralı’dakinin de bundan yararlanma ihtimali ortaya çıkar. Bu nedenle AKP özellikle mali suçların üzerine gidecektir.”

Bu siyasetçinin, AKP kulislerinden aldığı bilgilere göre anlattıklarının özeti şu: “Seçimlere kısa bir zaman kala AKP parlamento çoğunluğuna dayanarak, seçim sonrası kendilerine yönelecek hangi suçlamalar olacaksa bunlarla ilgili af çıkartacak. Bu konu seçimlere çok az zaman kalacağı için kamuoyunda gereği gibi tartışılamayacak. AKP seçimi kaybetse bile, yeni iktidarlar, hesap sormak adına dava açsalar da bunlar af kapsamına gireceği için fazla bir hükmü olamayacak.”

CABBAR dedi ki...

TAAHHUUTE BULUNAN ARKADAS LARIN DIKKATINE : MAHKEMLERİN YAPTIKLARI YANLISLIKLARDAN DOLAYI YENI UYUM YASASSI GEREGINCE MAHKEMELER BAZI DOSYALARI YENIDEN INCELERKEN HATA YAPIP TEKRAR CEZA VEREBILIYOR 2 ADET DOSYAMDAN BASIMA GELDI VE HAKKIMDA YAKALAMA EMRI CIKTI TAAHHUTTE BULUNAN ARKADASLAR TEK TEEK DOSYALARINI KONTROL ETSINLER DERIM

uludağ dedi ki...

Ankara’ya gidip geldikçe, (biliyorsunuz her Cuma günü Ankara’da oluyorum. Beyaz TV’de tartışma programına katılıyorum) siyasi çevrelerle de temas olanağı buluyorum. Ankara artık tamamen seçime kilitlenmiş.

AKP seçime gidecek gitmesine de “tek başına iktidarı kaybetmesi” halinde “hesap sorulması” olasılığının da güçlü olduğunu biliyor. Anayasa Mahkemesi kararından sonra konunun daha da ciddileşeceği büyük bir olasılık. İşte bu nedenle bazı hukukçuların çok gizli biçimde “bir genel af tasarısı” üzerinde çalışmaya başladığı konuşuluyor.

Konuyu bana aktaran bir siyasetçi “AKP bir af kanunu çıkartmadan seçime gitmez, gidemez. Çünkü tek başına iktidar olamaması halinde açılacak davalarla ve özellikle Yüce Divan’la baş edebilmesi çok zor” dedi.

Aynı siyasetçi AKP’nin 1999’daki “Rahşan Affı”nı hatırlatır nitelikte bir af çıkartmak zorunda olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Genel af konusunda sıkıntı terör suçları ve özellikle İmralı’daki kişinin durumuyla ilgili. Yapılacak en küçük hata sonucu, eşitlik gereği İmralı’dakinin de bundan yararlanma ihtimali ortaya çıkar. Bu nedenle AKP özellikle mali suçların üzerine gidecektir.”

Bu siyasetçinin, AKP kulislerinden aldığı bilgilere göre anlattıklarının özeti şu: “Seçimlere kısa bir zaman kala AKP parlamento çoğunluğuna dayanarak, seçim sonrası kendilerine yönelecek hangi suçlamalar olacaksa bunlarla ilgili af çıkartacak. Bu konu seçimlere çok az zaman kalacağı için kamuoyunda gereği gibi tartışılamayacak. AKP seçimi kaybetse bile, yeni iktidarlar, hesap sormak adına dava açsalar da bunlar af kapsamına gireceği için fazla bir hükmü olamayacak.”

Adsız dedi ki...

peki arkadaşlar bu sitedeki diğerleri ne oldu başta her turlu mücadeleyi vereceğiz, toplu teslim olalım diyenleri, burunlarından kıl aldırmayanları kim satın aldıda sesleri solukları çıkmıyo acaba

Murat YALÇIN dedi ki...

İçten DUA…!!!

Bu gece MİRAÇ,
Cümlemize, cümleye mübarek olsun…

Bilhassa;
Dertlilere deva, borçlulara eda olsun…
Yoksullara, güçsüzlere derman,
Mazlumlara, mağdurlara ferman olsun.

Bu da;
Şartlı BEDDUA…!!!

Bugün İKİNDİ namazımda ömrümün en hüzünlü namazını kıldım…
Hüzünlüydüm, gerilim içinde girmiştim bir dostumla camiye…
Sünneti kılıp İmamla farza durduğumuzda nasıl oldu bilmiyorum,
Volkan gibi içim patladı, gözyaşım (afedersiniz) sümüğümle karıştı…
Saftakilere fark ettirmemek için silemedim ve öylece tamamladım, kıldım namazımı…
Her alnımı koyduğumda secdede hayatımın özetini gördüm…
Biriken gerilimlerim, hüzünlerim, çilelerim hepsi secdedeydi…
Ne biçim bir dünyadayım,
Ne biçim bir cemiyet içindeyim,
Ne biçim bir eziyet içindeyim…
Kaybetmişliğim, yıkılmışlığım, tükenmişliğim yetmiyor…
Zevk ve sefaya hiç talip olmadım lakin iş yapacağım diye, üretim yapacağım diye, üretken olacağım diye tek bir gün rahat yüzü görmediğim, hayatımın zehir olması da yetmiyor…
İki yıldan beri de içimde kor ateşlerle yaşamaktan her gün, her saat adeta içten içe eridiğim de yetmiyor… Ne suç işledik Yarabbi! İşimizi kaybettik biz… Acınası durumdayız oysa… Asıl ceza zaten budur bilene!
Yetmiyor, yetmiyor bu ülkede,
Bir de;
Kedi korkusuyla yaşayan ıslak ve kirlenmiş bir fare gibi hissediyorum kendimi…
Bu Devlet pis bir fare gibi çöplüklere, lağımlara attı bizi…
Mahkemeler, polisten aramalar…
Korkuyla, bu halde, bu duyguyla yaşamaktan bıktım…
İlk defa BEDDUA etmek geldi zihnime…
YETER dedim,
YETER…

İşte artık BEDDUA EDİYORUM!
Gözyaşıyla, ağlayarak koskoca bir adam…
BEDDUA EDİYORUM!

Halimizden haberdar olmadığınız düşünülemez, haberdar olsanız da olmasanız da fark etmez…
Sizler;
Karar vericiler,
Hüküm vericiler,
Sizler;
Şayet en kısa zamanda;
BİZE YAPTIĞINIZ BU DERECE ONUR KIRICI ZULMÜ BİTİRMEZ İSENİZ,
BİZE DÖKTÜRDÜĞÜNÜZ GÖZYAŞINI DİNDİRMEZ İSENİZ,
AĞLATTIĞINIZ ANAMIZI, BABAMIZI
AĞLATTIĞINIZ EŞİMİZİ, ÇOCUKLARIMIZI
GÜLDÜRMEZ İSENİZ…

Mahkemeyse mahkeme, siyasetçiyse siyasetçi,
Siz kimseniz,
Sizler; bize bu güne kadar yaşattığınız;
MERHAMETSİZ, VİCDANSIZ, ADALETSİZ, MANTIKSIZ, İNSAFSIZ, YERSİZ, SEVGİSİZ, YÜREKSİZ, MEDENİYETSİZ, GÖRGÜSÜZ, ÖLÇÜSÜZ…
EZAYA, CEFAYA, ZULME, İŞKENCEYE SON VERMEZ İSENİZ…

Bizler sıfırlandık, yaşarız yoksulca, alın neyimiz varsa para eden, hakkınızdır,
Ancak, şayet;
ŞU LANET ÇEK HAPSİNİ KALDIRMAZ İSENİZ,
ŞU İĞRENÇ EV EŞYASI HACZİNİ SONA ERDİRMEZ İSENİZ…
Diliyorum ve (BED) DUA EDİYORUM Kİ
Bu mübarek gecede;
ALLAHIM SİZDEN HESABINI SORSUN…
BİZDEN BETER OLUN!...

collog dedi ki...

Uludağ İnşallah dediğin gibi olur ama bunların hepsinin ticaret sahibi olduklarını unutmayalım. Kendi alacakları için bazı şeyleri yapmayabilirler.
Tüm mağdurların Kandili Mübarek olsun.

Adsız dedi ki...

can ataklı nın yaptığı yorumun doğruluk ihtimalı varsa,bizimde boş durmamamız lazım.sürekli meail atmamız lazım.ilgili bakanlıklara.zaten hangi partinin aklı varsa çek-senet-kk gibi mağdurların sorununu çözerse en az %5-10 arası daha fazla oy alır.çünkü bu mağdurların ailelerinide hesaplarsak çok daha iyi bir oy alma şansları olacak.

Adsız dedi ki...

hiç kimse benim 5 te yazdığım çok önemli konuyu görmüyor bu anayasa değişiklik paketinin referandumdan geçmesi halinde bizlerin bireysel olarak anayasa mahkemesine başvuru hakkımız doğuyor bence bunu yaymak ve referandumdan evet çıkmasını saglamak lazım aksi halde yerel mahkemelerin keyfi uygulamalarının arasında bizde mücedele ettigimiz davamızda yok olup gidecek şimdi aklı kullanmak zamanı
murat

Adsız dedi ki...

29 murat
sen neyin peşindesin anlayamadım.Anayasa paketinin referandumdan geçmesi demek yargının tamamen siyasal iktidarın arka bahçesi haline dönüşmesi demektir.Böyle bir yargı sisteminden fayda umacağınımı zannediyorsun.

Referanduma evet demek akp nin her türlü yolsuzluklarının yüce divanda hesabının sorulmayacağı demektir.

Referanduma evet demek adım adım rejimin değişine uğrayacağı demektir.

Bunlar yetmiyorsa sana daha fazlasını da yazarım,referandumda oyunun rengi evet olabilir ama oyunun renginin reklamını buralarda yapıp birilerinin aklını çelmeye çalışma

Kandiliniz ve Cuma'nız mübarek olsun

Kartal Yeniçağ

Adsız dedi ki...

sayın 29 haklısınız ama bu değişikliği yapan zihniyet değilmi bize ceza çektiren.kemal

Adsız dedi ki...

sayın 29 murat ,
paket evet olarak geçerse bireysel olarak anayasa mahkemesine başvuracağımızı söylemişsiniz ama bunu biraz açsanızda bizim için nasıl olumlu bir sonuç getirir anlamadım ben anayasa mahkmesine bireysel başvurunca hapis cezasımı kalkıyor yani ..biraz açarmısın arkadaşım bu konuyu..

Adsız dedi ki...

özür dilerim yayınlanmış

kartal yeniçağ

Adsız dedi ki...

reerandumdan hayır çıkarsa o zaman kesin af çıkartırlar çünki referandum bir anlamda seçim sonuçlarınıda belirleyecek.normalde her 10 yılda bir mutlaka af çıkmış nhemde ceza evleri bukadar dolu bile değilken çıkmış bunların çıkartmamalarının nedeni en son koz olarak ellerinde af konusunu tutmaları eğer referandumdan geçiriremezlerse seçim öncesi mutlaka af çıkartıcaklardır çünki olası bir chp-mhp koalisyonu bunlarla çok ama çok uğraşıcaklar.

Adsız dedi ki...

hapse gırerim bu akp lileri yuce dıvandan kurtarmak ıcın anayasaya evet demem
bızler satılık degılız

Adsız dedi ki...

INSANLAR SEREFLERI VE HAYSIYETLERI ICIN YASARLAR
BIZLERIN PARASI OLMAYABILIR AMA SEREF VE HAYSIYETIMIZ VAR
PARAMIZ OLSAYDI ZATEN BURDA OLMAZ ONLARIN SUCLADIKLARI DOLANDIRICI KONUMUNDA OLMAMIZ GEREKIRDI(SU AN BOYLE SUCLANIYORUZ )
ZATEN DOLANDIRICI OLAN INSAN KILIFINI HAZIRLAMIS DISARDA DOLASIYOR OLURDUK
BAKIN BIR ETRAFINIZA HANGI DOLANDIRICI HAPISTE
MECLIS CATISI ALTINDAKI DOLANDIRICI OLANLARIN ORTAYA CIKMASI ICIN ANAYASAYA HAAAAAAAAYYYYYYYYIIIRRRRR

Adsız dedi ki...

ben oyumun degil kaçak oldugum için 2 oglumun ve henüz 7 yaşında okula adres beyanı yapamadıgım için okula gönderemedigim çocuklarımın derdindeyim ön yargılı olmak yerine acaba bu adam ne demek istiyor diye araştırmanızı tavsiye ederim bu çek kanununda mevcut hükümetin suçu kadar daha önceki hükümetlerinde açıkça yaptıgı ve onayladıgı bir olay şöyle bir geriye bakarsanız anayasaya aykırılıgını şiddetle savundugunuz maddelerin düzenlemesini kimin yaptıgına bakmak lazım artı 5941 sayılı yasada açıkça sebebiyet verme ibaresi ile yargıyı siyasallaştırmamış aksine yargıya yorum ve art niyetli ile masum arasında tesbit hakkı vermiştir ama bunları görmeyerek suçlamak karalamak bana biraz abes geliyor ben yagmur nerdeyse tarlayı oraya çekmeye çalışan biri degilim iflas etmiş ve gerçekten bu çagdışılıgın kalkmasını isteyen biriyim ve siyasi görüşüm bu kanunun dışında tutacak kadar tutarlıyım size neden bu referandumdan evet çıkmasını istedigimi kısaca şöyle anlatayım
BU BÖLÜMÜ RİCA EDERİM ÇOK DİKKATLE OKUYUNUZ
anayasa paketinin içinde anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkı var size her hangi bir mahkemede haksızlık yapıldıgına ve bu uygulamanın anaysaya aykırılıgını gördügünüzde direk anayasa mahkemesine başvuru yapabilir ve o mahkeme hakkında şikayette bulunabileceksiniz
bu aynı zamanda şu zorunuda çözüyor adana adliyesi aynı suça ceza verirken sakarya adliyesi beraat veriyor bu ayrı yorumlamayı kaldıracak o konu üzerinden insanların magduriyeti ve mahkemelerin keyfi uygulamaları son bulacak bu keyfi uygulamaya ve umursamazlıga bir örnek sayın AV. ERTUĞRUL KIVANÇ KOÇ bey efendi anayasa mahkemesine gönderilmek üzere hazırladıgı bir başvuru dilekçesini adana adliyesinde neden bekletildigini araştırmak lazım gelir ve sebebini bilmeniz için kendisine sorabilirsiniz onun affına sıgınarak tel numarasını veriyorum 05335515081
buna ilaveten eger bireysel başvuru olsaydı bu avukat beyin dilekçesi adana adliyesinde bekliyor olmayacak anayasa mah gündeminde olacaktı avukat beyin beyanında bu dilekçe anayasa mahkemesine bir şekilde gitmiş olsaydı çek yasası ve adli hapis diye birşey kalmazdı
şimdi burda amaç şu parti bu partimi karalama veya aklamamı burda 2 tür insan var siyasi konuşan magdur kanuşan ben magdur konuşuyorum siyasi ile işim olmaz siyaset için partiye üye olun burası magdur sitesi parti sitesi degil saygılarımla murat

Adsız dedi ki...

1.SULH CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE
ADANA
DOSYA NO :2010/ E.


ANAYASAYA AYKIRILIK İTİRAZINDA
BULUNAN/SANIK :


VEKİLİ : Av.Ertuğrul Kıvanç Koç. ADANA


DAVACI : K.H.


KATILAN :


VEKİLİ :


SUÇ :Karşılıksız çek keşide etmek


TALEP KONUSU :Müvekkile uygulanan kanun Anayasaya aykırı olduğundan dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesi talebidir.
İZAHI :Müvekkilim, yukarıda dosya numarası belirtilen dosyanızdan yargılanmış ve neticesinde karşılıksız çek keşide etme suçundan mahkum olmuştur. Ancak:
1.Türk Ticaret Kanunu’nda kambiyo senetleri arasında düzenlenen çek, temel ilişkide bir sözleşmenin bulunup bulunmamasından bağımsız olarak, kambiyo hukukuna özgü borç doğuran özel bir havaledir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.692 çekin yasal unsurlarını belirtirken 2 bent “kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedelin ödenmesi için havaleyi;” 5.bent ise “keşide gününü ve yerini;” içerir

Adsız dedi ki...

demektedir. Görüldüğü gibi çek, TTK hükümlerine göre açıkça bir havale mahiyetindedir. Burada kastedilen havalenin anlamı da hazır olan paranın muhataba aktarılmasıdır. Yani TTK’ya göre çek keşide edildiği anda bankada karşılığının olması gereklidir.
2.3167 sayılı kanunda bu düşünceyle hazırlanmış ve karşılığının olmaması halinde de yüz kızartıcı suçlar kapsamında değerlendirerek keşideciye ceza ön görmüştür.
3.Ancak uygulamada zamanla çek bu havale vasfını kaybetmiştir. Ticaret hayatında çek ceza yaptırımı olduğu için tercih edilen bir ödeme aracı olmuştur. Ancak ticaret hayatında tedavül eden çeklerin hemen hemen tamamı vadeli olarak keşide edilmeye başlamıştır.
4.Bu husus zamanla Yargıtay kararlarına da girmiş ve nihayetinde yüksek Yargıtay’da ticaret hayatında çekin vadeli olarak keşide edildiğini kararlarında kabul etmiştir. Örneğin Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E:2003/5130, K:2003/20869, T:21.10.2003 sayılı kararında özetle ”…3167 Sayılı Yaşaya aykırı davranmak suçundan sanık Ömer'in yapılan yargılaması sonunda, …sanığın, muhatap banka tarafından çek karnesinin iadesi istendiğinde çek yapraklarının tamamını vadeli düzenlemesi ve elinde çek yaprağı kalmaması sebebiyle çek karnesini iade edemediğini ileri sürmesi karşısında, sanık savunmasının aksini gösterir delillerin nelerden ibaret olduğu belirtilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi…” diyerek mahalli mahkemenin kararını bozmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’da E:2002/15-543, K:2002/552, T:26.06.2002, 2004 s. Yasa m. 277 sayılı kararında “…Borcun doğumunun satış tarihinden önce olması, iptal davalarının dava koşularından biridir. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde, işin esası hakkında hüküm kurulamaz. Somut olayda, icra takiplerine konu olan çeklerin keşide tarihleri 4.2.1998, 7.2.1998, 30.2.1998 ve 9.5.1998'dir. Bu çeklerin bankaya ibraz tarihleri ise 26.1.1998 ve 27.1.1998'dir. Yani, çekler vadeli olarak verilmiştir. Satış ise, anılan tarihlerden daha önce 13.1.1998'dir. Her ne kadar çeklerde vade olmaz ise de, uygulamada ve somut olayda vadeli çek verildiğinden Dairemiz uygulaması, borcun gerçek doğum tarihinin araştırılması gerektiği yolundadır…” diyerek uygulamada vadeli çek kullanıldığını kabul etmiştir. Yargıtay’ın bu zımni kararıyla çekin bir havale değil vadeli bir ödeme aracı olduğu kabul edilmiştir.
Daha bunun gibi binlerce Yargıtay kararı mevcuttur. Yani ticaret hayatında çeklerin vadeli olarak keşide edildiğini Mahkemeler ve en üst adli Yargı makamı olan sayın yüksek Yargıtay’da kabul etmiştir. Bu yüzden çeke yüklenen anlamın yeniden değerlendirilmesi gereği doğmuştur.
5.Zaten uygulamada görülen çekin vadeli olarak dolaşımda olduğudur. Yani çek ancak vadesi geldiğinde muhatap bankaya ibraz edilmekte idi. Ancak yasadan kaynaklanan yaptırımları dikkate alan kötü niyetli kişilerin keşide tarihinden önce çekin muhatap bankadan tahsili cihetine gitmesi ekonomik hayattaki güçlükleri artırmış 2008/2009 krizinin ticari hayatta derinden hissedilmesine sebebiyet vermiştir.
6.Bunun üzerine yasa koyucu, 18.02.2009 tarih ve 5838 sayılı yasanın 18 maddesi ile 3167 sayılı yasaya eklediği ek geçici 2 madde ile “31.12.2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.” hükmünü koymuştur. Yasa koyucu bununla çekin üzerinde yazılı olan keşide tarihinden önce ibrazını engellemiş ve

Adsız dedi ki...

aykırı olduğundan 5941 sayılı Çek Yasası’nın 5 maddesinin iptaline karar verilmesini saygıyla, bilvekale arz ve talep ederim. 17,05,2010
Sanık …………... vekili
Av.Ertuğrul Kıvanç Koç
SAYGILAR SUNARIM MURAT

Adsız dedi ki...

böylece çekin üzerinde yazılı tarihten önce tahsilini imkansız hale getirmek suretiyle çekin havale değil vadeli bir ödeme taahhüdü olduğunu kabul etmiştir. Yasa koyucu bu girişimiyle 3167 sayılı Çek Hamillerini Koruma Kanunu’nun ruhuyla ve TTK’yla çelişkiye düşmüştür.
7.14.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı yeni Çek Kanunu’nun 5. maddesinin 1 bendi “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine,…” diyerek çekin üzerindeki yazılı keşide tarihini yasal ibraz tarihi olarak tayin etmiştir. Yani vadeli çekin varlığını kabul etmiştir. Oysa bu hukuken mümkün değildir. Çünkü TTK’ya göre çek görüldüğünde ödenir.
8.Vadeli çek olacağını kabul etmek, çekin havale mahiyetini ortadan kaldırıp bonolardaki gibi bir ödeme vaadine dönüştürür. Ama ödenmediğinde karşılığında cezai yaptırımı olan bir ödeme vaadine dönüştürür ki bu garabet durum hukuka açıkça aykırıdır.
9.Yasanın gerektirdiği hapis cezasının dayandığı gerekçenin yok olmuştur. Yasanın bu haliyle uygulanması birçok haksızlıklara neden olmakta olup bu yasadan kaynaklanan hapis cezalarının çektirilmesi açıkça hukukun ihlal edilmesidir.
10.2002 yılında Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesi, 3167 sayılı Çek Hamillerini Koruma Kanunu’nun 16/1 maddesinde öngörülen hapis cezasının Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi, Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin bu talebini, çekin borç ilişkisi olmasının yanı sıra havale özelliğini taşıdığını belirterek reddetmiştir.
Kaldı ki yasa koyucu da daha bu yasayı çıkarırken, çekin bir tür havale olduğu görüşünü benimseyerek adı geçen yasayı çıkarmıştır. Ama sonradan uygulamada yasa amacından saptırılmıştır.
11.Ancak o tarihten sonra Yargıtay’ın da ülke gerçeklerini gözeterek uygulamada çeklerin vadeli olarak keşide edildiğini kabul etmesi, 5838 sayılı yasanın 18 maddesi ile 3167 sayılı yasaya eklediği ek geçici 2 madde ile “31/12/2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.” hükmünün yürürlüğe konulması ve son olarak 14.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı yeni Çek Kanunu’nun 5. maddesinin 1 bendi “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında” hükmünün getirilmesi vadeli çekin varlığını, yani çekin bir havale değil cezai yaptırımı olan bir ödeme vaadi olduğunu somut olgu olarak önümüze koymuştur.
12.Ancak 14.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı yeni Çek Kanunu’nun 5. maddesi, Anayasa’nın m. 38’e ve özellikle “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.” fıkrasına
açıkça aykırıdır.
13.Bu nedenle 5941 sayılı yeni Çek Kanunu’nun 5. maddesinin ve Anayasa’ya aykırı diğer maddelerinin iptaline karar verilmesi için işbu müracaatta bulunma mecburiyeti doğmuştur.
NETİCE VE TALEP : Yukarıda arz olunan nedenlerle:
1.Öncelikle Anayasaya aykırılık itirazımızın kabulü ile dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini,
2.Neticeten müvekkile uygulanan kanun Anayasaya

Adsız dedi ki...

SAYIN 30 SAYIN 31 SAYIN 32 UMARIM SORULARINIZA CEVAP VERMİŞİMDİR SİZE SAGILARIMI SUNARIM ALLAH'A EMANET OLUN

Adsız dedi ki...

bu sitede sayın sami kal bır kaç gun once anayasa mahkemesının 15 temmuzda cek kanunu gorusebılcegını bır duyum veya tahmınde bulunarak yazmıstı ancak anayasa sıtesıne bakıldıgında 15 temmuz tarıhlı gundemınde cek kanunu gorusmesı gorulmuyor,bu konu ıle ılgılı baska bır duyum yada bılgı varmı acaba

Murat YALÇIN dedi ki...

From: altaylargrup@hotmail.com
To: ertugrul83071@hotmail.com
Subject: Hukuk Mücadelemiz,
Date: Sun, 13 Jun 2010 11:13:30 +0300

Sayın
Av. Ertuğrul Kıvanç KOÇ

Sevgili Avukat,

Adına "Çek Kanunu" denilmiş ve "...kanuna karşı hile yapılmak suretiyle, arkadan dolanılarak... Güngör URAS.Milliyet) içine dercedilmiş olan ve böylelikle "kanuni kisveye" büründürülmüş, düşünüldüğünde, yaşanıldığında İNSANA çok koyan, İNSAN onurunu ve haysiyetini ezen "orman kanunu cezası" niteliğinde ki "vadeli çeklere" (hakiki karşılığı senetli bir borca) uygulanan hapis cezasına; sahip olduğunuz HUKUK NOSYONU ve VİCDANİ kanaatinizin razı olmadığı anlaşılıyor...

Bu mülahazalarla yaptığınız tetkik ve araştırmalar sonucu; bu REHİN ve TUTSAK anlayışlı KUTSANMIŞ ÇEK TAHSİLATI yasasının İPTALİ için Anayasa Mahkemesine başvurmanızı hüzünlü bir sevinçle okudum, öğrendim...

YÜREĞİNE, VİCDANINA, ELLERİNE SAĞLIK

Siz ve Sizin gibi; ENDİŞESİ mali piyasalar, ekonomi, ticaret olmayan, HUKUKUN ve ADALETİN TECELLİSİ olan AVUKAT, YARGIÇ ve AKADEMİSYENLERİ özenle ayrı tutarım fakat üzülerek ifade ediyorum ki; bu BAŞVURUNUZ sadece biz mağdur ve mazlumları değil bilhassa MESLEKTAŞLARINIZIN DA AKLANMASINA vesile olacaktır...

Düzeltiyorum; siz zaten AK ve PAK bir talepte bulunmakla zaten TAVRINIZI, TARAFINIZI belirlemiş durumdasınız... Asıl; şayet ve İNŞALLAH bu GARABET REHİN YASASI sizin aracılığınızla İPTAL EDİLİNCE; çok sayıdaki meslektaşınızı adaletin tecellisiyle ve helal yoldan değil TEHDİT ve REHİN imkanı sağlayan bu yasayla sağladıkları saygın olmayan, göz yaşı ve hüzün karışmış kazançlarından mahrum(!) etseniz de böylelikle onları da AK ve PAK bir alana kavuşturacaksınız...

Size saygılarımız tabiidir, YÜREKTEN SEVGİLERİMİZİ DE SUNUYORUZ...

ALLAH SİZİ VE SEVDİKLERİNİZİ YÜCELTSİN

Adsız dedi ki...

SADECE ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU YAPACAĞIM DİYE BİRİLERİNİ YÜCE DİVANDAN KURTARACAĞIMA CEZAMIDA ÇEKERİM ANAYASA PAKETİNE HAYIR DA DERİM
SAYGILARIMLA

KARTAL YENİÇAĞ

Murat YALÇIN dedi ki...

Sevgili Murat,

Yukarıda yazdığınız kanaatinize özü itibarıyla iştirak ediyorum... Ben hep şuna gayret ettim; bir kimsenin değişen ŞARTLARA GÖRE, temin ettiği FAYDA ve uğradığı ZARARA GÖRE dünya görüşünü (ve buna bağlı olarak siyasi kanaatlerini) değiştirmeyi ahlaki ve haysiyetli bulmam...

40 yıldır; merkezin sağında yer alan tüm siyasi hareketlerle ünsiyetim oldu... Sonunda gördüm ki kim ne olursa olsun aslolan benim kim ve nasıl olduğumdur… Şayet istikametinizde samimi iseniz bulunduğunuz grubun hatalarını görebilirsiniz, yok “eğitilmiş, ezberletilmiş” bir nefer(!) iseniz grubunuzun “KABAHATLERİ” size “MAHARET” gibi görünür…

Ulaştığım yeni kanaatlere veya terk ettiğim eski düşüncelerime tesir eden yegâne husus; içsel dünyamla münasebetlerimde YARATILIŞ ve VARLIK SEBEPLERİM bakımından UHREVİ itikatlarımdır… Diğer taraftan cemiyete, dünyaya dönük (dışsal) münasebetlerim bakımından da itikatlarımdan beslenen HAK ve ADALET duygumla beraber İYİ, GÜZEL ve DOĞRU adına insanlığın biriktirdiği evrensel mesaj, kural ve kaidelere olmuştur…

Benim batışım da (2008) çok acı ve hüzünlüdür... Buna göre benimde bir küfür korosuna yüksek sesle katılmamı kimseler yadırgayamaz… Mamafih ben bugün işbaşında olan siyasal iktidarın HAK ve ADALET bakımından sosyal politikalarını hepten reddetmiyor ve fakat tamamen de kabul edemiyorum…

Nitekim 5941 sayılı yasayı çıkarırlarken kötü niyetli kimselerle bizleri aynı kutuya koyan eski uygulamadaki ÇOK ALÇAKÇA BİR ZULME ve BU KADAR GÖZYAŞINA son vermek yerine “sebebiyet verme” ilkesini getirmiş olmaları asla yeterli değildir… Zira dediğiniz gibi adli sistemimiz ve yargıçlarımız (vicdan sahiplerini tenzih ederim) değil bu saik ve sebebi irdelemek açıktan cezadan yanadırlar ve BU ZALİM SİSTEMİN MÜTEMMİM CÜZLERİDİRLER…

Mesela; benim tek bir icra taahhüdüm vardı, mahkeme sıfır adalet kaygısı içinde bastı 3 aylık cezayı… Sonra; doğru ve nesnel bir kuralı uygulayan bir üst mahkeme (ağır ceza) bu kararı esastan yani “sosyal durumu ve ödeme gücü araştırılmadan ceza verilemez” diyerek cezayı İPTAL etti… Bu hakim nesnel bir karar verdi bu karar bile bize ne kadar VİCDANLI geliyor… Oysa genel bir hukuk ve anayasa kuralı…

Ne mi oldu? 80 yaşlarındaki ana ve babamın oturduğu sıradan bir kasabada değeri çok düşük benim üzerime olan evle, eşimin üzerine olan oturmakta olduğumuz tek evimiz var… Her ikisi de banka tarafıbdan icradan satılacakken, eşimin maaşı ve benim ssk maaşım (1/3 kesintili) dışında hiçbir gelirimiz olmadığı halde mahkeme yani ADALET adına hüküm veren yargıç yine ceza verdi… (PES DOĞRUSU) Tekrar TEMYİZ EDECEĞİM…

İşte DOSYAMIZ ANAYASA MAHKEMESİNİN ÖNÜNDE… ESASTAN İPTAL için önlerinde TEK BİR HAKLI SEBEP YOK, AKSİNE İPTAL İÇİN ÇOK HEMDE PEK ÇOK NESNEL VE VİCDANİ NEDEN VAR… İNŞALLAH BU DEFA HUKUK ve VİCDAN GALİP GELECEKTİR, BU KARANLIK ÇAĞLARA AİT CEZA İPTAL EDİLECEKTİR…

Bakın Prof. Dr. Ersan ŞEN ne dedi ÇEK PANALİNDE;
• Türkiye’de her şey yazıda kalır, uygulanmaz düşüncesine; burası Türkiye her şey olur anlayışına ben katılmıyorum. Yanlış uygulamalarda hata biz avukatlarda, savcılarda ve hâkimlerdedir.

• 3167 sayılı yasanın 16/1 maddesindeki karşılıksız çek suçu da KAST OLMADAN uygulanamazdı; çünkü 765 sayılı mülga TCK, “KAST olmadan suç olmaz” ilkesini benimsemiştir. Bu açıdan 765 ile 5237 arasında bir fark yoktur. Hata biz avukatlardadır, doğru dürüst savunma yapamadık, hata savcılarda hâkimlerdedir.

Murat YALÇIN dedi ki...

İşte sevgili Murat;

Bağrı yanık çok arkadaşımız (haklı isyanlarıyla) sanıyorlar ki tüm kabahat bu iktidarda… Ve bu iktidara karşı olursak, sayar söversek, yaptıklarına tam cepheden muhalif olursak doğru yapmış, doğru yerde durmuş oluruz…

Haksız değiller bu iktidar, bir kalemde ÇEK HAPSİNİ, bir kalemde EV EŞYASI HACZİNİ kaldırmış olmadıkları için her türlü öfkeyi, isyanı hak ediyorlar… Onların (varsa) mazeretleri bizi çok ilgilendirmiyor, bu konuda VEBALLERİ sürüyor…

Lakin, iktidarın vebali asla gerçek sorunun Ülkemizdeki SİSTEM’de olduğunu gözden kaçırmamızı engellememeli… Çünkü ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ parti mülahazalarımızın çok üzerinde bir meseledir… BU BİR SİVİL DEVRİMDİR…

Sırf “gıcık” olunan iktidarın icraatı diye karşı olmak, bu kadar “koşullandırılmış nefer(!) olmak” çok büyük bir gaflettir… Buna bu halk EVET diyecektir, demelidir… Bundan sonra isteyen istediği partiye oy verilebilir… HAYIR diyenleri ileride VİCDANLARI CEZALANDIRACAKTIR…

40 yıllık naçizane tecrübemle söylüyorum ki; güçlü ve muktedir olanlarla güçsüz ve yönetilen(!) geniş halk kesimlerinin bir mücadelesi asırlar boyu sürmektedir… Bu ANAYASA değişikliği zayıfların, güçsüzlerin daha rahat nefes alacakları bir sisteme geçiş olacaktır…

Ontolojik gerçeklik tüm sivillerin, tüm hak ve adalet yanlılarının, tüm güçsüz ve zayıfların KAPALI VE VESAYETÇİ BİR REJİMDEN, DEMOKRATİK VE HUKUK DEVLETİNE, AÇIK BİR TOPLUMA, AÇIK BİR REJİME GEÇİŞ İÇİN bu ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE “EVET” demelerini gerektiriyor…

SAMİ KAL dedi ki...

5941 SAYILI YASANIN NASIL HÜKÜMET TARAFINDAN LEHİMİZE DÜZENLENDİĞİ, HAKİMLERE DÜRÜST ESNAFI KORUMA HAKKI VERİLDİĞİNİ ANLAYABİLMİŞ DEGİLİM, NASIL LEHE KANUNKİ TEK ÇEKE CEZAYI 800 GÜNDEN 1500 GÜNE ÇIKARMIŞ APC 100 TL DEN 20 TL İNDİRMİŞTİR. BİZLER AYRI BİR YASAMI OKUDUK YADA AYRI BİR YASADANMI CEZA ALDIK. İŞİN KISASI ÇEKE HAPİS ÇAG DIŞIDIR, İKİ YÜZLÜLÜKTÜR.YENİ ÇEK YASASI ÇALIŞMALARI 2003 YILLARINA DAYANMAKTADIR NE YAZIKKİ BU TARİHLERDE HANGİ SİYASİ PARTİNİN İKTİDARDA OLDUGUNU NE ÇABUK UNUTTUK. HUKUKSUZLUGA GÖZ YUMARAK, OLMAYAN YASADAN İNSANLARI CEZAEVLERİNDE SÜRÜNDÜREN ACABA HANGİ HÜKÜMETTİ, İKTİDARDA OLMAYAN SİYASİ PARTİLERİN BUNDA SUÇU NERDEYDİ ANLAYABİLMİŞ DEGİLİZ. TEFECİLERİN VE BANKALARIN OYUNCAGI SİYASİLERİN AVUTMALARI İLE UYUTULDUK, GECENİN YARISINDA SUAT KILIÇ VE YANDAŞLARININ AYAK OYUNLARI İLE 1/3 CENDERESİNE SOKULDUK, ACABA BU ZATI MUHTEREM HANGİ PARTİLİ. BİZLER ÖZGÜRLÜĞÜMÜZLE BİR BEDEL ÖDEDİK, ÖDÜYORUZ. VATAN HAİNLERİ BEŞ YILDIZLI KOGUŞLARDA MİSAFİR EDİLİRKEN BİZLER YATACAK YATAK BULAMADIK. HIRSIZLA, KATİLLE AYNI KOGUŞLARA KONDUK, ACABA HANGİ PARTİ İKTİDARINDA YAŞADIK . EVET CAN ATAKLI DOGRU TESBİTTE BULUNDU SONUNA KADAR DOGRU VE HAKLI CESARET EDEBİLSELER APO İTİNİDE SALACAKLAR, AGA BABALARI BÖYLE İSTİYOR, AF ÇIKACAK, BİZLERİ DÜŞÜNDÜKLERİNDEN, SEVDİKLERİNDEN DEGİL, KENDİ PAÇALARINI KURTARMAK İÇİN, YÜCE DİVANDA HESAP VERMEMEK İÇİN.BU ÜLKEDE İDAMI HANGİ İKTİDAR KALDIRDI, ŞİMDİ NİYE ASMADINIZ DİYE ÇIGIRTKANLIK YAPIYOR, İKTİDAR SİZDE SIKIYORSA ASIN. YAPAMAZSINIZ SİZİ İKTİDAR YAPANLARA SÖZÜNÜZ VAR. ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKIYOR, AÇILIM, SAÇILIM İHANETİYLE BU ÜLKE HIZLA BÖLÜNMEYE GİDİYOR EVET BEYLER UYANIN BÖLÜNÜYORUZ.ŞU PARTİ BU PARTİ FARK ETMEZ BU ÜLKE ELDEN GİDİYOR ANAKUZULARI KARA TOPRAGA GİRİYOR, BENİM ÖDEDİĞİM VERGİDEN MAAŞ ALANLAR ASKERLERİMİZE KIYANLARI TAZİYEYE GİDİYOR. HAİNLER DIŞARDA DEGİL ANKARADA, DAGDA DEGİL MECLİSTE.BU NEDENLE SONUNA KADAR HAYIR, AKP YEDE HAYIR, REFERANDUMADA HAYIR. ALSINLAR AFFI BAŞLARINA ÇALSINLAR EGER VATAN HAİNLERİ ÖZGÜR KALACAKSA BEN CEZA YATMAYA RAZIYIM. BUNUN İÇİN 12 EYLÜLDE HAYIR BU İKTİDAR GİDİNCEYE KADAR HAYIR.

ilhan ciğerci dedi ki...

anayasa mahkemesi bir kanunla ilgili karar verirse aynı kanun anayasaya aykırı diye 10 yıl boyunca mahkemeye başvurulamıyor ister bireysel ister kurumsal.Sermayenin uşaklarına evet diyenler hertürlü zulmü kabullenmiş demektir.selamlar

Adsız dedi ki...

sayın sami kal ;15 temmuz tarıhınde anayasa gorusme gundemınde cek yasası gorulmuyor.bunun dısında bır duyum yada bılgı varmı.

Adsız dedi ki...

sayın sadi kal ,
43 de yazan arkadaşa cevap verecekmisiniz çünkü bende merakla 15-16temmuzda yeni gelişmeler olacak demiştiniz o günü bekliyorum bende baktım sayfaya gündem konusu içinde çek kanunu yoktu ..iyi haberleri duymak dileğiyle

SAMİ KAL dedi ki...

GÖRMEYEN GÖZLERE, KATILAŞMIŞ KALPLERE, ANLAMAK İSTEMEYEN PARTİ TAASUBUNA, ZERRE KADAR MENFAAT İÇİN EGİLİP BÜKÜLEN, ZERRE KADAR MENFAAT İÇİN K.... YALAYICILIGINA, ZULME, BÖLÜCÜLÜĞE, VATAN HAİNLERİNE, MAFYAYA, BANKALARA, LOBİLERE, TEFECİLERE İZAN VE İNSAFTAN MAHRUM ZAVALLILARA KARŞI SADECE HAYIRRRRRRRRRRRRRR

Adsız dedi ki...

şimdi önüne gelen 5941 i ucubeye zulume çeviren akp nin anayasası düzgünmü deniyor lafı dolandırmadan söleyim le sayfalar yazmaya gerek yok akp nin kanun üçkağıtlarına karnım tok anayasayada akp yede hayır hele o gurup başkanvekilinin gece yarısı kazığı varya allah onu kahretsin inşaallah anayasa ha yalancı bunlar yutmam artık bir kere oy verdim elim kırılaydı.sahin

collog dedi ki...

Bravo Sami Kal, çok güzel ifade etmişsin.

SAMİ KAL dedi ki...

ARKADAŞLAR 15, 16 TEMMUZ DUYUMUNUN KAYNAGI CHP DİR. MECLİSTE YAPILAN GÖRÜŞMELERDE VERİLEN CEVAP BUDUR. BURASI TÜRKİYE HİÇ BİR ZAMAN İKİ KERE İKİ DÖRT ETMİYOR.YENİ ANAYASA İLE İLGİLİ GÖRÜŞME TARİHİDE BELLİ DEGİLDİ. BEKLEMEK VE UMUTLARI KAYBETMEMEKTEN BAŞKA ÇARE YOK.ÜLKEDE GÜNDEM ÇOK KAYGAN BİR ZEMİNDE, ÜLKENİN ÇİVİSİ ÇIKMIŞ, BİZLER SIKINTIDAN PATLIYORUZ KİMİN UMURUNDA. YIL SONUNA KADAR SÜREMİZ VAR, İNŞAALLAH HAYIRLI NETİCELER ALACAGIZ.

Adsız dedi ki...

Nasıl bir Türkiye


İÇİŞLERİ Bakanı Beşir Atalay, halkoyuna sunulacak olan Anayasa paketi kabul edilir de yürürlüğe girerse “farklı bir Türkiye’de yaşayacağımızı” söylüyordu, değil mi? Sadece onun değil, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun değerlendirmeleri de öyle.

İyi de... Nasıl bir Türkiye’de yaşayacağız?
Önce lafı dolandırmadan söyleyelim:
Halkoyuna sunulacak metnin elbet “iyi” yani “demokratikleştirici” hükümleri var. Örneğin “çocuklar, yaşlılarla, özürlüleri, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul gazileri” koruyan, ayrıca bireylerin “kişilik haklarını” ve “yurtdışına çıkma özgürlüğünü” güvence altına alan; çocukları “her türlü istismara ve şiddete karşı koruma” görevini devlete veren; “memurların ve diğer kamu görevlilerinin, toplu sözleşme yapma hakkını” tanıyan; “kamu denetçiliği” (ombudsman) kurumunu getiren, memurlar ve diğer kamu görevlilerine verilen “disiplin” cezalarına karşı “yargıya” başvurma hakkını tanıyan hükümler böyledir.
Zaten bu maddelere kimsenin karşı çıktığı yok.
Bugünkü siyasi iktidarla onun yandaşlarının anlamak istemediği de zaten bu!
Sanki “hayır” diyenler bu hükümleri ve onların sağlayacağı “demokratikleştirici” hükümleri istemiyormuş gibi gösteriyorlar.
Oysa o olumlu maddelerin yanında bu iktidarın “yargıyı” kendi dümen suyuna çekebilmek amacıyla getirdiği hükümler var.
Örneğin “yargı bağımsızlığının” önündeki en büyük engel yani “Adalet Bakanı ile Müsteşarının Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda (HSYK) üye olması” aynen devam ediyor. Üstelik Bakan’ın bu kurula müdahale olanağı daha da genişletiliyor. Söz gelimi HSYK’nın en kritik makamı olan Genel Sekreteri’ni tayin yetkisini bu kurula bırakmıyor. Her şeye burnunu kolayca sokabilsin diye Adalet Bakanı’na veriyor. İşin tuhafı daha önce bunun sakıncalarına dikkat çekmiş olan Avrupa Birliği’nin sözcüleri şimdi aynı şeyi alkışlıyor.
Getirilen hükümler Anayasa Mahkemesi’ne TBMM tarafından 3 üye seçilmesine olanak veriyor. Böylece yargı ile siyaset arasında organik bir bağ oluşturuluyor. Yargıya bundan daha çok zarar verecek hiçbir şey düşünülemeyeceği halde yeni değişiklik o yanlışı, bile bile devreye sokuyor.
“Adalet müfettişlerinin yargıç ve savcılar hakkında soruşturma yapmasını” siyasi bir kişi olan Adalet Bakanı’nın “olur”una bağlıyor.
Dahası... Hakim ve Savcıların denetlenmesini sanki Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na bırakıyormuş gibi yaparken ayrıca bir de Bakanlığa aynı yetkiyi tanıyor. Yani denetleme baskısını “ikiyle” çarpıyor.
Siyasi iktidarın, Anayasa Mahkemesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun üye sayısını artırma bahanesiyle bu kurullara yandaş üye yerleştirme planından söz etmeye bile gerek yok.
İşte böyle, “adalet”i siyasi iktidarın -hem de böyle hukuk düşmanı bir siyasi iktidarın- keyfine bırakmış bir Türkiye eğer iyi bir Türkiye olacaksa, buyurun siz de sevinin. ALPER

Adsız dedi ki...

Merhaba,Arkadaşlar,

Bende Sami Bey in yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum....2001 yılından sonra bu ülkeyi yönetenleri ve bu yasayı çıkaranları bilmeyenleride şiddetle kınıyorum.... bende acizana bugünkü hürriyet gazetesinde sayın Oktay EKŞİ nin köşe yazısını ilgili kişilere gönderiyorum okusunlar ve bizim biraz ne demek istediğimizi kısaca anlasınlar....Alper

Barışçı-Mersin dedi ki...

Değerli arkadaşlar; aranızdayım, yanınızdayım, bir şeyler yapmak gerektiğinde elbetteki yapacağım. Sitemizi sürekli olarak takip etmekteyim. Tüm emeği geçenlere ve tüm katılımcılara saygılarımla. Allah yardımcımız olsun. Birazdan; kendimizi unutturmamak adına, ilgili yerlere, maillerimi göndereceğim.

Murat YALÇIN dedi ki...

SAMİ KAL,

SENİN İÇİN ÇOK ÜZGÜNÜM,

SENİN 52 DE YAZDIKLARIN İÇİN ÇOK ŞEY SÖYLENİR DE SENİN KADAR BİPERVA (DALAŞAN, HAKARET EDEN, SAYGISIZ, HESAPSIZ, KİTAPSIZ) OLMAK LAZIM...

SANA (İDRAK EDERSEN) ŞUNLARI SÖYLİYEYİM YETSİN...

BİR:
RAHMETLİ ANADOLU YİĞİTİ MUHSİN YAZICIOĞLU HEP MİLLİ İRADEDEN YANA VE MİLLETİN ÇİZGİSİNDEYDİ… ONUN ARKADAŞLARI DA AYNI GÖNÜL ÇİZGİSİNDE MANEVİ MİRAS VE EMANETİNE SAHİPLER VE "EVET" DİYECEKLER,

İKİ:
BAHÇELİNİN ANCAK KENDİNİ BAĞLAYAN İFADELERLE HAKARET ETTİĞİ BENİM GİBİ "ESKİ ÜLKÜCÜLER" "EVET" DİYECEKLER...

ÜÇ:
DAHA MİLLİ VE İSLAMİ GÖRÜŞLERE SAHİP SAADET PARTİLİLER "EVET" DİYECEKLER...

DÖRT:
DEMOKRAT VE İSLAMİ DEĞERLERE SAHİP KÜRT KÖKENLİ SİYASAL GRUPLAR VE KÜRT VATANDAŞLARIMIZ “EVET” DİYECEKLER…

BEŞ:
DEMOKRAT ÇİZGİDE BULUŞAN SOLDAN, SAĞDAN AYDINLAR, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI “EVET” DİYECEKLER…

ALTI:
VE BU MİLLETİN KAHİR EKSERİYETİ “EVET” DİYECEK…

KİMLER Mİ “HAYIR” DİYECEK, BİLDİKLERİM…

BİR:
NEDENSE ŞEHRİN EN SEÇKİN MUHİTLERİNİN, ÜLKENİN EN TUZU KURU İL VE İLÇELERİNİN, İŞ VE SANAT DÜNYASININ, DEVLET ÜZERİNDEN KARİYER YAPMIŞ GELENEKSEL KALIN BÜROKRATLARIN KISACASI ÜST SINIFLARIN PARTİSİ C.H.P…

İKİ:
T.İ.P, T.K.P ÇİZGİSİNDE MARJİNAL GRUP VARSA,

ÜÇ:
CUMHURİYET GAZETESİ ÖNDERLİĞİNDE ESKİ DEVRİMCİ, YENİ ULUSALCI BİLUMUM ASKERİ VESAYETÇİ “FAŞİST, POZİTİVİST – SOL KEMALİST GRUPLAR”

DÖRT:
İSRAİL UŞAĞI, İSLAM DIŞI, MARKSİST, IRKÇI, BÖLÜCÜ, KATİL, ALLAHSIZ PKK VE ONUN KONTROLUNDEKİ B.D.P…

BEŞ:
“YENİ YETME ÜLKÜCÜLER” - BAHÇELİ VE OKTAY VURAL YÖNETİMİNDEKİ M.H.P…
………

BAK KARDEŞİM,
BİR SIRALAMA YAPTIM O KADAR… SADECE YANILABİLİRİM AMA ASLA HAKARET VE DALAŞMA YOK…

GÜLÜMSEME NOTU:
PARTİ TAASSUBU demişsin… SANIYORUM YASTIK KILIFINA KADAR MHP VE KURT RESİMLERİNE BÜRÜNMÜŞ SEN OBJEKTİF OLUYORSUN DA DAHA TEK KELİME BİR PARTİ ADI ANMADAN PARTİLERİ AŞAN SİYASİ DÜŞÜNCELERİNİ YAZAN BİZLER PARTİ TAASSUBU İÇİNDE OLUYORUZ…

SON SÖZ:
YENİ YETME GENÇ TECRÜBELİ BÜYÜĞÜNE KARŞI “SİZ ESKİDE KALMIŞSINIZ, GÜNÜMÜZÜ VE GENÇLİĞİ ANLAMIYORSUNUZ, BİLMİYORSUNUZ” DER… ADAM “BAK DELİKANLI BEN GENÇLİĞİ DE BİLİYORUM İHTİYARLIĞI DA… AMA SEN SADECE GENÇLİĞİ BİLİYORSUN…”

Adsız dedi ki...

Arkadaslar. Sanki yine siyasi bir tartismaya gidiyormusuz gibi geliyor bana. Evetciler. Hayircilar. En son bu yondeki tartismalardan sonra sitede bir bolunme, bir dagilma olmamismiydi? Herkesin bir fikri mutlaka vardir. Ve kimsenin oyu satilik degildir diye dusunmek istiyorum. Ancak aklin yolu birdir arkadaslar. E basit mantıkla soyle dusunmek lazim. Bu referandum isi artik bir onsecime donustu. Akp liler ve onlarin karsitlari. Referandumdan cikacak sonuc secimlerin bir yansimasi olacak. Oranların onemli olmasiyla birlikte, eger sandıktan evet cikarsa Akp secimlerde tekrar hukumet olacak. Hayir da ise Chp nin icinde bulundugu bir secenek cikacak karsimiza. Eger Akp iktidar olursa bizle ilgili birsey yapacakmi? Bu yasa degisecekmi? Hayir. Peki aksi durumda bir sansimiz varmi? Elbetde var arkadaslar. En azindan bir sansimiz var. O halde en basit mantikla referanduma ve akp ye dememiz gerekmezmi?
Zeynel

Adsız dedi ki...

Taahhudu ihlal icin bir ust mahkemeye nasil bir dilekceyle basvurabiliriz? Bu konuda deneyimi olan arkaslardan bir yardim lutfen. zkaracam@yahoo.com
Zeylen

Adsız dedi ki...

Benim aklima bir sey geldi. Bir imza kampanyasi. Referanduma hayir. Isim, soyisim ve yanina cek magduru. Bu elektronik ortamda da olabilir. Ne saglar bize? Eger sonucu kamuoyuna ve siyasilere yansitabilirsek, oncelikle sayimiz ortaya cikar. Oy potansiyelimizi gosterebiliriz. Akp nin dikkatini cekebiliriz. Bu ucube yasayi tekrar gozden gecirme zorunlulugu olusur. Yok eger Akp onemsemezse, Chp bizi kazanmak icin yanimizda yer alir ve bizi simdikinden fazla destekler. Her turlu kazaniriz gibime geliyor. Hic oyle meclis onunde bulusup toplu teslimlere yada baska eylemlere gerek kalmaz. Yeterki iyi organize olalim, ve daha cok arkadasa ulasip imza toplayalim. Saygilar
Zeynel

Adsız dedi ki...

GUN OLUR DEVRAN DONER VE AZ KALDI
BU ULKE BIZIM VE BIZIM OLMAYA DEVAM EDECEK
TASARON AKP DIR VE BU TASARONLAR YUCE DIVANDA YARGILANMALIDIR...
SU ANDA NE YAPTIKLARI BELLI OLUYOR IKTIDARDAN GITTIKLERINDE DEMOKRASININ ARKASINA SIGINAMAYCAK KADAR GUNAHLARI BUYUK

SAMİ KAL dedi ki...

Referandumda evet çıkarsa Türkiye bölünür!
Anayasa Mahkemesi üyeleri, topu kendi kale sahasından uzaklaştırmak için hiçbir anlamı olmayan bir karar verdi. Bu karar hukuki değil siyasidir.
Böylelikle Anayasa Mahkemesi üyeleri, iktidara, yandaş medyaya ve yandaş hukukçulara boyun eğmiş oldu..
Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi’nin mevcudiyetinin hiçbir önemi kalmadı.
* * *
Bir defa, Anayasa değişiklikleri, uzlaşma olmadan ve AKP grubu tarafından TBMM gündemine getirilmiş, oylamalara bizzat Başbakan tarafından müdahale edilmiş ve gizlilik kuralı çiğnenmiştir. Bu sebeplerle değişikliklerin tamamı, şekil yönünden iptal edilmeliydi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “12 Eylül değişikliklerinin bir uzantısı olarak gördüğümüz bu anayasa değişikliklerine hayır diyeceğiz” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Türk milletini aydınlatmak için topyekûn bir seferberlik ve “AKP’nin gizli emellerine hayır” kampanyası başlatacaklarını ifade ederek “Siyasi darbe teşebbüsü milli irade duvarına çarpacaktır” diye tepki gösterdi.
* * *

Bana göre AKP’nin emelleri, gizli değildir!
İktidar sözcüleri, Anayasa değişiklikleri ile ilgili referandumun 10 genel seçime bedel olduğunu söylemişlerdi. Çünkü, Türkiye’nin rejimini değiştirmeye soyunmuşlardır. Aslında rejim değişikliği fiilen gerçekleşmiştir ama bütün yaptıkları Anayasa’yı ihlal suçudur. İktidarın başındaki kişi, Anayasa’nın değiştirilemeyecek maddelerinde belirtilen Türk kimliğini tanımadığını, yerine Türkiye kimliği yerleştirmek istediğini yüzlerce defa tekrarlamış, ama Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, kapatma davasında bu konu üzerinde hiç durmamıştır.
Cumhuriyeti koruma ve kollama görevi verilen TSK’nın son dönemdeki komutanları ise, uygulamadıkları İnternet muhtıraları ile AKP’nin gücüne güç katmıştır. Aynı komutanlar, terörle mücadele ederken kafileler halinde, sanal suçlamalarla gözaltına alınan mensuplarının hukukunu da korumamıştır. Sesi gür çıkan ana muhalefet lideri ise bir sanal oyunla saf dışı edilmiştir. Durum böyle olunca, AKP meydanı boş bulmuş ve Anayasal olarak rejim değişikliğine gidebilmek için referandumu beklemeye başlamıştır.
* * *

Anayasal suç olmasına rağmen, artık televizyonlarda Türkiye’nin bölünmesi tartışılabilmekte, cumhuriyet savcıları bu tabloyu seyretmektedir.
Üniversiteler, YÖK marifetiyle susturulmuş, zaten işgal altında olan medya ikinci bir işgale uğramış ve yandaşlaştırılmıştır. Banu Avar, Hulki Cevizoğlu, Nihat Genç tarzı programcılar büyük ölçüde susturulmuş, milli ses çıkaran kanallar etkisizleştirilmiştir.
Biliniz ki referandum, Türkiye’nin Türkiye olmaktan çıkarılması için son adımdır.
Referandumda evet çıkarsa, Türkiye’nin bölünmesi için artık terör silahını kullanmalarına gerek kalmayacak, Tayyip Erdoğan’ın bir zamanlar savunduğu eyalet sistemine geçiş gündeme getirilecektir. Zaten bu iş için görevlendirilmiş kişiler, medyada tartışma başlatarak halkı şimdiden bölünme fikrine hazırlamaktadır.
Dolayısıyla meselenin bu yönü halka iyi anlatılmalıdır. AKP, Türkiye’yi bir Türk devleti olmaktan çıkarmıştır ve referandumdan sonra bunun yasal alt yapısını tamamlamayı planlamaktadır.
Atatürk’ün gençliğe hitabesini bir ömür boyu okuyup da anlamayan varsa, ilkokul karnelerinin arkasına bakıp bir daha, bir daha okusun. Orada işaret edilen tablo bugün yaşanmaktadır.
Millet, 12 Eylül’de ya var olmaya davam edecek, ya da kendi oylarıyla yok edilmesini onaylayacaktır.

Adsız dedi ki...

YA ARKADAŞLAR HEP YAZIYORSUNUZ AKP DİYE.BUNDAN ÖNCE GECE BANKALARDAN ÇUVALLA PARALARI SIRTINDA ÇIKARIP BİR GECEDE 40 MİLYAR DOLARI KAÇIRANLARI,TEFECİLERİN ÇEKLERİNİ TAHSİL EDENLERİN KİMLER OLDUĞUNU,80 ÖNCESİNDE SAĞCI VE SOLCU GENÇLERİ KATLEDENLERİ,GÜVENLİK KAMERALARININ ÇEKTİĞİ ÇUVALLA PARALARI BANKADAN ÇIKARMASINI BEN O SAATE ARKADAŞLARLA YEMEKTEYDİ ŞU RESTORAN FİŞİM DİYE TAHLİYE OLMALARINI,APOYU ASAMAYIP SONRA DELİKANLI KESİLENLERİ,EĞER AKP ÇEK YASASINI KALDIRACAM DESEYDİ BAKIN NASIL KARŞI ÇIKACAKLARDI,5 NİSANLARI ,DAHA NE SAYAYIM ARKADAŞLAR SİYASET DEMEK PİSLİK O MASAYA OTURDULARMI HEPSİ AYNI.SİZ BURDA O PARTİ BU PARTİ DİYE AHKAM KESİYORSUNUZ.HEPİMİZ ÇEK İÇİN MAĞDURLARI OLARAK MÜCADELE EDİYORUZ AMA RAYINDAN ÇIKARIP PARTİZANLIK YAPMAYA GETİRDİK.SENİ BENİ DÜŞÜNEN YOK KENDİ CEPLERİ NASIL DOLACAK NASIL GÖTÜRÜRÜM ,BEN BURAYI NASIL ELE GEÇİREYİM DERDİNDELER.BİRAZ ŞAPKANIZI ÖNÜNÜZE KOYUP DÜŞÜNÜN BUNLAR BERBATTA DİĞERLERİ NASIL 40 SENEDİR.SAYGILAR.

Adsız dedi ki...

Yüce divan yolunu onlara kapAtmAyacağız,kapattırmayacağız ekonomik krizin altında biz eSnafı ezen vergilerimizi çarçur ederken gerine gerine gezen ama bu kriz de bizi mahkeme kapıların da rezil eden esnafına sahip çıkmayan onları yargılayan ve mahkum eden bu zihniyet yüce divan da yaşadıklarımızı yaşamak zorunda kalacaktır.Bir gerçek var ki yaşattıklarınızı yaşamadan bu dünya dan gidemezsiniz bu da ilahi adalettir.YÜCE DİVAN DAN YIRTMANIZA HAYIRRRRRR.
ZEYNEP

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR ANAYASA PAKETİNE EVET DİYİNCE ANAYASA MAHKEMESİ CHP NİN İPTAL BAŞVURUSUNA HAYIR DERSE SİZ SANIYORMUSUNUZ Kİ BİREYSEL OLARAK BAŞVURUNCA KABUL EDER MANTIĞINIZ ALIYORMU SIRF BU SEBEPDEN BU PAKETE EVET DEMEK SADECE EKMEKLERİNE YAĞ SÜRMEK OLUR BU PAKET SADECE ONLARIN YARGILANMA KORKUSUNA HİZMET EDİYOR BUNU İYİ ANLAMALI VE ÇEVREMİZE ANLATMALIYIZ.

Adsız dedi ki...

sami abi çok teşekkür ederim VEZİR38

Adsız dedi ki...

sayın MURAT YALÇIN beyefendi size sadece teşşekür ediyorum beni anladığınız yazınızda açıkça belli idi akliselim olmanın iyi bir örnegisiniz ALLAH yar ve yardımcınız ve yardımcımız olsun amin.

MURAT

SAMİ KAL dedi ki...

SAYIN MURAT YALÇIN, AKLI, PARTİS TAASUBUNDAN GERİ KALAN İNSANA NE YAZSAK, NE SÖYLESEK AZ, KALPLER KARARMIŞ, VİCDANLAR KÖR OLMUŞ.BEN BURDA PARTİCİLİK ASLA YAPMADIM, SİYASİ GÖRÜŞÜMÜ FACEBOOKTA SAVUNUYORUM, BUDA SENİ ASLA VE KATA İLGİLENDİRMEZ, SANA SORACAK VE AKIL ALACAKTA DEGİLİM. SEN İYİ BİR DEMOGOGSUN, SANA EN GÜZEL CEVABI BURHAN İŞCAN VERMİŞ, EVET TESBİTLERİNE TAMAMEN KATILIYORUM, İSNATLARINDA TAM İSABET ETMİŞ. SAYIN MURAT BEY, SİZ MANKURT VE ZOMBİSİNİZ MİKSER GÖREVİNİ ÇOK İYİ BECERİYORSUNUZSANA HALA BURDAN YAZI YAZDIRAN ZİHNİYETİDE ESEFLE KINIYORUM. BENİM SİYASİ GÖRÜŞÜMLE YARGILAMAK SİZE DÜŞMEZ BU OLSA OLSA HARİÇTEN GAZEL OKUMAK OLUR. SİZE ASLA CEVAP VERMEYECEGİM. İFTİRA ETTİĞİNİZ ŞAHISLARADA SİZİN NOTUNUZU İLETTİM UMARIM AYZIT VE UMAY, TUGRUL TÜRKEŞ SİZE BUNUN HESABINI ADALET ÖNÜNDE SUNACAKTIR. ŞAHSİYETE GİREREK, KİŞİLİK HAKLARINI RENCİDE ETME HAKKINI NERDEN ALIYORSUNUZ, KÖPEK İLE BOZKURT ARASINDAKİ FARKI SİZE BU DAVAYI SEVENLER TARAFINDAN ANLATILIR VE HAKARETLERİNİZİN HESABI SORULUR. LÜTFEN BANA CEVAP YAZMAYIN, HERKES KENDİ YOLUNA ASLA BENİMLE MUHATAP OLMAYIN YOKSA TEPKİM ÇOK DEGİŞİK OLUR. BİZLER ANAYASAYA EVET DERSEK NE OLACAK, AKP İYİCE AZACAK, PERVASIZLAŞACAK VEDE BİZLER UNUTULUP GİDECEGİZ, CEZALARIMIZLA BAŞ BAŞA KALACAGIZ. HAYIR DERSEK NE OLUR, AKP HADDİNİ BİLECEK,KENDİNE ÇEKİ DÜZEN VERECEK. BURDAN NE KADAR AYKIRI SES ÇIKSA O KADAR İYİ, NE KADAR MUHALEFET OLSA O KADAR İYİ, NİYE O ZAMAN KAYBETME KORKUSUYLA KORKU DAGLARI SARACAK VE ALTERNATİF ÇÖZÜMLER ARANACAK. BU NE OLACAK İKTİDARDA OLMAYAN BİR AKP YAPTIGI YOLSUZLUKLARIN HESABININ SORULACAGI KORKUSUYLA AFFA SARILACAK, AF İÇİN UGRAŞACAK GÜNDEME GELECEK. EVET BU İŞİ YİNE AKP BİTİRECEK. BİZİ SEVDİKLERİNDEN DEGİL, KENDİ PAÇALARINI KURTARMAK İÇİN. EVET SİZ BUNU ANLAMAYACAK, KAVRAYAMAYACAK KADAR İZAN VE AKILDAN YOKSUNSUNUZ SİZİN DERDİNİZ BÜZÜM YEMEK DEGİL, PARTİCİLİK YAPMAK. LÜTFEN SEVİYE, HERKES HADDİNİ BİLECEK. BİR DAHADA BU SİTEYİ BU KONULARLA MEŞGUL ETMEYECEK.

SAMİ KAL dedi ki...

sevgili magdur ve bizi destekleyen arkadaşlar. 12 eylüldeki referanduma HAYIR diyecegimizi beyan etmiştik.bunun sebeplerini kısaca özetlemek istiyorum.
1. bu ülkenin bölünmez bütünlüğü ve kırmızı çizgimiz olan tek vatan, tek bayrak sevdasıdır. şu anda ülkemizin durumu kurtuluş savaşı yıllarından daha vahimdir. güle oynaya, öle vurula bölünmeye dogru gidiyoruz. işin üzücü yanı bunn müsebbipleri şahsi hesapları için din, başörtüsü, ezilmiş edebiyatı yapan ve dini şahsi menfaatlerine alet eden akp dir.
2. referandumdan evet çıkarsa ne olur. akp iyice pervasızlaşır, yolsuzluk ve zulumlerini iyice artırır ve hızla bölünürüz. bu memleket bizim buna asla müsade etmeyecegiz.
3.niye hayır diyecegiz. 2001 yılından buyana bu yasayı sürüncemede bırakan binlerce esnafı cezaevlerinde süründüren banka ve tefecilerin hizmetkarı akp ders vermek. elimize fırsat sandıkta geçecek.
4. hayır demekleyapılan yolsuzlukların, bölücülüğün hesabını soracagız ve yüce divana gönderecegiz.
5. çek magdurlarından hayır sesinin yükselmesi, akp ye aykırı ses ve muhalefetin artması onların tedbir almasını hızlandıracak korku dagları sarıncada kendi paçalarını kurtarmak için affa sarılacaklar, belki bizde bundan faydalanacagız.
6. siyasi görüşüm bellidir. kimseyi etkileme gibi bir derdim yok, sadece akp zulmunu duyurmak, özgürlüğümü kazanma peşindeyim.
7. çek magdurları sitesindeki akp yalakalıgı ve kemik yalayıcılıgını bayraktarı murat yalçın ve onun gibi düşünenlere karşı artık müsahamakar olmayacagım. kimse kusura bakmasın canım yandı, ezildim, bana bu zulmü reva gören akp zihniyetine tahammülüm asla yoktur.
8. bu nedenle daha agresif bir politika izleyecegiz. kimseyi kırmak yada üzmek istemiyoruz. bizi kabul eden böyle kabul edecekj, rahatsız olanlar hemen gruptan ayrılabilir. kimseye kırgın ve kızgın degiliz. kul hakkına girmek istemiyoruz.biz hakkımızı helal ettik, hakları geçenlerdende helallik istiyoruz.

Adsız dedi ki...

arkasaşlar her kişi türkiyede kendi çıkarına çalışıyor referanduma çek mağdurları olarak hayır demek en mantıklısı referandumdan evet çıkarsa af umudu zayıflar çünkü evet çıktığında kendilerini aklayacaklar hayır çıkarsa kendilerini kurtarmak için af çıkaracaklar bizde kendi çıkarımızı düşünmeliyiz

Adsız dedi ki...

slm...
öncelikle şunu söyleyeyim ki hayatımda hiçbir zaman solpartilere oy vermedimsempati duymadım.chp yi ise hiçbir zaman demokrat bir parti olarak görmedim.özelliklede islam dinine bakışını beğenmedim. ama şuda ayrı bir gerçekki son 30 yılda bu memleketide bu akp kadar vicdansız maddiyatçı sadece kendi yandaşlarını düşünen iki yüzlü bir partide yönetmedi.görüyorumki ALLAH bu insanları şaşırtmıştır. benim ne başta gözü yaşlı annem olmak üzere beni seven onlarca kişinin hakkı bu vicdansızlara helal değildir.ben inanan kişiyim.benim ve benim gibi binlerce insanın ahını alan bu haksızlığa göz yuman ve bunuda meclisteki tüm partiler yanımızdayken ağızları kulaklarında adeta dalga geçerek zevk alarak canımızı yakan bu insanlardan razı değilim ALLAH tan diliyorumki bu dünyadaki en ağır acı bile onlara kefaret olmasın onlarda çaresiz kalsın ve cehennem çukuru evleri olsun...gelelim diğerlerine evet arkadaşlar bu insanlar böylede diğerleri farklımı. hayır tabiki unutmuyalımki bu iktidardan öncede bu kanun vardı.onlarda bu vebalde pay sahibi.devlet yönetimi konusunda digerleride bunlardan farksızdı.hersiyası öncelikle kendi cebini ve ferahını düşündü bu ülkede... evet akp yargıyı siyasallaştırıyor kendi dümen suyuna sokma gayreti içinde.bu tartışmasız böyle.böylede sayın yargıçlarımız nasıl peki.inanın onlarda en az akp kadar adaletten yoksunkar.hemen hemen hepsi siyaset meraklısı siyasi kararlar almaktan asla çekinmediler çekinmezler.ayrıca hepsi ülkeyi koltuklarından yönetme sevdasında.arkadaşlar ne yazıkki ülke bir kez daha 2 ye bölündü.ama bu sefer farklı olan şu hiç bir kesim kendi mecbur kaldığı taraftan memnun değil.çünkü kimse adil değil.hocademiş ya sende"haklısın diye bu sefer herkes haksız.mutlu olan binlere karşı mutsuz olup acı çeken milyonlar.
dr lokman

Adsız dedi ki...

çekte cezanın devam etmesi için alelacele karar veren yargıtay neden erken ibraz ve kast unsurlarını görüsüp içtihata dökmüyor.adalet bakanlığı bu tür itilaflı konularda neden kanun yararına bir karar için ağırdan alıyor bu tefecileri bu kadar çokmu seviyorlar.allhtan korkan yokmu bir el atsın şu şaibeli tefeci kanununa.esnafta para yok heryerleri çek senet olmuş daha büyük bir sosyal patlama geliyor.tırım tırım dünyayı gezen başbakan ülkeye bir uğradığınızda bu işlere bakın lütfen adalet bakanlığınız tefecilerin eline geçmiş.

Adsız dedi ki...

anayasa mahkemesinde bu hafta gündemde yokuz.

Murat YALÇIN dedi ki...

HEY! SAMİ KAL,

BU YAZI SENİN KABA VE KÜSTAH SON YAZIN NEDENİYLE AÇIKLAMA BABINDA YAZILMIŞTIR...

SENİN NORMAL KONUŞMA FREKANSIN BOZUK BU BELLİ...

DİYELİM Kİ; ADAM GİBİ YAZIŞMAYA BAŞLADINIZ ÖNCE...
GAYET TEYAKKUZDA OLACAKSINIZ...
ÇÜNKÜ GÜYA SEN "REİS" HAVALARINDASIN YA SANA HER ŞEY SERBEST... BAŞKALARININ KANAATLERİNİN ÖNEMİ YOK...
KİM ALINIR, KİM DARILIR KESER Mİ SENİ...
BİLDİĞİN GİBİ SÖVERSİN, SAYARSIN HER TÜRLÜ KABA HAKARETLERİ YAZARSIN...

EH BİR BAŞKASI DA GAYET MAKUL FAKAT FARKLI KANAATİNİ YAZSIN... FARKLI BİR ŞEY SÖYLESİN...

SENİN ŞALTER ANINDA ATAR, HATLAR VE HALATLAR KOPAR...
REİSSİN YA, KÜLHANBEYİSİN YA
* "YALAKALIK YAPMAYIN" (LAN)
* "KEMİK YALAYICILIĞI YAPMAYIN" (LAN)
* "BAK KÖTÜ YAPARIM" (LAN)
* "KAFAMI BOZMAYIN" (LAN)
* "ASABIMI BOZMAYIN" (LAN)

SEN BUSUN...
DA!

BEN SENİN DÜŞÜNDÜĞÜN GİBİ DEĞİLİM...
EĞER İSTİYORSAN BİR MEKANDA RANDEVULAŞALIM...

"BU DAVAYI SEVENLER SANA ANLATIRLAR VE HESABINI SORARLAR" DİYE BAŞKALRINA HAVALE ETME...
ZAHMET BUYURMASINLAR GELİN SİZ ANLATIN! GELİN SİZ HESAP SORUN!

HEM TEKE TEK DAHA MERTÇE OLUR...
SEN BUSUN...
DA!
BENİM KİM OLDUĞU MU BİLMİYORSUN...

Adsız dedi ki...

ANAYASA MAHKEMESİNİ FAX YAĞMURUNA TUTSAK.FAXIMIZ YOK İSE POSTA ARACILIĞI İLE GÖNDERSEK.
KISACA 5.MADDENİN İPTALİ İÇİN BİR ŞEYLER YAPSAK ANAYASA MAHKEMESİNE GÖNDERİLECEK YOĞUN FAX KONUYU ELE ALMALARINA YARDIMCI OLACAKTIR.ADMİNDEN RİCA EDİYORUM

SUÇ:Karşılıksız çek keşide etmek
TALEP KONUSU :Müvekkile uygulanan kanun Anayasaya aykırı olduğundan dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesi talebidir.
İZAHI :Müvekkilim, yukarıda dosya numarası belirtilen dosyanızdan yargılanmış ve neticesinde karşılıksız çek keşide etme suçundan mahkum olmuştur. Ancak:
1.Türk Ticaret Kanunu’nda kambiyo senetleri arasında düzenlenen çek, temel ilişkide bir sözleşmenin bulunup bulunmamasından bağımsız olarak, kambiyo hukukuna özgü borç doğuran özel bir havaledir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.692 çekin yasal unsurlarını belirtirken 2 bent “kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedelin ödenmesi için havaleyi;” 5.bent ise “keşide gününü ve yerini;” içerir demektedir. Görüldüğü gibi çek, TTK hükümlerine göre açıkça bir havale mahiyetindedir. Burada kastedilen havalenin anlamı da hazır olan paranın muhataba aktarılmasıdır. Yani TTK’ya göre çek keşide edildiği anda bankada karşılığının olması gereklidir.
2.3167 sayılı kanunda bu düşünceyle hazırlanmış ve karşılığının olmaması halinde de yüz kızartıcı suçlar kapsamında değerlendirerek keşideciye ceza ön görmüştür.
3.Ancak uygulamada zamanla çek bu havale vasfını kaybetmiştir. Ticaret hayatında çek ceza yaptırımı olduğu için tercih edilen bir ödeme aracı olmuştur. Ancak ticaret hayatında tedavül eden çeklerin hemen hemen tamamı vadeli olarak keşide edilmeye başlamıştır.
4.Bu husus zamanla Yargıtay kararlarına da girmiş ve nihayetinde yüksek Yargıtay’da ticaret hayatında çekin vadeli olarak keşide edildiğini kararlarında kabul etmiştir. Örneğin Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E:2003/5130, K:2003/20869, T:21.10.2003 sayılı kararında özetle ”…3167 Sayılı Yaşaya aykırı davranmak suçundan sanık Ömer’in yapılan yargılaması sonunda, …sanığın, muhatap banka tarafından çek karnesinin iadesi istendiğinde çek yapraklarının tamamını vadeli düzenlemesi ve elinde çek yaprağı kalmaması sebebiyle çek karnesini iade edemediğini ileri sürmesi karşısında, sanık savunmasının aksini gösterir delillerin nelerden ibaret olduğu belirtilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi…” diyerek mahalli mahkemenin kararını bozmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’da E:2002/15-543, K:2002/552, T:26.06.2002, 2004 s. Yasa m. 277 sayılı kararında “…Borcun doğumunun satış tarihinden önce olması, iptal davalarının dava koşularından biridir. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde, işin esası hakkında hüküm kurulamaz. Somut olayda, icra takiplerine konu olan çeklerin keşide tarihleri 4.2.1998, 7.2.1998, 30.2.1998 ve 9.5.1998′dir. Bu çeklerin bankaya ibraz tarihleri ise 26.1.1998 ve 27.1.1998′dir. Yani, çekler vadeli olarak verilmiştir. Satış ise, anılan tarihlerden daha önce 13.1.1998′dir. Her ne kadar çeklerde vade olmaz ise de, uygulamada ve somut olayda vadeli çek verildiğinden Dairemiz uygulaması, borcun gerçek doğum tarihinin araştırılması gerektiği yolundadır…” diyerek uygulamada vadeli çek kullanıldığını kabul etmiştir. Yargıtay’ın bu zımni kararıyla çekin bir havale değil vadeli bir ödeme aracı olduğu kabul edilmiştir.
Daha bunun gibi binlerce Yargıtay kararı mevcuttur. Yani ticaret hayatında çeklerin vadeli olarak keşide edildiğini Mahkemeler ve en üst adli Yargı makamı olan sayın yüksek Yargıtay’da kabul etmiştir. Bu yüzden çeke yüklenen anlamın yeniden değerlendirilmesi gereği doğmuştur.

Adsız dedi ki...

9.Yasanın gerektirdiği hapis cezasının dayandığı gerekçenin yok olmuştur. Yasanın bu haliyle uygulanması birçok haksızlıklara neden olmakta olup bu yasadan kaynaklanan hapis cezalarının çektirilmesi açıkça hukukun ihlal edilmesidir.
10.2002 yılında Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesi, 3167 sayılı Çek Hamillerini Koruma Kanunu’nun 16/1 maddesinde öngörülen hapis cezasının Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi, Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin bu talebini, çekin borç ilişkisi olmasının yanı sıra havale özelliğini taşıdığını belirterek reddetmiştir.
Kaldı ki yasa koyucu da daha bu yasayı çıkarırken, çekin bir tür havale olduğu görüşünü benimseyerek adı geçen yasayı çıkarmıştır. Ama sonradan uygulamada yasa amacından saptırılmıştır.
11.Ancak o tarihten sonra Yargıtay’ın da ülke gerçeklerini gözeterek uygulamada çeklerin vadeli olarak keşide edildiğini kabul etmesi, 5838 sayılı yasanın 18 maddesi ile 3167 sayılı yasaya eklediği ek geçici 2 madde ile “31/12/2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.” hükmünün yürürlüğe konulması ve son olarak 14.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı yeni Çek Kanunu’nun 5. maddesinin 1 bendi “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında” hükmünün getirilmesi vadeli çekin varlığını, yani çekin bir havale değil cezai yaptırımı olan bir ödeme vaadi olduğunu somut olgu olarak önümüze koymuştur.
12.Ancak 14.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı yeni Çek Kanunu’nun 5. maddesi, Anayasa’nın m. 38’e ve özellikle “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.” fıkrasına
açıkça aykırıdır.
13.Bu nedenle 5941 sayılı yeni Çek Kanunu’nun 5. maddesinin ve Anayasa’ya aykırı diğer maddelerinin iptaline karar verilmesi için işbu müracaatta bulunma mecburiyeti doğmuştur.
NETİCE VE TALEP : Yukarıda arz olunan nedenlerle:
1.Öncelikle Anayasaya aykırılık itirazımızın kabulü ile dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini,
2.Neticeten müvekkile uygulanan kanun Anayasaya aykırı olduğundan 5941 sayılı Çek Yasası’nın 5 maddesinin iptaline karar verilmesini saygıyla, bilvekale arz ve talep ederim. ../../2010
Sanık …………… vekili



arkadaşlar lütfen 5.maddenin iptali için toplu uğraş verelim.nerede eski arkadaşlar?

Adsız dedi ki...

5.Zaten uygulamada görülen çekin vadeli olarak dolaşımda olduğudur. Yani çek ancak vadesi geldiğinde muhatap bankaya ibraz edilmekte idi. Ancak yasadan kaynaklanan yaptırımları dikkate alan kötü niyetli kişilerin keşide tarihinden önce çekin muhatap bankadan tahsili cihetine gitmesi ekonomik hayattaki güçlükleri artırmış 2008/2009 krizinin ticari hayatta derinden hissedilmesine sebebiyet vermiştir.
6.Bunun üzerine yasa koyucu, 18.02.2009 tarih ve 5838 sayılı yasanın 18 maddesi ile 3167 sayılı yasaya eklediği ek geçici 2 madde ile “31.12.2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.” hükmünü koymuştur. Yasa koyucu bununla çekin üzerinde yazılı olan keşide tarihinden önce ibrazını engellemiş ve böylece çekin üzerinde yazılı tarihten önce tahsilini imkansız hale getirmek suretiyle çekin havale değil vadeli bir ödeme taahhüdü olduğunu kabul etmiştir. Yasa koyucu bu girişimiyle 3167 sayılı Çek Hamillerini Koruma Kanunu’nun ruhuyla ve TTK’yla çelişkiye düşmüştür.
7.14.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı yeni Çek Kanunu’nun 5. maddesinin 1 bendi “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine,…” diyerek çekin üzerindeki yazılı keşide tarihini yasal ibraz tarihi olarak tayin etmiştir. Yani vadeli çekin varlığını kabul etmiştir. Oysa bu hukuken mümkün değildir. Çünkü TTK’ya göre çek görüldüğünde ödenir.
8.Vadeli çek olacağını kabul etmek, çekin havale mahiyetini ortadan kaldırıp bonolardaki gibi bir ödeme vaadine dönüştürür. Ama ödenmediğinde karşılığında cezai yaptırımı olan bir ödeme vaadine dönüştürür ki bu garabet durum hukuka açıkça aykırıdır.

Adsız dedi ki...

BEN KOYU BİR AKP LİYDİM. MAĞAZALARIMDA AKP YE OY VERMELERİ İÇİN ELEMANLARIMA VE AİLELERİNE GÖMLEK HEDİYELER ETTİM.AMA ŞİMDİ YAZIKLAR OLSUN DİYORUM BU İŞİ BİTİREMEDİLER. 5941 NOLU YASA İLE ÇEK MAĞDURLARINI SEVİNDİREMEDİLER .HAKKIMI HELAL ETMİYORUM.RESMİ TEFECİLERİ VE BANKALARI VE AKBABALAŞMIŞ AVUKATLARI SEVİNDİRDİLER. SANIRIM 12 EYLÜL DE HAYIR DİYECEĞİM.

Adsız dedi ki...

DURMAK YOK YOLA DEVAM HEDEF AKP NİN ÖZGÜRLÜK GETİREN ANAYASASIYLA VE 5941 İLE 1 MİLYON OLACAK ALIN SİZE ANAYASA BABAYASA ALEVERA DALAVERA.

Cezaevleri doldu taştı
Cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlü sayısında artış
Adalet Bakanlığı verilerine göre, tutuklu ve hükümlülerin sayısı, ceza infaz kurumlarının toplam kapasitesini aştı.


Türkiye'deki ceza infaz kurumlarının toplam kapasitesi 110 bin 740 iken, bu kurumlarda 119 bin 394 tutuklu ve hükümlü bulunuyor.

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre, 1 Temmuz 2010 itibarıyla Türkiye'de, çocuk eğitim evleri dahil olmak üzere, 369 ceza infaz kurumu bulunuyor. Bu kurumların toplam kapasitesi ise 110 bin 740.

Ceza infaz kurumlarında, 30 Mayıs 2010 itibarıyla ise 38 bin 310'u tutuklu, 21 bin 55 hükmen tutuklu, 60 bin 29 hükümlü olmak üzere, toplam 119 bin 394 kişi bulunuyor.

İstatistiklere göre tutuklu ve hükmen tutuklu kişi sayısı ile hükümlü sayısının baş başa gidiyor.

Tutuklu ve hükmen tutukluların toplamı 59 bin 365 iken, hükümlü sayısı 60 bin 29 oldu.

Adsız dedi ki...

Anayasa Mahkemesini telefonla aradım, santral Sekreter yardımcısına bağladı ismi İsmet Yağcı
Mahkeme gündümenin çok yoğun olduğunu 2007 den bu tarafa bekleyen bir çok iptal başvurusu olduğunu bu başvuruların sırasıyla gündüme alındığını, çek kanunu ile ilgili iptal başvurularının birleştirildiğini ve 2011 yılında gündeme alınmasının bile çok zor olduğunu söyledi. 1 cümlelik iptal başvurularının bile 4 yıldır ele alınamadığını söylüyor. refarandumun için hemen görüşme yapıldı örneğini verdim, o acilmiş ilk sıraya alınmış..

0312 4637300/7410
İsmet Yağcı Anayasa Mahkemesi Genel sekreter yardımcısı

İsteyen arasın teyit alsın sonucunuda buraya yazsın
Bir çare üretmeliyiz yoksa işimiz çok zor.
Kahraman Tolgar

Adsız dedi ki...

herkes bir çare üretmeliyiz deyip duruyor kimse şunu yapmalıyız demiyor hergün şe başlarken ilk yaptığım şey sayfaya bakmak acaba olumlu bi gelişme varmı diye ama nafilee bizden bişey olmaz ve eğer burdaki kadarsa çek mağduru insan hiçbişey olmayacak demektir sonumuz galiba hapishane biz oraya girince birileri kına yakar herhalde ..

Adsız dedi ki...

sayın 82 anayasa mahkemesinin gündemini başkan belirliyor diye biliyoruz ve 2011 de bile gündeme alınmaz diyen kişinin dediği olacak diye bir kesinlik olmaz.

Adsız dedi ki...

oturmakla olmuyor biran önce bişeyler yapılması lazım anayasa mahkemesi eğer öyle çok geç olacaksa başka çareler bulmamız lazım bakıyorum hiç kimsenin umrunda değil fazla zamanımız yok yine kedi fareyi kovalar gibi kaçmaya saklanmaya başlayacağız bu gidişle arkadaşlar nerdesiniz eskiden şu sayfayı açtığım zaman bir sürü yorum olurdu ama şimdi yok sayılacak kadar azız fikir üretelim toplanalım kapıları aşındıralım

Adsız dedi ki...

anayasa mahkemesi son verdiği kararla zaten safını belli etti kanunda ciddi aykırılıklar bulursa kararı uzatabileceği kadar uzatacaktır

Adsız dedi ki...

HAŞİM KILIÇ 2002 DE ÇEK YASASINA KARŞI OY KULLANDI BU SEFER KANUN ANAYASAYA AYKIRI DEĞİL DERSE KENDİSİYLE ÇELİŞİR, İPTALİ İÇİN OY KULLANSA AKP NİN HAZIRLADIĞI KANUN HESABINA GELMEZ GÜNDEME ALMAZ MİLLETİ SÜRÜNDÜRÜR

Adsız dedi ki...

Adli tatilde başlıyor ne yapacağız arkadaşlar çeklerde tutuklamalar tam gaz

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar merhaba

Karşılıksız çek verme sucundan bir sorunum var yardımcı olabilecek arkadaş varmı bu konuda bilgili

Çalıştığım şirket 2009 yılında kapandı.uzun süre finansman yaptığım şirkette imza sirkülerinden aldığım yetki ile tek başıma çeke imza atmak yetkim olmadığı halde yanımda bir yönetici ile imza attım.

firmam kanınca uzun süre iş aradığımdan ve firma avukatlarının bana haber vermemesinden dolayı adresimide değiştirdiğimden krs çek ile ilgili açılan davalara katılmadım

sulh ceza mahkemelerinde hakkımda gıyabi kararlar alınmış davalar sonuçlanmış ve görüldüğü yerde yakalama emri çıkarılmış.

şimdi patron temyize gittiğinden dışarda ben maaşlı eleman olduğum halde içeri mi gireceğim


avukatlar başka çare yok ya içeri girersin ya çekleri ödersin diyorlar

bu işi iyi bilen bir avukattan yardım bekliyorum

yardımlarınız için şimdiden teşekkürler
hakkımdaki karar kesinleştikten sonra nasıl temyize gidebilirim

Adsız dedi ki...

Şirketimiz battı maliye reesen yanı adresınde bulunamadıgından kapanttı ama asıl konu şu şirkette annemın yuzde 75 kız kardesımın yuzde 25 hıssesı var kız kardesım sırkette mudur banada vekalet verdı şirket adına herıslemı yapabılırdıye çeklerde benım ımzam var bugun uyap tan bana msj geldı gelen mesajda kızkardesıme verılen ceza infaza verılmıs nedemek bu ınfaz neler yapmamız gerek kız kardesım ceza alırmı

Adsız dedi ki...

lehe durum uygulamasını mahkemeler uygulamıyor.Vekaleten şirket çeki keşide etmiş,şirkette hissesi olmayan şahıslara taah.imzalatıyor hakimler.bu nasıl yasa anlamadım gitti

Adsız dedi ki...

SAĞ OLSUN DEVLETIMIZ AVUKATLARA DEĞNEKÇILIK YAPIYOR HİC KIMSE ZORLA CEK ALAMAZ VERMESIN BANKALAR ALACAKLININ HAKKINI KORUYAN DEVLETIMIZ BORCUNU ODEYEMEYEN INSANLARIN DA BORCUNU ODEYI VERSIN YADA DEVLET SADECE ISLERI IYI IKEN DEĞİL INSANLARIN ISLERI BOZULUNCADA BU ADAM NEREDE NE YER NE ICER BU CEK MADURLARININ COCUKLARI ESLERI HAYAT LARINI NASIL IDAME EDIYOR BI KONTROL ETSIN LUTFEN 50 KONTORA [[[ KIZLARIMIZ KARILARIMIZ İLISKIYE GİRMEK ZORUNDA KALIYOR BUNLARIN MUSEBBIBI BU KANUNLARI YANLIS CIKARANLARDIR DILERIM ONLARIN CORU COCUĞUDA O YOLLARDAN GECER ATES DUSTUĞU YERI YAKIYO MALESEF VATANDASIN ICINE GIRIP OĞRENSINLER NELER OLUYO HAYATTA AYRICA DEVLET ALACAKLIMIKI BORC MIKTARINI MALIYEYE YATIRINCA HAPİS CEZAN KALKIYO VAYBEEE LUTFEN BAYANLAR BAYLAR KIMSE PARASI OLSA EVINDEN YERINDEN YURDUNDAN DUKKANINDAN KACMAZ AKLI SELIM YONETICILERIN HALA BIRAZ VICDANLARI KALMISSA BU KARSILIKSIZ CEKLERE VERILEN HAPIS CEZASINI KALDIRSINLAR INSANLARIN ARTIK DAĞDAN INENLERIN YERINE CIKMASINA AZ KALDI NE MUTLU TURKUM DIYENE

Adsız dedi ki...

anayasa mahkemesi tatile girmeden çek yasasını görüşme gündemine almaz ise durum cok ciddi ,kötü günler geliyor demektir.ne yapmamız gerekiyor,kimle görüşmemiz gerekiyor,ne yapacağımızı bilmiyoruz

Adsız dedi ki...

şuanki durum nedir acaba taksitlerin ilk taksidini ödeyemezsek yine cezaevi yolumu gözükücek arkadaşlar?

Adsız dedi ki...

sayın 93 neden tatile girmeden gündemine almamasını bu kadar kötüye yoruoyrsunuz biraz daha açıklayıcı bişeyler yazamısınız lütfen

av.sibel sevinc dedi ki...

95-
taahhutlerin ilk yılının sonunda 1/3ünün ödenmediğini alacaklı mahkemesine bildirecek ve infaza devam kararı aldıracak

av.sibel sevinc dedi ki...

bu aşamada size herhangi bir tebligat gelmeyecek yada durusma yapılmayacak dikkat..

av.sibel sevinc dedi ki...

yapılması gereken sey

enveraysever@hotmail.com

enver.aysever@skyturk.tv (yanlış olabilir teyit ediniz)

adresine mail göndererek çökertmek sizinle ilgileniyor ancak anladıgım biraz daha bastırmaya ihtiyacı var arkadaslar


bilginize

Adsız dedi ki...

ESKİ ÜLKÜCÜ,YENİ ÜLKÜCÜ,ESKİ SOLCU YENİ SOLCU...HEPİNİZ KENDİNİZ ÇALIP KENDİNİZ DİNLİYORSUNUZ.SİZİ CİDDİYE ALAN YOK.CEZAEVİNDE AYNI KOĞUŞLARDA KALICAZ.ORADADA BUNLARIN Bİ FAYDASI OLMAYACAK.BİRLİK OLMAK İÇİN GAZEL OKUYORSUNUZ AMA ÇEKİNMEDEN TOPLUMU AYRIŞTIRABİLİYORSUNUZ.

Adsız dedi ki...

sayın sibel sevinç
sen kendini yıpratıyorsun ama boşuna galiba baksana çek mağduru falan kalmadı buraya doğru dürüst yazan kişi bile yok burdan anlaşılıyor ne kadar kişinin mağdur olduğu ..mağdur öle abartıldığı kadar yok eskiden yoğun olduğu söyleniyor bu sayfanın bence 20-30 milyar borcu olan insanlardı onlarda taksitlendirdi sıyırdılar biz kediyi bekleyen fareleriz arkadaşlar..kedi nerde bilen yok çıkmayın yuvanızdan kedi kapar

Adsız dedi ki...

Alacaklı kralın oğlumuda tek lafıyla infaz kararı çıkacak.
Karşılıksız çek suçundan dava açılması için, ortada banka tarafından arkası yazılmış bir çek,
savcı tarafından hazırlanmış bir iddaname,
ve yıllarca süren bir mahkeme aşamasından sonra nihayetinde adli para cezası verilirken kaldi ki: (eski yasada cmk 195 uygulanırken yeni yasada sanığın mutlaka ifadesine başvurma zorunluluğu var. karar yazılmadan ifade alınmadan infaz devam kararı çıksın.
Yasalarımız böylemidir yani sayın avukat.
Yasayı okursanız
GEÇİCİ MADDE 2-(5) Şikâyetçinin başvurusu üzerine, anlaşma veya taahhüde uyulmadığının tespiti hâlinde, soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün infazına devam edilir.
demektedir..
anlaşma veya taahhüde uyulmadığının tespiti halinde..!!! bu tespit nasıl yapılacak? alacaklının şikayeti tespittir ise!!!

kanun böyle olmalıydı.
GEÇİCİ MADDE 2-(5) Şikâyetçinin başvurusu üzerine, soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün infazına devam edilir.

gereksiz olan tespiti halindeye yer verilmezdi.

Barışçı-Mersin dedi ki...

Değerli arkadaşlar; görünen o ki, haklı davamızda biraz dağılmışlık var. Toparlanmamız zor gözükmekte; ancak yinede birşeyler yapabiliriz diye ümit etmekteyim. Yola devam diyen arkadaşlarla; yeni bir yol haritası geliştirip, yeni çalışmalar başlatmalıyız. Aramızda olmamalarına rağmen; eski günlerde çok emeği geçen arkadaşlarımızında, tekrar aramıza dönmelerini sağlayıp, kısır çekişmelerden uzak durmalıyız. Elbetteki birçoğumuz gerginiz ama, gerginlikleri tırmandırıpta, çatışmaya dönüştürmenin kime ne faydası olabilir, kime? Unutmayalımki; bizlerin, haklı olduğumuza inandığımız ortak bir davamız mevcuttur. Bu ortak davamız için; yeniden toparlanıp, çalışmaya başlayıp mücadele etmeliyiz. Yoksa; öyle veya böyle zaten bu anlam ve manada, çokca faturalarını ödediğimiz cezalar, katlanarak; karşımıza yeniden çıkacaktır. Ben; yine bu gece, gerekli gördüğüm yerlere maillerimi gönderdim. Tüm emeği geçenlere ve tüm katılımcılara, saygılarımla. Allah yardımcımız olsun.

Barışçı-Mersin dedi ki...

Sayın; Başbakanım, Bakanlarım, Milletvekillerim, Anayasa Mahkemesinin Değerli ve Sayın Üyeleri.
Günlerdir ve aylardır; sizleri, fakslarımızla, mesajlarımızla, mektuplarımızla ve telefonlarımızla rahatsız edip durduk. Bizler büyük çoğunluğumuz; esnaf olan, ticaretle uğraşan, Devletimize vergi veren, yanlarındaki kişilere işveren durumunda iken, muhtelif sebeplerden ve ekonomik krizlerden dolayı, ceza evine giren ve girme aşamasında olan insanlarız. Unutmayalım ki; bizler borçlarımızı ödemek için uğraşırken bu durumlara düştük. Şimdilerde ise; başarısızsan suçlusun konumundayız. Bu durumda aşağıdaki hususların; tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir diye düşünüyorum.

1- 31.12.2008 tarihinden sonra, bilinen yasal boşluk ortada iken, halen bugün; Yüksek Yargı tarafından emsal olacak bir karar çıkmamıştır.
2- ÇEK CEZALARINDA; BANKALARA HER ÇEK YAPRAĞI İÇİN 600 T.L. CEZA VERİLİRKEN, BİZLERE ÇEK BEDELİ KADAR ADLİ PARA CEZASI VE CEZA ÖDENMEDİĞİNDE, HAPİS CEZASI VERİLMESİ UYGUN VE DOĞRUMUDUR? BANA GÖRE; ADİL BİR UYGULAMA OLACAKSA, BANKALARA VERİLEN PARA CEZASI BİZLEREDE VERİLEBİLİR, DAHA FAZLASI DEĞİL. BU CEZADA; İDARİ PARA CEZASI OLMALIDIR.
3- 5941 Sayılı yeni çek yasası ile taahhüt verilerek; geçici bir özgürlük kazanılmıştır ama, zaten her şeyini kaybetmiş olan bu insanlar, ellerinde olmayan imkanlardan dolayı, taahhütlerini yerine getiremeyerek, yeniden cezaevlerine döneceklerdir.

4- Belki sayın Milletvekillerimiz bilmiyorlar ama; birçok Asliye Ceza Mahkemelerimiz farklı farklı kararlar vermekteler, (verilen taahhütleri, samimi bulmadıklarından kabul etmeme gibi, 5941 Sayılı yeni çek yasasının; lehe olan hükümlerini uygulamamak gibi…)


Sayın; Başbakanım, Bakanlarım, Milletvekillerim, Anayasa Mahkemesinin Değerli ve Sayın Üyeleri. Bizim durumumuzda olan; binlerce insan mağdur durumdadır. T.B.M.M.’de bulunan Sayın Milletvekillerimiz, Anayasa Mahkememizin Değerli ve Sayın Üyeleri bu durumlarımıza bir çare bulmalıdırlar diye düşünmekteyim. Allah’ın izni ve sizlerin katkılarıyla; umuyor ve diliyorum ki, artık; karşılıksız çekten dolayı, hapis cezası tamamen kaldırılmış olur. Zaten birçoğumuz; işimizi, ekonomik gücümüzü, maddi ve manevi birçok değerlerimizi yitirmiş insanlarız. Hiç değilse bundan böyle; sadece ve sadece özgürlüklerimizi verin bizlere. Sayın; Başbakanımıza, Bakanlarımıza ve Milletvekillerimize, Anayasa Mahkemesinin Değerli ve Sayın Üyelerine, en derin saygılarımla. 11.07.2010

Adsız dedi ki...

bizi enver aysever mi kurtaracak anlayamadım

Adsız dedi ki...

Türkiye'de de 16 ilde 14.300 kişi ile yüz yüze görüşülerek yapılmış Kurumlara Güven Endeksi sonucunda 8. sıradaki hakimler 2009'da yüz üzerinden 83 almışlarken 2010'da 62'ye inmişler. Keza benzer şekilde 11. sıradaki avukatlar da 70'ten 48'a inmişler.

Bunun anlamı çok basit aslında.
Şu anda Türkiye'de adalet sistemi tamamen çökmüş durumdadır, HAKİMLER ve AVUKATLAR halka hiçbir şekilde güven vermemektedir.

Devlet kurmamızın iki temel amacı vardır:

1-)Dışarıdan birileri gelip bizi bağdan kovmasın diye devlet kurarız ve ordu besleriz.
2-)Kendi aramızdaki ihtilaflarda da adaletin yerine gelmesini sağlamak için AVUKAT tutar, bunun için adalet dağıtan olarak HAKİM besleriz, adaleti uygulayan olarak da ayrıca polis besleriz.
Gerisi teferruattır.

mehmet ceylan dedi ki...

Arkadaşlar ben şimdi bu tartışmanın bize fayda getirdiğini düşünmekteyim ama bir türlü bize faydalı olacak tarfını bulamadım. SAMİ bey neden hayır dememiz gerektiğini mümkün meretebe anlatmış Sn. Murat YALÇIN arkadaşımızda bir anlatsada dinlesek bu sitede neden bu kadar AKP savunuculuğuna büründünüz anlamamaktayız. Diyorsunuzki bu çek hapsi önceki hükümetler zamannındada vardı haklısınız vardı ama hapse giren kişi adedi sayılı idi acaba neden şimdi hapse girmesi muhtemel kişi adedi milyonlarla ifade ediliyor acizane dilimin döndüğü kadar söyliyeyim çünkü AKP.nin derdi ne çiftçi ne esnaf, emekli, ne memur vs. düşündükleri tek şey yandaşlarımız nasıl daha fazla nemalanır daha fazla nasıl devletin imkanlarını talan ederiz tek dertleri oydu şimdi bir dertleri daha oldu YÜCE divandan nasıl kurtuluruz. Sayın; YALÇIN bir çok yazınızı okumaya çalıştım AKP savunuculuğu dışında olumlu bir fikrinizin olup olmadığını görmedim belki olmuştur ama ben okumadım olduysa özür diliyorum sizden ricam siteyi takip eden mağdur kardeşlerimizin üzerinden oy avcılığı AKP yandaşlığı yapmamızı bizden beklemeyin. Çünkü burdaki tüm mağdur kardeşlerimizin tek derdi anadolu deyimiyle AŞ,EKMEK,İŞ ve çoluğumuz çocuğumuzun geleceği kaybettiklerimizden vaz geçtik geleceğimizi nasıl idame ettireceğimizin derdindeyiz. Sizin böyle bir derdiniz yoksa artık yeter varsa özür diliyorum ama HAYIR diyeceğiz diyen kişiler nedenini açıklamışlar sizde neden EVET diyeceğiz onu yazın baride işimize hangisi geliyorsa onu yapalım tabiki söylerkende samimi olun tabibiki AKP. deyimiyle hap halindeki bu değişikliğin ÜLKE ekonomisine ne katkı sağlayacak onuda yazın baride bizde öğrenelim. AKP.nin bu değişiklikleri kapalı kapılar ardında ne hesaplarla yaptığını bilmeycek kadar cahil olduğumuzu lütfen düşünmeyin artık. Çünkü bu siteyi takip eden bir çok insan şu anda başımızda bizleri yönetenlerin DEVLET memuru oldukları dönemlerde biz ticaret yapıyorduk ama siz şimdi şunuda söyleyebilirsiniz niye battınız niye çeklerinizi ödemediniz o zaman dersiniz. Ama şunu unutmayınki herşey insanlar için insanın başına herşey gelebilir ama cahilliğinden ama beceriksizliğinden ama iyi niyetliliğinden olabilir. Şuda bir gerçekki bizim başka bir anamızı alıp gidebileceğimiz bir ülkemiz yok ama sizin savunuculuğunu yaptığınızı düşünmekte olduğumuz kişilerin o kadar gidecek ülkeleri varki siz bile duysanız şaşırırsınız. Onlara vahiy yoluyla nerede tedavi olmaları gerektiği geliyormuş hatırlarsınız eski maliye bakanımızın hanımı ifade etmişti şimdi o kişiler neredeler biliyormusunuz o ilin kamera sistemi bu ilin enerji ihalesi hepsini topluyor düşünün bu zihniyetle bu ülke nerereye gidiyor. söyleyeyi (((BİNMİŞİZ BİR ALAMETE GİDİYORUZ KIYAMETE..))))
SAYGILAR......

Adsız dedi ki...

MEVCUT HÜKÜMETİN VARSA BİR GRAM DİNİ İMANI FİLİSTİN FİLİSTİN DİYE TUTTURMASI, İSRAİLE YAHUDİLERE LAF YETİŞTİRECEĞİNE MİLYONLARCA ESNAFIN ÜLKEMİZDEKİ YAHUDİ DÜŞÜNCELİ BANKA VE TEFECİLERİN ELİNDEN KURTARMASI GERÇEK DİNCİLİKTİR.ŞU AN BU CEZANIN KALDIRILMAMASI ESNAFIN HER GÜN DAHA GİTTİKÇE BATMASINA SEBEP OLUYOR,KURTULMAYA ÇALIŞIRKEN TEFECİLERE BULAŞIP DAHA KÖTÜ HALE GELİYOR.GERÇEKTE BİZ FİLİSTİNDEKİLERDEN BETER DURUMDAYIZ,ONLAR AÇDA OLSALAR ÇOCUKLARIYLA BERABERDİRLER YA BİZLER? YARIN ANNESİZ BABASIZ SOKAKLARDA BÜYÜYECEK BU ÇOCUKLAR BU ÜLKENİN BAŞINA EN BÜYÜK BELA OLACAKLAR ,HEMDE MİLYONLARCASI.ÜLKEYİ YÖNETENLER ŞUNU BİLSİNLER ÖNEMLİ OLAN GÜNÜ KURTARMAK DEĞİL YARINLARI KURTARMAKTIR,BUDA GELECEĞİMİZ OLAN ÇOCUKLARIMIZIN SAHİPSİZ BIRAKILMAMASIYLA SAĞLANABİLİR,YOKSA HAPSE GİRMEK HEPİMİZ İÇİN EN GÜZEL OLAYDIR ,BARİ KAFAMIZ RAHAT EDER.DIŞARDA ÇOKMU İYİYİZ,YA ÇOCUKLARIMIZ ,EŞLERİMİZ, DEVLET BİZİ HİÇ DÜŞÜNMESİN YARIN BAŞINA GELECEKLERİ DÜŞÜNSÜN BENCE .VE BİZLERDE SADECE ÇEK ÇEK DEYİP DURMUYALIM SENET-KREDİ KARTI GİBİ SORUNU OLANLARINDA BİZİMLE AYNI KADERİ PAYLAŞTIKLARINI,HEP BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ,HERKESE BU SİTEDEN HABERDAR EDİP ORTAK KARARLAR ALMALIYIZ

Adsız dedi ki...

AHMET:BU ÜLKEDE ÇOK ÇOK ZENGİNLER DIŞINDA EVİNDE ÇEK-SENET-KREDİ KARTI BORCU OLMAYAN VARMI ACABA,O ZAMAN NİYE BOŞU BOŞUNA SAĞA SOLA BAKINIP DURUYORUZ,NEDEN HER GÜN SUNNİ GÜNDEMLERİNİ AĞZIMIZA SAKIZ EDİYORUZ,KOMŞULARIMIZA ARKADAŞLARIMIZA TÜM ÇEVREMİZLE HER GÜN KENDİ SORUNUMUZ OLAN BU KONULARI KONUŞUP YAKINIMZDAKİ TÜM PARTİ BAŞKANLIKLARINA GİDİP BASKI YAPMALIYIZ.AHA BİR KAÇ AY SONRA OY ALMAK İÇİN GELECEKLER DEĞİLMİ,BİZDE TAVRIMIZI ŞİMDİDEN KOYALIM SEÇİMDEN ÖNCE SORUNUMUZU ÇÖZMEYEN SİYASETÇİLERİN,MEYDANLARINA GİTMEYELİM,MAHALLEMİZE SOKAĞIMIZA,BİNAMIZA,İŞYERİMİZE.EVİMİZE GELMELERİNEDE İZİN VERMEYELİM.ONLARI HER GÖRDÜĞÜMÜZ YERDE ALKIŞLAMAK YERİNE YUH ÇEKELİM.KORKMAYIN BİZİM SAYIMIZ EN AZ 70 MİLYONDUR.BİZ BUNLARDAN KORKMAYALIM ONLAR BİZDEN KORKSUNLAR.BENCE HİÇ ŞU PARTİ EVT ŞU PARTİYE HAYIR DEMEK YERİNE ONLAR ZATEN BUNU İSTİYORLAR BÖLÜNMEMİZİ,KULLANILMAMIZI,BUNA İZİN VERMİYELİM MEDYA DAHİL,HEPSİNE HAYIR GEREKİRSE HİÇ BİRİMİZ OY ATMAYA GİTMEYELİM,ÖZELLİKLEDE GÖZ DAĞI VERMEK İSTİYORSAK BU REFERANDUMA OY VERMEYE GİTMEYELİMKİ GÜCÜMÜZÜ GÖRSÜNLER, BİZİMDE SLOGANIMIZ BU OLSUN.SEÇİMLERİ BOYKOT EDELİM

Adsız dedi ki...

aklı evvellere, fikir otoritelerine duyrulur, sadece eleştirme safında olan, ahkam kesen, hariçten gazel okuyan arkadaşlar, elinizi başınız arasına alın düşünün ben bu mücadele için ne yaptım,sadece ahkam kesmek, fikir üret diyorsun yok, sibel hanım çırpınıyor begenmiyorsun, birileri fikir üretiyor begenmiyorsun sadece laf laf laf. haydi orjinal fikir üret zeki arkadaş,begenmediğiniz eleştirdiğiniz şahıslar mücadele verdi burda bunları tekrar anlatmaya gerek yok, kimseye bir şey isbat etme derdide yok. ahkam kesmek eleştirmek en kolay ve aciz yol. begenmediğiniz insanlar bir bedel ödedi malıyla özgürlüğüyle, bu siteyi anlamak gerçekten çok zor işlerine gelmeyen insanları sansürleyip, onları eleştiren ve hakaret edenlere yol verip günah keçisi yapmak çok büyük saygısızlıktır. evet bu yazıda yayınlanmayacak, çünkü işlerine gelmez, sadece onlara yagcılık yapanlar geçer.sayın admin burdaki bölünmüşlüğün parçalanmanın müsebbibi siz siniz ayak oyunları ile ince hesap ince siyaset ile nereye varmaya çalışıyorsunuz. delikanlı ve demoktrat olun. siteyi karıştıran zevat belli bu şahsa bir diyet borcunuzmu var niye susturmuyorsunuz. 99 arkadaş eleştirdiğiniz insanlar cezalarını yattı yatıyor adam olan adam eger suç işlediyse bedelinede katlanır, bakalım siz yatabilecekmisiniz . uzaktan davulun sesi hoş ama içine girince kötü, laf degil icraat ya haklıya hakkını verin yada başınıza geleni çekin. ÇEKÇİ

Adsız dedi ki...

SLMLAR.. BENDE YAZILANLARI TAKİP EDİYORUM.

aramızda kopmalar olduğu doğrudur.küsenler gidenler oldu.belki de APC leri ödeyip kurtulanlar da oldu. serbestlik rehaveti herkesi sarmış durumda..

yapılacak tek bir şey var en az 50 kişilk bir grup ile meclisi ziyaret etmek. sadace akp grubunu ama..

akp nin refarandum da evet oylarına ihtiyacı var..başbakan ile görüşmüş biri olarak akp grubuna yapacağımız bir ziyarette kesin bir cvp alabileceğimizi ümit ediyorum. kesin bir cvp derken şunu kasttediyoum çek kanunu ile alakalı müsbet yada menfii bir cvp alabiliriz.

ona buna mail çekmenin şuanda bence bir faydası görünmüyor.türkiyenin her bir yanından feryad-u figanlar yükseliyor herkesin bir şekilde derdi var almış başını gitmiş..hiç bir idareci ve yöneticinin maillerinizi okuduğunu da düşünmüyorum.

bir ankara organizasyonuna bende katılabilirim. bu konuda organizasyonu, sami abi yapabilir.bence siz; çekmağdurları olarak sami abiyi kafalayın:)en az 50 kişilik bir grup ile randevuları da ayarlayabilirim. içeriye giriş ve ziyaret konularında sıkıntımız olmaz..

bu günlerde gittik gittik. gidemedik cezaevinde aynı karavanadan yemeğe devam... JENARDİ

Murat YALÇIN dedi ki...

Mehmet Ceylan Kardeş,

Yazınızı okudum...
İlk söz... Ne yazdığınız değil nasıl yazdığınız önemlidir ve siz gayet güzel yazmışsınız...
Hatırnaz, saygılı ve sitemli... İşte bu...

İkinci söz; diyorsunuz ki yazılarınızı okudum Ak Parti savunuculuğu dışında olumlu bir yazınızı bulamadım...

Ben de diyorum ki... Olumlu bulamamanıza asla itiraz etmem... Ancak bu site de talep edin, araştırın, bulun ve TEK BİR CÜMLE AK PARTİ bir yazımı gösterin cümle alemden özür dileyeyim...

Bu memlekette binlerce fikir erbabı var... Ve bu fikirler büyük zihinsel atmosferler oluştururlar... Partiler bu atmosferde bir araçtır... Ben bir partiye oy veririm ama o partiyi aşan fikirlere sahibimdir...

Ve ben her fikrin "edepli" tartışılmasının çok yararlı olduğunu kabul ederim...

Kaldı ki; içinde bulunduğum maddi ve manevi kayıplar bakımından içime akan gözyaşlarım kurudu... Bu kadar ağır çilenin içinde "siyaset kurumunu" kastetmiyorum ama ne mal olduklarını gayet iyi bildiğim zübüklere meftun olamam...

Öyle bir örnek hatırlattınız ki hakkında küçük bir kitap yazacak kadar konuştum kınadım... "Rabbine sormuş" muş... Bilmek lazım ki bu zübükler bu toplumun malları... Her zaman her partide bulunduğundan asla kuşkum yok...

Tekrar ediyorum bana EZBERDEN, bir başkasının temelsiz EZBERİNE KATILARAK ak parti savunuculuğu yaptığımı bulup ortaya koymanız bir MERTLİK gereğidir... Aksine benim hükümete yönelik bazı yazılarımı Sevgili Cüneyt "suç" teşkil edebilir kaygısıyla düzeltmiştir...

Ben bir dünya görüşü çerçevesinde yazarım... Bir partiye çok uyar, bazı partilere daha az uyar bu benim görüşümdür... Bunun adına particilik filan denmez...

Kaldı ki ben bir toplulukta bağlamı yoksa, gereği yoksa, biri yazmış değilse destursuz bir görüşü dile getirmeyi hele ki parti görüşünü destursuz yazmayı, söylemeyi ayıplanacak bir davranış olarak bulurum... Dangalakça bulurum...

Kısacası ben particilik yapmadım, yapmam, naçizane zihinsel bir çaba gösterir ve fikir ileri sürerim…

Siz İNSAFLI ve ADALETLİ olun... Bana EZBER bir yakıştırma yapıp yapmadığınızı kontrol edin... Göreceksiniz ki ortada haksız, küstah, kaba bir YAYGARA var... Tamda bir PARTİNİN KURŞUN ASKERİ tarafından...

Son söz; mesela beni hasım haline getiren Sami KAL arkadaşımız benden (bunu siz iyi yaparsınız) diye bir rapor istemiş ve bende acilen hazırlayıp göndermiştim... Övgüyle teşekkür etmişti... Keza Burhan İŞCAN yine benim hazırlayıp gönderdiğim 20 adet şık dosyadaki etkili yazılarımı başta Adalet Bakanı pek çok mercie vermiş çok yararlı olduğunu, beğenildiğini söyleyerek bu hususta bana çok övgüler dizmişti...

Yine de sizin ifadenizin “olumlu bir yazınızı bulamadım” kısmına efendice yazmış olmanızdan ötürü asla söz edemem ya gerçekten böyle düşünüyorsunuz ( ise yapacağım bir şey yok) ya da anlaşılan yazılarımı pek okumadınız...

Yeni bir yazı hazırladım… 21 sahife… Renkli ve şık dosyalarda ilgili makamlara göndereceğim… mail adresim altaylargrup@hotmail.com... İsterseniz size de göndereyim…

Selamlar…

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR DEVLETIN TERAZI AYARI BIR KERE BOZUK YANI BANKA VE TEFECELIRDEN TARAFA AĞIR BASMAKTA YANİ DIYECEM DEVLET ADALETLI OLSA ARAŞTIRIR BU ADAMLAR KAÇ YIL ESNAFLIK YAPMIŞ NE KADAR ÇEK ODEMIŞ NE KADAR ÇEK YAZDIRDIRMIŞ ARAŞTIRSA SATEN BIZLERIN DOLANDIRICI OLMADIĞINI ORTAYA ÇIKARIR.VE HAKLI OLDUĞUMUZU ANLARLAR. BUNU KENDILERIDE BILDIĞI IÇIN AMA AGIR BASKI IÇINDELER VE FACTORING ORTAKLIKLARI OLDUĞU IÇIN ZARARA UĞRAYACAKLAR İSTER INANIN ISTER INANMAYIN BU HUKUMET GITMEDIĞI SURECE ÇEKIN NE HAPIS CEZASI KALKAR NEDE FARKLI BIR KANUN ÇIKAR ..SİZ BUNU KAFANIZA YAZIN ..SUNUDA DEMIYORUM SAKIN ALDANMAYIN SAĞDAN YADA SOLDAN BIRI ÇIKIPTA BIZ HAPIS CEZASINI KALDIRCAZ BIZE OY VERIN DIYE ÇIKARSA INANMAYIN ODA BIR YALAN SİYASETÇILERIN ALAYI YALANCI..SAYILARIMIZ BİR ŞEHIR NUFUSUNU OLUŞTURUR HALE GELMIŞ DURUMDA..UMRUNDAMIYIZ KIMSENIN ARKADAŞLAR...SİZ HALA DIYOSUNUZKİ ŞOLE YAPALIM BOLE YAPALIM..YA ÇIKACAZ TOPLUCA TAKSIM MEYDANINA ELIMIZDE BENZIN BIDONLARIYLA.YAKACAZ KENDIMIZI.BAŞKA ÇARESI KALMADI...BU IŞIN..AMA ORTADA KALAN ÇOCUKLAR PERİŞAN OLAN YUVALAR KIM VERECEK BUNLARIN HESABINI BILMIYORUM BIRAZCIK VICDAN OLSA BUNLARDA ŞU ÇILEYI KIMSEYE ÇEKTIRMEZLER BIRAKIN KALDIRIN HAPIS CEZASINI ADAMLAR RAHAT ÇALIŞIP ODEMELERINI YAPSINLAR HAPIS KORKUSUYLA NASIL ÇALIŞACAK NASIL ODEME YAPACAK BU MANTIĞI ANLAMIŞ DEGILIM RESMEN BASKI YAPIYO DEVLET TEFECEININ TEHDIT BASKISI GIBI..NERDE SIZIN VICDANINIZ BE..MUSLUMAN DEVLET ADAMLARI..

Adsız dedi ki...

haklısın jenardi sami agbim bi tane
ne zaman ne sölenecegini bilir konumuz particilik degil o bir dava adamı sataşma olmasın oda sataşmaz bencede öncülügü o yapsın
çok kez konuştum en azından dogal yapmacık degil neyse o en son dün konuştum kendisine burdan saygılar birde myw olsun derim ben herkeze saygılar BURSALI

uludağ dedi ki...

Geçinemeyen ve kredi çeken tüketici haciz ve icra takibi kıskacı altında eziliyor.

Türkiye'de son altı yılda 414 milyar 611 milyon TL tutarında tüketici kredisi kullanıldı. Son altı yılda çekilen kredilerden 11 milyar 18 milyon TL tutarı ise takibe düştü. 2010 yılında tüketici kredilerin yüzde 3,43'ü takibe girdi, yani haciz ve icra kıskacı altında kaldı.

ACI TABLOYU BABACAN'IN YANITI ORTAYA ÇIKARDI
CHP Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür'ün soru önergesine Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın verdiği yanıt Türkiye'nin takibe düşen tüketici kredilerindeki acı gerçeği ortaya çıkardı.

GEÇİNEMEYEN KREDİYE SARILIYOR
İşte rakamlarla Türkiye'nin kredi fotoğrafı: 2005 yılında 8 milyar 638 milyon TL tutarında ihtiyaç kredisi kullanılırken, bu rakam 2010 yılının ilk altı ayında 44 milyar 318 milyon TL'ye çıktı.
2005 yılında 27 milyar 945 milyon TL değerinde toplam tüketici kredisi kullanırken, bu rakam 2010 yılının ilk altı ayında 106 milyar 848 milyona ulaştı.

11 MİLYAR 18 MİLYON TL TUTARINDAKİ TÜKETİCİ KREDİSİ TAKİBE DÜŞTÜ
Son altı yılda 414 milyar 611 milyon TL tutarındaki tüketici kredisi kullanıldı. Son altı yılda çekilen kredilerden 11 milyar 18 milyon TL tutarı ise takibe düştü. 2005 yılında bu rakam 190 milyon iken, 2010 yılının ilk altı ayında takibe düşen kredi miktarı 3 milyar 796 milyon TL'ye ulaştı.
2005 yılında konut ve taşıt kredileri dışında çekilen ihtiyaç kredilerin 102 milyon TL'si takibe düştü. Bu rakam 2010 yılında ise 2 milyar 502 milyona çıktı. 2005 yılında tüketici kredilerin takibe düşme oranı yüzde 0,71 iken, bu oran 2010 yılının ilk altı ayında yüzde 3,43'e çıktı.

Adsız dedi ki...

http://webtv.hurriyet.com.tr/category.aspx?cid=3&vid=7813


Haluk Levent borç nedeniyle tekrar hapiste

bu iş geçti gitti çekte hapis cezası kalkıyor anayasa mahkemesi ne de olsa iptal eder diyenlerin nede olsa birileri ilgileniyor bizde sebepleniriz diyenlerin dikkatine.

Bu denli haklı olunan bir konuda bu kadar mı yüreksizsiniz ki 10 kişiyi geçecek bir toplanma iradesi yok????

SERTAÇ.
Saygılar

Adsız dedi ki...

Tüm borçlularını çağırıp kurşuna dizdi
Ali Ş tüm borçlularını iş yerine çağırdı ve kurşun yağdırdı
Piyasaya borçları olan Ali Ş, tüm borçlularını iş yerine çağırdı ve kurşun yağdırdı. Korkunç olayda 3 kişi öldü, bir kişi ağır yaralandı.


Bir yıldır bir kız arkadaşı vardı. Arkadaşlarına “Askerliğimi yaptım, işimin başındayım ve çok güzel bir ilişkim var. Hayatımın en güzel günlerini yaşıyorum” diyordu. Ancak Hilmi’nin bu mutluluğu dün gerçekleşen korkunç bir cinayette son buldu. Piyasaya borçları olan Ali Ş, tüm borçlularını iş yerine çağırdı ve kurşun yağdırdı. Korkunç olayda 3 kişi öldü, bir kişi ağır yaralandı.

Fethiye’de paketlenmiş et ve tavuk satan Ali Ş. dün borcu olduğu arkadaşlarını işyerine çağırdı. Ortağı Bayram Büyükpabuşçu, İsmail Manav ile Ramazan Başyaran ve oğlu Hilmi Başyaran borçlarını tahsil edeceklerini düşünerek Ali Ş.’nin iş yerine gitti.

İki katlı dükkanın üst katına çıkan alacaklılar Ali Ş.’yi beklerken aşağıdan silah sesleri yükseldi. Önce ortağı Bayram Büyükpabuşçu’yu vuran Ali Ş. daha sonra üst kata çıkarak kurşun yağdırdı. Ramazan Başyaran ve oğlu Hilmi Başyaran olay yerinde hayatını kaybetti.Ali Ş. ise koşarak kayıplara karıştı.

Vücudundaki kurşunlara rağmen depoya saklanan Bayram Büyükpabuşçu ve İsmail Manav ise komşu esnafın haber vermesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. İsmail Manav yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşam mücadelesini kaybetti. Yoğun bakımda tutulan Bayram Büyükpubuçcu ise henüz hayatını tehlikeyi atlatamadı.

Kayıplara karışan Ali Ş, olaydan 9.5 saat sonra Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince bir pansiyonda yakalanarak gözaltına alındı.

23 yaşındaki Hilmi’nin hayatını kaybettiğini duyan arkadaşları, gözyaşlarına hakim olamadı. Hilmi’nin “Askerliğim bitti, işimde memnunum, bir yıldır birlikte olduğum kız arkadaşımı çok seviyorum. Daha ne isteyebilirim. Bunlar hayatımın en mutlu günleri” dediğini söyleyen arkadaşları, “Onu çok genç yaşta kaybettik. En güzel günlerini yaşıyordu. Yaşananlara hala inanamıyoruz” dedi.

Adsız dedi ki...

bugün babam yargıtaya gitti.daha iade olan dosya yok demişler.2008 dosyası içiin ancak 1-1.5 sene sonra sıra gelir o zaman gelin demişler bilgilerinize.EFDEN

Adsız dedi ki...

AHMET:olay elbetteki çok üzücü.insnalar artık cinnet geçiriyor.nasıl olsa hapis yatacağım diyor artık boçluları tefecileri ne varsa öldürüp öyle yatmak istiyor.aslında haksızda değil,alacaklılar baskı yaparsa olacağı budur.yok denen bir şeyden anlamıyorlar,dolandırıcılık yapsaydık bu hale düşmezdik,madem devlet bu işi çözmüyor,artık herkes kendi çözümünü kendisi yaratıyor.geçen gün siyasilere göz dağı vermek için en azından bu referandumu boykot edelim sandık başına gitmiyelim diye yazdım hiç kimse bu konuda bir yorum yapmadı.

Anfa dedi ki...

Sayın Murat Yalçın Beyefendi,

Yazılarınızı genellikle okuyorum.

Biçem, anlam ve düşünce bütünlüğü olarak kusursuz diyebilirim.

Entellektüel kapasite ve derinlik olarak da beğeniyorum.

Fakat içerik olarak birkaç eleştirim olacak.

Öncelikle yazılarınızda belli bir dünya görüşünün ve dinin yoğun propagandası ver.

Ben bu siteye bu amaçla girmiyorum ki! Sitenin amacı belli.

Eski deyimleri sevdiğiniz belli olduğu için öyle söyleyeyim; "İsmiyle müsemma" Çek Mağdurları....

Demişsiniz ki "TEK BİR CÜMLE AK PARTİ bir yazımı gösterin cümle alemden özür dileyeyim..."

Bir görüşü ya da grubu desteklemek için mutlaka ismini anmak gerekmediğini -sizin düzeyinizdeki bir insana anlatmak, ona hakaret anlamına geleceği için- söylememe gerek yok sanırım..

Sizin yazdıklarınzdan örnekle; "Bağrı yanık çok arkadaşımız (haklı isyanlarıyla) sanıyorlar ki tüm kabahat bu iktidarda… Ve bu iktidara karşı olursak, sayar söversek, yaptıklarına tam cepheden muhalif olursak doğru yapmış, doğru yerde durmuş oluruz…"

"Sırf “gıcık” olunan iktidarın icraatı diye karşı olmak, bu kadar “koşullandırılmış nefer(!) olmak” çok büyük bir gaflettir… Buna bu halk EVET diyecektir, demelidir… "

Yukarıdaki yazdıklarınıza ek olarak bu iktidarın yaptığı anayasa değişikli için SİVİL DEVRİM!(Ben de PES! diyorum bu arada) de demişsiniz...

Bu konuya,iktidarın yapısına ve yapmak istediklerine ilişkin üstelikte tam ters yönde tonlarca fikrim var Murat Bey, ama burası siyasi bir site değil ki...

Fikirleriniz tek bir açıdan olmamak kaydıyla bir kaç kez çürütülebilir.

Bunu ben de yapabilirim ama burası yeri midir?

Bu yazdıklarınızı ilk okuğumda içimi derin bir hüzün kapladı ve şöyle düşündüm; bu iktidar ne yapsa az.

Bu toplumun mazohistik yapısına olan inancımı kuvvetlendirdiniz.

Politik konudaki eleştirilerim bu kadar.

Bir de yazılarınızda yoğun olarak kullandığınız dini referanslar konusu var.

Şimdi varsayalım ben şamanistim ve buraya yazdığım her yazıda Gök Tanrıya, Bay Ülgen'e atıfta bulunsam ve yaşadığımız sorunları onlarla ilişkilendirsem, ne kadar doğru olur?

Sizi kırmak gibi bir amacım olmadığını tekrar hatırlatır ve iyi günler dilerim...

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR SAYIN VEKİL KULKULOĞLUNUN TEELEFONU VARMI OLAN VARSA LÜTFEN YAZSSIN...ihtiyar.

Adsız dedi ki...

arkadaşlar toplu harekete geçmek için

1- hepizin mağduriyetine tercüman olacak ortak bir metin hazırlayalım.

2- gönderilmesinde yarar görülen medya kuruluşları ve mensupları,program yapımcıları,köşe yazarları,huhukçular,anayasa mahkemesi,milletvekilleri,parti başkanları,hükümet vb.....nin e-mail adresleri ve faks numaralarını buradan yayınlayalım.
daha sonra hepimiz istisnasız hepimiz bıkmadan sürekli olarak buraları mesaj bombardımanına tutalım
ta ki sistemleri çökertene kadar,gücümüzü ve sayımızı,hakkımızı anlatana kadar. daha sonra toplu ziyaretlere başlayalım.
bu öneriyi destekliyorsanız birleşelim ve harekete geçelim.
E.Ç.

Suheyl dedi ki...

GÜNCEL DURUM
* Çek mağdurlarının takip ettiği sitelerde günlük 5 mesaj bile bırakılmıyor
* Anayasa mahkemesinden gelecek bir iptal kararı masalı ile uyumuşuz ( Ona da bir kulp bulurlar )
* Seçime giden milletteki genel af umudu ile dut yemiş bülbül gibiyiz
* Taahhütler sanki hiç bitmeyecek bir süreymiş gibi nasılda bir rehavet yaratmış

Kısaca sessiz sedasız oturmuşuz hayırlı bir haberler bir şeyler bekliyoruz.Arkadaşlar ağlamayana meme yok.
Bir mücadele verildi yetersiz de olsa taahhütler elde edildi.Demek ki bu iş oturarak olmayacak.
Jenardi nin de dediği gibi tekrar harekete geçmenin zamanıdır.
Bu mücadelede liderliği kim yapacak ?.
İçimizden kimler bu göreve talip meclis ekibini kim oluşturacak ?
Bahsettiği 50 kişi bu kadarcık yazışma ile mi olacak ?.

Hadi arkadaşlar referanduma ve akabinde erken veya normal seçime gidilirken son şansımızı değerlendirelim.

Adsız dedi ki...

ali ş.'ye kızmıyor ve de kınamıyorum.çünkü aynı şeyleri zaman zaman bende düşünmedim değil. kim bilir adama nasıl bir baskı uyguladılar. allah yardımcısı olsun

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR KUSRA BAKMAYINDA SİZ BURDA SOHBET EDERKEN ZAMAN SU GIBI AKIP GECIYO AZ KALDI TAHUTLERIN BITMESINE BAKALIM NE OLCAK..O ZAMAN CEZAEVINDE SOHBET EDERIZ...BOL BOL.....BİR AN ÖNCE YA TOPLUCA EYLEM YAPILMALI DIYORUM SESIMIZI ÇIKARMALIYIZ..

Adsız dedi ki...

ooooo maşallah başta ben olmak üzere her kes bir rehavet sarmış inşallah ağlamayız

Adsız dedi ki...

ev icralarını durdurun ey akp kapitalistleri ocak söndürenin ocağıda söner daha ne bekliyorsunuz resmi tefeci soygunculara dur demek ağrınızamı gidiyor.

Evine icra gelen emekli intihar etti
Zonguldak’ta evine gelen icrayı gururuna yediremeyen kişi yaşamına son verdi
Zonguldak'ın Ereğli ilçesine bağlı Ormanlı beldesi Sarıkaya Mahallesi'nde 57 yaşındaki Mehmet Özcan, evine gelen icrayı gururuna yediremeyerek intihar etti.


Ereğli'ye bağlı Ormanlı beldesinde yaşayan Mehmet Özcan, son günlerde borçlarından dolayı psikolojisi bozuldu. Tedavi görmeye başladığı öğrenilen Mehmet Özcan'ın kimseyle konuşmadığı ve iyice içine kapandığı belirtildi. Son olarak evine gelen icra sonrasında iki katlı evinin çatı katında kendini asarak intihar etti.

Mahalle sakinleri Mehmet Özcan'ın kendi halinde ve iyi birisi olduğunu, ancak evine gelen icrayı gururuna yediremediği için intihar ettiğini söyledi.

Ailesi tarafından bulunan Mehmet Özcan'ın cenazesi, otopsi yapılmak üzere Ereğli Devlet Hastanesi'ne getirildi. Jandarma ekiplerinin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.

Adsız dedi ki...

sAYIN 117 EFDEN

sizin 2008 dosyanız yargıtayda sanırım ama bu dosyanız,

1-yargıtay cumhuriyet savcılığına düştü,ve SONUÇLANMADI MI yazıyor...
2-Yoksa 2008 de yargıtaya gönderdiğiniz bir dosya mı karşısında FULL mu yazıyor...

3-bize yargıtaya gönderdiğiniz ve şuanda hangi durumda olduğunuda açıkça yazarmısınız...

ben 2008 yılının başında yargıtaya temyize gönderdim ve 2010 yılını 0cak ayına kadar karşısında (UYAP DAN BAKTIĞIMDA)FULL yazıyordu.
şimdi baktığımda 2010 yılının şubat ayında YARGITAY C.SAVCILIĞINDA OLDUĞU VE KARŞISINDA "SONUÇLANMADI " YAZIYOR..

lÜTFEN SENDE YARGITAYA TEMYİZE GÖNDERDİĞİN TARİHİ VE KARŞISINDA NE YAZIYOR ONUDA YAZARSAN BİZDE ZAMANI KENDİMİZE GÖRE DEĞERLENDİRİRİZ...

Murat YALÇIN dedi ki...

Sevgili Anfa,

Yazınızı (eleştirinizi) saygıyla okudum... İnanın mutabık olmadığımız hususlardan çok mutabık olduğumuz husus beni etkiledi... EFENDİLİK...

Sadece bir açıklama getireyim... Dünya görüşlerinin farklı olması kadar doğal bir şey düşünemiyorum... Önemli olan burada MÜNASEBETSİZLİK YAPMAMAKTIR...

Kabul edeyim hiç bir parti mülahazası yapmamış da olsam hukuk mücadelemiz dışındaki ideolojik-politik konular üzerinden (ve biraz kaba bulduğum üslupla) canı yanmışlık içinde olmak yerine bir başka parti adına ve militanca yapılan bir parti karşıtlığına karşı esastan ve (yararımıza olmayacağı düşüncesiyle) metod olarak, biçimsel olarak karşı görüşler yazdım...

Mertçe söylüyorum, bu site dinli-dinsiz, A partili, B partili-partisiz KADRE UĞRAMIŞ, YANMIŞ, YIKILMIŞ hepimizin FERYAT ETTİĞİ ortak alandır...

E zaman zaman insanız İYİ-GÜZEL VE DOĞRU olan hakkında ve edeb-i dairesinde (kimse kimseye saygısızlık etmeden) dünya görüşlerimiz tahtında fikirlerimizi ileri sürmemizinde bir sakıncası olmamalı diye düşünüyorum...

Bundan dolayı bir kimseye saygısızlık yapmış isem BU BENİM AYIBIM OLSUN...

Sevgili Anfa,

Kişilerin dünya görüşleri; özgün ve samimi düşünceleriyse bunlar günlük olaylarda partilerin görüşleriyle örtüşebilir fakat genellikle partiler üstüdür... Sadece bağnaz militanların bütün görüşleri parti sloganlarından ibarettir...

Dediğiniz gibi onun alanı da burası değil...

BİZİM DERDİMİZ; (çek hapsi, ev eşyası gibi) alçak, nankör ve ahlaksız bir zulme karşı mücadele etmektir...

Öfkemiz, isyanımız, bedduamız; başta tabiki Ak Parti'ye (zira yasama ekseriyetine sahipler) bu hukuksuzluğa destek veren tüm kişi ve çevreleredir...

Gerçekte bu zulme kim destek veriyorsa kim ve nerede olursa olsunlar ben onları AHLAKLI BİR İNSAN OLARAK KABUL EDEMEM...

Aksine bu sitede CHP'ye gerçekten açık destekleri için açıktan teşekkür yazım çıkmıştır... CHP ye gönderdiğim şık bir dosya için mail adresinizi bildirin göndereyim...

Son; her eleştiri yararlıdır ancak tek bir şart taşımak kaydıyla; EFENDİLİK...

Samimi eleştirinize, bu arada şahsıma iltifatlarınıza teşekkür ederim...

Bu zulmü birlikte kıracağız...

altaylargrup@hotmail.com

Adsız dedi ki...

122 Süheyl, 2007 yılından bu yana siteyi takip ediyorum, gücümün yettiğince mücadeleye katkıda bulunmaya çalıştım.bir yerde generaller olur, askerlerde, ben asker görevine talip oldum, bu sitedekilerinin çogunu ismen yada telefonla görüşerek tanıdım ama ne hikmetse sizin isminizi çıkaramadım. 2007 yılında bu sitedeki arkadaşların bilgisayar başında sabahlara kadar nasıl çalıştıgına, çoklu msn de nasıl mücadele planı hazırlandıgına şahidim. burada bu mücadeleye katkıda bulunan mücadelenin mihenk taşlarından tolga, necdet, gül hanım, hatice hanım, surya, cüneyt, my way, sami kal ve adını yazamadıgım onca kişi şimdi neredeler. sitedeki yanlış politikalar, şahsi hesaplar ve şahsi kırgınlıklarla bu grup dagıtıldı. evet generaller başka general lider çıkmasını istemedi. çeşitli ayak oyunları ile yıldırıldı.geçenlerde bir mail geldi, sitenin magdurları pısırıklaştırılma ve pasivize edildiğine dair eleştiri vardı okudum kızdım ama son günlerde sitenin halini görünce hak verdim.eleştirmek, ahkam kesmek en kolay yol, eleştirmek, yapılanları begenmemek acizlerin işi çok güzel yazmışsınız uyutuluyoruz ama sadece eleştirisel yaklaşım çözüm öneriniz yok.sorularınıza cevap vereyim.
1. evet site uyuyor buraya yazanlar belli, yazanları yayınlamayanlarda belli, bunun günahı ve vebali site admininedir.
2.anayasa mahkemesinin iptal kararına kulp bulunacagını söylemişsiniz bende yakından takip ediyorum, bu iş anayasa mahkemesinde bitecek ve bu süre yıl sonunu bulmayacak bu şekilde biterse özür dileyecekmisiniz. devlet işlerine akıl sır ermez anayasa mahkemeside babaımızın oglu degil, eger möagdurların o kadar gücü olsaydı bu iş bu raddeye zaten gelmezdi.
3.genel af çıkacak son süre 2011 mart ayı bu kadar kesin söylüyorum, bunu bizi sevdiklerinden degil, kendilerini kurtarmak için yapacaklar. 5941 özel yasa bundan faydalanamayacak içerde olanlar biraz daha sıkıntı çekecek ve anaysanın eşitlik ilkesinden faydalanacaklar. eger yeterli birikime sahipseniz rahşan affını inceleyin böyle olmuştur.
4.taahhütlerin süresinin dolmasına gerek yok şu anda uygulama aynen devam ediyor yüzlerce çek mahkumu zaten içerde.çek magdurları ile birlikte kredi kartı taahhütleride bu yıl sonu doluyor onlarla birlikte iş içinden çıkılmaz hal alacak.
burdan bendende size bir eleştiri, herkes kendi cezasını çekecek, herkese kendi suçu sorulacak kimse başkasının suçunu çekmeyecek. her koyun kendi bacagından asılacak. siz kimi niye suçluyorsunuz, çek keserken ve öderken para kazanırken yanınızdamıydık, magdurlara maddi bir katkınız olmuşmudur. sizi magdurlarmı zorladı yada karşılıksız çek verdirdi iflasınıza neden oldu. herkese allah bir akıl vermiş öyle veya böyle bu işler başımıza geldi. burda kimseyi suçlamadan karalamadan şapkamızı önümüze koyup nefis muhasebesi yapmalıyız. bu devletin verdiği ceza öyle veya böyle bitecek ama borçlar duruyor sonsuz alem ölüm kapıda kul hakkını ne yapacagız. allah yardımcımız olsun. berranur

Barışçı-Mersin dedi ki...

Sayın İhtiyar arkadaşım; Ş.Kulkuloğlu'nun cep telefonu değişmediyse, bendeki kayda göre;0-533-2838856 olması gerekmekte. Çok değerli arkadaşlarımızdan; Sami Kal ve Murat Yalçın arkadaşlarımızın, bu haklı davamızdaki emekleri inkar edilemez ve fakat, siyasi görüşleri ne olursa olsun, diğer arkadaşlarımıza; bu haklı davamızda önderlik yapmaya devam etmelidirler ve mümkünse; kavgayı çekişmeyi bırakıp, barışmayı yeğleyip, gerek kendileri ve gerek bizler için, emeklerini ve bilgilerini sarf etmeye devam etmelidirler. Hepinizin önünde; her iki arkadaşıma saygılarımla. Ayrıca yola devam edeceksek; Cüneyt hocam(pirimiz), Jenardi(emre kardeşim), Av.Sibel Sevinç (hocam), Ankara Hukuklu,Myway, OCEONBLUE, Hatice Kahveci,Uludağ, Collog,Deniz Gül Hanım, Hatice Kahveci Hanım, Zeynep Hanım,Efden, Vezir38,Kartal Yeniçağ,Suheyl,Zeynel, Mehmet Ceylan, Sertaç, M.K., İzmirli Mimar,Anfa,Ercan Ermiş,Seymenoğlu,Erenus, Serdengeçti, Gökhan usta,Cinocan, Sertaç, Canmert, Ekm2510,ByNcdt, Ankaralı Hasan, Konyadan Hasan,Murat Orkun, Soner Yalçın ve şu anda ismini hatırlayamadığım ve emeği çokça geçmiş olan arkadaşlarımız, yanımızda ve aramızda olmalıdırlar. İsimlerini hatırlamaya ve yazmaya çalıştığım arkadaşlarımız; bir araya yeniden gelebilir ve yeni bir çalışma başlatabilirisek, inanıyorum ve inanınki, Allah'ın izni ve sizlerin çalışmalarıyla, mutlak ve mutlak başarırız ve en hayırlı sonuçlarıda alırız, diye düşünmekteyim. Bu yazımımdan sonra; yine ilgili yerlere maillerimi göndereceğim. Tüm emeği geçen ve katılımcı olan arkadaşlarıma, en derin saygılarımla.

collog dedi ki...

Ben herzaman yanınızdayım ,eşimle, anamla, çocuğumla elimizden geldiği kadar uğraşıyoruz. selamlar

berranur dedi ki...

allah insanları çeşit çeşit yaratmıştır. herkesin bu dünyada bir görevi vardır. çeşitleri şöylece sıralayalım.
1. ilaç gibi insan : sadece ihtiyaç hasıl olunca aranılır. işi bitince bir kenara atılır.
2.hastalık gibi insan : insanlar bunun şerrinden korunmak için kaçar ve uzak dururlar. bu insan topluma zararlıdır ve daima yalnızdır. bunlara saygı korkudandır.
3.gida gibi insan : bu tür insan vazgeçilmezdir, her yerde herzaman lazım olan ve başvurulan kaynaktır.hayatın idamesi için her safhada lazım ve yararlıdır.
kendimizi tartalım bu şartlardan hangisine uyuyoruz.

Suheyl dedi ki...

Sayın Berra nur

Bizim örgütlenmemiz den rahatsızlık duyan odaklar olacaktır.Ancak bizi pasifleştiren eğer kendimiz olur isek bu yanlıştan çok çabuk dönülür.Madem böyle bir engelleme vardı da neden başka bir sitede örgütlenme dik.
Ben kimseyi eleştirmiyorum.Sadece ve sadece kendimce ivmesini yitirmiş olan esas şimdi yapılması gereken mücadele için bir kıvılcım çakmaya çalışıyorum.Bu noktada her rütbede çalışmaya hazırım.Benim mail adresim olanlar da var.Bir düşünün 31 12 2008 tarihi itibarı ile geçersiz bir kanun 20 12 2009 da hiç bir şey olmamış gibi kanunlaştı hemde bir ile beş kat daha AĞIRLAŞMIŞ ŞARTLARDA.Bunu bize yutturanlar yine aynı yalanlarla yutturmadılarmı bu masalı ?
Akıllı olalım Türkiye nin büyüme dinamiklerinin kökeninde bizim özgürlüklerimiz yatıyor.Oynanan kumar insan hayatları karşılığı.Eh artık bir zahmet bizde uyuşturulmuş halden çıkıp bu son derece lehimizde olan uygun talep ortamını kullanarak sonuca gitmeliyiz.Yoksa ben özür dilemeye binlerce defa dilerim yeter ki haklı davamızı kazanalım.2006 da rahmetli Domaniç hoca bu adaletsizliği dile getirdiğinden bu yana ne değişti ki ?.Sizce Anayasa mahkemesi çek teki 300 milyar TL lık açık hesabı sadece havale aracı olmaktan çıkarıldığı için iptal etme riskine girecek mi ?.Bekleyip gördüğümüz filim hep aynı.
Biz ya şimdi ya hiç denen dönemeçteyiz.Ya bir nebze de olsa eskiden olduğu gibi veya daha güçlü bir birlik olur hakkımızı alırız ya da şimdi olduğu gibi sonuçlarına katlanırız.Artık tekrar dan mücadeleye başlama zamanıdır.Her geçen dakika aleyhimizedir.
Özgürlüğüne kavuşup da üretme,ailesini geçindirme ortamını yakalayan mağdur arkadaş eğer borcunu ödemekten imtina ediyor ise onu da düşünecek olan yine kendisidir.Onu da ona vicdanına bırakın.
Allah ın adaleti er veya geç tecelli edecektir ona ne şüphe ?

Adsız dedi ki...

Bu haklı davamızda gönüllü öncü olmak isteyen arkadaşlar aşağıdaki öneriye destek veriyorsanız lütfen bu hareketin başlamasına öncülük yapın


1- hepizin mağduriyetine tercüman olacak ortak bir metin hazırlayalım.

2- gönderilmesinde yarar görülen medya kuruluşları ve mensupları,program yapımcıları,köşe yazarları,huhukçular,anayasa mahkemesi,milletvekilleri,parti başkanları,hükümet vb.....nin e-mail adresleri ve faks numaralarını buradan yayınlayalım.
daha sonra hepimiz istisnasız hepimiz bıkmadan sürekli olarak buraları mesaj bombardımanına tutalım
ta ki sistemleri çökertene kadar,gücümüzü ve sayımızı,hakkımızı anlatana kadar. daha sonra toplu ziyaretlere başlayalım.
bu öneriyi destekliyorsanız birleşelim ve harekete geçelim.
E.Ç

Adsız dedi ki...

insanların borcunu ödeyememesi veya bir sebepten ödememesi hapis cezasını haklı kılmaz olayı duygusal alana çekip cezayı haklı çıkarmaya çabalamak beyhudedir.borca hapis cezası her şartta çağ dışı ve ilkeldir.aynı zamanda borcu için rezil edilen kişiye ve aileye giyotin uygulamaktır tefecilere kapı açmaktır.borç verende alanda aynı suç veya suçsuzluktadır karşılıklı menfaat ve araştırma yapılmalı adam çeki vermiş malı alamamış hapiste adam mal vermiş parayı alamamış o dışarda madem onuda alın içeri.birinin malı birinin parası çeki gitmiş aynı şey değilmi.bu kanun bu açıdanda safsatadır ve sadece tefecilere yarar.

OCEON BLUE dedi ki...

selamlar herkese arkadaşlar aranmam çıkmış ne tebligat geldi ne bi şey oldu 10 gündür kaçıyoruz işte malum daha öncede basımıza geldi avukatımız sibel hanımı aradım sağolsun yardımcı olacaklar ankaradaymıs su anda çarşambaya istanbulda olacaklarmış çarşamba günü inşallah benim dosyam ile ilgilenecekler SEVGİLİ MURAT YALÇIN ARKADAŞIM MERHABA NASILSIN GÖRÜŞMEYELİ ÖZLEDİM SENİ

Adsız dedi ki...

sayın berra nur
bu iş anayasa mahkemesinde bitecek derken olumlumu bitecek olumsuzmu anlayamadık birde af çıksada 5941 yasası bundan yararlanamayacak diyorsunuz sizce bizi daha kötü günlermi bekliyor ..

Adsız dedi ki...

Çek Mağduruyuz 3te birini Aralığın 15ine kadar ödeyemezsem tekrar hapise gircekmiyim.Veya 2 yıl geçerlimi

GOKHAN dedi ki...

BİR KAÇ HUSUS :
* BU SİTEDE YORUMLAR YAYINLANIRKEN A ŞAHSA B ŞAHSA HİÇBİR AYRIMCILIK GÖZETİLMEMEKTEDİR.
* YORUMLARIN GEÇ YAYIMLANMASININ SEBEBİ SADECE YORUMLARIN BENİM TARAFIMA KONTROL EDİLMESİ VE BENİM HER ZAMAN İNTERNETE GİREMEMEMDİR.
* TARTIŞMAYA AÇIĞIZ FAKAT GELEN MESAJLARDA KÜFÜR VE HAKARET VARSA KESİNLİKLE YAYINLAMIYORUM.
* EĞER BİR MÜCADELE VARSA BU MÜCADELE KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİRVE OLMAYACAKTIR.
* BU SİTE SADECE VE SADECE ÇAĞDIŞI ÇEK YASASINA KARŞI KURULMUŞTUR. BAŞKA HİÇBİR AMACI OLMAMIŞTIR VE OLMAYACAKTIR.
* A PARTİ B PARTİ AYRIMCILIĞINI BIRAKINDA BU CEZAYI NASIL KALDIRTTIRIRIZ ONLARI DÜŞÜNÜN.
* HER PLATFORMDA BİRLEŞELİM ÇAĞRISI YAPANLAR HERGÜN ŞAHSIMA KÜFÜR YAĞDIRIYOR.BIRAKIN BU İŞLERİ. MAALESEF BU YAPTIKLARINIZ KİMSEYİ YILDIRMADI YILDIRAMAZ.
BU MÜCADELEYE BİR MAİLLE DAHİ OLSA ELİNDEN GELENİ YAPAN HERKESTEN ALLAH RAZI OLSUN

Murat YALÇIN dedi ki...

Sevgili OCEON BLUE,

Selamın, sabahın, özlemin başım üzerine...
İzninle bir şey söyliyeyim... Çevrem beni eh ağzı biraz laf yapar, eli biraz kalem tutar bilir... Fakat asıl beni çevremin vefalı, duygulu, saygılı bulmasından dolayı kendimi adam sayarım...

Şartlarımız çok, çook kötü... Ama "insanlığmız" yeter... Derdimiz çok ama hep birlikte bu zulüm halkasını kıracağız... MAĞDURUZ, MAZLUMUZ fakat NAMUSLUYUZ, HAKLIYIZ...

Alemde bîgam olan adem olmaz,
Anınçun bîgam olan adem olmaz...

Selam ve sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

SAYIN BAŞBAKAN DÜN DEVLETİ YÖNETENLER 12 EYLÜLDE ZÜLÜM YAPIYORLARDI.ŞİDİ İSE SEN ÇEK MAĞDURLARINA ZÜLÜM YAPIYORSUN.

Adsız dedi ki...

geziyorumda esnafın para gördüğü yok kudurmuş gibi çeke sarılıp kendi sonunu hazırlıyor kimse bizden ibret almışta değil sanırım önümüzdeki yıllar cezaevinde çek cezalıları rekor kıracak.

akıl dedi ki...

birbirinizden medet ummayi bırakıp,konuyu tüm acılarıyla başbakana yazıp gonderin.o ikna olmazsa bu iş olmaz.bireysel eylemler daha katıksız,siyasetsiz ve insancıl etkiler yapar.her mağdur buranın dışında da içinden geldiği gibi eylem yapmalı.farklı kalemlerden,yüreklerden bin mektup gitse üç-beş tanesi başbakan tarafından okunur.

akıl dedi ki...

sonuçta başbakan duygulu bir adam.dramlara duyarsız kalmıyor.elinden gelen dramını mektup haline getirip başbakana postalasın.etkili olacağından eminim.

Adsız dedi ki...

arkadaşlar bilginiz varmı bu anayasa değişikliğinin bizlerede faydası olacakmı turan arslan

Adsız dedi ki...

arkadaşlar anayasa mahkemesini mailllerle boğalım ağlıyıp sızlayalım bu arada anayasa mahkemesi kurallarına aykırı oldugunuda yazalım allah rızası için hadi durmayalım

Adsız dedi ki...

anayasa mahkemesi gundemınde gene mı yokuz.hıc bır sey yazmıyor,mahkeme sitesinde

Adsız dedi ki...

arkadaşlar CHP nin sitesini anayasa makemesinde görüşülmeyi bekleyen çekte hapis cezasının kadırımsı ile ilgili kamoyu oluşturulması için mailler göderelim ben hergün yolluyorum

Adsız dedi ki...

anayasanın hayır çıkması bizede tüm milletede hayırlı olucak akp hanedanı çökecek.

Adsız dedi ki...

BÖLÜM 1:
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2010/2
Karar Sayısı : 2010/24
Karar Günü : 4.2.2010
R.G Tarih-Sayı: Yayımlanmaz (Tebliğ edildi).

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Şişli 14. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 14.12.2009 günlü, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci ve ikinci tümcelerinin Anayasa’nın 38. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Verilen çekin karşılıksız çıkması üzerine yapılan şikâyet sonucunda sanık hakkında açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
5941 sayılı Çek Kanunu’nun itiraz konusu kuralı da içeren 5. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“(1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Bu davalar, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.”

Adsız dedi ki...

BÖLÜM 2:

III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi gereğince yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralı ve bunun gerekçesi ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde, ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.
Verilen çekin karşılıksız çıkması sonucunda düzenlenen 9.12.2009 günlü iddianamede, sanığın 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16. maddesinin 4814 sayılı yasayla değişik birinci fıkrası gereğince cezalandırılması istenmiştir.
Kamu davasının görülmesi sırasında 14.12.2009 günlü, 5941 sayılı Çek Kanunu 27437 sayılı, 20.12.2009 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiş ve 3167 sayılı Yasa yürürlükten kaldırılmıştır.

Adsız dedi ki...

BÖLÜM 3:

3167 sayılı Yasa’nın 16. maddesinin 4814 sayılı Yasa ile değişik birinci fıkrasına göre, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4. madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.

İtiraz konusu kuralda, “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz.” denilmiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan Kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan Kanunun uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Bu nedenle önceki yasa kuralının sanığın lehine olması durumunda, bu kural yürürlükten kalkmış olsa bile uygulanması gerekmektedir.
Sanık hakkında 3167 sayılı Yasa kuralının uygulanması durumunda, verilebilecek en yüksek ceza düzenlediği ve karşılıksız çıkan çek bedeli tutarı olan 17.400 lira adli para cezasıdır. Bu cezanın mahkeme tarafından belirlenen biçimde ödenmemesi durumunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesine göre, sanık adli para cezasının bir günü yüz Türk Lirası hesabı ile hapsedilebilecek ve böylece en fazla 174 gün hapis cezası ile karşı karşıya kalabilecektir.
5941 sayılı Yasa kuralının uygulanması durumunda ise sanık binbeşyüz güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılabilecek, ancak hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacaktır. Mahkeme, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca sanığın ekonomik ve diğer şahsi hallerini göz önünde bulundurarak en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olmak üzere gün karşılığı adlî para cezasına hükmedebilecektir. Olayda çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı 17.400 lira olduğundan, 20 Türk Lirasının uygulanması durumunda sanık 870 gün para cezasına, 100 Türk Lirasının uygulanması durumunda ise 174 gün para cezasına çarptırılabilecektir. Böylece yeni Yasanın uygulanması durumunda sanık 174 gün ila 870 gün arasında gün para cezasına maruz kalabilecektir. Burada 174 gün para cezası en az miktar olup, sanık daha fazla gün para cezası ile de cezalandırılabilecektir.
Yukarıda anılan önceki ve yeni yasa kuralları göz önüne alındığında, 3167 sayılı Yasa’nın 16. maddesinin 4814 sayılı Yasa ile değişik birinci fıkrasının sanığın lehine olduğu görülmekte olup, itiraz konusu kuralın bakılmakta olan davada uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
IV- SONUÇ


14.12.2009 günlü, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci ve ikinci tümcelerinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme’nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu tümcelere ilişkin başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, 4.2.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.


Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Sacit ADALI




Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

A. Necmi ÖZLER




Üye

Fettah OTO

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Şevket APALAK

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Adsız dedi ki...

http://www.anayasa.gov.tr/index.php?l=manage_karar&ref=show&action=karar&id=2822&content=

http://www.anayasa.gov.tr/index.php?l=manage_karar&ref=show&action=karar&id=2823&content=

yukarıdaki linkler 2010 yılı içinde Anayasa Mahkemesinin çek kanunu ile ilgili verdiği kararlardır ve hepsi yetkisizlik nedeniyle reddedilmiştir.

toplam 5 kararın 3 ü çek kanunu ile ilgili.

VE OLUMSUZ!!

1. kararı da 3 bölüm halinde yukarıda ben gönderdim.

ZAMAN DARALIYOR bugün buradan görüşme olanağımız var YARIN ÇOK GEÇ OLACAK!!

SERTAÇ.

Kartal Yeniçağ dedi ki...

144
başbakan duygulu falan değil,bu tamamen oya tahvil bir rolden başka bir şey değil,kim ölmüş,kimler şehit olmuş,kimler işsiz kalmış,kimler aç kalmış,kimleş intihar etmiş umrunda değil,varsada yoksada oy almanın ucuz versiyonları.

145
bu anayasa değişikliğinin hiç kimseye iş aş ekmek,vs.vs.hiç bir faydası yok,tek bir faydası var recep beyi ve arkadaşlarını yüce divanda yargılayacak hakim ve savcıları kendileri seçecekler ve cezadan kurtulacaklar.

8 yıldır gündem hep suni devam etmektedir.Ülkenin asıl meselelerine yaklaşan bir anlayıştan tamamen uzak,onun için bizim durumumuz onların zerre kadar umurlarında değil,

Adsız dedi ki...

sayın 153 ,152 de açıkladığınız karar hükmü 5941 sayılı yasanın 5.maddesinin ceza hükümlerini düzenleyen maddelerinin iptali yada reddi ile ilgili değildir.Bu red kararı usul yönünden olan bir karardır,yani mahkeme esasa girmeden red kararı vermiştir.Bu da zaten ilk inceleme evresinde verilen bir karardır.yani özetle başvuruda bulunan kurumun yetkisiz olması sebebi ile usul yönünden başvuru red edilmiştir.

Adsız dedi ki...

BENCE BİZ ÖNCE BİRLEŞMELIYIZ VE ANKARDA YADA İSTANBULDA BİR BÜRO OFİS AÇILMALI VE INANIYORUMKI UYE SAYISI 100 BİNİ GECER BUNU BİRİLERİ GERÇEKLEŞTIRMIŞ OLSA..O ZMAN BAKIN DEVLET NASIL MUHATTAB OLUYO ..SEÇIM KORKUSUYLA..AMA BIZDE İŞ YOKKİ ONU ELEŞTIRYOZ BUNU ELEŞTIRIYOZ ...İCRAAT SIFIR..OTURUN AĞLAYIN....YILBASINDAN SONRADA BULURSUNUZ NETİİ İÇERDE YORUM YAZARSINIZ....

bekir dedi ki...

Anayasa Mahkemesinin yetkisizlik nedeniyle vermiş olduğu red kararları çok çabuk verilmiş olmakla beraber işin özüne girmeyi gerektirmediğinden makul/mazur görünebilir. Yetki konusunda da; yerel mahkemenin olaya uygulayacağı normu anayasaya aykırı görmesi durumunda anayasa mahkemesine o normu götürmesi gerekir; diğer maddeleri değil. Hal böyle olunca Anayasa Mahkemesinden o kadar ümit kesmemekte fayda vardır.

Yetkili bir mahkemenin olaya uygulayacağı normun hukuka aykırılığı cihetinden yapacağı başvuruda hukukun ne olduğunu söylemesi şarttır ancak Anayasa Mahkemesinin üyeleri insanlardır. Çok çabuk etki altında kalmaktadırlar.

Buna dikkat etmek şarttır. Bir dava esnasında dilekçe hakkı kapsamında Anayasa Mahkemesine müdahillik başvurusu yapılmıştır. Çek kanununun gündeme alınması için müdahillik başvurusu yapacak avukatlara ihtiyacımız vardır. Gündemi Anayasa Mahkemesi başkanı belirliyorsa onunla görüşmeye çalışacak kişilere ihtiyaç vardır. Sorunlarıyla Anayasa Mahkemesini harekete geçirecek mağdurlara ihtiyaç vardır. Dilekçe üzerine dilekçe göndermeye ihtiyaç vardır.

Ben, göndereceğim. Sizler de birşeyler yapın. Bu suskunluk içerisinde onlar da kimsenin haberi olmadan bu yasa anayasaya aykırı değildir derlerse işte o zaman herşey için çok geç olabilir...

Adsız dedi ki...

sayın 157 nın yazdıkları dogru tespitler.iptal başvurusunun gündeme bir an önce alınmasını sağlamak lazım,müdahillik başvurusu çok önemli bunun nasıl olacağı kimler tarafından yapılacağı konusunda,herkes nasıl katkıda bulunabilir.

Adsız dedi ki...

155, 157 (Bekir Bey)

usul yönünden ret olunduğunun farkındayım ancak dikkat çekici olan jet hızıyla gündeme gelmiş olması ve karara bağlanmış olması, hal böle iken ana muhalefet partisinin iptal başvurusu da aynı maddeleri de içerdiği sebebiyle "VE USUL YÖNÜNDEN GAYET DOĞRU OLDUĞU HALDE" beklenenden geç sürede esastan karara bağlanıyor.
Aldığımız duyumlar 16-17 temmuz gibi gündeme geleceği yönündeydi nedense bir türlü gelmiyor.

EN KISA ZAMANDA ANKARA MECLİS VE PARTİ ZİYARETLERİ ORGANİZE EDELİM VE AYNI ZAMANDA BASININ İLGİSİNİ ÇEKECEK BİR EYLEM TERTİP EDELİM.

SERTAÇ.

akıl dedi ki...

kartal yeniçağ kardeşim.bırak bu recep bey muhabbetini.yeterince sıkıldık bu muhabbetten.ben sadece fikrimi soyledim.kafanıza gore takılın o zaman.hayatınızı ilgilendiren bir mevzuda siyaset güdmeseniz olmaz sanki.recep bey duygusal falan değilse kemal beye anlatın derdinizi.o duygusaldır.çok yazık ya.işte bu yüzden bir araya gelemiyoruz.varsa yoksa siyaset.ne meraklıymışsınız.biri başım ağrıyor dese siyasetle karşılık verşyorsunuz.arkadaş başım ağrıyor.ağrı kesici önerin.bu ne fanatik bir partizanlık.siyasetle nereye geldinizki böyle nereye gideceksiniz.parti delegesimisiniz yoksa çek mağdurumu anlamadım.sen ve senin gibi adamlardan yoldaş olmaz bu.bu son cevabım ve bu siteye son girişim.ama olacağıda kestirmek zor değil.bu zihniyetle bir arpa boyu yol almak mümkün değil.bence burada kendinizi yormayın gidin gönül verdiğiniz partide hapse girene kadar savaşın.içerdede anılarınızı yazarsınız.tüm sıkıntıda olan arkadaşların şansı bol olsun...

bekir dedi ki...

Sertaş Bey (159),

Hızlı olduğunun farkındayım ancak buradan hareketle bir menfilik/olumsuzluk düşünmenin doğru olmadığı kanaatindeyim.

Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun madde 27: " Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere üç ay içinde kararını verir." demektedir. Tabiiki bu bir zorunluluk değildir. 3 aydan sonra da karar verebilir.

Madde 28 - Anayasa Mahkemesi, kanunların ve yasama meclisleri içtüzüklerinin Anayasaya aykırılığı hususunda, ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmaya mecbur değildir. Mahkeme, taleple bağlı kalmak kaydıyla, başka gerekçe ile de Anayasaya aykırılık kararı verebilir.

Bu iki madde önemlidir. Ancak; her hal-ü kârda bizlerin birşeyler yapma zorunluluğu vardır. Referanduma götürülecek olan Anayasa değişikliğinin Anayasa Mahkemesince oylanmasından önce birçok kişi/kurum müdahillik başvurusunda bulunarak Anayasa Mahkemesini etkilemeye çalışmıştır. Konunun bir an önce gündeme alınması için Anayasa Mahkemesi nezdinde bir çalışma başlatmak şarttır. Çek Kanununun ne zaman gündeme alınacağını Anayasa Mahkemesi Başkanına sormak gerekmektedir.

Herkes dilinin döndüğünce Anayasa Mahkemesi dilekçe yazsın ancak yine de örgütlü bir çalışma daha uygun olur kanaatindeyim...

Saygılarımla

Kartal Yeniçağ dedi ki...

Akıl
yazımda partizanlıkla ilgili herhangi bir detay bulunmamaktadır.sen duygusal demişsin,bende tam tersi olduğunu söylemişim,bunun neresi partizanlık,seni bu kadar neden rahatsız etti anlamadım,Benim herhangi bir parti ile işim olmaz,ben çek mağduruyum,recebin aleyhinde olan birisi hemen kemalcimi oluyor,belliki kendin partizanlık yapıyorsun,yukardaki yazımı anlamamışsın bir daha bakarsan tesbitten başka bir şey bulamazsın.
bu yazımı yazmakla yeni polemikler yaratmak niyetinde değilim,yaşım 55,seviyemi bilirim,inancım tamdır,cemaat adamlarından değilim,biat kültürü yoktur,yanlışın karşısındada fikrimi söylerim.
mağdur arkadaşlara iyi günler diler,Allah bu durumdan hepimizi kurtarsın,
hayırlı cumalarınız olsun

N.K dedi ki...

arkadaşlar bence içimizde bir kaç tane çekle alakası olmayan sadece siyaset yapmak bizi kandıracağını sanan kişiler var. bizim sıkıntımız evet veya hayır değil kılıçdar oğlu veya tayyip erdoğan değil bizim sıkıntımız çeklerle alakalı. ama gerçek olan birşey varsa bizim işimizi iktidardan başkası çözemez chp okadar bağardı çağardı sonuç sıfır . Bizim sesimizi medya aracılığıyla iktidara duyurmamız lazım. şu anda bize en yakın görünenlerden bir tanesi
enveraysever@hotmail.com
sürekli mail atalım çökertelim sitesi sesimizi anca o şekilde duyurabiliriz.

GOKHAN dedi ki...

Merkez Bankası verilerine göre, karşılıksız çek sayısı 2009 yılının ilk yarısında 1 milyon 57 bin 673 adet idi.

Aynı dönemde, mahkemeler tarafından yapılan bildirimlere göre ise, Merkez Bankasınca duyurulan yasaklanan çek sayısı yüzde 3,3 azalarak 41 bin 28'den 39 bin 655'e geriledi.

Bankalarca Merkez Bankasına yapılan bildirimlere göre, Merkez Bankasınca duyurusu yapılan, karşılıksız kaldıktan sonra ödenmiş çek sayısı 2010 yılının altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40,4 azalarak 593 bin 134'den 353 bin 690'a indi.

-YILLIK BAZDA YÜZDE 60,9 DÜŞÜŞ-

Merkez Bankası tarafından bankalara duyurulan toplam karşılıksız çek sayısı haziran ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 60,9 azalarak 71 bin 15'e geriledi. Karşılıksız çek sayısı 2009 yılı haziran ayında 181 bin 552 adet idi.

Mahkemeler tarafından yapılan bildirimlere göre, Merkez Bankasınca duyurulan, yasaklanan çek sayısı ise haziran ayında, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 27,5 gerileyerek 7 bin 891'den 5 bin 720'a indi.

Bankalarca Merkez Bankasına yapılan bildirimlere göre, Merkez Bankasınca duyurusu yapılan karşılıksız kaldıktan sonra ödenmiş çek sayısı haziran ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 56,7 azalarak 111 bin 660'dan 48 bin 355'e geriledi.

-AYLIK BAZDA YÜZDE 3,2 GERİLEME-

Haziran ayında bir önceki aya göre Merkez Bankası tarafından bankalara duyurulan toplam karşılıksız çek sayısı yüzde 3,2 azalarak 73 bin 339'dan 71 bin 15'a gerilerken, birikimli karşılıksız çek sayısı yüzde 16,8 yükselerek 421 bin 283'den 492 bin 298'e çıktı.

Mahkemeler tarafından yapılan bildirimlere göre, Merkez Bankasınca duyurulan yasaklanan çek sayısı yüzde 17 azalarak 6 bin 889'dan 5 bin 720'ye geriledi.

Aynı dönemde, mahkemelerin bildirimleriyle Merkez Bankasınca duyurulan yasaklanan birikimli çek sayısı yüzde 16,8 artarak 33 bin 935'den 39 bin 655'e çıkarken, bankalarca Merkez Bankasına yapılan bildirimlere göre, Merkez Bankasınca duyurusu yapılan karşılıksız kaldıktan sonra ödenmiş çek sayısı yüzde 5,5 azalarak 51 bin 162'den 48 bin 355'e indi.

Duyurusu yapılan, karşılıksız kaldıktan sonra birikimli ödenmiş çek sayısı da yüzde 15,8 artarak 305 bin 335'den, 353 bin 690'a yükseldi.

Adsız dedi ki...

arkadaşlar hala erken ibrazla ilgili bi yargıtay kararı çıkmadı mı?

Adsız dedi ki...

Kafamı hayli bir zamandır kurcalıyor olmakla beraber aşağıdaki konu hakkında bir yorum yapılabilir mi acaba veya başlık olarak tartışmaya açılabilir mi?

Konu: 3167'den dolayı verilen nispi para cezasını hangi yetkiyle 100 TL üzerinden hapse çeviriyor savcılarımız?

Uygulamaya bakıldığında 3167 ve 5941 sayılı kanunlar gereğince verilen idari para cezalarının Ceza İnfaz Kanununun 106. maddesine göre infazı yapılır.

Ortada hukuki bir garabet olarak 3167'den dolayı verilen adli para cezalarının nispi olması sorunu vardır. Nasıl bir sorundan bahsediyorum. 3167'ye göre verilen adli para cezaları bilindiği üzere nispi (çek bedeli kadar) para cezasıdır. Hakimin gün bedeli olarak belirleme hakkı ve yetkisi bulunmamaktadır. Ceza İnfaz Kanununun 106. maddesi TCK'nın 52. maddesine göre verilmiş adli para cezalarının çektirilmesi usulünü esas almıştır. Türk Ceza Kanununun 52. maddesi ise "

ADLÎ PARA CEZASI
Madde 52 - (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.
(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
(4) Hâkim, ekonomik ve şahsî hâllerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler hâlinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir." aynen bunlar denilmektedir.

Şimdi sorun iyice netleşmektedir. Diyelim ki; hakim, 5.000 TL'lik bir karşılıksız çek keşide eden kişiye 3167'ye göre adli para cezası verecek. Gün bedeli belirleme yetkisi yok doğrudan 5.000 TL ceza verecek. Bu kişinin adli para cezasını ödememesi durumunda hapiste kalacağı süre ne kadardır? İşte size kimsenin çözemeyeceği hukuk sorusu. Cevap 50 gün diyenlerin olduğunu biliyorum. Pekiyi kim 50 gün olarak belirliyor ve hangi yetkiyle. Dikkat edilsin Ceza Hukukundan bahsediyorum. Kimsenin kendisine verilmeyen bir yetki kullanma hakkının olmadığı bir alandan. Hakim belirleyemez, savcının TCK 52. maddeye göre gün bedeli belirleme yetkisi yok. Hangi kanundan doğan hakla kişi 100 TL üzerinden hapis yatırılıyor.

Dehşetengiz hukuk garebeti budur. Savcılar kendilerinde olmayan bir yetkiyle sanki adamların şahsi halleri çok iyiymiş gibi 100 TL üzerinden hapis yatırmaktadırlar adli para cezasını ödemeyenleri. 5941'den sonra işlenen suçlar için bir sorun yok ancak ödenen suçların hapse dönüştürülmesi hukukun açıkça çiğnenmesidir.

Son mesele olarak "Uyarlama Yargılaması" denilebilir. Ancak 31.12.2008 ile 5941'in yürürlük tarihi olan 20.12.2009 tarihi arasında da hapisler devam etti. Yine 5941'den sonra da 3167'den dolayı verilen hapisler devam etti ediyor. Herhangi bir uyarlama söz konusu olmadan. Bence bu konu üzerinde fazlasıyla tartışılmayı hak ediyor.
Bekir

sedat dedi ki...

arkadaslar taahhute bulundugum 8 adet dosyanin hepsi kabul edilerek tahliye edildim bu gun ogrendigim kadar ile 4 adet dosyadan tekrar hakkimda tutuklama karari cikmis s,zce bu normalmı bu durumda ne yapilabilir

Adsız dedi ki...

Değerli arkadaşlarım başta kendim olmak üzere birkaç arkadaşımız dışında sitemizden uzak kaldık fakat acı gerçek üzerimize doğru geliyor kocaman bir gök taşı yakında üzerimize düşecek KENDİMİZE GELELİM. Bu işe acil çareler aramamız lazım herşeyden önce herkesin mutlaka kendisi gibi mağdur olan arkadaşı vardır herkesi siteye davet edelim her gelen kendi tanıdıklarınıda haberdar ederse sayımız artar yüzbinlerce mağdur var iken şurda üç beş kişi olmamız her kes birbirinden bir şey bekliyor sanırım ama ben dahil hiç bir şey yapmıyoruz ARKADAŞLAR BU BOZUK DÜZEN YÜZÜNDEN HEPİMİZ İFLAS ETTİK işimizi kaybettik huzurumuz kalmadı aç kaldık çoluk çocuğumuz perişan oldu BUNLARIN HİÇ BİRİ YETMİYORMUŞ GİBİ ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜDE ELİMİZDEN ALIP BİZİ CANLI CANLI TOPRAĞA GÖMÜYORLAR...YETER ARTIK SESSİZ KALMAYALIM Herkes herkese haber versin sitede toplanalım sesimizin yüksek çıkması lazım hadi arkadaşlar cezaevine giren arkadaşlar rezilliği biliyor başkasının üç tane milletvekilinin hatalı ekonomik yönetiminin cezasını biz çekmeyelim FIRSAT BU FIRSAT BEKIN SEÇİM HAVASI BAŞLADI ŞANS BİZDEN YANA BİR DAHA BÖYLE FIRSATLAR ELE GEÇMEZ HADİ DOSTLARIM. saygılarımla İhtiyar.. "SAYIN HASAN MERSİNCİ TLF ALDIM ARAYACAĞIM SİZEDE BİLGİ VERECEĞİM TEŞEKKÜRLER"

Adsız dedi ki...

160 VE 162 DEKİ ARKADAŞLARA KATILIYORUM.2SENEDİR BU SİTEYİ TAKİP EDİYOR VE YAZIYORUM,ESKİ BİRLİK VE DAYANIŞMA KALMADI.BİR KAÇ KİŞİ PARTİZANLIĞA DÖNÜŞTÜRDÜ.KAFALARINA TAŞ DÜŞSE TAYYİPTEN BİLECEKLER. SİTE İYİCE VİZYON KAYBETTİ.50 KİŞİDE OLSUN MECLİSTE GÖRÜŞME İMKANLARI VARDI.İKTİDARA VE MUHALEFETE EŞİT ARALIKLARLA TEMAS EDİP MÜCADELE YAPMAMIZ LAZIM.PROBAGANDACILARA EHEMNİYET VE FIRSAT VERMEMEMİZ,ONLARA KULLANILMAMAMIZ LAZIM.TİPONNE

Adsız dedi ki...

değerli dostlarım ilk önce kimse benim maaşlı memurum değil bu iş için özel vakit ayıran arkadaşlarıma teşekkür ederim yalnız sadece sormak açısından eskiden yazdıklarımız çok çabuk ekrana geliyordu şimdi bir iki gün geçiyor neden acaba. saygılarımla

Suheyl dedi ki...

169 da yazan arkadaşım

Bence maalesef bu sessizlik partizanlıktan çok olumlu beklenti ortamından ve rehavetten kaynaklanıyor.Taahhütler verildi yatanlar çıktı borçlar ertelendi bir Allah kerim dendi.Bir de üstüne anayasa mahkemesinden beklenti eklendi ki tamamen haklı olunan bir konumuz.Hadi diyelim anayasa mahkemesinden karar lehimize çıkmadı. Genel af neredeyse kesin gibi beklentisi iyice insanları uyuşturdu.Zaten herkes bir ekmek aramak bir düzen kurmak peşinde en büyük bezginliği yaşıyor mücadeleyi zorunlu olarak aksatıyor.
Gelelim neler olabileceklere.Kanaatim o ki anayasa mahkemesi büyük bir ekonomik kaos yaratacak çek yasasını temelinden yok etmek yerine.,böyle hassas bir kararı almak konusunda çekinceli ve geciktirici olacaktır.Sorunu genel af konusunun içinde eritmeye bırakacaktır.Bu 5941 sayılı çek yasasının aynen devamı demekle birlikte kısmı bir afla hapis cezalarının düşmesini getirecektir.Sonrası aynı tas aynı hamam cezalara devam.Türkiye nin büyüme dinamiklerinin altında özgürlüklerimiz yatıyor.

Genel af konusu ise başlı başına bir bilinmez.Bu hükümet genel af konusunda ne kadar risk alacak açıkcası tartışmalı.Bir çok çevrelerde bu konu gizli de olsa görüşülüyor konuşuluyor çözümler üretiliyor.Seçim malzemesi olarak kullanılması çok olası bu sefer.Ama bu hangi partiler tarafından ve iktidar olasılıkları içinde gündeme taşınacak orasını da yaşayıp göreceğiz.
İşte tam bu noktada tatilden sonra meclise yapacağımız baskılar bize özgürlüklerimizi getirebilir.Ama eksiğimiz liderlik yapacak bizleri toparlayıp yönlendirecek birileri.

Barışçı-Mersin dedi ki...

Değerli arkadaşlar; belki hiç kimse okumasada, ilgilenmesede, duyarsızda kalsalar, ben her hafta; haklı davamız için, belirli yerlere maillerimi göndermeye devam edeceğim. Ortak bir yol haritası ve eylem gerektiğinde, elbetteki; herzaman olduğu gibi yanınızda ve aranızda olacağım. Tüm emeği geçenlere ve tüm katılımcılara saygılarımla. Allah; hepimizin yardımcısı olsun

Adsız dedi ki...

sayın 171;
anayasa mahkemesi zaten 5941 in tümünü iptal etmez edemez,çünki iptali ve yürürlüğünün durdurulması istenen maddeler ,c.h.p nin yaptığı iptal başvurusunda bellidir,bunun dışında bazı yerel mahkemelerin yapmış olduğu iptal başvuruları vardır ki bunlarda taahhut le ilgili geçici madde ve bu maddenin uygulama süresine yöneliktir.bu yüzden anayasa mahkemesinin iptal yada red kararı, yapılan başvurular ve o başvurularda iptali istenen maddeeler ile sınırlı olacaktır,yani yasanın tümünün iptali diye bir şey söz konusu olamaz.ceza hükmünü düzenleyen 5.maddenin ilgili cümlelerinin iptal edilmesi talebinde bulunan c.h.p nin gerekçelerinin çok sağlam hazırlandığını ve bazı belgelere de dayandırıldığını görüyoruz(örneğin mecliste 5941 görüşülürken yargıtayın görüş yazısı ve çekin bir havale aracı olmadığı gibi)ceza maddesinin iptali yönünde bir karar çıkacağı konusunda ben de çok ümitliyim.Ancak esasa yönelik görüşmenin hala yapılmamış olması beni de umutsuzluğa itmiyor değil.Bu yüzden görüşme günü konusunda aramızda duyum alan arkadaşlar olabilir,eğer onlar bir bilgi yada mesaj yazabilirler ise iyi olur

Suheyl dedi ki...

Sayın 173

Zaten 5 madde nin iptali konusu çek de hapsin kalkması demektir.Bu da yasanın tamamen çökmesini getirir.Sistem deki ceza mantığı bunun üzerine kurgulanmıştır.Bu konuda hukuken haklı olduğumuz tartışılmaz çünkü çek bir havale aracı olmaktan çıkartılıp bir borçlanma aracı haline getirilmiştir.Sonuçta bu başvurunun Anayasa Mahkemesi tarafından esastan ele alınması halinde yasanın iptal edilmesi gerekir.Ama malumunuz burası Türkiye ne olacağı belli olmaz desek de pek yanlış olmaz.

berranur dedi ki...

bu sitede bu kafada insanlar oldugu müddetçe hiç bir olumlu gelişme olmaz.sadece dedikodu, laf laf laf. ortada yaratıcı bir öneri yok. kimseye yaranılmıyor. kimseye bir şey begendiremiyor, kimseyi memnun edemiyorsunuz.burayı bir kaç kişi siyasi arenaya çevirmiş, beyefendiler rahatsızmı oldunuz. gerçekleri yazmak ne zamandan beri siyaset oldu. bu belayı başımıza siyasiler açtı, yine siyasiler çözecek. paranın dini imanı rengi sagcısı, solcusu yok. iş para ve menfaate geldimi lobilerin adamları anında birleşiveriyor. ortada ne siyaset ne particilik kalıyor. lobilerin, bankaların adamları her partide var. adamların işlerini takip ediyorlar. milyonlarca esnaf, iş adamı cezaevine girmiş kimin umurunda. yatın yada kaçın baylar bayanlar. askere polise kurşun sık, kıçın dara gelince itirafçı ol sülalen rahat etsin.devlet sana yeni bir yüz, yeni bir kimlik verip maaşa baglasın, yada haburdan gir pişmanım deme başkan aponun emriyle geldik de anında seyyar mahkemeler kurulup serbest bıraksınlar.polise taş at molotof at cezan insin. ülkeyi bölmeye çalış baş tacı ol. niye birtek oy için. uyuyan magdurlar sizin oyununuz bir teröristinki kadar bile degeri yok. siz bu ülkede paranızı kaybetmekle ikinci sınıf vatandaşsınız.hayatımızı karartan siyasi partiyi eleştirdinmi gerçekleri yazdınmı tu kaka, siyaset yapıyor ol. ben böyle bir oluşumun içinde asla olamam. müslüman uyanık olur, zarar gördüğü yere bir daha varmaz.bir delikten iki kez sokulmaz. ama siz sadece tayyip beyin başına taş düşmesin diye savunmaya devam edin.bu sitede önderlik yapan, mücadeleyi bu günlere getiren bir bedel ödeyen insanlar nerde. bunu sordukmu cevap yok. niye bu insanlar dışlandı, küstürüldü. daha bir bedel ödememiş, anadolu tabiri ile yogurdu yumrugu ile yiyen akıldaneler, sadece eleştiri yönünde.anadoluda bir tabir var gelinler korkudan al baglarken, kızlar evliliği oyun sanırmış. herkes bizlerin geçtiği yerden geçecek, bizlerin ödediği bedelleri ödeyecek o zaman haklılıgımız ortaya çıkacak ama nafile son pişmanlık fayda etmeyecek tiponne efendi. bu saatten sonra bende bu siteden ayrılıyor mücadelemi başka alanlarda devam ettiriyorum. sizlere çok sevdiğiniz siyasilerle başarılar dilerim.

Adsız dedi ki...

hayırlı işler.sadi.

bu sorunlarda tüm diğer sorunlar gibi iktidarın politikası gereği patlamadan adım atılır türden değildir yargı iktidar ve iç hesaplar olan ülkemde neden bu sorunu yargı çözsünki tek insan hakkı ihlalide bu değil tek hukuksuz kanunda bu değilken .bizi daha çok süründürürler allaha havale edip gün gelincede gidip yatıcam geçen sene yattığım gibi.allah belalarını versin ne iktidardan ne hukuktan hiç bir beklentim kalmadı benden beter olmaları dileğimle.

N.K dedi ki...

arkadaşlar ben yaklaşık 1 yıldır bütün siteleri takip ediyorum. gördüğüm tek şey boşa konuşmak . şu anda kaçağım elimden bir şey gelmiyor. kaçak olmasamda yapacak bir şey varmı diye sorarsanız bence yok çünkü bir adım bile ilerleme yok. sadece burda yazılanlar.
toplu olarak hergün bir medya kuruluşuna mail gönderirsek her hafta birine sadece inlaki birisi sesimizi duyacaktır ben hemen hergün gönderiyorum ama hiç ses seda yok çünkü bir kaç kişiyle olmaz bu iş topluca aynı adrese göndermeliyiz sayın admin de bu konuda yardımcı olursa, belki biraz sesimizi duyurabiliriz. bir gazete ve bir televizyonda yayınlanması demek diğer medyalardada yayınlanması demektir.lütfen arkadaşlar birlik olalım benim zamanım tükenmiş durumda sizinde çok az vaktiniz kaldı............

Adsız dedi ki...

70 milyon kişinin kimlik bilgileri adresleri telefonlarını çalan çetenin müşterileri hukuk bürolarıymış..bayram kartı atmak için herhalde..türkiye de hukukun geldiği nokta..kelle avcılığı.. erhan

Adsız dedi ki...

Ben bu Ülkede adalet olduğuna artık inanmıyorum neden bizi anlamıyorlar neden neden neden illa kendılerının bırıne yada yakınlarına bole bır sey geldığı zmanmı yasa yı degıştırcekler.hapis cezasını olemi kaldırcaklar....seçımlerde de dıyecem oy ıstemey hangı partılı gelırse dukkanıma.sızın yuzunuzden ...bakın ne haldeyız bırer bıerer anlatacam..esnaf bıttıı inteharmı edelım onumu ıstıyosunuz...........

Adsız dedi ki...

Merhaba arkadaşlar,

Dün Şişli 2 asliyede duruşmam vardı dosyada 3 çek biri vadesinden önce 2 si vadesinde yazılmıştı,faktoring alacaklıydı...ama benin borcum yoktu onlara benim mal almak için verdiğim yıllardır çalıştığım firma bu sefer mal getiremediğinden yurtdışından bizim mallarımızı vermedi çekleride iade etmemmişti....vs.ceza davaları başlamadan menfi tespit davası açmamızı önermeişti avukat bugün menfi tespit davamızın olduğunu söyledik hakime ve davayı şubat 2011 e attı...avukatımın yanında 20 ye yakın avukat çalışıyor işleri bayağı iyi yani anlayacağınız :) yargıtaydan dönen dosyalar varmı diye sordum bugüne kadar kendi bürosuna kendi duruşmalarıyla ilgili hiç iade gelmediğini ki çok fazla çek davalısının dosyasına bakıyor ..arkadaşlarına da sorduğunu onlarada dönen olmadığı söyledi...tahminine göre yargıtay bu dosyaları bekletiyor dedi....bilginize sunmak istedim...sizlerde avukatlarınıza.yada tanıdık avukatlara sorun arkadaşlar hiç yargıtaydan mahkemesine dönen bizi ilgilendiren dosya varmı...

SERTAÇ. dedi ki...

TÜM ÇEK MAĞDURLARINI UYANMAYA DAVET EDİYORUM - Bölüm 1:

Ana Muhalefet Partisi olan CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne 14.12.2009 günlü, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun:
A- 1- 5. maddesinin;
a- (1) numaralı fıkrasının birinci ve ikinci tümcelerinin,
b- (2) numaralı fıkrasının ikinci tümcesinin,
c- (3) numaralı fıkrasının ikinci tümcesinin,
d- (4) numaralı fıkrasında yer alan “… gerçek ve …” ibaresinin,
2- 7. maddesinin,
3- Geçici 1. maddesinin (3) numaralı fıkrasının,
B- 1- 5. maddesinin;
a- (9) numaralı fıkrasının,
b- (11) numaralı fıkrasının,
2- 6. maddesinin,
3- Geçici 1. maddesinin (4) numaralı fıkrasının,
iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemi ile başvurmuştur.
Bu başvuru kanunun resmi gazetede yayınlanmasını müteakip 54. gün gerçekleştirilmiştir.

SERTAÇ. dedi ki...

TÜM ÇEK MAĞDURLARINI UYANMAYA DAVET EDİYORUM - Bölüm 2:

Yukarıda belirttiğim başvuru Anayasa Mahkemesince 25 Şubat 2010 tarihli gündeminde ele alınmıştır ve Esasının İncelenmesine, Yürürlüğün durdurulması isteminin esas inceleme aşamasında ele alınmasına, OYBİRLİĞİYLE, karar verilmiştir.
Çek Mağdurları için Anayasa Mahkemesinden çıkacak sonuç hayati önemdedir ve resmi yönden gelinen son aşamadır. 25 Şubattan bugüne dek çeşitli duyumlar aldım, bireysel olarak çeşitli yakınlarımı devreye soktum bundan 15–20 gün öncesine kadar iptal yönünde umudum oldukça yüksek idi zira konu üzerinde çalışan raportörün konuyla ilgili kanaatini öğrenme fırsatını bulmuştum ve bu kanaat özellikle “5. maddenin (1) numaralı fıkrasının birinci ve ikinci tümcelerinin ve (2) numaralı fıkrasının ikinci tümcesinin” çok sağlam gerekçelendirildiği nedeniyle kesin iptal edileceği ve yüksek ihtimal 16-17 temmuz gibi esastan karara bağlanacağını yönündeydi. BU HEPİMİZİN BU HAPİS İLLETİNDEN KURTULACAĞI ANLAMINA GELMEKTE İDİ. 16 temmuz da 17 temmuz da geçti. Ne hikmetse rüzgar yine her zaman olduğu gibi ters yönden esmeye başladı, ne hikmetse maalesef farklı duyumlar kulaklarıma ulaşıyor: Anayasa Mahkemesi üyelerinin mevcut düzenin devamına yeşil ışık yakabilecek tavırları söz konu imiş yani genel kanaat “esasın incelenmesi sırasında yürürlüğün durdurulmasına ret imiş” esas incelemesi ne kadar sürer hiç fikrim yok.
Umut fakirin ekmeği derler ya yeni umutlarımız elbette ki vardı, halen var, var olacaktır da; Mecliste yeni kanun aşamasında bu iş biter dedik olmadı, Anayasa Mahkemesi iptal eder diyoruz son gelişmeler olumsuz, o da olmazsa seçim var diyoruz seçim öncesi genel af çıkar sebepleniriz, oda mı olmadı bizlere destek veren muhalefet partileri iktidar koltuklarından bir kısmını kapar verdikleri destekleri unutmazlar(!) mevcut finans sektörü baskısına boyun eğmezler(!) ise kanun yeniden [emin olun 3-5 gün içerisinde (!)]meclis gündemine gelir vee HAPİS CEZASI KALKAR… dedim ya umut fakirin ekmeği!
Bu arada Sayın Adalet Bakanı Sadullah Ergin de vaktiyle meclis kürsüsünde kanun görüşmeleri sırasında orta vadede çekte hapis cezasının kalkacağını mevcut çek enstrümanının boşluğunun giderilmesi gereği olduğunu yerine yeni bir finans enstrümanı geliştirilene dek bu uygulamanın devamı gereğini ifade etmişlerdi. Bir tarafından yakalarsanız bu tümcede dahi umut bulunabilir!!!
Siteye bakıyorum sürekli mail atalım faks atalım baskı kuralım falan filan. Elimdeki program sayesinde 746 farklı mail adresinden bende kayıtlı basın ve resmi kurum mail adreslerine hazırlamış olduğum 35 faklı metni her gün ortalama 5-6 bin mail gönderiyorum, keza benzer bir faks programımda var günlük 50 – 60 faks da çekiyorum. Ne kadarı spam muamelesi görüyor ne kadarı dijital ortama takılı kalmadan muhatabına ulaşıyor kestiremiyorum ama elle tutulur geri dönüş olmadığı kesin. Aranızda hevesi olan varsa ki pek görünmüyor kırmak da istemem.
Ancak kanun ile meclis görüşmelerinin yapıldığı sırada CHP vekili ALİ RIZA ÖZTÜRK bizzat benim o sırada kendisine gönderdiğim SMS i meclis kürsüsünden okudu. Tabi o vakitler konunun muhatabı meclis idi vekillerle bizzat telefonda görüşme imkanı buluyorduk anlatıyorduk mağduriyetimizi, bir çoğu “hadi ya çekte hapis mi var para cezası var” diyorlardı. Adli para cezasının ucube bir şekilde hapse döndüğünden büyük çoğunluk bihaber idi ama en azından çabalar ses getiriyordu.
Şimdi muhatap kim kimi bulacağız sesimizi nasıl duyuracağız? Aman yahu; uğraşan uğraşıyor taahhüdü verdik, dışarı da çıktık, davalar durdu en az 1 koca yıl rahatız, yakalanma korkusu da yok. Tecrübelenmiş olanlar kolay kolay içeri de girmez artık.
Aslında çok basit YA UYANACAKSINIZ YA DA ÖZGÜRLÜĞÜNÜZ İPOTEK ALTINDA YAŞAMAYA devam edeceksiniz.
İşte Anayasa Mahkemesi Tel no: 0 312 463 73 00 herkes burayı arasın ve 2010/6 esas nolu dosyayı sorsun ne zaman gündeme geleceği hakkında bilgi alsın verecekleri cevap önemli değil sürekli aynı konuyla ilgili aranılması ve doğrudan görüşülmesi önemli olan.

b dedi ki...

arkadaşlar zaten herkesin yazdığı çok doğru.. ortak noktamız ise hepimizin çok korkuyor olduğu. korktukça bir hiç gibi yaşamaya devam edeceğiz. buradan yapılan örgütlenme çağrılarının da hiçbirişe yaramadığını görüyorum. aslında o kadar çok kişiyiz ki bir partiye üye olsak seçim kazandırırız. bende 3 ay cezaevinde yattım taah verip çıktım. şu an aranmam var. ve hiç birşey yapamıyorun. çalışamıyorum. gidip bir yede çay içemiyorum. akşam gezmesine gidemiyorum. araba sesi duyduğumda çıkıp cama poli mi geldi diyorum. nereye kadar. inanın yakalanınca bişey olmuyo. gidiyosun aslan gibi yatıyosun. inanın bana kendini daha işe yarar buluyorsun. zaten bu halimizle ailemize hiçbir faydamız yok. aslında kendimizi koruyoruz,kendimizden kaçıyoruz. herşeye bulduğumuz gibi bahane buluyoruz. sözün özü arkadaşlar. izmirde örgütlenmenin ilk tohumlarını atmaya karar verdik. 2 avukatla anlaşmak üzereyiz. bizim gibi mağdurlara çok düşük ücretlerle yardım etmeyi planlıyoruz. hiçbirimizin sağlık güvencesiyok çocuklarımızın okul problemi var. herkese yardım ve en önemlisi birlikte hareket edebilmek. unutmayın biz çok büyük bir sessiz çoğunluğuz. ve beraber herşeyi başarabiliriz. tabi hepinizin yardılarına ihtiyacımız olacak. tam şekillenince oluşum buradan yardım ve önerilerinizi isteyeceğim. herkese saygılar barış avcı

Adsız dedi ki...

sayın 182;
öncelıkle sunu belırtmek ısterım anayasa mahkemesinde gorusulmekte olan bır dava ıle ılgılı raportor gorusunu belkı ögrenebılırsınız,bu normal sayılabılır.Ancak esas gorusmesı ıle ılgılı olarak davaya bakan uyelerın goruslerını ogrenmenız mumkun degıl,cunkı baskan dahıl 11 uye var bunu ancak esas gorusme asamasında o da sonucta bellı olur.hukukta ıhsas-ı rey dıye bırsey vardır.ozellıkle anayasa mahkemesi uyelerı goruslerını onceden bıldırmezler ,bıldıremezler.bu ancak esas gorusme asamasında olabılır.

fakat haklı oldugunuz bır konu varkı anayasa mahkemesi boyle onemlı bır konuyu neden gundemıne hala almadı bu bıraz benı de tedırgın edıyor.çunkı bende iptali yonunde bır karar cıkacagından cok umıtlıyım.bugun yıne aradım anayasa mahkemesini cek yasası nezaman gorusulecek dıye ,belli degil biz bilemeyız baskan belırlıyor dediler.tatıle mı gırdı dıye sordum tatıl zamanı ama dosyalar gorusuluyor gıbı bır cevap verdiler.Daha ne yapmamız gerekıyor bılemıyorum,yoksa gene kotu bır son bızı mı beklıyor.

SERTAÇ. dedi ki...

Sevglili 184,

Yazımı dikkatle okursan doğrudan kesin bir bilgidir demedim!

Niyetim kimseye ümit vermek yada ümidini kırmak değildir neticede öyle yada böyle çaycısından en üst makamlardakilere kadar çeşitli vesilelerle insalarla muhattap olunuyor oralardan... Kulislerdeki duyumlardan bahsediyorum takdir edersiniz ki doğrudan isim deşifre edemem burada bunu böyle algılayın lütfen.

Ancak duyarlı davranıp aradığınız için teşekkür ederim. Bence bu siteye bakan herkes günde bir kere ararsa en azından konuya dikkat çekmiş oluruz.. ANAYASA MAHKEMESİNDEKİLERE şu 2010/6 esas nolu dosyayı EZBERLETELİM!!!

İşte Anayasa Mahkemesi Tel no: 0 312 463 73 00

Onlar buyursunlar başkana havale etsinler ama biz yine de ARAYALIM.

SERTAÇ.

Adsız dedi ki...

pazartesi günü taş atan çocuklar tahliye edilirken içimden bu yaştan sonra vatan haini olmak geldi.Etnik ayrımcılığa karşı insan iken beni bile düşman ettiler.Bu ülkede devlete ve birimlerine zarar vereceksin.Ünv.diploman olmayacak vergi vermeyeceksin kendi çabalarınla ayakta durmayacaksın yanında işçi çalıştırmayacaksın istihdama katkın olmayacak illegal yolla para kazanacaksın.Bakıyorum sadece onlar rahat.
16 yaşındaki çocuğa ders aldın mı?pişmanmısın diye soruyorlar hayır diye cevap verecek kadar sıyrılmış adamlara af çıkyı.Cuhurbaşkanımız onların mektuplarını kayda alıyor devlet erkanı onları kayda alıyor.Aman çirkefe taş atma üzerine sıçrar misali..İLLEGAL OLACAKSIN SENDEN ÜRKECEKLER
Bizim çocuklarımız anne babalarının emekleriyle okudular okuyorlardı ailelerimiz perişan oldu.Buradan soruyorum bizim çocukların anne babaları kaldımı ?bence hayır.bizlerin büyük umutlarla mücadelelerle kurduğumuz iş yerlerimiz yuvalarımız ne hale geldi?MECLİSTEKİLER BİRAZDA BU TARAFA BAKARMISINIZ ARKADAŞLAR?
BİZİM ÇOCUKLARIMIZIN GÜNAHINI ÜZERİNİZE ALIYORMUSUNUZ BEYLER BAYANLAR?
BİZİM ÇOCUKLARIMIZIN ANNE BABALARI VARDI ONLARIN ÇOCUKLARI DAĞDA ,BİZİMDE BABALARIMIZ EŞLERİMİZ ANNELERİMİZ FİRARDA.................
BİZLER EKONİMİ KURBANIYIZ
SEBEBİMİZ KİM?BİRAZ SORGULAMALIYIZ

Adsız dedi ki...

Beş ayımız kaldı bu şartlarda ödememiz mümkün değil birlik olalım birazdaha zaman alalım arkadaşlar

yardım dedi ki...

arkadaşlar

kardeşimin sıkıntısı hakkında sizlerden bilgi ve yorum almak istiyorum.
kardeşim 2004 yılında 2 ortaklı (sahıs firması)açıyor evraklar ortağnın adına bunlar x firmadan 5,000 tl karşılığında mal alıyorlar karşılığında çek veriyorlar mals ayıplı çıkıyor kx firması malını geri alıp çeki iade ediyorlar fakat çekin arkasındaki cirolarını silmiyolar kardeşim de ellerinde başka çek yaprağı olmadığından dolayı çeki borçlu olduğu şahsa cirolayıp veriyor (çeki alacaklının arkadaşına teslim ediyor daha sonra çeke karşılık çeki teslim ettiği kişiye mal veriyorlar ve elinden imzalı kağıt alıyolar işte şu bedelle şu tarihli çeke karşılık alcamız yok tur gibi)bu arada çeki elinde bulundaran kişi icra takibine başlıyor ve tabii x firması fabrika olduğu için onada işlem yapıyor sıkıntı burada başlıyor çekin tarihi 2004 alacaklının arkadaşına teslim edildği tarih ve alınan borcu yoktur belgesine atılan tarih de 2004 fakat çek 2005 yapılıp arkası yazdırılmış x firmada çekin tarihinde oynama yapılmış diye resmi evrakta sahtecilikten dava açıyor kimse tarihle şu oynadı demiyor çekin sahibi ben bilmiyorum evrak işleri ie ortağim ilgileniyor diyor diğerleri biz böyle aldık diyor mahkeme bilirkişiye gönderiyor bilirkişi OYNAMA VARDIR FAKAT İLK BAKIŞTA ANLAŞILAMAYACAK GİBİDİR VE İĞFAL KABİLİYETİ YOKTUR DİYOR mahkeme kardeşim ifadeye gitmediği için yakalama kararı çıkarmış 3 üncü mahkeme olmuş yine gün atmış kardeşin gitmeme sebebi daha önce karşılıksız çekten davası vardı ve taahhütname vermişti baktığım yorumlarda iğfal kabiliyeti yok ise dava düşer deniyor avukatlara sorduk bazıları tutuklar bazılarıda salarlar diyor yorum yaparsanız çok seviniriz

Adsız dedi ki...

188
bilirkişi raporuna mahkeme uyarsa dava düşer.

Adsız dedi ki...

yemin ederim içimden geçen aynı 186 da yazan arkadaş gibi askere kurşun sıkanlar polis taşlayanlar araba yakanlar bunlara yapılan muameleye bak birde bizim gibi senelerce vergi vermiş birçok insana ekmek vermiş bu ülkenin kanunlarına saygılı karıncıyı incitmeyen insanların düştüğü duruma bakın yazık yazık kırkbeş yaşından sonra isyankar oldum bu zulme isyan ediyorum bu ülkeyi üzülerek terk edeceğimmmmmmmmm içim yanıyor içim yanıyor yazıklar olsun

Adsız dedi ki...

arkadaşlar sizlere sorum olacak cevaplayan olursa sevinirm.
benim çeklerden ve taahhütden davalrım vardı. hiçbirini takip edemedim ve hakkımda yakalamalr cıktı. şuan kaçağım yani. bu dosyalara ben itiraz edebilirmiyim yoksa zamanı geçtimi..

yardım dedi ki...

peki mahkemenin bilirkişi raporuna uymama ihtimali varmı birde ifadeye gitmediği için yakalama çıkmış acaba ifade aldıktan sonra bırakılırmı aynı zamanda mahkemeye hiç gidilmez ise ne olur. arkadaşlar kardeşim adına avukat davaya girebilirmi

Adsız dedi ki...

bende cek magduruyum yurtdisina kactim ailemi cocugumu birakip simdi onlarda beni birakti bir yuva daha dagildi sebep olanlar sizi allaha havale ediyorum. insaallah baska yuvalar dagilmaz yetkililer biz devlete kursun sikmadik,illagal bir is yapmadik lutfen cozum uretilsin daha fazla ocaklar sonmesin

Adsız dedi ki...

192
Kardeşinizin ifadesi alınmadan mahkeme karar veremez, mahkeme ertelenir durur.
resmi evrakta sahtecilikte zaman aşımı 8 yıldır zaman aşımını durduran gerekçelerle bu zaman 4 yıl uzatılır toplamda 12 senedir
yani zaman aşımı uzun bir süre.
ifadesini alıp bırakırlar (başka bir suçtan yakalaması yoksa)
Eğer başka bir suçtan aranmıyorsa
Adliyeye gitsin yakalama büosu vardır ilamat bürosu diyede geçer.
kimlik ibrazıyla ifade için aranması çıktığını bildirsin evraklar hazırlanır ve ifadesini verir ve çıkar gider..
Polisle filan muhatap olmaz.

Duruşma günü gelincede vekalet verdiği Avukat davaya katılır.
Muhtemelen dava beraatle sonuçlanacaktır.
en kötü olasılık en karamsar olanı olsa bile,
resmi evrakta sahtecilik suçunda ceza verilir fakat 5 yıl aynı suçu işlemeyecek şartı ile H.A.G.B uygulanır ve serbest bırakılır. (tabiki daha önceden kasıtlı bir suçtan sabıka almamış olmalı, sabıkası varsa H.A.G.B. dan yararlanamaz)

yardım dedi ki...

arkadaşım sadec karşılıksız çek ten davaları vardı o taahhütname verdi karşılıksız çek vermek kasıtlı bir suçmudur aynı zamanda icra işlemleri oldu mal beyanı filan fakat cezaevine girmedi su anda kardeşim sadece ifadeden dolayı yakalamsı var birde bazı avukatlar derki kardeşin ifade vermeye gittiğinde savcılık mahkeme olan ildekim hakime soracak ne yapalım diye mahkme olan ildeki hakim salmayın derse salınmayacak dedi prosudur nasıl işliyor yardım ederseniz sevinirim

Adsız dedi ki...

195
ifadesi alındıktan sonra bırakırlar,
sana onu anlatan avukat zır cahil olmalı.
Hakim onu tutuklayacaksa
hakkında tutuklama kararı çıkarır, elini kolunu bağlayanmı var.
ifadeye gitmediği için zorla ifade alımı, yani yakalayın ifadesini alın bırakın.
işin özü bu..

Adsız dedi ki...

Hakkında soruşturması devam eden tutuklu şüpheli ceza evinden nerdeyse hergün itiraz dilekçesi gönderiyor. Bir de müdafii var. Birer gün arayla itiraz ediyorlar. O kadar ki dosya tutukluluk durumunun değerlendirilmesinden dolayı sulh ceza ve asliye cezaya gitmekten savcının önüne gelmiyo. Bu işin bi yolu yok mu... ne yapabilirim??? Her gün her yapılan itirazı bende her gün değerlendirmek zorundamıyım???
Ağrı Adliyesi

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLARIM BU GÜN BİR AĞUSTOS SEKİZİNCİ AYA DA GİRDİK GÜNLER SU GİBİ GEÇİYOR LÜTFEN BİRŞEYLER YAPALIM BİRAZDAN HAVA KARARCAK YAPACAK BİR ŞEY KALMAYACAK BİR DAHADA HAVA AYDINLANMAYACAK HEP KARANLIKTA KALACAĞIZ ÇÜNKÜ HAPİS DAMLARI KARANLIK OLURMUŞ..............hani eskiden lider olan siteyi yönlendiren dostlar vardı sahipsiz koyun sürüsü gibiyiz katledileceğimiz günümü bekliyoruz ARKADAŞLAR BAKIN BU KÖTÜ EKONOMİDEN DOLAYI HEPİMİZ BATTIK FAKAT BİZİ YÖNETENLERİN YÜZÜNDEN BATTIK ŞİMDİ ONLAR HEPSİ ÖYLE BÖYLE YOLUNU BULDU BİZDE HAPİHANE YOLU BULDUK BOZALIM ARTIK BU SESSİZLİĞİMİZİ HAKKIMIZI ARAYALIM,,,izer

yardım dedi ki...

196 da yazan arkadaşım gerçekten teşekkür ederim 4 tane avukata gittim hepsi farklı şeyler söyledi en açıklayacı bilgiyi sen verdin bazı avukatlar karşılksız çek vermek kasıtlı suç diyor bazıları değil diyor allah aşkına bu nasıl yorum farkı nasıl hukuk farkı

Adsız dedi ki...

197
TCK Madde 104 - (1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin HER AŞAMASINDA şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.

Kanun bir sınırlama öngörmemiş.
salıverme taleplerini mutlaka değerlendirmeniz lazım.
Kanun açıkca bunu emrediyor.
Kolay gelsin:)

«En Eski ‹Eski   1 – 200 / 570   Yeni› En yeni»