Mağdur muyuz? Sanık mıyız? Anlayamadık

Ramiz Yiğit, icra mahkemeleri, Hak, hukuk ve adaletin olmadığı bu ülkede hırsızlar savunuluyor
İnegöl eski belediye başkanı Ramiz Yiğit çalıntı çeklerle hakkında icra takibi başlatılması üzerine isyan etti. Bursa mahkemelerinin sahte evraklarla haciz işlemi başlatması karşısında şaşıran Ramiz Yiğit, Mağdur muyuz, sanık mıyız bir türlü anlayamadık. Hak, hukuk ve adaletin olmadığı bu ülkede ebediyete göç edildiği zaman sorumlular nasıl hesap verecekler onu merak ediyorum diye sitem etti.

29 Mart 2013 tarihinde fabrikasındaki çelik kasası soyulan Ramiz Yiğit, yakalanan ve daha sonra delil yetersizliği gerekçesiyle serbest bırakılan hırsızların avukatları tarafından Bursa 14. İcra Dairesi’nden kendi şirketleri ve müşteri çekleri üzerinden kendisine icra takibi başlatılmasına tepki gösterdi.

Konu hakkında açıklama yapan Yiğit, 30 Mart 2013 Cumartesi günü saat 03.00 sıralarında 2 kişi, muhasebe bölümümüzde bulunan 300 kilogram ağırlığındaki çelik kasayı kırarak içinde bulunan 417 bin TL vadeli çek, 50 bin TL nakit parayı alıp kaçtı. Olayı jandarmaya bildirdik. Gerekli incelemelerin yapılması için bir gün iş bıraktık. Savcılığa gittik. Savcı, "Bu konuyla ilgili benim yetkim yok. Yetki mahkemeye ait" dedi. Bu arada bankalara başvurduk. Bankalar, "Mahkeme müracaat belgesi ile birlikte gelin, çekleri bloke ederiz" dedi. Evrakları bankalara ulaştırdık. Daha sonra dava açmak için 42 bin TL teminat mektubu vermemiz istendi. şaşırdık kaldık, mağdur muyuz, yoksa sanık mıyız belli değil. Onu da mahkemeye ulaştırarak davamızı açtık dedi.

Davanın açılmasından bir hafta sonra 40 bin TL tutarındaki çalınan çek bankaya ibraz edildi ve o çekler bloke edildi. Kullanılacak çeklerin seri numaralarını ve kullanmak isteyen şahsın telefon numaralarını savcılığa verdik. Olay mahkemeye intikal etti. Daha sonra tekrar jandarmaya fabrikadaki bütün kamera görüntülerini ilettik. Bu görüntülerin incelenmesi sonucu, kısa bir süre önce fabrikamızda çalışan şüpheliyi tespit ettik. Jandarma bu şahsı gözaltına alıp mahkemeye çıkardı ancak o günkü nöbetçi savcılık tarafından delil yetersizliğinden serbest bırakıldı.

Bu şahıs avukatlarıyla Bursa 14. İcra Dairesi’nden iş yerimize ve müşteri çeklerine icra takibi başlattı. Üstelik bizim fabrikanın üzerinden de yaptıkları sahte iş yeri açma belgesi, adres bilgileri, sahte vergi dairesi, tarihleri değişmiş çekleri faizleriyle birlikte icraya veriyor ve haciz işleminde bulunuyorlar. Üstelik bizim çeklerin çalındığına dair mahkemeden tutanaklarımız olmasına rağmen.

En çok üzüldüğüm konu ise, avukatımız mahkemeye başvurarak itiraz etmek istiyor. Mahkeme tekrar bu itiraz için bizden 8 bin 600 TL yatırmamızı istiyor. Zaten İnegöl’deki mahkemeye 42 bin TL teminat mektubu vermişim. Bu tür her işlem ve itiraz için çalınan çeklerin büyüklüğüne göre ayrıca para yatırmak zorunda kalıyoruz. Var mı böyle bir adalet sistemi? Yine çekleri çalan hırsızın avukatı, müşterimiz olan çek sahibinin çekleri ödemiyor diye bankalardaki hesaplarını bloke ettirdi. Bu beni isyan ettirdi.

İnegöl’deki mahkemelere çeklerin çalındığına dair jandarma ve mahkeme tutanaklarını vermemize rağmen, Bursa mahkemelerinden bize sahte evraklarla haciz işlemi başlatılması karşısında şaşırıyorum. Mağdur muyuz, sanık mıyız bir türlü anlamadık. Hak, hukuk ve adaletin olmadığı bu dünyadan ebediyete göç edildiği zaman nasıl hesap verecekler onu merak ediyorum” diye sitem etti.

Hiç yorum yok: