Çek Mağdurları durmak yok

Anayasa Mahkemesinin halen gündeminde ollmayan CHP nin aykırılık iddiasıyla dava ettiği ve esastan görüşülmek için sırada bekleyen dosyadan halen ses çıkmamıştır. Bu bekleme süreci ne kadar sancılı olursa olsun infazları duran arkadaşların harekete geçmesi isabet olur. Zira eylemsiz kalmak daha sonrasında tümden eylemsizliği beraberinde getirecektir. Bu nedenle MEDYADAKİ TUM MAİL ADRESLERİNİ ARKADASLARIMIZIN BİRBİRLERİYLE PAYLAŞARAK BASKI KURMASI GEREKMEKTEDİR. ADRESLERİ BİZDE BURADAN SİZLERLE PAYLAŞACAĞIZ...

Avukatlardan her ne kadar zarar görmüş olsak da tavsiyelerini yine de gzardı etmeyerek dosyalarınızı o şekilde takip etmeniz gerekmektedir.

Kanun yararına bozma taleplerinizi kendiniz hemen Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne Gönderilmek Üzere başlığıyla göndermek de başkaca bir yöntemdir.

Kısa ve öz nitelikteki sorularınız için hukuksal desteğinizi de aynı zamanda www.sibelsevinc.av.tr adresinden de edinebilirler.

HAYDİ ARKADASLAR MEDYAYA BASKI YAPMAYA DEVAM . YOKSA SESİMİZİ DUYAN OLMAYACAK.

MECLİSE GİDEREK CHP BAŞKANI SN KEMAL KILIÇDAROĞLUYLA GÖRÜŞMEK İÇİN AV. SİBEL SEVİNÇ HANIM DESTEK VERECEĞİNİ DE SÖYLEMİŞTİR. BU KONUDAKİ TALEPLERİNİZİ VE GÖRÜŞLERİNİZİ BEKLİYORUZ.HEM DE HEMEN

570 yorum:

  1. Arananlar sandık başında yakalandı
    Haklarında yakalama emri bulunan binlerce kişi oy kullanmaya gittiği sandık başında gözaltına alındı. Her ilde Emniyet Müdürlükleri tarafından sandık kurulu başkanlarına, o ilde yakalama kararı bulunan kişilerin listesi dağıtıldı. Sandık başkanlarının uyarısı üzerine sadece İstanbul’da 593 kişi, tüm Türkiye’de binlerce kişi gözaltına alındı.

    kartal Yeniçağ

    YanıtlayınSil
  2. serkan
    belli ki evet çıkmasından çok memnun olmuşa benziyorsun,gayet keyiflisin,birde bizim işimizi chp mhp çözemeyecekse kim çözecek bunuda bilirsen seni alkışlayacağım

    kartal yeniçağ

    YanıtlayınSil
  3. serkan bey kına lazımmı.biz şunu anlatamadık akp yapacagının en iyisini yaptı 5941 yasasını çıkararak, cezaları artırdı. sen hala bu işi akp nin çözecegine inanıyorsan sana birşey demeyecegim. bizde evet çıkacagını biliyorduk, lakin akp ye ders vermek ve korku salmak için en azından aradaki farkın çok az olması için hayır dedik. ama olmadı artık yıl sonuna kalmadan çekçiler cezaevleri yoluna düşecek, yada kaçıp tavuk gibi saklanacak. insan onuruna hakaret olan bu durum galiba sizi çok memnun edecek. burda herkes kendi cezasını yatacak, artık bu sitedekilerin memnuniyetsizliğinden bıktık usandık, yorulduk yarın içeri girdiğinizde haklı oldugumuzu anlayacaksınız ama son pişmanlık fayda etmeyecek. bu nedenle bu saatten sonra ne bu siteyle, nede çek magdurlarıyla nede mücadele ile işimiz olmaz. paşa paşa gider yatar, kaderimize razı oluruz.

    YanıtlayınSil
  4. referandum sonucunun ne oldugundan ziyade,cekte hapis cezası kalkmasının ne olacagı onemlı.
    akp chp mhp den ziyade sonuc ne olacak o onemlı
    partı yada evet hayır bunları tartısmayalım,zaten faydası da yok.
    şimdi chp nın 2010/06 esas sayılı anayasa mahkemesıne basvurusu var,bırde anayasa mahkemesıne bıreysel basvuru hakkı dogdu.
    2010/06 basvurudakı gerekceler de referans alınarak bu konuya gonul vermıs avukat lar aracılıgı ıle onbınlerce cek magduru olarak anayasa mahkemesıne ,cekte hapis cezasının ıptal edılmesı ıcın basvurabılırız.bu basvuru cok buyuk ses getırır.ancak hepimizin bildiği gibi bazı avukatlar bu ıse ayak suruyorlar cunkı cekte hapis cezasının kalkmasını ıstemeyen avukatlarda bır haylı fazla.ancak ısteselerde ıstemeselerde kanunlar anayasaya aykırı olamaz,anayasa mahkemeside avrupa insan hakları mahkemesıne rağmen cekte hapis cezasında ısrar edemez cunkı herkes bal gıbı bılıyorkı cekte hapis cezası olmaz.
    sımdı akp chp mhp yı ve sıyasetı dusunmeden evetı hayırı dusunmeden ne yapılabılınır bunu dusunmek daha dogru olur,bu kabustan nasıl kurtulacagız onu dusunelım.

    YanıtlayınSil
  5. ben çıkmasından memnun değilim ama çıkacağı gün gibi aşikar olan bir şeyi de görmezden gelip kendimi boş umutlarla avutacak durumda da değilim. yaklaşık 3 senedir bu dertlerle uğraşığ duruyorum. neticelenmiş 9 davam. Bir çoğunuzun aksine taahhüt de vermedim. Onun da hiç bir işe yaramayacağına inanıyordum ve hala da inanıyorum. Sorunumuzu kimin çözeceğine gelince de o kadar çok sağa sola kızmaya, beddua etmeye kaptırınca insan kendini yazıların tamamını okuyamıyor herhalde. Bana çok kızdığınız o yorumların içinde bence bizim işimizin çözümünü de yazmıştım. Tekrar yazayım. Anayasa Mahkemesi. Çünkü yeni kanunda çeke vade yasal olarak tanındı. Çek bir önceki kanunda havale emri sayılıyordu. Yani bilmem daha açık nasıl anlatabilirim ama örnek vereyim istersen. Sen veya ben daha önce 10.000 TL lik çek yazdığımızda bu kanunen şu anlama geliyordu. Bankamda 10.000TL hazır git al. Üstüne yazdığın tarihin kanunen hiç bir anlamı yoktu. Yani o çek karşılıksız çıkınca biz karşılığı olmadığını bile bile insanlara çek vermiş sayılıyorduk. O yüzden "alacaklarımı alamadım" veya "işlerim bozuldu" gibi açıklamalar hiç bir anlam ifade etmiyordu. Dolayısıyla da hepimiz kanun önünde dolandırıcı sayılıyorduk. Anlatabildim mi? Ancak yeni kanunda çeke vade yasal olarak tanındı. Bu durumda çek "havale emri" olmaktan çıktı ve senet kapsamına girdi. Yani artık kanunen çek borçları, senet veya kredi kartı borcundan farksızdır. Bu nedenle bu kanun anayasa mahkemesinden mutlaka ama mutlaka dönecektir. CHP ile MHP'ye gelince. Dün biten referandum da gösterdi ki iki partinin de kendilerine bile hayırları yok. Kimse kusura bakmasın ama içinizden bir kişi bile 10 ay sonra 2011 seçimlerinde bu iki partiden birinin veya koalisyonla ikisinin iktidar olabileceğine inanıyor mu? MHP olur da barajı geçerse bence öpsün başına koysun. Benim tahminim 12-13%leri bulursa kendini çok başarılı saysın. CHP'ye gelince Kemal Kılıçdaroğlu ile ben de bir parça ümitlenmiştim, belki birşeyler olur diye. Ama belli ki olmuyor. Sabah söylediğini akşam unutuyor. "gel vilları değişelim" ya da "sen nereden emeklisin"le artık Türkiye'de kimse iktidar olamaz. Demirel'in gençlik yıllarında kaldı bu numaralar. Yani nedense ısrarla anlamak istemeseniz de benim derdim AKP falan değil. Benim derdim bir an önce birlik olup anayasa mahkemesine baskı yapmanın bir yolunu bulmak. Biz burada sabahtan akşama kadar binlerce kişi AKP şöyle kötü, bilmem kim böyle kötü. Allah'ınızdan bulun, şöyle olun, böyle olun da desek hiç birimizin bir işine yaramayacak. Açıp açıp okuyup okuyup sinirimizi boşaltırız o kadar. SERKAN

    YanıtlayınSil
  6. ARKADAŞLAR HERKESİN GEÇMİŞ BAYRAMI KUTLU OLSUN BAKIYORUM BİRKAÇ KİŞİ DIŞINDA HİÇBİR ÇABA YOK BU BÖYLE NEREYE KADAR SÜRECEK NERDE KALDI CÜNEYT JENARDİ MURAT YALÇIN YOKMU ÖNDERLİK YAPACAK KİMSE ÇEKÇİLER TEK TEK TOPLANMAYA BAŞLANDI UYANIN ARKADAŞLAR BİRLİKTEN KUVET DOĞAR ŞURAYI TEKRAR CANLANDIRIN HADİ HADİ HEP BERABER

    YanıtlayınSil
  7. ARKADAŞLAR;

    YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İLE; VATANDAŞIN ANAYAS AMAHKEMESİNE DİREKT DAVA AÇMA HAKKI BULUNUYOR. BU DURUMDA; ÇEK CEZALARINDAN DOLAYI ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULAMAZ MI? HAŞİM KILIÇIN DA BU YÖNDE BİR AÇIKLAMASI OLMUŞTU YANLIŞ HATIRLAMIYORSAM...

    YanıtlayınSil
  8. anayasa değişikliğide gerçekleştiğine göre bize ne gibi faydası olacak bilen varmı evet diyen arkadaşlar şimdi söyleyin ne yapıcaz şimdi...

    YanıtlayınSil
  9. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  10. Çek olayında yasaya uymayana ceza yok


    İNANILIR gibi değil ama gerçek.

    Çek Yasası’nda öyle bir hüküm var ki kargalar bile gülüyor!

    Kargalar gülerken bazıları da inim inim inliyor.

    GÜLENLER VE İNLEYENLER

    Yeni Çek Yasası’nı ayrıntılarıyla bilmeyebilirsiniz ama yasanın değiştiğini duymayanınız yoktur.

    20 Aralık 2009 tarihli Resmi Gazete’de Yeni Çek Yasası yayımlandı. Yasa’nın 5/3. maddesinde ilginç bir düzenleme yer alıyor.

    Buna göre;

    Gerçek kişinin vekili ya da temsilcisi tarafından çek düzenlenmesi halinde,bu çekten dolayı hukuki ve cezai sorumluluk, çek hesabı sahibine ait olacak!

    Nasıl fıkra gibi değil mi?

    KADINLAR VE KOCALARI

    Ülkemizde, özellikle çek hesabı açma ve çek karnesi alma yasağı bulunan bazı kişilerin; işyerini adına gösterdikleri eş, anne, baba ve kardeş adına hesap açtırıp, onlardan genel bir vekaletname alarak çek düzenledikleri yani ticari işletmenin “fiili” sahibinin “vekaleten”hareket eden bu kişiler olduğu bilinen bir gerçek. Ev hanımı veya üniversite öğrencilerinin de ticari faaliyetleri “görünüşte”kalıyor. Kendileri adına imzalar atılıyor, piyasaya borçlanılıyor ama haberleri yok. Haberlerinin olmamasının yanı sıra hukuki ve cezai sorumluluklar da bunların üzerine...

    Örneğin; çek karşılıksız çıkarsa çeki düzenleyen vekil ya da temsilcinin, hapis ve parasal cezaya muhatap olması söz konusu değil!

    Sözgelimi, karısının adına açılmış bir hesaptan çek düzenleyen kocasına bir şey olmayacak, karısı yargılanacak. Hukuki ve cezai yönden karısı muhatap olacak.

    Daha ötesi, karısı belki de hapse girecek.

    SUÇ İŞLEMEYE TEŞVİK

    Düşünebiliyor musunuz?

    Birisi (bu eşiniz de olabilir) elindeki vekaletnameye istinaden adınıza çekler imzalıyor.

    Sonunda o çekler karşılıksız çıktığında, “Benim haberim yok. İmza da bana ait değil” diyemiyorsunuz. Çeki imzalayana hiçbir şey olmuyor. Gelip sizin yakanıza yapışıyorlar. Ondan sonra, ayıkla pirincin taşını!

    Para cezasını ödemeyene, karşılıksız çek nedeniyle hapis cezasıda cabası...

    KONU ANAYASA MAHKEMESİ’NDE

    Vekaleten düzenlenen çeklerde, çeki düzenleyen vekilin hukuki ve cezai sorumluluğunu ortadan kaldırıp, bir anlamda suça teşvik eden yasa hükmü; Anayasa’nın, hukuk devletini düzenleyen ikinci maddesine ve cezaların şahsiliğini düzenleyen 38. maddesine açıkça aykırı.

    Yasadaki bu çelişkiyi ve Anayasa’ya aykırılığı tespit eden İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesi, Yeni Çek Yasası’ndaki “Gerçek kişinin (...) vekili olarak çek düzenlemesi halinde, bu çekten dolayı (...) cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir”şeklindeki düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu (İzmir 26. As. Ceza Mah.’nin 21 Ocak 2010 Tarih ve 2009/396 sayılı kararı. Bu kararın gerekçesi için Bkz. Av.Dr. Serkan AĞAR, Av. Evrim SANDAL, Karşılıksız Çek Suçu Uygulaması, Yaklaşım Yayıncılık, Ankara 2010, s.62-64).

    Şimdi Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karar, merakla bekleniyor.

    YanıtlayınSil
  11. ORTADA BİR SUÇ VARSA BUDA DÜNYANIN HİÇBİRYERİNDE BULUNMAYAN KARŞILIKSIZ ÇEK CEZASIDIR.

    ŞÜKRÜ KIZILOT ANAYASA MADDE 38 İ TAM OKUMAMIŞ GALİBA : KİMSE BORCUNDAN DOLAYI HAPSEDİLEMEZ... HATIRLATMA ZAMANIDIR..



    skizilot@hurriyet.com.tr

    YanıtlayınSil
  12. ya arkadaşlar ben japanco sanskritçe falan mı yazıyorum ya??? neden ısrarla benim akp sorunu çözecek dediğimi sanıyorsunuz? ya da okumaya zahmet bile etmeden sallayalım birine de kimse olursa olsun derdinde misiniz? Bu sorunu AKP çözmedi. Kanun çıkmadan önce Emre de Cüneyt de bir çok arkadaşımız da ben de burada sabah akşam yazıştık elimizden geleni yaptık. AKP sorunu çözmedi. Bunun neyini anlatmaya çalışıyorsunuz bana? Ben içinde yaşadım aylarca. Demem şu AKP çözmedi. CHP de MHP de zaten kendi dertlerini çözecek durumda değiller. Bizim tek kurtuluşumuz anayasa mahkemesi arkadaşlar. Bütün anlatmaya çalıştığım budur. Ayrıca kına yollayan arkadaşa da teşekkür ederim. Ama kusura bakmasın benim aldığım terbiye beraber bir şeyler yapmaya çalıştığım arkadaşlarıma aynı şekilde cevap vermeme engel oluyor. SERKAN

    YanıtlayınSil
  13. 3 de yazan yorumcu içeriye girip yatmaya çok meraklıysan gir paşa paşa yat ama bizim çoluk çocuğumuz var sen galiba herkesi senin eksenin etrafında dönen birileri sanıyorsun yada kendini ne sanıyorsun vatan millet sanamı çalışıyo. cezaevine girmeyelim çalışalım alnımızın teriyle çoluk çocuğumuzun rızkını kazanalım kul hakkını ödeyelim hiç bir kulun hakkı bizde kalmasın diye uğraşıyoruz

    YanıtlayınSil
  14. SEVGİLİ ARKADAŞLAR 12 EYLÜLDE BİR OYLAMA YAPTIK HERKES OYUNU,TERCİHİNİ KULLANDI GELDİ. HAKKIMIZDA HAYIRLISI OLSUN. BEN BURDAN HÜÇBİR ALLAHIN GÜNÜ SİYASİ Bİ KELİME İÇERİSİNDE BİR MSJ VERMEDİM HİÇBİR ZAMAN DA SİYASİ BİR GELİŞME İÇERİSİNDE OLMADIM.

    ANCAK ŞUNU BELİRTMEK İSTERİM Kİ GÜNLERCE BEL BAĞLADIĞIMIZ ANAYASA MAHKEMESİNDEN DE 12 EYLÜLDEKİ REFERANDUM SONUCUNA BAKARAK ÜMİDİMİ KESMİŞ BULUNMAKTAYIM. YENİ ANAYASANIN RESMİ GAZETEDE YAYINLANMASININ 1 AY SONRASINDA ANAYASA MAHKEMESİNİN YAPISI DEĞİŞİME UĞRAYACAK.KARMAN ÇORMAN OLACAK. BELKİ DAHA İYİ OLACAK BELKİ DE DAHA BETER OLACAK. AMA İNSANLARIN İLK KARŞILAŞTIĞI BİR YAPI VEYA BİR DURUM; HİÇBİR ZAMAN SAĞLIKLI BİR KARAR VERDİRMEZ..

    BUGUN ADLİYELERİ ŞÖYLE BİR DOLAŞTIM.. 3167 SAYILI YASAYA GÖRE VERİLEN HÜKÜMLERİN YARGITAY TARAFINDAN BOZULMASI KARARI HALEN DEVAM EDİYOR. YARGITAY 3167 SAYILI YASAYA GÖRE VERİLEN TÜM HÜKÜMLERİ BOZUYOR VE YEREL MAHKEMEYE GÖNDERİYOR. BU DA TABİ TEKRAR TEMYİZ HAKKI KAZANMAMIZ DEMEKTİR.. 2009 UN BAŞINDA 3167 SAYILI YASA İLE YARGITAYA TEMYİZ EDİLEN BİR DOSYAYI DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDE 3 YILDA ANCAK YEREL MAHKEMEYE GELİR. DAHA SONRA TEKRAR DURUŞMA YAPILIR TEKRAR YARGITAYA GİTME SÜRECİ BAŞLAR Kİ BUDA 1 YIL.. TEKRAR YARGITAYDAN GELME SÜRESİ 3 YIL.. TOPLAMDA 7 YIL Kİ ZAMAN AŞIMINDAN DAVANIN DÜŞMESİ BÜYÜK OLASILIK.... BENCE DAVALARINIZI 3167 SAYILI YASA YÖNÜNDEN İYİ TAKİP EDİN.. ŞİMDİLİK BU KADAR

    JENARDİ

    YanıtlayınSil
  15. SN JENARDİ
    BİRKAÇ SEFER SORDUM AMA BİR CEVAP VERMEDİNİZ
    ERKEN İBRAZLA İLGİLİ BAHSETTİĞİNİZ YARGITAY KARARINA NE OLDU?
    ÖYLE BİR KARAR VAR MI YOK MU?
    SAYGILAR
    SELİMMERT

    YanıtlayınSil
  16. Yeni Anayasa paketinde yer alan anayasa mahkemesine kişisel başvuru hakkını hepimizin kullanması gerekiyor... Yasaların kişisel hak ve özgürlüklere engel olamayacağı anayasa hükmü, aynı zamanda Avrupa Birliği yasaları hükmü... Paketin sanırım 17. maddesinde bu var... Bunun şekli ile ilgili çalışma yapmamız gerekiyor... ALİ

    YanıtlayınSil
  17. arkadaşlar anayasa mahkemesine kişisel başvuru hakkımızı kullanalım yanlız bunu yaparken topyekün hareketle mi ki bı uygulama anayasa mahkemesini boğabilir ve belki de işi geciktirebilir; ya da bu iş için bir arkadaşımız önderlik ederek tekil müracaatla bu yasanın iptali için uğraş verelim bu konuda sitemiz içindeki avukat arkadaşlardan hem metin için hem de işin şekli için yardım isteyelim bu konu hangi şartlar altında en çabuk çözülür diye çünkü anayasa mahkemesinden bizim aleyhimize karar çıkması imkansız gibi (anayasanın 38. maddesi, çekte vade olması vs vs ), önemli olan bu kararı en çabuk nasıl çıkarabiliriz. onlar da bizim lehimize bir karar çıkacağı için konuyu gündeme almayarak sermayeye vakit kazandırmaya çalışıyorlar. (A.H.T)

    YanıtlayınSil
  18. SAYIN JENARDİ VERDİĞİNİZ BİLGİLER TAMAMEN YANLIŞTIR.

    BENİM DOSYALARIM JET HIZIYLA YEREL MAHKEMELERE İADE EDİLMİŞTİR.BİR DOSYAM SONUÇLANIP YARGITAYA DÖNMÜŞTÜR.DİĞER 4 DOSYAM İSE BU AY VE GELECEK AY YEREL MAHKEMELERDE 2.DURUŞMALARININ GÖRÜLMESİNDEN SONRA SONUÇLANACAKTIR.YARGITAYDA NE KADAR ZAMANDA SONUÇLANACAKTIR BİLEMİYORUM AMA KONU DEDİĞİNİZ GİBİ DEĞİLDİR.

    SAYGILARIMLA.

    YanıtlayınSil
  19. 17'ye kesinlikle katılıyorum. Günlerdir de bunu anlatmaya çalışıyorum. Anayasa Mahkemesi kesinlikle bizim lehimizde karar verecek. Aksi imkansız görünüyor. Kaldı ki aksi bir durumda bile onbinlerce kişisel başvuru yapılabilir. Hepsini mi red edecekler??? Anayasa MAhkemesi davamızı belki gündeme göre önemsiz gördüğünden belki de gerçekten sermayeye zaman kazandırmak için (ki ben buna inanmayı cidden istemiyorum)hızlı bir şekilde ele almıyor. Bir şeyler yapıp A.Mah.ne baskı yapmamız lazım. CHP'nin yaptığı başvurunun kabul gören bölümlerini aynen alıp kişisel olarak yapabildiğimiz kadar çok başvuru yapmamız bence hızlanmalarına neden olacaktır. Tek görüşmede ellerindeki binlerce dosyadan kurtulmak için bize öncelik verebilirler. Bu konuda hukukçulardan neyi nasıl yapabileceğimizi öğrenmemiz iyi olacaktır kanaatindeyim. SERKAN

    YanıtlayınSil
  20. Atabayrak
    Yargıtayda işleyişi sistemi dosyaların nasıl ve ne hızda sonuçlandığını içtihatların kitap haline getirilip nasıl satıldığı bu içtihatların Türkiye genelinde barolara nasıl pazarlandığı, temyiz dosyalarının adamına göre nasıl jet hızıyla geçtiğini takip edilmeyen dava dosyalarının raflarda nasıl tozlandığını bu ülkede bilmeyen kaldımı acaba merak ediyorum!

    Karşı taraf temyiz ettiğiniz dosyayla ilgileniyorsa ilgili dairenin postası kalemdeki eleman çaycısı güvenlikçisi her neyse artık bir telefon etmek, sakaryada bir öğle yemeği kadar jet hızıyla sonuçlanmaya yakın bir vakaa!
    Demem o ki, sizin davalarınızdaki jet hızı örneği geneli kapsamıyor ne yazikki, karşı tarafın veya sizin hünerinize yeteneğinize kalmış bir durumdur.

    Anayasa Mahkemesine gelirsek, bireysel başvuru hakkı tabiki var ama çek mağdurlarına sıra gelinceye kadar yok doğu yok güney doğu yok askerden ihraç edilenler yok mecburi askerlik silah almak istemeyenler, Rumlar Ermeniler mülkiyet hakkı, işkence görenler türban takmak isteyenler vs vs
    Demem o ki
    Sizlere sıra gelene kadar binlerce değişik konu mevzu var. Çek mağdurlarının esamesi okunmaz.
    Müracaat eden kesimlerin toplamı hep birlikte değerlendirildiğinde Anayasa Mahkemesi işlemez hale gelecektir nihayetinde..

    Nihayetinde Anayasa Mahkemesinde bir kural var, başvuruların bir tanesi red edildiğinde benzer nitelikteki tüm başvurular yok hükmünde sayılma durumu, hangi ihlalle başvurulacak.
    Kast unsuru (en temel başvuru gerekçesi budur)
    Borç ödeyememe hapis yasağı
    Adli para cezası
    Adil yargılanma hakkı.

    Anayasa Mahkemesine bu yeni durumda 17 üye olması gerekiyor yani extradan 2 üye atanacak
    Mevcut üyeler zaten konuya vakıf (11 asil 4 yedek üye, yedeklerde asil olunca 15 üye bunlar zaten dosyaları incelemişlerdir)

    Bu yeni durumda Anayasa Mahkemesinin süreci fazla uzatacağını sanmıyorum...

    YanıtlayınSil
  21. ben thahütte bulummuştum ama çekte şirket müdürü olarak imzam var şirket ortagı degilim tahahüdüm kasım ayında ne yapmam lazım bir bilgi verirseniz sevinirim

    YanıtlayınSil
  22. ben çekten tahahütte bulundum ama şirket müdürüyüm ama ortak degilim kasım da tahahüdüm doluyor ne yapmam lazım bir bilgi verirseniz teşekkür ederim

    YanıtlayınSil
  23. 22-22

    acil beraatiniz gerekmekte..

    YanıtlayınSil
  24. sayın av.Sibel SEVİNÇ...biz ailecek çok zor günler geçiriyoruz...babam çek defterini kaybetti ve 19 adet çek yaprağı şu an babamın adıyla mahkemede...biz imzanın babama ait olmadığı gerekçesiyle adli tıp kurumuna gönderdik çekleri ancak imzalar babama ait geldi...hçbir şekilde imzası ve yazısı bulunmamasına rağmen...adli tıptan gelen sonuca itiraz edip tübitak bilim kurulu tarafındanda incelenmesi için geri gönderdik...nasıl babama ait geldi anlamıyorum...anlayamıyorum...eğer ordanda babama ait gelirse imza gincelenmek üzere başka gönderebileceğimiz bir yer varmı...yada hakim adli para cezası kararı verirse biz bu miktarı ödeyemeceğimize göre hapis olacak...kararı temyiz etme hakkımız varmı yargıtaydan...cevaplarsanız çok sevinirim...
    yıldız...

    YanıtlayınSil
  25. SAMİ KAL dedi ki...
    çek magduru arkadaşlarım acaibinize gitmesin, bu rakamlar aysbergin su üstündeki kalan yüzü gibi. çek magdurları çıg gibi büyüyor. aramıza yeni katılımlar çogaldı. ama iş mücadeleye geldimi ortalarda kimse yok.iki yıldır yırtınıyoruz çek magdurlarının sayısı milyonu aştı. 350.000 kişi taahhütte bulundu. bu yıl sonu tekrar cezaevine dönecegiz. mahkemelerin zorlamaları ile kısa vade verilen çek taahhüdü yerine getirilememmesinden dolayı şu anda yüzlerce çek magduru cezaevine döndü. bagırıyor çagırıyoruz. ben artık çek magdurlarına inanmıyorum.gerçekten magdur sayımız bu kadar çok olsaydı mücadele böyle olmazdı.70.000 çek magduru çıkacak dedik, çıka çıka 2.000 kişi çıktık, ba kadat magdur var diye düşünüyoruz galiba yokuz. burada bu mücadeleyi sürdürmeye çalışan gereçek magdur sayısı üç beş kişiyi geçmiyor. artık ben magdurlara inanmıyorum, gerçek magdur mücadelenin içinde olur, mücadeleye katkıda bulunmayan, yada akp parti taasubu ile hala particilik sevdasında olanlar ya tabiri caiz ise beleşçi, yada dolandırıcı sahtekar, yada parası pulu olan tuzu kuru magdurlardır. sahtekar çek magdurları sitesi ve ordaki bir kaç kendini bilmez bizleri mücadeleden soguttu, bıktırdı. bu insanlar hep muhalefet icraatte yok, ama bölücülük ve yıkıcılıkta bir numaralar. bu insanlar için mücadele etmeye degermi diye düşünüyorum. galiba degmiyor. bizler bir bedel ödedik, bırakalım onlarda ödesin. bakalım sevdikleri akp onları cezaevinden kurtarabilecekmi.

    15 Eylül 2010 20:08

    Yorum Gönder
    Yorum Kuralları:
    1- Yaptığınız yorumun, yazıyla alakalı olmasına özen gösteriniz.
    2- Yazım ve dilbilgisi konusundaki hassasiyetinizi yorumlarınızda da gösteriniz.
    3- Her zaman nazik bir üslup kullanmaya özen gösteriniz.
    4- Yukarıdaki kurallardan herhangi birine uymamanız durumunda, site sahibi yorumunuzu yayınlama ya da yayınlamama hakkına sahiptir.

    “Hiç kimse yalnızca borcundan dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz’’



    Önceki Kayıt Ana Sayfa
    Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom)

    YanıtlayınSil
  26. ARKADAŞLAR BIRAKIN ARTIK AKP MHP CHPYİ İŞTE BUNDAN DOLAYI MAĞDURLARI KÜSTÜRDÜNÜZ SİTEYE KİMSE GİRMİYOR FAKAT TAKİP EDİYOR BIRAKIN BU SİYASETİ BİZE BU KADAR ZARA VERDİ HALEN SİYASET YAPIYORSUNUZ İNSANLARIN SİYASİ GÖRÜŞÜNE SAYGILI OLALIM KİM OLURSA OLSUN BUNDAN SONRA HİÇBİR ŞEKİLDE SİYASETLE İLGİLİ YAZMAYALIM LÜTFEN ARKADAŞLAR BU SİTEYE EMEGİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜR EDELİM ARKADAŞLAR VE YENİDEN BAŞLAYALIM

    YanıtlayınSil
  27. akp hükümetinin banayasası ile sahtekarlıklarından ilki bu gün çıktı. hani anayasa mahkemesine kişisel başvuruların yolu açılacaktı. buna inanan binlerce kişi anayasa mahkemesine dilekçe ile müracaat etti ne oldu. anayasa mahkemesinden bugün açıklama geldi. şu anda kişisel başvuru hakkı yok, gelen dilekçeler işleme alınmayacak. bu konudaki yasal düzenlemeler iki yıl içinde yapılacak iki yıl sonunda belki bu hak kazanılacak. şimdi soruyorum anayasa mahkemesi bir itirazı kaç yılda sonuçlandırır. yaptıgım araştırmalarda on yıl önce yapılan müracaatlar bile hala gündeme alınmamış. anayasa mahkemeside yanlıdır. çünkü bu ülkede hukuk parası olan gücü olanın yanındadaır. telekomun peşin aldıgı parayı iptal eden kararı telekomun yaptıgı itiraz üzerine iki gün gibi bir sürede bozabilmiş ve uygulamanın yolunu açmıştır. burda bizi ilgilendiren ve görülen o ki chp nin anayasa mahkemesine 5941 sayılı yasa için yaptıgı itirazda aynı akibete maruz kalacagıdır. yıl sonundan itibaren kabuslar yine bizi bekliyor. yine cezaevleri, yine kaçak hayat.kuruların yanında yaşlarda yanar atasözü gerçekleşecek, bizlerde akp yandaşları yüzünden zulüm görmeye devam edecegiz.

    YanıtlayınSil
  28. KAMUOYUNA DUYURU



    7.5.2010 tarih ve 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 18. maddesiyle Anayasanın 148. maddesinde değişiklik yapılarak bireysel başvuruları karara bağlamak Mahkememizin görevleri arasına ilave edilmiştir.

    Ancak aynı Kanun’un 25. maddesiyle Anayasaya eklenen geçici 18. maddesinde bireysel başvuruya ilişkin gerekli düzenlemelerin iki yıl içinde tamamlanacağı ve uygulama kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bireysel başvuruların kabul edileceği belirtilmiştir.

    Mevzuat hükümleri bu yönde olmasına rağmen anayasa değişikliğine ilişkin referandumun yapıldığı 12.09.2010 tarihinden itibaren vatandaşlarımız tarafından Mahkememize bireysel başvuru adı altında dilekçelerin gönderildiği görülmektedir.

    Belirtilen düzenlemeler karşısında gerekli yasal düzenlemeler yapılmadan Mahkememizin bireysel başvuruları kabul ederek incelemesine olanak bulunmamaktadır.

    Buna rağmen yapılan ve yapılacak başvurular gereksiz yazışmalara neden olacağından bu yöndeki başvurular için gerekli düzenlemelerin yapılmasının ve uygulama kanununun yürürlüğe girmesinin beklenmesi hususu kamuoyuna saygıyla ve önemle duyurulur.



    Anayasa Mahkemesi Başkanlığı

    YanıtlayınSil
  29. 24-24-24

    YILDIZ HN

    JANDARMA KRİMİNAL BASKA BİR SECENEK OLABİLİR AKSİ YÖNDE KARAR GELİRSE VE EGER CEKLER KAYBOLDUGUNDA EMNİYETE BASVURUNUZ YOKSA CEZA YUZDE DOKSAN YARGITAYDAN ONANARAK GELİR.

    KARAR YAZILDIGI ANDA HEMEN TEMYİZ ETMELİSİNİZ,TEMYİZ HAKKINIZ ELBETTE VAR

    YanıtlayınSil
  30. 2010/06 esas sayılı dosya nın bir an evvel anayasa mahkemesının gundemıne alınıp kararın cıkması icin ne yapabılırız veya bu konuda bır bılgısı olan varmı.

    YanıtlayınSil
  31. Merhabalar sibel Hn
    Eşimin taahhütte bulunduğu dosyaları vardı fakat
    bir dosyaya tahhaütte bulunmamış ve 20 gün önce
    yakalandı yaklaşık 5 ay kadar erken ibraz olduğundan dilekçe verdik fakat red geldi sonra bir üst mahkemeden itirazda bulunduk fakat hala cevap gelmedi karara bağlanması ne kadar sürer ve red gelme olasılığı olabilir mi şimdiden teşekkür ederim saygılarımla alev

    YanıtlayınSil
  32. 31-31-31

    hemen agır ceza mahkemesi hakimine hemen bizzat gidin cezaevinde oldugunu ifade edin

    YanıtlayınSil
  33. GERÇEKTEN MAĞDUR OLAN TÜM ARKADAŞLAR,

    BU SİTEDE SİYASİ GÖRÜŞLERİ GEREĞİ BİRBİRİNE KIRILAN DAVADAN KOPTUĞUNU SÖYLEYEN ARKADAŞLAR DA DAHİL
    HERKESİN BU SİTEYİ TAKİP ETTİĞİNE İNANIYORUM.
    ANCAK UMUTSUZLUKTAN VE ÇARESİZLİKTEN NE YAPACAĞINI BİLMEDİĞİNDEN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUMUZ YORUM YAZMIYORUZ.
    YAPILMASI GEREKEN : GÖNÜLLÜ,VAKTİ VE İŞİ MÜSAİT OLAN ÖZELLİKLE HUKUKU BİLEN LİDERLİK YAPABİLECEK ARKADAŞLARIN ÖNCÜLÜĞÜNDE TOPLU HAREKET ETMEK GEREKİYOR.
    ORTAK TOPLU İMZA LİSTELERİ VE KAMPANYALARI İLE ZİYARETLER YAPILABİLİR.HÜKMETE,MECLİSE,SİYASİ PARTİLERE HUKUKÇULARA MEDYAYA VB...
    AKSİ HALDE HAVANDA SU DÖĞMEYE DEVAM EDECEĞİZ VE TAAHHÜTLERİN TARİHLERİ BİTİYOR.
    YENİ MAĞDURLAR ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR
    HAPİSHANELER TIKA BASA DOLU.
    DUYARLI GÖNÜLLÜ ARKADAŞLARDAN RİCAMIZDIR!

    YanıtlayınSil
  34. ANAYASA MAHKEMESİ

    ARKADASLAR TAAHHUTLERIN SURESININ DOLMASINA COK AZ KALDI ,TEK UMUT 2010/06 ESAS SAYILI ANAYASA MAHKEMESİ BASVURUSU,SIMDILIK BASKA BIR UMUT GOZUKMUYOR.

    DUN ANAYASA MAHKEMESINI TLF.ILE ARADIM.AYDIN BEY ADINDA BIR GOREVLI CEVAP VERDI ,ILGILENDI VE SABIRLA SORULARIMA CEVAP VERDI.DOSYANIN ESAS GORUSME ASAMASINDA OLDUGUNU ,BU DOSYA ILE ILGILI KENDILERINI COK KISININ ARADIGINI,GORUSULECEK ONCELIKLI DOSYALAR ARASINDA OLDUGUNU SOYLEDI.HAFTAYA TEKRAR MAHKEMENIN TATILDEN SONRA TOPLANTILARA BASLAYACAGINI SOYLEDI.ANCAK GORUSME GUNU ILE ILGILI BIR SEY SOYLEYEMEM DEDI,BUNU BASKANIN BELIRLEYECEGINI HAKKIMIZA HAYIRLI OLMASI TEMENNISINDE BULUDU.

    FAYDASI OLURMU BILEMIYORUM AMA AYDIN BEYIN DIREKT TELEFONU 03124637459.
    ARAMAK ISTEYEN ARKADASLAR ARAYIP DOSYANIN AKIBETINI SORABILIRLER.

    YanıtlayınSil
  35. ARKADAŞLAR
    10 GÜNDÜR MÜSAİT DEĞİLİM...
    KİMSE KİMSEYE KÜSMESİN
    MÜCADELEYE DEVAM...

    MURAT YALÇIN

    YanıtlayınSil
  36. 2 akp yalakası burdaki dayanışmanın içine etti. hep yazdık bunlar köylü kurnazı kanmayın dedik dinletemedik.
    AKP insanları kandırıyor dedik dinletemedik. alın size örnek meydanlarda bas bas bagırıyorlardı ne diyorlardı

    1. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı getiriyoruz ne oldu (düzenleme yaparlarsa başvurursubuz ve daha çok beklersiniz)

    2. Toplu sozleşme hakkı yahu grev hakkı olmayan yerde toplu sözleşmeyle toplu gorüşmenin farkını bilen varsa banada anlatsın

    3. bu AKP nin değil milletin anayasası hani millete 1 tane faydasını gozterin bana

    4. 12 eylülele hesaplaşma anayasası bu kimi kandırıyorsunuz yahu hiçbiri yargılanamayacak hepimiz göreceğiz. zamanaşımını gözardı edecek bir mdde bile eklemediler buna sorumluluk yüklenemez naddesi cabası

    5. Peeekalaaaaa kime yaradı sonuçta tabiki sadece AKP ye kızdıkları yargıyı Anayasa Mahkemesini HSYK yı istedikleri gibi hizya sokacaklar Askeri zaten serseme çevirdiler adamlar bugüne cevap hazırlarken sabah yandaş medya yeni taaruuzlara başlıyor.

    Şimdi soru şu; sizce bunlar demokrasi istendiği için yapılan şeylermi ???????? ne dersiniz....

    Ben üşenmedim yazdım bazı yazılarım gibi büyük ihtimalle gene yayınlamayacaklar olsun ben yinede yazdım. Birileri gibi suya sabuna dokunmadan sadece ağlasaydım yada şakşakcılık yapsaydım yayınlanırdı biliyorum. Nede olsa biat toplumu yaratılıyor ağlayacaksın belki bir meme veren olur tabi şansın varsa.

    YanıtlayınSil
  37. ben haricen şirket müdürüyüm ama tahatte buılundum şirketle hiç bir alakam yok tahahahüt taride geliyor ne gibi bir yol izlemem gerekli ilgili arkadaşlar bir cevap yazarsa sevinirim teşekkürler

    YanıtlayınSil
  38. acaba bu sitenin içine eden akp yalakasımı yoksa sizlergibi bu tür yazıları yazanlarmı siyaset yapmayın diye yırtınıyoruz yine değişen birşey yok adminlere sesleniyorum burdan ilan edin siyaset içerikli hiçbir yazı yazılmayacak ve yayınlanmayacak

    YanıtlayınSil
  39. bende 38 de yazan arkadaşa katılıyorum.bu site siyaset dışı olursa insanlar buraya çek ile ilgili paylaşımcı bir site olursa bir yerlere
    gidebiliriz.oysa çoğunluk arkadaşlarımız siteyi sadece ziyaret edip gidiyor,burası paylaşımcı bir site olarak gürmak istiyoruz.ibrahim

    YanıtlayınSil
  40. slm arkadaşlar burada olan herkes sıkıntı cekenler le bende eynı durumdayım bende cek cezası aldım ve kısa süre ceza yatıp tahütten selbes kaldım ...yeni yasadan beklemektende sıkıldım allah kahretsinki başarılı iken artık ikilemde ve başarısız olarak devam etmekteyim...av. hepsi sacma neden para kazanmak için sallama politikası yapıyor .inan mayın sakın sıkıntı gidip olanı oldugu gibi yaşayın inn bu daha dogru dur. buna inanin arkadaşlar...slmlar

    YanıtlayınSil
  41. GERÇEK MAĞDURLARDAN TEKRAR RİCA EDİYORUM.

    SİYASETSİZ TEK SES OLMAYI BECEREMEDİK.
    GÖNÜLLÜ ÖNCÜLÜK YAPACAK YOL GÖSTERECEK BİRİLERİ DE ÇIKMADIĞINA GÖRE
    HERKES KADERİNE RAZI DEMEKTİR.

    MURAT YALÇIN BEYİ VE AV.SİBEL SEVİNÇ HANIMI BU SİTEDEN İZLİYORUM
    SİYASİ GÖRÜŞLERİNE KATILIRSINIZ KATILMAZSINIZ,
    KENDİLERİNİN SİYASET DIŞI BİR YAKLAŞIMLA BÜYÜK BİR ÖZVERİ İLE YAPTIĞI GİRİŞİMLERİ TAKDİR EDİYORUM.
    ŞAYET KENDİLERİ KABUL EDERLERSE BİZ MAĞDURLARIN ÖNCÜSÜ, SÖZCÜSÜ VE BİRLEŞTİRİCİMİZ OLMALARINI BUNDAN SONRAKİ YOL HARİTAMIZI ÇİZMELERİNİ KENDİLERİNİN HOŞGÖRÜ VE AFFINA SIĞINARAK ÖNERİYOR VE RİCA EDİYORUM.
    SEVGİ VE SAYGILARIMLA H.Ç.

    YanıtlayınSil
  42. Siteyi takip eden arkadaşlarınızın yazan ve yazdıkları yayınlananlardan çok fazla oldugu bilincinde olmanızı, bu parti VE partizanlık konularını birtarafa bırakmanızı sizlerden çokşey ögrenmiş olan BEN ve benim durumumda olan arkadaşlarınıza daha fazla feyz olmanızı isterim . Siteye çok kere yazmak istedim ama pc de acemi olmanın verdiği mazeretimden dolayı başaramadım . ama hergün en az üç defa açıp takip ettiğimden ve bukadar kırıtik bir zamanda bukadar az yorum yayınlanmasından son derece üzüntü içerisinde oldugumu da bilğilerinize sunarım.ÇOĞU AVUKAT SİZLERDEN ve siteden FEYZ ALARAK TAAHHÜTNAMELERİ VEREREK PARA KAZANDI. çek taahhütnamesinin ne olduğunu bilmeyen av var BENİM AVUKATLARIMI BU SİTEYE YÖNLENDİREREK TAAHHÜT verebild! im buda 2 ay gibi bir zaman aldı. SİTEDE DAHA FAZLA YORUM GÖRMEK İSTİYORUZ benim gibi siteyi takip edipte yazamayan birsürü mağdur olduğunu unutmayınız derim.
    Ahmet

    YanıtlayınSil
  43. bu sitede siyaset yapılmasın diyen arkadaşlara, evet bu site çek magdurları sitesi, burada her görüşten insan var, herkes başkasının görüşüne saygı göstermek zorunda. buraya kadar hem fikiriz. ama bunu buraya yazarken bile çifte standart uyguluyorsunuz. yazılar iktidar yanlısı olunca siyaset olmuyor, muhalefet olunca siyaset yapmayın. bırakın kardeşim burdaki magdurların hepsi belli bir egitim ve kültür seviyesine sahip insanlar kimse kimseden etkilenmez. kimse başkasına bir şey zorlayamaz ve yönlendiremez. ama aklın yolu bir dogrular yazılınca zorunuza gitmesin. bizler canı yanan insanlarız, magdurlarız tabiki yerimiz muhalefette olacak, iktidara şirin görünmekle, yagcılıkla, yalakalıkla kazanabilecegimiz hiç bir şey yok. iktidar bizi görmezden geldi, yok saydı bunu inkar edebilirmisiniz. günümüz güçlünün günü, sesi çıkanın, tepkisini korkmadan ortaya koyabilenlerin günü. eger mertçe, organize olarak sesimizi yükseltebilir ve tepkimizi koya bilirsek gündemde oluruz. yoksa burdaki kısır çekişmelerle bir arpa yol gidemeyeiz.ataların dediği gibi kendin çal kendin oyna. ne iktidarın ne muhalefetin umurunda olursun. iktidar tuzu kuruların, kapitalislerin yanında asla mazlumdan yana olmazlar, okyanus ötesinden, yada fethullah hocadanda bize destek gelmeyecegine göre akp nin umurunda bile olmayız. basın görmüyor, yargı görmüyor, iktidar görmüyor ama muhalefet görmek zorunda möuhalefet kanalı ile gündeme gelmek zorundayız. bu belaların müsebbipleri siyasilerdir, 2001 den bu yana 3167 degiştirmekte ayak sürüyen akp iktidarda, 5941 ile başımıza açtıklarıda ortada hala siyaset yapmayalım, ora bura yaranalım. bu insanlar ya çok saf ve cahil, yada art niyetli. burası hukuk paylaşım sitesi degil, burda yol gösterenler yaşayarak ögrenen insanlar. bunlara saygımız sonsuz.burda hala çok basit soruların cevabını arayan insanları görünce üzülüyoruz. en ufak bir araştırma site geçmişini tarama kabiliyeti bile yok sadece armut piş agzıma düş. bu kolaycılıktır. mücadeleye bir şey kazandırmaz. yapılacak iş bu mücadeleyi bu günlere getiren emek veren ama bazı aklı evvellerin şahsi kin, kapris ve liderlik hırsları ile küstürülen, kırılan liderlik vasfı tanıyan tecrübeli magdurları tekrar kazanabilmek gerekir. bunun içinde bu şahıslara çagrı yapılmalı, bire bir iletişime girilip yeni bir yol haritası çizilmelidir. yarın çok geç olacaktır.

    YanıtlayınSil
  44. yegenim karsiliksiz cek varmekten antalyada tutuklanmis.
    ben australyada oldugum icin birsey yapamiyorum.
    ne yapmam gerekir.
    yardimci olursaniz minnetar olurum.
    saygilarimla
    a.h

    YanıtlayınSil
  45. 42de feyz li filan konustuna göre sende akp yalakalarındansın belli

    YanıtlayınSil
  46. 43-43
    Fikirlerine tamamen katılıyorum, saygilarımla,

    YanıtlayınSil
  47. arkadaşlar kastenmi yazıyorsunuz bu yazıları. siteyi bu hale getiren bölen parçalayan bir şahsı hala liderliğemi davet ediyorsunuz.bu kadar saf olamazsınız yada art niyetliyseniz yapacak bir şey yok. sizlere akp kökenli liderlerinizle başarılar dileriz. herkes kendi yoluna.bizim bölücü ve mikserlerle asla işimiz olmaz.

    YanıtlayınSil
  48. ARKADAŞLAR,
    GÖRÜLÜYOR Kİ BAZI ARKADAŞLAR ÇEK MAĞDURLARINI KENDİ İÇİMİZDE SİYASİ GÖRÜŞLERİNE GÖRE KATEGORİZE ETMİŞLER.
    ÇEK MAĞDURLARINI YARGILAMA USULÜ,MAHKUM ETME USULÜ SİYASİ GÖRÜŞLERİNE GÖRE UYGULANMAYACAĞINA GÖRE;
    ORTAK SORUNUMUZUN ÇÖZÜM YOLU DA ORTAK OLDUĞUNA GÖRE;
    BİR TÜRLÜ UZLAŞMA ERDEMİNDEN YOKSUN BAZI ARKADAŞLARIN YORUMLARINDAN ÇIKARILAN SONUÇ:
    BU ARKADAŞLAR KESİNLİKE ÇÖZÜMSÜZLÜK İSTEYEN ART NİYETLİ TUZU KURU BİZLERİ YOLUMUZDAN ETMEYE ÇALIŞAN KİŞİLERDİR. OYUNU İYİ OKUMALIYIZ.
    SADECE ŞUNU DİLEYEBİLİYORUM.
    AKIL,BİLİM MANTIK HEPİMİZE IŞIK TUTSUN.

    YanıtlayınSil
  49. magdur müdür20 Eylül 2010 09:54

    ben haricen şirket müdürüyüm karşılıksız çekten tutklamam çıktı tahahütte bulumdum tahahüt tarihi geliyor ne yapmam lazım şirket sahipleri ödeyemeyeceklerini söylediler bende ödeyemem ne yapmam lazım bir yol gösterirseniz sevinirim teşekkürler

    YanıtlayınSil
  50. ya arkadaş insanın kendi kendine yaptığını başka kimse yapamaz derler ya sahiden doğruymuş. Burada bu kadar insan şu kanundan kurtulmaya, yaşamaya çalışıyor ama bir o kadar da ne yaptığını ne yazdığını niye yazdığını bilmez insan burayı da karıştırmaya çalışıyor.45... lafa bak ya. Allah seni nasıl biliyorsa öyle yapsın. Benim annem CHP kadın kollarında ben kendimi bildim bileli. Kadın 60 yaşında FEYZ de diyor, istirham da diyor. Ben de sık sık hamdolsun derim mesela. Desene sana göre ben kesin cemaatçiyim. sonra mücadele diyoruz iyi güzel de, kardeşim burada akp'ye de oy veren var, chp'ye de, mhp'ye de. Eminim meclise bile giremeyen partilere de oy verenler vardır. Ayrıca belk herkes bilmiyor olabilir. Çeke 1 yıldan 5 yıla hapis cezasını öngöre 3167 sayılı kanunun yürürlülük tarihi 03.04.1985...Yani Türkiye bu rezilliği, bu sefilliği 25 yıldır çekiyor. Yani o çok bilen tüm siyasetçi arkadaşlara bir sözüm var. İnsanlar bu insanlık ayıbı kanundan hapislerde sürünürken iktidardan kimler geldi geçti ??? ANAP, DYP, DSP(CHP destekli),MHP, AKP... Hatta bir ara ERBAKAN bile geldi. Hiç biri, hiç bir değişiklik yapmadı. Şimdi AKP şöyle kötü böyle kötü de, şimdi "biz sizin yanınızdayız, destekliyoruz" diyen muhalefet partileri iktidarken akılları neredeydi?? Arkadaşlar Allah aşkına bırakın şu kulaktan dolma bilgisiz, araştırmasız boş politik konuşmaları. İsteyen açsın araştırsın. 3167 ne zaman yürürlüğüe girmiş? Ona da üşenen varsa :"3.4.1985 tarih ve 18714 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır."... Şimdi lütfen herkes aklını başına alsın. Boş boş konuşmayı bıraksın. Kimse size bir başkasına hakaret hakkı vermiyor. Yok yalakaymış, yok bilmem neymiş... Bu kafayla 1 adım ileri gidemeyiz. SERKAN

    YanıtlayınSil
  51. SAYIN ADMİNLER,
    BU SİTEDE MAĞDURLAR ADINA ÇÖZÜMDEN YANA,BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ DESTEKLEYEN ,ÇÖZÜM ÜRETEN YORUMLARIN DIŞINDA HİÇBİR YORUMA YER VERMEYİN.
    SİYASET YAPMAK İSTEĞEN GİTSİN PARTİSİNDE YAPSIN.
    BURAYI,AMACININ DIŞINDA KENDİ EGOLARINI TATMİN ETMEK İSTEYEN BİLİNÇSİZ KİŞİLERİN ARENASI YAPMALARINA İZİN VERMEYİN.
    YOKSA OLAN GERÇEKTEN MAĞDUR OLANLARA OLUYOR.
    50 SERKAN DÜŞÜNCE YAPINA KATILIYORUM. ANCAK BİRİLERİNİN PROVAKASYONUNA GELİP SİYASİ GÖRÜŞ BELİRTME,ÜSLUBUNU ÇİRKİNLEŞTİRME. AKSİ HALDE BİRİLERİNİN AMACINA HİZMET ETMİŞ OLURSUN.
    NEREDE SİTENİN KURUCULARI?
    NEREDE TECRÜBELERİYLE GEÇMİŞTE ÖNCÜLÜK YAPANLAR?
    YOKSA HERKES GEMİSİNİ KURTARAN KAPTAN MI OLDU?
    BEKLEYİP GÖRELİM DİYECEK ZAMANIMIZ YOK ARKADAŞLAR.
    ALLAH ÇARESİZLERİN YARDIMCISI OLSUN.
    H.Ç.

    YanıtlayınSil
  52. SERKAN BEY, 3167 25 YILDIR SÜRÜYORDU, 2001 YILINDA YENİ ÇEK YASASI İÇİN ADIM ATILDI YIL 20.ARALIK 2009 GELDİ, 5941 GİBİ DAHADA BELA BİR YASA ÇIKTI. SİZ NEDEN BAHSEDİYORSUNUZ MERHUM AKİF SÖYLÜYOR, SENDEN RAHMET DİLİYORUZ, KAN GÖNDERİYORSUN, BUMU ADLİ İLAHİ.BU ADAMLAR BİZE ÖLÜMÜ GÖSTERİP KANSERE RAZI ETTİLER SİZ HALA ROMANTİK TAKILIYORSUNUZ. SİYASET YAPMIYORUZ SADECE GERÇEKLERİ GÖZÜNÜZE SOKMAYA ÇALIŞIYORUZ O KADAR. 1985 YILINDAN BU YANA ÇEŞİTLİ PARTİLER İKTİDAR OLDU. O ZAMAN BU KADAR MAGDUR VARMIYDI. YAŞINIZI BİLMİYORUM AMA SİZ O ZAMAN TİCARETİN T SİNDEN HABERDAR DEGİLDİNİZ GALİBA. KÜRESEL KRIZ VE AKP NİN YANLIŞ EKONOMİK POLİTİKALARI MAGDUR SAYISINDA PATLAMA YAPTI. BU YARA KANGREN OLDU. SİZ HALA PANSUMAN TEDAVİLERDEN BAHSEDİYORSUNUZ. YAKIN BİR ZAMANDADA AKP DEN BAŞKA İKTİDARA YAKIN PARTİ GÖZÜKMÜYOR. BUDA DEMEKKİ BU ZULÜM UZUN YILLAR DEVAM EDECEKTİR. EVET ÇEŞİTLİ PARTİLER İKTİDAR OLDU. AMA BUNLAR KADAR YALAN DOLAN, KIVIRMA VE BAL İÇİNDE ZEHİR SUNAN OLMADI. HERKES AKLINI BAŞINA TOPLAMALI DİYORUM. ÇEKTEN ÇEKEN

    YanıtlayınSil
  53. şu siteye güzel şeyler söyleyip insanların azda olsayüzünü güldürecek bir şeyler yokmu biraz olsun dertlerini unutsalar

    YanıtlayınSil
  54. 52... İsminiz belli olmadığı için sayı ile yazmak zorunda kaldım, üzgünüm. Öncelikle benim mesajımın romantiklikle hiç bir alakası yok. Daha üstlerdeki mesajları veya benim anlatmak istediklerimi okumadığınız için sanırım bir filmi sonundan yakalayıp yorum yazmak gibi olmuş sizin yazınız. Benim haftalardır anlatmaya çalıştığım şuydu. AKP uzun yıllar daha tek başına iktidar olacak, görüntü bu. Referandumdan önce söylemiştim EVET'ler ağırlıkta olacak diye o zaman bana pis AKP'li diyordu bazı yorumcular. Ben ısrarla tek bir konu üstünde duruyorum. Anayasa MAhkemesi. Neden bilmiyorum ama kimse anlamak istemiyor. Son değişiklikle birlikte hukuki durumumuz çok değişti. Ben anayasa mahkemesinin vade nedeniyle mutlaka hapis cezasını kaldıracağını düşünüyorum. Haftalardır da herkese anlatmak istediğimşu: AKP CHP MHP vs..vs..vs.. bizim sorunumuzu çözmez. Çözmeyecekler. Boşu boşuna siyaset kavgasına girmeyin bu sayfalarda. Onun politikası bunun politikası demek kolay. Herkes dünya kadar hata yaptı. AKP ve küresel kriz ok ama ben Tansu Çiller zamanında bir gecede borçlarımın ikiye katlandığını da hatırlıyorum. Varımı yoğumu satıp ancak bir kısmını ödeyebilmiştim. Sonra da aylarca yurt dışı acentalarıma para yollamaktan imanım gevremişti. Ecevit dönemi de pek parlak değildi. Kapı kapı borç araya araya kepaze olmuştuk ülkece. Yani sözün özü. Hiç kimsenin partisi, kimseninkinden iyi değil. Bırakalım bu boş lafları da Anayasa Mahkemesine yoğunlaşalım diyorum. Tek mesajım bu. Yoksa burada amacım siyaset yapmak değil. Romantizm hiç değil.SERKAN

    YanıtlayınSil
  55. anayasa mahkemesine bireysel olarak başvurma hakkımız varmış artık. başvursak bi faydası olurmu. bir b,len varmı acaba.levent

    YanıtlayınSil
  56. ÇOK BİLMİŞLERE 25.11.2002 Pazartesi GÜNÜ GAZETELERDE YAYINLANMIŞ HABERİ HATIRLATAYIM.

    Çek sanığını yeni yasa kurtaracak
    Anayasa Mahkemesi karşılıksız çek suçuna hapis cezasını uygun bulurken Yargıtay, gerekçeli karara kadar dosyaları işleme koymama kararı aldı. Anayasa Mahkemesi'nin karşılıksız çek suçuna hapis cezası verilmesinin Anayasa'ya uygun olduğu kararını vermesinin ardından cezaevine girecekleri endişesi doğan sanıklara Yargıtay'dan iyi haber geldi.
    Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanı Şener Güngör, Anayasa Mahkemesi'nin kararını gerekçesi yayınlanana kadar uygulamayacaklarını açıkladı. Güngör, Çek Yasası'nın bir an önce çıkması için Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e de çağrı yaptı. Bu durumda Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesi yaymlanıncaya kadar Yeni Çek Yasası'nın çıkması durumunda karşılıksız çek sanıkları hapisten kurtulabilecek.
    Süpriz karar
    Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Anayasa'da geçen yıl yapılan değişiklikten sonra karşılıksız çek kesenlere l yıldan 5 yıla kadar hapis cezasının verilmesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle yargılamaları durdurmuştu. Ancak Anayasa Mahkemesi geçen hafta içinde aldığı kararla karşılıksız çek verenlere hapis cezası verilmesinin Anayasa'ya ayları olmadığına karar verdi.
    Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Yüksek Mahkeme'nin ret kararını uygulamak için gerekçenin beklenmesine karar verdi. 10. Ceza Dairesi Başkanı Şener Güngör, VATAN'a karşılıksız çek mağdurlarını rahatlatacak olan şu açıklamayı yaptı:
    Karar çare değil
    Anayasa Mahkemesi kararına saygı duyuyoruz ama çare değil. Biz dosyaları görüşmek için Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararını bekleme kararı aldık. Çünkü Anayasa Mahkemesi'nin kararı sanıkların aleyhine. Elimizde bir Ceza Genel Kurulu kararı var. O değişmiş değil. Eğer karar sanıkların lehine olsaydı hemen uygulamak zorunda olacaktık. Çek senet davaları özellikle 2001 yılında çok kabardı, kararı uygularsak 20 bin kişi (20.000 KİŞİ DİLE KOLAY) hemen yarın hapse girer, biz şimdilik bunları hapisle neticelenecek bir duruma sokmayız.
    GAZETENİN MANŞETİ

    GaZete vatanda çıkan yazı

    NEYMİŞ: O GÜNKÜ DURUM BUGÜNDEN FARKLI DEĞİLMİŞ
    AKP NE YAPTI DİREK HAPSİ DOLAYLI ADLİ PARA CEZASINDAN DEVAM ETTİRDİ AMA BU ECEVİT ZAMANINDADA VARDI ÖZALDADA MESUTTADA TÜRKEŞTEDE

    BU NE ANAVATAN PARTİSİ NE AKP NE DSP(CHP) NE SELAMET NEDE MHP NİN İŞİ
    BU KODAMANLARIN PARA BABALARININ İŞİ
    PARANIN PARTİSİ OLMAZ BIRAKIN PARTİCİLİĞİ BİRBİRİNİZİ YEMEYİDE NE YAPACAKSINIZ ONA BAKIN.
    SERDAR

    YanıtlayınSil
  57. değerli arkadaşlar


    uzun zamandır internete girme fırsatı bulamadığımdan,sadece arada siteye göz gezdirebiliyorum...bu sitede aylarca çaba sarfetmemizin sonucunda kazanabildiğimiz,sadece 1 yıllık bir erteleme...tartışmalara bakılırsa bu konuda ne yapabilirizden çok,bu yasada hangi partinin ne yaptığı konusu ön planda...

    düşünülmesi gereken öncelikli olarak bu yasayla insanları hapis yatırmanın,HUKUK kurallarının ekonomi mazaret gösterilerek alt üst edilmesi...işin hoş tarafı bütün hukukçular bunları çok net olarak bildikleri halde bu uygulama hakkında hiç bişey yapmıyorlar...

    AKP ye gelince ilk bu mücadeleyi başlattığımızda namı değer ahmet iyimaya bu yasa konusunda boşluk olduğunu ve ceza verilemeyeceğini söylemişti...GEÇMİŞ OLSUN da diyerek...sonra ne yaptıklarını unutmayalım...EKONOMİ etkilenir mazaretlerinin neticesinde yasadaki HAPİS CEZASI hukuk arkadan dolanılarak aynen devam etti...bunu çağ dışı olarak nitelendirdikleri halde TOBB,İTO,BANKALAR gibi kuruluşların ve hatta tefecilerin baskısı ağır geldi ve günah keçisi bizler olduk...ve ceza devam etti...çok yoğun çabalarla yasaya KASTEN kelimesini eklettirmiştik ama ne hikmetse iyimaya ve arkadaşları son dakka onuda yasadan çıkardı...yani şüphesiz bazı arkadaşlar çok sevindi...bu ertelemeyle bir çok çaresiz insan bir zaman kazanmış oldu,hapisten çıktı...ancak benim gördüğüm bu kadar hezimetten sonra,,yumurtadan yeni çıkmış civ civ gibi ticaret yapmaya çalışan bu insanlar değil borç ödemek karınlarını bile doyurma şansını yakalayamadılar...

    bireysel başvuru palavralarıyla insanların AİHM şansını da referandum sonucunda gasp ettiler...

    neticeye gelirsek şu an zaman su gibi akıyor ve elimiz de eleştirdiğimiz CHP nin anayasa mahkemesine açtığı iptal davasından başka hiç birşey YOK...onun da ne zaman görüleceği meçhul...yapılması gereken eğer bu sitede hala insanlar bişey yapmayı istiyorlarsa anayasa mahkemesine MAİL atarak TELEFON açarak kısa zaman da İPTAL başvurusunun gündeme alınmasını sağlamaya çalışmaktır...

    my way

    YanıtlayınSil
  58. 56... Kesinlikle katılıyorum. Yukarıda da yazmıştım. 25 senedir sürüyor bu durum. Aynen Serdar Bey'in dediği gibi iş parti işi, politika işi değil. Arkadaşlar elimizde tek kalan seçenek Anayasa Mahkemesi. Oradan da umutlu olmamın sebebi 5941'deki vadenin yasallaştırılması. Ben bunun dışında kısa veya orta vadede bizim için bir çözüm bulamıyorum. Bulan, bilen varsa paylaşsın lütfen. Vadenin yasallaştırılması bizim hukuki durumumuzu tamamen değiştirdi. Defalarca yazdım ancak eski kanunda vade tanınmadığı için çeki yazdığımız an bankada karşılığının hazır olması gerektiği varsayılıyordu. Bu sebeple hukuki açıdan bir yerlere gelsek de kitleniyorduk. Ancak artık çeki yazdığınızda bankada karşılığının hazır olmadığını devlet de kabul ediyor 5941'le. Bu durumda 2 ay, 3ay veya 5 ay sonra çek ödenmediğinde savcı veya hakim artık bunda peşinen kasıt olduğunu varsayamayacak. Gerçi uygulama henüz bu durumda değil ama olması hukuken bir gereklilik. Bunu da şu anda düzeltme şansı olan tek yer Anayasa Mahkemesi. Lütfen Mahkemeye ulaşmanın derdimizi medeni bir şekilde anlatmanın yolunu bilen birileri varsa bilgi paylaşsın, ya da hızlandırmak için ne yapabilriz bilen varsa. Arkadaşlar eğer mahkemeden olumsuz karar çıkarsa durumun ne olacağı ortada, taahhüt verenlerin süreleri doldu dolacak.Vermeyip kaçanların durumu ortada. Yeni davalar, temyizler malum durumda. Gelen bilgilere göre davalar eskisi kadar uzun süreler bekletilmiyormuş. Özellikle tekrar yargılanmalar veya benzeri durumlar temyizden vsden. büyük bir hızla dönüyormuş. Sözün özü şu. Eğer anayasa mahkemesi bu kanunu değiştirmezse, arkadaşlar hepimiz için tünelin ucunda ışık falan kalmayacak. Bu benim fikrim. Eğer başka bir alternatif düşünebilen varsa lütfen paylaşsın. Bu arada Anayasa Mahkemesi'ne kişisel başvuru için henüz gerekli kanuni alt yapı tamamlanamamış, bunun için bir süre daha geçmesi gerektiği söyleniyor. Ayrıca Anayasa Mahkemesi bir konuda karar verince aynı konuda yapılan başvuruların hiçbirini gündemine almıyor. Yani bu dava sonuçlandıktan sonra binlerce başvuru daha yapsak da sonuç aynı olacak. SERKAN

    YanıtlayınSil
  59. serdar kardeşim bu kadarmı insanın anlama kabiliyeti kıt olur, kendin itiraf etmişsin, akp apc devam kararı aldı diye. kendin itiraf etmişsin 20.000 kişiyi ilgilendiriyor diye. kendin savundugun fikirlerle kendin ters düşüyorsun yıl 2010 çek magdurlarının sayısı bir milyonu aştı. hala neyi savunuyorsun anlamakta güçlük çekiyoruz. tutturmuşsun bir siyaseti bırakın . önceki yasadada direk hapis yoktu, aynen bu günkü uygulamada oldugu gibi önce apc sonra hapse dönmesi. doksanlıl yıllar öncesinde çek başına bedeli ne olursa olsun, yaprak başı bir yıl hapis veriliyor, bununda yatarı 4 ay 24 gün oluyordu.bakın çek bedelinde sınırlama yoktu ceza aynıydı. bunlar çeke bedel getirip tek yapraga 800 gün birden fazla ise 5 yıl ile sınırlandırmışlardı.şimdi ne oldu savundugun parti tek yapraga 1500 gün üst sınır 5 yıl. senin cezaların aralıklarla infaz edilsin bakalım üst sınır falan varmı. üst sınır tek seferde kesinleşen cezaların 5 yıl üzeri ise 5 yılla sınırlı. daha ne deyim allah akıl fikir versin.

    YanıtlayınSil
  60. baylar,öncelikle isimle yazma cesaretini gösterelim.ki ki,min neyi yazdığını görebileleim. olyar 1950

    YanıtlayınSil
  61. 59... Tamam bu kadar insan kıt. Anlayamıyoruz biz sizi. Sen bu kadar bilgili olduğuna göre bizi bir aydınlatır mısın? Burada şu veya bu parti şöyle yaptı, böyle yaptı diye yazdığınızda. Vay pis AKP vay sahtekar bilmem kim, vay hain bilmem ne yazınca gerçekten o insanların bunları okuyup 59'da adsız bir adam neler neler yazmış, gelin şu kanunu değiştirelim diyeceklerini mi sanıyorsun??? Ayrıca o 1 milyonu aştık söylemin için de sana bir daha düşünmeni tavsiye ediyorum. Sen bilmem bilir misin eski günleri. Biz 5941 çıkmadan önce elimizden geleni yapmak için sabah akşam her yere, herkese ulaşmaya çalıştık ama o zamanlar bile hiç söylediğin sayıların yanına bile yaklaşamadık. 1 milyon belki şöyle bulunabilir. Her mağdur için amcaları, halaları, dayıları, kuzenleri, komşuları falan eklersek olabilir. Ayrıca siyaset yapmayın çözüm arayalım dedikçe cevap yazan arkadaşların hiç biri "şöyle şöyle yapalım, böyle böyle yapalım" demiyor. Çok ilginç. Hepsi vaaaay adiler, vaaaay hainler diyorlar. Bana bir ara AKP ajanı bile diyen çıktı ya... Güleyim mi, ağlayayım mı karar veremedim. Arkadaşlar lütfen artık çözüm için bir fikri olan herhangi bir önerisi olan paylaşsın. Burada ne politikacılara, ne partilere, ne de birbirimize hakaret etmenin bize hiç bir faydası olmadığını lütfen anlayın artık. 59. Siyaseti bırakın çözüme odaklanalım dememizin sebebi, senin yukarıda yazdıklarının siyasi hiç bir etkisi olmamasıdır. Ne kadar ne yazarsan yaz, AKP'den birileri gelip seni okuyup "aaa 59 böyle yazmış arkadaşlar meclisi toplayın" demeyecek, aksine burada aynı politik görüşe sahip olmayan insanları ayrıştırıyorsun. SERKAN

    YanıtlayınSil
  62. 59 da yazan kardeşim
    yazdıda "hemen yarın cezaevine gireceklerin sayısı 20 bin.
    Davaları süren cezası kesinleşmemiş kişiler!!
    varmı bunlas ilgili bir bilgi?
    2000 binli yıllarda çeki ilk defa yazdırılmış kişi 1 yıl ceza alıyordu. ama daha önce çeki yazdırılmışsa ve yeniden çek yazdırmışssa mükerrirlere özgü ceza rejimi kafadan 5 yıl..
    2002 de ilk defa çeki yazdırılan kaç kişiydiki? bir çoğumuzun önceden yazdırılmamış çeki yoktu nerdeyse. Suçunda sabıkaya işlenmesi cabası dolandırıcıl suçu.

    Ben ısrarla, bu ülkeyi yönetenler paraya hükmedenlerdir diyorum ve hangi siyasi parti gelirse gelsin parayı elinde tutanlara ters düşmez onun için particilik yapmayın.
    alın size örnek Tobb başkanı, hisarcıklıklı oğlu su katılmamış bir tefecidir ve o parayla TOBB başkanı oldu, Ankara ticaret oda başkanı Aygün aynı şekil ve bunlar tefecilik çek kırdırmadan paraya sahip olan insanlar, TOBB ATO İTO bir yanda dururken ve çek yasası direk bu odalara danışarak yapılan bir yasaysa
    üstelik yargıda çekle ilgili yargıtay üyelerinin içtihatları kitap haline getirilip satılıyorsa
    ve çekteki cezalar bu kurum ve kuruluşların güdümündeyse
    sen hangi iktidardaki partiden medet umuyorsun anlamadım?
    serdar

    YanıtlayınSil
  63. Arkadaslar ben sizleri anlayamiyorum ben araniza yeni katilan bir kisi olarak birbirinizle dalasmamanizi tavsiye edebilirim ben bu devlete vede kanunlara inanmadigim icin 4 aydir yurt disindayim ama arkamda boynu bükük 2 cocuk biraktim vede esimi sizlerinde cogunlugu benim gibi arkadaslarsiniz lütfen bi syler icin caba gösterelim hic umudum olmadigi halde ben bi seyler yapmak icin yanima yandaslar aramaktayim bizim bu davayi kazanmak icin bir olmamiz lazim yoksa herimizin sonu hüsran lütfen birileri öne ciksin vede önculuk yapsin yoksa sesimizi duyuramayiz saygilaimla artik bende sizlerleyim. Sadi

    YanıtlayınSil
  64. serdar bey eskiden kriz oldumu iktidardaki hükümetler ekonomik suçlara af getiriyorlardı akp ne yaptı yok bilmem faizi ile birlite taahhüt ver üçte birini birinci yıl kalanı ikinci yıl öde diye yasa çıkardı cezaevindeki insan anaparayı ödeyemiyor kaldıki faizi ile birlikte ödesin bu yasaya tavuklar bile güler bu yasa tamamen bizleri kandırmacadır.

    YanıtlayınSil
  65. 49-49-49 MAGDUR MÜDÜR ARKADAS


    PAYINIZ YOKSA BERAATİNİZ GEREKİYOR HALEN YAPMADIYSANIZ ELİNİZİ CABUK TUTUP UYARLAMA YARGILAMALARINA GİRİŞMENİZİ TAVSİYE EDİYORUM..HEM DE COK ACİL

    YanıtlayınSil
  66. 49-49-49

    AKSİ TAKDİRDE MAHKUMİYET CIKARSA AFGIR CEZAYA İTİRAZ VS ZAMAN ALEYHİNİZE İŞLEMEKTE

    BİLGİLERİNİZE.

    YanıtlayınSil
  67. nedir bu parti tartışmaları kardeşlerim ve sevgili büyüklerim . bizim asıl sorunumuz siyasi partilermi bizim sorunumuz haklarımızın gasp edilmesi ve gasp ile suçlammamız değilmi.varda mı borçlarımızı ödemiyoruz ...15 senelik esnafdım ama 2002 yılında battım toplamda 3,5 milyon dolarlık bir borç ile ve hepsi çek idi 8 sene geçmesine rağmen borç bitmedi bitmezde ama o kadar tutuklama kararlarına cezalara rağmen kaçarak elimden geleni yapıp borcumu ödemeye çalıştım her sene yasa değişiyor cezalar kalkıyor muhabbeti oldu bunlardan bazı kişi ve kurumlar çok büyük rant sağladı...bunları hepimiz en azından aklı selim kişiler bunu biliyor.ben ve benim gibiler için sorunun çözümü yok aslında cezalar kalksa nasıl ödeyeceğiz borçları iş yok sermaye yok ..herkes diyorki cezalar kaksın borçlarımızı öylede böylede öderiz ödeyemeyiz efendiler bu zaman çalışarak borç ödeyemeyiz..ben alacaklılarımla haklarını helal etmeleri için konuşdum çünkü benim borcumu ödemeye ömrüm yetmez faiz faiz öde dur .ne yazacaktım ne oldu .Haklı mücadele veren kardeşlerim ve büyüklerime selamlar.

    DLR

    YanıtlayınSil
  68. 2006 sonu ve 2007 nin 1lk 3 ayi icinde vurulan ceklerim var ilk ifadelerim 2007 haziraninda verdim ve o zamandan beri yurt disindayim mahkemelrim en son 2008 de gorulmus hicbir taahutte bulunmadi davalar kac yil sonra takipsizlikten duser yada zaman asimina ugrar.
    cekmagduru..

    YanıtlayınSil
  69. magdır müdür22 Eylül 2010 11:31

    öncelikle ilgilendiginiz için teşekkür ederim
    avukat sibel hanım ama purosedürü bilmiyorum nasıl bir yol izlemem gerktigini bana yazarsanız sevinirim tekrar teşekkür ederim

    YanıtlayınSil
  70. ''DAĞDAN inen PKK’lılar savcıya ifade verip serbest bırakıldılar.
    Herkes, “Ne için ifade verdiler” diye merak ediyor.
    Ben söyleyeyim. “Çek ifadesi” verdiler.
    Savcı, PKK’lılara “Karşılıksız çekiniz var mı?” diye sordu. PKK’lılar da “Yok” deyince salıveril diler.
    Eğer karşılıksız çek vermiş olsalardı şimdi hepsi hapisteydi.
    Ama PKK yönetimi tedbirli davranmış, çek davası olanları yollamamış.
    Gelenler, çek suçu işlememiş “basit terör” suçluları.
    Bu soruşturmanın sebebi ise çek suçlularının dağa çıkıp sonra teslim olarak kurtulmalarını engellemek.''
    Fatih Altaylı

    YanıtlayınSil
  71. sevgili kardeşim my way
    57 deki yazını okuyunca ne kadar mutlu oldum bilemezsin
    Biliyorsun sen cüneyt ,uludağve ismini hatırlayamadığım bir kaç arkadaş bu mücadelenin ilk başlayanlarındanız ve örnek olacak bir mücadele verdik burası kesin araya taahhüt işi girmesiyle rahatlama sonucu arada sırada olan saçma sapan siyasi gerginlik siteden arkadaşların kopmasına ve sitenin dağılmasına yol açtı bu süre zarfında siteye arada sırada girdim takip ettim ve eminimki pek çok arkadaşta benim gibi takip etti herkes işlerine yoğunlaştı
    Bu gün bakıyorum herkes bu süre zarfında ancak karnını doyurabildi belkide doyuramadı bile ve önümüzde zaman çok kısaldı
    Mücadele dönemlerimizde elimize geçen çok küçük fırsatları bile çok iyi değerlendirip ses getiriyorduk bunu herkes biliyor ama dağılmanın ve herkesin ekmek derdine düşmesi sonucunda çok büyük fırsat olan referandumu bile kullanamadık her neyse geriye bakmamak lazım
    Sayın mağdur kardeşlerim geçmişte bizimle olan ve mücadelemize destek veren tüm kardeşlerim
    akıllı olmamız ve mücadelemize kaldığımız yerden devam etmemiz hepimizin yararınadır GELİN GEÇMİŞE BİR SÜNGER ÇEKELİM ve haklı davamızda yolumuza devam edelim sevgili cüneyt, jenardi, my way, sami kal ,gül hanım, gökhan sizlerin önderliğinde bu mücadele ses getirdi ve yine sizlerin önderliğinde ve yönlendirmesiyle sonuca ulaşacak
    Sizlerin tekrardan bu siteye dönmesiyle buradaki onbinlerce mağdur insan moral bulacak ve kaldığımız yerden mücadele devam edecek SİZLER OLMADAN BU İŞ OLMAYACAK BU KADAR İNSANIN VEBALİ BOYNUNUZDA bunu anlayın artık başaracağız bundan eminim gelin dönün siteye ve onbinlerce gözü yaşlı ananın ,eşin ,çocuğun,mazlumun hayır duasını alın

    Hepinize saygılar sunuyorum

    Bir Yudum Huzur
    ----------------

    YanıtlayınSil
  72. Hekim’e sordular:
    -Edebi kimden öğrendin?
    -Edebsizlerden, dedi. Beğenmediğim davranışlarını uygulamaktan kaçındım.
    Sözlüklerde; zarafet, güzel ahlak, nefis terbiyesi, mahluka merhamet ve sevgi gibi anlamlara gelen edeb, sahibini utanılacak davranışlardan alıkoyma duygusudur.

    Toplumlar erdemli insanların omuzlarında yükselir.İnsanı erdemli kılan özelliklerin başında ise edeb gelir. Nitekim şair bunu şöyle ifade eder:
    Ehl-i irfan arasında aradım kıldım talep
    Her hüner makbul imiş illa edeb illa edeb

    Edeb binasını inşa edememiş toplumlar ilim ve teknikte ne kadan ileride olurlarsa olsunlar yıkılmaya mahkumdurlar. Romalılar, Lüt Kavmi, Semud Kavmi gibi toplumlar edeb dışı davranışlarıyla yok olup gitmişlerdir.

    Başkalarına kötü söz söylememek, kapıyı kapat yerine kapıyı ört demek, birisi konuşurken sözünü kesmemek gibi bir sürü haslet Bütün bunlara günlük hayattan yüzlerce daha eklemek mümkündür.
    E
    deb sahibi kişi alçak gönüllüdür; cömerttir; her türlü aşırılıktan uzaktır; merhametlidir; yalandan, hileden, gıybetten, kibir ve gururdan uzaktır; yaradılanı yaradandan ötürü hoş görendir.

    Eline, beline, diline sahip ol prensibi insanın kendine ait olmayan bir şeyi almaması, kimsenin namusuna helal getirmemesi ve uygunsuz sözler söylememesidir.Zaten edeb kelimesi de e(eline), d(diline), b(beline) harflerinden oluşmaktadır ve insanın uyması gereken kuralları ortaya koymaktadır.

    Hayatımızın her kademesinde yeme içmeden konuşmaya,oturup kalkmadan çalışmaya her hareketimiz edeb dairesi içine alınmıştır.

    Edebten nasibini alamamış kimsenin milletine toplumuna arkadaşına faydalı olması mümkün değildir.İnsan, kendisini her türlü beladan koruyan edeb tacını bir an önce giymek zorunda olduğunu unutmamalıdır:

    Edeb bir tâc imiş nur-ı Hüda’dan
    Giy ol tacı emin ol her beladan

    Bu yetmezse Mevlana’ya kulak verelim:
    Ademoğlunun eğer edebten nasibi yoksa adem değildir,

    Ademoğluyla hayvan arasındaki fark edebtir,
    Gözünü aç da bak cümle Kelamullah’a,
    Kur’an’ın bütün ayetlerinin manası edebten ibarettir.
    Bu dahi yetmezse Yunus’u dinleyelim:
    İlme ettim talep
    İlla edeb illa edeb

    Kendinizi mağdur görüyorsanız mağdurluğunuzuda bilirsiniz.
    Mağdur insan masumdur
    Mağdur insan mazlumdur
    İftiradan kötü sözden kaçınır
    Burada bir Partiye sataşarakmı! mağdurluğunuzu kanıtlayacaksınız.
    Edeb ya hu!

    YanıtlayınSil
  73. m-arslan kardeşim

    yazınızı heyecanla, takdirle okudum... elinize, dilinize yüreğinize sağlık...

    yazınız vesilesiyle ben de bir mesaj iletmek istedim...

    Değerli Çek Mağduru Arkadaşlarımız,

    Maksadım asla yeniden parti düzeyinde bir bahis açmak değildir, ancak bu güne kadar yüzlerce sahife mesaj, yazı, özel hazırlanmış dosya yazıları yazdım...

    Dedim ki; bizi uygarlık dışı bir şekilde mağdur eden bu hukuk ve yargı düzeni bağlamında başta Hükümet olmak üzere TBMM, Mahkemeler ve Yargıtay üzerinden SİSTEM eleştirisini yapalım bu bizim en tabii hakkımızdır...

    Dedim ki; ben bu manada başta Hükümete gerçekten çok ağır eleştiriler yaptım, Yargıya, Yasamaya eleştiriler yaptım, güç merkezleri olan kurumlara eleştiriler yazdım...

    Dedim ki; başta kurumsal kimliğini ortaya koyan CHP'ye parti olarak, her partiden kişisel destek verenlere teşekkür ettim...

    Özetle dedim ki; bu platformda hepimiz bize yaşatılan zulum ve acılarımıza kulak tıkayan her ne kadar SİSTEM UNSURU varsa bunları siyasi düşüncelerimizi bir tarafa atarak ve GÖZÜNÜN YAŞINA BAKMADAN ağır fakat DÜZEYLİ bir şekilde eleştirelim...

    Fakat şuna itiraz ettim; bunu yaparken sırf ideolojik bağnazlık ve parti militanı hüviyetinde ne bir partiye tezahürat yapalım ne de bir partiye DURUMDAN VAZİFE ÇIKARIP bilhassa Ak Partiye sövüp sayalım.

    Şuna itiraz ettim; hukuk ve özgürlük mücadelesi verilirken, yasal mücadele verilirken mesela Ak Partiye, siyasal tercihini Ak Parti'den yana kullanmış veya kullanacak olanlara edep dışı sövüp sayılmasına, siyasal tartışma ve karalama amacı dışında hiç bir değeri bulunmayan hele konumuzla hiç bir ilişkisi ve katkısı olmayan ÜSTELİK BİZLERİ AĞZI BOZUK İKTİDAR KARŞITI MARJİNAL BİR GRUPMUŞ GİBİ GÖSTEREN ÇABALARA DA itiraz ettim...

    Halen aynı görüşteyim; Bir yandan tam desteğinden dolayı CHP'ye, (ortada olsa da) MHP'ye teşekkür ederken, Ak Partiye de ona sövenlerden çok daha ağır fakat edepli eleştirileri bizzat ben yaptım... Yapacağım da...

    Bütün bunlara rağmen;
    Bir şekilde yazılarımdan mesajlarımdan alınan varsa kendisine haksızlık yaptığımı düşünenler varsa hepsinden ÖZÜR DİLİYORUM...

    Zira ben bu platformda ses veren her bir arkadaşımın çektiği ACI ve IZDIRABINI yüreğimde hissediyor, bize bu ZULMÜ yaşatan UYGARLIK DIŞI BU SİSTEME ve UNSURLARINA karşı mücadele eden her bir arkadaşımızı ONURLU BİR VATANDAŞ, KAHRAMAN BİR AİLE REİSİ, MAKBUL, MAĞDUR, MAĞRUR ve MAZLUM bir İNSAN olarak görüyorum...

    Ve diyorum ki; GELİN siyasal tercihlerimizi aşağılamadan, bu düzlemde LAF atmadan, sataşmadan YENİDEN ORGANİZE OLALIM, AKIN HAZIRLIĞI YAPALIM...

    YENİDEN HAZIRLIK PASLARINA BAŞLAYALIM... TEKRAR HÜCUM ORGANİZASYONLARI YAPALIM...

    İLK PASLAŞMA; HÜKÜMET ELEŞTİRİSİ OLMAK ÜZERE BENDEN OLSUN...

    En kısa zamanda yazacağım...

    Hepinize el uzatıyorum,
    UZATIN ELLERİNİZİ
    EL ELE VERELİM.
    KIRALIM BU ZULMÜ...

    Selam ve sevgilerimle

    YanıtlayınSil
  74. Sevgide güneş gibi ol,


    dostluk ve kardeşlikte
    akarsu gibi ol,


    hataları örtmede gece gibi ol,
    tevazuda toprak gibi ol,


    öfkede ölü gibi ol,
    her ne olursan ol,
    ya olduğun gibi görün,


    ya göründügün gibi ol.




    Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
    Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.






    Eşekten şeker esirgenmez ama eşek
    yaratılışı bakımından otu beğenir.



    Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.



    Leş, bize göre rezildir ama, domuza,
    köpeğe şekerdir, helvadır.



    Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül,
    kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?



    Pisler, pisliklerini yapar ama
    sular da temizlemeye çalışır.

    tamamı; "suskunluğum asaletimdendir. her lafa verecek cevabım vardır. ama bir lafa bakarım laf mı diye bir de söyleyene bakarım adamı mı diye" olan mevlana sözü

    YanıtlayınSil
  75. ne bu siyasi propaganda kardesim o adammı dedı sıze gıdın cek verın benım batmamın ceklerımı onlarla hıc ılgısı yok ha yandası olsaydım batmazdım suanda ulkemde olurdum buray sıyası propaganda yerıne cevırmeyın tek haklı tarafımız var ceke hapıs ınsan haklarına aykırıdır gerısı hıkaye sankı kacınız yanlıs ıs yapmadınız sıze ımtıyac tanınsa ıstemem mı dıyeceksınız ben yanasmadım yanasmak ıstedıgımde ıs ısten gectı...hırsızın hıcmı sucu yok ahali...mustafa

    YanıtlayınSil
  76. BU HAKLI DAVAMIZDA BUGÜNE KADAR ÖNCÜLÜK YAPAN TÜM ARKADAŞLARIMIZA TEKRAR TEŞEKKÜR EDİYORUZ.
    ARTIK SİYASET YAPMADAN MURAT BEYİN YÜREĞİNİN SESİNE KULAK VERELİM VE EL ELE OMUZ OMUZA BU ZÜLME KARŞI DİRENELİM KURTULUŞ YOLUNDA KİMSE ELİNİ BIRAKMASIN.
    ÖNCÜLÜK YAPACAK ARKADAŞLAR,
    NE YAPACAĞIMIZI
    NEREDEN BAŞLAYACAĞIMIZI
    ORTAK GİRİŞİMLERİN NASIL OLACAĞI KONUSUNDA Kİ YOL HARİTAMIZI BELİRLEMEK İÇİN SİZLERİ BEKLİYORUZ.
    KARARLI OLMAK BAŞARMANIN YARISIDIR
    SEVGİ VE SAYGILARIMLA
    H.Ç.

    YanıtlayınSil
  77. helal olsun bu siteyide parçalayıp böldüler ya söylenecek bir şey yok herkes aklını başına alıp toparlanmazssa paşa paşa gidip yatacak kimse ağlamasın

    YanıtlayınSil
  78. merhaba arkadaşlar uzun süredir yorumlarınızı okuyorum. benim sorunuma benzer bir yorum bulamadığım için sıkıntımı sizinle paylaşmak istedim. Bir Anonim Şirketi yöneticisi olduğum için kullandığım çeklerde çift imza olması gerekirken tek imza attım. Zor durumda olduğumu bilen bi avukat arkadaşım bana yardım etmek için ilgili mahkemeye borcuma itirazımın olmadığını fakat çift imza gerektiren çeklerin tek imza ile çeklerin geçersiz olduğunu ve beraatimi istyen bir savunma yazdı. Bu durumu gören savcıbey eğer karar çıkarsa dolandırıcılık suçundan dava açacağını söylemiş avukat arkadaşıma. iki ay sonrasına tekrar mahkemeden gün alınmış. Şimdi neye karar vereceğimi şaşırdım çaresizim. Asliye cezanın vereceği hapisten kurtulmak isterken ağır cezayla belkide yargılanacam. Bu hususta ne yapmam gerekir bana yardımcı olursanız sevinirim.

    YanıtlayınSil
  79. 78

    ÇİFT İMZA OLMASI GEREKEN ÇEKLERDE, TEK İMZA OLMASI ÇEKİN NİTELİĞİNİ DEĞİŞTİRMEZ.

    YARGITAY İÇTİHATI

    Daire:5
    Tarih:2010
    Esas No:2009/14543
    Karar No:2010/1666
    İlgili Maddeler:CMK 3
    Özet: CMK Madde 3 – (1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.
    İlgili Mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi olmakla, Tek imzalı Çek hakkında karşılıksız çek ilgili maddeleri uygulanmalıdır
    İlgili Kavramlar: ÇİFT İMZA İLE KEŞİDE EDİLMESİ GEREKEN ÇEKİN TEK İMZA İLE KEŞİDE EDİLMESİ
    Karar Metni: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Şener Ü..'nin yargılanması sırasında; Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesiyle, Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü: İncelenen dosya içeriğine, sanığın üzerine atılan suçun niteliğine, iddianamede olayın anlatılış biçimine ve Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2009 gün ve 2008/1328 Esas, 2009/453 Karar sayılı GÖREVSİZLİK kararının KALDIRILMASINA, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    SERDAR

    YanıtlayınSil
  80. BUDA FARKLI BİR İÇTİHAT AKSİ YÖNDE

    YARGITAY

    19. HUKUK DAİRESİ

    E. 2001/4300

    K. 2001/5249

    T. 5.7.2001

    • MENFİ TESPİT TALEBİ ( Davacı Şirketin Tek İmza İle Keşide Edilen Çekten Dolayı Borçlu Bulunmadığının Kabulünde Bir İsabetsizlik Bulunmadığı - Davalının Temel İlişkisinden Dolayı Dava Açabileceği )

    • TEK İMZA İLE KEŞİDE EDİLEN ÇEK ( Davacı Şirketin Borçlu Bulunmadığının Kabulünde Bir İsabetsizlik Bulunmadığı - Davalının Temel İlişkisinden Dolayı Dava Açabileceği )

    2004/m.72

    ÖZET : Dava menfi tespit davasıdır. Davacı şirketin tek imza ile keşide edilen çekten dolayı borçlu bulunmadığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının temel ilişkisinden dolayı dava açmasının mümkün olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekir.
    DAVA : Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.M.Kemal Esenkaya ile davalı vek.Av.Ahmet Arslan'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    KARAR : Davacı vekili, davalı tarafından takip konusu yapılan 1.7.1999 tarihli çekin tek imzalı olduğunu, müvekkili şirketin çift imza ile temsil edildiğini, 23.9.1998 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde temsil konusunun ilan edildiğini, müvekkili şirketin çekten dolayı sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitine, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili cevabında, dava konusu çekin akaryakıt alımı nedeniyle verildiğini 8.100.000.000.-TL'lık akaryakıt teslim edildiğini, çekin karşılıksız olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalının temel ilişkiye değil, çeke dayanarak takip başlattığı, takip konusu çekte davacı şirketi temsilen tek imza bulunduğu, davacı şirketin iki imza ile temsil edildiği, bu nedenle çekin davacı şirketi borç altına sokmayacağı gerekçesiyle davacının dava konusu çekten dolayı borçlu bulunmadığının tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle çift imza ile temsil olunan davacı şirketin tek imza ile keşide edilen çekten dolayı borçlu bulunmadığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının temel ilişkisinden dolayı dava açmasının mümkün olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
    SONUÇ : Vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 97.500.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.07.2001 gününde oybirliğiyle karar verildi

    YanıtlayınSil
  81. 1-
    BU DA ÇOK FARKLI BİR KARAR

    T.C.
    YARGITAY
    11. HUKUK DAİRESİ
    E. 1998/8748
    K. 1999/3729
    T. 6.5.1999
    • ANONİM ŞİRKET ADINA ÇEK KEŞİDE ETME YETKİSİ ( Eski Ortağın Keşide Ettiği Çekten Şirketin Sorumluluğu )
    • YÖNETİM KURULUNUN YETKİSİ ( Anonim Şirket Adına Çek Keşide Etme Yetkisi )
    • ÇEK KEŞİDE ETME YETKİSİ ( Anonim Şirkette Yönetim Kurulu Üyelerinden Birisi Tarafından Keşide Edilen Çekin Şirket İçin Bağlayıcılığı )
    • VEKALETİN İSPATI ZORUNLULUĞU ( Anonim Şirket Adına Çek Keşide Etme Yetkisi Bulunduğunu İddia Eden Ortağın )
    6762/m.317,319,321
    ÖZET : Gerek ortaklara karşı ve gerekse dış ilişkide anonim şirketin yönetim ve temsil organı yönetim kurulu olup, şirket sözleşmesinde aksine bir hüküm de olmadığına göre, çekleri keşide eden kişinin tek başına şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı kabul edilmelidir.

    DAVA : Taraflar arasındaki Antalya Asliye 5.Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 4.8.1998 tarih ve 1995/1308-1998/738 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davalı ve muk davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 4.5.1999 günde davacı avukatı ğ ile davalı avukatı M gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi S tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

    KARAR : Davacı vekili, davalının keşide ettiği 3 adet çek bedeli olan toplam 3.000.000.000 liranın müvekkili çek hamiline ödenmediğini ileri sürerek bu meblağın 16.6.1995 tarihinden itibaren reeskont oranında faizi ile tahsiline ayrıca munzam zararın belirlenerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

    Birleştirilen E: 1997/506 sayılı dava dosyasında davalı N Döviz ve Altın Ticareti A.Ş. ( önceki ünvanı Derya Döviz Altın Tic. A.Ş. ) vekili, davalı İ tarafından 1995/2476 sayılı icra takip dosyasında takibe konulan 30.6.1995, 30.7.1995 ve 30.8.1995 keşide tarihli toplam üç milyar liralık çeklerle müvekkili şirketin borçlu olmadığını, şirketin defter ve kayıtlarında böyle bir borca rastlanmadığını, çeklerde imzası bulunan kişinin tek başına şirket adına çek imzalamaya, çek keşide etmeye yetkisinin bulunmadığını, şirketin anasözleşmesine göre şirketi temsil ve ilzama yönetim kurulu başkanı ve üyelerden birisinin birlikte imzaları ile yetkili olduğunu, kaldı ki, çek keşidecisi olarak görülen müvekkili şirketin ortaklarının ve yönetim kurulunun 12.4.1995 tarihindeki hisse devirleri nedeniyle keşide tarihlerinden önce değiştiğini, şirketteki hisselerini devreden ortakların ( eski yöneticilerin ) daha önce bankadan aldıkları çek karnelerini kullanarak kendi borçlarını şirkete ödettirmek için yetkisiz çek keşide ettiklerini, sözkonusu çekler nedeniyle müvekkilinin icra takibinde 7.631.381.257 liranın davalıya ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek bu meblağın ödeme tarihinden itibaren reeskont oranında faizi ile birlikte ve %40 kötüniyetin tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Birleştirilen davanın davalısı İ vekili özetle, dava konusu çekler nedeniyle girişilen icra takibinde, borca ve imzaya itiraz davasının ( Antalya 2. İcra Tetkik Mercii 1996/467 E. ) müvekkili lehine sonuçlandığını ve kesinleştiğini, çekleri imzalayan kişinin vekaletname ile yetkilendirildiğini, çeklerin, şirketin ( tüm payların ) devir tescilinin yapıldığı ve ilan edildiği tarihten önce ve fakat ilerki tarihlerle keşide edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

    YanıtlayınSil
  82. -2-
    Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre; davalı şirketin aldığı borç para karşılığında dava konusu çekleri vadeli olarak düzenleyerek verdiği, şirketin ödeme güçlüğü içine düşmesi nedeniyle vadeli çek verme yoluna gittiği, şirketin yeni ortaklara 1.6.1995 tarihinde devredildiği, bu tarihten önce şirket adına çek keşide etme yetkisi verilen M. imzası ile keşide edilip davacı İ.'e verilen çekler nedeniyle şirketin borçlardan sorumlu olduğu, davacının iyiniyetli alacaklı olduğu, çeklerin icra takibinde tahsil edilmiş olması nedeniyle asıl davanın bu yönden konusuz kaldığı, davacı İ'in munzam zararla ilgili iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, 1995/1308 E. sayılı alacak davasının konusuz kaldığına, munzam zarara ilişkin istemin reddine, 1997/506 sayılı ( birleştirilen menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.

    Kararı birleştirilen davanın davacısı Nurkan ( Derya ) Döviz Tic. A.Ş. Vekili temyiz etmiştir.

    Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı İ.'in hamili bulunduğu 3 adet çeki davalı anonim şirket adına keşide eden M.'in şirketi borç altına sokmakta temsil yetkisinin bulunup bulunmadığı, bu çekler nedeniyle davalı şirketin borçlu olup olmadığının tespiti noktalarında toplanmaktadır.

    Türk Ticaret Kanunu'nun 317. maddesine göre "Anonim Şirket idare meclisi tarafından idare ve temsil olunur". Bu hüküm uyarınca gerek iç ilişkide ortaklara karşı ve gerekse dış ilişkide anonim şirketin yönetim ve temsil organı yönetim kuruludur. TTK. m.321.f.3'e göre de "Anonim şirket adına tanzim edilecek evrakın muteber olabilmesi için, aksine esas mukavelede hüküm bulunmadıkça temsil selahiyetli olanların ikisinin imzası kafidir".

    Davalı şirketin anasözleşmesinde TTK.nun 321/3 maddesindeki hükmün aksine bir düzenleme bulunmadığı gibi, anonim şirketin yönetim kurulu üyesi olan M.'in şirket tek başına atacağı imza ile bağlayabileceğine ilişkin anasözleşme hükmü bulunmamaktadır. Öte yandan, M. 'in TTK. m.319 ve anasözleşmesinin 8. maddesine göre, murahhas üye olarak ve şirket temsil yetkisine haiz olduğuna ilişkin alınmış, tescil ve ilan edilmiş bir genel kurul veya yönetim kurulu kararı bulunmamaktadır. Yine bu kişinin ticari temsilci olarak atandığına dair bir yönetim kurulu kararı da yoktur.

    YanıtlayınSil
  83. -3-
    Bu durumda, TTK.nun 317 ve 321/3. maddeleri gereği davalı anonim şirketin temsil yetkisi yönetim kurulunda olup, şirket adına düzenlenecek evraklarda en az iki yönetim kurulu üyesinin imzasının bulunması gerekir. Davalı şirketin anasözleşmesinin 8. maddesi hükmüne göre de; şirket tarafından verilecek bütün belgelerin ve yapılacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için şirket ünvanı altına konulmuş temsil ve ilzama yetkili kişi veya kişilerin imzasını taşıması gerekir. Burada yeniden değinmek gerekirse, şirket yönetim kurulunun TTK.nun 319. maddesi ve anasözleşmenin 8. maddesi uyarınca yetkinin aktarılması ve paylaştırılmasına ilişkin tescil ve ilan edilmiş bir karar yoktur.

    O halde dava konusu çekleri keşide eden M.'in tek başına şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı sonucuna varmak gerekir.

    Ancak, temel ilişkide davacı İ.'in iddia edildiği gibi davalı şirkete borç para verdiği kanıtlanabilirse davacının çek bedeli kadar talepte bulunmaya hakkı olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece davalı şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak verildiği iddia edilen borç ve çeklere ilişkin bir kayıt bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davacının ( k.davalı ) buna ilişkin başkaca delilleri varsa değerlendirilmeli ve sonucu çerçevesinde bir karar verilmelidir.

    Yukarıda açıklanan hususlar nazara alınmadan mahkemece M.'in vekil olduğuna dair 13.4.1993 tarihli vekaletname ( ki bu tarih vekaletname fotokopisinde el yazısı ile atılmış olup, aslı veya onaylı örneği getirtilerek tereddüt giderilmelidir ) ile şirketi tek başına temsil yetkisinin bulunduğunun kabul edilmesi ve dar yetkili icra tetkik merciinin kararına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş olup davalı ( k. davacı ) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ( karşılık davacı ) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.000.000 lira avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ( k. davacı ) şirkete ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 6.5.1999 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
    SON

    YanıtlayınSil
  84. ÖNSÖZ

    TTK gereğince, borçlu şirket borcu kabul etmediği takdirde, tek başına imza eden şahsın sorumlu olacağı esastır. Ancak, bildiğim kadarı ile uygulamada, tek başına imza edilip de şirket tarafından kabul edilmiş çekler varsa bu durumda daha öncesinden muvafakat olduğundan hareketle mahkemeler çek bedelini ödettiriyor. Ayrıca, daha önce böyle bir durum biR arkadaşımın başına geldi ve fakat savcı ile çok kez tartışmasına rağmen dolandırıcılığa döndüremediler olayı. Savcı, burada dolandırıcılık kastı yoktur deyip çıktı işin içinden. O yüzden de, savcının takdirini etkilemek çok önemli..

    SERDAR

    YanıtlayınSil
  85. Ben inanıyorum ki benim gibi bir çok arkadaş bu siteyi izliyor ama yazmıyor fakat ben tahhahüd vermeyen biri olarak veren arkadaşların çok fazla olduğunu ve aralık ayından itibaren geçici rahatlamanın sona ereceğini biliyorum fakat malesef kimsede bir kıpırdama göremiyorum.Artık bir şeyler yapma zamanı 1 sene geçti 2 ay da geçer hükümet uzlaşma ve toplumsal barış çözümleri arıyor bu aşikar ama eğer biz varlığımızı anlatamazsak acil bir şeyler yapamazsak bunların dışında bırakılabiliriz havada af kokusu var gibi acil toplanmalıyız.
    ZEYNEP

    YanıtlayınSil
  86. arkadaşlar türkiye'nin sorunu da bu işte. yukarı maddelerde de görebileceğiniz üzere herkes kafasına göre takılıyor. Yargıtayı da, politikacıları da, tapu kadastro memuru da... Ya belki alakasız gelebilir ama pazar geceleri açın televizyonları her kanalda sözüm ona bir uzman hakem, pozisyon her kanalda aynı, yorum her kanalda farklı. biri faul diyor, biri penaltı, biri sarı kart, biri kırmızı kart... Maalesef hukuk sistemimiz bile, adaletin ve devlete güvenin temel taşı hukuk sistemimiz bile bu keyfilik içinde işlemekte. Bir mahkeme beraat verirken, diğeri direk cezayı yapıştırabiliyor. Bazı mahkemeler kanun çıkmadan bile APC uygulamasının insanlık dışı ve anayasaya aykırı olduğunu öngördüler ve davalara beraat verdiler. Oysa yeni kanunun suç kapsamından çıkarmasına rağmen, bazı mahkemeler hala vadesinden önce yazdırılan çeklere veya imzası olan müdürlere hapis cezası vermeye çekinmiyorlar. Bu şartlar altında insan gerçekten kime güveneceğini şaşırıyor. SERKAN

    YanıtlayınSil
  87. ARKADAŞLAR
    TAAHHÜTLERİN SÜRESİ DOLUYOR.SORUM ŞU,
    TAAHHÜTÜN SÜRESİ DOLDUĞUNDA, BORCU ÖDEYEMEDİĞİMİZDE, KARŞI TARAF ŞİKAYET ETTİĞİNDE, HAKKIMIZDA TUTUKLAMA ÇIKTIĞINDA; YARGILAMANIN YENİLENMESİ,UYARLAMA YARGILAMASI İSTEYEMEZMİYİZ? YEENİ YASAYA GÖRE TEKRAR YARGILANMAMIZ GEREKMİYOR MU? BU SÜREÇTE DE İNFAZIN DURMASI GEREKMİYORMU? TÜM BUNLAR MÜMKÜNSE YENİ BİR YARGILANMA SÜRESİ VE YENİ BİR TEMYİZ SÜRESİ KAZANMIŞ OLMİUYORMUYUZ? SAYGILAR- SELİMMERT

    YanıtlayınSil
  88. Geçen sene bu kanun çıktıktan bir hafta sonra muğla civarında jandarma kontrol noktasında yakalandım.Prosedürler uygulandıktan sonra savcılığa sevk edildim ve aynı gün taahhütnameleri verip serbest bırakıldım.Benim için mücadele verip fazladan mesai yapan savcı ve jandarma arkadaşlara tekrardan tşk.lr...
    Şimdi aradan yaklaşık on ay geçti ve önümde bir kaç ayım kaldı.Bu süre zarfında mücadele vermeye çalıştım ama şu anki durumda ödemem gereken parayı ödeme şansım çok zor.yani başa dönecem.İnşallah Allah o psikolojileri tekrar yaşatmaz ve şunuda iyi biliyorum bu durumda olan binlerce arkadaş var..!
    Ben kendi adıma AKP yi tırnağımın ucu kadar sevmem!Ama siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun burada yapılması gereken siyasi atışmalar değil..! Aklın yolu bir.Olurda yapılabilecek bir şey varsa bu konuda öncülük yapan ve yapabilecek arkadaşlarla birlikte beraber hareket etmeliyiz..Saygılarımla
    Umudunu Kaybetme

    YanıtlayınSil
  89. hadi jenardi hadi cüeyt son bir kez daha toparlayın siteyi.sesimizi başbakan duyarsa bu iş halolur.buna çok inanıyorum.geri çevirmezler bizi .başbaknla bir randevu sadece....efden

    YanıtlayınSil
  90. 87 ye bir cevap lütfen

    YanıtlayınSil
  91. 87 -87- 87

    SİZ TAAHHÜT VERİRKEN ALACAKLIYA RIZASINI SORMAYAN YARGI ,İNFAZA TEKRAR GERİ DÖNERKEN DE SİZE SORMAYACAK. ZİRA KESİNLEŞMİŞ BİR KARAR MEVCUT VE HABERİNİZ DAHİ OLMADAN İNFAZA BAŞLANACAK..



    UYARLAMA YADA İNFAZ DURDURMA TALEBİNİZ VAR İSE BU TAKDİRDE HEMEN BAŞLAMALISINIZ AKSİ HALDE İÇERİYE GİRDİKTEN SONRA KISITLI OLDUGUNUZDAN ÖNCE SİZE BİR VASİ ATANMASI GEREKECEK ONDAN SONRA SUREC BAŞLAYACAK VS VS BEKLEMEYİP İŞLEMLERİNİZE BASLAYINIZ

    YanıtlayınSil
  92. merhaba av sibel hanım verdiğimiz tahhütmame tarihi dolduğunda tekrar yargılanma gibi bir şansımız olmayacakmı? bize herhangi bir ihbarname vs gibi bir evrak gönderilmeyecekmi? biz bu durumda ne yapmalıyız ve ne gibi bir önlem almayıyız bu konuda aydınlatırmısınız lütfen..BATUHAN

    YanıtlayınSil
  93. MERHABA AV SİBEL HANIM VERDİĞİMİZ TAHHÜTNAME ZAMANI DOLDUĞUNDA TEKRAR MAHKEME GÖRME ŞANSIMIZ OLMAYACAKMI? VEYA MAHKEME GÖRÜLEÇEKSE BİZE HERHANGİ BİR TEBLİGAT YAPILMAYACAKMI? BU KONUDA NE YAPMALIYIZ AYDINLATIRMISINIZ LÜTFEN.. TEŞEKKÜR EDERİM
    BATUHAN

    YanıtlayınSil
  94. sibel hanım içerde dilekçe verme hakkınız var. yanlış biliyor yanlış yönlendiriyorsunuz. vasi tayini cezası bir yılı aşanlara uygulanır. buda hükümlünün dışardaki işlerinin takibinde faydalı olur. yoksa içerden istediğin mahkemeye itiraz edebilirsin. vaisyle falan alakası olmaz.

    YanıtlayınSil
  95. 87 taahhüt süresi doldugunda infaz alacaklının tekrar şikayetçi olması üzerine tekrar başlar yada kaldıgı yerden devam eder.bunda yargılama falan yok. kesinleşmiş cezadır. uyarlama ve itiraz infazı durdurmaz.

    YanıtlayınSil
  96. Barışçı-Mersin25 Eylül 2010 19:33

    Değerli arkadaşlar; ortak bir yol haritası ve ortak bir çalışmada, yanınızda olacağımın ve katılımcı olacağımın bilinmesini isterim. Tüm emeği geçenlere ve tüm katılımcılara saygılarımla.

    YanıtlayınSil
  97. Arkadaşlar taahhüt olayı hükümetin o an için olayı soğutma taktiğiydi. Yoksa herkes biliyor ki, bu soruna böyle bir çözüm olması mümkün değil. Ben taahhüt vermedim ama verenler için de süre doldu doluyor. Sonuç itibarıyla ben sanmıyorum ki taahhüt verenlerin içinden borcunu ödeyebilen çıkmış olsun. Öyle veya böyle başladığımız yere döndük. Tek fark artık partilerden veya meclisten bir şeyler çıkma ihtimali yok. İşimiz anayasa mahkemesine kaldı görüntü bu. SERKAN

    YanıtlayınSil
  98. arkadaşlar benim ilk taahüdüm 25 hazirandı.Karşı tarafın şikayeti üzerine hakim dosya üzerinden resen kararla infazın devamına karar vermiş.Tebliği aldım Ağır Ceza'ya itiraz hakkımı kullandım şu anda itiraz sonucunu bekliyorum.Temyiz hakkımız olmadığından itirazın reddi kararı gelirse infaz savcılığı infazın devamı için çağrı kağıdı gönderiyor.10 gün içinde teslim olmazsam hakkımda yakalama kararı çıkartılacak.

    YanıtlayınSil
  99. Arkadaşlar!
    Taahhütlerin zamanı dolduğunda şikayetçinin başvurusu üzerine sizin ödemediğinizi tesbit etmeden hemen infazın devamı verilmez. Kanunu iyi okuyun. Alacaklının şikayeti üzerine ödenmediğinin tesbiti halinde yazıyor. Yani nasıl olacak bilmiyorum ama öyle ya da böyle tesbit edilmesi lazım. Gerçi bize faydası olmaz ama kısa bir süre daha kazandırır.
    Alın size kanununun maddesi
    ((Geçici 2/(5) Şikâyetçinin başvurusu üzerine, anlaşma
    veya taahhüde uyulmadığının tespiti hâlinde,
    soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün
    infazına devam edilir.))
    HASAN BAFRA

    YanıtlayınSil
  100. arkadaşlar mart 2008 den beri eski site burası takipederim yazarım...
    kısır döngünün içinde dolanıp duruyoruz.
    bunun yolu herkes az çok özgürken sağlam bie ankara çıkarması ama öyle 100 kişilik değil 1000 kişilik ha yok yapamayacaksanız yazmayonda artık kendinizi yoruyorsunuz. bunun yolu bu süre bitiyor kriz bitmiyor borçluyuz iş yok aş yok boş karınla borçmu ödedir. diye bar bar bağırmadan bir şey olmaz seçim öncesi eylem zamandır derim ben siz ne dersiniz

    YanıtlayınSil
  101. Uzun zamandır siteyi takip ediyorum 2002' den beri saklanarak yaşıyorum eşim ve çocuğum yanımda ama hürriyetim yok ne kızımın elimden tutup dilediğim gibi dolaştırabiliyorum nede eşimi koluma takıp huzurla gezebiliyorum..Kızım şeker hastası ve aylık hatırı sayılır gideri var ama ben istediğim gibi çalışıp yapmam gerekenleri yapamıyorum. Peki neden ? gelmiş geçmiş hükümetlerin politikaları yüzünden zararı hep biz esnaf arkadaşlar gördük, bu siteyi herhangi bir partinin yandaşlığını yapmadan tekrar diriltip sesimizi duyurmalıyızilk önce özgürlüğümüz sonra siyaset sitenin vermiş olduğu eylem ve sesimizi duyurma kararlarında herzaman yanınızdayım.. İnşallah bu sefer başarırız bu yolda hepimizin yolu açık olsun.

    YanıtlayınSil
  102. MERHABA REFERANDUM KONUŞMALARI SIRASINDA BİR PROFÖSÖR EVET OYUNUN KAZANMASI HALİNDE AVRUPA BİRLİĞİ SÖZLEŞMERİNDEKİ KURALLARIN GEÇERLİLİK KAZANACAĞINI BÖYLECE , 2 KİŞNİN ARASINDA OLAN Bİ ANLAŞMADAN DOLAYI DİĞERİNİN ÖZGÜRLÜĞÜNE YASAK GETİRİLEMEYECEĞNİN GEÇERLİLİK KAZANACAĞINI ŞİMDİYE KADAR HAKİMLERİN İSSİYATİF KULLANARAK KENDİ SİSTEMLERİNE GÖRE KARA VERDİĞİNİ AMA BUNDAN BÖYLE ULUSLAR ARASI SÖZLEŞMELERDEKİ MADDELER GEÇERLİDİR HÜKMÜNE GÖRE KARAR VERİLMESİ ANAYASAL HAK OLACAĞI YÖNÜNDE KONUŞTU.YANİ ANAYASA MAHKEMESİ CHPNİN İPTAL BAŞVURUSUNU BENCE KABUL EDİCEK AMA NEZAMN GÖRÜŞÜCEKLER ? HELE GENEL SEÇİMLER VAR BU YAZ.BAŞBAKAN DÜN GENEL AF SORUSU ÜZERİNE GAZETECİLERE YANLIŞ ANLAMADIYSAM KATİLLER DIŞINDAKİLERE DÜŞÜNCE SUÇLALRINA AF OLABİLİR GİBİ KONUŞMUŞKEN SESEİMİZİ YÜKSELTİRSEK BİZLEREDE FAYDASI OLUR BU SIKINTILAR BİTER GİBİ GELİYO AMA BAŞSIZ TAVUK GİBİYİZFARKINDAYSANIZ.....

    YanıtlayınSil
  103. Sayın BAFRA İzmir 1.ACM Hakimi Ali Mithar Özçakmaktaşı karşı tarafın şikayeti üzerine ödeme tesbiti yapmadan ''İNFAZIN AYNEN DEVAMINA''karar veriyor.Gerekçe;infazı durdururken alcaklıya sorulmamış,infazın devamı için de borçluya sorulmazmış.(Yaşar)

    YanıtlayınSil
  104. arkadaşlar bu çeklerin ödenmesi durumunda yakalanıp taahhüt verdimizde gelen dosyalarda ana para miktarı yazıyodu ama ödenecek 3/1 - 3/2 taahüt miktarları faizleriyle birlikte hesaplanıp ödenecek deniyodu..!
    şimdi;çekler farklı illerde ve farklı sıkıntılardan da dolayı o illere gidilemiyosa bu rakamlar nasıl hesaplanacak?
    bu konularda bilgisi olan arkadaşlar varsa bilgi paylaşımı yaparlarsa sevinirim..
    Umudunu Kaybetme

    YanıtlayınSil
  105. 103-103 İNFAZ DURDURMA KARARI VE TAHÜT İÇEREN YASA 20/12/2009 DA ÇIKTI.. NASIL BAFRA HAKİMİ İNFAZIN AYNEN DEVAMI KARAR VERİYOR BİZE BİR İZAH EDERMİSİN. BUGUN 27/09/2010 OLDUĞUNA GÖRE 1 SENE NASIL DOLDURULUYOR?

    YanıtlayınSil
  106. arkadaşlar hepinize iyi günler ben biraz yorumlar konusunda nasıl hareket etmeliyize ağırlık verilmesinden tarafayım. konu hakkında yapılan siyasi tartışmalar kırıcı olmamak kaydıyla kaçınılmaz çünkü konu başlı başına siyasi bizler de kaderdaşız yani birinci öncelik kader birliği olmalı ve herkez bu konudaki fikirlerini belli etmeli. ben 20/12/2009 da bu konu karara bağlanırken bütün anayasa komisyon üyelerini çok lakayıt olarak görmüştüm ve konuyla hiç ilgilenmeyip bu kanunla ilgili soru cevap bölümüne bile tarım bakanı mehdi ekeri sunarak konu ile ne kadar alakasız olduklarını gösterdiler, ben başbakanın bu konuda çok da detaylı bilgisi olduğunu sanmıyorum sadece anaysa üyeleri sermayeye boyun eğerek bu kanunu yürürlüğe soktular. benim sitedeki akp li ve çevresi güçlü arkadaşlardan bir ricam olacak; bu konuyu başbakana bizzat anlatma konusunda ortam sağlamaları için. eğer bu ortam sağlanabilirse biz de 10 kişilik bir heyet kurarak fazla kalabalığa gerek yok konuyu anlatmak için 10 kişi yeter, böylece başbakanın fikrini net olarak öğrenir ve bizde ona göre bir b planı üzerine çalışırız. herhalde içimizde yakalaması olmayan bir 10 kişi çıkar. başbakan her aileden en az 3 çocuk isterken bu yasadan ötürü dağılmış onbinlerce aile olduğunu öğrenirse ve bunların bu yaşadıklarından sonra bir daha ailevi bakımdan toparlanmayacağını anlarsa sanırım bu yasadan vazgeçebilir, çünkü hiç bir insan başbakan bile olsa bu denli popilist olamaz.(A.H.T.)

    YanıtlayınSil
  107. 105 arkadaşım, 5941 sayılı yasanın geçici 2 md.1-b fıkrasına göre ödeme taahhüdünde bulundugunuzda ilgili mahkeme şartlara uygunsa infazı durdurur. bu karar alacaklıyada teblig edilir, alacaklının bu karara itiraz hakkı vardır. bu nedenle alacaklının itirazı üzerine bilmediğimiz hangi haklı sebeplere dayandırdıysa taahhüdü kabul eden mahkeme infaza devam diyebilir.

    YanıtlayınSil
  108. Arkadaşlar bence çalışmalara önce sayfanın yeniden düzenlenmesiyle başlamak lazım 1 konuda 500 küsür yorum olmuş lütfen sayfayla biri ilgilensin ve mücadeleye start verelim.Çok geç olmadan bir şeyler yapalım bakın birileri gizli saklıda olsa bir şeyleri af etme niyetinde sesimizi duyurmassak kimse bize gelin sizin de derdinizi çözelim demez.Lütfen artık duyarlı olalım içerde kimse bir şey yapamaz unutmayın

    YanıtlayınSil
  109. 103-103

    izmir 1 acm hakimini bizzat taahhüt surecinde sıkıntıya sokmayı basararak -ki zor oldu kararı almak- taahhüdü verirken alacaklıya sorulmadıgı yönundeki beyanı dogrudur.

    size sorulmadan nasılki beyanınız esas alınarak durdurulduysa yine beyan esasıyla infaza devam denecek bilginize

    YanıtlayınSil
  110. BENİM DEMEK İSTEDİĞİM FARKLI BİŞİ.. ALACAKLIYA SORSUN YADA SORMASIN İNFAZA DEVAM DESİN YADA DEMESİN.. BU KARARI ALMAK İÇİN KANUNDA 1 SENE SÜRE TANINMADI MI ... HEH İŞTE BENDE DİYORUM Kİ BU 1 SENE NEZAMAN DOLDU DA İZMİRDEKİ BİR HAKİM İNFAZIN DEVAMINA KARAR VERİYOR. KANUN 20 ARALIK 2009 DA ÇIKTI..

    YanıtlayınSil
  111. bugün bursa e tipi cezaevinde görevli memurla görüştüm şu an 150 arkadaşımız 2 koğuşa şıkıştırılmış eza çekiyorlar bu arkadaşlarımıza dua edelim bir yol haritası çizilmeli bu gaddarlığa dur denmeli.

    YanıtlayınSil
  112. hadi arkadaşlar tekrar birleşelim.esnafa paketten bahsetti başbakan.biz şuçlu dolandırıcı değiliz.borcumuzu sonuna kadar ödemeye çalışan şerefli insanlarız.hadi jenardi,hadi cüneyt geri dönün.EFDEN

    YanıtlayınSil
  113. İzmir 1 acm'nin kararına bakılırsa aslında işin rengi iyice anlaşılıyor. Hakim alacaklı şikayet edince borçluya hiç bir şey sorma ihtiyacı hissetmiyor. Yorumundan da açıkça anlaşıldığı üzere zaten 1 sene önce borçluyu serbest bırakmayı uygun bulmamışi şimdi aklınca adalet yerini buldu gitsin yatsın diyor. Bu da bir sene önce çıkarılan bu taahhüt zırvasının kimseyi aslında memnun edemeyeceği gerçeğinin bir kez daha açıkça çıkmasıdır. Biz de biliyorduk bir sene içinde borcun faiziyle beraber üçte birini geri ödeyemeyeceğimizi, onlar da. Yani bir senelik ateşkes bitti arkadaşlar, durum budur. Bir an önce Anayasa Mahkemesi'nin kararını açıklaması için baskı yapma yolları bulmalıyız. SERKAN

    YanıtlayınSil
  114. Arkadaslar siyasi yorum yapan ve akp ye yuklenen onlari elestirenlerden biri benim bu cok dogaldir cunku kangren haline gelmis 3167 sayili yasa ile binlerce magdur olustiginu gorerek ve muhalefette bunu boyle tabir ederken bu magduriyeti gidermek yerine ekonomik gerekcelerle 5941 sayili yasayi buhaliyle cikararak bizleri bu hale dusurenleri alkislayacak halimiz yok tabiki elestirecegiz bunu niye akp dusmanligi olarak kabul etmek aymazliktir eger bu yasayi .chp yapmis olsaydi ayni elestiri onlara olacakti bu dogal sonuctur ama bu elrstirilere tahammul yoksa elestirenler degil karsi duranlar partizan demektir bu sebeplerle birsuru insan ya koptu yada kustu gitti degermiydi ... JENARDI MY WAY SAMI KAL M.K SURUCU HASAN BARISCI N.Z ve ismi aklima gelmeyen birsuru arkadas ya yazmiyorlaryada cok az yazoyorlar onlar burdayken hareket vardi eylem vardi simdi ne var aglama yeri oldu burasi degermiydi BEN TAAHHUTLERIMI VERDIM SU AN ULKE DISINDAYIM BURADA BIRSEYLER YAPMAYA CALISOYORUM BASARIRSAM ILK ISIM BORCLARIMI ODEMEK OLACAK HAPIS KORKUSUNDAN DEGIL ALLAH KORKUSUNDAN ODEYECEGIM KUL HAKKIYLA AHIRETE GITMEK ISTEMIYORUM BU NEDENLE ELESTIRIYE HOSGORUYLE YAKLASMAK LAZIM UNUTMAYALIMKI KEDI BILE KOSEDE OTURANI DEGIL KUYRUGUNA BASANI TIRMALAR ben yurdisinaciktim ama geride esimi ve cocuklarimi biraktim yazik degilmi bize yazik degilmi cocuklarimiza eger arkadaslar bir yol haritasi belirlerse yapilacak etkinliklere ben orda olmasamda ailem araciligiyla gerek maddi gerekse manevi olarak herturlu destegi vermeye hazirim birseyler yapilacaksa simdi zamani taahhuy suresi bitince kacaklarin eylem yapmasi kolay olmuyor selamlar

    YanıtlayınSil
  115. Yeni yasa sebebiyle karşılıksız çek davam yargıtaydan bozuldu ve tekrar asliye cezada duruşma başlandı . İlk duruşmaya katılamadım. Uyap tan edindiğim bilgiye göre nihai karar kaydedildi yazıyor. Bunun anlamını bilen arkadaşlar varsa yardımcı olurlarsa sevinirim. Ve bu karar aleyhime ise tekrar temhiz etme hakkım varmı ?

    YanıtlayınSil
  116. selam ben uzun bir süredir yorumları okuyorum
    ama samimi arkadasların siyasetden uzak birlik çağrısı için destek için burdayım
    ben de yurt dışındayım oturm izni alamıyorum
    cunku aramam var ve sabıka kaydında cek den dolayı n not var.bu sekli ile tipi vize alabılıyormuyum bilmiyorum.
    anayasa makemsı karaına baskıiçin birlik olmalıyız.birde arkadasın basbakan için 10kişilik temsilci heyetine kaıtlıyorum
    avk sibel hanıma da sıteye katkılarından dolayı tesekkur edıyorum

    YanıtlayınSil
  117. değerli arkadaşlar


    MHP MİLLETVEKİLİ SAYIN ALİM IŞIK ADALET BAKANINA VERDİĞİ SORU ÖNERGESİNDE ADLİ PARA CEZALARININ MİKTARINI SORMUŞTU...BUNDA ÖZELLİKLE BİZ ISRARCI OLMUŞTUK...SÜREKLİ TAKİP EDENLER HATIRLAYACAKTIR.

    CEVABA GÖRE...

    2003 YILI....3.272.802.98 tl
    2004 YILI....6.265.331.20 tl
    2005 YILI....8.022.184.62 tl
    2006 YILI...35.281.526.82 tl
    2007 YILI...54.257.782.66 tl
    2008 YILI...61.536.288.79 tl
    2009 YILI...61.744.900.33 tl


    BU VERİLERE GÖRE 2003 TEN BU YANA YATIRILAN CEZA MİKTARININ NE KADAR YÜKSELDİĞİ MALUM...İKTİDARIN BU CEZALARI NEDEN HAPİS CEZASINA BAĞLADIĞINI ANLAMAK AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ...

    MY WAY

    http://www2.tbmm.gov.tr/d23/7/7-11359c-ek1.pdf

    YanıtlayınSil
  118. Arkadaşlar Başbakan bizzat esnafa verdiğim rahatlatma sözünü hemen yerine getirme çalışmalarını başlattım dedi..!Fakat bu rahatlatma vergi,sigorta ve bağkur yapılandırmaları.Birileri asıl sıkıntıyı yani çek mağdurlarını hatırlatsın...

    YanıtlayınSil
  119. 110kardeşim mahkeme infazı durdurma kararına alacaklının yaptıgı itirazı kabul etmiş. yani infaz durdurma kararı kesinleşmemişki 5941 uygulansın , taahhüt süresi dolmadan böyle kararlar çıkabilir. bu ülkede mahkemeler alacaklının tetikçiliğini yaptıgı sürece hak, hukuk, adalet aramak saflık olur.
    115 mahkeme kararı size teblği edlidiğinden itibaren 7 günü geçirmeden yargıtaya müracaat edebilirsiniz.

    YanıtlayınSil
  120. SAYIN 115

    Yargıtaydan bozularak asc gelen davalara muhakkak çıkmanız kaçırma gibi bir lüksünüzün olmadığını biliyorum,yokluğunuzda yeniden ceza çıkmış olabilir..nihayi karar dosya sonuca bağlandı anlamındadır...davanız ile ilgili bize daha açıklayıcı birşeyler yazarsanız bizde bilgi sahibi olabilkiriz...

    1-Dosyanızın yargıtaydan bozularak yeniden mahkemesine gelmesindeki karar elinizdeyse,(bozulma)lütfen bizimle paylasin sizde burda fayda sağlayın sadece soru sormayın...

    YanıtlayınSil
  121. arkadaşlar ak parti genel merkezi önünde toplanalım ne dersiniz

    YanıtlayınSil
  122. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15888649.asp?gid=373

    YanıtlayınSil
  123. http://haber.mynet.com/detay/yasam/namik-ekin-tutuklandi/534368



    Namık Ekin tutuklandı
    Emekli SAT komandosu Namık Ekin, 12 bin 750 liralık karşılıksız çek yüzünden cezaevine gönderildi.
    Güncelleme:28 Eylül 2010 18:19

    Yargılanan ve borcunu bugüne kadar ödeyemeyen Namık Ekin 4 ay 7 gün hapiste kalacak.

    3 Aralık’ta Dünya Engelliler Günü kapsamında Taksim Meydanı’nda kendisine ayrılan bölmede ünlü illüzyonist David Blaine’in su dolu bir fanus içinde 7 günlük rekorunu 8 güne çıkarmak için çaba harcayacağını belirten Namık Ekin, "Aylardır bu rekor için çalışıyorum. Adalet Bakanlığı’ndan 10 günlük izin istiyorum. Rekoru kırayım, tekrar cezaevine gideyim" dedi.

    Namık Ekin, Halaskargazi Caddesi’ndeki spor salonunun kirasını ödeyemediği gerekçesiyle hakkında karşılıksız çek nedeniyle verilen para cezası, günlüğü 100 liradan hapis cezasına çevrildi. İnfaz Savcılığı’na çıkarılan Namık Ekin, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    “Rekorların adamı” olarak bilinen Namık Ekin, 2007 yılında Osmanbey Halaskargazi Caddesi üzerinde spor salonu açtı. Aylık kirası 12 bin 750 lira olan spor salonunun sahibi Ziya Aktürk’e Namık Ekin, 12 çek verdi. Çeklerin üçünü peşin ödeyen Ekin, dördüncü çeki ödemediği gerekçesiyle mal sahibi Ziya Aktürk tarafından icraya verildi.

    Beyoğlu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde de Ekin hakkında karşılıksız çek suçundan dava açıldı. Mahkeme, Ekin’e çekin bedeli olan 12 bin 750 liralık para cezası verdi. Para cezasını ödeyemeyen Namık Ekin hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Bunu öğrenen Namık Ekin Üsküdar’daki evinden polise giderek teslim oldu. Gözaltına alınan Namık Ekin, Beyoğlu Adliyesi’ne getirildi. Mahkemedeki işlemlerinin ardından İnfaz Savcılığı’na çıkarılan Ekin hakkındaki kesinleşmiş para cezası, günlüğü 100 liradan 4 ay 7 gün hapse çevrildi.

    Tutuklama kararı vicahiye çevrilen Namık Ekin, Metris Cezaevi’ne gönderildi. Namık Ekin’i, adliyede yakınları yalnız bırakmadı. Adliye çıkışında açıklama yapan Namık Ekin, "Üç aylık kirayı peşin vermiştim. İşyerimdeki leasingli eşyalar haciz yoluyla kaldırıldı. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde düzenlenecek olan etkinlikte belediye bana rekor kırmak için Taksim Meydanı’nda 500 metrekarelik bir yer ayırmıştı. Bu arada ünlü illüzyonist David Blaine’in bir cam fanusta havada asılı şekilde 7 gün 7 gecelik rekorunu egale edip kurulacak bir akvaryum içinde 8 gün 8 gece kalarak bu rekorunu kıracaktım. 3 Aralık’taki bu rekoru kırabilmem için Adalet Bakanlığı’ndan 10 günlük izin istiyorum. Sonra tekrar cezaevine dönerim" dedi.
    Namık Ekin, eğer 12 bin 750 liralık para cezasını öderse cezaevinden çıkabilecek.

    YanıtlayınSil
  124. sayın 121 biz bu sitedeki kişilerle son yasa çıkmadan önce çok toparlanıp ANKARA'ya gittik.Her defasında hüsrana uğradık,sayımız 5-10 kişiyi geçmedi.Herkes bu sitede atar tutar ama iş icrata gelince NASREDDİN HOCA'nın fil hikayesine döner,kimse gelmez.Yaşar.

    YanıtlayınSil
  125. SAYIN SİBEL HANIM VEYA BİLGİSİ OLAN BİR ARKADAŞ


    ŞİEKET MÜDÜRÜ OLARAK İMZALADIĞIM ÇEKLERE TAAHHÜTTE BULUNMADIM HİSSEM DE YOK UYARLAMA İSTEYECEĞİM SONUÇ NE OLUR? ANTALYA

    YanıtlayınSil
  126. ARKADAŞLAR AKP KIZILCAHAMAM DA KAMPA GİRDİ.SİTENİN ESKİLERİ İYİ HATIRLAR GEÇEN SENE KIZILCHAMAM AKP KAMPINI FAX YAĞMURUNA TUTMUŞTUK VE ÇOKDA SES GETİRMİŞTİK.BENCE YARIN VEYA ŞU ANDAN İTİBAREN HERKEZ KIZILCAHAMAMA FAX ÇEKSİN.BAKIN BU GÜNLER ARTIK SON GÜNLER HADİ HERKEZ YAZILI METİNLERİNİ HAZIRLAYIP FAXLASIN.OLANAĞI OLAN 5 KERE 10 KERE FAX ÇEKSİN.DEĞİŞİK İSİMLERLE YANİ ÇEKME OLANAĞI OLMAYAN ARKADAŞLARIN BİRNEVİ SESİ OLACAKSINIZ.

    YanıtlayınSil
  127. arkadaşlar ilk defa yazıyorum buraya ama merak ediyorum acaba bu siteyle ilgilenen burayı takip eden ve birlikte toplanarak bir şeyler yapalım dendiğinde kaç kişi olucaz

    YanıtlayınSil
  128. 125 E CEVAP rica etsem mümkünmü ??

    YanıtlayınSil
  129. arkadaşlar ben böyle giderse hayatıma son verecem ben bayanım ve bu duruma eşim yüzünden düştüm bende ticaretle uğraşıyodum eşimde mütahit kendi çek koçanı bitince benimkileri kullandı banada en fazla eski parayla bir milyarlık iki milyarlık yazıyorum dedi ama ben sonradan öğrendimki 200 milyar 250 milyar toplam çekim piyasada dünyam başıma yıkıldı kendi battı kendinin hapis kararları var benide batırdı benimde hapis kararlarım var ve benim hiç suçum yok 3 yaşında oğlum var bende taahhüt verdim ama gün doldu pisikolojim çok bozuk intihar etmeyi düşünüyorum annemin babamın bu olanlardan haberi yok bi öğrenseler kalp krizi geçiriler neolur birileri sesimizi duysun yalvarırım benim durumumda kadılar varmı bilmiyorum ama ben bi anneyim çok korkuyorum ben yakalanırsam bi aile yopk olacak oğlum tek başına neyapar ALLAH aşkına duysunlar bu sesi yeter yeter duyun feryadımızı. DİLEK

    YanıtlayınSil
  130. 129'da yorum yapan arkadaşım; sakın ha sakın, aklından kötü şeyler geçirme ve kendi kendini bırakma. Herşeyden evvel üç yaşında bir oğlun var, onu düşün ve mücadeleci olmaya çalış. Ben ve benim gibiler; bu haklı davamızın yaklaşık on yıldır mücadelesini vermekteyiz. Ben şahsen kaç intiharın eşiğinden döndüm bilemiyorum. İşimi; maddi gücümü ve en önemliside çok sevdiğim eşimi kaybettim ama, çocuklarım için ayakta durmaya mecbur olduğumdan, mücadele ettim ve hiçte kötü sayılmayacak sonuçlar aldım. Eskisi kadar olmazsada halen mücadele eden bilinçli arkadaşlarımız var. Bana göre öyle veya böyle; hayırlı haberler almamıza çok kalmadı diyorum. Bu bakımdan biraz daha sabırlı ve iradeli olmalısınız. Allahın izniyle; hüzünlüde olsa yaşayacağımız sevinçlere az kaldı. Tüm emeği geçenlere ve tüm katılımcılara saygılarımla. Barışçı-Mersin

    YanıtlayınSil
  131. değerli dilek hanım.
    Ben de sizin gibi eşimden dolayı mağdurum.
    Eşim vafat etti şirket ortağı olarak bütün çekler bana kaldı.
    Aslında ev hanımıyım.
    reddi miras yapmam lazımmış bilemedim.
    Taahhüt verdim zaman doldu. Üç çocuğumun haricinde hiç bir mal varlığım yok.
    Hayata küstüm. sizinle aynı duyguları yaşıyorum. Allah bize sabırlık versin.

    YanıtlayınSil
  132. Arkadaşlar Karşılıksız çek için Anayasa Mahkemesine nasıl başvurular bilenler varsa yardımcı olabilirler mi

    YanıtlayınSil
  133. arkadaşlar lütfen sıkıntılarımızı başbakanlık sitesinde duyuralım dikkatinize!
    Gönderdiğim yazıyı kopyalıyorum okuyunuz

    SAYIN BAŞBAKANIM
    Bursada tekstil sektöründe faliyet göstermekte olan firmam 2008 de iflas etti.1 sene boyunca ailemin iaşesini karşılamak için pazarlara çıktım şu anda eski pazarlama müdürüm olan arkadaşın yanında kar ortaklı olarak çalışmaktayım tüm bu süreçler zamanında hiç bir şekilde adresimi ve telefonlarımı değiştirmedim, hep borçlarımı (kul haklarını) nasıl kapatırım diye mücadele ettim belirtmek isterimki 3 adet firmam vardı ve tek kardeşim olan coşkun coşarda bu firmaların 1 inin sahibi idi bu yüzden iflasımdan bugüne kadar geçen zamanda 1-2 kere çeklerimizden dolayı hapse girdik en son çıkarttığımız çek yasası ile tahütler vererek özgür kaldık lakin zaman ilerlemekte ve hali hazırda 650 000 tl gibi borcumda hiç bir şekilde düşmedi düşüremedim ve 3. ay geliyor sorumluluğum olan 3 ev var dul olan annem eşim 2 çocuğum kardeşim, eşi ve 3 çocuğu şimdi her günümüz zehir oluyor 3. ayda borçlarımız yüzünden tekrar hapse girersek 3 ev de erkeksiz ve gelirsiz kalacak bu konuda bana ve benim durumumdaki esnaflar adına yardımcı olmanızı rica ediyorum zaten olmuştunuz Allah razı olsun fakat bu süreç sadece zaman kazandırdı biz dürüst esnaflar bu sıkıntılar içindeyiz dürüst olmayan insanlar ise binbir oyunla hiç sıkılmadan gezmekte ben verdiğim batakların hiç birini tahsil edemedim ve şahıslarıda bulamıyorum üzüldüğüm şey kendi sermayemi kaybetmek değil üzerimdeki kul hakları yanlış anlaşılmasını istemiyorum ama ben esnafım art niyetli insanlar vurdukları vurgunları kar bilip 2-3 sene yatar nasıl olsa param var çıkıncada yerim diyor ben ise içeride hiç bir şekilde geçireceğim yokluğu düşünmüyor ailemin nasıl geçineceğini düşünüyorum ve kaybedeceğim zaman zarfında piyasadan da uzaklaşıp biraz kalmış olan itibarımıda kaybettikten sonra, çıktıktan sonra nasıl çalışıp ta bu kul haklarından kurtulurum düşüncesindeyim içerde kalmamla borç kapanmayacak hatta ben ve benim durumumdakilere daha büyük darbe vuracak bu konuda yardımcı olunur ve tarafıma bilgi verilirse memnun olurum
    Belirtmek isterimki bu güne kadar o kadar sıkıntı çekmeme rağmen hiç bir şekilde işsizlik maaşı veya kaymakamlık ve muhtarlıklardan yardım talep etmedim mecbur olduğum için sadece hastahane için yeşil kart aldım benden daha muhtaclar olabileceğini düşndüm bu şekilde yardımlar da sizin zamanınızda çıktı bunun içinde ayrıca teşekkür ederim Allah razı olsun

    Saygılarımla;

    YanıtlayınSil
  134. yazımı yayınladığınız için site yetkililerine teşekkür ederim .....
    Şunu belirtmek isterim arkadaşlar şu andan itibaren sonuç alabilmek istiyor isek yumurta sonuna gelmeden şimdiden başlamalıyız daha önceki süreçlerin ne kadar uzun sürdüğünü hatırlatmak isterim bilginize

    YanıtlayınSil
  135. ARKADAŞLAR ZAMAN AZALIYOR CEZA EVİNDEN ÇIKALI 11 AY OLDU NASIL OLACAK ÖDEME YAPAMADIK GELİŞEN BİR ŞEY VARMI NASIL OLACAK NELER YAPMAMIZ LAZIM TAAHÜTLRİ ALDILAR ÇIKTIK ÇALIŞTIK ÖDEYEMEDİK HİÇMİ HAKKIMIZ YOK VADEYİ UZATMAYI BORCU ŞEKİLLENDİRMEYİ BİRŞEYLERİN BİZİM LEHİMİZE OLMASILAZIM BİZMİ GÖREMİYORUZ ACABA.

    YanıtlayınSil
  136. arkadaşlar ceza evinde yatmişarkadaşlar kısa bir zan kaldı ben işkurdum geçen ayın sonunda dükkanını masraflardan dolayı tekrar borçyapmadan kapatmak zorunda kaldım bizlere bu kısa zaman yetmez 1 yılda 3 ta 1 iniödemek çok zor en az borcu olan 50 bin lira nasıl ödencek çalıştık olmadı ufak esnafların hiç şansı yok can suyu diyorlar kobi kobi diyorlar bırak kobiyi baksana ufak esnafın halinehayvanlara teşfik kredisiveriyorlar çoğalsınlar diye üretici artsın diye bizlere 1 yılda öde diyorlar ve resmen öl diyorlar neyle ödencek destek varmı sahip çıkma varmı esnaf ceza evinde işini kaybetmiş evi dağılmış bilmiyormu devlet bunu niye böyle çağ dışı bir yasa çıktıki kime yaracak ne alacaklıya ne devlete ne avukatlara eğer bu esnaflar tekrar içeriye girerse bu borçlar ne devlete ne alacaklıya ne avukatlara ödenir bırakın çalışalım para verirken bankalar 60 ay 120 ay vadeli para satıyorlar bizlerde bocumuzu yatarak kaçarak değil 60 ay 120 ay vadelerde ödeyelim sayın okuysnlar görüşlerim bu ben borcumu ödemek için varım ya devlet almak için varmı hodri meydan zaman ver ödeyelim yoksa alma şanşım hiç yooook.

    YanıtlayınSil
  137. arkadaşlar m.sarıkayayı aramayın rengi belli
    adama 10 da akşam tel acıyom hanımı cıkıyo saatin kac olduğunu soruyor ben bugün 15 vek tel görüşmesi yaptım 300 tane torbadan af cıktı bizlermi yarattık 2008 krizini devletin bile borc yükümlülüğünü yerine getiremediği yıllaErın olduğunu herşeyimizi aldıklaRINI NAMUS AR KİŞİLİĞİMİZLE OYNANMASINI BİZLERİDE BU KONUNUN İCERİSİNE KOYUPMAMIZIN BORCLARIMIZI ÖDEMEYE CALIŞMAMIZA YARDIM EDİN ALLAH BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN KURBANLIK OLMADAN İYİ KURBANLAR

    YanıtlayınSil
  138. KISA ZAMAN İÇİNDE BU B0RÇLAR ÖDENMEZ BİZ CEZA EVİNDE YATAN ESNAFLARIZ ZAMAN AZALIYOR KİM KAZANDI SORUYORUZ BANKALAR MI HÜKÜMETMİ AVUKATLARMI YOKSA ALACAKLILARMI HİÇBİRİ KAZANAMADI YİNE HAKSIZLIK ADALETSİZLİK KİMİMİZ 20 AY KİMİMİZ 17 AY KİMİMİZ 6 AY CEZA EVİNDE YATTILAR NASIL ÇALIŞIPTA İŞ KURCAKLAR NEFES ALDİLARMI BİLİYONUZMU BİZLER ÖDEMEK İÇİN VARIZ DÜZENLEYİN UYRLAYIN ÖDEYELİM YOKSA ASLANIN KEDİYİ BOĞDUĞU YERDE BU BORÇLAR ÖDENMEZ.

    YanıtlayınSil
  139. arkadaşlar son 1 ay nasıl devlet bu nasıl babacan bu 5941 ne getirdi sayın adalet bakanı veya babacan gibi açıklama yapan yetkililer çıktık ceza evinden şartlı çalış tık borcumuzu ödeme şansımız bu zamanda bu şartlarda ödeme yapna şansımız çok zor peki sonuç tekrarmı cezaevine atıcağınız 5941 e mza atan 2117 kişi veya kaçak olan bekleyen taahüt verip nefes alan 120 bin kişi nolacak bu esnaflar sizlere soruyorum biz bu ülkenin esnaflarıyız amerikanın fransanın yunanistanın değil mecbur etmeyin bu insanları kaçak yaşamayı son bir şanş verin 60 ay 120 ay zaman verin ki insanlar ödesin.

    YanıtlayınSil
  140. Bugüne umutla başladım sayenizde allah razı olsun tüm emeği geçen arkadaşlara.. Ankarada Annem,Yengem,Eşim buluşma günü istanbuldan yola çıkıp orada olacaklar sizlere benim adıma destek verecekler diğer arkadaşlarda bu son şansımız olabilir eş dost arkadaş kimi gönderebilirseniz orada olsun..NTV haber sipikerlerinden biri kuzenim şimdi onunlada konuşup bizi haber yapmaları için kameraman göndermelerini isticem olumlu bir haber aldığım takdirde sizinle paylaşırım yolumuz açık olsun..

    YanıtlayınSil
  141. Arkadaşlar bugün cezaevindeki ağabeyimi ziyaret ettim.. Oda karşılıksız çekten dolayı yatıyor. Büyük bir esnaftı kendisi... Neyse konuya geleyim.. cmuk 40-198 kanunda tebligat ulaşma şartlarıyla ilgili birşeyler varmış (detayları aklımda değil) İçerde yatmalarının bu kanuna aykırı olduğundan dolayı dilekçe yazmışlar aynı koğuştaki arkadaşları, bir çoğu yeniden yargılanmak için tahliye edilmiş, ağabeyimin dosya sayısı fazla olduğu için henüz tahliye edilmedi ama iptal edilen dosyaları olmuş. Yakında ağabeyimde çıkacak yani, cezaevinden kalıcı olarak çıkmak için çözüm değil ama şuan cezaevinde olan yakınları olanlar varsa ve bu kişiler hiç mahkemeye çıkmadan yakalandığı yerde direk cezaevine atılmışsa, yukarıda yazdığım maddeleri araştırıp cezaevindeki yakınlarına bu kanundan faydalanarak itiraz dilekçeleri vermeleri gerektiğini anlatsınlar (gerekirse bir avukat bu konuda yardımcı olsun) Bu konu hayal veya uydurma değil, 60 bin tl borcu olan kişi bile dün tahliye olmuş bir dilekçe ile, yargılanması dışarıda devam edecek... Şuan içeride olanları kurtarmak adına geçicide olsa tek çözüm olarak bu görünüyor..

    YanıtlayınSil
  142. http://www.haber7.com/haber/20101203/Cek-kanununda-degisiklik-teklifi.php


    Bu haberin altına yüzlerce hatta binlerce yorum eklememiz gerekiyor. Çek mağdurlarının çektiği çileyi yapıcı bir üslupla ifade ederseniz etkili olur.

    YanıtlayınSil
  143. arkadaşlar bu çeklerin ödenmesi durumunda yakalanıp taahhüt verdimizde gelen dosyalarda ana para miktarı yazıyodu ama ödenecek 3/1 - 3/2 taahüt miktarları faizleriyle birlikte hesaplanıp ödenecek deniyodu..!
    şimdi;çekler farklı illerde ve farklı sıkıntılardan da dolayı o illere gidilemiyosa bu rakamlar nasıl hesaplanacak?
    bu konularda bilgisi olan arkadaşlar varsa bilgi paylaşımı yaparlarsa sevinirim..
    Umudunu Kaybetme

    YanıtlayınSil
  144. MERHABA REFERANDUM KONUŞMALARI SIRASINDA BİR PROFÖSÖR EVET OYUNUN KAZANMASI HALİNDE AVRUPA BİRLİĞİ SÖZLEŞMERİNDEKİ KURALLARIN GEÇERLİLİK KAZANACAĞINI BÖYLECE , 2 KİŞNİN ARASINDA OLAN Bİ ANLAŞMADAN DOLAYI DİĞERİNİN ÖZGÜRLÜĞÜNE YASAK GETİRİLEMEYECEĞNİN GEÇERLİLİK KAZANACAĞINI ŞİMDİYE KADAR HAKİMLERİN İSSİYATİF KULLANARAK KENDİ SİSTEMLERİNE GÖRE KARA VERDİĞİNİ AMA BUNDAN BÖYLE ULUSLAR ARASI SÖZLEŞMELERDEKİ MADDELER GEÇERLİDİR HÜKMÜNE GÖRE KARAR VERİLMESİ ANAYASAL HAK OLACAĞI YÖNÜNDE KONUŞTU.YANİ ANAYASA MAHKEMESİ CHPNİN İPTAL BAŞVURUSUNU BENCE KABUL EDİCEK AMA NEZAMN GÖRÜŞÜCEKLER ? HELE GENEL SEÇİMLER VAR BU YAZ.BAŞBAKAN DÜN GENEL AF SORUSU ÜZERİNE GAZETECİLERE YANLIŞ ANLAMADIYSAM KATİLLER DIŞINDAKİLERE DÜŞÜNCE SUÇLALRINA AF OLABİLİR GİBİ KONUŞMUŞKEN SESEİMİZİ YÜKSELTİRSEK BİZLEREDE FAYDASI OLUR BU SIKINTILAR BİTER GİBİ GELİYO AMA BAŞSIZ TAVUK GİBİYİZFARKINDAYSANIZ.....

    YanıtlayınSil
  145. MERHABA AV SİBEL HANIM VERDİĞİMİZ TAHHÜTNAME ZAMANI DOLDUĞUNDA TEKRAR MAHKEME GÖRME ŞANSIMIZ OLMAYACAKMI? VEYA MAHKEME GÖRÜLEÇEKSE BİZE HERHANGİ BİR TEBLİGAT YAPILMAYACAKMI? BU KONUDA NE YAPMALIYIZ AYDINLATIRMISINIZ LÜTFEN.. TEŞEKKÜR EDERİM
    BATUHAN

    YanıtlayınSil
  146. ARKADAŞLAR
    TAAHHÜTLERİN SÜRESİ DOLUYOR.SORUM ŞU,
    TAAHHÜTÜN SÜRESİ DOLDUĞUNDA, BORCU ÖDEYEMEDİĞİMİZDE, KARŞI TARAF ŞİKAYET ETTİĞİNDE, HAKKIMIZDA TUTUKLAMA ÇIKTIĞINDA; YARGILAMANIN YENİLENMESİ,UYARLAMA YARGILAMASI İSTEYEMEZMİYİZ? YEENİ YASAYA GÖRE TEKRAR YARGILANMAMIZ GEREKMİYOR MU? BU SÜREÇTE DE İNFAZIN DURMASI GEREKMİYORMU? TÜM BUNLAR MÜMKÜNSE YENİ BİR YARGILANMA SÜRESİ VE YENİ BİR TEMYİZ SÜRESİ KAZANMIŞ OLMİUYORMUYUZ? SAYGILAR- SELİMMERT

    YanıtlayınSil
  147. -3-
    Bu durumda, TTK.nun 317 ve 321/3. maddeleri gereği davalı anonim şirketin temsil yetkisi yönetim kurulunda olup, şirket adına düzenlenecek evraklarda en az iki yönetim kurulu üyesinin imzasının bulunması gerekir. Davalı şirketin anasözleşmesinin 8. maddesi hükmüne göre de; şirket tarafından verilecek bütün belgelerin ve yapılacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için şirket ünvanı altına konulmuş temsil ve ilzama yetkili kişi veya kişilerin imzasını taşıması gerekir. Burada yeniden değinmek gerekirse, şirket yönetim kurulunun TTK.nun 319. maddesi ve anasözleşmenin 8. maddesi uyarınca yetkinin aktarılması ve paylaştırılmasına ilişkin tescil ve ilan edilmiş bir karar yoktur.

    O halde dava konusu çekleri keşide eden M.'in tek başına şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı sonucuna varmak gerekir.

    Ancak, temel ilişkide davacı İ.'in iddia edildiği gibi davalı şirkete borç para verdiği kanıtlanabilirse davacının çek bedeli kadar talepte bulunmaya hakkı olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece davalı şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak verildiği iddia edilen borç ve çeklere ilişkin bir kayıt bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davacının ( k.davalı ) buna ilişkin başkaca delilleri varsa değerlendirilmeli ve sonucu çerçevesinde bir karar verilmelidir.

    Yukarıda açıklanan hususlar nazara alınmadan mahkemece M.'in vekil olduğuna dair 13.4.1993 tarihli vekaletname ( ki bu tarih vekaletname fotokopisinde el yazısı ile atılmış olup, aslı veya onaylı örneği getirtilerek tereddüt giderilmelidir ) ile şirketi tek başına temsil yetkisinin bulunduğunun kabul edilmesi ve dar yetkili icra tetkik merciinin kararına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş olup davalı ( k. davacı ) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ( karşılık davacı ) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.000.000 lira avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ( k. davacı ) şirkete ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 6.5.1999 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
    SON

    YanıtlayınSil
  148. -2-
    Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre; davalı şirketin aldığı borç para karşılığında dava konusu çekleri vadeli olarak düzenleyerek verdiği, şirketin ödeme güçlüğü içine düşmesi nedeniyle vadeli çek verme yoluna gittiği, şirketin yeni ortaklara 1.6.1995 tarihinde devredildiği, bu tarihten önce şirket adına çek keşide etme yetkisi verilen M. imzası ile keşide edilip davacı İ.'e verilen çekler nedeniyle şirketin borçlardan sorumlu olduğu, davacının iyiniyetli alacaklı olduğu, çeklerin icra takibinde tahsil edilmiş olması nedeniyle asıl davanın bu yönden konusuz kaldığı, davacı İ'in munzam zararla ilgili iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, 1995/1308 E. sayılı alacak davasının konusuz kaldığına, munzam zarara ilişkin istemin reddine, 1997/506 sayılı ( birleştirilen menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.

    Kararı birleştirilen davanın davacısı Nurkan ( Derya ) Döviz Tic. A.Ş. Vekili temyiz etmiştir.

    Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı İ.'in hamili bulunduğu 3 adet çeki davalı anonim şirket adına keşide eden M.'in şirketi borç altına sokmakta temsil yetkisinin bulunup bulunmadığı, bu çekler nedeniyle davalı şirketin borçlu olup olmadığının tespiti noktalarında toplanmaktadır.

    Türk Ticaret Kanunu'nun 317. maddesine göre "Anonim Şirket idare meclisi tarafından idare ve temsil olunur". Bu hüküm uyarınca gerek iç ilişkide ortaklara karşı ve gerekse dış ilişkide anonim şirketin yönetim ve temsil organı yönetim kuruludur. TTK. m.321.f.3'e göre de "Anonim şirket adına tanzim edilecek evrakın muteber olabilmesi için, aksine esas mukavelede hüküm bulunmadıkça temsil selahiyetli olanların ikisinin imzası kafidir".

    Davalı şirketin anasözleşmesinde TTK.nun 321/3 maddesindeki hükmün aksine bir düzenleme bulunmadığı gibi, anonim şirketin yönetim kurulu üyesi olan M.'in şirket tek başına atacağı imza ile bağlayabileceğine ilişkin anasözleşme hükmü bulunmamaktadır. Öte yandan, M. 'in TTK. m.319 ve anasözleşmesinin 8. maddesine göre, murahhas üye olarak ve şirket temsil yetkisine haiz olduğuna ilişkin alınmış, tescil ve ilan edilmiş bir genel kurul veya yönetim kurulu kararı bulunmamaktadır. Yine bu kişinin ticari temsilci olarak atandığına dair bir yönetim kurulu kararı da yoktur.

    YanıtlayınSil
  149. 1-
    BU DA ÇOK FARKLI BİR KARAR

    T.C.
    YARGITAY
    11. HUKUK DAİRESİ
    E. 1998/8748
    K. 1999/3729
    T. 6.5.1999
    • ANONİM ŞİRKET ADINA ÇEK KEŞİDE ETME YETKİSİ ( Eski Ortağın Keşide Ettiği Çekten Şirketin Sorumluluğu )
    • YÖNETİM KURULUNUN YETKİSİ ( Anonim Şirket Adına Çek Keşide Etme Yetkisi )
    • ÇEK KEŞİDE ETME YETKİSİ ( Anonim Şirkette Yönetim Kurulu Üyelerinden Birisi Tarafından Keşide Edilen Çekin Şirket İçin Bağlayıcılığı )
    • VEKALETİN İSPATI ZORUNLULUĞU ( Anonim Şirket Adına Çek Keşide Etme Yetkisi Bulunduğunu İddia Eden Ortağın )
    6762/m.317,319,321
    ÖZET : Gerek ortaklara karşı ve gerekse dış ilişkide anonim şirketin yönetim ve temsil organı yönetim kurulu olup, şirket sözleşmesinde aksine bir hüküm de olmadığına göre, çekleri keşide eden kişinin tek başına şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı kabul edilmelidir.

    DAVA : Taraflar arasındaki Antalya Asliye 5.Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 4.8.1998 tarih ve 1995/1308-1998/738 sayılı kararın Yargıtay incelemesi duruşmalı olarak davalı ve muk davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 4.5.1999 günde davacı avukatı ğ ile davalı avukatı M gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi S tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

    KARAR : Davacı vekili, davalının keşide ettiği 3 adet çek bedeli olan toplam 3.000.000.000 liranın müvekkili çek hamiline ödenmediğini ileri sürerek bu meblağın 16.6.1995 tarihinden itibaren reeskont oranında faizi ile tahsiline ayrıca munzam zararın belirlenerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

    Birleştirilen E: 1997/506 sayılı dava dosyasında davalı N Döviz ve Altın Ticareti A.Ş. ( önceki ünvanı Derya Döviz Altın Tic. A.Ş. ) vekili, davalı İ tarafından 1995/2476 sayılı icra takip dosyasında takibe konulan 30.6.1995, 30.7.1995 ve 30.8.1995 keşide tarihli toplam üç milyar liralık çeklerle müvekkili şirketin borçlu olmadığını, şirketin defter ve kayıtlarında böyle bir borca rastlanmadığını, çeklerde imzası bulunan kişinin tek başına şirket adına çek imzalamaya, çek keşide etmeye yetkisinin bulunmadığını, şirketin anasözleşmesine göre şirketi temsil ve ilzama yönetim kurulu başkanı ve üyelerden birisinin birlikte imzaları ile yetkili olduğunu, kaldı ki, çek keşidecisi olarak görülen müvekkili şirketin ortaklarının ve yönetim kurulunun 12.4.1995 tarihindeki hisse devirleri nedeniyle keşide tarihlerinden önce değiştiğini, şirketteki hisselerini devreden ortakların ( eski yöneticilerin ) daha önce bankadan aldıkları çek karnelerini kullanarak kendi borçlarını şirkete ödettirmek için yetkisiz çek keşide ettiklerini, sözkonusu çekler nedeniyle müvekkilinin icra takibinde 7.631.381.257 liranın davalıya ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek bu meblağın ödeme tarihinden itibaren reeskont oranında faizi ile birlikte ve %40 kötüniyetin tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Birleştirilen davanın davalısı İ vekili özetle, dava konusu çekler nedeniyle girişilen icra takibinde, borca ve imzaya itiraz davasının ( Antalya 2. İcra Tetkik Mercii 1996/467 E. ) müvekkili lehine sonuçlandığını ve kesinleştiğini, çekleri imzalayan kişinin vekaletname ile yetkilendirildiğini, çeklerin, şirketin ( tüm payların ) devir tescilinin yapıldığı ve ilan edildiği tarihten önce ve fakat ilerki tarihlerle keşide edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

    YanıtlayınSil
  150. BUDA FARKLI BİR İÇTİHAT AKSİ YÖNDE

    YARGITAY

    19. HUKUK DAİRESİ

    E. 2001/4300

    K. 2001/5249

    T. 5.7.2001

    • MENFİ TESPİT TALEBİ ( Davacı Şirketin Tek İmza İle Keşide Edilen Çekten Dolayı Borçlu Bulunmadığının Kabulünde Bir İsabetsizlik Bulunmadığı - Davalının Temel İlişkisinden Dolayı Dava Açabileceği )

    • TEK İMZA İLE KEŞİDE EDİLEN ÇEK ( Davacı Şirketin Borçlu Bulunmadığının Kabulünde Bir İsabetsizlik Bulunmadığı - Davalının Temel İlişkisinden Dolayı Dava Açabileceği )

    2004/m.72

    ÖZET : Dava menfi tespit davasıdır. Davacı şirketin tek imza ile keşide edilen çekten dolayı borçlu bulunmadığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının temel ilişkisinden dolayı dava açmasının mümkün olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekir.
    DAVA : Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.M.Kemal Esenkaya ile davalı vek.Av.Ahmet Arslan'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    KARAR : Davacı vekili, davalı tarafından takip konusu yapılan 1.7.1999 tarihli çekin tek imzalı olduğunu, müvekkili şirketin çift imza ile temsil edildiğini, 23.9.1998 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde temsil konusunun ilan edildiğini, müvekkili şirketin çekten dolayı sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitine, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili cevabında, dava konusu çekin akaryakıt alımı nedeniyle verildiğini 8.100.000.000.-TL'lık akaryakıt teslim edildiğini, çekin karşılıksız olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalının temel ilişkiye değil, çeke dayanarak takip başlattığı, takip konusu çekte davacı şirketi temsilen tek imza bulunduğu, davacı şirketin iki imza ile temsil edildiği, bu nedenle çekin davacı şirketi borç altına sokmayacağı gerekçesiyle davacının dava konusu çekten dolayı borçlu bulunmadığının tesbitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle çift imza ile temsil olunan davacı şirketin tek imza ile keşide edilen çekten dolayı borçlu bulunmadığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının temel ilişkisinden dolayı dava açmasının mümkün olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
    SONUÇ : Vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 97.500.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.07.2001 gününde oybirliğiyle karar verildi

    YanıtlayınSil
  151. merhaba arkadaşlar uzun süredir yorumlarınızı okuyorum. benim sorunuma benzer bir yorum bulamadığım için sıkıntımı sizinle paylaşmak istedim. Bir Anonim Şirketi yöneticisi olduğum için kullandığım çeklerde çift imza olması gerekirken tek imza attım. Zor durumda olduğumu bilen bi avukat arkadaşım bana yardım etmek için ilgili mahkemeye borcuma itirazımın olmadığını fakat çift imza gerektiren çeklerin tek imza ile çeklerin geçersiz olduğunu ve beraatimi istyen bir savunma yazdı. Bu durumu gören savcıbey eğer karar çıkarsa dolandırıcılık suçundan dava açacağını söylemiş avukat arkadaşıma. iki ay sonrasına tekrar mahkemeden gün alınmış. Şimdi neye karar vereceğimi şaşırdım çaresizim. Asliye cezanın vereceği hapisten kurtulmak isterken ağır cezayla belkide yargılanacam. Bu hususta ne yapmam gerekir bana yardımcı olursanız sevinirim.

    YanıtlayınSil
  152. BU HAKLI DAVAMIZDA BUGÜNE KADAR ÖNCÜLÜK YAPAN TÜM ARKADAŞLARIMIZA TEKRAR TEŞEKKÜR EDİYORUZ.
    ARTIK SİYASET YAPMADAN MURAT BEYİN YÜREĞİNİN SESİNE KULAK VERELİM VE EL ELE OMUZ OMUZA BU ZÜLME KARŞI DİRENELİM KURTULUŞ YOLUNDA KİMSE ELİNİ BIRAKMASIN.
    ÖNCÜLÜK YAPACAK ARKADAŞLAR,
    NE YAPACAĞIMIZI
    NEREDEN BAŞLAYACAĞIMIZI
    ORTAK GİRİŞİMLERİN NASIL OLACAĞI KONUSUNDA Kİ YOL HARİTAMIZI BELİRLEMEK İÇİN SİZLERİ BEKLİYORUZ.
    KARARLI OLMAK BAŞARMANIN YARISIDIR
    SEVGİ VE SAYGILARIMLA
    H.Ç.

    YanıtlayınSil
  153. m-arslan kardeşim

    yazınızı heyecanla, takdirle okudum... elinize, dilinize yüreğinize sağlık...

    yazınız vesilesiyle ben de bir mesaj iletmek istedim...

    Değerli Çek Mağduru Arkadaşlarımız,

    Maksadım asla yeniden parti düzeyinde bir bahis açmak değildir, ancak bu güne kadar yüzlerce sahife mesaj, yazı, özel hazırlanmış dosya yazıları yazdım...

    Dedim ki; bizi uygarlık dışı bir şekilde mağdur eden bu hukuk ve yargı düzeni bağlamında başta Hükümet olmak üzere TBMM, Mahkemeler ve Yargıtay üzerinden SİSTEM eleştirisini yapalım bu bizim en tabii hakkımızdır...

    Dedim ki; ben bu manada başta Hükümete gerçekten çok ağır eleştiriler yaptım, Yargıya, Yasamaya eleştiriler yaptım, güç merkezleri olan kurumlara eleştiriler yazdım...

    Dedim ki; başta kurumsal kimliğini ortaya koyan CHP'ye parti olarak, her partiden kişisel destek verenlere teşekkür ettim...

    Özetle dedim ki; bu platformda hepimiz bize yaşatılan zulum ve acılarımıza kulak tıkayan her ne kadar SİSTEM UNSURU varsa bunları siyasi düşüncelerimizi bir tarafa atarak ve GÖZÜNÜN YAŞINA BAKMADAN ağır fakat DÜZEYLİ bir şekilde eleştirelim...

    Fakat şuna itiraz ettim; bunu yaparken sırf ideolojik bağnazlık ve parti militanı hüviyetinde ne bir partiye tezahürat yapalım ne de bir partiye DURUMDAN VAZİFE ÇIKARIP bilhassa Ak Partiye sövüp sayalım.

    Şuna itiraz ettim; hukuk ve özgürlük mücadelesi verilirken, yasal mücadele verilirken mesela Ak Partiye, siyasal tercihini Ak Parti'den yana kullanmış veya kullanacak olanlara edep dışı sövüp sayılmasına, siyasal tartışma ve karalama amacı dışında hiç bir değeri bulunmayan hele konumuzla hiç bir ilişkisi ve katkısı olmayan ÜSTELİK BİZLERİ AĞZI BOZUK İKTİDAR KARŞITI MARJİNAL BİR GRUPMUŞ GİBİ GÖSTEREN ÇABALARA DA itiraz ettim...

    Halen aynı görüşteyim; Bir yandan tam desteğinden dolayı CHP'ye, (ortada olsa da) MHP'ye teşekkür ederken, Ak Partiye de ona sövenlerden çok daha ağır fakat edepli eleştirileri bizzat ben yaptım... Yapacağım da...

    Bütün bunlara rağmen;
    Bir şekilde yazılarımdan mesajlarımdan alınan varsa kendisine haksızlık yaptığımı düşünenler varsa hepsinden ÖZÜR DİLİYORUM...

    Zira ben bu platformda ses veren her bir arkadaşımın çektiği ACI ve IZDIRABINI yüreğimde hissediyor, bize bu ZULMÜ yaşatan UYGARLIK DIŞI BU SİSTEME ve UNSURLARINA karşı mücadele eden her bir arkadaşımızı ONURLU BİR VATANDAŞ, KAHRAMAN BİR AİLE REİSİ, MAKBUL, MAĞDUR, MAĞRUR ve MAZLUM bir İNSAN olarak görüyorum...

    Ve diyorum ki; GELİN siyasal tercihlerimizi aşağılamadan, bu düzlemde LAF atmadan, sataşmadan YENİDEN ORGANİZE OLALIM, AKIN HAZIRLIĞI YAPALIM...

    YENİDEN HAZIRLIK PASLARINA BAŞLAYALIM... TEKRAR HÜCUM ORGANİZASYONLARI YAPALIM...

    İLK PASLAŞMA; HÜKÜMET ELEŞTİRİSİ OLMAK ÜZERE BENDEN OLSUN...

    En kısa zamanda yazacağım...

    Hepinize el uzatıyorum,
    UZATIN ELLERİNİZİ
    EL ELE VERELİM.
    KIRALIM BU ZULMÜ...

    Selam ve sevgilerimle

    YanıtlayınSil
  154. Hekim’e sordular:
    -Edebi kimden öğrendin?
    -Edebsizlerden, dedi. Beğenmediğim davranışlarını uygulamaktan kaçındım.
    Sözlüklerde; zarafet, güzel ahlak, nefis terbiyesi, mahluka merhamet ve sevgi gibi anlamlara gelen edeb, sahibini utanılacak davranışlardan alıkoyma duygusudur.

    Toplumlar erdemli insanların omuzlarında yükselir.İnsanı erdemli kılan özelliklerin başında ise edeb gelir. Nitekim şair bunu şöyle ifade eder:
    Ehl-i irfan arasında aradım kıldım talep
    Her hüner makbul imiş illa edeb illa edeb

    Edeb binasını inşa edememiş toplumlar ilim ve teknikte ne kadan ileride olurlarsa olsunlar yıkılmaya mahkumdurlar. Romalılar, Lüt Kavmi, Semud Kavmi gibi toplumlar edeb dışı davranışlarıyla yok olup gitmişlerdir.

    Başkalarına kötü söz söylememek, kapıyı kapat yerine kapıyı ört demek, birisi konuşurken sözünü kesmemek gibi bir sürü haslet Bütün bunlara günlük hayattan yüzlerce daha eklemek mümkündür.
    E
    deb sahibi kişi alçak gönüllüdür; cömerttir; her türlü aşırılıktan uzaktır; merhametlidir; yalandan, hileden, gıybetten, kibir ve gururdan uzaktır; yaradılanı yaradandan ötürü hoş görendir.

    Eline, beline, diline sahip ol prensibi insanın kendine ait olmayan bir şeyi almaması, kimsenin namusuna helal getirmemesi ve uygunsuz sözler söylememesidir.Zaten edeb kelimesi de e(eline), d(diline), b(beline) harflerinden oluşmaktadır ve insanın uyması gereken kuralları ortaya koymaktadır.

    Hayatımızın her kademesinde yeme içmeden konuşmaya,oturup kalkmadan çalışmaya her hareketimiz edeb dairesi içine alınmıştır.

    Edebten nasibini alamamış kimsenin milletine toplumuna arkadaşına faydalı olması mümkün değildir.İnsan, kendisini her türlü beladan koruyan edeb tacını bir an önce giymek zorunda olduğunu unutmamalıdır:

    Edeb bir tâc imiş nur-ı Hüda’dan
    Giy ol tacı emin ol her beladan

    Bu yetmezse Mevlana’ya kulak verelim:
    Ademoğlunun eğer edebten nasibi yoksa adem değildir,

    Ademoğluyla hayvan arasındaki fark edebtir,
    Gözünü aç da bak cümle Kelamullah’a,
    Kur’an’ın bütün ayetlerinin manası edebten ibarettir.
    Bu dahi yetmezse Yunus’u dinleyelim:
    İlme ettim talep
    İlla edeb illa edeb

    Kendinizi mağdur görüyorsanız mağdurluğunuzuda bilirsiniz.
    Mağdur insan masumdur
    Mağdur insan mazlumdur
    İftiradan kötü sözden kaçınır
    Burada bir Partiye sataşarakmı! mağdurluğunuzu kanıtlayacaksınız.
    Edeb ya hu!

    YanıtlayınSil
  155. sevgili kardeşim my way
    57 deki yazını okuyunca ne kadar mutlu oldum bilemezsin
    Biliyorsun sen cüneyt ,uludağve ismini hatırlayamadığım bir kaç arkadaş bu mücadelenin ilk başlayanlarındanız ve örnek olacak bir mücadele verdik burası kesin araya taahhüt işi girmesiyle rahatlama sonucu arada sırada olan saçma sapan siyasi gerginlik siteden arkadaşların kopmasına ve sitenin dağılmasına yol açtı bu süre zarfında siteye arada sırada girdim takip ettim ve eminimki pek çok arkadaşta benim gibi takip etti herkes işlerine yoğunlaştı
    Bu gün bakıyorum herkes bu süre zarfında ancak karnını doyurabildi belkide doyuramadı bile ve önümüzde zaman çok kısaldı
    Mücadele dönemlerimizde elimize geçen çok küçük fırsatları bile çok iyi değerlendirip ses getiriyorduk bunu herkes biliyor ama dağılmanın ve herkesin ekmek derdine düşmesi sonucunda çok büyük fırsat olan referandumu bile kullanamadık her neyse geriye bakmamak lazım
    Sayın mağdur kardeşlerim geçmişte bizimle olan ve mücadelemize destek veren tüm kardeşlerim
    akıllı olmamız ve mücadelemize kaldığımız yerden devam etmemiz hepimizin yararınadır GELİN GEÇMİŞE BİR SÜNGER ÇEKELİM ve haklı davamızda yolumuza devam edelim sevgili cüneyt, jenardi, my way, sami kal ,gül hanım, gökhan sizlerin önderliğinde bu mücadele ses getirdi ve yine sizlerin önderliğinde ve yönlendirmesiyle sonuca ulaşacak
    Sizlerin tekrardan bu siteye dönmesiyle buradaki onbinlerce mağdur insan moral bulacak ve kaldığımız yerden mücadele devam edecek SİZLER OLMADAN BU İŞ OLMAYACAK BU KADAR İNSANIN VEBALİ BOYNUNUZDA bunu anlayın artık başaracağız bundan eminim gelin dönün siteye ve onbinlerce gözü yaşlı ananın ,eşin ,çocuğun,mazlumun hayır duasını alın

    Hepinize saygılar sunuyorum

    Bir Yudum Huzur
    ----------------

    YanıtlayınSil
  156. magdır müdür3 Mart 2011 02:31

    öncelikle ilgilendiginiz için teşekkür ederim
    avukat sibel hanım ama purosedürü bilmiyorum nasıl bir yol izlemem gerktigini bana yazarsanız sevinirim tekrar teşekkür ederim

    YanıtlayınSil
  157. nedir bu parti tartışmaları kardeşlerim ve sevgili büyüklerim . bizim asıl sorunumuz siyasi partilermi bizim sorunumuz haklarımızın gasp edilmesi ve gasp ile suçlammamız değilmi.varda mı borçlarımızı ödemiyoruz ...15 senelik esnafdım ama 2002 yılında battım toplamda 3,5 milyon dolarlık bir borç ile ve hepsi çek idi 8 sene geçmesine rağmen borç bitmedi bitmezde ama o kadar tutuklama kararlarına cezalara rağmen kaçarak elimden geleni yapıp borcumu ödemeye çalıştım her sene yasa değişiyor cezalar kalkıyor muhabbeti oldu bunlardan bazı kişi ve kurumlar çok büyük rant sağladı...bunları hepimiz en azından aklı selim kişiler bunu biliyor.ben ve benim gibiler için sorunun çözümü yok aslında cezalar kalksa nasıl ödeyeceğiz borçları iş yok sermaye yok ..herkes diyorki cezalar kaksın borçlarımızı öylede böylede öderiz ödeyemeyiz efendiler bu zaman çalışarak borç ödeyemeyiz..ben alacaklılarımla haklarını helal etmeleri için konuşdum çünkü benim borcumu ödemeye ömrüm yetmez faiz faiz öde dur .ne yazacaktım ne oldu .Haklı mücadele veren kardeşlerim ve büyüklerime selamlar.

    DLR

    YanıtlayınSil
  158. 49-49-49

    AKSİ TAKDİRDE MAHKUMİYET CIKARSA AFGIR CEZAYA İTİRAZ VS ZAMAN ALEYHİNİZE İŞLEMEKTE

    BİLGİLERİNİZE.

    YanıtlayınSil
  159. Arkadaslar ben sizleri anlayamiyorum ben araniza yeni katilan bir kisi olarak birbirinizle dalasmamanizi tavsiye edebilirim ben bu devlete vede kanunlara inanmadigim icin 4 aydir yurt disindayim ama arkamda boynu bükük 2 cocuk biraktim vede esimi sizlerinde cogunlugu benim gibi arkadaslarsiniz lütfen bi syler icin caba gösterelim hic umudum olmadigi halde ben bi seyler yapmak icin yanima yandaslar aramaktayim bizim bu davayi kazanmak icin bir olmamiz lazim yoksa herimizin sonu hüsran lütfen birileri öne ciksin vede önculuk yapsin yoksa sesimizi duyuramayiz saygilaimla artik bende sizlerleyim. Sadi

    YanıtlayınSil
  160. 59... Tamam bu kadar insan kıt. Anlayamıyoruz biz sizi. Sen bu kadar bilgili olduğuna göre bizi bir aydınlatır mısın? Burada şu veya bu parti şöyle yaptı, böyle yaptı diye yazdığınızda. Vay pis AKP vay sahtekar bilmem kim, vay hain bilmem ne yazınca gerçekten o insanların bunları okuyup 59'da adsız bir adam neler neler yazmış, gelin şu kanunu değiştirelim diyeceklerini mi sanıyorsun??? Ayrıca o 1 milyonu aştık söylemin için de sana bir daha düşünmeni tavsiye ediyorum. Sen bilmem bilir misin eski günleri. Biz 5941 çıkmadan önce elimizden geleni yapmak için sabah akşam her yere, herkese ulaşmaya çalıştık ama o zamanlar bile hiç söylediğin sayıların yanına bile yaklaşamadık. 1 milyon belki şöyle bulunabilir. Her mağdur için amcaları, halaları, dayıları, kuzenleri, komşuları falan eklersek olabilir. Ayrıca siyaset yapmayın çözüm arayalım dedikçe cevap yazan arkadaşların hiç biri "şöyle şöyle yapalım, böyle böyle yapalım" demiyor. Çok ilginç. Hepsi vaaaay adiler, vaaaay hainler diyorlar. Bana bir ara AKP ajanı bile diyen çıktı ya... Güleyim mi, ağlayayım mı karar veremedim. Arkadaşlar lütfen artık çözüm için bir fikri olan herhangi bir önerisi olan paylaşsın. Burada ne politikacılara, ne partilere, ne de birbirimize hakaret etmenin bize hiç bir faydası olmadığını lütfen anlayın artık. 59. Siyaseti bırakın çözüme odaklanalım dememizin sebebi, senin yukarıda yazdıklarının siyasi hiç bir etkisi olmamasıdır. Ne kadar ne yazarsan yaz, AKP'den birileri gelip seni okuyup "aaa 59 böyle yazmış arkadaşlar meclisi toplayın" demeyecek, aksine burada aynı politik görüşe sahip olmayan insanları ayrıştırıyorsun. SERKAN

    YanıtlayınSil
  161. serdar kardeşim bu kadarmı insanın anlama kabiliyeti kıt olur, kendin itiraf etmişsin, akp apc devam kararı aldı diye. kendin itiraf etmişsin 20.000 kişiyi ilgilendiriyor diye. kendin savundugun fikirlerle kendin ters düşüyorsun yıl 2010 çek magdurlarının sayısı bir milyonu aştı. hala neyi savunuyorsun anlamakta güçlük çekiyoruz. tutturmuşsun bir siyaseti bırakın . önceki yasadada direk hapis yoktu, aynen bu günkü uygulamada oldugu gibi önce apc sonra hapse dönmesi. doksanlıl yıllar öncesinde çek başına bedeli ne olursa olsun, yaprak başı bir yıl hapis veriliyor, bununda yatarı 4 ay 24 gün oluyordu.bakın çek bedelinde sınırlama yoktu ceza aynıydı. bunlar çeke bedel getirip tek yapraga 800 gün birden fazla ise 5 yıl ile sınırlandırmışlardı.şimdi ne oldu savundugun parti tek yapraga 1500 gün üst sınır 5 yıl. senin cezaların aralıklarla infaz edilsin bakalım üst sınır falan varmı. üst sınır tek seferde kesinleşen cezaların 5 yıl üzeri ise 5 yılla sınırlı. daha ne deyim allah akıl fikir versin.

    YanıtlayınSil
  162. 56... Kesinlikle katılıyorum. Yukarıda da yazmıştım. 25 senedir sürüyor bu durum. Aynen Serdar Bey'in dediği gibi iş parti işi, politika işi değil. Arkadaşlar elimizde tek kalan seçenek Anayasa Mahkemesi. Oradan da umutlu olmamın sebebi 5941'deki vadenin yasallaştırılması. Ben bunun dışında kısa veya orta vadede bizim için bir çözüm bulamıyorum. Bulan, bilen varsa paylaşsın lütfen. Vadenin yasallaştırılması bizim hukuki durumumuzu tamamen değiştirdi. Defalarca yazdım ancak eski kanunda vade tanınmadığı için çeki yazdığımız an bankada karşılığının hazır olması gerektiği varsayılıyordu. Bu sebeple hukuki açıdan bir yerlere gelsek de kitleniyorduk. Ancak artık çeki yazdığınızda bankada karşılığının hazır olmadığını devlet de kabul ediyor 5941'le. Bu durumda 2 ay, 3ay veya 5 ay sonra çek ödenmediğinde savcı veya hakim artık bunda peşinen kasıt olduğunu varsayamayacak. Gerçi uygulama henüz bu durumda değil ama olması hukuken bir gereklilik. Bunu da şu anda düzeltme şansı olan tek yer Anayasa Mahkemesi. Lütfen Mahkemeye ulaşmanın derdimizi medeni bir şekilde anlatmanın yolunu bilen birileri varsa bilgi paylaşsın, ya da hızlandırmak için ne yapabilriz bilen varsa. Arkadaşlar eğer mahkemeden olumsuz karar çıkarsa durumun ne olacağı ortada, taahhüt verenlerin süreleri doldu dolacak.Vermeyip kaçanların durumu ortada. Yeni davalar, temyizler malum durumda. Gelen bilgilere göre davalar eskisi kadar uzun süreler bekletilmiyormuş. Özellikle tekrar yargılanmalar veya benzeri durumlar temyizden vsden. büyük bir hızla dönüyormuş. Sözün özü şu. Eğer anayasa mahkemesi bu kanunu değiştirmezse, arkadaşlar hepimiz için tünelin ucunda ışık falan kalmayacak. Bu benim fikrim. Eğer başka bir alternatif düşünebilen varsa lütfen paylaşsın. Bu arada Anayasa Mahkemesi'ne kişisel başvuru için henüz gerekli kanuni alt yapı tamamlanamamış, bunun için bir süre daha geçmesi gerektiği söyleniyor. Ayrıca Anayasa Mahkemesi bir konuda karar verince aynı konuda yapılan başvuruların hiçbirini gündemine almıyor. Yani bu dava sonuçlandıktan sonra binlerce başvuru daha yapsak da sonuç aynı olacak. SERKAN

    YanıtlayınSil
  163. değerli arkadaşlar


    uzun zamandır internete girme fırsatı bulamadığımdan,sadece arada siteye göz gezdirebiliyorum...bu sitede aylarca çaba sarfetmemizin sonucunda kazanabildiğimiz,sadece 1 yıllık bir erteleme...tartışmalara bakılırsa bu konuda ne yapabilirizden çok,bu yasada hangi partinin ne yaptığı konusu ön planda...

    düşünülmesi gereken öncelikli olarak bu yasayla insanları hapis yatırmanın,HUKUK kurallarının ekonomi mazaret gösterilerek alt üst edilmesi...işin hoş tarafı bütün hukukçular bunları çok net olarak bildikleri halde bu uygulama hakkında hiç bişey yapmıyorlar...

    AKP ye gelince ilk bu mücadeleyi başlattığımızda namı değer ahmet iyimaya bu yasa konusunda boşluk olduğunu ve ceza verilemeyeceğini söylemişti...GEÇMİŞ OLSUN da diyerek...sonra ne yaptıklarını unutmayalım...EKONOMİ etkilenir mazaretlerinin neticesinde yasadaki HAPİS CEZASI hukuk arkadan dolanılarak aynen devam etti...bunu çağ dışı olarak nitelendirdikleri halde TOBB,İTO,BANKALAR gibi kuruluşların ve hatta tefecilerin baskısı ağır geldi ve günah keçisi bizler olduk...ve ceza devam etti...çok yoğun çabalarla yasaya KASTEN kelimesini eklettirmiştik ama ne hikmetse iyimaya ve arkadaşları son dakka onuda yasadan çıkardı...yani şüphesiz bazı arkadaşlar çok sevindi...bu ertelemeyle bir çok çaresiz insan bir zaman kazanmış oldu,hapisten çıktı...ancak benim gördüğüm bu kadar hezimetten sonra,,yumurtadan yeni çıkmış civ civ gibi ticaret yapmaya çalışan bu insanlar değil borç ödemek karınlarını bile doyurma şansını yakalayamadılar...

    bireysel başvuru palavralarıyla insanların AİHM şansını da referandum sonucunda gasp ettiler...

    neticeye gelirsek şu an zaman su gibi akıyor ve elimiz de eleştirdiğimiz CHP nin anayasa mahkemesine açtığı iptal davasından başka hiç birşey YOK...onun da ne zaman görüleceği meçhul...yapılması gereken eğer bu sitede hala insanlar bişey yapmayı istiyorlarsa anayasa mahkemesine MAİL atarak TELEFON açarak kısa zaman da İPTAL başvurusunun gündeme alınmasını sağlamaya çalışmaktır...

    my way

    YanıtlayınSil
  164. ÇOK BİLMİŞLERE 25.11.2002 Pazartesi GÜNÜ GAZETELERDE YAYINLANMIŞ HABERİ HATIRLATAYIM.

    Çek sanığını yeni yasa kurtaracak
    Anayasa Mahkemesi karşılıksız çek suçuna hapis cezasını uygun bulurken Yargıtay, gerekçeli karara kadar dosyaları işleme koymama kararı aldı. Anayasa Mahkemesi'nin karşılıksız çek suçuna hapis cezası verilmesinin Anayasa'ya uygun olduğu kararını vermesinin ardından cezaevine girecekleri endişesi doğan sanıklara Yargıtay'dan iyi haber geldi.
    Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanı Şener Güngör, Anayasa Mahkemesi'nin kararını gerekçesi yayınlanana kadar uygulamayacaklarını açıkladı. Güngör, Çek Yasası'nın bir an önce çıkması için Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e de çağrı yaptı. Bu durumda Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesi yaymlanıncaya kadar Yeni Çek Yasası'nın çıkması durumunda karşılıksız çek sanıkları hapisten kurtulabilecek.
    Süpriz karar
    Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Anayasa'da geçen yıl yapılan değişiklikten sonra karşılıksız çek kesenlere l yıldan 5 yıla kadar hapis cezasının verilmesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle yargılamaları durdurmuştu. Ancak Anayasa Mahkemesi geçen hafta içinde aldığı kararla karşılıksız çek verenlere hapis cezası verilmesinin Anayasa'ya ayları olmadığına karar verdi.
    Yargıtay 10. Ceza Dairesi, Yüksek Mahkeme'nin ret kararını uygulamak için gerekçenin beklenmesine karar verdi. 10. Ceza Dairesi Başkanı Şener Güngör, VATAN'a karşılıksız çek mağdurlarını rahatlatacak olan şu açıklamayı yaptı:
    Karar çare değil
    Anayasa Mahkemesi kararına saygı duyuyoruz ama çare değil. Biz dosyaları görüşmek için Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararını bekleme kararı aldık. Çünkü Anayasa Mahkemesi'nin kararı sanıkların aleyhine. Elimizde bir Ceza Genel Kurulu kararı var. O değişmiş değil. Eğer karar sanıkların lehine olsaydı hemen uygulamak zorunda olacaktık. Çek senet davaları özellikle 2001 yılında çok kabardı, kararı uygularsak 20 bin kişi (20.000 KİŞİ DİLE KOLAY) hemen yarın hapse girer, biz şimdilik bunları hapisle neticelenecek bir duruma sokmayız.
    GAZETENİN MANŞETİ

    GaZete vatanda çıkan yazı

    NEYMİŞ: O GÜNKÜ DURUM BUGÜNDEN FARKLI DEĞİLMİŞ
    AKP NE YAPTI DİREK HAPSİ DOLAYLI ADLİ PARA CEZASINDAN DEVAM ETTİRDİ AMA BU ECEVİT ZAMANINDADA VARDI ÖZALDADA MESUTTADA TÜRKEŞTEDE

    BU NE ANAVATAN PARTİSİ NE AKP NE DSP(CHP) NE SELAMET NEDE MHP NİN İŞİ
    BU KODAMANLARIN PARA BABALARININ İŞİ
    PARANIN PARTİSİ OLMAZ BIRAKIN PARTİCİLİĞİ BİRBİRİNİZİ YEMEYİDE NE YAPACAKSINIZ ONA BAKIN.
    SERDAR

    YanıtlayınSil
  165. 52... İsminiz belli olmadığı için sayı ile yazmak zorunda kaldım, üzgünüm. Öncelikle benim mesajımın romantiklikle hiç bir alakası yok. Daha üstlerdeki mesajları veya benim anlatmak istediklerimi okumadığınız için sanırım bir filmi sonundan yakalayıp yorum yazmak gibi olmuş sizin yazınız. Benim haftalardır anlatmaya çalıştığım şuydu. AKP uzun yıllar daha tek başına iktidar olacak, görüntü bu. Referandumdan önce söylemiştim EVET'ler ağırlıkta olacak diye o zaman bana pis AKP'li diyordu bazı yorumcular. Ben ısrarla tek bir konu üstünde duruyorum. Anayasa MAhkemesi. Neden bilmiyorum ama kimse anlamak istemiyor. Son değişiklikle birlikte hukuki durumumuz çok değişti. Ben anayasa mahkemesinin vade nedeniyle mutlaka hapis cezasını kaldıracağını düşünüyorum. Haftalardır da herkese anlatmak istediğimşu: AKP CHP MHP vs..vs..vs.. bizim sorunumuzu çözmez. Çözmeyecekler. Boşu boşuna siyaset kavgasına girmeyin bu sayfalarda. Onun politikası bunun politikası demek kolay. Herkes dünya kadar hata yaptı. AKP ve küresel kriz ok ama ben Tansu Çiller zamanında bir gecede borçlarımın ikiye katlandığını da hatırlıyorum. Varımı yoğumu satıp ancak bir kısmını ödeyebilmiştim. Sonra da aylarca yurt dışı acentalarıma para yollamaktan imanım gevremişti. Ecevit dönemi de pek parlak değildi. Kapı kapı borç araya araya kepaze olmuştuk ülkece. Yani sözün özü. Hiç kimsenin partisi, kimseninkinden iyi değil. Bırakalım bu boş lafları da Anayasa Mahkemesine yoğunlaşalım diyorum. Tek mesajım bu. Yoksa burada amacım siyaset yapmak değil. Romantizm hiç değil.SERKAN

    YanıtlayınSil
  166. SERKAN BEY, 3167 25 YILDIR SÜRÜYORDU, 2001 YILINDA YENİ ÇEK YASASI İÇİN ADIM ATILDI YIL 20.ARALIK 2009 GELDİ, 5941 GİBİ DAHADA BELA BİR YASA ÇIKTI. SİZ NEDEN BAHSEDİYORSUNUZ MERHUM AKİF SÖYLÜYOR, SENDEN RAHMET DİLİYORUZ, KAN GÖNDERİYORSUN, BUMU ADLİ İLAHİ.BU ADAMLAR BİZE ÖLÜMÜ GÖSTERİP KANSERE RAZI ETTİLER SİZ HALA ROMANTİK TAKILIYORSUNUZ. SİYASET YAPMIYORUZ SADECE GERÇEKLERİ GÖZÜNÜZE SOKMAYA ÇALIŞIYORUZ O KADAR. 1985 YILINDAN BU YANA ÇEŞİTLİ PARTİLER İKTİDAR OLDU. O ZAMAN BU KADAR MAGDUR VARMIYDI. YAŞINIZI BİLMİYORUM AMA SİZ O ZAMAN TİCARETİN T SİNDEN HABERDAR DEGİLDİNİZ GALİBA. KÜRESEL KRIZ VE AKP NİN YANLIŞ EKONOMİK POLİTİKALARI MAGDUR SAYISINDA PATLAMA YAPTI. BU YARA KANGREN OLDU. SİZ HALA PANSUMAN TEDAVİLERDEN BAHSEDİYORSUNUZ. YAKIN BİR ZAMANDADA AKP DEN BAŞKA İKTİDARA YAKIN PARTİ GÖZÜKMÜYOR. BUDA DEMEKKİ BU ZULÜM UZUN YILLAR DEVAM EDECEKTİR. EVET ÇEŞİTLİ PARTİLER İKTİDAR OLDU. AMA BUNLAR KADAR YALAN DOLAN, KIVIRMA VE BAL İÇİNDE ZEHİR SUNAN OLMADI. HERKES AKLINI BAŞINA TOPLAMALI DİYORUM. ÇEKTEN ÇEKEN

    YanıtlayınSil
  167. magdur müdür3 Mart 2011 02:31

    ben haricen şirket müdürüyüm karşılıksız çekten tutklamam çıktı tahahütte bulumdum tahahüt tarihi geliyor ne yapmam lazım şirket sahipleri ödeyemeyeceklerini söylediler bende ödeyemem ne yapmam lazım bir yol gösterirseniz sevinirim teşekkürler

    YanıtlayınSil
  168. ARKADAŞLAR,
    GÖRÜLÜYOR Kİ BAZI ARKADAŞLAR ÇEK MAĞDURLARINI KENDİ İÇİMİZDE SİYASİ GÖRÜŞLERİNE GÖRE KATEGORİZE ETMİŞLER.
    ÇEK MAĞDURLARINI YARGILAMA USULÜ,MAHKUM ETME USULÜ SİYASİ GÖRÜŞLERİNE GÖRE UYGULANMAYACAĞINA GÖRE;
    ORTAK SORUNUMUZUN ÇÖZÜM YOLU DA ORTAK OLDUĞUNA GÖRE;
    BİR TÜRLÜ UZLAŞMA ERDEMİNDEN YOKSUN BAZI ARKADAŞLARIN YORUMLARINDAN ÇIKARILAN SONUÇ:
    BU ARKADAŞLAR KESİNLİKE ÇÖZÜMSÜZLÜK İSTEYEN ART NİYETLİ TUZU KURU BİZLERİ YOLUMUZDAN ETMEYE ÇALIŞAN KİŞİLERDİR. OYUNU İYİ OKUMALIYIZ.
    SADECE ŞUNU DİLEYEBİLİYORUM.
    AKIL,BİLİM MANTIK HEPİMİZE IŞIK TUTSUN.

    YanıtlayınSil
  169. arkadaşlar türkiye'nin sorunu da bu işte. yukarı maddelerde de görebileceğiniz üzere herkes kafasına göre takılıyor. Yargıtayı da, politikacıları da, tapu kadastro memuru da... Ya belki alakasız gelebilir ama pazar geceleri açın televizyonları her kanalda sözüm ona bir uzman hakem, pozisyon her kanalda aynı, yorum her kanalda farklı. biri faul diyor, biri penaltı, biri sarı kart, biri kırmızı kart... Maalesef hukuk sistemimiz bile, adaletin ve devlete güvenin temel taşı hukuk sistemimiz bile bu keyfilik içinde işlemekte. Bir mahkeme beraat verirken, diğeri direk cezayı yapıştırabiliyor. Bazı mahkemeler kanun çıkmadan bile APC uygulamasının insanlık dışı ve anayasaya aykırı olduğunu öngördüler ve davalara beraat verdiler. Oysa yeni kanunun suç kapsamından çıkarmasına rağmen, bazı mahkemeler hala vadesinden önce yazdırılan çeklere veya imzası olan müdürlere hapis cezası vermeye çekinmiyorlar. Bu şartlar altında insan gerçekten kime güveneceğini şaşırıyor. SERKAN

    YanıtlayınSil
  170. ARKADAŞLAR
    10 GÜNDÜR MÜSAİT DEĞİLİM...
    KİMSE KİMSEYE KÜSMESİN
    MÜCADELEYE DEVAM...

    MURAT YALÇIN

    YanıtlayınSil