Uyarlama Yargılaması için örnek dilekçe

1- UYARLAMA YARGILAMASI DİLEKÇE ÖRNEĞİ
2-UYARLAMA YARGILAMA TALEBİNİN MAHKEMECE REDDİ DURUMUNDA TEMYİZ DİLEKÇE ÖRNEĞİ.
3- MAHKEME UYARLAMA YARGILAMA TALEBİNİ İTİRAZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE RED ETTİĞİ TAKTİRDE AĞIR CEZA MAHKEMESİNE YAPILACAK İTİRAZ DİLEKÇE ÖRNEĞİ

Yerel Mahkemeye verilecek Uyarlama Yargılaması örnek dilekçe örneği ve Yargıtaya yapılacak temyiz dilekçe örneği, Ağır Ceza Mahkemesine yapılacak itiraz dilekçe örneği Aşağıdadır

Çeklerde kısmi ödemeleriniz varsa veya çek karşılığından bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutar ödenmiş ise, çek bankada karşılıksız çıktığı zaman hesaplarınızda icra haciz veya vergi dairesi, SSK blokesi gibi işlemler varsa veya mahkemece iflasınıza karar verilmişse....
olabilecek tüm lehe durumları dilekceye ekleyin, varsa belgeleri dilekçeye ek olarak mahkemeye sunuyoruz.

1-MAHKEMEYE UYARLAMA DİLEKÇE ÖRNEĞİ

.............ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE
.............

DOSYA NO :200./...
KARAR NO.:200./...
UYARLAMA TALEP EDEN/
SANIK :

TALEP KONUSU: Uyarlama yargılaması yapılarak lehe kanunun uygulanması ve hükmün infazının durdurulması ve durumumun yeniden değerlendirilerek bir karar verilmesidir.

İZAHI:
1)../.../.20.. tarihinde yukarıda numarası belirtilen dosyaya konu “karşılıksız çek keşide etme” suçundan adli para cezasına mahkum edildim.

2) Bu ceza verildikten sonra 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmıştır. Dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7.maddeleri de gözetilerek, hukuksal durumumun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesi gereklidir.

3) 5252 sayılı TCK YUŞHK’un 9/3 maddesine göre, lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. Nitekim 5237 sayılı TCK’nin 7/3 maddesi, erteleme, koşullu salıverme ve tekerrürü derhal uygulama kuralı dışında tutarak, lehe kanun uygulanmasında göz önüne alınması gereken bir düzenleme olarak belirlemiştir.

4) Yeni Çek Kanunu’na göre sanığın usulüne uygun olarak yeniden duruşmaya çağrılması gereklidir. Aksine yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanmasıdır. Anayasada savunma hakkı tereddüde yer vermeyecek şekilde düzenlenmiştir. Savunma hakkı Anayasanın 36. maddesinde, “hak arama hürriyeti” içinde, “Temel Haklar ve Ödevler” arasında; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde düzenlenmiştir. Kişinin savunma hakkının kısıtlanması Anayasa’ya aykırıdır. Yeni Çek Kanunu’na göre sanığın sorgusunun yapılmasında zorunluluk bulunması gerekmektedir. Bu konuda birçok Yargıtay kararı mevcuttur. Yargıtay 3.Ceza Dairesi’nin 2007/10866 E. 2008/1498 K. Sayılı kararında ’’5252 sayılı kanunun 9/3. maddesine göre, önceki yasa ile sonraki yasanın tüm hükümlerinin somut olaya uygulamasının ayrı ayrı yapılması ve oluşacak sonuca göre lehe yasanın belirlenmesi gerekir’’ denilmektedir.

5) Yargıtay 10.Ceza Dairesi’nin 2009/15031 E. 2009/19857 K. sayılı kararında “Sanığın sorgusu için gönderilen çağrı kağıdında, 5271 sayılı CMK’nın 195. maddesinde öngörülen, duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda yargılamaya devam edileceği yönündeki yasal uyarının yer almadığı gibi; sanığın usulüne uygun olarak yeniden duruşmaya çağrısının sağlanması gerektiği gözetilmeksizin, yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, hukuksal durumumun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde ve ayrıca, “( 1 ) numaralı bozma nedeni de göz önünde bulundurularak”, 5941 sayılı Kanun’da, 3167 sayılı Kanun’un aksine, 5271 sayılı CMK’nın 195. maddesinde yazılı açıklamanın yer aldığı davetiyenin tebliğ edilerek sanığın yokluğunda hüküm kurulmasının öngörülmemiş olması nedeniyle, sanığın sorgusunun yapılmasından sonra bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması gerekmektedir” denilmektedir.

7) Yargıtay 10.C.D. sinin 11.01.2011 Tarih 2010/5764 Esas 2011/235 Karar sayılı içtihatında "suç konusu çekin ibrazı anında çek hesabında bulunan ve muhatap bankanın o tarih itibarıyla ödemekle yükümlü bulunduğu miktarın düşüldükten sonra karşılıksız kalan miktar üzerinden hüküm kurulması Gerekirken,
Yasaya aykırı şekilde hüküm kurulması nedeniyle mahkeme kararını bozma sebebi saymıştır. Mahkemenizce tarafıma verilen çek tutarı kadar Adli Para cezasının, çek ibraz tarihinde çek hesabımda bulunan miktar ve bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutar düşülerek yeniden belirlenmesi gerekmektedir.

8) Çekin bankaya ibrazı öncesinde, çek hesabımda ve hesaplarımda haciz ve rehin işlemleri yapılmış hesabımdaki tüm paralara haciz uygulanmıştır, çek hesabımıza çek karşılığını yatırma işlemlerimizde ihtiyati tedbir gerekçesiyle imkansız hale gelmiştir, bu nedenle çek hesabımdan ilgili çek gününde ödenememiştir. Takip eden günlerde ise işlerimin bozulması ve akabinde yaşanan bu icra haciz nedenlerinden dolayı işlerim dahada bozulmuş ve çek borçlarımı ve diğer borçlarımı ödeyemez duruma geldim.

NETİCE VE TALEP:Yukarıda arz olunan nedenlerle:
1) Kesinleşen kararın infazına geçilmesi büyük sakıncalar doğuracak nitelikte bulunduğundan kararın infazının tedbiren durdurulmasına,
2) Bu değerlendirmenin dikkate alınmaması halinde, uyarlama talebimizin kabulüyle dosyanın yeniden ele alınmasına ve 5941 sayılı Yeni Çek Kanunu’nun yukarıda açıklanan maddelerinin 5237 sayılı TCK 7. ve 5252 sayılı kanunun 9. maddeleri uyarınca lehime olan hükümlerinin uygulanarak,
a) Kusur(kasıt veya taksir) aranmaksızın görülen davanın, yeni kanunun getirdiği kusur sorumluluğu esasına göre yeniden görülmesi,
b) Çek bedeli kadar adli para cezası yerine gün/para esasına göre ceza tayin edilerek lehe olan hafifletici hükümlerin ve ödeme kolaylıklarının dikkate alınmasını,
c)594l sayılı yeni çek kanununda, 3167 sayılı yasaya göre verilen hükümlerin uyarlamasıyla ilgili düzenleme bulunmaması nedeniyıe bu tür talepler nedeniyle yapılacak başvurular için CMK.da yazılı yasa yollarının uygulanması gerektiği, bu nedenle hükmün 5941 sayılı yasaya göre uyarlanması talebimiz sonucunda verilen kararın infaza ilişkin olmaması ve mahkeme kararı niteliğinde olması nedeniyle itiraz yasa yolu ile denetlenemeyeceğinden temyiz hakkımızın kullandırılmasını
d) 5941 sayılı Yeni Çek Kanunu’nun 1. madde 2. fıkrasında yer alan "bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır" hükmünün bu davada da uygulanmasının sağlanmasını ve neticeten hakkımda verilen ceza hükmünün infazının durdurularak durumumun 5237 sayılı kanun hükümlerine göre yeniden değerlendirilip bir karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. .../../2011
Sanık…………….


2-YARGITAY TEMYİZ DİLEKÇE ÖRNEĞİ

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİNE
Gönderilmek üzere
......... MAHKEMESİNE

DOSYA NO :
TEMYİZ EDEN:

KONU : ...Asliye Ceza Mahkemesinin ……../…. E ve ……/…. K numaralı …./…./….. tarihli kararının temyizen bozulması talebidir

TEMYİZ NEDENLERİ:
../.../.20.. tarihinde yukarıda numarası belirtilen dosyaya konu “karşılıksız çek keşide etme” suçundan adli para cezasına mahkum edildim.

1-Bu ceza verildikten sonra 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmıştır. Dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7.maddeleri de gözetilerek, hukuksal durumumun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

2-Yeni Çek Kanunu’na göre sanığın usulüne uygun olarak yeniden duruşmaya çağrılması gereklidir. Aksine yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanmasıdır. Anayasada savunma hakkı tereddüde yer vermeyecek şekilde düzenlenmiştir. Savunma hakkı Anayasanın 36. maddesinde, “hak arama hürriyeti” içinde, “Temel Haklar ve Ödevler” arasında; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” Kişinin savunma hakkının kısıtlanması Anayasa’ya aykırıdır. Yeni Çek Kanunu’na göre sanığın sorgusunun yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

3-Mahkemenizce tarafıma verilen çek tutarı kadar Adli Para cezasının, çek ibraz tarihinde çek hesabımda bulunan miktar ve bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutar düşülerek yeniden belirlenmesi gerekmektedir.

4-Çekin bankaya ibrazı öncesinde, çek hesabımda ve hesaplarımda haciz ve rehin işlemleri yapılmış hesabımdaki tüm paralara haciz uygulanmıştır, çek hesabımıza çek karşılığını yatırma işlemlerimizde ihtiyati tedbir gerekçesiyle imkansız hale gelmiştir, bu nedenle çek hesabımdan ilgili çek gününde ödenememiştir. Takip eden günlerde ise işlerimin bozulması ve akabinde yaşanan bu icra haciz nedenlerinden dolayı işlerim dahada bozulmuş ve çek borçlarımı ve diğer borçlarımı ödeyemez duruma geldim.
Bu gerekçelerle

.... Asliye Ceza Mahkemesi kararına uyarlama yargılaması talebiyle müracaat edilmiş fakat mahkemece bu uyarlama yargılaması talebimiz tamamen reddedilmiştir.

(…) Yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı olan bu kararının bozulması gerekmektedir.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin verdiği kararın TEMYİZEN BOZULMASINA karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. …/…/…

Temyiz Eden.......


3-AĞIR CEZA MAHKEMESİNE YAPILACAK İTİRAZ DİLEKÇE ÖRNEĞİ

.....AĞIR CEZA MAHKEMESİ' NE

ESAS NO :
KARAR NO :
İTİRAZ EDEN (Sanık) :

KONUSU : Asliye Ceza Mahkemesi’nin …/…/… tarihli, …/… Esas ve …/… Karar sayılı kararının itiraz yoluyla kaldırılması ve düzeltilerek karar verilmesi istemini içerir, itiraz dilekçesinin sunumudur.

İTİRAZ NEDENLERİ:
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı yasa yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiştir,
5237 sayılı TCK.nun 2. ve 7. maddeleri gözetilerek hukuksal durumumun bu kapsamda değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

1-5941 sayılı Yeni Çek Kanun'da 3167 sayılı Çek Kanunun aksine 5271 sayılı CMK.nun 195. maddesindeki yazılı açıklamanın yer aldığı davetiyenin tebliğ edilerek yokluğunda hüküm kurulmasının öngörülmemiş olması nedeniyle sorgumun yapılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Asliye Ceza Mahkemesi’nin …/…/… tarihli, …/… Esas ve …/… Karar sayılı kararı gıyabımda yapılmış ve karar kesinleşmiştir. Bu nedenle Yasa yollarını kullanma hakkım kısıtlanmıştır.

2-594l sayılı yeni çek kanununda, 3167 sayılı yasaya göre verilen hükümlerin uyarlamasıyla ilgili düzenleme bulunmaması nedeniyıe bu tür talepler nedeniyle yapılacak başvurular için CMK.da.yazılı yasa yollarının uygulanması gerektiği, bu nedenle hükmün 5941 sayılı yasaya göre uyarlanması talebimiz sonucunda verilen kararın infaza ilişkin olmaması ve mahkeme kararı niteliğinde olması nedeniyle itiraz yasa yolu ile denetlenemeyeceğinden temyiz hakkımızın kullandırılması gerekmektedir.
3-Çekin bankaya ibrazı öncesinde, çek hesabımda ve hesaplarımda haciz ve rehin işlemleri yapılmış hesabımdaki tüm paralara haciz uygulanmıştır, çek hesabımıza çek karşılığını yatırma işlemlerimizde ihtiyati tedbir gerekçesiyle imkansız hale gelmiştir, bu nedenle çek hesabımdan ilgili çek gününde ödenememiştir. Takip eden günlerde ise işlerimin bozulması ve akabinde yaşanan bu icra haciz nedenlerinden dolayı işlerim dahada bozulmuş ve çek borçlarımı ve diğer borçlarımı ödeyemez duruma geldim.

İLGİLİ KANUN MADDELERİ:
Türk Ceza Kanununun 5/1 maddesinde “ Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.”

Ve yine aynı kanunun 7. Maddesinde ise:
(1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.

(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

(3) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./2.mad) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” denilmektedir.

Türk Ceza Kanununun bu maddeleri de dikkate alınarak dosyamın yeniden incelenmesi ve “uyarlama yargılaması” yapılması gerekmektedir.

SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda sunulan ve resen tespit edilecek sair nedenlerle dosya içeriğine, Usule, Yasa' ya aykırı anılan Mahkeme kararının itirazen kaldırılmasını ve düzeltilerek davanın reddine karar verilmesini, talep ederiz.
.../.../..



2 yorum:

Adsız dedi ki...

BEN PİYASADAN 2004 YILI İTİBARI İLE 2 TRİLYON ALACAKLI BİR FİRMANIN SAHİBİYİM.DEVLET BENİ BORCUMDAN DOLAYI HAPİS CEZASINA ÇARPTIRIYOR.BENİM ALACAĞIM OLAN FİRMALAR ORTADAN KAYBOLDU.BEN ALACAKLARIMI ALSAYDIM NEDEN BORÇLARIMI ÖDEMEYEYİM.KANUN KAÇANLARDAN YANA 35 YILLIK FİRMAM BATTI.DEVLET LÜTFEN ALACAKLARIMIZA DA SAHİP ÇIKSIN.BEN ALACAĞIMI ALAMAZSAM BORCUMU NASIL ÖDEYECEĞİM.EKONOMİK SUÇUN CEZASI EKONOMİK OLMASI GEREKİR.DÜNYADA HANGİ DEVLETTE ÇEK CEZASI VAR....SCORPİON 06

Adsız dedi ki...

PİYASADA PARA İLE SATILAN VE DAHA SONRADA ÇALINTI ÇIKAN ÇEKLERİN VE BU ÇEK MAGDURLARI NE YAPMALIDIRLAR ÇÜNKÜ DAHA SONRA ENSON KENDİ CİROLARI OLDUGUNDAN ŞUÇLU DURUMUNA KENDİLERİ KALIYOR.BUNLAR NASIL SAVUNMALI KENDİLERİNİ