Bu Eylem Bizim Onurumuzdur

GURURLARIMIZI, HAYSİYETLERİMİZİ KORUMAK İÇİN;
Sivrihisar'dan başlayan yürüyüşümüz devam ediyor.
Çek Mağdurları Ankara'ya yürüyor
Salı günü bir heyet TBMM ziyaret edecek, Başta CHP Başkanvekilleri olmak üzere, Tüm parti başkan vekilleri ve milletvekilleri ile görüşmelerde bulunacaklar.
Saat 13:00 de Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan AYGUN, bu heyeti makamında kabul edecek. Bu randevu medyaya yansıma açısından çok önemlidir, Yolda pankartlarla yürümek, olsada olur olmasada olur bir haber niteliği taşır, fakat ATO başkanı Sinan AYGÜN'ün bu kabulu, basın mutlak bir haber niteliği taşır. Bu nedenle Sayın Başkanla yapılacak bu görüşmeyi, tümmedyaya özellikle gazetelere mail ve fax yoluyla bildirin, bu Çarşamba günü yapacağımız eyleme büyük katkısı olacaktır.

SİZLER BİZİM GURURUMUZSUNUZ
VİCDANLARI AYDINLATMAK İÇİN, Sivrihisardan yola çıkan arkadaşlarımız Çarşamba günü saat 08:00 de Eskişehir yolu, Ankara Ticaret Odasına gelmeden Shell bitişiğindeki CNN merkezi önünde, diğer katılımcı arkadaşlarımızı bekleyecekler, CNN önünde beklemenin amacı medyanın ilgisini çekmektir.
Arkadaşlarımız hep beraber Otogar önünden (mevlana Caddesi) Abdi İpekçi Parkına doğru yürüyeceklerdir.

ANKARA GÜZERGAH

SESİMİZ, SEDAMIZ GÖKYÜZÜNÜ SARACAK
08.12.2010 Çarşamba günü Sabah 08:30 da TV8 de Erkan Tan ile Başkent'ten programına konuk oluyoruz, Abdi İpekçi Parkındaki eylemimizi duyurmak için büyük bir fırsat olacaktır.

Medya ve milletvekillerinin gözü kulağı Abdi İpekçi Parkındaki eylemde olacak.
Katılım olmaz ve ses getiremezsek, Bir sene boyunca TBMM den herhangi bir girişim beklemeyin. zaten bizleride kimse ciddiye almayacaktır.
Bunlar yeterince söylendi sanırım.
Anayasa Mahkemesi ise meclisten çıkacak uyum yasalarını bekliyor ve kilitlenmiş durumda, uyum yasalarının yeni parlemanto tarafından yapılmasına muhakkak gözüyle bakılıyor. uyum yasalrının bir yıl sonra yapılması ise çok iyimser bir tahmin olarak düşünmek lazım.
Anayasa Mahkemesinden umut yok..
Sadece sizler varsınız.

Ya kaderdaşlarınız ve sizlere destek veren Arkadaşlarınızla Abdi İpekçi Parkında buluşursunuz, yada ne olacağını biliyorsunuz, söylemeye gerek bile yok.

Onurumuz için son kez yola çıkıyoruz

Sevgili ARKADAŞLAR

ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ ALMAK 
Ve ZAFERLE DÖNMEK İÇİN,
SON KEZ, yola çıkıyoruz.

4 Aralık 2010 Cumartesi günü SABAH SAAT 8.oo de Arkadaşlarımız SİVRİHİSAR'dan  ANKARA'ya doğru yürüme eylemine başladılar.

8 Aralık 2010 Çarşamba günü saat 10:00 da ANKARA Abdi İpekçi parkında kader arkadaşları, bizler, yürüme eylemini yapan arkadaşlarımızı karşılamak için toplanacağız.


Kıymetli ARKADAŞLARIMIZ!...
Siyasetçi, hukukçu, gazeteci ve aydınlardan, insaf sahibi pek çok insana kadar her kesimden vicdanlarda da bir ışık yakmayı başardık ve biz o küçücük titrek ışıklardan oluşan vicdanlı bir aydınlık ile zindanlardan çıktınız.
Zulme karşı direnmek için karanlık odalarınızdan tekrar çıkacak ve bir özgürlük ışığını yakacak, hep birlikte vicdanları aydınlatacağız.

Kara zindanların nizamiyelerinden sevdiklerinize uzanan eller, hasretle açılan kucaklara dönmüşken, bizleri sevdiklerimizden bir kez daha koparmalarına asla izin vermeyeceğiz.

Bizleri hapislere sığdırmaya kimselerin gücü yetmeyecek,  
GURURLARIMIZI, HAYSİYETLERİMİZİ koruyacağız..
Çünkü biz esnafız ,iş adamlarıyız , çiftçiyiz.

Özgürlüğümüz için, onurumuz için toparlanıyoruz…
Bu vakit, şimdi TAMAMEN HAKKIMIZI alma vaktidir.
HAKLIYIZ ve GÜÇLÜYÜZ

ZİNCİR NE KADAR BÜYÜK ve GÜÇLÜ OLURSA OLSUN,
ZİNCİRİN TOPLAM GÜCÜ EN ZAYIF HALKASINA EŞİTTİR…

Bizim ortak gücümüz, TOPLAM GÜCÜMÜZDÜR...
Toplam gücümüz ise; Her bir omuz veren, destek veren, Mücadeleye iştirak eden,
HER BİR KİŞİNİN DESTEĞİDİR; SON BİR KİŞİNİN DESTEĞİDİR...

Bardağı da SON DAMLA taşırır, BU SON DAMLA SİZ OLUN...
GAFLET VE İHANET İSE AYNI ŞEYDİR,
Bunun için HEPİMİZ EYLEME KATILMALIYIZ...

Bu defa bize katılmayanın, özgürlüğü HELALİNDEN TENEFFÜS ETMEYE hakkı yoktur
ZAFERDEN ONURLANMAYA, gururla ortaya çıkmaya hakkı da yoktur...
Gerçek bir mazereti olmayıpta bize katılmayanın;
Sadece UTANMASI GEREKEN sahte bir MAZERETİ vardır..



________________________________________________________________________________

BASIN BİLDİRİMİZ

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI

ÜLKEMİZ İŞGÜCÜNE EN BÜYÜK İSTİHDAMI SAĞLAYAN MİLYONLARCA ESNAF, TÜCCAR VE KOBİLERİN TEMSİLCİLERİYİZ..
ÜLKEMİZ EKONOMİSİNE MAL VE HİZMET ÜRETEN, VERGİ VE SOSYAL GÜVENLİK PRİMLERİYLE KATKI SAĞLAYAN VERGİ MÜKELLEFLERİYİZ..
ÜLKEMİZDE HÜKÜM SÜREN ÇETİN EKONOMİK ŞARTLARIN, KISA ARALIKLARLA ORTAYA ÇIKAN EKONOMİK KRİZLERİN SONUCUNDA BÜYÜK ZARAR VE ZİYANLARA UĞRAMIŞ HER SEKTÖRDEN MAĞDUR İŞADAMLARIYIZ, İŞVERENLERİZ..

KAYIPLARIMIZ ÇOK BÜYÜK.. BU YÜZDEN ÇEKLERİMİZİ (BORÇLARIMIZI) ÖDEYEMEZ HALE GELDİK.. İŞLERİMİZ BOZULDU, İCRALARDAN DOLAYI İŞYERLERİMİZ KAPANDI..

ANCAK BÜTÜN KAYIPLARIMIZIN, YAŞADIĞIMIZ EKONOMİK VE SOSYAL DRAMIN ÜSTÜNE AİLE HAYATIMIZI ORTADAN KALDIRAN EŞ VE ÇOCUKLARIMIZI PERİŞAN EDEN ÇAĞDIŞI, İNSANLIK DIŞI, HUKUK DIŞI HATTA KANUN DIŞI BİR ZULÜMLE, HAPİS CEZASIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ..

SONUÇTA TİCARİ BİR ALIŞ-VERİŞ YAPAN BİZLERİN; ÇEKLERİMİZİ (BORCUMUZU) ÖDEYEMEDİĞİMİZ İÇİN, YAŞAMA HAKKINDAN SONRA EN TEMEL VE KUTSAL HAKKIMIZ OLAN ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ KISITLANMAKTA, HAPSE ATILMAKTAYIZ..

AİLELERİMİZ EŞ VE ÇOCUKLARIMIZ PERİŞAN, BİNLERCE KİŞİ CEZAEVİNDE, BİNLERCESİ DE KAÇAK DURUMDA BİNLERCESİ DE HAPİS TEHDİDİYLE KARŞI KARŞIYADIR..
ÇALIŞIP İŞİMİZİ SÜRDÜRECEK, BORCUMUZU ÖDEYECEK ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ YOK.. SIRF BORÇLU DİYE VATANDAŞINA SUÇLU MUAMELESİ YAPAN BİR DEVLET, ASLA BİR HUKUK DEVLETİ DEĞİLDİR.

ADALET TERAZİSİNİN BİR KEFESİNDE FİNANSAL HESAPLARIN, DİĞER KEFESİNDE PİYASALARIN MAĞDUR ETTİĞİ İNSANLARIMIZIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN BULUNDUĞU; AMA HİÇ BİR SURETTE ADALET DUYGUSUNUN VE İNSANIMIZIN ONUR VE HAYSİYETİNİN DİKKATE ALINMADIĞI BİR DEVLETTE YAŞIYORUZ.

UYGAR DÜNYADA OLMAYAN BİR SUÇ ve CEZANIN HUKUKİ MEŞRUİYETİ 3167 s. yasa 1.1.2009 TARİHİNDEN İTİBAREN ZATEN YOKTUR. NİTEKİM PEK ÇOK MAHKEME "ORTA YERDE SUÇ VE CEZA İÇEREN BİR KANUN YOKTUR" DİYE BERAAT KARARLARI VERİRKEN CEZADA BİRLİK" İLKESİ DE TAMAMEN ORTADAN KALKMIŞTIR... BU HUKUKİ ve KANUNİ KARGAŞA HALA SÜRMEKTEDİR... ÇÜNKÜ BU BİR ZORLAMADIR, BU BİR ZULÜMDÜR... HİÇ BİR YASAL KILIF BU ÇAĞ DIŞI UYGULAMAYI HAKLI ve TUTARLI KILMAYACAKTIR...

12 AY SÜREN YASAL BOŞLUKTAN SONRA 5941 SAYILI YASA ÇIKARILMIŞTIR... BU YASADA EVRENSEL HUKUKA, AİHS'NE VE ANAYASAMIZA (M.38) AYKIRIDIR...

AİHS 4 NOLU EK PROTOKOLUNUN; “Hiç Kimse, Yalnızca Akdi İlişkiden Doğan Bir Yükümlülüğü Yerine Getirememiş Olmasından Dolayı Özgürlüğünden Yoksun Bırakılamaz..” İLKESİ, ANAYASAMIZDA DA (MADDE 38) AYNI İFADEYLE; “Hiç Kimse, Yalnızca Sözleşmeden Doğan Bir Yükümlülüğü Yerine Getirememesinden Dolayı Özgürlüğünden Alıkonulamaz..” OLARAK YER ALMIŞ OLMASINA RAĞMEN, ANAYASA MAHKEMESİNE İPTAL BAŞVURUSU İÇİN TAŞINAN 5941 SAYILI ÇEK KANUNU, BİZZAT ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN BİR YILI AŞKIN SÜREDİR SÜMEN ALTI EDİLMİŞTİR.

KANUNSUZ, HUKUKSUZ, İNSAFSIZ ÇEK YASASININ MAĞDUR ETTİĞİ BİNLERCE AİLEMİZ FERYAT EDERKEN; BU DAVALARIN VE ÇAĞDIŞI HAPSİN SÜRMESİNDEN ÇIKARLARI BULUNAN; BAŞTA BANKALAR, FAKTORİNG KURULUŞLARI, ‘ÇEK KIRARAK’ PARA SATAN TEFECİLER VE MAALESEF BAROLAR BU ADALETSİZ VE TARTIŞMALI YASANIN ORTADAN KALDIRILMASINA ENGEL OLMAK İSTEMEKTEDİRLER..

İCRA, HACİZ VE DİĞER SEBEPLERDEN DOLAYI İŞYERİ KAPANAN VE BU SEPEPLE İŞYERİNE DÜZENLİ GİDEMEYEN BİR İŞ ADAMINA, GIYABINDA YAPILAN TEBLİGATLAR İLE SAVUNMASINA VE SUÇ KASTI BULUNUP BULUNMADIĞINA BAKILMAKSIZIN ADİL BİR YARGILAMA YAPILMADAN  KOLAYCA HAPİS CEZASI VERİLMEKTEDİR..

KİM Kİ BİZLERİ DOLANDIRICI VE SUÇLU TELAKKİ EDİYOR İSE ŞİDDETLE REDDEDİYORUZ.. TÜRKİYEDE MESLEKİ HATA VE BAŞARISIZLIĞINDAN DOLAYI CEZAEVİNE ATILAN TEK MESLEK GURUBUYUZ..

ARTIK YETER! ÜLKEMİZİ VE BİZLERİ BU AYIP YASASINDAN KURTARIN ŞEREFLİ HAYSİYETLİ TALİHSİZ ESNAF, TÜCCAR, YÖNETİCİ VE KOBİ TEMSİLCİSİ MESLEKTAŞLARIMIZA REVA GÖRÜLEN BU ZULME DERHAL SON VERİN..
HEPİMİZ NAMUSLU, HAYSİYETLİ BİRER İŞ ADAMIYIZ,
BATTIK, BORÇLUYUZ..
FAKAT, ASLA!
ADİ BİR SUÇLU DEĞİLİZ!.

Yargıtay, AKP, Anayasa Mahkemesi Mağdurları

Önce Yargıtay, Yargıtay 3167 sayılı çek kanunu'nun uygulanamaz olduğunu görmezden geldi, sonra AKP, 5941 sayılı çek kanununu, uygulanamaz olan 3167 sayılı çek yasasından daha da ağırlaştırılmış olarak çıkardı, umutlar Anayasa Mahkemesi'ndeydi ve oradan henüz bir karar çıkmış değil, zaman ise tükenmek üzere.
Cumhuriyet Halk Partisi ve çeşitli mahkemelerin 5941 sayılı çek kanunu iptal başvuruları halen Anayasa Mahkemesinde bekliyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bazı Anayasa Mahkemesi üyeleriyle birlikte Adalet Meslek Yüksekokulu'nun açılış töreninde yaptığı konuşmada Türk yargısı sorunludur, özellikle yüksek yargının işleyişi ve çalışmasıyla ilgili toplumumuzda çok ciddi şikayet, endişe ve kaygı vardır. Yargı sürecinde adalet dağıtımındaki aşırı gecikmeler milletimizi derinden üzmektedir diyor.
Yakın tarihte Resmi gazetede yayınlanmış bir iptal başvurusu var, iptali istenen sadece tek bir fıkra! Resmî Gazete Sayı : 27751, 6 Kasım 2010, Esas Sayısı : 2009/67, Karar Sayısı : 2009/119, Karar Günü : 01.10.2009!  karar bir yıl önce alınmış, gerekçeli kararın yazılması bir yılı bulmuş ve sadece Avukatlık kanununda bir maddenin tek bir fıkrasına ilişkin bir iptal başvurusu.
Sayın Haşim KILIÇ, neden Anayasa Mahkemesine yapılan iptal başvuruları yıllarca görüşülmüyor?

Beyefendi; Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçelerinin neden karardan yıllar sonra yazıldığını da bir zahmet açıklasaydı, o zaman emekliliğine yakın yaptığı bu yargı sürecinde aşırı gecikmeler açıklamaları inandırıcı olurdu.

Anayasa Mahkemesi'ni ısrarla aramamız neticesinde, telefona çıkan sayın Haşim Kılıç, çek kanunu ile ilgili  "Bu yeni bir kanun, fayda ve zararlarının zaman içinde belireceği, yasanın iptali halinde ise doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte olup olmadığı şimdilik belirsizdir", demektedir.
2002 yılında Anayasa Mahkemesi üyesi sıfatıyla "Kasıt ve kötüniyet olmadığı sürece ekonomik suçlara hapis cezası öngörülmesi insan onuruyla bağdaşmaz" diyen kendisi değilmiş gibi!
Zira şimdi o Anayasa Mahkemesi Başkanı, dünya görüşü ve evrensel hukuk kurallarına bakış açısı değişti!
Cezaevleri nerdeyse borçlular ile dolup taşmaktadır, vatandaşın sıkıntısını görmekte bu kadar mı kör ve sağır olunur.
Onlara göre herkes halinden çok memnun, zindanlarda olan esnaf çok memnun, kaçak yaşamak zorunda bırakılmış esnaf çok memnun,!
Yükseklerden bakınca öyle gözüküyor demek ki.!
Aramak isteyenler için Telefon Numarası: 0(312) 4637313 (Sekreterine ısrar ederseniz bağlıyor)

Yargıtay'da ise durumlar çok daha vahim.
Yürürlüğe gireli bir yıla yakın süre geçen çek kanununda, adam gibi yol gösterici emsal teşkil edecek bir karar çıkartmadılar, halen mahkemeler farklı farklı kararlar vermektedir. Benzer davalarda, bazı arkadaşlarımız cezaevinde yada polisten kaçarken, bazı arkadaşlarımız beraat almış durumda. Yargıtay üyeleri, hangi içtihatı nerede kitaplaştırır yada hangi içtihat sitesine satarım hesabı yapıyor, İçtihatlar aylar yıllar sonra meydana çıkıyor.

Hükümet kanadında ise, topluma Cumhuriyet Tarihinin en büyük affı olarak lanse edilen Vergi, SGK prim borçları, Trafik cezaları, konut vergileri affı gündemde fakat Adli Para cezalarının affına ilişkin en küçük bir emare yok, af sadece 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili kanunu çerçevesinde takipleri yapılan alacakları kapsıyor, İktidar, tahsil edemeyeceği zaman aşımına uğramış, kayıtları sağlıklı olmayan alacak kalemleri tahsil etmeyi ve araya naylon faturaları da sıkıştırarak türettiği sermayeyi aklamayı amaçlıyor.
Sayın Başbakan veya Başbakan Yardımcısı Ali Babacan tarafından Arife günü bayram müjdesi! adı altında 80 maddelik torba kanun kapsam ve içeriğini açıklayacaklar. Kamu alacaklarını kapsayan bu TORBA KANUN, 22 Kasım tarihinde  T.B.M.M'ye sevk edilecek.
Milletvekillerine yeterli baskı yapılır, Adli Para Cezalarınında "BİR KAMU ALACAĞI" olduğunu,  bu torba kanun kapsamına eklenmesi gerektiğini! bunun için yeterli baskıyı oluşturmak ve "ADLİ PARA CEZALARININ" da bir kamu alacağı olduğunu milletvekillerine ve meclise bunu idrak ettirmek sizlerin elinde..

Cumhuriyet Halk Partisi'nin, Anayasa Mahkemesi'ne taşıdığı çek kanununun takipçisi olmasını bir şekilde sağlamak zorundayız.
C.H.P. yönetiminde yeni isimler var, Sayın Süheyl BATUM Genel sekreter oldu, kendisi donanımlı bir hukukçu ve Anayasa Profesorüdür, çek kanunu ile ilgili esnafın yaşadığı sıkıntıları bilen bir isim, Sayın Batum’u arayarak sorunlarınızı dile getirin, bu gündemde yer almanızı sağlayacaktır.  
Süheyl Batum, Tel: 0(542) 344 47 92

Keza C.H.P de etkili isim genel Başkan Kemal KILIÇDAROĞLU’nun en yakınında olan Sayın,
Gürsel TEKİN, Tel: 0(532) 211 10 59
Yalova Milletvekili CHP Grup Başkanvekili Muharrem İNCE  0(533)6534171
Trabzon Milletvekili CHP Grup Başkanvekili Akif HAMZAÇEBİ 0(533)7476161

Hakim ve savcılar, iş yükünden dolayı çek kanunundan şikayetçi, açılan davalar ve cezaevlerinde yer kalmaması nedeniyle bu konu ve sorun Adalet Bakanı Sadullah ERGİN’i yakından ilgilendiriyor, Tamamına yakınının büyük iş adamlarının oluşturduğu Bakanlar kurulunda ise, iş adamı olmayan tek isim sayılabilecek ve hukukçu kimliğiyle Adalet bakanı, bu nedenle sorunun çözümünde irtibat kurularak sıkıntıların anlatılacağı, çözüme yakın durabilecek isim olma niteliğiyle  
Adalet Bakanı Sadullah ERGİN Tel: 0(505) 777 31 10 - 0(532) 281 57 70  
Danışmanın Telefonu: 0(312)419 46 69 - 419 46 70

Cezaevinden çıkan arkadaşlarımız için süre doldu sayılır, taahhüt vererk infazlarını durdurmuş olan arkadaşlarımız için zaman daralmaktadır.
Önümüzde seçim süreci var ve şubat ayından sonra mecliste tek bir vekil bulmak zorlaşacak, her vekil kendi seçim bölgesinde olacaktır. Şubat ayından sonra T.B.M.M'inden bir karar çıkması çok zor görünüyor.
Bu günlerde bir şekilde gündemde yer alamaz ve sessizliğinizi bozamazsanız her şey için çok geç olacaktır.

TORBA KANUN TBMM de ilk önce Plan Bütçe Komisyonuna gelecek
Fax: 0(312)420 53 68  Tel: 0(312)420 53 66 - 67
E Posta : butkom@tbmm.gov.tr

Başkan: AKP Sivas Milletvekili M.Mustafa AÇIKALIN 0(533)3112120
Başkan V : AKP Manisa Milletvekili Recai BERBER 0(533)7433880
Üye: AKP Adana Milletvekili Necdet Ünüvar 0(532)2184813
Üye: AKP Antalya Milletvekili Sadık Budak 0(532)2333858
Üye: AKP Balıkesir Milletvekili İsmail ÖZGÜN 0(505)7771003
Üye: AKP İstanbul Milletvekili Alaattin BÜYÜKKAYA 0(532)2129340
Üye: AKP Kütahya Milletvekili Hasan Fehmi Kinay  0(505)7774330
Üye: AKP Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç  0(532)3315486
Üye: AKP Adana Milletvekili Necdet Ünüvar 0(532)2184813
Üye: AKP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Aydoğan  0(532)2861507
Üye: AKP Balıkesir Milletvekili Ali Osman Sali  0(533)7133638
Üye: AKP Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı  0(532)6091832
Üye: AKP Çorum Milletvekili Cahit Bağcı  0(505)3682568
Üye: AKP Denizli Milletvekili Mehmet Yüksel  0(532)4354487
Üye: AKP İzmir Milletvekili Tuğrul Yemişci  0(533)4291439
Üye: AKP Mardin Milletvekili Süleyman Çelebi  0(532)2372174
Üye: AKP Yalova Milletvekili İlhan Evcin  0(532)3345750

Plan Bütçe Komisyonda, Adli Para cezalarının da bir Kamu Alacağı olduğunu yüksek sesle dile getirecek Muhalefet Partilerinin Komisyon Üyeleri.
Üye: CHP Antalya Milletvekili Osman Kaptan 0(532)6142863
Üye: CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek 0(532)2111651
Üye: CHP İzmir Milletvekili Harun Öztürk 0(533)2417497
Üye: CHP İzmir Milletvekili Bülent Baratalı 0(532)4548722
Üye: CHP Malatya Milletvekili F.Mevlüt Aslanoğlu 0(533)7644444
Üye: CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin 0(532)7222143
Üye: CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak 0(533)4613153
Üye: MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı 0(531)7243902
Üye: DSP İstanbul Milletvekili Hasan Macit 0(532)417 59 92
Üye: BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan 0(532)2336016

Çek Kanunun Hazırlanışında öncülük etmiş olan Akademisyenler:
5941 S. Çek Kanunun Akıl Hocaları! Prof. Dr. İzzet Özgenç 0(532)3362334
HSYK Üyeliğine Atanan Doç. Dr. Ahmet Gökçen 0(532)2623661

MEDYA:
2009 yılında Çek Kanunu hükümsüz kaldı diye başlık atan, Habertürk Ankara Temsilciliğine atanınca sus pus olan Muharrem SARIKAYA 0(532)2344441

İstanbul Barosu Başkanlığına seçilen Dr. Ümit KOCASAKAL
e-mail: ukocasakal@gmail com
           ukocasakal@superonline.com

(TESK) TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU
TESK Genel Başkanı Bendevi PALANDÖKEN
TESK Tel:  0(312)4183269

Çek Mağdurluğu

5941 sayılı yasadan bu yana tam on ay geçti. Çek mağdurlarınn çoğu taahütte bulundu. Hapiste yatan mağdurların çoğu kısa süreliğine de olsa özgürlüklerine kavustular. Kaçak yaşamak zorunda bırakılan mağdurlarda aynı şekilde şu an rahatlar. Ne zamana kadar taahütte bulundukları süre bitene kadar.

Tüm malvarlıklarını yitirmiş elinde avucunda parası olmayan bizlerin bırakın taahütte bulunuğumuz çek miktarlarını ödemeyi dışarı çıkıp bir çay parası bulamadığımız günlerimiz oldu.

Aradan koskoca 10 ay geçti şimdi özeleştiri zamanımız kimse kimseye kızmasın sorgulamasın ve lütfen hep beraber bu boşlukta ne yaptığımızın bir muhasebesini yapalım. İyi hatırlanırsa bu yasa çıkmadan önce küçük büyük herkesin bu yasanın bir an evvel çıkması için verdiği çabalar ve emekler nasıl çabuk unutulduğu görülür. Kimimiz sabahlara kadar bulduğu her mail adresine mail yağdırırken kimimiz milletvekilleriyle telefonda görüşmek için neler yaptı. Meclise milletvekilleriyle görüşülmeye gidildi çok kere. Ve o kadar kararlıydık ki Emre kardeşimiz sadece 1 dakikalığınada olsa başbakanla bile görüşüp mağduriyetimizi anlatmayı başardı. Evet şimdi düşündüğümüzde o kadar imkansızlıklar içinde bile bunları yapabiliyorduk. Çocuklarımıza süt alamazken sağdan soldan bulabildiğimiz ufak paralarla meclise gidecek arkadaşlarımıza destek oluyorduk. Milletvekilleriyle telefonda görüşen konuşan mağdurlara kontör transfer ediyorduk. Bir bakanın milletvekilinin savcının telefonu veya mail adresini bulduğumuzda hemen o adrese yönelir ve bıktırana kadar arardık ya da mail atardık. İyi hatırlıyorum yasa çıkana kadar kimse o parti bu parti ayırımı yapmadan ulaşabildiği sesimizi duyurabildiği her noktaya ulaşmak için elinden geleni yaptı. Sonuç 2007 seçimlerinden beri hükümet sadece bir elin parmakları kadar yasa çıkarttı. Bu nokta çok önemli bizler bu yasayı yenide meclis gündemine getirmeyi başardık. Bundan 2 sene öncesine kadar hiç sesi çıkmayan heryerde dolandırıcı olarak bakılan bir kitle artık ÇEK MAĞDURLARI olarak bilinmeye başlandı. Ana haberler artık dolandırıcı yerine çek mağdurları diyordu bizim için.

Yasa çıktıktan sonra neler yaptık diye bakıyoruz HİÇ koca bir HİÇ. Sanki kanun bizim lehimize çıkmış sanki yeniden kaçak yaşayacak olan bizler değilmiş gibi sadece ve sadece birbirimizle uğraşıyoruz. Başka yaptığımız bir şey yok. Yok sen AKP liymişsin yokben MHP liymişim yok onlar CHP liymiş. Ne geçti elimize koskoca bir HİÇ. Şimdi yumurta sona dayandı. Referandum geçti. İktidarın eli iyice kuvvetlendi. Bizim ne o partimiz kaldı nede bu partimiz yine mağdurluğumuza geri dönüş için gün saymaya başladık. Hep birbirimizi eleştirdik. Elimize çok büyük bir fırsat geçmişken bunu değerlendiremedik. Birbirimizi rant peşinde koşmakla suçladık. Ve geriye dönüp baktığımızda da en çok birbirimizi küstürdük. Bunun sonuçlarını yine biz çekmeyecekmişiz gibi devam ettik. Bu arada aramıza yeni mağdurlar katılmaya devam etti. Onlarla dahada güçleneceğimize geriye gittik. Hep bir sorumlu arayışında olmayı ihmal etmedik. Ahmeti suçladık Mehmeti suçladık. İşin açığı yan gelip yattık. Hükümet yeni yasayla ağzımıza bir parmak bal çaldı bizde bu balı yedik.

Şimdi önümüzde iki yol var ya kaderimize razı olacağız ve kaçmaya devam edeceğiz Ya da gerçek gücümüzün farkına varıp mücadeleye devam edeceğiz. Seçim bizim. Kimseyi eleştirmeden kırmadan küstürmeden toparlanma vakti gelmiştir. Kişisel sorunlarımızı bir kenara atacağız. Ve bu beladan nasıl kurtuluruz onun için mücadele edeceğiz. Bu ülkede kaçak yaşamanın bir polis görünce köşe bucak kaçmanın kapı çaldığında yüreği hop hop atmanın ne demek olduğunu bizlerden daha iyi anlayacak yoktur herhalde. Şimdi öneriler bekliyoruz. Ne yapmalı nasıl yapmalı
Lütfen ama lütfen kimse için değil sadece kendiniz için biraz çaba istiyoruz. .Unutmayın :

DAMDAN DÜŞENİN HALİNİ DAMDAN DÜŞEN ANLAR...

Şirket vekilinin imzaladığı çek, beraat kararı

T.C. BAKIRKÖY 28. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ
YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA EK KARAR
DOSYA NO: 2008/791
KARAR NO: 2008/891
C.SAVCILIĞI ESAS NO Ek-1 : 2008/7001
HAKİM: FERŞAT AYDIN 32274
C. SAVCISI: NEVİN ÖZKAN 33923
KATİP: FATİH DUTKUN 134455
SUÇ: Karşılıksız Çek Keşide Etme
SUÇ T:28/02/2007
KARAR: Mahkumiyet - Adli Para Cezası
KARAR T.: 13/11/2008
BERAAT T.:22/10/2010
Mahkememize yukarıda açık kimliği ve suçu yazılı hükümlü ..... hakkında yapılan yargılamanın uyarlaması yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü ........ hakkında yapılan yargılama sonucunda hükümlü hakkında mahkememizin 13/11/2008 tarihinde verilen ve kesinleşen 2008/791 esas ve 2008/891 karar sayılı ilam ile ilgili olarak hükümlüce yargılamanın uyarlanması talep edilmiş olmakla;
İDDİA;
Şikayetçi vekili ŞİKAYETİNDE; "Bizim sanık hakkında şikayetimiz devam etmektedir, alacağımızı tahsil edemedik, 5941 sayılı yasada sanık lehine bir durum olduğunu düşünmüyoruz, sanık hakkındaki ilamın infazının devamına karar verilmesini, talep ediyoruz" demek suretiyle şikayetini bildirmiş,

İddia Makamı Esas Hakkındaki MÜTALAASINDA: "Her ne kadar hükümlü .... hakkında karşılıksız çek düzenlemek suçundan yapılan yargılama sonucunda hükümlünün atılı suçu işlediği sabit görülmüş ve verilen mahkûmiyet kararı kesinleştirip infaza verilmiş ise de, hükümlünün davaya konu çek yaprağını çek keşidecisi olarak değil, keşideci şirketin vekili olarak keşide ettiği, 3167 sayılı Yasanın vekiller içinde cezalandırmayı öngörmesine, karşın, iddianamede anlatılan eylemin 5941 S.Kanunun 5. maddesinin sadece yasal temsilciler için cezalandırılması öngörülüp vekiller için cezalandırma öngörmediği, bu nedenle hükümlünün lehine olan kanun 5941 sayılı çek yasası olup, hükümlünün atılı suçtan beraatine karar verilmesi ve kurulan mahkûmiyet hükmünün iptaline ve hükümlünün beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur,." demek suretiyle hükümlünün beraatine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA:Hükümlü ..... SAVUNMASINDA: Hükümlü için yazılan tebligata olumsuz cevap verilmiş olduğundan savunması sorulamamış,
Hükümlü Müdafii SAVUNMASINDA; Hükümlü müdafiine duruşma günü bildirilmesine rağmen duruşmaları takip etmemekle savunması sorulamamış;

DELİLLER, MAHKEMENİN KABULÜ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ;
Her ne kadar hükümlü hakkında mahkememizin 13/11/2008 tarihinde verilen ve kesinleşen 2008/791 esas ve 2008/891 karar sayılı ilam 3167 Sayılı Yasanın 16/1 maddesine muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de,
3167 Sayılı Yasanın 16/1-3 maddesinin 5941 Sayılı Yasanın 9/1 nci maddesindeki "19/3/1985 tarihli ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile 26/2/2003 tarihli ve 4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun geçici 1 ilâ geçici 5 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır." düzenleme ile yürürlükten kaldırıldığı, bu suçun yerine 5941 Sayılı Yasanın 5/1 nci maddesindeki "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekte ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Bu davalar, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer yada hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür." şeklindeki düzenlemenin getirildiği, bu düzenleme ile 3167 Sayılı Yasanın 16. maddesinde düzenlenen karşılıksız çek keşide etmek suçunun maddi unsurlarının değiştirildiği, bu düzenleme ile düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermenin, daha açık bir anlatımla çek yaprağındaki keşide tarihine göre Türk Ticaret Kanununda belirtilen yasal ibraz süresi içerisinde çek yaprağının bankaya ibraz edimesinin kanuni unsur kılındığı, bu zorunluluk karşısında kanuni ibraz süresinde ibraz edilmeyen çek yaprağı açısından bu yeni suçun yasal unsurlarının oluştuğuna kabule yasal imkan olamayacağı, iş bu somut kamu davasında da ibrazın keşide tarihine göre yasal on günlük süre içerisinde olmadığı, bu nedenle 3167 Sayılı Yasanın 16 nci maddesi gereğince suç teşkil eden hükümlünün eyleminin 5941 Sayılı Yasanın 5 nci maddesine göre yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle suç kabul olunamayacağı, TCK:nın 7 nci maddesi gözetildiğinde de hükümlünün eylemini suç kabul etmeyen 5941 sayılı yasanın 3167 Sayılı yasaya göre hükümlünün daha lehine olduğunda tereddüt bulunmadığı düşünülmüş ve değerlendirilmiş.
Her ne kadar CMK.nın 22. Maddesi gereğince yargılamanın iadesi davalarına esas hakkındaki hükmü veren mahkeme hakiminin bakmasına yasal olanak yok ise de iş bu davanın yargılamanın iadesi değil uyarlama yargılaması olduğu, bu nedenle de davayı görmekte yasal bir engel bulunmadığı düşünülmüş ve değerlendirilmiş,
Bu kabullere göre aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: İzah edilen gerekçeye ve oluşan vicdani kanıya göre;
Mahkememizin 13/11/2008 gün ve 2008/791 Esas, 2008/891 sayılı kesinleşmiş ilamında hükümlü .... hakkında kurulan ve kesinleşen mahkûmiyet hükmünün İPTALİNE,
Hükümlü ......'ın iddianamede üzerine atılı karşılıksız çek keşide etme suçundan TCK.nın 7 Maddesi delaletiyle CMK.nın 223/2-a maddesi gereğince BERATİNE,
Atılı suçu işlediği yönünde delil elde edilen suç tarihinde .... Nakliyat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yasal temsilcisi olan .... hakkında SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMASINA.
Beraat nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin KAMU ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
Hükümlü ve hükümlü müdafiinin yokluğunda, şikayetçi ve vekilinin yokluğunda, karar yüzüne karşı verilen taraf için kararın tefhimi tarihinden itibaren, karar yokluğunda verilen taraf için kararın tebliği tarihinden itibaren 1 hafta yasal süresi içersinde, mahkememize bir dilekçe vermek suretiyle veya tutanağa bağlanmak ve mahkeme hakimine onaylatılmak koşulu ile zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle Yüksek Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olnpk üzere iddia makamında Cumhuriyet Savcısı Nevin ÖZKAN olduğu halde talebe uygun plarak verilen karar açıkça okunup usullen anlatıldı. 22/10/2010

Çek Mağdurları durmak yok

Anayasa Mahkemesinin halen gündeminde ollmayan CHP nin aykırılık iddiasıyla dava ettiği ve esastan görüşülmek için sırada bekleyen dosyadan halen ses çıkmamıştır. Bu bekleme süreci ne kadar sancılı olursa olsun infazları duran arkadaşların harekete geçmesi isabet olur. Zira eylemsiz kalmak daha sonrasında tümden eylemsizliği beraberinde getirecektir. Bu nedenle MEDYADAKİ TUM MAİL ADRESLERİNİ ARKADASLARIMIZIN BİRBİRLERİYLE PAYLAŞARAK BASKI KURMASI GEREKMEKTEDİR. ADRESLERİ BİZDE BURADAN SİZLERLE PAYLAŞACAĞIZ...

Avukatlardan her ne kadar zarar görmüş olsak da tavsiyelerini yine de gzardı etmeyerek dosyalarınızı o şekilde takip etmeniz gerekmektedir.

Kanun yararına bozma taleplerinizi kendiniz hemen Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne Gönderilmek Üzere başlığıyla göndermek de başkaca bir yöntemdir.

Kısa ve öz nitelikteki sorularınız için hukuksal desteğinizi de aynı zamanda www.sibelsevinc.av.tr adresinden de edinebilirler.

HAYDİ ARKADASLAR MEDYAYA BASKI YAPMAYA DEVAM . YOKSA SESİMİZİ DUYAN OLMAYACAK.

MECLİSE GİDEREK CHP BAŞKANI SN KEMAL KILIÇDAROĞLUYLA GÖRÜŞMEK İÇİN AV. SİBEL SEVİNÇ HANIM DESTEK VERECEĞİNİ DE SÖYLEMİŞTİR. BU KONUDAKİ TALEPLERİNİZİ VE GÖRÜŞLERİNİZİ BEKLİYORUZ.HEM DE HEMEN