VEKALETLE ÇEK İMZALAMA DİLEKÇE

ŞİRKET VEKALETNAMESİ İLE ÇEK İMZALAMA İTİRAZ DİLEKÇESİ

…….ASLİYE CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
...... (ŞEHİR)
ESAS NO : 200. / …
KARAR NO : 200. / …
SANIK :

TALEP : CMK 226 maddesi doğrultusunda yeniden yargılanma istemidir.

KONU : 200./.. nolu dosya kapsamında hakkımda şirket vekili olarak karşılıksız çek keşide etmek suçundan ” 3167 sayılı kanunun 16/1 maddesine göre adli para cezasıyla cezalandırılmama karar verilmiştir../

Şırket muduru ve ahzu kabz yetkısı oldugu sahıs bana vekaletten cek kesıde etmek uzere yetkı vermıstır. Zamanında bankada yeterli karşılığı bulunmayan bu çekler hakkında karşılıksız işlemi yapılmış ve hakkımda dava açılmıştır.

5941 sayılı “Çek Kanunu” 20.12.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve 3167 sayılı kanunu yürürlükten kaldırmıştır.

3167 sayılı Kanun 16/1. maddesinde çekin üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya süresi içinde ibraz edildiği halde yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahiplerinin veya yetkili temsilcilerinin çek bedeli tutarında adlî para ceza ile cezalandırılacağı öngörülmekteydi. Bu maddeden anlaşılacağı üzere 3167 sayılı Kanunda “karşılıksız çek keşide etmek” ve “lehine karşılıksız çek keşide edilmek” suç olarak tanımlanmıştı.

5941 sayılı Kanunda ise, “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.”(ÇK, m.5/1) şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bu madde uyarınca, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibraz edildiğinde, çekin karşılığını ilgili banka hesabında tam olarak bulundurmamak suç olarak tanımlanmaktadır.
3167 sayılı Kanundan farklı olarak, 5941 sayılı Kanunun 5/1. maddesinde tanımlanan suç, “karşılıksız çek keşide etme suçu” olarak da ifade edilemez. Çünkü burada, “karşılıksızdır” işlemine tabi tutulan çekin düzenlenmesi değil, düzenlenen çekin kanunî ibraz süresi içinde ibraz edildiğinde, karşılığının ilgili banka hesabında tam olarak bulundurulmaması suç olarak tanımlanmıştır.
Şirket vekaletnamesi ile işlemleri yaptığımdan dolayı, çek karşılığını bankada bulundurmak gibi bir imkan, sorumluluk ve yetkimde bulunmamaktadır.

İLGİLİ KANUN MADDELERİ
TÜRK CEZA KANUNU 5237
Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi
MADDE 2. - (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
5/1 maddesi “ Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.”
Ve yine aynı kanunun 7. Maddesinde ise:
(1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.

(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

(3) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./2.mad) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” denilmektedir.

Türk Ceza Kanununun bu maddeleri de dikkate alınarak dosyamın yeniden incelenmesi ve “uyarlama yargılaması” yapılması gerekmektedir.

NETİCE ve TALEP:
lehime olan kanun dikkate alınıp “Uyarlanarak” dosya tetkikiyle 5941 sayılı yasanın 5/1 fıkrası uyarınca hüküm kurulmasını ve tarafıma verilen cezanın / hakkımda açılmış davaların kaldırılmasını saygılarımla arz ederim. .



GERÇEK KİŞİLER İÇİN VEKALETLE ÇEK İMZALAMA İTİRAZ DİLEKÇESİ

…. Asliye Ceza Mahkemesine
........
Esas No : ../...
Karar No:...
Uyarlama Talep Eden:.....
Adı ve Soyadı :
Adres :
TALEP : CMK 226 maddesi doğrultusunda yeniden yargılanma istemidir.
KONU : 200./.. nolu dosya kapsamında hakkımda “gerçek kişinin vekili olarak onu temsilen karşılıksız çek keşide etmek suçundan ” 3167 sayılı kanunun 16/1 maddesine göre adli para cezasıyla cezalandırılmama karar verilmiştir..

3167 Sayılı Yasada vekalet ve temsil ile gerçek kişinin bir diğer gerçek kişinin hesabından çek keşide etmesi mümkün bulunmaktaydı ancak 20/12/2009 tarih ve 27438 sayılı resmi gazetede yayımlanan 5941 Sayılı Yasanın 5/3 fıkrasına göre "çek hesabı sahibi gerçek kişi kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez, gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi halinde bu çekten dolayı hukuki ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir" hükmü getirilmiştir. Dolayısıyla gerçek kişinin vekaletiyle çek keşide etme eylemi adli para cezasıyla cezalandırılacak eylemler olmaktan çıkartılmıştır.

Türk Ceza Kanununun 5/1 maddesinde “ Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.”

Ve yine aynı kanunun 7. Maddesinde ise:
(1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.

(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

(3) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./2.mad) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” denilmektedir.

Türk Ceza Kanununun bu maddeleri de dikkate alınarak dosyamın yeniden incelenmesi için yerleşik Yargıtay uygulamaları kapsamında “uyarlama yargılaması” yapılması gerekmektedir.

NETİCE VE TALEP: lehime olan kanun dikkate alınıp “Uyarlanarak” dosya tetkikiyle 5941 sayılı yasanın 5/3 fıkrası uyarınca hüküm kurulmasını ve tarafıma verilen cezanın kaldırılmasını saygılarımla arz ederim. ../../20..

Hiç yorum yok: