Yorumlar


Türk Anayasası Madde 38/8 (Ek:3/10/2001-4709/15 md) "Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.(borç için hapis yasağı) 4709 Sayılı Kanunun 15. maddesinin son fıkrası ile Anayasamızın 38. maddesine eklenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 4 No'lu Protokolün 1. maddesinden aynen alınmış olan bu kural, bir kimsenin yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğünü yerine getiremediği için özgürlüğünden yoksun bırakılamayacağı, bunun insan özgürlüğüne ve onuruna aykırı olacağı düşüncesine dayanmaktadır...

280 yorum:

«En Eski   ‹Eski   201 – 280 / 280
Adsız dedi ki...

dağdan geleceklerınının ıcınde cekı yazılı olanda vardır adam oldurmuşse af cek yazılınca hapısmı dağdan gelenlerın ceklerınede af gelıyormu acaba

Adsız dedi ki...

selam arkadaşlar;
hemen karamsar olmayın,biraz sabırlı olmak zorundayız,
bu iktidar istesede istemesede bu yasayı bizim lehimize çıkarmak zorunda ancak iş yapmıyorlar iş yapıyorlarmış gibi görünmeye çalışıyorlar,geçte olsa çıkarmak zorundalar.Piyasa berbat,ekonomi duvara toslamış,esnaf kapanmış/kapanıyor,iç piyasada talep düşmüş,devletin vergileri azalmış,bütçe açığı hat safhada,birde pkk denilen bu yaratıklara af gündemde,vb.nedenden dolayı piyasaları rahatlatmaya çalışacaklar diye düşünüyorum.saygılar, KARTAL YENİÇAĞ

bey.pasa dedi ki...

Mademki anayasaya aykiri kararlar veriliyrsa, Anayasa Ihlali vardir ...Buda elbet suctur!!! ve hep birlikte kararlari verenlere yasal islem baslatalim diyorum...Bakalim o zaman kanun degisiyor mu?

Adsız dedi ki...

Yalçındağ`ın amcasına karşılıksız çekten gözaltı
Doğan Yayın Holding İcra Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ`ı yetiştiren isim olarak bilinen amcası Çetin Yalçındağ`ın başı karşılıksız çekten derde girdi. 70 bin TL değerinde karşılıksız çek verdiği iddia edilen Çetin Yalçındağ, `dolandırıcılık` suçundan gözaltına...
Doğan Yayın Holding İcra Kurulu Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ`ı yetiştiren isim olarak bilinen amcası Çetin Yalçındağ`ın başı karşılıksız çekten derde girdi. 70 bin TL değerinde karşılıksız çek verdiği iddia edilen Çetin Yalçındağ, `dolandırıcılık` suçundan gözaltına alındı. Jandarma Türkbükü Karakolu ekiplerince gözaltına alınan Yalçındağ, burada sorgulandıktan sonra adileyeye sevk edildi. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı`nda ifade veren Yalçındağ`ın aynı gün serbest kaldığı öğrenildi. Kendisi üzerinde büyük emeği olduğu belirtilen Mehmet Ali Yalçındağ`ın araya girmesiyle kapatılan olayın herkesten sır gibi saklandığı öğrenildi.


06.08.2009

Adsız dedi ki...

İşadamı M.M gözaltına alındı
``Dolandırıcılık`` ve ``karşılıksız çek vermek`` suçlarından hakkında kesinleşmiş 8 yıl 1 ay hapis cezası bulunan iş adamı Mahmut M. gözaltına alındı
Alınan bilgiye göre, hakkında ``dolandırıcılık`` ve ``karşılıksız çek vermek`` suçundan bir çok dava açılan ve kesinleşmiş cezası nedeniyle aranan Mahmut M, Kadıköy Bağdat Caddesi üzerindeki evine girmek üzere olduğu sırada yakalandı.


Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliğine getirilen Mahmut M, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Kadıköy Adliyesine sevk edildi.

Adsız dedi ki...

ehh artık doğan yayıncılıkta bizle ilgili heber yapar artık heralde amcasınında başı bu yüzden derde girdiğine göre halden anlarlar heralde artıkkkkkkkkkkkkkk

Adsız dedi ki...

eeee b unada inanıyorsanız sorun yok madem çıkacak bu yasa niye ankara istanbul muhebbeti ... Allah yolunuzu açık etsin ama metriste veya bucada soluğu aldığınızda sakın ağlamayın çünkü bunun size faysası olmaz
saygılarımla

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR BENCE CHP VE MHP MİLLETVEKİLLERİMİZE ULAŞIP SORU ÖNERGELERİNİN SAYISINI ARTTIRMAK İÇİN BASKI YAPMALIYIZ.BİLDİĞİNİZ GİBİ CHP MİLLETVEKİLİ ÇETİN SOYSAL BİZİMDE DERTLERİMİZİ İÇEREN BİR TASLAĞI BİZDEN İSTEMİŞTİ.VE SORU ÖENERGESİNİ VERDİ.ŞİMDİ DİĞER VEKİLLERE DE BUNU RİCA ETMELİYİZ.

NE KADAR ÇOK SORU ÖNERGESİ VERİLİRSE O KADAR HÜKÜMET KÖŞEYE SIKIŞACAKTIR.

Adsız dedi ki...

AŞAĞIDAKİ METNİ ALİ BABACAN VE MEHMET ŞİMŞEK BAŞTA OLMAK ÜZERE HERKESE GÖNDERELİM


SAYIN BAŞBAKANIM , BAKANIM , VEKİLİM, SAYIN YETKİLİ;

Bizler artık sayıları milyonları bulan , ekonomik kriz sebebiyle çeklerini ödeyememiş esnaflarız.Yalnızca Türkiye Cumhuriyeti devletine haiz olan ‘’Çeklerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hakkında kanun’’ hükümleri çerçevesinde adına para cezası denilen ve Anayasamıza, uydurulmuş bir kılıf maddesiyle HAPİS cezası almış tüccarlarız.Sesimizi duyuramıyoruz ,çünkü hepimiz kaçak durumda ve aranmaktayız.

Çeklerini ekonomik kriz sebebiyle ödeyememiş esnafımıza,bu çeklerini HAPİS korkusu ile ödettiren\ödettirmeye zorlayan,meclisimizi dolaylı olarak etkilemeye çalışan , Banka ve Factoringcilerin T.B.M.M ‘nin üzerinde bir yaptırımı olmasını kınıyoruz.Nitekim Başbakanımız ‘’T.B.M.M ‘nin üzerine hiçbir güç yoktur’’ demiştir.

2009 yılı itibariyle ekonomik krizinde etkisiyle bu zamana kadar katlanarak büyüyen ödenemeyen çek sayısı 3.5 milyonu aşmıştır.Esnafımızı , HAPİS ile korkutarak çekini ödemeye zorlamak, bu rakamlarla da görülmüştür ki imkansız bir hal almıştır.

Ödenemeyen bir çekin yasal sonucu olarak hapis cezası almış tüccarımız ,sadece alacaklı tarafın egosu için bu cezalarla karşılaşmaktadır.Cezasını tamamlayıp cezaevinden çıkanların bir çoğu, kendileri hakkında ceza davası açan alacaklının, borcunu ödemeye de yanaşmamaktır.Bu sebebledir ki artık çeklerde hapis cezalarının caydırıcılık boyutu kalmamıştır.Bu insanlık dışı kanunda alacaklı tarafa verilen bir kağıt parçasının yaptırımı hapis olmamalıdır.ÖZGÜRLÜK ve HÜRRİYET teminat olarak verilemez.

Şuan itibariyle de yüzbinlerce kişi, haklarında hükmü kesinleşmiş ve kaçak bir vaziyette borçlarını kıt imkanlar dahilinde ödemeye çalışmaktadır.Cezaevindeki esnaflarımız hükümetimizden bu konuya acil bir çare beklemektedir.Sayıları milyonları bulan çek cezalısı esnafımızın oy potansiyeli düşünüldüğünde,bir siyasi partiyi meclise gönderecek sayılarla karşılaşılmaktadır.

Her fırsatta duyduğumuz, iyi niyetli-kötü niyetli ayrımı için TCK’ nın ilgili dolandırıcılık maddeleri ile bu sorun çözüme kavuşturulabilir.

Bizler artık babalarımızı istiyoruz.bizler artık eşlerimizi istiyoruz.çocuklarımız aç. Kaçak durumda olan esnafımızın evinden dışarı çıkmaya özgürlüğü yok bu sebepledir ki evlerine süt götüremeyen insanlar var.Bizlere bu özgürlüğümüzü veriniz.borçlarımızı ödemenin her şeyden önce kul hakkı olduğunu iyi biliyoruz.

Sizler,Bankaların, Factoring firmalarının, tefecilerin, eli çantalı lobi faaliyetlerinin değil , biz esnafın vekili olduğunuzu gösteriniz.Bu zamana kadar yapılmış olan çek kanunlarında bir ilki gerçekleştiriniz.T.B.M.M.’ nin her kurumun ve kuruluşun üstünde olduğunu ispatlayınız.Likiditenin ve çeklerin ekonomide dönen payının hesabından çok,insan onuruna verilen değer ile hukukun üstünlüğünü ön plana alınız.

Çek kanunu’nun şuandaki haliyle, Anayasa’ya , Hukuka, Avrupa insan hakları sözleşmesine aykırı olduğu artık tüm kesimler ve kurumlarca bilinmektedir.Yeni kanunda bu hükümlerin kaldırılması hangi etken ve kurumlar tarafından engellenmektedir bilmek istiyoruz.Alacaklı tarafa hiçbir şey kazandırmayan , sadece egonun tatmini için kullanılan , adliyeleri ve mahkemeleri icra dairesine çeviren , iş yükünü artık altından kalkılmaz hale getiren , tüm otoritelerce insanlık dışı kabul edilen , sorgusuz ve savunmasızca hükmü verilen , cezası süre bakımından 5 yıl olan, ailelerin perişan olup dağılmasına yol açan , sosyal patlamaları yavaş yavaş tetikleyen BU YASANIN BİR AN EVVEL SONUÇLANMASI VE AVRUPA BİRLİĞİ NORMLARINA GÖRE UYARLANMASINI İSTİYORUZ. BİZ ESNAF OLARAK HALEN T.B.M.M. ‘ NİN ÜZERİNDE HİÇBİR GÜCÜN OLMADIĞINA İNANIYORUZ..

SAYGILARIMIZLA
BORÇLARINI ÖDEMEK İSTEYEN ÇEKZEDE ESNAF GRUBU
-------------------------------------------------------------

Adsız dedi ki...

FAXLAR: TELEFONLAR: ALİ BABACAN: 0312 204 63 66
FAX: 0312 204 70 20 (0312) 348 43 96
MEHMET ŞİMŞEK : 0312 415 21 80-81
FAX: 0312 425 78 16 (312) 425 04 43 - 424 06 39
İSO: (212) 245 50 22 ( 212) 245 50 22
İTO: 0212.520 16 56
Türkiye bankalar birliği fax: 0212-282 09 46
Eğitim merkezi fax: 0212-233 01 83
ANAYASA MAHKEMESİ FAX: : 312.463.74.00
AK PARTİ GENEL MERKEZ FAX: 0312 204 50 20
AK PARTİ İSTABUL İL BAŞKANLIĞI FAX : 0212 221 95 77
AK PARTİ İZMİR İL BAŞKANLIĞI FAX: 0232 462 43 43
ADALET BAKANLIĞI FAX: 0312 419 33 70

MAİLLER: ATO : aot@ato.org.tr
İSO: www.iso.org.tr
http://rte.gen.tr/iframecontact_65.html

Deniz dedi ki...

GERÇEKTEN ÇOK KOMİK YA RAKAMA BAKIN : HİÇ İNANASIM YOK :
ANKA HABER , 15 AĞUSTOS 2009

2009'UN İLK ALTI AYINDA 159 BİN KARŞILIKSIZ ÇEK DAVASI AÇILDI: BİN 461 KİŞİ HAPİSTE

-Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın soru önergesine verdiği yanıt, karşılıksız çek nedeniyle açılan davaların 2008 ve 2009 yılında arttığını ortaya koydu. Rakamlara göre 2008 yılında karşılıksız çek nedeniyle 211 bin 363 dava açılırken, yargılanan kişi sayısı 312 bin 516 oldu. 2009'un ilk altı ayında ise 159 bin 774 dava açıldı ve 221 bin 755 kişi yargılandı. 2009 yılında karşılıksız çek nedeniyle cezaevlerine giren kişi sayısı ise bin 461 oldu.

emır dedi ki...

Daire:10
Tarih:2006
Esas No:2005/6720
Karar No:2006/12542
Kaynak:İLGİLİ DAİRE
İlgili Maddeler:3167/16 TTK 720/2
İlgili Kavramlar:KARŞILIKSIZ ÇEK
TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
YARGITAY KARARI


Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Birol Güre’nin yapılan yargılaması sonucunda beraatına ilişkin Simav Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 06.07.2004 tarih ve 2004/153 esas 2004/231 karar sayılı hükmün süresi içersinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 13.09.2005 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
T.T.K.’nın 720/2. maddesine uygun olarak ibraz edilen çekin karşılığının ödenmemiş olması ile karşılıksız çek keşide etmek suçunun oluşacağı, çekler için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yasal süre içinde yapılan ibrazın hukuksal değerini ve suçun oluşumunu etkilemeyecegi gözetilerek, çeklerin iptali için açılan Simav Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/78 esas sayılı dava dosyasının getirilip, tarafların aynı kişiler ve dava konusu çeke ilişkin olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 13.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ADALET.ORG SITESINDE BUGUN YAYINLANMISTIR.

Adsız dedi ki...

Emir bey,
Kusuruma bakmayın pek hukuktan anlamıyorum.Buradan nasıl bir çıkarım elde edebiliriz.Bizi aydınlatırsanız çok sevinirim.
Saygılar

Adsız dedi ki...

ÇEKLE SENET ARASINDAKİ EN BÜYÜK FARK NEDİR?
Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a)Senet borçlanma aracıdır, çek ise günlük nakittir..
b) Senet vadesinde ödenir, çek ise ne zaman istersen ibrazında ödenir.
c)Senet borçlusu insandır, çek borçlusu uzaydan gelmiştir.
d)Çek borçlusuna hapis vardır, Senet borçlusuna hapis yoktur.
e) Senetle icra takibi yapabilirsin, çekle yapamazsın.

SENEDİ ÖDEYEMEYENE NEDEN HAPİS YOKTUR?
AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİ DOĞRUDUR?
a)Senedi herkes kullanabilir, Çeki ise daha itibarlılar kullanır. Bu yüzden herkesi hapse atmak doğru olmaz.
b)Senette vade vardır. Çekte vade yoktur. Piyasada kimse vadeli çek kullanmaz. Bu sebeple kanunda vadesinden önce ibrazı geçersizdir der.
c)Senedi herhangi bir matbaa basabilir, Çeki ise bankanın matbaası basar.Çeki banka bastırdığı için hapis vardır.
d)Senet borcunu ödeyemeyenler iyi insanlardır, Çek borcunu ödeyemeyenler ise kötü insanlardır.
e)Senet vadeli olduğu için gelecekte ne olacağını kimse bilmez bunun için hapis cezası olmaz. Çek kullanan geleceği bilen müneccim olduğu için
Kesinlikle hapse atılmalı.

Adsız dedi ki...

Bizler ekonomik krizin hem maddi hem manevi acısını iliklerimize kadar hissettiren
parçalanmış,bir kısmı cezaevlerinde olan ve üst üste sağlıksız yaşam koşullarında hapis yatan,onbinlerce ÇEK cezasından dolayı kaçak insanın bitmek bilmeyen sorunlarla karşı karşıya kalan aileleriyiz.

Evrensel hukuk ilkeleri ile bağdaşmayan,TC A nayasasına aykırı,insan haklarına uymayanAB uyum yasalarına aykırı ÇEK yasası mağdurlaryız.

Ekonominin sağlıklı yürüdüğü zaman ulusal bazda hissedilmeyen bu yıkım,BÜYÜK BALIĞIN bir taraftan devlete olan yükümlülüklerini yerken bizleri yutmasıyla sayıları yüzbinlere çıkan ÇEK MAĞDURLARI meydana gelmiştir.

Önce icralar sonra tefeciyle kurtulma çabası ve sonuç KARŞILIKSIZ ÇEK.

Resmi rakamlarca 80 bin kapasiteli cezaevlerinde yatırılan 120 bin kişi gayri resmi rakamlarla 190 bin kişi,geçici bir yasa çıkararak zaten uyumsuz hale gelen çek yasasının 31.12.2008 tarihine kadar hazineye alacaklının alması gereken rakamdan daha düşük bir rakam çıkararak aktarmak gayesi ile eklenen süreli maddenin dolmasıyla ÇEK YASASININ uygulanamaz hale gelmesi ile…

Adalet komisyonu başkanınında ceza verilemez dediği…

Sn Prof.Hayri Domaniç in o tarihlerde eleştirdiği Sn Prof Adem Sözüer in önce açıklayıp yanlışlığı duyurmak amacı ile sempozyum yaptığı panellerde anlattığı hatta komisyon toplantısında üyelere anlattığı,Yargıtay Başkanı Sn Hasan Gerçeker’in komisyona yazı göndererek yanlışılığı işaret ettiği ÇEK yasası ALLAHın yardımıyla yasalolmayan süreli maddenin 31.12.2008 tarihine kadar bir kere daha uzatılmasının unutulması sonucunda mağdur lehine beraat durumu meydana gelmiştir…

Adli Para cezasının hazineye ödenmesini sağlamak için yol aranmasının zaten tamamen bitmiş durumda olan çek mağdurlarından tahsilat yapılmasının mümkün olamayacağı defalarca anlatıldı..

10.06.2009 tarihinde Muharrem Sarıkaya ile görüşen Ahmet İyimaya ve Hakkı Köylü yargıdan hükümetin destek istediği ve beraat veren mahkemelere yazı çıkarılarak beraat kararlarının durdurulmasının sağlanacağını söyledi ve 10.daire seviyesinde bu durum sağlandı.Toplumun artık ezberlediği Anayasamızın 138.maddesi Yasa Koyucu tarafından ihlal edilmekte ve 10.daire bunun için görevlendirilmekte idi.

Hiç şüphesiz bir banka müdürünün çek vereceği kişinin dolandırıcı olup olmadığını anlayacak vasıflara sahip olduğunu anlaması için müneccim olmasının gerekmediğini hepimiz biliriz..Çek koçanının teslim edileceği kişi veya kurum belli kriterleri taşır ve bu kriterlerinden dolayı çek karnesi teslim edilir…Bu kriterleri taşımayan kişilere verilen çek banka mensubunun bu gizli ilişkiden nemalandığı manasına gelir…Hangi banka müdürü mudisinin genel durumunu bilmez işyerlerini denetlemez bu bellidir..Ve her çek kullanan kişi ve ya kurumu dolandırıcı olarak görmenin mümkün olmadığını kesinlikle bilmeyen bir vekil ve kurum kalmamıştır…

Başka bir boyut Hayri Domaniç in yıllar önce ağır bir dille eleştirerek vadeli çekin bu ülkede kullanıldığı ve vadeli çekin sözleşmeden bağımsız olamayacağını anlattığı halde hem 5838 sayılı yasayı çıkararak çekin ülkemizde vadeli kullanıldığını yasaya ekleyip hemde ÇEK=PARA diyerek insanları hapisle cezalandırmak abesle iştigaldir..Ayrıca bu anlattığımız konuları bilerek ve isteyerek görmezden gelmek VEBAL altında kalmaktır..Konuşulan likidite sorunun arkasına sığınıp milyonları aylardır hapiste yatırmak,ailelerini perişan etmek vicdan taşıyan bir insanın yapabileceği iş değildir…Umarım bu konuyu bir kere daha düşünürler..SAYGILARIMLA

MAY WAY

Adsız dedi ki...

Ekonomik krizin yaptıkdıklarına bakın !
13 Ağustos 2009 PerşembeGeçtiğimiz günlerde elimde ki dergileri karıştırırken üzücü bir olayı okudum. Burdur’un Ağlasun ilçesinde traji komik bir haciz olayı yaşanmış. 25 bin liralık banka borcunu ödememesi üzerine borcu ödemek zorunda kalan kefili esnaf M.T., çiftçi arkadaşı İ.T.'yi icraya vermiş.Ayşem KALYONCU
aysem.kalyoncu@internethaber.com

Ağlasun İcra Müdürlüğü'nce uygulanan işlemde İ.T.'nin evine haciz gelir . Evde eşya bulunamaması üzerine ahırındaki eşeğine el konur ve bölgede bir çobana yediemin (emanet) olarak bırakılır.
Ağlasun Tarım Müdürlüğü veterinerlerince boyu, kilosu ve yaşına bakılarak piyasa fiyatı belirlenen yaklaşık 10 yaşındaki eşek, 400 lira bedelle başlatılan ilk satış için traktörle Ağlasun Hükümet Konağı'nın önünde getirilir.
Traktörden indirilmeyen eşeğin satışı, İcra Müdürlüğü kâtibince "Satılık eşek var. Alan var mı?" sözleriyle üç kez tekrarlanarak duyurulurken satış şartnamesi de okunur.
İlk hafta alıcısı çıkmayan eşeği ikinci hafta kefil M.T. satın alır.
İşte sevgili okuyucular , Türk insanının , köylümüzün içinde bulunduğu hazin durum.
Bu bizim bildiğimiz okuduğumuz, hatta hafifçe tebesüm ettiğimiz yaşanmış bir olay.

Peki ya bilmediklerimiz…?
Kim bilir ekonomik krizin teğet geçtiği var sayılan Türkiye’de, hiç düşündünüz mü daha kim bilir hangi traji komik olaylar yaşanmakta.



********

Adsız dedi ki...

arkadaşlar adalet bakanının demeçlerini giriş sayfasında görmüşsünüzdür. bunlar sanırım bu cezaya devam edecekler. hala gün para cezası sistemini söleyip duruyor bakan bey.

bence saldırıya geçip sadullah ergini arayalım mail ve faxa boğalım. verdikleri sözler sadece bizi başlarından kovmak içinmiymiş öğrenelim.

Adsız dedi ki...

Değerli arkadaşlar; üstte belirttiğiniz metni göndermemizi istediğiniz yerlerin birçoğuna mail olarak gönderdim. Ekim ayına kadar bu anlamda başkaca yapılacak birşeyler varsa, hep birlikte yapmaya çalışalım. Bu arada küçük gruplar halinde; ekim ayına kadar, ilgili yerlere ziyarete gidilmesinde faydalar olur diye düşünüyorum. Bu anlamda; kısıtlı olan desteklerim, ilgili arkadaşlara devam edecektir. Herkese iyi pazarlar saygılarımla. Hasan (Barışçı)Mersin

emır dedi ki...

sayın bakannımız,k.ceklerde bayanların sayısının arttıgını solemıs.kadın yada erkek sayıdan bahsetmek yerıne bu sacma yasayı duzenleyıp hapıs cezasını kaldırsalarda,ınsanlar hapıs cezası korkusuyla yada kacak yasayarak degılde borclarını nasıl odeyeceklerının derdıyle ugrassa daha mantıklı olur.asıl yapılacak sey budur.

Adsız dedi ki...

Kadınların da çeki karşılıksız
Adalet Bakanı Ergin, karşılıksız çek suçlarında kadın sayısının arttığını söyledi. Ergin altı ayda açılan 159 bin 774 davanın 12 bin 248`inin kadınlara ait olduğunu açıkladı

Ncdt dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Ncdt dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Ncdt dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

1461 kişi uzun süreli ceza alanlar yatıpta çıkanların sayısını söylsinler bakalım kaç yüzbin.

Adsız dedi ki...

en son haberler yazın.karşılıksız çeklerde patlama,her ay yüzbin çek karşılıksız çıkıyor haberi var.altındada yorumlar bölümü.

Adsız dedi ki...

BENCE 1461 KİŞİ ADLİ PARA CEZASINDAN HAPSE DÖNÜŞEN DEĞİL,
DİREKT HAPİS CEZASI ALANLARDIR.
ADLİ PARA CEZASIN DAN HAPSE DÖNÜŞEN KAÇ KİŞİDİR, BUNU SÖYLESİNLER.

Adsız dedi ki...

SLMLAR....KISA BİR ZAMANDIR YOKTUM.SIKINTILARIM VARDI.AMA DÖNDÜM.HEMEN ÇALIŞMALARA BAŞLAYALIM.ARKADAŞLAR BASKILARA MAİLLER FAXLARA DEVAM EDELİM.

EKİM AYINDA MECLİS AÇILIYOR.BEN ARTIK KİMSEYİ GELİYOMUSUN GELMİYORMUSUN DİYE ARAMIYCAM.GELENLER BENİM TELİMİ BİLİYOR. BUYURSUN ARASIN.DAVASINA NE KADAR SAHİP ÇIKTIĞINI GÖSTERSİN.EKİM AYINDA MECLİSTE ELBETTEKİ OLACAZ.AMA BEN KATILIM AZ OLURSA OLMAYACAĞIM.EKİM AYINDA SİYAH ÇELENK YAPTIRIP AKPARTİ BİNASININ ÖNÜNE BIRAKMAYI DÜŞÜNÜYORUM.TABİ BU SİZE BAĞLI..KATILIM OLMASSA DEDİĞİM GİBİ GELMEYECEĞİM.

EKİM AYI BİLİYORSUNUZ Kİ ARTIK SON ŞANSIMIZ.ŞİMDİDEN GELEMEYECEK DURUMDA OLANLAR MADDİ OLARAK DURUMUNU AYARLASIN. KENARA ÜÇ-BEŞ KURUŞ ATMAYA BAŞLASIN.

VEKİLLERİ VE BAKANLARI HEP AYNI KİŞİLER ARIYOR.HEP AYNI KİŞİLER MSJ ÇEKİYOR.ADAMLAR 3-5 KİŞİ İÇİN CEZALARI KALDIRIR MI SANDINIZ. ARAYIN KENDİ İLİNİZDEKİ VEKİLİNİZİ GÖRÜŞÜN YAW.DERDİNİZİ ANLATIN.MAĞRUR OLUN.

EKİM AYINDA 1000 KİŞİ VE BİR SİYAH ÇELENKLE BAŞLATACAĞIMIZ BİR MİTİNG İLE EMİN OLUN BU CEZALARIN BİR ŞEKİLDE KALDIRALACAĞINI ÜMİT EDİYORUM.

İKTİDAR BU CEZALARI KALDIRAMAYACAK DİYENLERE SESLENİYORUM;CEZAEVİNDEKİ YAKINLARINIZIN RAHATI YERİNDEMİ? KAÇAK DURUMDA OLANLAR; KEYFİNİZ İYİ Mİ? EĞER AKSİNİ İDDAA EDİYORSANIZ ÇALIŞMALARA BAŞLAYIN.

KAÇAK DURUMDA OLANLAR: SEVDİKLERİNE ŞİMDİDEN EKİM AYI İÇİN BİLGİ VERSİN ANKLARAYA GÖNDERSİN. KİMSE KALMADI ARTIK SEVDİĞİM DİYENLER,ANANIZ BABANIZ DA MI YOK?

SEVDİKLERİ CEZAEVİNDE OLANLAR: YATTIĞINIZ YERDEN BU İŞLERİ BİZLERİN SIRTINA YÜKLEDİNİZ..BEN SİZE HAKKIMI HELAL EDERİM TEK BİR ŞARTLA EKİM AYINDA ANKARAYA GELECEKSİNİZ.

DURUMU ŞUANDA YARGI AŞAMASINDA OLANLAR; SİZE ZATEN DİCEK SÖZÜM YOK.BAS BAS BAĞIRDIK GELİN ANKARAYA DİYE. BORÇ ÖDÜYORUM,İŞ YAPMAM LAZIM,İŞLERİMLE UĞRAŞIYORUM DEDİNİZ HEP. ÇIKIPTA Bİ GELEMEDİNİZ ANKARAYA... DİKKAT EDİN! BORÇ ÖDEYECĞEİM DERKEN CEZANIN KESİNLEŞİPTE CEZAEVİNE GİRMEYİN.EKİMDE BUYRUN GELİN..

GELECEĞİM DİYİP SÖZ VERİPTE GELEMEYENLER: BENİ SİZLER MAFETTİNİZ ZATEN. SUDAN SEBEBLERLE GELMEDİNİZ. GAZETECİLERE BİLE YALAN SÖLEMEK ZORUNDA KALDIK, HABER OLAMADIK.SUDAN SEBEBLERLE GELEMEYENLER!!! SİZLER İÇİN HAPİS CEZALARININ ÖNEMİ YOK İSE MERAKLANMAYIN HAPİS CEZALARI BU GİDİŞLE DEVAM EDECEK.

DAVANIZA NE KADAR SAHİP ÇIKTIĞINIZ ORTADA...EKİM AYINDA BİR MİTİNG SADACE BU. BİR MİTİNG EN AZ 1000 KİŞİ İLE OLUR. BİRDE SİYAH ÇELENK BIRAKTIK MI OZAMAN GÜZEL BİR HABER OLUR SES GETİRİRİZ.HERŞEY SİZİN ELİNİZDE UNUTMAYIN...


jenardi

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR BAKANLARIN TELEFONLARINA SMS ATMAYA DEVAM EDELİM NE KADAR ETKİLİ OLDUĞUNU GÖRÜYORSUNUZ.BİRDE MÜSİAD MAİL ADRESLERİ VE FAXLARINI YAYINLARSANIZ ONLARIDA BUNALTALIM.MÜSİAD DOĞRU ADRESTİR VE İSTEDİKLERİ DAKKA BAŞBAKANLA GÖRÜŞÜYORLAR VE PİYASA YORUMLARINI HÜKÜMETE ONLAR YAPIYOR.
SAYGILAR

Adsız dedi ki...

SN.BURHAN BEY

MÜSİAD LA BİR GÖRÜŞME YAPMAYI HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZMÜ? BENCE BİR HEYETLE GÖRÜŞME YAPARSANIZ BAŞBAKANA SESİMİZİ DİREK DUYURMA ŞANSIMIZ OLUR.BU HÜKÜMETİN ESNAF, TÜCCAR,SANAYİCİ AÇILIMI MÜSİAD DIR BENCE

Adsız dedi ki...

Değerli Arkadaşlar

01.01.2009 Tarihinden bu yana yoğun bir çalışma sonucunda büyük yol alındı.Ancak Anayasa İnsan hakları AB ye uyumlu yasalar konusunda komisyonların ve parlamentonun iradesinin çok fazla olmadığını,çelişkilerle dolu çek yasasında iddiamızın doğruluğunu şifai olarak onaylayanlar,çözüm konusunda iradelerinin ellerinde olmadığını da söylemişlerdir.

Son söz anlaşıldığına göre ekonominin patronları ve yanılttıkları Başbakandadır.

Evrensel hukukun insan konusundaki yaptırımı,aynı zamanda yürütme erkinin keyfi olarak hareket etmesine de çeşitli müeyyideler getirmiştir.

Mesela cezaevlerinde üst üste insanları yatırma ve bunun resmi makamlarca gizleyerek devam ettirmesi bir İNSANLIK SUÇUDUR.

Bunları yapanlar mutlak surette bir yaptırımla karşı karşıya er ve ya geç kalacaklardır.Ayrıca yargıya müdahale (Muharrem Sarıkaya yazısı) Anayasal suçtur..

Sonuç olarak yukarıdaki anlattığımız konuları:

Yargıtay
Yargıtay Başsavcılığı
Anayasa Komisyonu
İnsan Hakları İnceleme Komisyonu
Adalet komisyonu

Başta olmak üzere Cüneyt’in dediği gibi hergün veya iki güne bir proğram dahilinde dilekçeler oluşturarak eskiden olduğu gibi binlerce müracaatla sesimizi duyurmaya devam etmeliyiz..Unutmayın sadece şifai olarak alnan sözler Adalet Bakanının beyanatından da anlaşılacağı gibi bizi sonuca ulaştıracak gibi görünmüyor..Bu şekilde devam etmez isek Ekim ayıda bizim için çözüm olmayacak..Söz vermek sadece veren kişiyi bağlar ve veren kişinin karakterini anlamaktan öteye bir kazanımı yoktur..Fakat dilekçe lere verilen cevaplar resmi dir ve belgedir ..BUNU DEĞERLENDİRMELİYİZ..

MY WAY

Adsız dedi ki...

TBMM İNSAN HAKLARI KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA

ANKARA


Komisyonunuz cezaevleri denetiminden bu yana kriz dolayısıyla da katlanan çek yasası hükümlülerinin sayısı ,cezaevlerinin kapasitesini 1,5 katına çıkarmıştır.

Gittikçe zorlaşan koşullarda yaşam mücadelesi veren yakınlarımızın salgın hastalıkların ağır risklerinide göz önüne alınarak;

1-İkinci bir ceza olarak tezahür eden olumsuz yaşam koşulları nedeniyle verilen cezanın,evrensel hukukun bir suça iki ceza verilemez ilkesi açısından,

2-Cezaevlerindeki yakınlarımızın hayati boyutta risk altında olduğunun tesbitini,

3- T.B.M.M. Şu anda yürürlükte bulunan ve hukuk otoriteleri tarafından 5237 sayılı kanunun
5. maddesine aykırılığı nedeniyle ilga olduğu söylenen ve Sakarya ağır ceza mahkemesi başta birçok mahkeme kararıyla sabit bu durumun,ayrıca Adalet komisyonun da şu anda bekleyen çek yasa tasarısının;
A-Anayasamızın 38/8 maddesinin(hiç kimse sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz)

B-İnsan hakları evrensel bildirgesinin 4 nolu protokolünün

C-AB Uyum yasalarının

D-TCK nun 5. maddesinin31 aralık 2008 tarihine kadar askıya alınması ile verilen cezalarla hapis yatırılan onbinlerce insanın 5349 sayılı yasanın geçici maddesindede aykırı olduğu kabul edilen(GEÇİCİ MADDE 1. — (1) Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2006 tarihine kadar uygulanır.) aykırı cezanın uygulanması için çıkarılan,kanun koyucunun cezası olmayan bir suçtan insanların peşinen cezalandırmasının,

Yukarıda izaha çalıştığımız konuların incelenerek,tarafımıza vereceğiniz gerekçelerle açıklanmış bir raporun,evrensel boyutta hak arama müracaatlarımıza eklenmek üzere verilmesini talep ederim…

SAYGILARIMLA


İLETİŞİM BİLGİLERİ AŞAĞIDADIR..

Mektup Adresi
Türkiye Büyük Millet Meclisi
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu
Bakanlıklar 06543 Ankara
Telefon
Komisyon Başkanı : (0.312) 420 54 33 - 420 54 34
Uzmanlar : (0.312) 420 53 99
Komisyon Sekreteryası : (0.312) 420 54 06
Faks
(0.312) 420 53 94
E-Posta
inshkkom@tbmm.gov.tr

Adsız dedi ki...

Değerli Arkadaşları

Bir hakkın alınmasında bütün argümanların değerlendirilmesi zorunluluğu vardır.HAK VERİLMEZ ALINIR sözü sanki bizi uyarmak için söylenmiş gibi..

Biz mağdurların ceza hukukçularının da kesin olarak konuyu anlattıkları bir hakkımız olduğu kesin.Fakat bu hakkı bize teslim etmek istemeyen de bir güç bizimkarşımızda olabildiğince çaba sarfediyor…Sn Alim Işık tarafından verilen soru önergesine Bakanlık tarafından verilen cevap bize bunu net anlatıyor…Bunu artık kavramak zorundayız…

Defalarca sarfedilen çabalar elbette yol almamıza sebep oldu…Ancak şöyle düşünüyorum hiç birimizin elinde BİMER tarafından üstü kapalı verilen birkaç cevaptan başka müsbet cevap yok..Kısaca yazılı bir belgeye sahip değiliz..Bu bizim için büyük bir handikaptır ve bunu çözmenin tek yolu dilekçelerle cevap istemektedir…Defalarca yazdığım gibi belki 1000 kişi Ankara da olamadı ama Bilgi edinme yasasını kullanarak binlerce dilekçe cevaplandırılmak durumunda bırakılabilir…Hepimiz biliyoruz bu vatandaş olarak hakkımız…

Hal böyle olduğuna göre herkes bir dilekçe ile müracaatta bulunup komisyonları artık bu konuya gözlerini kapamamaları gerektiğini anlatırız…Bu da ekim ayına kadar bizim TBMM de tekrar konuşulmamızı en azından YANLIŞ yaptıklarını bildiğimizi bir kere daha göstermiş olur…Ve şunu unutmayalım duraksadığımız her zaman dilimi bize ZARAR verecektir.

ARTIK DÜNÜ BİR KENARA BIRAKIP YAPMAMIZ GEREKEN HERKESİN KISA BİR DİLEKÇE YAZIP İLK OLARAK İNSAN HAKLARI İNCELEME KOMİSYONUNA GÖNDEREREK.BU YAZIYI SİTEYE KOPYLAMASIYLA KAÇ MÜRACAATIN OLDUĞUNU DA ÖĞRENMELİ VE EKİM E KADAR BUNA DEVAM ETMELİYİZ…

KANUNSUZ CEZA OLMAZ…BUNU UYGULAMAYA KOYMALILAR..

MY WAY

Adsız dedi ki...

Son 6 ayda bin 461 kişi karşılıksız çekten hapiste


Karşılıksız çek sorunu büyüyor. Adalet Bakanı Ergin, 2009'un ilk 6 ayındaki çek davalarının 2007'nin tamamını geçtiğini açıkladı
--------------------------------------------------------------------------------
Karşılıksız çek suçunu yeniden düzenleyecek yasa tasarısı TBMM gündemine gelmeyi beklerken; mağdurların sayısı da giderek artıyor. Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in verdiği rakamlara göre; 2009'un ilk 6 ayında açılan çek davalarının sayısı 2007 yılının tamamında açılanları geçti. Geçtiğimiz 6 ay içinde 221 bin 755 kişi çek yüzünden hakim karşısına çıkarken; bunlardan bin 461 kişi cezaevine girdi. TBMM'de bir soru önergesini cevaplandıran Ergin, karşılıksız çek nedeniyle açılan davaların 2008 ve 2009 yılında arttığı yanıtını verdi. Ergin'in açıkladığı rakamlara göre; 2008 yılında karşılıksız çek nedeniyle 211 bin 363 dava açılırken, yargılanan kişi sayısı 312 bin 516 oldu.

Cezalar da arttı
2009'un ilk 6 ayında ise 2007'nin tamamından fazla olarak 159 bin 774 dava açıldı ve 221 bin 755 kişi yargılandı. 2009 yılının ilk yarısında karşılıksız çek nedeniyle cezaevlerine giren kişi sayısı ise bin 461 oldu.

Adsız dedi ki...

SİGARA YASAĞINI PROTESTO ETMEK İÇİN TOPLANAN 10.000 KAHVECİ ESNAFI BÜYÜK BİR EYLEM YAPMIŞ ARKADAŞLAR. VE SAĞLIK BAKANI BU OLAYLARIN 3-5 GÜN İÇERİSİNDE ÇÖZÜLECEĞİNİ SÖLEMİŞ..

YAZIK ÇOK YAZIK. 30-40 KİŞİ İLE YAPTIĞIMIZ EYLEMLER DEMEKKİ SİNEK FISILTISINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLMİŞ.

EĞER EKİM AYINDA SAYICA ÇOĞALAMAZSAK VAY HALİMİZE.
AYRICA ARKADAŞLAR BEN HİÇBİR SAFTA DEĞİLİM. BEN ÇOĞUNLUĞUN OLDUĞU SAFTAYIM.BU NEDENLEDİR Kİ BURHAN İŞCAN YADA RAHMİ OFLUOĞLU GİBİ ZAATLARIN YAPMIŞ OLDUKLARI HER ORGANİZASYONA KATILIRIM.BENİ KİŞİLER DEĞİL YAPILAN İCRAATLAR İLGİLENDİRİR.HANGİSİ YARARIMA YADA YARARIMIZAYSA ORDA OLURUM..

EKİM AYINA KADAR MAİLE FAXA MESAJLARA DEVAM EDELİM LÜTFEN

jenardi
iletişim: 0537 979 09 28

Adsız dedi ki...

Taksiciler büyük mitinge hazırlanıyor
Atatürk Havalimanı Taksiciler Kooperatifi öncülüğünde İstanbul taksileri Çağlayan Meydanı'nda korsana karşı miting düzenleyecek
18 Ağustos 2009 Salı, 17:57
Atatürk Havalimanı Taksiciler Kooperatifi öncülüğünde Türkiye'de bir ilk olacak olan dev bir miting hazırlığı yapılıyor.

Resmi kayıtlı taksilerin 3 katına ulaşmış olan Korsan Taşımacılığa karşı sabırları tükenen taksiciler büyük ses getirecek dev bir mitingin hummalı hazırlıkları içerisindeler. Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük Taksi kuruluşu ünvanına sahip Atatürk Havalimanı Taksiciler Kooperatifi yerel seçimler öncesinde İBB tarafından her yıl düzenli olarak alınan "Ruhsat Harçları"nın kaldırılmasını sağlamıştı.

Plaka tahditlerinin kaldırılması sürecinde izledikleri kararlı tutum ve oluşturdukları kamuoyu ile sektörün sözcüsü haline gelen Havalimanı Taksiciler Kooperatifi, bu kez dayanılmaz boyutlara ulaşan Korsan Taksi Taşımacılığına karşı bir miting düzenleme hazırlığındalar.

Resmi kurum ve kuruluşlara yapılan yazılı müraacatlardan bir netice almayan sektör temsilcileri 11 Ekim 2009 tarihinde Çağlayan Meydanında binlerce kişiyi hak ve emek mücadelesi için bir araya getiriyor. Haksızlığa tahammülü olmayan herkesin davet edildiği mitinge katılımın çok büyük olacağı ifade edilirken tüm hazırlıklar hızla devam ediyor.

Atatürk Havalimanı Taksiciler Kooperatifi Başkanı Fahrettin Can, resmi müraacatını 3 Temmuz'da yaptığı miting'in tebliği geçtiğimiz günlerde tarafına ulaştırıldı. Miting Valilik ve Emniyet izni ile 11 Ekim'de gerçekleşecek.


Aileleri ile ekmek ve hak mücadelesi için Çağlayan Meydanı'nda toplanacak olan İstanbul Taksicileri haksızlıklığa ve her türlü korsana karşı Çağlayan'da binlerce kişi ile tepkilerini dile getirecek. Ekmeklerinin korsan taksiler tarafından gasp edilmesi konusunda sabırları taşan sektörün emekçileri artık haklarını hırsızlar tarafından yenilmesine dur demek için aileleri ve çocukları ile mitinge katılacaklar

Adsız dedi ki...

TAKSİCİLER HAKSIZLIĞA KARŞIMİTİNG DÜZENLİYORMUŞ BİZ MADEM ÇOK KALABALIK OLAMIYORUZ BU TÜR ORGANİZASYONLARIN İÇİNDE OLALAIM BARİ,BEŞİKTAŞ ÇARŞI GURUBUDA HER TÜR SOSYAL OLAYA DUYARLIDIR ULAŞALIM MAGAZİNSELDE OLSA HABER OLURUZ

Adsız dedi ki...

Bütün gazetecilere fax ve mail atalım. hepsinde bir dramı yazalım.

Adsız dedi ki...

ALACAKLILARI DÜŞÜNMEK..!

Arkadaşlarımızın mesajlarından okuyorum.. Bazı milletvekilleri “..evet, haklısınız ama ‘alacaklıları’da düşünmeliyiz..” diyorlarmış.

Bilirim, bizim bazı vekillerimiz hakikaten tam da YUNUS’un değneği gibi pürüzsüz, budaksız kimselerdir..

Sağ elin hakkını sol ele geçirmezler.

Allah’ım sen beni hatadan günahtan koru, sabırlar ihsan eyle..

Yahu vekil kardeş,
Bu söylediğinizin neresini düzelteyim.. Veya siz ne söylediğinizin farkında mısın? .

Hadi önce soralım,
Kardeşim, sayın vekilimiz! Siz; millet adına görev yapan bir yasama meclisinin yani TBMM’nin üyesi mi? yoksa bir alacaklının avukatı mısınız?

Ne yani sizin aracılığınız ile biz alacaklıdan bir şey mi talep ediyoruz?.. Alacaklı kim veya ne miktar alacaklı, sizi ne ilgilendirir, neden ilgilendirir?..

Beyefendi biz sizden, ne BK’nu, ne İİK’nu değiştirin de bizim borçlarımız azalsın, silinsin yahut ipotekli tek evimizi ocağımızı, ana baba evini haczettirmeyin filan demiyoruz..

Biz zaten kaybetmişiz.. Kaybımızın büyüklüğü tamamen bizi ilgilendirir.. Ancak sıfırdan da aşağıya çukurun dibine kadar düşüp düşmememiz, varsa eğer; uygar, çağdaş, sosyal bir hukuk devletimiz, artık onu ilgilendirir.. Bu anlamda zaten bizim için düşecek bir yükseklik kalmamış, sıfırdan sonrası biz ne kadar nerde isek devletimiz de (siz de) bizimle ordadır..

Ha bir duyarlı vekilin bir kanun teklifi var.. Ev eşyaları haczedilmesin diye.. Belki böylece varını yoğunu kaybeden bu ülkenin ‘düşen insanları’ çoluk çocuğunun göz yaşları ile halı, kilim, koltuk takımı, buzdolabı, fırın gibi ev eşyası haczinden ve böylesi rezil bir durumdan kurtulurlarda bir miktar uygar toplumlardaki gibi küçük bir insanı boyut kazanırız..

Alacaklıyı düşünme konusuna dönersek, bakınız sayın vekilimiz.. Gördüğünüz gibi bir dolandırıcıya benziyor mu halimiz?.. Şayet ezberden söylemiyorsanız bu tam bir aldatmaca, çamura yatmadır.. O zaman senet ve cari hesaplardan (açık hesaplardan) dolayı da alacaklıyı düşünün.. Kim ki bir alacaklıya borcunu ödemez, (ödeyemez, fark etmez) boynu vurula, hapse tıkıla deyin..

Yazık.. Sizin okumuş yazmışlığınız buysa bilgiye de yazık, yazıya da yazık.. Esasen bu millete yazık..

devamı var-->

Adsız dedi ki...

Bakınız sayın vekilimiz.. Bu bir hukuk ve adalet skandalıdır..

Sizin birincil göreviniz alacaklıyı, borçluyu değil, insanı düşünmek ve konu adaletse adaleti sağlamaktır.. Hatta eşit adalet bile yetmez güçsüzleri, çaresizleri daha fazla koruyan bir adaleti sağlamalısınız..

Herkese eşit davranmak adalet için yeterli değildir. Bir hukuk düzeni güçsüzleri koruduğu ölçüde adaletli olabilir.. (Aristoteles)

Nitelikli birkaç dolandırıcı için tanzim edilmiş, bir eskimiş urbayı bizim gibi binlerce insana (çakarak, çaktırarak veya çaktırmadan) hukuku ve hakikati zorlayıp giydirmek tam bir aldatmacadır, tam bir cehalettir, zulümdür..

Zira; böyle bir durumda kötü niyetliyi, dolandırıcıyı ölçü almak, bir başka ve daha fazla bir kötü niyetliliktir.. Kaldı ki; sûi misal emsal olmaz..

Aslında, bütün bu mülahazaları, ceza vermeye şartlanmış ve ezberlenmiş kanun maddelerini bir yana bırakın, yapılan muameleyi, (mübarek olan kanun mudur, hukuk mudur?) sade bir vicdanla, mantıkla bunu düşünün..

Bu yapılan; alacaklı adına (İİK yetmiyor deyip) borçluyu DEVLET GÜCÜ ile TEHDİT ETMEK değil midir?

Ben inanıyorum ki; (kendilerini) MAFYA (kabul eden bir takım kimseler) bile şayet borçluyu (kişiliğini) tanımadan “bir dümeni varsa boğazına çöker alırız” derler de, durumu anladıklarında “adam namuslu bir adammış kardeşim, yapacak bir şey yok, hatta bu adama kimseye de bir şey yaptırmam” der, (mafya ahlakı, hukuku gereği) racon bile keserler..

Racon bilmeyen ve ‘gerçek mafyanın yüz karası’ bazı çakallar, vicdansızlar çıkarlarından başka kural tanımayıp sonuçta beş parası kalmamış masumların, güçsüzlerin canını yakabilmektedir..

Kaldı ki her iki tiptekiler de yaptıkları (alabildikleri) tahsilattan(!) emeklerinin karşılığı(!) olan miktarı alıp hiç olmazsa esas miktarı alacaklıya verirler..

Peki batmış bir iş sahibi hadi diyelim ki buldu buluşturdu, adli(!) para cezasını hapis tehdidi ile ödedi.. Ne yapıyor devletimiz, tüm parayı hoop hazinesine.. Acı ve de hüzünle gülümsenecek bir durum..

Şimdi siz hâlâ alacaklıyı mı düşünüyorsunuz sahi?

Bir ayıp hissi doluşuyor zihnime ki sormayın gitsin..

Murat YALÇIN

Adsız dedi ki...

Değerli arkadaşlar; belirtilen yerlere belirttiğiniz örnek yazıları ve kendi yazılarımı fazlasıyla gönderdiğimi sanıyorum. Yeni yapılacak birşeyler varsa onlarıda yapalım. Ayrıca; ses getirecek ve yayınlayacak basın ile ilgili mail adresleri tam olarak verilirse; oralarada mail ve fakslarımızı gönderelim. Saygılarla. Hasan(Barışçı)-Mersin

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR AKP Lİ BAKANLARA SMS YOLLAMAYA HEP BERABER BAŞLASAK DİYORUM.HEPİMİZİN AYNI ZAMAN ARALIKLARINDA YOĞUNLAŞMAMIZ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.TELEFONLARINA GELECEK OLAN BİRKAÇ SMS ETKİLİ OLMAZ.NE DİYORSUNUZ?? TURKCELL DEN 30 KONTÖRE 10.000 SMS ALARAK HEP BERABER HER GÜN 1 AY BOYUNCA YOLLAYALIM.BEN 2-3 KONTÖRLÜ HATTAN YOLLAYACAĞIM NE OLUR SİZLERDE DESTEK VERİN.SAYGILAR

Ncdt dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

pekı yanında calıstırdıgı vekaletı olmayan elemana faturalı mallara karsılık cek ımzalatmıs bır kısmını ödemıs gerı kalan kısmını krızden dolayı ödeyememıs sırket sahıbı ve elemanına ne ceza gelır?

Adsız dedi ki...

SAYIN ARKADAŞLAR EN SON AHMET İYİMAYA BEYFENDİYLE YAPTIĞIMIZ GÖRÜŞMEDE BU İŞİ BAŞBAKANIN İSTEMEDİĞİNİ ÖĞRENDİK. YANİ BU İŞE BAŞBAKAN KÖSTEK OLUYOR DEDİLER.ONUN İÇİN ŞİMDİ BİR MAİL VE FAX YAĞMURU BAŞLATALIM. AŞAĞIDA MAİLLERİ OLAN ZAATLAR AKPARTİ M.K.Y.K. ÜYESİDİR. YANİ PARTİNİN EN ÜST DÜZEY KARAR ORGANLARININ MAİLLERİDİR.İÇİNDE BAŞBAKANIN DA MAİL ADRESİ VARDIR.FAX NUMARALARINI DA MUHAKKAK DEĞERLENDİRELİM. SİZLERE DERTLERİMİZİ ANLATAN BİR METİN GÖNDERİCEM. EN ALTINA SİZLERE KENDİ ÇAPINIZDA MAĞDURİYETLERİNİZİ YAZARSANIZ DAHA ETKİLİ OLUR. HADİ ARKADAŞLAR EKİM AYINA KADAR ALT YAPIYI OLUŞTURALIM. OTURDUĞUNUZ YERDNE BARİ BİRŞEYLER YAPABİLİRSİNİZ

Adsız dedi ki...

SAYIN BAŞBAKANIM , BAKANIM , VEKİLİM, SAYIN YETKİLİ;

Bizler artık sayıları milyonları bulan , ekonomik kriz sebebiyle çeklerini ödeyememiş esnaflarız.Yalnızca Türkiye Cumhuriyeti devletine haiz olan ‘’Çeklerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hakkında kanun’’ hükümleri çerçevesinde adına para cezası denilen ve Anayasamıza, uydurulmuş bir kılıf maddesiyle HAPİS cezası almış tüccarlarız.Sesimizi duyuramıyoruz ,çünkü hepimiz kaçak durumda ve aranmaktayız.

Çeklerini ekonomik kriz sebebiyle ödeyememiş esnafımıza,bu çeklerini HAPİS korkusu ile ödettiren\ödettirmeye zorlayan,meclisimizi dolaylı olarak etkilemeye çalışan , Banka ve Factoringcilerin T.B.M.M ‘nin üzerinde bir yaptırımı olmasını kınıyoruz.Nitekim Başbakanımız ‘’T.B.M.M ‘nin üzerine hiçbir güç yoktur’’ demiştir.

2009 yılı itibariyle ekonomik krizinde etkisiyle bu zamana kadar katlanarak büyüyen ödenemeyen çek sayısı 3.5 milyonu aşmıştır.Esnafımızı , HAPİS ile korkutarak çekini ödemeye zorlamak, bu rakamlarla da görülmüştür ki imkansız bir hal almıştır.

Ödenemeyen bir çekin yasal sonucu olarak hapis cezası almış tüccarımız ,sadece alacaklı tarafın egosu için bu cezalarla karşılaşmaktadır.Cezasını tamamlayıp cezaevinden çıkanların bir çoğu, kendileri hakkında ceza davası açan alacaklının, borcunu ödemeye de yanaşmamaktır.Bu sebebledir ki artık çeklerde hapis cezalarının caydırıcılık boyutu kalmamıştır.Bu insanlık dışı kanunda alacaklı tarafa verilen bir kağıt parçasının yaptırımı hapis olmamalıdır.ÖZGÜRLÜK ve HÜRRİYET teminat olarak verilemez.

Şuan itibariyle de yüzbinlerce kişi, haklarında hükmü kesinleşmiş ve kaçak bir vaziyette borçlarını kıt imkanlar dahilinde ödemeye çalışmaktadır.Cezaevindeki esnaflarımız hükümetimizden bu konuya acil bir çare beklemektedir.Sayıları milyonları bulan çek cezalısı esnafımızın oy potansiyeli düşünüldüğünde,bir siyasi partiyi meclise gönderecek sayılarla karşılaşılmaktadır.

Her fırsatta duyduğumuz, iyi niyetli-kötü niyetli ayrımı için TCK’ nın ilgili dolandırıcılık maddeleri ile bu sorun çözüme kavuşturulabilir.

Bizler artık babalarımızı istiyoruz.bizler artık eşlerimizi istiyoruz.çocuklarımız aç. Kaçak durumda olan esnafımızın evinden dışarı çıkmaya özgürlüğü yok bu sebepledir ki evlerine süt götüremeyen insanlar var.Bizlere bu özgürlüğümüzü veriniz.borçlarımızı ödemenin her şeyden önce kul hakkı olduğunu iyi biliyoruz.

Sizler,Bankaların, Factoring firmalarının, tefecilerin, eli çantalı lobi faaliyetlerinin değil , biz esnafın vekili olduğunuzu gösteriniz.Bu zamana kadar yapılmış olan çek kanunlarında bir ilki gerçekleştiriniz.T.B.M.M.’ nin her kurumun ve kuruluşun üstünde olduğunu ispatlayınız.Likiditenin ve çeklerin ekonomide dönen payının hesabından çok,insan onuruna verilen değer ile hukukun üstünlüğünü ön plana alınız.

Çek kanunu’nun şuandaki haliyle, Anayasa’ya , Hukuka, Avrupa insan hakları sözleşmesine aykırı olduğu artık tüm kesimler ve kurumlarca bilinmektedir.Yeni kanunda bu hükümlerin kaldırılması hangi etken ve kurumlar tarafından engellenmektedir bilmek istiyoruz.Alacaklı tarafa hiçbir şey kazandırmayan , sadece egonun tatmini için kullanılan , adliyeleri ve mahkemeleri icra dairesine çeviren , iş yükünü artık altından kalkılmaz hale getiren , tüm otoritelerce insanlık dışı kabul edilen , sorgusuz ve savunmasızca hükmü verilen , cezası süre bakımından 5 yıl olan, ailelerin perişan olup dağılmasına yol açan , sosyal patlamaları yavaş yavaş tetikleyen BU YASANIN BİR AN EVVEL SONUÇLANMASI VE AVRUPA BİRLİĞİ NORMLARINA GÖRE UYARLANMASINI İSTİYORUZ. BİZ ESNAF OLARAK HALEN T.B.M.M. ‘ NİN ÜZERİNDE HİÇBİR GÜCÜN OLMADIĞINA İNANIYORUZ..

SAYGILARIMIZLA
BORÇLARINI ÖDEMEK İSTEYEN ÇEKZEDE ESNAF GRUBU

Adsız dedi ki...

http://rte.gen.tr/iframecontact_65.html

agahkafkas@akparti.org.tr
aedipugur@akparti.org.tr
ahmetinal@akparti.org.tr
alibabacan@akparti.org.tr
ahmetyasar@akparti.org.tr
aosmansali@akparti.org.tr
aysebohurler@akparti.org.tr
cemilcicek@akparti.org.tr
egemen@egemenbagis.com
halukipek@akparti.org.tr
huseyintanriverdi@akparti.org.tr
hayatiyazici@akparti.org.tr
muratmercan@akparti.org.tr
lokmanayva@akparti.org.tr
necaticetinkaya@akparti.org.tr
nihatergun@akparti.org.tr
semihaoyus@akparti.org.tr
rehadenemec@akparti.org.tr
syahsiyasar@akparti.org.tr
sukruayalan@akparti.org.tr
tevhitkarakaya@akparti.org.tr
omercelik@akparti.org.tr
sadullahergin@adalet.gov.tr
sadullahergin@akparti.org
sadullahergin@hotmail.com


AK PARTİ GENEL MERKEZ FAX: 0312 204 50 20
ADALET BAKANLIĞI FAX: 0312 419 33 70
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI FAKS NO: 0312 420 51 65

Adsız dedi ki...

Çatlı'nın kızına çek davası

Ali OKTAY - Özlem SEZER 20.08.2009
Tahsilat için bankaya verdiği iki çek karşılıksız çıkan Selcen Çatlı Bayrak hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı
Türkiye'yi sarsan Susurluk kazasında hayatını kaybeden Abdullah Çatlı'nın küçük kızı Selcen Çatlı Bayrak'ın bankaya verdiği 40 ve 50 bin lira tutarındaki iki çek karşılıksız çıktı. İşadamı Mehmet Ali Bayrak'ın oğlu Arif Bayrak'la 2002'de evlenen Çatlı'nın kızı Selcen Çatlı Bayrak, hakkında dava açıldı.

BİLGİ VERİLDİ AMA...
Şikâyetçi banka, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine Selcen Çatlı Bayrak'a bilgi verildiğini ve buna rağmen düzeltme hakkını kullanmadığını ileri sürdü. "Çek Yasası'na Muhalefet" ettiği iddia edilen Bayrak, geçen yıl mahkemeye başvurarak, çek karnesinin rızası dışında elinden çıktığını ve çeklerin başkaları tarafından kullanıldığını iddia etti.

'İMZA BANA AİT DEĞİL'
Çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığını öne süren Selcen Çatlı Bayrak, Karayel Tekstil ve Metal Sanayi Şirketi'nin elinde olduğunu iddia ettiği ve bankaya verilen çeklerle ilgili bir borcunun olmadığının tespiti için dava açmıştı.

Adsız dedi ki...

Değerli Arkadaşlar


Milletvekilleri tarafından verilen soru önergelerinde bana göre çekle ilgili büyük soruna ilişkin en netice alınacak soru SN RASİM ÇAKIR tarafından sorulmuştu…Fakat çok manidardır ki o soru süresi içinde cevaplanmadı..Yazılı soru önergesini aşağıya aktarıyorum ve konu ile ilgili yorumlarınızı bekliyorum…

Mevcut çek yasasındaki cezai yaptırımların 31.12.2008 tarihine kadar yeni TCK ile uyumlu hale getirilmediği için artık uygulanamaz olduğu,yeni yasa çıkıncaya kadar bu davalara ve devam eden mahkumiyetlere beraat kararı verilmesi gerektiği hususu birçok hukukçumuz tarafından dile getirilmektedir.Bu durum da bir hukuksal kargaşa oluşturmaktadır ve değişik mahkemelerde beraat ve mahkumiyete yapılan itiraza kabul ve mahkumiyet gibi leh ve aleyhte kararlar verilmesi vatandaşlarımızın arasında haksızlığa neden olmaktadır.

Soru 1-Bu durumun düzeltilmesi hakkında bir çalışmanız varmıdır?

Cevaplansaydı acaba sizce nasıl açıklarlardı?bu da benim eklediğim soru…

MY WAY

Adsız dedi ki...

Yorumlarınızı SADULLAH ERGIN sayfasına bırakın

Adsız dedi ki...

star tv de akşam haberlerinde karşılıksız cekle ilgili haber vardı sonuna yetişebildim haberin detayını bilen arkadaş varsa yazarmı saygılarımla...

Cuneyt dedi ki...

ARKADAŞLAR
YORUMLARINIZI ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN HABERLERİNE YAPALIM
BİR ŞEKİLDE DİKKATLERİ ÇEKMEMİZ GEREKİYOR
ALTTAKİ LİNKE TIKLAYARAK YORUMLARINIZI BIRAKIN

SADULLAH ERGİN SAYFASI

Adsız dedi ki...

Sayın Sadullah Ergin, bizler sayıları yüzbinlerle ifade edilen çek mağdurlarıyız Türk Ticaret Kanunu'nun çek ile ilgili hükümleri İsviçre borçlar kanunundan tercume edilerek alınmıştır. 3167 sayili kanun çek kullanımını yaygınlaştırması gererkirken, Tamamen karşılıksız çek keşidecilerini cezalandırmaya yönelik gayri insani hükümler taşımaktadır. Bu kanun, temelde Banka ve Ticaret Araştırma Enstitüsünün Tasarısını esas almıştır. Karşılıksız çeke Hapis cezası Türk Hukuk Sistemi açısından bir yüz karasıdır! Kişi hak ve hürriyetlerine aykırı bu uygulama 1 Ocak 2009 tarihinde yeni bir boyut kazanmıştır.

Adsız dedi ki...

Karşılıksız Çek Vermekten Gözaltına Alınan Yönetmen Ezel Akay Tutuklandı Karşılıksız Çek Verdiği Gerekçesiyle Antalya'da Gözaltına Alınan Yönetmen Ezel Akay, Tutuklanarak Cezaevine Gönderildi.
Karşılıksız çek verdiği gerekçesiyle Antalya'da gözaltına alınan yönetmen Ezel Akay, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Altın Portakal Film Festivali için geldiği Antalya'da bu sabah kaldığı Dedeman Otel'de polis tarafından gözaltına alınan Ezel Akay karşılıksız çek verme suçunu konu alan 3167 Sayılı Kanun'a muhalefetten Asayis Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Daha sonra Antalya Adliyesi'ne getirilen yönetmen Ezel Akay'ın borcunu ödemediği anlaşıldı. Adliye nezaretinde sabah saatlerinden beri bekletilen Ezel Akay hakkında Fatih Adliyesi tarafından çıkarılan tutuklama müzekkeresi bulunduğu belirtildi.

Akay daha sonra tutuklanarak Antalya E Tipi Cezaevi'ne gönderildi.

Adsız dedi ki...

SLM ÇOK MADUR DURUMDAYIZ 2 KIZIM VAR BİRİ 11 BİR 3 YAŞINDA EŞİM İFLAS ETTİ BORÇLULAR ÇOK KÖTÜ KONUŞUYOR VE EN YAKINIMDA 50 MİLYAR ESK İ PARAYLA YANİ PARA ALMIŞTIK VE KOCASININ HABERİ YOK BİZİM YÜZÜMÜZDE KOCASI ONU BOŞAYABİLİR KOCAMIN KREDİ KARTLARIYLA BERABER 300 MİLYAR BORCU VAR KOCAM YA İNTAHAR EDECEK YADA BİZİ YÜZ ÜSTÜ BIRAKACAK AMA BIRAKMASINI İSTEMİYORUZ ÇOÇUKLARI VE BEN ÇOK SEVİYORUZ ODA ÇOÇUKLARINI ALACAĞIM VAR DİYOR AMA ADAM KAÇMIŞ AMA VERECEKLİLER BEKLEMİYOR

Adsız dedi ki...

DEVLETİMİZE KARŞI GELENLERE.ASKERİMİZE VATANIMIZA İHANET EDENLERE,BAYRAĞIMIZI AYAK ALTINA ALANLARA BİNLERCE ÇOCUKLARI YETİM BIRAKANLARA,YUVA YIKANLARA TEFECİLERE BU ÜLKEDE AF VAAAAAAAAAR.AMA ÇEK MAĞDURLARINA CEZAEVİ.İKDİDARA GELEN BÜYÜKLERİM.ÜLKEMİZDE NE AZALDI.İŞSİZLİK Mİ,FUHUŞ MU,HIRSIZLIK MI,HER TÜRLÜ PİSLİK FAALİYET ÇOĞALDI BUNLARIN SEBEBİ SİZSİNİZ.EKONOMİSİ BİTEN ÜLKEDE HERTÜRLÜ PİSLİK FAALİYET ÇOĞALIR.BU ÇOĞALMALAR KİMİN YÜZÜNDEN OLDU BUNUN HESABINI KİMLER VERECEK.DİKKATİNİZİ ÇEKERİM Kİ BU ÜLKEDE ÇEKDEN YATAN MAĞDUR SAYISI ŞU AN TUTUKLU YATANLARDAN YARISINDAN FAZLA.BU GİDİŞLE ESNAF KALMAYACAK.BUNLARI GÖRMEMEZLİKTEN GELİN SİZ EN GÜZELİ BATAN MAĞDUR İNSANLARI CEZAEVİNE ATIN.TERÖRÜSLERE AF ÇIKARTIN BİRDE YÜKLÜ MİKTARDA KREDİ VERİN Kİ İÇERİ GİREN MAĞDUR İNSANLARIN YERİNİ DOLDURSUN.AYRICA VATANIMIZA İHANET EDENLERE BİRDE PLAKET VE MADALYA VERSENİZ İYİ OLUR.MÜSLÜMANLIK BU DEYİLDİR ALLAH İNŞALLAH BUNUN HESABINI YETKİLİLERDEN SORAR.ÇEK MAĞDURLARININ HAKKINDA ALLAH HAYIRLISINI VERSİN DERİM.

Anonymous dedi ki...

SLM ÇOK MADUR DURUMDAYIZ 2 KIZIM VAR BİRİ 11 BİR 3 YAŞINDA EŞİM İFLAS ETTİ BORÇLULAR ÇOK KÖTÜ KONUŞUYOR VE EN YAKINIMDA 50 MİLYAR ESK İ PARAYLA YANİ PARA ALMIŞTIK VE KOCASININ HABERİ YOK BİZİM YÜZÜMÜZDE KOCASI ONU BOŞAYABİLİR KOCAMIN KREDİ KARTLARIYLA BERABER 300 MİLYAR BORCU VAR KOCAM YA İNTAHAR EDECEK YADA BİZİ YÜZ ÜSTÜ BIRAKACAK AMA BIRAKMASINI İSTEMİYORUZ ÇOÇUKLARI VE BEN ÇOK SEVİYORUZ ODA ÇOÇUKLARINI ALACAĞIM VAR DİYOR AMA ADAM KAÇMIŞ AMA VERECEKLİLER BEKLEMİYOR

Anonymous dedi ki...

Bizler ekonomik krizin hem maddi hem manevi acısını iliklerimize kadar hissettiren
parçalanmış,bir kısmı cezaevlerinde olan ve üst üste sağlıksız yaşam koşullarında hapis yatan,onbinlerce ÇEK cezasından dolayı kaçak insanın bitmek bilmeyen sorunlarla karşı karşıya kalan aileleriyiz.

Evrensel hukuk ilkeleri ile bağdaşmayan,TC A nayasasına aykırı,insan haklarına uymayanAB uyum yasalarına aykırı ÇEK yasası mağdurlaryız.

Ekonominin sağlıklı yürüdüğü zaman ulusal bazda hissedilmeyen bu yıkım,BÜYÜK BALIĞIN bir taraftan devlete olan yükümlülüklerini yerken bizleri yutmasıyla sayıları yüzbinlere çıkan ÇEK MAĞDURLARI meydana gelmiştir.

Önce icralar sonra tefeciyle kurtulma çabası ve sonuç KARŞILIKSIZ ÇEK.

Resmi rakamlarca 80 bin kapasiteli cezaevlerinde yatırılan 120 bin kişi gayri resmi rakamlarla 190 bin kişi,geçici bir yasa çıkararak zaten uyumsuz hale gelen çek yasasının 31.12.2008 tarihine kadar hazineye alacaklının alması gereken rakamdan daha düşük bir rakam çıkararak aktarmak gayesi ile eklenen süreli maddenin dolmasıyla ÇEK YASASININ uygulanamaz hale gelmesi ile…

Adalet komisyonu başkanınında ceza verilemez dediği…

Sn Prof.Hayri Domaniç in o tarihlerde eleştirdiği Sn Prof Adem Sözüer in önce açıklayıp yanlışlığı duyurmak amacı ile sempozyum yaptığı panellerde anlattığı hatta komisyon toplantısında üyelere anlattığı,Yargıtay Başkanı Sn Hasan Gerçeker’in komisyona yazı göndererek yanlışılığı işaret ettiği ÇEK yasası ALLAHın yardımıyla yasalolmayan süreli maddenin 31.12.2008 tarihine kadar bir kere daha uzatılmasının unutulması sonucunda mağdur lehine beraat durumu meydana gelmiştir…

Adli Para cezasının hazineye ödenmesini sağlamak için yol aranmasının zaten tamamen bitmiş durumda olan çek mağdurlarından tahsilat yapılmasının mümkün olamayacağı defalarca anlatıldı..

10.06.2009 tarihinde Muharrem Sarıkaya ile görüşen Ahmet İyimaya ve Hakkı Köylü yargıdan hükümetin destek istediği ve beraat veren mahkemelere yazı çıkarılarak beraat kararlarının durdurulmasının sağlanacağını söyledi ve 10.daire seviyesinde bu durum sağlandı.Toplumun artık ezberlediği Anayasamızın 138.maddesi Yasa Koyucu tarafından ihlal edilmekte ve 10.daire bunun için görevlendirilmekte idi.

Hiç şüphesiz bir banka müdürünün çek vereceği kişinin dolandırıcı olup olmadığını anlayacak vasıflara sahip olduğunu anlaması için müneccim olmasının gerekmediğini hepimiz biliriz..Çek koçanının teslim edileceği kişi veya kurum belli kriterleri taşır ve bu kriterlerinden dolayı çek karnesi teslim edilir…Bu kriterleri taşımayan kişilere verilen çek banka mensubunun bu gizli ilişkiden nemalandığı manasına gelir…Hangi banka müdürü mudisinin genel durumunu bilmez işyerlerini denetlemez bu bellidir..Ve her çek kullanan kişi ve ya kurumu dolandırıcı olarak görmenin mümkün olmadığını kesinlikle bilmeyen bir vekil ve kurum kalmamıştır…

Başka bir boyut Hayri Domaniç in yıllar önce ağır bir dille eleştirerek vadeli çekin bu ülkede kullanıldığı ve vadeli çekin sözleşmeden bağımsız olamayacağını anlattığı halde hem 5838 sayılı yasayı çıkararak çekin ülkemizde vadeli kullanıldığını yasaya ekleyip hemde ÇEK=PARA diyerek insanları hapisle cezalandırmak abesle iştigaldir..Ayrıca bu anlattığımız konuları bilerek ve isteyerek görmezden gelmek VEBAL altında kalmaktır..Konuşulan likidite sorunun arkasına sığınıp milyonları aylardır hapiste yatırmak,ailelerini perişan etmek vicdan taşıyan bir insanın yapabileceği iş değildir…Umarım bu konuyu bir kere daha düşünürler..SAYGILARIMLA

MAY WAY

Cuneyt dedi ki...

ARKADAŞLAR
YORUMLARINIZI ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN HABERLERİNE YAPALIM
BİR ŞEKİLDE DİKKATLERİ ÇEKMEMİZ GEREKİYOR
ALTTAKİ LİNKE TIKLAYARAK YORUMLARINIZI BIRAKIN

SADULLAH ERGİN SAYFASI

emır dedi ki...

Daire:10
Tarih:2006
Esas No:2005/6720
Karar No:2006/12542
Kaynak:İLGİLİ DAİRE
İlgili Maddeler:3167/16 TTK 720/2
İlgili Kavramlar:KARŞILIKSIZ ÇEK
TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
YARGITAY KARARI


Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Birol Güre’nin yapılan yargılaması sonucunda beraatına ilişkin Simav Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 06.07.2004 tarih ve 2004/153 esas 2004/231 karar sayılı hükmün süresi içersinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 13.09.2005 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
T.T.K.’nın 720/2. maddesine uygun olarak ibraz edilen çekin karşılığının ödenmemiş olması ile karşılıksız çek keşide etmek suçunun oluşacağı, çekler için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yasal süre içinde yapılan ibrazın hukuksal değerini ve suçun oluşumunu etkilemeyecegi gözetilerek, çeklerin iptali için açılan Simav Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/78 esas sayılı dava dosyasının getirilip, tarafların aynı kişiler ve dava konusu çeke ilişkin olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 13.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ADALET.ORG SITESINDE BUGUN YAYINLANMISTIR.

Anonymous dedi ki...

FAXLAR: TELEFONLAR: ALİ BABACAN: 0312 204 63 66
FAX: 0312 204 70 20 (0312) 348 43 96
MEHMET ŞİMŞEK : 0312 415 21 80-81
FAX: 0312 425 78 16 (312) 425 04 43 - 424 06 39
İSO: (212) 245 50 22 ( 212) 245 50 22
İTO: 0212.520 16 56
Türkiye bankalar birliği fax: 0212-282 09 46
Eğitim merkezi fax: 0212-233 01 83
ANAYASA MAHKEMESİ FAX: : 312.463.74.00
AK PARTİ GENEL MERKEZ FAX: 0312 204 50 20
AK PARTİ İSTABUL İL BAŞKANLIĞI FAX : 0212 221 95 77
AK PARTİ İZMİR İL BAŞKANLIĞI FAX: 0232 462 43 43
ADALET BAKANLIĞI FAX: 0312 419 33 70

MAİLLER: ATO : aot@ato.org.tr
İSO: www.iso.org.tr
http://rte.gen.tr/iframecontact_65.html

Anonymous dedi ki...

SAYIN BAŞBAKANIM , BAKANIM , VEKİLİM, SAYIN YETKİLİ;

Bizler artık sayıları milyonları bulan , ekonomik kriz sebebiyle çeklerini ödeyememiş esnaflarız.Yalnızca Türkiye Cumhuriyeti devletine haiz olan ‘’Çeklerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hakkında kanun’’ hükümleri çerçevesinde adına para cezası denilen ve Anayasamıza, uydurulmuş bir kılıf maddesiyle HAPİS cezası almış tüccarlarız.Sesimizi duyuramıyoruz ,çünkü hepimiz kaçak durumda ve aranmaktayız.

Çeklerini ekonomik kriz sebebiyle ödeyememiş esnafımıza,bu çeklerini HAPİS korkusu ile ödettiren\ödettirmeye zorlayan,meclisimizi dolaylı olarak etkilemeye çalışan , Banka ve Factoringcilerin T.B.M.M ‘nin üzerinde bir yaptırımı olmasını kınıyoruz.Nitekim Başbakanımız ‘’T.B.M.M ‘nin üzerine hiçbir güç yoktur’’ demiştir.

2009 yılı itibariyle ekonomik krizinde etkisiyle bu zamana kadar katlanarak büyüyen ödenemeyen çek sayısı 3.5 milyonu aşmıştır.Esnafımızı , HAPİS ile korkutarak çekini ödemeye zorlamak, bu rakamlarla da görülmüştür ki imkansız bir hal almıştır.

Ödenemeyen bir çekin yasal sonucu olarak hapis cezası almış tüccarımız ,sadece alacaklı tarafın egosu için bu cezalarla karşılaşmaktadır.Cezasını tamamlayıp cezaevinden çıkanların bir çoğu, kendileri hakkında ceza davası açan alacaklının, borcunu ödemeye de yanaşmamaktır.Bu sebebledir ki artık çeklerde hapis cezalarının caydırıcılık boyutu kalmamıştır.Bu insanlık dışı kanunda alacaklı tarafa verilen bir kağıt parçasının yaptırımı hapis olmamalıdır.ÖZGÜRLÜK ve HÜRRİYET teminat olarak verilemez.

Şuan itibariyle de yüzbinlerce kişi, haklarında hükmü kesinleşmiş ve kaçak bir vaziyette borçlarını kıt imkanlar dahilinde ödemeye çalışmaktadır.Cezaevindeki esnaflarımız hükümetimizden bu konuya acil bir çare beklemektedir.Sayıları milyonları bulan çek cezalısı esnafımızın oy potansiyeli düşünüldüğünde,bir siyasi partiyi meclise gönderecek sayılarla karşılaşılmaktadır.

Her fırsatta duyduğumuz, iyi niyetli-kötü niyetli ayrımı için TCK’ nın ilgili dolandırıcılık maddeleri ile bu sorun çözüme kavuşturulabilir.

Bizler artık babalarımızı istiyoruz.bizler artık eşlerimizi istiyoruz.çocuklarımız aç. Kaçak durumda olan esnafımızın evinden dışarı çıkmaya özgürlüğü yok bu sebepledir ki evlerine süt götüremeyen insanlar var.Bizlere bu özgürlüğümüzü veriniz.borçlarımızı ödemenin her şeyden önce kul hakkı olduğunu iyi biliyoruz.

Sizler,Bankaların, Factoring firmalarının, tefecilerin, eli çantalı lobi faaliyetlerinin değil , biz esnafın vekili olduğunuzu gösteriniz.Bu zamana kadar yapılmış olan çek kanunlarında bir ilki gerçekleştiriniz.T.B.M.M.’ nin her kurumun ve kuruluşun üstünde olduğunu ispatlayınız.Likiditenin ve çeklerin ekonomide dönen payının hesabından çok,insan onuruna verilen değer ile hukukun üstünlüğünü ön plana alınız.

Çek kanunu’nun şuandaki haliyle, Anayasa’ya , Hukuka, Avrupa insan hakları sözleşmesine aykırı olduğu artık tüm kesimler ve kurumlarca bilinmektedir.Yeni kanunda bu hükümlerin kaldırılması hangi etken ve kurumlar tarafından engellenmektedir bilmek istiyoruz.Alacaklı tarafa hiçbir şey kazandırmayan , sadece egonun tatmini için kullanılan , adliyeleri ve mahkemeleri icra dairesine çeviren , iş yükünü artık altından kalkılmaz hale getiren , tüm otoritelerce insanlık dışı kabul edilen , sorgusuz ve savunmasızca hükmü verilen , cezası süre bakımından 5 yıl olan, ailelerin perişan olup dağılmasına yol açan , sosyal patlamaları yavaş yavaş tetikleyen BU YASANIN BİR AN EVVEL SONUÇLANMASI VE AVRUPA BİRLİĞİ NORMLARINA GÖRE UYARLANMASINI İSTİYORUZ. BİZ ESNAF OLARAK HALEN T.B.M.M. ‘ NİN ÜZERİNDE HİÇBİR GÜCÜN OLMADIĞINA İNANIYORUZ..

SAYGILARIMIZLA
BORÇLARINI ÖDEMEK İSTEYEN ÇEKZEDE ESNAF GRUBU

Anonymous dedi ki...

İşadamı M.M gözaltına alındı
``Dolandırıcılık`` ve ``karşılıksız çek vermek`` suçlarından hakkında kesinleşmiş 8 yıl 1 ay hapis cezası bulunan iş adamı Mahmut M. gözaltına alındı
Alınan bilgiye göre, hakkında ``dolandırıcılık`` ve ``karşılıksız çek vermek`` suçundan bir çok dava açılan ve kesinleşmiş cezası nedeniyle aranan Mahmut M, Kadıköy Bağdat Caddesi üzerindeki evine girmek üzere olduğu sırada yakalandı.


Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliğine getirilen Mahmut M, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Kadıköy Adliyesine sevk edildi.

bey.pasa dedi ki...

Mademki anayasaya aykiri kararlar veriliyrsa, Anayasa Ihlali vardir ...Buda elbet suctur!!! ve hep birlikte kararlari verenlere yasal islem baslatalim diyorum...Bakalim o zaman kanun degisiyor mu?

Anonymous dedi ki...

ÇOK ZOR KARDEŞİM ÇOK ZORRR.BÜYÜK BİR MİTİNG LE BASTIRIR İSEK BELKİ.YOKSA BABACANIN ELİNE KALMIŞIZ.ULUCANLAR ESNAFI BABADAN DEDEDEN ESNAF.ONUN KAFASI BİZİM GİBİLERİ ALGILAYAMAZ CANIM KARDEŞİM.O ÇEKİ ÖDEYEMEDİNMİ HEMEN İNFAZ FELSEFESİ İLE BÜYÜMÜŞ.

Anonymous dedi ki...

Bugüne kadar sustum,elimden gelen maddi ve manevi desteği sağlamaya çalıştım.Ama son gelişmelerden sonra anladım ki 1000 değil 10000 kişi olsak,1 tefecinin 1 bebek katilinin kadar hükmümüz yok bu ülkede.ne kadar paran varsa kaç tane adam öldürdüysen o kadar adalet!ben bireysel olarak A.İ.H.Mgidiyorum.şu ana kadar çok zaman kaybettik.bu zamanı ve elimizdeki 3-5 kuruşu bu işe yatırsaydık olay farklı olurdu.kişisel görüşüm.

Anonymous dedi ki...

Saygıdeğer dostum;
yalçın
Ağustos 13, 2009, 1:06 pm üzerinde
Emeğe ve emekciye saygı duymak gerekir sayın BURHAN İŞCAN beyin çek ….
YIL 2006 özürlü insanların birşeyler kazanması için atelye açtım. Onlara hayata sevgiyle tutunmalarını sağlayak bir yer. 25 liraya mal olan korseleri, 40 liraya satıyorduk. tekerlekli sandalyesinde gelip para kazanan bir insanın mutluluğunu düşünebiliyormusunuz. Bu rüyayı bitirdiler. Devlet 160 lira ödemede bulunuyor bundan aşşağısına satamazsınız dediler. ambargolar koydular. Hastahanelere sokmadılar bizi. Devlet eliyle soygun yaptılar. Alacaklarımızı alamadık. Borçlarımızı veremedik. beni en çok ne kahretti biliyormusunuz? o insanların önünden sökülen makinalara, onların gözyaşıyla verdiği cevab. Bu sahneyi üç kere yaşadım. Kahroldum. Hala kahroluyorum.
Meclis bahçesinde, koridorlarda bu acıyı bir kere daha yaşadım. EMRE, HATİCE HANIM VE DİĞERLERİNİN GÖZLERİNDEKİ ÇARESİZLİK.
İHANETE UĞRAMANIN ÇARESİZLİĞİ İLE NE YAPACAĞINI BİLEMEDEN SURATIMDAN BENDEN ÇARE UMDULAR.
KAHROLDUM.
Başarılar benim şahsıma özel değildir. Başarının asıl kahramanları bu dostlardır. EMRE bana abi şuraya da gidelim, buraya da gidelim dedi durdu. meclis dağılana kadar. HATİCE HANIM baygınlıklar geçirdi. ÖNDER’i Konya’da acile kaldırmışlar. Diğerleri ona keza.
Yazma dediler bana. Cevap verme telefonlara.
Affedin dostlarım. BİLSİNLER HERKES. bilmeleri gerekir. Savaş niçin ve nasıl yapılır. SİZİNDE MAZERETLERİNİZ VARDI OYSA. AMA SİZİNDE SEVDİKLERİNİZ VARDI. HER ŞEYE BEDEL SEVGİ OLMALIYDI.
BUNU YAPTILAR ORDA. SEVDİKLERİ İÇİN HER ŞEYE BEDEL BÜLBÜLLÜK YAPTILAR.
BEN ALIŞKINIM DARBELERE. AMA BU DOSTLARINIZ.
BEN BU GÖZLERİ ÇOK GÖRDÜM. ÇARESİZLİKLE MEDET UMAN. VE AĞLAYAN.
MECLİSTE YİNE GÖRDÜM
AĞLADIM.
AĞLADIM.
NEDEN DEDİM YA RAB. BANA BU ACI.
KAHRAMAN DOSTLARIMA SELAM OLSUN.
BURHAN İŞCAN

Anonymous dedi ki...

VE AYRICA ARKADAŞLAR AŞAĞIDAKİ CEP TELEFONU BULUNAN ZAT-İ MUHTEREMLER AKAPARTİNİN AĞIR TOPLADIR. BEDAVA MESAJ HAKKI OLANLAR YADA MSJ GÖNDERMEK İSTEYENLER LÜTFEN TOPLU MSJ GÖNDERSİNLER. BEN ÖRNEK OLARAK 1 MSJ ÜCRETİNİ GEÇMEYECEK ŞEKİLDE,160 KARAKTERLİK BİR KAÇ ÖRNEK VERİYORUM.DİLEYEN YAZIP GÖNDEREBİLİR.

AŞAĞIDA LİNKİ BULUNAN SİTEDE MİLLETVEKİLLERİN CEP TELEFONLARI VAR, O ALDIKLARI CEP TELEFONLARINA SMS..



LİNK: http://milletvekilitelefonlari.blogspot.com/




Göndereceğiniz mesaj örnekleri:

1.özgürlüğünü ve hürriyetini ,kestiği çekleri için teminat olarak veren esnafımız şimdilerde hapislerde… bilginiz varmı?
2.eşimin tek bir günahı vardı ticaret yapmak.çoluk çocuk aç kaldık.çeklerini ödeyemedi ve hapse girdi.borcu var diye eşimi cezaevine atamazsınız
3.bankaların ve factoringcilerin değil bizim vekilimiz olduğunuzu kanıtlayınız.çeklerimizi ödemek istiyoruz.bize yardımcı olunuz
4.hiç kimse yalnızca borcundan ötürü özgürlüğünden alıkonulamaz maddesini anayasaya ekleyenler neden bunu çek kanununda uygulamazlar?
5.eşimi bir parkta beraber gezerken tutukladılar .ödeyemediği çekleri yüzünden.umarım sizinde başınıza gelmez.çeken bilir.bizleri kurtarın.

Anonymous dedi ki...

Değerli Arkadaşlar

01.01.2009 Tarihinden bu yana yoğun bir çalışma sonucunda büyük yol alındı.Ancak Anayasa İnsan hakları AB ye uyumlu yasalar konusunda komisyonların ve parlamentonun iradesinin çok fazla olmadığını,çelişkilerle dolu çek yasasında iddiamızın doğruluğunu şifai olarak onaylayanlar,çözüm konusunda iradelerinin ellerinde olmadığını da söylemişlerdir.

Son söz anlaşıldığına göre ekonominin patronları ve yanılttıkları Başbakandadır.

Evrensel hukukun insan konusundaki yaptırımı,aynı zamanda yürütme erkinin keyfi olarak hareket etmesine de çeşitli müeyyideler getirmiştir.

Mesela cezaevlerinde üst üste insanları yatırma ve bunun resmi makamlarca gizleyerek devam ettirmesi bir İNSANLIK SUÇUDUR.

Bunları yapanlar mutlak surette bir yaptırımla karşı karşıya er ve ya geç kalacaklardır.Ayrıca yargıya müdahale (Muharrem Sarıkaya yazısı) Anayasal suçtur..

Sonuç olarak yukarıdaki anlattığımız konuları:

Yargıtay
Yargıtay Başsavcılığı
Anayasa Komisyonu
İnsan Hakları İnceleme Komisyonu
Adalet komisyonu

Başta olmak üzere Cüneyt’in dediği gibi hergün veya iki güne bir proğram dahilinde dilekçeler oluşturarak eskiden olduğu gibi binlerce müracaatla sesimizi duyurmaya devam etmeliyiz..Unutmayın sadece şifai olarak alnan sözler Adalet Bakanının beyanatından da anlaşılacağı gibi bizi sonuca ulaştıracak gibi görünmüyor..Bu şekilde devam etmez isek Ekim ayıda bizim için çözüm olmayacak..Söz vermek sadece veren kişiyi bağlar ve veren kişinin karakterini anlamaktan öteye bir kazanımı yoktur..Fakat dilekçe lere verilen cevaplar resmi dir ve belgedir ..BUNU DEĞERLENDİRMELİYİZ..

MY WAY

Anonymous dedi ki...

HUKUK VE CEZA GENEL KURULLARININ GÖREVLERİ:

Madde 15 - Hukuk ve Ceza Genel Kurullarının görevleri şunlardır:

1. Yargıtay dairelerinin bozma kararlarına karşı mahkemelerce verilen direnme kararlarını inceleyerek karar vermek,

2. a) (Ek fıkra: 26/09/2004 - 5235 S.K./51.mad) *1* Aynı veya farklı yer bölge adliye mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar bakımından hukuk daireleri arasında veya ceza daireleri arasında uyuşmazlık bulunursa,

b) Hukuk daireleri arasında veya ceza daireleri arasında içtihat uyuşmazlıkları bulunursa,

c) Yargıtay dairelerinden biri; yerleşmiş içtihadından dönmek isterse, benzer olaylarda birbirine uymayan kararlar vermiş bulunursa,

Bunları içtihatların birleştirilmesi yoluyla kesin olarak karara bağlamak,

3. Yargıtay Başkan ve üyeleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili ile yargılama görevi özel kanunlarınca Yargıtay Genel Kurullarına verilen kişilere ait davaları ilk mahkeme olarak görmek ve hükme bağlamak ve ilk mahkeme olarak özel dairelerce verilen hüküm ve kararların temyiz ve itiraz yoluyla incelenmesini yapmak,

4. Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek.

Hukuk ve Ceza Genel Kurullarına katılmak zorunda olan Başkan ve üyelerin belirlenmesine ilişkin esaslar, görüşmelerin gündemi, yönetimi, çalışma gün ve saatleri, oylama ve karar, ön sorun ve öncelikle karara bağlanacak hususlar, kararın çıkmış sayılması, kanun hükümleri çerçevesinde Yargıtay İç Yönetmeliği ile düzenlenir.

Anonymous dedi ki...

TBMM İNSAN HAKLARI KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA

ANKARA


Komisyonunuz cezaevleri denetiminden bu yana kriz dolayısıyla da katlanan çek yasası hükümlülerinin sayısı ,cezaevlerinin kapasitesini 1,5 katına çıkarmıştır.

Gittikçe zorlaşan koşullarda yaşam mücadelesi veren yakınlarımızın salgın hastalıkların ağır risklerinide göz önüne alınarak;

1-İkinci bir ceza olarak tezahür eden olumsuz yaşam koşulları nedeniyle verilen cezanın,evrensel hukukun bir suça iki ceza verilemez ilkesi açısından,

2-Cezaevlerindeki yakınlarımızın hayati boyutta risk altında olduğunun tesbitini,

3- T.B.M.M. Şu anda yürürlükte bulunan ve hukuk otoriteleri tarafından 5237 sayılı kanunun
5. maddesine aykırılığı nedeniyle ilga olduğu söylenen ve Sakarya ağır ceza mahkemesi başta birçok mahkeme kararıyla sabit bu durumun,ayrıca Adalet komisyonun da şu anda bekleyen çek yasa tasarısının;
A-Anayasamızın 38/8 maddesinin(hiç kimse sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz)

B-İnsan hakları evrensel bildirgesinin 4 nolu protokolünün

C-AB Uyum yasalarının

D-TCK nun 5. maddesinin31 aralık 2008 tarihine kadar askıya alınması ile verilen cezalarla hapis yatırılan onbinlerce insanın 5349 sayılı yasanın geçici maddesindede aykırı olduğu kabul edilen(GEÇİCİ MADDE 1. — (1) Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2006 tarihine kadar uygulanır.) aykırı cezanın uygulanması için çıkarılan,kanun koyucunun cezası olmayan bir suçtan insanların peşinen cezalandırmasının,

Yukarıda izaha çalıştığımız konuların incelenerek,tarafımıza vereceğiniz gerekçelerle açıklanmış bir raporun,evrensel boyutta hak arama müracaatlarımıza eklenmek üzere verilmesini talep ederim…

SAYGILARIMLA


İLETİŞİM BİLGİLERİ AŞAĞIDADIR..

Mektup Adresi
Türkiye Büyük Millet Meclisi
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu
Bakanlıklar 06543 Ankara
Telefon
Komisyon Başkanı : (0.312) 420 54 33 - 420 54 34
Uzmanlar : (0.312) 420 53 99
Komisyon Sekreteryası : (0.312) 420 54 06
Faks
(0.312) 420 53 94
E-Posta
inshkkom@tbmm.gov.tr

Anonymous dedi ki...

1461 kişi uzun süreli ceza alanlar yatıpta çıkanların sayısını söylsinler bakalım kaç yüzbin.

Anonymous dedi ki...

METİN İÇİN FAX NUMARALARI:


TELEFONLAR: ALİ BABACAN: 0312 204 63 66
FAX: 0312 204 70 20 (0312) 348 43 96

MEHMET ŞİMŞEK : 0312 415 21 80-81
FAX: 0312 425 78 16 (312) 425 04 43 - 424 06 39

Türkiye bankalar birliği fax: 0212-282 09 46
Eğitim merkezi fax: 0212-233 01 83
ANAYASA MAHKEMESİ FAX: : 312.463.74.00

Anonymous dedi ki...

3-PAYLAŞIMCILIĞIN ANLAŞILMAMASI. Don Kişot , Poliannacı vs. ve VE ZAMANIN HAKEMLİĞİ.DOĞRULARIN ORTAYA ÇIKMASI VE KABULLENMEME. NEDEN? Beklentilerden nemalanmayın. Yok sen kimsin rahatımızı bozuyorsun. Miting yapalım sadece bir defa ama sadece bir defa kendimizi sokaklara atalım. Yok.
Bir büyüğüm şöyle nasihat etmişti. Evladını döveceksen bir defa döv. Ama adamakıllı döv. Aklında iz etsin. Hep o korkuyu yaşasın. Sonra bir daha hiç dövme. Saygıyı o zaman bulursun. Baba namzetleri tecrübe edin. O bir seferi yapabilecekmisiniz? Niye?
Bizim durumumuz da buydu bir sefer. Akıllara, anılara geçecek bir sefer. Burhan İşcanın SİHİRLİ DEĞNEĞİ OLACAK BİR SEFER.
Metrisde 1000 kişi çek mağduru hapis. Çok güzel. 1000 bölü dört ziyaret günü= 250 kişi. Yani Metris Ceza Evi önünde hazır bulmam gereken 250 kişi. Bu hesap böyle değilmidir.
NİÇİN 30 KİŞİ. NİÇİN YANILDIM. Ümraniye de niye yanıldım. Başka yerden adamı çağırdım. Hayır. Ordaki ziyaretciler yetecekdi.
Bizi basına çıkarma. Biz polisten korkarız. Bir sürü bahane. SEVGİYE, ONURA VE HAKKA BEDEL BAHANELER..
BURHAN İŞCAN CAHİL VE BİLGİSİZ. ÇÜNKÜ HAK VE ONUR SAVAŞCISI. ALLAHA GÜVENEN. DELİ YÜREK. EMRE, HATİCE HANIM, ÖNDER, MUSTAFA, ALİ, KADİR, HASAN, DENİZ BUNLARDA BURHAN İŞCANIN KANDIRDIĞI BAŞKA DELİ YÜREKLER. HELAL OLSUN. BU 7 KİŞİYİ BUNLARIN İÇİNDEN NİYE BULAMIYORUM SAYIN AVUKAT BEY? CAHİLİM YA .

4-“KURTARICILARA İNANMAYIN, KİM SİZE BU İŞ YARIN TAMAM DİYORSA ONA ŞÜPHE İLE BAKINIZ.”

BEN KURTARICI DEĞİLİM. BÖYLE BİR İDDİAM OLMADI.

KURTULUŞUNUZ SİZLERİN ELİNDE, GELİN HEP BİRLİKTE EL ELE OMUZ OMUZA ÖZGÜRLÜK İÇİN MÜCADELEYE

BİR KERE OLSUN BENİM ARZULADIĞIM EN AZ 1000 KİŞİLİK KATILIMLI BİR MİTİNG OLDUDA BEN SONUCA GİTMEDİYSEM. O ZAMAN BANA ŞEREFSİZ OĞLU ŞEREFSİZ DEMEKTE SERBESTSİNİZ. HEM BU DÜNYADA HEM AHİRETTE.BU OLDUMU Kİ BENDEN HESABI SORULUYOR.

AMA BU OLUŞUM OLMADAN BANA KİM YARGISIZ İNFAZ YAPIYORSA HAKKIM OLSUN. HEM BU DÜNYADA HEM AHİRETTE.
SİZ DEĞİLMİSİNİZ “BİZİM KURTULUŞUMUZ BAŞBAKANIN İKİ DUDAĞI ARASINDA” DİYENLER. BU SÖZÜ SÖYLERKEN BAŞBAKANIN KEYFİYET DURUMUNU DA HESAP ETMEK GEREKMEZ Mİ?
BENDE “FİNCANCI KATIRLARINI ÜRKÜTMEK GEREK” DEMEDİMMİ?

SAYGILARIMLA
KENDİ ÇALIP KENDİ OYNAYAN HAK VE ONUR SAVAŞCISI BURHAN İŞCAN

Anonymous dedi ki...

Seda Sayan Kanal D Televizyonunda yakinlari cezaevlerinde olan insanlar icin ''Seda Sayan'la SORUN'' adinda bir program yapacak ve bu program hafta ici hergün saat 14:00'te baslayacaktir. Yakinlari cezaevlerinde olan analar,esler,kardeslerle roportajlar yapilacak, isteyenler ise canli yayina katilabilecekler. Ulasimi Kanal D Televizyonu yapacaktir.

Adres: Milliyet Gazetesi Binasi, Sultanbeyli, Bagcilar

Detaylı bilgi icin program sorumlusu: :Murat Oztutuncu, 0 532 337 02 73

Anonymous dedi ki...

ÇEK MAĞDURU SAYISI NEYİ İFADE EDİYOR?
Sayın admin sorunuz çok güzel bu soruya cevap vermeden geçemedim aslında yazmamayı düşünüyordum ama geçmişteki yaşadığım mücadelenin hatırına yazma gereksinimi hissettim.ilk önce şöyle başlayım cevabıma çek mağduru sayısı çek mağduru sayısını ifade ediyor çünkü zihinlerde her karşılıksız çekten yatan kişi mağdurdur anlamı yer almıyor.bunun içinde mücadele eden aktif sayı önem arz ediyor.birde bende dün ANKARA daydım şunu belirtmeliyim ki sayın hakkı süha okay ve sayın ali rıza öztürk genel af konusunda boşa ümitlenmeyin yakın bir zaman da gündem de değil dediler birde olası bir af çıkarsa bu da sadece açılımla ilgili olabilir yani genel af diye bir şey bu aşamada gözükmüyor dediler.konumuzla ilgili çek yasası sorularımıza da kanunun meclis gündeminde olmadığını akp nin kesinlikle hem 3167 yi uygulamaya devam etmek istediğini hem de yeni kanun da hapis cezası uygulamasının yer alması gerektiğini düşündükleri tasarıyı geçirmek istediklerini söylediler.muhalefet olarak sayın ali rıza öztürk şahsı adına değil chp adına buna karşı çıktığını ve mhp ninde karşı çıktığını bu yüzden de tasarının rafa kaldırıldığını ve kısa sürede gündeme gelmeyeceğini hatta belki de kanun dahi çıkartmak istemiyeceklerini akp nin böyle bir düşüncesi olabileceğini açık bir dille ifade ettiler.arkadaşlarım burda ki yazılara kanıp boş yere ümitlenmek sadece kendinizi ve içerde bulunan yakınlarınızı kandırmaktır.isterseniz beklemeye devam ediniz ve sonucu bekleyiniz. Bu yazdıklarım dün açık ve net bir dille ifade edildi.ALLAH doğrunun yanındadır size ümit vermek yok ekimde olacak yok kasımda olacak dediler demek sadece insanların umutlarıyla oynamaktır.adalet bakanı ekim de çıkacak dedi dedik.ona aldığımız cevapta siz sözlü ifadelere aldanmayın bu bir siyasi taktiktir akp ye ait dediler.ve isterseniz tutanakları çıkarayım komisyon tutanaklarını dediler akp finans sektörünün isteği doğrultusunda bir kanun çıkarmayı amaçlamaktadır.bizde chp olarak muhalefetimizi kanun eğer gelirse meclise yapacağız dediler..ve hapise karşıyız dediler..meclis açıldığında da gündeme gelmesi için gündem dışı konuşmalar yaparız ama hükümet bu konuda kanun çıkarmaya gerek görmezse kanun çıkarmayı iptal edebilir dediler..yani kısaca bu kanunun çıkarılmasına etken ve neden farklı kararların oluşuydu eğer bu farklı kararlar da zaman içerisinde önlenirde yeknesaklık sağlanırsa çek kanunu diye bir kanun çıkmayabilir..bundan da bilginiz olsun çünkü yeni çıkacak kanun bankacılara sorun çıkaracaktır.anayasa ya aykırı muhalefete aykırı insan haklarına aykırı bir kanun olacağından hiç çıkarmamak finans sektörünün ve onun istediğini yapmayı düşünen hükümetin işine gelmeyebilir….ben artık şahsım adına toplu mücadeleyi terk ediyorum çünkü ortada sitelerde yazışmaktan başka bir topluluk yoktur..buda mağdur sayısının önemine dikkatleri çeker..ayrıca aynı şeyleri aynı kişilerle tekrar tekrar görüşmekte anlamsızdır..bu mücadeledeki sayının önemi yapılacak eylemlerde bence hem medyada yer almak hemde ülkemizin büyük çoğunluğunu etkileyen ekonomik kriz nedeniyle beraber toplumsal harekete dönüştürmek siyasi bir baskı oluşturup sonuç almamızı sağlar ve böyle bir katılımla da bu iş başarılmaz ne zaman ki katılım güçlenir artık toplumsal bir hareket olur o zaman aranıza tekrar katılmaktan zevk duyarım ama bu iş öyle 25-30 kişinin görüşmeler yapması yada derdini anlatmasıyla çözülecek bir iş değildir.bu yüzden ben artık 25-30 kişilik grubun ne yazık ki yüksek sayılara çıkmamasından dolayı arasından ayrılan birisiyim.25-30 kişinin dışındakilere nacizane önerim ya tam anlamıyla birleşsinler bir halk hareketi oluştursunlar yada kendi çözümlerini arasınlar saygılarımla hoşçakalın…..

Anonymous dedi ki...

sayın myway sayın cüneyt herkese iyi akşamlar ben ayça

daha öncede yazmıştım ben tekrar aranıza katıldım diye fakat kimseden cevap alamadım 5 ay yoktum malum durumdan dolayı allaha şükürler olsunki yine evimdeyim çek kanunuyla ilgili son gelişmeler neler acaba evvelsi gün tv'de birşeyler konuşulmuş sanırım bir bilginiz varmı

ayça

Anonymous dedi ki...

Bir Öneri:
Olabildiğince fazla çek mağduruna ulaşabilmek için bölgemizdeki Asliye Ceza mahkemelerinin duruşma günlerindeki
Çek dava listelerine bakalım ve çek davalılarına oluşumdan
bilgi verelim.

Anonymous dedi ki...

Sn my Way ; CGK dan tarafımıza gelen yazıda dosyanın şişli 5. adliyeden görüşülmek üzere istendiği yazıyor.Yazı suan avukakatta CGK nosunu veremiyorum, daha sonra alırım. Fkat buna artık bir karar vermek zorundalar.Nihayetinde hukuk kurallarını hiçe sayarak yorumda bulunmaları adaleti tümden zedeleyecektir.

Ayrıca anayasa dosya nosu 2009/28 , tel açıp sorabilirsinizde, oldukça yardımcı oluyorlar.

Bizim sıkıştırmamız gereken baştan beri Barolar olmalıydı, emek veren arkadaşlar kızmasın ama baştan beri strateji yanlıştı.

Ben hegün anayasa mahkemesine mail atıyorum, buna barolarıda ekliyecem. Sizde atarsanız sevinirim.

Anonymous dedi ki...

DURUM DEĞERLENDİRMEM
1-Sorunlarımız meclisteki bütün milletvekillerince açık ve net bir şekilde bilinmektedir.
2-Hükümet’in çekinceleri vardır. Bu çekinceleri yok etmek için finans beklentisi vardır. Bu beklentisi gerçekleşme aşamasındadır.
3-Küresel Seçkinlerin de şu anda çok büyük beklentileri vardır.(bu husus bizim için çok önemlidir). İktidar bu yüzden yerel seçmenlerden bazılarıyla danışıklı dövüş paktı yapmıştır.
4-Hükümetin IMF beklentisi yoktur. Bu açığı kapatmıştır.
5-Yeni beklentilerden elde edilecek finansla ülkenin bir çok sorunu çözülecek gibi görülmektedir.
6- Genel AF konusu hala gündemdedir.
7- Hükümet BANKALARA VE FİNANS SEKTÖRÜNE karşın bizim mitingler yapmamızı beklemektedir. Lobisel faaliyetlere devam etmeliyiz.
Bunun için kendi örgütümüzü daha akılcı ve sağlam olarak tesis etmeliyiz. Başkan ve sözcüler belli olmalı. Finans hususumuz dikkate alınarak, kaynak yaratmalıyız.
Daha önceki önerilerim de dikkate alınmalı.
8-Hepimizin tanıyacağı, KARARLARINA UYACAĞI TEŞKİLAT ACİLEN KURULMALI, ve SÖZDE OLMAYAN BAŞKANI ACİL DUYURULMALIDIR. Zira ben artık 10 kişiye bile başkanlık edemiyorum.
9-Basında her gün yerimiz olmalı. SİZİ son bir kere gücünüzü gösterin diye çağırmıştım. Bu bir miting olmalıydı. Meclis bahçesinde miting olmayacağını bende biliyorum. Bu adresi vermemdeki sebep yine katılımda şüphemdir. Gelenle ne yapılabilirse onu yaparım amacındaydım. Öylede oldu. YANİ BİR BÜYÜK MİTİNG YAPMAMIZ ÇOK ŞART.
10-Sitelerimiz devamlı gözetim altında. İçimizde değişik amaçlı kişiler var. Bu yüzden teşkilatın önemi çok büyük. TEŞKİLAT BÜTÜNLÜĞÜNÜN HEM GÖRÜNTÜ, HEM DİSİPLİN, HEMDE DIŞA VERDİĞİ MESAJLAR AÇISINDAN ÖNEMİ ÇOK BÜYÜK.
Üzerinde hassasiyetle durulması gerekir.
11-BEN KURTARICI DEĞİLİM. Sadece sentez ve analiz yapma açısından bazı tecrübelerim var. Mücadelelerim sadece ÇEK mağdurluğu konusunda da değil. Bu yüzden komplike bilgiye ihtiyacım var. ÖNEMLİ OLAN BİLGİ DEĞİL İLGİDİR. Bu bilgileride internette bulabiliyorum. Bu doğrultuda tecrübemle ve cüretimle hareket ettim. Kahraman olma gibi bir beklentim hiç yok. Allahın cihat ayetlerinin gereğini yapıyorum o kadar. Yani mükafatımı veya cezamı verecek makam çok büyük. Yani kendimi kurtarıyorum.
12-Eleştirmek, ve eleştirilmek güzel şeylerdir. İnsanları olgunlaştırır. Hatalardan uzaklaştırır.
YARGI ve İNFAZ aynı anlama gelmez. İşte; “arkadaşlar yıne meclısde kımle oturup cay kahve içtıler acaba kurufasulyede ismarlayan oldumu” bunun gibi. Bu eleştiri değildir.
Buna kızmak gerekir. Lakin ben acıyorum. Bu şahsa acıyorum. Müslümansa , Müslüman değil FİTNECİ, İnsansa hümanist değil. Allah ıslah etsin.
13-Adaletten ve yargıdan hiç beklentiniz olmasın. Nedenini hep anlattım

DÜŞÜNELİM. TARTIŞALIM. LAKİN HALA HAPİSTE ARKADAŞLAR DOSTLAR VAR. LÜTFEN ACELE EDİP KARAR VERELİM.
Saygılarımla Burhan İşcan

Anonymous dedi ki...

DOSTLARIM;
SAYGIDEĞER DOSTUM ACİL DEMOKRASİ;

Dün hakkında değerlendirmelerime geçmeden önce sabahki yazıma değinmek istiyorum. Yine bir yazışmada bana yaşdaş olduğunuzu yazmıştınız. Yazılarınız ve yorumlarınızda da yakın fikirlerde yoğunlaşmamızı ben buna da bağlıyorum. Bu yazımdaki soruları da sizden başka ( şu ana kadar ki yorumcular itibari ile) doğru olarak cevaplayacak kimse de göremiyorum. Yoksa size karşı başka bir duygu hissederek sorduğumu hiç ama hiç zannetmeyin.

TÜRKİYEYİ ÖDEDİĞİ VERGİLERLE BESLEYEN İLLERDE ESNAFI KADERİNE BİLE TERK ETMEK LUTFUNDA BULUNMAYIP EN BÜYÜK DÜŞMAN BELLİYENLER
DOĞUYA BU YATIRIMI NERDEN GELEN PARAYLA YAPICAKLAR
HADİ YAPTILAR DİYELİM İŞİ NERDEN ALICAKLAR
ONUDA AYARLADILAR MI ACABA

Bu sorular yüzünden.
Düne gelince;
Dün 12 kişiydik, çözülme ve firelerle 9 kişi kaldık. Benim gayem başkaydı. Bu dokuz kişiyle meclise girmekten başka çare kalmadı. Tek CHP gurubundan kabul gördük. CHP Gurup Başkanvekili Sayın Süha Okay tarafından kabul gördük. CHP Mersin Milletvekili Adalet Komisyonu Üyesi Ali Rıza Öztürk’ün de bulunduğu bir toplantı yaptık. Sorunları bildiklerini her gün yüzlerce mail aldıklarını, bu durumun kendilerini zorladıklarını anlattılar. Arkadaşlarım ban kızacaklar şimdi ama yine söylemek zorundayım. Ezberleri tekrar ettiler. Kendileri de bildiklerini söylediler. Ben iki soru sordum. Genel affı sordum. Şaşırarak yok öyle bir şey dediler. Şaşkınlıklarından cevabımı aldım. Diğer sorum finans sektörü ile ilgiliydi. Rahatlıkla yasanın önündeki tek engelin bu olduğu cevabını aldım. Diğer sorularım kendilerinin bu hususlardaki tutumlarıyla ilgiliydi. Danışıklı döğüşün izlenimini edindim.
Daha sonra gurup toplantısına katıldık. Burada Murat Yalçın dostumun bana gönderdiği dökümanı kodamanlardan itibaren ilgililere dağıttım. (MURAT Bey; yazınız ve bana gönderdiğiniz yazılar için şükranlarımı sunarım. Katkınız için de) Sayın Baykal, Kılıçdaroğlu ve Sav gibi başkanlar başta tüm milletvekilleriyle konumuzu görüştüm.
Genel durum şöyle; AKP yasayı meclise getirdiğinde, ve cezaların içinde olmadığı görüldüğünde( Kendilerine bu konuda tamam denilmiş fakat sözlerin tutulması hakkında tereddütleri var.) mecliste lehimize çıkması için söz verdiler.
Bayan arkadaşlar Sayın İyimaya ile görüşmemi istediler. Kendilerine bunu yapamayacağımı söyledim. Çünkü bana söyleyeceği şeyleri tahmin ediyordum. Kendime sen laftan anlamazmısın dedirtmek istemedim. Çünkü bana önerilerini yerine getiremedim. Nitekim arkadaşlarda, “ben başkanınıza gerekeni söyledim” cevabıyla geri geldiler.

«En Eski ‹Eski   201 – 280 / 280   Yeni› En yeni»