Yargıdaki iş Yükü (Arabuluculuk Kanun Tasarısı)

Yargının İş Yükünün Azaltılması Arabulucuk kanun Tasarısı
HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU TASARISI
BİRİNCİ BÖLÜM
Kapsam ve Tanımlar
Uygulama alanı
MADDE 1- (1) Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanır.
İradî olma ve eşitlik
MADDE 3- (1) Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler.
(2) Taraflar, gerek arabulucuya başvururken gerekse tüm süreç boyunca eşit haklara
sahiptirler.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Arabuluculuk Faaliyeti
Arabulucuya başvuru
MADDE 13- (1) Taraflar dava açılmadan Önce veya davanın görülmesi sırasında arabulucuya başvurma konusunda anlaşabilirler. Mahkeme de tarafları arabulucuya başvurmak konusunda aydınlatıp, teşvik edebilir.
(2) Aksi kararlaştırılmadıkça, taraflardan birinin arabulucuya başvuru teklifine otuz gün içinde olumlu cevap verilmez ise bu teklif reddedilmiş sayılır.
Arabulucunun seçilmesi
MADDE 14- (1) Başkaca bir usul kararl aştın İm amışsa, arabulucu veya arabulucular taraflarca seçilir.
Arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesi
MADDE 15- (1) Arabulucu seçildikten sonra, tarafları en kısa sürede ilk toplantıya davet eder.
(2) Taraflar, arabuluculuk usulünü serbestçe kararlaştırabilirlcr.
(3) Taraflarca kararlaştırılmamışsa arabulucu; uyuşmazlığın niteliğini, tarafların
isteklerini ve uyuşmazlığın hızlı bir şekilde çözümlenmesi için gereken usul ve esasları göz
önüne alarak arabuluculuk faaliyetini yürütür.
(4) Niteliği gereği yargısal bir yetkinin kullanımı olarak sadece hâkim tarafından
yapılabilecek işlemler arabulucu tarafından yapılamaz.
(5) Dava açıldıktan sonra tarafların birlikte arabulucuya başvuracaklarını beyan etmeleri
hâlinde, yargılama mahkemece üç ay süre ile ertelenir. Bu süre^Jaraflann birlikte başvurusu
üzerine üç ay daha uzatılabilir
(6) Aksi kararlaştırılmadıkça, taraflardan her biri arabuluculuk müzakerelerine bizzat
katılır.
Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi
MADDE 16- (1) Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgclcndirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
(2) Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.
Arabuluculuğun sona ermesi
MADDE 17- (1) Aşağıda belirtilen hâllerde arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği kabul
edilir:
a) Tarafların anlaşmaya varması.
b) Taraflara danışıldıktan sonra arabuluculuk için daha fazla çaba sarf edilmesinin gereksiz olduğunun arabulucu tarafından tespit edilmesi.
c) Taraflardan birinin karşı tarafa veya arabulucuya, arabuluculuk faaliyetinden çekildiğini bildirmesi.
ç) Tarafların anlaşarak arabuluculuk faaliyetini sona erdirmesi.
(2) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığı, bir tutanak ile belgelendirilir. Arabulucu tarafından düzenlenecek bu belge, arabulucu, taraflar veya vekillerince imzalanır.
(3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen tutanağa, faaliyetin sonuçlanması dışında hangi hususların yazılacağına taraflar karar verir. Arabulucu, bu tutanak ve sonuçları konusunda taraflara gerekli açıklamaları yapar.
(4) Arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi hâlinde, arabulucu, bu faaliyete ilişkin kendisine yapılan bildirimi, tevdi edilen ve elinde bulunan belgeleri, ikinci fıkraya göre düzenlenen tutanağı beş yıl süre ile saklamak zorundadır. Arabulucu, arabuluculuk hizmetlerinin sonucunda düzenlediği belgelerin birer örneğini arabuluculuk faaliyetinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde Genel Müdürlüğe gönderir.
Tarafların anlaşması
MADDE 18- (1) Arabuluculuk faaliyeti sonucunda varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir; anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır.
(2) Taraflar arabuluculuk sürecinin sonunda bir anlaşmaya varırlarsa bu anlaşmayı, asıl uyuşmazlık hakkındaki yetki kurallarına göre yetkisi belirlenecek olan icra mahkemesine ibraz edip, icra edilebilirliğine ilişkin bir şerh verilmesini talep edebilirler. Bu şerhi içeren anlaşma, ilâm niteliğinde belge sayılır.
(3) İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, niteliği itibariyle bir çekişmesiz yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılır. Bu incelemenin kapsamı anlaşmanın içeriğinin tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği işler arasında yer alıp ajmadığı ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır. Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için mahkemeye yapılacak olan başvuru ile bu başvurunun reddi üzerine ilgili tarafından istinaf yoluna gidilmesi hâlinde, maktu harç alınır. Taraflar anlaşma belgesini icra

edilebilirlik şerhi verdirmeden bir başka resmî işlemde kullanmak isterlerse, damga vergisi de maktu olarak alınır.

ESAS KOMİSYON: Adalet Komisyonu
Tali Komisyon:
Plan Bütçe Komisyonu
Avrupa Birliği Uyum Komisyonu

Link: Arabulucuk Kanun Tasarısı Genel Gerekçe
Genel Gerekçeyi Okumak İçin Linke Tıklayın



ALTERNATİF ÇÖZÜM YOLU ARABULUCULUK TASARISI

19.10.2011 tarihinde TBMM’ye sunulan “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı” Meclis gündeminde yerini almıştır.

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemiyle uyuşmazlıkların çözümü son yıllarda pek çok ülkenin kanun koyucularını meşgul etmektedir. Uyuşmazlıkların dava yolu ile çözümü yerine, tarafların kendi iradeleri ile uzlaşarak uyuşmazlığa son vermeleri, toplumsal barışın korunması açısından tercih sebebi sayılmaktadır Bu yolların geniş kapsamlı ve etkin bir biçimde işlerlik kazanması mahkemelerin iş yükünün azalmasına katkı sağlayacaktır” (Genel gerekçe 1. Paragraf) Belirtilen amaçla hazırlanan yasa tasarısına göz atılacak olunursa;

Taraflar anlaşırlarsa bu anlaşma, asıl uyuşmazlık hakkındaki yetki kurallarına göre yetkisi belirlenecek olan İcra Mahkemesine ibraz edilip, icra edilebilirliğine ilişkin bir şerh verilmesi talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır.(md 18/2)
İcra Mahkemesinin şerhi çekişmesiz yargı işidir ve dosya üzerinden inceleme yapılır. Bu incelemenin kapsamı anlaşma içeriğinin tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği işlerden olup olmadığı ve cebri icraya elverişliği hususuyla sınırlıdır. (md 18/3)

Türk Ceza Kanunundaki “uzlaşma” kurumunda olduğu gibi savcı veya hakim onayı anlaşmanın her yönüyle hukuki denetiminin yapılması burada mevcut değildir.

Uyuşmazlık konusunun tarafların tasarrufunda olması ve cebri icraya elverişliliğini denetleyen icra hakimi verdiği şerh ile belgeyi ilam mahiyetine kavuşturmaktadır

AB alternatif çözüm yolu olması için arabuluculuk ile ilgili bir çok tavsiye kararı almıştır. AB’ye üye olan ülkeler bakımından uygulama birliği sağlamaya yönelik “Arabuluculuk Direktifleri” hazırlamıştır. Böylece ortak kurallar belirlenmeye çalışılmıştır. Bugüne kadar üye ülkeler teşvik edilmiş ancak zorunlu tutulmamıştır. Üzerinde çalışma yapılan “Avrupa Medeni Usül Model Kanunu” tamamlandığında üye ülkeler bu kurallar dahilinde düzenleme yapmak koşulu ile zorunlu tutulacaktır. Böylece uzun ve masraflı olan dava prosedürü yerine tarafların uzlaşması amaçlanmaktadır.

Yargı sistemlerinin ağır yükle tıkanması, yüksek masraflı oluşu, bireylerin haklarına ulaşmalarının gecikmesi karşısında bir çok ülke uyuşmazlıkların çözümü amacıyla –yargı dışı yeni yollar arama çabasına girmiştir. Bir gereksinimin doğduğu ve AB direktiflerinin de bu yönde olduğu gerekçesi ile hukuk sistemimize İngiltere arabuluculuk sistemi transfer edilmek istenilmektedir.

DİĞER ÜLKELERDE DURUM
Almanya
Almanya’da sulh hukuk mahkemesi görev alanına giren, Ticari alacaklar, malvarlığı uyuşmazlıkları, komşuluk hukukundan doğan uyuşmazlıklar, basın yoluyla kişilik haklarının saldırıya uğramasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabulucuya gidilmesi zorunludur.

İngiltere
İngiltere’de 1970 yılından bu yana uygulanan yöntem artık benimsenmiş ve 1990 yılından bu yana ticari uyuşmazlıklara, 1996 yılından itibaren aile hukuku dahilindeki uyuşmazlıklara uygulanmaya başlanmış ve önem kazanmıştır. Medeni Usül Kanununa göre; hakime, bir ara karar ile yargılamanın durdurulması ve arabulucuya başvurulmasını sağlama yetkisi tanınmıştır.

Tasarıda; Medeni/Ticari Uyuşmazlık /Alacak /Borç ilişkisi, öncelikli olarak Arabuluculuk komisyonuna sevk edilecek, tarafların anlaşılmaması durumunda İcra Hakim Kararıyla cebri icra yoluna gidilecektir. Bu tip davalar, Arabuluculuk komisyonu ve icra mahkemelerine bırakılarak, Ticaret/Asliye/Sulh Ceza Mahkemelerinin yetki alanından çıkarılması amaçlanmaktadır.

Yargının İş Yükünün Azaltılması Arabulucuk Kanun Tasarısı Mahkemeler Çek Kanunu, karşılıksız Çek Yargıtay 15. Ceza Dairesi Karşılıksız çek Yargıtay İş Yükü Çek Kanunu Mağdurları, Karşılıksız Çek Mağdurları, Çek yasası mağdurları çek Mağduru Adalet Komisyonu TBMM Avrupa Uyum Komisyonu TBMM Adalet Bakanlığı TBMM Anayasa Komisyonu, Aihm Başvuru Borç hapsi, Borç hapis yasağı HSYK

9 yorum:

Adnpeker dedi ki...

komik

lazhector dedi ki...

bencede cok komık ne oldugunuda anlamadım ama

elif dedi ki...

biz açız be kardeşim yuvam yıkılmış eşim içerde çocuklarıma bakacak durumum yok münübüse binecek param yok dalga geçiyorsunuz allah belanızı versin

Adsız dedi ki...

koyun gibisin kardesim

Adsız dedi ki...

what is better, yahoo or google [url=http://google.com]google[/url] http://google.com

RAMAZAN KULAC dedi ki...

ne yazıkki hükumet, millet ve dolayısı ile çek kanunu mağdurları ile dalga geçmekte çekilen acılara kulak tıkamaktadır.bu aşamaya kadar hemen her gün bu siteye girip çekilen acılara ve yaşanan sosyal travmalara ve trajedilere tanık olmaktayım.artık cok ciddi bir biçimde TÜRK BAHARININ hayata geçmesi gerektiği kanaatındeyim.hükumet baronların iktidarı olmuş,asıllar hapislerde sürünürken vekiller zevkü sefa içindedir.artık uyanma zamanı geçiyor bile.harekete geçmeliyiz.

Bsy757575 dedi ki...

Tasarıda; Medeni/Ticari Uyuşmazlık /Alacak /Borç ilişkisi, öncelikli olarak Arabuluculuk komisyonuna sevk edilecek, tarafların anlaşılmaması durumunda İcra Hakim Kararıyla cebri icra yoluna gidilecektir. Bu tip davalar, Arabuluculuk komisyonu ve icra mahkemelerine bırakılarak, Ticaret/Asliye/Sulh Ceza Mahkemelerinin yetki alanından çıkarılması amaçlanmaktadır.


eğer beni okuduğumu yanlış anlamıyorsam, bu davalar sulh ceza,asliye veya ticaret mahkemelerine gitmeyecekse o zaman hapis cezası verilemez. sonuçta icra da hapis cezası veremez, uzlaştırma kurulu da.

ayla dedi ki...

bir bakan artık ne olduğunu anlatsın ya şimdi souyorum KARDEŞİM HAPİSTE BORÇ ÖDENİR DİYEN VEKİLLER EL KALDIRSIN .

i.sırrı dedi ki...

hapiste borç ödenir diyenlere mazhar osman da yer ayırtim mi?