Burhan İşcan 2



ÇEK MAĞDURLARI


KIYMETLİ DOSTUM MURAT YALÇIN BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM DOSTLARIMA;

PRESTÜRKTE İLK YAZIM “DEVLET ELİYLE SOYGUN YAPANLAR VE YANDIM ANAM DİYENLER” OLMUŞTU.
Sonraları bir çok yazılar yazdım. Tüm yazılarımın ana teması “YOLSUZLUK EKONOMİSİ POLİTİKALARI” idi. Ve bu politikalardan kurtulmak için gerekli olan “YARI DOĞRUDAN HÜKÜMET ŞEKİLLERİNİN E-DEVLET ŞEKLİNDE UYGULANMASI” sistemiydi.

TÜRKİYENİN EN TEMEL SORUNU “UYGULAMADA OLAN DEVLET POLİTİKASININ OLMAMASIDIR.”

Bu eksiklik ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ile kapatılmak istenmektedir. Anayasayı uygulayacak sisitem arızalı olunca değişecek anayasa ne ifade eder.
“GİDECEĞİN YERİ BİLMİYORSAN, GİTTİĞİN YOL NE İFADE EDER”

ADALET
Tabi ki ben bir hukukçu değilim, ama, hukukçularımızın hoşgörüsüne sığınarak bir vatandaş olarak hukuktan ben ne anlıyorum, işte bu defa bu hususta görüş ve kanaatimi yazmak istiyorum..(M.YALÇIN-cek-magdurlari blogspot)

TÜRKİYE’DEKİ bazı hukuk çevrelerinin ‘yargı bağımsız değil’ açıklamalarına rağmen Avrupa’dan farklı bir ses geldi.
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten, Türkiye’de yargının bağımsızlık değil, tarafsızlıkla ilgili sorunu olduğunu söyledi. Türkiye Raportörü, ‘Özgürlüklerin olmadığı bir ülkede vatandaşların ruhunu öldürüyorsunuz’ diye konuştu. Hollandalı raportör, Zaman’daki yazısında şu görüşlerini dile getirdi:

EN ACİL SORUN KUTUPLAŞMA
Laiklik: Türkiye’nin şu an en acil sorunlarından biri kutuplaşma. Bu kutuplaşmayı rahatlatmanın en iyi yolunun yeni bir anayasa olduğunu düşünüyorum. Yeni bir anayasa ile herkesin temel haklarının temin edilebileceği ve en mühimi din-devlet ilişkilerinin ayrılabileceği kanaatindeyim. Şu an din ve devlet işleri ayrı değil… Ülkenizde din kamusal alandan tamamıyla çıkarılmış… Dinin siyaseti düzenlemesine, kanun yapımına katılmasına kesinlikle karşıyım. Din aynı zamanda toplumsal birtakım sorunlara çözüm üretebilir… Laiklik çoğu zaman din ile devlet arasında çelişki varmış ve bu yüzden ortaya çıkmış gibi takdim ediliyor… Türk laikliğinin kesinlikle militan olduğunu düşünüyorum.

CHP’NİN TAVRI ANLAŞILMAZ
CHP: Anamuhalefet partisinin sık sık mahkemeye gitmesi inanılacak gibi değil. Benim ülkemde bu tahayyül dahi edilemez. Meselelerinizi Meclis’te görüşürsünüz. Eğer Meclis’te durduramıyorsanız, meseleyi halka, sivil toplum örgütlerine havale edersiniz ve onlardan yardım istersiniz.

TÜRKİYE’DE YARGI SINAVDAN GEÇİYOR
Yargıtay’ın bildirisi Türkiye’de yargı sistemini yeniden tartışmaya açtı. Bildiri, reformlara karşı çıkarken, AB’den farklı yorumlar geldi. Türkiye raportörü Ruijten, “Türk yargısının bağımsızlık değil tarafsızlık sorunu var.” dedi. AB önümüzdeki hafta Ortaklık Konseyi toplantısında da yargı reformu isteyecek.
Hükümet yandaş yargı istiyor
Anayasa Mahkemesi, başörtüsü düzenlemesi ve AK Parti’ye açılan kapatma davasını görüşürken Yargıtay, sert bir bildiri yayınladı. Üniversitelerde başörtüsü serbestliğini öngören düzenlemeye tepki gösteren Yargıtay Başkanlar Kurulu, yargı reformuna karşı çıktı, yeni anayasa çalışmalarını ağır bir dille eleştirdi. AK Parti’ye kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’na sahip çıkılan bildiride, Hükümet ‘yandaş bir yargı kurumu’ oluşturmaya çalışmakla suçlandı. Bildirinin amacı ise “yargıya yönelik sistemli saldırıların ivme kazanması” olarak özetlendi.

Hükümet, Yargıtay’ı uyardı: Millet adına konuşamazsınız
Hükümetten Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun bildirisine sert bir cevap geldi. Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, bildirinin demokratik ve hukukî meşruiyeti olmadığını dikkat çekerek “Bu, siyasî bir bildiridir ve kabul edilemez.” diyerek tepki gösterdi. Yargıtay’ın millet adına açıklama yapamayacağını vurgulayan Çiçek, Yargıtay’ın ‘bildiri yayımlamak gibi bir görev ve yetkisine sahip olmadığını’ belirtti. Çiçek şöyle konuştu: “Yargıtay, parti kapatma davası konusunda iddianameyi kutsayarak taraf olmuştur. Dava öncesinde yayımlanan bildiri, açıkça mahkemeyi etkilemeyi amaçlamaktadır.”

AB, yargı reformunda ısrarcı: Sorunun kaynağı ‘tarafsızlık’
Türkiye ile Avrupa Birliği, önümüzdeki hafta ‘müzakere süreci’ni masaya yatıracak. 27 Mayıs’ta Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın katılımıyla gerçekleşecek Ortaklık Konseyi toplantısında AB, önemli tespit ve taleplerde bulundu. Zaman’ın ulaştığı 17 sayfalık taslak belgeye göre, Brüksel yargıda radikal reform istedi. Tarafsız, bağımsız, güvenilir, şeffaf bir yargı sisteminin önemine dikkat çekecek. AP, Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten’e göre de sorun yargı bağımsızlığından değil tarafsızlığından kaynaklanıyor: AB’de hiçbir savcı Türkiye’deki kadar bağımsız değil.

http://www.cekmagdurlari.com/2009/08/burhan-iscan-3.html

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Sayın Sadullah Ergin, bizler sayıları yüzbinlerle ifade edilen çek mağdurlarıyız Türk Ticaret Kanunu'nun çek ile ilgili hükümleri İsviçre borçlar kanunundan tercume edilerek alınmıştır. 3167 sayili kanun çek kullanımını yaygınlaştırması gererkirken, Tamamen karşılıksız çek keşidecilerini cezalandırmaya yönelik gayri insani hükümler taşımaktadır. Bu kanun, temelde Banka ve Ticaret Araştırma Enstitüsünün Tasarısını esas almıştır. Karşılıksız çeke Hapis cezası Türk Hukuk Sistemi açısından bir yüz karasıdır! Kişi hak ve hürriyetlerine aykırı bu uygulama 1 Ocak 2009 tarihinde yeni bir boyut kazanmıştır.

Adsız dedi ki...

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın soru önergesine verdiği yanıt, karşılıksız çek nedeniyle açılan davaların 2008 ve 2009 yılında arttığını ortaya koydu. Verilere göre, 2009 yılında karşılıksız çek nedeniyle cezaevlerine giren kişi sayısı bin 461 oldu.

Bakan Ergin'in Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'na ait istatistiklere dayanarak verdiği bilgilere göre, 2009'un ilk 6 ayında karşılıksız çek nedeniyle ceza mahkemelerinde 159 bin 774 dava açıldı. Bu davalarda 221 bin 755 kişi hakim karşısına çıktı. 2009'un 6 ayında çek davaları nedeniyle bin 461 kişi hapse girdi. Bunlardan 5'ini çekle ilgili ihtara ve yasaklamaya uymama, 67'sini Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun'a muhalefet, diğerlerini de karşılıksız çek keşide etme suçu oluşturdu.

HER AY 100 BİN ÇEK KARŞILIKSIZ CIKIYOR
EsnafIn, tüccarın elinin darda olup olmadığını gösteren önemli bir gösterge olan karşılıksız çek sayısında önemli artışlar dikkati çekiyor. 2007 ilk 7 ayından 2008 ilk 7 ayına karşılıksız çek sayısında yüzde 11.5 artış yaşanmışken, 2008'den 2009'a bakıldığında oranın yüzde 28.2'ye çıktığı göze çarpıyor. Türkiye'de her ay yaklaşık 100 bin adede yakın çek karşılıksız çıkıyor ve hukuki işleme tabi oluyor. Protestolu senet tutarında ise ilk 6 ayda yüzde 29.27'lik artış söz konusu

Adsız dedi ki...

Karşılıksız Çek Vermekten Gözaltına Alınan Yönetmen Ezel Akay Tutuklandı Karşılıksız Çek Verdiği Gerekçesiyle Antalya'da Gözaltına Alınan Yönetmen Ezel Akay, Tutuklanarak Cezaevine Gönderildi.
Karşılıksız çek verdiği gerekçesiyle Antalya'da gözaltına alınan yönetmen Ezel Akay, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Altın Portakal Film Festivali için geldiği Antalya'da bu sabah kaldığı Dedeman Otel'de polis tarafından gözaltına alınan Ezel Akay karşılıksız çek verme suçunu konu alan 3167 Sayılı Kanun'a muhalefetten Asayis Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Daha sonra Antalya Adliyesi'ne getirilen yönetmen Ezel Akay'ın borcunu ödemediği anlaşıldı. Adliye nezaretinde sabah saatlerinden beri bekletilen Ezel Akay hakkında Fatih Adliyesi tarafından çıkarılan tutuklama müzekkeresi bulunduğu belirtildi.

Akay daha sonra tutuklanarak Antalya E Tipi Cezaevi'ne gönderildi.