HSYK; Taahhüdü İhlal Tazyik Hapislerinde Erteleme

Taahhüdü ihlal tazyik hapsinde hastalık nedeni erteleme, Taahhüdü ihlal hapis cezasında hamile, gebelik nedeni erteleme, Taahhüdü ihlal hapis cezası askerlik nedeni erteleme, ceza zamanaşımıTazyik hapislerinde zamanaşımı konusunda kanun yararına bozma talebi ve sonrasında Taahhüdü İhlal Tazyik Hapislerinde Ceza zamanaşımının hiç bir şekilde kesilmeyeceği gerekçesiyle bozma kararı verilmesi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Taahhüdü ihlal tazyik hapislerinde hastalık ve askerlik nedeniyle erteleme yapılıp yapılmayacağı konusunda görüş sorulmuş ve HSYK görüşünde erteleme olabileceği konusunda görüş bildirmiştir Taahhüdü İhlal tazyik hapislerinde uygulamada tereddütleri gideren Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) görüşü aşağıdadır.

Disiplin ve tazyik hapsine mahkum olan kişilerin cezalarının, infazı engelleyecek nitelikte bir hastalık halinin olması ve 5275 sayılı Kanun’un 16’ıncı maddesinde belirtilen koşulların bulunması halinde ertelenmesinin mümkün olabileceği,

Disiplin ve tazyik hapsine mahkum olan kişilerin asker olması halinde, 5275 sayılı Kanun’un 117’inci maddesi yollaması ile 1111 sayılı Askerlik Kanununun 39’uncu maddesi uyarınca cezalarının ertelenebileceği,

Erteleme kararı verilmesi halinde ceza zamanaşımının devam edip etmeyeceği hususu mahkemelerin yargı yetkisine ilişkin olması nedeniyle Kurulumuzca Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9 ve 138'nci maddeleri ile 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’nun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca, bu konuda görüş bildirilmesi mümkün olmadığından sorunun yasa ve yargı yolu ile çözülmesi,

Gerektiği düşünülmektedir.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) Görüş yazısı aşağıdadır.


T.C.
HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU
GENEL SEKRETERLİĞİ'NE
Gönderilmek Üzere
..... CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI
(Bakanlık Muhabere Bürosu)

Hükümlü ...........hakkında ..... 1.İcra Ceza Mahkemesinin 15/02/2011 tarih ve 2009/1638 esas, 2011/296 karar sayılı hükmü ile adı geçene 3 aya kadar tazyik hapis verilerek infaz için Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmiştir. İnfaz sürecinde İİK 354 maddesindeki iki yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmasına kısa bir süre kala cezaevine alınmıştır.

İki yıllık süre dolduğunda ceza zamanaşımı süresi dolması nedeniyle mahkemeden talepte bulunulmuş ancak mahkeme süre dolmadan cezaevine alındığından zamanaşımı kesildiği tespiti ile talebimizi reddetmiştir. Ret kararına yapılan itirazda reddolunca Cumhuriyet Başsavcılığımız kanun yararına bozma yoluna gitmiş Yargıtay 11. Ceza Dairesi 03/10/2013 tarih 2013/17785 esas,2013/14246 karar sayılı ilamı ile tazyik hapsinin hapis cezası olmadığı,5271 sayılı yasanın 2 maddesinde tanımlanan "disiplin hapsi" kavramı içinde kaldığı, TCK 71 maddesi uyarınca ceza zamanaşımını kesen nedenlerin disiplin hapsi kapsamında bulunmadığı 2004 sayılı yasanın 354/2 maddesinde de zamanaşımı kesen başkaca bir sebeb bulunmadığından ..... İcra Mahkemelerinin verdiği kararı bozmuştur.

Yüksek Yargıtay'ın bu tespiti halen uygulamada bir çok tereddüte neden olan tazyik hapislerinin 5275 sayılı infaz yasasının 16 maddesinde düzenlenen hastalık nedeniyle erteleme ve yine aynı yasanın 118 maddesi ile Askeri Ceza Kanunun 39 maddesinde düzenlenen askerlik nedeni ile erteleme konusunda tereddütleri artırmıştır.Ağır hasta veya hamile bir kişi ceza miktarı ne olursa olsun erteleme yapılacak iken sadece borçlu olmasından kaynaklı tazyik hapsinden erteleme yapılamadığından cezaevine gönderilmesi Avrupa İnsan hakları sözleşmesinin 3 maddesinin ihlali sonucu doğurabilecektir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ağır hastalığı bulunan kişilerin tutulmaya devam etmesi, sözleşmenin 3 maddesi kapsamına giren ağırlıkta bir muamele oluşturabileceğine "Mouisel-Fransa" davasında hükmetmiştir. 6411 sayılı yasa, infaz yasasının 16 ve 17 maddelerinde değişiklik yapılmıştır.Hükümlünün istemi ile ertelemeyi düzenleyen 17 madde de açıkça tazyik hapislerinin erteleme kapsamında olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen 16 madde de bu yasaklamadan bahsedilmemesi kanun koyucunun bilinçli olarak 16 maddeden erteleme yapılabileceği şeklinde değerlendirilmektedir.

Ancak erteleme halinde ise İKK 354 maddesine göre iki yıllık ceza zamanaşımı süresine uğraması gündeme gelecektir. Kanun yararına bozma yoluna gidilirken özellikle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 15 maddesinden de bahsedilmiş ise de Yargıtay gerekçesinde bu konuya hiç girmeden 5237 sayılı yasanın 71 maddesi yönünden değerlendirmede bulunmuştur. 5320 sayılı yasanın 15/2 maddesinde yer bulan "Cezanın infazının ertelenmesi veya durdurulması halinde, bu cezaya ilişkin zamanaşımı işlemez" hükmünün tazyik hapislerine uygulaması mümkün olup olmadığı konusu tereddütlü kalmıştır.

Yukarıda izah edilen nedenlerle tazyik hapislerinde infaz yasanın 16 maddesine göre hastalık nedeniyle ve aynı yasanın 118 ile Askeri Ceza Yasasının 39 maddesi uyarınca askerlik nedeniyle erteleme yapılıp yapılamayacağı, ertelenmesi halinde ceza zamanaşımı konularında uygulama birliğinin sağlanması açısında görüş bildirilmesi hususu arz ederim.


T.C.
HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU
Genel Sekreterliği

Sayı : 87742275-045.02-0018-2013/35/3073 23/01/2014
Konu : Disiplin ve tazyik hapislerinin ertelenmesi


...... CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA


İlgi : 24/12/2013 tarihli ve B.M. 2013/11280 sayılı yazı

Tazyik hapislerinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16’ncı maddesine göre hastalık ve aynı yasanın 118 ile Askeri Ceza Yasasının 39'uncu maddesi uyarınca askerlik nedeniyle erteleme yapılıp yapılamayacağı, cezanın ertelenmesi halinde ceza zamanaşımı konularında nasıl hareket edilmesi gerektiği hususlarında uygulama birliğinin sağlanması açısında görüş bildirilmesini talep eden ilgi yazı incelendi.

Görüşe konu edilen hususların anlaşılması bakımından öncelikle disiplin ve tazyik hapsi kavramlarının ele alınmasında fayda vardır.

Bilindiği üzere 5271 sayılı CMK’nın “Tanımlar” kenar başlıklı 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde disiplin hapsi, kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapis olarak tanımlanmıştır.

Öte yandan, ilgili mevzuat hükümleri esas alınarak hazırlanan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 18/10/2011 tarihli ve (6) No'lu “İnfaz ve denetimli serbestlik işlemleri” konulu Genelgesinde de belirtildiği üzere, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde disiplin hapsinin tarifi yapılmasına ve bu tanımlamada disiplin hapsinin sadece sonuçlarına değinilmesine, anılan Kanunda tazyik hapsiyle ilgili olarak herhangi bir tanıma yer verilmemiş olmasına rağmen doktrin ve uygulamada, tazyik hapsinin bir kişiyi kendisine düşen yükümlülüğün gereğini yerine getirmeye zorlamak amacıyla verilen bir yaptırım olduğu, tazyik hapsinin de disiplin hapsi gibi seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapis özelliklerinin olduğu kabul edilmektedir.

Disiplin hapsi ile tazyik hapsi arasındaki temel fark, tazyik hapsi bir yükümlülüğün yerine getirilmemesinden dolayı verilmesi ve bu yükümlülüğün yerine getirilmesiyle son bulmasına karşın, disiplin hapsi bir yükümlülüğün yerine getirilmemesinden dolayı değil, kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan bir fiilin işlenmesi dolayısıyla verilmesidir. Bu nedenle o işin yapılması ve yerine getirilmesi disiplin hapsini sona erdirmez. Bu açıklamalardan, disiplin ve tazyik hapsinin niteliği ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla bir suç karşılığında öngörülen bir ceza değil, yaptırım altına alınmış bir fiil dolayısıyla verilen tedbirden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca 17. Hukuk Dairesi 14.12.2006 tarih, 2006/5261 esas ve 2006/9088 karar sayılı ilamında, disiplin ve tazyik hapsinin, hapis cezası olmadığı ve disiplin ve tazyik hapsinin 5275 Sayılı CMK’nun 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde tanımlanan “Disiplin hapsi” kavramı içinde kaldığı ifade edilmiştir. Yani disiplin hapsi ve tazyik hapsi, kısmi bir düzeni korumak amacıyla getirilmiş olup, yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde her zaman düşme kararı verilebilerek ve kişi serbest kalabilecektir.

Dolayısıyla disiplin ve tazyik hapisleri infaz bakımından aynı özelliklere sahip oldukları görülmektedir. Bu noktadan hareketle dsiplin ve tazyik hapislerinin infazının ertelenmesinin mümkün olup olmadığı ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirmeye alınmasında fayda vardır.

A) HASTALIK NEDENİYLE TAZYİK HAPİSLERİ İNFAZININ ERTELENMESİ
Yukarıda da vurgulandığı üzere CMK’nın 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde disiplin hapsi, kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapis olarak tanımlanmıştır. Bu tanım ve CMK’nın “Kanunun kapsamı” kenar başlıklı 1’inci maddesinde yer alan “Bu Kanun, ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler.” hükmü birlikte değerlendirildiğinde disiplin hapisleri bakımından öngörülen “erteleme yasağı”, kovuşturma aşamasının sonunda mahkemenin hüküm kurarken bu cezaların ertelenmesine karar verememesine ilişkin olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla disiplin hapisleri bakımından CMK’nın 2’inci maddesinde öngörülen “erteleme yasağı” infaz aşaması bakımından geçerli olan bir düzenleme değildir.

Disiplin hapisleri ve tazyik hapisleri bakımından infaz aşamasında ertelemenin mümkün olup olmadığının tespiti bakımından 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümlerine bakılması gerekir. 5275 sayılı Kanunun “Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi” kenar başlıklı 16’ncı maddesinde akıl hastalığı ve diğer hastalıklarda cezaların infazının ertelenmesine ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir. Maddedeki düzenlemede erteleme için herhangi bir istisnaya yer verilmediği görülmektedir. Ancak Kanunun “Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi” kenar başlıklı 17’nci maddesinde ise hükümlünün istemiyle cezanın infazının ertelenmesine ilişkin hükümlere yer verilmiş ve maddenin son fıkrasının (e) bendinde ise bu madde hükümlerinin; disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar hakkında uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir.

Kanun koyucunun cezaların infazını düzenlediği bu iki maddede, hastalık nedeniyle cezanın infazının ertelenmesinin düzenlendiği 16’ncı maddede herhangi bir istisnaya yer vermemiş olmasına karşın hükümlünün talebiyle infazın ertelenmesinin düzenlendiği 17’inci maddede bu maddenin uygulama alanına ilişkin istisnalara yer verilmiş olmasının bilinçli bir tercih olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca bu noktada 5275 sayılı Kanunun 2’nci maddesinin son fıkrasında yer alan “ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.” hükmü önem arz etmektedir.

Ağır hasta olan ve disiplin veya tazyik hapsi cezası bulunan kişinin kanunda açık hüküm bulunmadığı gerekçe gösterilerek ceza infaz kurumunda cezasının infazına başlanması ve erteleme talebinin kabul edilmemesi halinde, cezaların infazı bakımından hükümlünün insanlık dışı bir muameleye maruz kalması söz konusu olacaktır. Bu aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3’üncü maddesinin ihlali sonucunu da doğuracaktır. Zira ilgili madde uyarınca hiç kimse işkence veya insanlık dışı veya küçük düşürücü muameleye veya cezaya maruz bırakılamaz.

Diğer taraftan, 5275 sayılı Kanunun 121’inci maddesine dayanılarak çıkartılan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün “Disiplin hapsi ve tazyik hapsi kararlarının infazı” kenar başlıklı 193’üncü maddesinin dördüncü fıkralarında; “(4) Disiplin hapsi ve tazyik hapsi kararları, tekerrüre esas olmaz, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz ve adli sicil kayıtlarına işlenmez.” hükmüne yer verilmiştir. Bu madde bakımından da önemli olan husus, disiplin hapsi ve tazyik hapsi kararları bakımından tekerrüre esas olmayacakları, koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmayacağı ve adli sicil kayıtlarına işlenmeyeceği belirtilmesine karşın bu kararlar bakımından erteleme hükümlerinin uygulanmayacağına dair bir hükme yer verilmemiş olmasıdır. Dolayısıyla buradaki düzenlemeden de koşullarının bulunması halinde disiplin ve tazyik hapisleri bakımından da hastalık nedeniyle ertelemenin mümkün olduğu anlaşılmaktadır.

B) ASKERLİK NEDENİYLE TAZYİK HAPİSLERİ İNFAZININ ERTELENMESİ
Bilindiği üzere, 5275 sayılı Kanunun “Hapis cezalarının ve tedbirlerin infazında göz önünde bulundurulacak ve uygulanacak diğer kanunlardaki hükümler” kenar başlıklı 117’nci maddesinde “Cezanın kesinleşmesinden sonra asker edilen kişiler hakkındaki hapis cezasının infazı ve geri bırakılması hususunda da 21.6.1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununun 39 uncu maddesi göz önünde bulundurulur ve uygulanır.”; “Asker edilen kişilerin cezalarının infazı” kenar başlıklı 118’inci maddesinde

“(1) Sırf askerî suçlar ile askerî disiplin suçları ayrık olmak üzere, askere alınmadan önce ve askerlikleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı er ve erbaşlar ile yedek subaylar hakkında kısa süreli hapis cezaları yerine hükmedilen Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (e) ve (f) bentlerinde yazılı tedbirler ile bu Kanunun 106 ncı maddesinde yazılı adlî para cezasının yerine getirilmesi askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılır. Bu süreler içinde zamanaşımı işlemez.

(2) Herhangi bir suçtan askerî ceza ve tutukevinde tutuklu bulunan kişiler hakkında, adliye mahkemelerince verilen veya askerî mahkemelerce verilip de 22.5.1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 39 uncu maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı ceza infaz kurumlarında infazı gereken hapis cezaları, bu kişilerin tutukluluk hâli durdurulmak suretiyle askerî ceza ve tutukevlerinde yerine getirilir. Hükümlü, tutukluluğunun sona ermesi durumunda, cezası infaz edilmemişse Adalet Bakanlığı ceza infaz kurumuna gönderilir. Cezaları askerî ceza ve tutukevinde bu suretle infaz edilenler hakkında koşullu salıverilmeye ilişkin bu Kanun hükümleri uygulanır.”

Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün “Hapis cezalarının ve tedbirlerin infazında göz önünde bulundurulacak ve uygulanacak diğer kanunlardaki hükümler” kenar başlıklı 191’inici maddesinde “(1) Cezanın kesinleşmesinden sonra asker edilen kişiler hakkındaki hapis cezasının infazı ve geri bırakılmasında 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununun 39 uncu maddesi göz önünde bulundurulur ve uygulanır.”; “Asker edilen kişilerin cezalarının infazı” (1) Asker edilen kişilerin cezaları, 5275 sayılı Kanunun 118 inci maddesinde belirtilen esas ve usullere göre infaz edilir.”

1111 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 39’uncu maddesinde “Barışta, muvazzaf ve yedek erbaş ve erlerden askere çağırıldıkları sırada tutuklu ve hükümlü bulunanlar, tahliyelerine kadar sevk edilmezler. Bunlardan askerlikle ilişiği olanlar tahliyelerinde serbest bırakılmayarak, ilgili kolluk kuvvetlerince askerlik şubelerine teslim edilirler. Askere sevklerinden önce işledikleri suçlardan dolayı, mahkemelerce bir yıl ve daha az süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza veya para cezasından çevrilme hapse mahkûm olup da hükümleri askerde iken bildirilenlerin cezaları, terhislerinden sonra infaz edilir.

Bu kabil mahkumlar terhis edildikleri zaman serbest bırakılmayıp cezalarının çektirilmesi için ikametgahları Cumhuriyet Müddeiumumiliklerine teslim olunmak üzere kıtalarınca mensup oldukları askerlik şubelerine sevkolunurlar.
Bir seneden fazla hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkumiyeti bildirilecek olanlar cezaları çektirilmek ve tahliye edildikten sonra geri kalan askerlikleri tamamlattırılmak üzere ikametgahları Cumhuriyet Müddeiumumiliklerine teslim olunurlar.

İnfazları geri bırakılan mahkumiyetler için müruruzaman cereyan etmez.”
Hükümlerine yer verilmiştir.

İlgili hükümler birlikte değerlendirildiğinde yasa koyucunun sadece bir seneyi aşan suç ve cezalarda askerlik hizmetinin kesintiye uğramasını istediği, bir seneyi aşmayan hallerde ise; gerek soruşturmayı ve gerekse cezanın infazını durdurmak suretiyle askerlik hizmetinin bölünmemesini amaçladığı ortaya çıkmaktadır. Ayrıca maddede disiplin ve tazyik hapislerine yönelik herhangi bir istisnai hükmede yer verilmediğinden askerlik nedeniyle disiplin ve tazyik hapsi cezalarının da infazının ertelenmesinin mümkün olabileceği değerlendirilmektedir. Ancak gerek bu noktada gerek ise diğer infaz işlemleri sırasında tereddüt hasıl olması halinde 5275 sayılı Kanun’un “Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama” kenar başlıklı 98’inci maddesi gereğince mahkemeden karar alınmak suretiyle sorunun yasa ve yargı yoluyla çözülmesinin yerinde olacağı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla;

1- Disiplin ve tazyik hapsine mahkum olan kişilerin cezalarının, infazı engelleyecek nitelikte bir hastalık halinin olması ve 5275 sayılı Kanun’un 16’ıncı maddesinde belirtilen koşulların bulunması halinde ertelenmesinin mümkün olabileceği,

2- Disiplin ve tazyik hapsine mahkum olan kişilerin asker olması halinde, 5275 sayılı Kanun’un 117’inci maddesi yollaması ile 1111 sayılı Askerlik Kanununun 39’uncu maddesi uyarınca cezalarının ertelenebileceği,

3-Erteleme kararı verilmesi halinde ceza zamanaşımının devam edip etmeyeceği hususu mahkemelerin yargı yetkisine ilişkin olması nedeniyle Kurulumuzca Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9 ve 138'nci maddeleri ile 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’nun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca, bu konuda görüş bildirilmesi mümkün olmadığından sorunun yasa ve yargı yolu ile çözülmesi,
Gerektiği düşünülmektedir.

Bilgi edinilmesi ile keyfiyetin yazılarına cevaben Cumhuriyet Savcısı ......ya bildirilmesini rica ederim.

    Neslihan EKİNCİ
           Hâkim
Genel Sekreter Yardımcısı

28 yorum:

Rasit49 dedi ki...

LÜTFEN AZAMİ DİKKAT ARKADAŞLAR

130 bin kişi uykuda yakalandı
Haklarında yakalama kararı olan 130 bin kişi, Kimlik Bildirme Sistemi sayesinde kaldıkları tesislerde uyurken yakalandı.

Sisteme, özel öğrenci yurtları ve rent a car’lar da eklenecek. Kısa adı GİYKİMBİL olan Geçici İkamet Yerleri Kimlik Bildirme projesi aranan kişilerin korkulu rüyası haline geldi. 17 Ocak 2005'de uygulamaya giren sistem sayesinde bugüne kadar çeşitli mahkeme ya da savcılıklarca aranan 130 bin kişi konakladıkları tesislerde yakalandı.Haklarında yakalama/tutuklama kararı olduğu bilinmeden referansla Polis Evleri ile Polis Moral Eğitim Merkezleri'nde konaklayan bazı kişiler de bu sistem sayesinde gözaltına alınarak adli mercilere teslim edildi. 3 gün içerisinde müşteri ya da misafir listelerini emniyete bildirmeyen tesislere bu yıl içinde 200 bin lira idari para cezası kesildi.KAPSAM GENİŞLETİLİYOROtel, motel, tatil köyleri ile 30 yatak üzeri kapasitesi olan özel ve ya resmi konaklama yerleri ile yatarak tedavi uygulayan özel sağlık kuruluşlarında kullanılan GİYKİMBİL'e yeni bileşenler eklenecek.Emniyet Genel Müdürlüğü, aranan kişi ve araçların yakalanmasında önemli rol oynayan sisteme özel öğrenci yurtları ile rent a car'ların da girmesi için çalışma başlattı.Rent a car müşterileri ile araçları GBT ve UYAP kayıtlarından sorgulanacak. Böylece hakkında arama kararı olan kişilerin kiralık araçla hırsızlık, dolandırıcılık, kapkaç, yankesicilik, gasp, soygun gibi asayiş olayları ile terör ve kaçakçılık suçlarına karışması engellenmiş olacak.GiYKiMBiL NASIL iŞLiYOR?GİYKİMBİL projesine 14 bin 500 tesis kayıtlı. Bir ucu internette diğer ucu ise Polnet'te (Polis Bilişim Ağı) uygulanan büyük bir proje olan GİYKİMBİL 7 gün 24 saat çalışıyor. Otel, motel, tatil köyleri ile 30 yatak üzerindeki resmi ya da özel konaklama yerleri ile yatarak tedavi uygulayan özel sağlık kuruluşları müşteri/hasta bilgilerini internet üzerinden emniyete bildiriyor. Müşteriler T.C. kimlik numarası üzerinden GBT ve aranan araçlar sisteminden sorgulanıyor. Haklarında yakalama ve ya tutuklama kararı bulunan kişiler kaldıkları tesislerde gözaltına alınarak adli mercilere teslim ediliyor.KİRALIK ARAÇLARLA SUÇ İŞLEMEYE SON2013'de hayata geçirilmesi öngörülen çalışma ile rent a car'lardan araç kiralayan müşterilerin kimlik bilgileri Polnet (Polis Bilişim Ağı) üzerinden sorgulanacak. Haklarında arama ya da tutuklama kararı bulunan kişiler kiraladıkları araçlardaki GPS sayesinde gözaltına alınacak.

DEVRİM GÜLER dedi ki...

tamam abla

seker765 dedi ki...

tşk ederim...

Fatih CAN dedi ki...

   Neyin cevabını verecek yalancılar... TAAHHÜT İHLALİNDEN şu anda TEMMUZ ayı itirabıyla 2.091 kişinin tutuklu olduğunu söylüyor Sn. Adalet bakanı... Pes yani yalanın da bu kadarına ne denebilir ki

§ibeLLa dedi ki...

aynen akıl alır gibi değil...mağduriyet yokmuş gibi davranıyorlar

seker765 dedi ki...

tşk ederim canım...ALLAH sizlere uzun ömürler versin...

Emin Şahin dedi ki...

hasan abi kimseye kızgın değilim sadece okuyup takip ediyorum

Emin Şahin dedi ki...

sayın eker1968 bu olay avukat katibin bilinçsizce yaptığı bir işlemdir. sedece bu

Emin Şahin dedi ki...

deneme

Emin Şahin dedi ki...

deneme

Emin Şahin dedi ki...

ben avukat değilim bilğinize

Emin Şahin dedi ki...

sayın . avukatmağduru siz yazılarımı okumuş ve takip etmeniz beni şahsen çok mutlu etmiştir.  teşekkür ederim

Emin Şahin dedi ki...

sayın eken1968 evde kimsenin olup olamması şart değil icra memuru polis alır ve çilingir açar içeri girer bu onun yasal hakkıdır.

Emin Şahin dedi ki...

PES YANİ VALLAHİ  BİLLAHİ PES HİÇ BİR ŞEY SÖYLEMİYOR SADECE PES DİYORUM   







evet değerli arkadaşlar pes dedim ve diyorumda bunun için çok susdum ve sabretim daha ne diyeyim bilmem anlata bildimmi burada çok yazdık çizdik anlattık demekki bazı kişiler hala bizlere inancı yok ne yapalım elimizle değil ağzımızla kuş tutsak boşunaymış yani burada bunu anladım PES şu son hatfa içinde iki tane olaya şahit oldum inanmıyaçaksınız ama sizlerde PES dersiniz bunu sizlerle paylaşmaya karar verdim kişiler lütfen bana kızmasın olurmu    






OLAY: 1. sayfamızda bulunan bir bayan arkadaşımıza evine haczi geliyor bu arkadaşımız hem buradan hemde benim ( adaletli - hukuk ) sayfasının sakinlerinden 7. ay boyunca bende siz arkadaşlarda buradan evde haciz bittiğini defalarca anlattılk ve yazdık ( çift eşya altın gümüş antika ) eşyalar haricinde haciz olamıyacağını defalarca yazdık çizdik doğrumu ( her gün defalarca ) yazdık çizdik ve bu bayan arkadşımız benim sizlerin çok sevdiği M.CELAL TOPRAKLI abimizin yakın ahbabı ve ayrıca benim hem çep numaram var hemde iş numaram var ayrıca facemde arkadşım daha ne anlatayım kızdığım konu şu bu arkadaşımız evine icra geliyor. gelen icra memuru ve avukat katibi gelenlere evine davet edip alıyor. gelen icra memuruna evlerde haciz olmuyor demiş avukat katibinle icra memuru bayan arkadaşımıza size YANLIŞ BİLĞİ VERMİŞ O KİŞİLER ( yani bizler ) EK. 10 MADDE İLE 82. MADDE YANLIŞ BİLİYORLAR BİZ EVİNİZE HACZE GELDİK EŞYALARINIZI MUAFAZA ALTINA ALANICAK DEMİŞ o bayan BENİ ne arama tenezül ediyor nede M. CELAL abimizi arama tenezülünde bulunmayıp hemen yasal TAAHHÜT' bulunuyor. ve icra memuru ile avukat katibi gitdikden BİR SAAT sonra BENİ ARAYIP siz vatandaşa yanlış bilği veriyorsunuz deme tenezülünde bulunuyor. bende kendisini kızınca sonra UMUT kardeşimize iletişime geçmeye çalışıyor ben bu taahhüt nasıl ödüyecem demeyi bile söylüyor. işte değerli arkadaşlar PES DEĞİLDE NE ?   







OLAY: 2. sayfamızda bulunan ( çek zamanından kalma ) bir vatandaş bana bir şekilde ulaşıyor çok karışık derdi olduğunu anlatdı konu şu ( bir aracı olduğunu aracının yakalama haciz ile yakalanıp yediemin deposuna kaldırıdığını ve iki senedir. aracının yediemin deposunda olduğunun alacaklı vekilinin satış avans yatırıp SATIŞ süreyi KESTİĞİNİ aracının yediemin deposunda çürümeye yüz tutduğunu çıkmaz bir sokakda olduğunu anlatdı ve ayrıca kendisi bu konyu halletmesi içinde bir AVUKAT bile tutduğunu ve ona 1.000. tl para verdiğini ama 3. aydır hiç bir işlem yapmadığını ayrıca anlattı ) ben bunları duydukdan sonra bende dosya numarasını istedim ve verdi onun için hususi icra müdürlüğüne gidip icra dosyasına baktım anlattıkları aynen doğru idi yapılaçak işlemin çok basit olduğunu anlatdım ŞOK geçirdi bana inanmak istemedi ve anlatdım 2004. sayılı icra ifas kanunun 113. mad. göre ( VAKTİNDEN ÖNCE SATIŞ TALEBİ ) ver senin aracını icra müdürü hemen satış hazırlayıp satsın dedim ama malisef anlatamadım bana sen yazarmısın dedi tabii deyip beş dakikada talebi yazıp mail ortamında gönderdim ama iki gün sonra icra müdürlüğüne vermiş icra müdürü talebi KABUL yazıp satış işlemlerine hemen başlamış o vatandaş hemen beni aradı anlamdım nasıl iş diye bende şahsen anlattım o 1.000. tl para verdiği avukat gidip konuyu anlatmaya çalışıyor AMA NAFİLE AVUKAT BEY ona gene işte baya bir yol altık sabret makarata yapmış ve O ARKADAŞ yaptığı İŞLEMİ anlatmış AVUKAT şokta hemen bir kulp bulmuş 100. madde yapılması lazım yani ( SON TAHKİKAT ) sayfa sakinleri üç ay sallayan AVUKAT inanılması beni gerçekden üzmüştür aslında o avukat HİÇ BİR İŞLEM YAPMADI ama bunu anlatamazsınız ( SON TAHKİKATI ) ilğili icra müdürlüğü gerek görürürse yapar ve satışdan sonrada yapılır araç satışında parayı kim alırsa o yapar 100. mad. ( son tahkikatı) ama halen daha bana inanılması beni şahsen ŞOK ETTİ PES YANİ DİYORUM PES    






not: sayın sayfa sakinleri daha bir çok konular varda onlar bende kalsın ben her zaman sözümün ve yazımın arkasındayım YORUMSUZ BİR YAZIDIR. sayğılarımla

Emin Şahin dedi ki...

ne anlatyım canım kardeşim  35. senelik icra memurluk meslek hayatımda demek ki bu sayfaya bir şey anlatamamışım ? herkeze anlatıyorum bu sayfaya anlatamıyorum .demek ki sorun bende  ?


not : bende izmir' deyim tanışalım olurmı benim tel hasan abiden al çağrı at

Emin Şahin dedi ki...

değerli çoğunluğun bozma sonucuna katılmakla birlikte bozma gerekçesine katılmıyorum. (¤¤)

Emin Şahin dedi ki...

sağ ol serhat ilknur için çalışıyorum üzüldüm tam açıklamalı dosya üzerinden anlasam süper olaçak

Emin Şahin dedi ki...

sayın sayfa sakinleri

ben taahüüt ihlalle ilgili olarak iki kere görüş belirdim malisef her ikisindete olmadık hakareler aldım ve malisef iki kerede engellendim bu nedenle tekrar aynı şeyleri yaşamak için ben taahüüt ihlalle ilğili ne yorum ne görüş nede makale ve hukuki terimden yapamıyacağım şayet siz sayfa sakinleri bunu başarmanızı yürekden isterim

başarıranız bu sizin eseriniz olacak bunada sayğım yüksektir. haa şayet sayfa yöneticileri bu konu hakkında bana tekrar engel korsa samimi söylüyorum hiç kızmam ve sayğı gösteririm

en son kavgam seker765 ile oldu ondan öncede iki kişi ile daha oldu benim görüşüm başka sizlerin görüşü başka ben görüşümü daha önceki sayfa sakinleri biliyor o nedenle tekrar açıklama gerek görmüyorum ben icra hukuki, taahüüt ihlal hukuki, ve diğer hukuki konularda yardımcı olmayı düşünüyorum ve bunu böyle devam edecem beni bu konu hakkında bağışlayın

hepiniz allah emenet olun yolunuz bahtınız açık gazanız mübarek olun

Emin Şahin dedi ki...

SAYFA SAKİNLERİ GÜNAYDIM

Sayın sayfa sakinleri dün gene engellenmişdim bu benin 4' engellenişim hatalı olduğumu zannetmiyorum ama olan oldu bir kere benim engellendiğini gören ve duyan bir çok arkadaşımız bana verdiği destekden ötürü çok teşekkür ederim

ben hiç kimseye kırgın ve kızgın değilim bunu tüm sayfa sakinleri bilmesini istiyorum bir kişi benin hakkımda dün yazılardanda okumuşsunuzdur benim engellenmeme adete çok sevinmiş ve bayram havası yaratmıştır . inanın ben çok üzülüp ve utandım benim bu sayfa hiç mi faydam olmadı yazık kaç kişiye icra konusunda bilgi vermedimmi kaç kişi taahhüt ihlal konusunda yardım etmedimmi kaç kişiye hukuk konusunda faydam olmadımı benim bu sayfada engellenmem acaba o kişiye ne kazandırdı dün bakıyorum vatandaşlara yanlış yanlış bilğiler veriyor ve resmen ortada havasını atıyor yazık o zor durumda yardım bekleyen vatandaş o kişiden medet bekliyor o kişiyi kendini bir şey sanıyor. yazık inanınki üzüldüm

sayın sayfa sakinleri akşam değerli bir arkadaşımız beni saat 23.30 telefonla aradı benim bu sayfada olmam gerektiğini burda bir çok vatandaşa mutlaka yardıma ihtiyaç olduğunu söyledi benden kimse ile kırıcı konuşmammı şayet seni kızdıracak kişiler olursa dalaşma yapmayıp bizlere bildirmemi istedi biz gerekeni yaparız dedi ve nitekimde yaptılar kandilerine teşekkür ediyorum

SAYĞILARIMLA

NOT: beni telefonla arayıp bu kibar ve nazik konuşmasından dolayı devrim arkadaşımıza tşk. ederim şahsım adıma

Emin Şahin dedi ki...

SAYIN SAYFA SAKİNLERİ

İLKNUR KARDEŞİMİZİN EVİNDE YAPILAN HACİZ İŞLEMİNİ GELİN BERABER HUKUK MANTIĞI İLE BAKALIM

Şimdi ben burada sizlere evin bütün eşyaların İlknur hm. Olduğunu farz ederek konuyu ele alalım diğer türlü bu mallar babasın diye ela alırsak işte 99. Maddeden yola çıkmamız lazım buda sizin kafanızı karıştırır ben buraya girmiyorum ben her şey ilknurun olduğunu var sayımlarla yola çıkalım olurmu sayın arkadaşlar

Bazı arkadaşlarımız sen evde yokken nasıl girerler dedi hemen şikâyet et dendi

evet evde borçlu yoksa görevli icra memuru avukat veya haciz talebi ile çilingirci ve polis nezaretinde eve girilir burada icra memuru görevini yapmış eve girmede yasalara uygun önce bunu anlayalım icra memuruna sadece görevini yapmış

Evden haciz yapmışlar haczi kaldırmıştı hemen şikâyet edelim mahkemede memuru şikâyet edelim savcılığa suç duyurusunda bulunun diye bir çok arkadaşlarımız yazdı çizdi yasalar var yeni yasaya göre

evde çift eşya varsa biri muhafaza olur bunu defalarca yazdık ve çizdik şimdi nelerin haczi olmuş çamaşır makinesi ve televizyon şimdi arkadaşlar İlknur un evinde iki tane televizyon var biri 106 ekran diğeri 37 ekran burada memur görevini yapmış işte size çift eşya her ne olursa olsun bu çift eşyaya ya girer burada memur görevini yapmış

çamaşır marinasında memur bulaşık makinesini çamaşır makinesi görmüş burada memur hatalı yanlış bir memur bunu anlamsı lazım burada icra memuru hatalı bu böyle biline

Şimdi başka bir değişle onun izahını yapayım olur mu evinizde turbo fırınlı ocak var ve kilerde veya balkonda 3.ü ocak var buyurun size çift eşya veya kasalı bilgisayar var ve aynı evde dizüstü bilgisayar veya nokbuk bilgisayar var buyurun çift eşya veya evde çift çep telefonu var buyurun çift eşya
( mobilyayı katmıyorum çünkü o tahta)

(burada arkadaşlar benim mantığıma ters diye bilirler ama hukuk mantığı bu kişilerin mantığı önemli değil)

Şimdi neden İlknur hm. Evinden çift kapılı buz dolabı var bulaşık makinesi var fırınlı ocak var klima var bilgisayar var bazı değerli eşyalarda var neden bunlar haczi olmadı çünkü TEK burada memur gene görevini yapmış

İlknur arkadaşımız sayfaya yazdığı yazıda TV. İle çamaşır makinesini muhafaza altına aldılar dedi mallar babamın üstüne dedi hemen fazla yazmadı varsayımlarla cevap yazımı okursanız 96. Göremi dedim ve mutlaka haciz tutanağını okuma lazım dedim ama ben 96 göre cevapladım ve emindim ki afyonda haciz yok bunu da nerden varsayım yaptınız derseniz neden bulaşık makinesi yok bilgisayar yok buzdolabı yok. Hacizde götürülmemiş olan varsayım yaptım

Değerli arkadaşlarım icra hukuku okyanustur. Bu böyle biline bir çok avukat icra hukukundan anlamaz yanında çalışan katip daha iyi bilir icra hukukunu saygılarımla
( Yorumsuz bir makale okudunuz )

Emin Şahin dedi ki...

taahhüt ceza davasında düşmelerde şüpheliye karar tebligat olmaz ceza alırsa tebliğ olur haa şüpheli isterse mahkemeye kendisi gidip alır

Emin Şahin dedi ki...

aysel 19851985 gitme ben geldim lütfen gitme

sayın sayfa adminleri
beni engellemekle niyetiniz ne bilmiyorum ama ben burada her keze elimden geldiğince hukuki yardım ( hukuki haklarını ) tanımasına yardım ediyordum amacım kişilere yanış değil gerçek hukuk dersi veya bilğisi vermek bunu zaten sayfa sakinleri biliyordu bilmeseler bana sırf TEŞEKKÜR YAZILARI BURAYA YAZARMIYDI ) ben bu sayfada hiç kimseye hakaret etmedim hele hele küfürlü kelime konuşmadım sadece beni hiç bir kimse küçük göremez ve küçük değilim yaşım 53 ama kendimi daha 25 yaşında görüyorum sırf enerji doluyum bu sayfada beni ve FEDA FEDA engellemekle bu sayfadaki bulunan ve zor durumda yardım bekliyen kişileri dahada çok zor duruma sokuldu ama ben gene mücadelemden hiç yılmadım ve bıkmadım benim telefonum HASAN abiden alan sayfa sakinlerine hem hukuki yol gösterdim hemde dilekçelerini yazdım onları çok ama çok mutlu ettim o sayfa sakinleri mutluluğu beni daha çok mutlu ettin benim elimi ayağımı bağlasalar ben gene zor durumda olan birine gözlerimle dahi bile yardımcı olur bunu sadece ALLAH RIZASI için yapıyorum ve ALLAH RIZASI İÇİNDE yapacam dün çüneyt bey' görüştüm fikir ve yazılarımı beğendiğini burda insanlara ne kadar yardımcı olduğu hem ben hemde kendisi söyledi ve senin engelini ben kaldırcam dedi kaldırdığı için kendisine TEŞEKKÜR ederim

Emin Şahin dedi ki...

SAYIN ÖZCAN icra dosyası acılıp size teb oldukdan sonra 10. gün sonra hacze gelirler size şayet teb olmamışsa oldukdan sonra gelirler şayet size teb. olmuşsa kısaca her an gelirler zaten malüm haciz işlemi ben burda 05.07.2012 ve 15.07.2012 tarihlerinde çok yazdım kesinkez evde haczi kalktı diye ama kimse dikkate almadı geçmiş olsun EMİN ŞAHİN

Emin Şahin dedi ki...

bakın bey ben 35 senelik icracım ve emekliyim halen özel bir hukuk ofisinde müdür olarak çalışıyorum size cevap verdim ama her halde takmin olmadınız ?

buyrun diğer arkadaşlar ne diyecek bende merak ediyorum

Emin Şahin dedi ki...

SAYIN ADMİNLER

Sizden tek bir ricam var BANA LÜTFEN ENGEL KOYUN ve bir daha açmayın LÜTFEN sizden RİCA ediyorum aksi halde gene kavga ve SATAŞMA çıkacak LÜFEN ve bir daha açmayın LÜTFEN

Ayrıca LÜTFEN kim bana laf sokaya çalışırsa kim sataşırsa YAZILARLARIYLA o yazıyı silin ŞAYET benim bu sayfada bir arpa tanesi kadar HAKKIM VARSA allah için sizden RİCA EDİYORUM

SİNİRLERİM son derce bozuk LÜTFEN

BEN bir KİŞİ hariç herkeze HAKKIM HELAL sizlere BİLE hakkım HELAL

ALLAHA EMANET OLUN YOLUNUZ BAHTINIZ ŞANSINIZ AÇIK OLSUN

SAYĞILARIMLA

Emin Şahin dedi ki...

merhaba buyrun beni facebook grş. olurmu

Emin Şahin dedi ki...

aysen 19851985 nasılsınız krizanten09 benim hakkımda yazdığı yazı okudunuzmu ama anlatdığı gerçek biliyormusunuz

ayşe gülşen dedi ki...

iyi akşamlar kardeşim merak etme tam saatinde herkes görev yerinde olacaktır:))