Demokrat Yargı

DEMOKRAT YARGI

5941 sayılı Çek Kanunu yasallaştı ama, çek kanunu geçici 2.b. maddesi bu güne kadar kısmende olsa uygulanamadı, halen cezaevlerinde karşılıksız çek suçlamasıyla önemli sayıda arkadaşımız özgürlükleri için gün saymaktadırlar. Dosyaları Yargıtay temyizde olan arkadaşlarımız eli kolu bağlı beklemekte, aranmakta olan arkadaşlarımızın Avukatlar aracılığı ile başvuruları ise bazı Savcılık veya mahkemeler tarafından red edilmekte, Çek Kanunu geçici 2. maddede, Taahhütname kişi veya yasal temsilciler tarafından verilir açık hükmüne rağmen bir kısım mahkemelerce kabul edilmemekte kişinin savcılıkta bulunması şartı aranmaktadır. Kimi Savcılarımız ise, Hukukçu kimliğini bir yana atarak ülke ekonomisinin hukuktan daha önemli olduğunu açıkca dile getirmekten çekinmemektedir.

Yeni Çek Kanunu bir çok çelişkiler ve anlamsız kanun hükümleri ile doludur, tüm hakim ve savcılar bir yargıtay içtihatı beklemekte ve bu içtihat çıkana kadar, keyfi kararlar veya Adalet org sitesinde bir savcımızın tabiriyle “kafasına göre takılma” ve ön yargılarla karar verme durumundalar. Bir çok Yargıçlarımız ise, kanunun bir hak olarak tanıdığı erteleme ve verilecek taahhüdü samimi bulmadıklarını ifade ederek, sen bu borcu ödeyemezsin taahhüt red demektedirler.
Yeni Çek kanunu, Anayasa Mahkemesi’ne taşınmak üzeredir, Yargıtay, temyizde olan davaları Yerel Mahkemelere iade etme hazırlığında, yaklaşık bir yıldır bunca sorunlara bunca farklı uygulamalara rağmen genel bir içtihat yayınlamaktan imtina eden Yargıtayın, dava dosyalarını yerel mahkemelere iade etme kararıda yeni ve genel bir içtihatın habercisi olur diye umut ediyoruz.

Yeni Çek kanunu CHP tarafından Anayasa Mahkemesi’ne ihtimallen bu hafta sonu taşınmak üzeredir.Bizim bu aşamada yapabileceklerimiz ve imkanlarımız kısıtlıdır. Haftasonu Anayasa Mahkemesi'ne yapılacak iptal başvurusunu beklemek durumundayız.

Adaletsiz diye tabir ettikleri her konuda basın önünde açıklamalar yapan Adaletsizlik ve Hukuksuzluğu dile getiren, özellikle Ergenekon diye tabir edilen ve bu nedenle cezaevlerinde olanların hakkını savunmak için yırtınan YARSAV adlı Hakim ve Savcılar derneği var, bir çok e-mail göndermemize ve görüşme yapmamıza rağmen, haksız yere cezaevlerinde bulunan 65 bin kişi, haksız yere kaçak durumda evinden, ailesinden ayrı yaşamak zorunda kalan veya evinde hapis hayatı yaşayan yüzbinlerce kişi için ağızlarından bir kelime çıkmadı bu hukuksuzluğu bu adaletsizliği ve bu yaptırımları insan onuruna yakışmayan bir tutum olarak görmek istemediler.

Hakim ve Savcılar birliği için Demokrat Yargı adı altında yeni bir dernek kuruldu. Kurucu üyelerden Sayın Osman CAN bildiğiniz üzere Anayasa Mahkemesi raportörüdür, büyük ihtimalle Yeni Çek Kanunu raportörlüğünü yapacaktır.
Sorunlarımızı ve yaşadıklarımızı yargıdan ve haksız kanunlardan çeken vatandaşlar olarak bizler bu sorunlarımızı DEMOKRAT YARGI kurucu üyelerine aktaralım aşağıda bulunan mail adreslerine yaşadığımız sıkıntıları anlatalım, YARSAV dan görmediğimiz ilgiyi çek mağdurları olarak, Demokrat Yargıdan bulmayı umut ediyoruz.

Demokrat Yargı Kurucu Üyeleri
Faruk Özsu, Hakim İZMİR: faruk.ozsu@adalet.gov.tr
Hüsamettin Yuca, Hakim ANKARA: husamettin.yuca@adalet.gov.tr
Tekin Karaca, Hakim İZMİR: karacatekin@hotmail.com
Serhan Kesmez, C.Savcısı İZMİR: sizmir@hotmail.com
Kemal Şahin, Hakim ANKARA: kesah@mynet.com.tr
Ümit Kardaş, Em. Askeri Hakim: umitkardas@gmail.com
Osman Can, Öğretim Görevlisi: anayasa@yahoo.de
Orhan Gazi Ertekin, Hakim: ogertekin@mynet.com.tr

DEMOKRAT YARGI
Telefon : 0 312 4666756
E-Mail : iletisim@demokratyargi.org

581 yorum:

«En Eski   ‹Eski   201 – 400 / 581   Yeni›   En yeni»
Adsız dedi ki...

SAYIN JENARDİ KAÇAK DURUMDA OLANLAR NE YAPSIN TAAHHÜTLE İLGİLİ.YANİ TAAHHÜTÜ VERSİNLERMİ BEKLESİNLERMİ.

ekm2510 dedi ki...

şimdi oldu sn jenardi ama tartışalım bu konuyu

Cuneyt dedi ki...

anayasa mahkemesi 4 şubatta itirazı esasten incelenmesine diye karar verir anında iptal etmez
bence yargıtayın bozma grekçesini öğrenip ona göre hareket etmekte fayda var

ekm2510 dedi ki...

bu gün cuma akşam vakti zaten bişey yapamayız bu saatte ince eleyip sık dokuyalım.Acele karar vermeye gelmez bu konu.Evet c.evinde olanlar hızlı hareket etsinler bu doğru ama bizim durumumuzda olanlar için kanımca acele etmenin ve borç yükü altına girmanin anlamı yok diye düşünüyorum.

JENARDİ dedi ki...

kaçak durumda olanlar için bişi diyemem. baştan beri tahüd verin diye haykırdığım olay cezaevindekiler içindi.

JENARDİ dedi ki...

EĞER BU ÜLKEDE 250 GRAM HUKUK KALMIŞSA, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İLKESİ HEBA OLUP SİLİNİP GİTMEMİŞSE, ANAYASA MAHKEMESİ YERİNDE Bİ KARAR VERECEKTİR.UMARIM HERŞEY BİTER ARTIK DA RAHAT Bİ NEFES ALIR BORÇLARIMIZ ÖYLE ÖDEMEYE BAŞLARIZ..

Adsız dedi ki...

ŞİMDİ BENCE HER ŞEYİ İYİ ANLAMAK GEREKİYOR,SAYIN SAMİ KAL KARDEŞİME HAK VERİYORUM SAKİN OLMAK GEREK NEDENMİ ?
İZMİRİN İTİRAZINI ANAYASA MAHKEMESİ HAKLI BULUP GEÇİCİ MADDEYİ İPTAL EDERSE NE OLUR?
1.GEÇİCİ MADDE YE GÖRE TAAHHÜT VEREN LER ELDE ETTİKLERİ BİR HAK KAYPOLUP TEKRAR HAPSE Mİ GİRECEKLER ? BU BENCE OLAMAZ.
2.GEÇİCİ MADDEYİ İPTAL EDERSE ,TAHHUT VERMEYENLERİN HAKKI ZİYAN OLACAK DEMEKTİR Kİ AYNI YASADAN BİR GRUP FAYDALANACAK ,TAAHHUT VEREMEYEN BİR GRUP HAKKI KAYBOLACAK TIRKI GEÇİCİ YASA 1. NİSAN A KADAR GEÇERLİDİR BU DURUM DA EŞİTSİZLİK ORTAYA ÇIKAR Kİ BU NETİCE YİNE ANAYASAYA AYKIRILIK TEŞKİL EDER.
EĞER ŞİŞLİNİN İTİRAZINI KABUL EDERSE Kİ BU SONUÇ MÜKEMMEL OLUR,BU DURUMDA 5 /1 İPTAL OLUR Kİ TAAHUT MADDESİNİN BİR ANLAMI KALMAYACAKTIR(ARKADAŞLAR BEN HUKUKÇU DEĞİLİM SADECE NE OLABİLECEĞİ KONUSUNDA FİKRİMİ SÖYLÜYORUM)

JENARDİ dedi ki...

7 doğru tespit..

mustafa dedi ki...

Sayın jenardi size sonuna kadar katılıyorum.
İçerideki mağdurların ne engelleri varsa öğrenip.
BAKIN SAYIN YETKİLİLER 5941 SAYILI KANUNA GÖRE NEDEN İÇERİDE HALA ÇEK MAĞDURLARI ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLAYICI SEBEBLER İÇERİSİN DE GÖRÜNÜYOR BULUNUYOR DİYE HESAP SORARIZ BASKILARIMIZI ARTTIRIRIZ.
Gerektiği zaman gereken yerde de eylem adı aldın da hep beraber teslim oluruz.Onlar koymazlarsa noktayı bizler son noktayı vururuz.

Adsız dedi ki...

ARkadaşlar lütfen konuyu iyi okuyup yorumlayalım. Şişli 14 5/1 in birinci ve ikinci tümce diyor yani vadeli çek hususunu diyor öyle değilmi yoksa yanılıyormuyum?
HASAN BAFRA

JENARDİ dedi ki...

sn bafra ne derse desin 5/1 ilk iki tümce direk ceza aldığımız yer.. adli para cezası hükmü de bu iki tümce de geçiyor. iptal edildiği takdirde iş biter..

mustafa dedi ki...

MADDE 5 – (1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR OLABİLECEK EN KÖTÜ SENERYO YU DEĞERLENDİRELİM;
1.ANAYASA MAHKEMESİ GEÇİCİ 2.MADDEYİ İPTAL EDERSE ,KESİN OLARAK EŞİTSİZLİK ORTAYA ÇIKACAKTIR AMA EN KÖTÜYÜ DÜŞÜNÜR İSEK ,BU SONUCA GÖRE GEREKÇELİ KARAR RESMİ GAZETE DE YAYINLANANA KADAR VERİLECEK TAHHUTLER GEÇERLİ OLACAK MIDIR,BU DURUMDA HUKUKÇULARDAN GÖRÜŞ ALINMASI GEREKİR Kİ HAK ZİYANI OLMASIN.
2.AMA RABBİME DUA EDİYORUM Kİ ,ANAYASA MAHKEMESİ 5/1 İPTAL EDECEK VE BU İŞKENCE BİTECEK

Adsız dedi ki...

Sayın jenardi ve Mustafa haklıymışsınız. Zaten vadeli çekle ilgli olsaydı 3. maddenin 7. fıkrasınıda yazardı ve tümce deyince bilmiyordum araştırdım ve tamamen cezanın iptali diyor.
Arkadaşlar belkide bunda da vardır hayır. İnşallah ikisinide iptal eder mahkeme hem taahhüt meselesi ortadan kalkar hem ceza ortadan kalkar hem kanun tatamıyle iptal olmaz ce tekrar kanun yapmaya gerek kalmaz yanılıyormuyum arkadaşlar.
İnşallah mübarek günde böyle haber sonu hayır olur
HASAN BAFRA

Adsız dedi ki...

BENCE VADELİ ÇEK HUSUSUNA DEĞİNSEYDİ 3/8 İN İPTALİNİ İSTERDİ EĞER DOĞRU ANLIYORSAM CEZA TÜMCESİNİ İPTALİNİ İSTİYOR

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR KONUYU ŞİMDİ SICAK OLARAK HER GÜN VE HER AN GÜNDEMDE TUTMAK GEREKİYOR,TV LERDE Kİ BÜTÜN PROĞRAMLARA,EĞER BU KONUNU GİDECEĞİ RAPORTORE ULAŞILABİLİNİRSE E-MAİL VE FAKSLAR LA MAĞDURİYETİ VE BU KONU İLE İLGİLİ ÜLKENİN BULUNDUĞU DURUMU ANLATMAYA,BASKIYA DEVAM,BU KONU HER AN GÜNDEM DEKİ SICAK YERİNİ KORUMALI.

Adsız dedi ki...

iptal edilirse verdiğimiz taahhütler ne olacak yine ödeyecekmiyiz.

Adsız dedi ki...

Ama burda mahkemenin reddedeceği durum var gibi. Şişli 14 asliye yeni çek kanununa bakmakla yükümlü değil

Adsız dedi ki...

nasıl yani bakmakla yükümlü değil biraz konuyu açarmısınız

Adsız dedi ki...

Anayasa mahkemesi itiraz eden mahkemenin itiraz konusu kanuna bakmakla yükümlü olup olmadığına göre karar verebiliyor bunun örnekleri çok. Yani yeni kanunu sulh ceza bakacak, asliye ceza sadece eski çeklere ve eski kanuna göre bakacak buda bizim için aleyh

Adsız dedi ki...

Ama izmir mahkemesinin itiraz ettiği konu kendi konusu . İnşallah yanılırım ama iyi irdeleyelim. Site yönetimi arkadaşlar fikirleriniz yokmu?

Adsız dedi ki...

ANAYASA mahkemesi kararını geçerli veya geçersiz diye verir, geçersiz ama 6-7 ay sonra uygulasın türünde kararı hiç olmamıştır.

ilgimç olan şu, Yasalar Yargının uygulaması için vardır. Sonuçta yamukta olsa bu yasadır, ve yargının yorum hakkı yoktur.

Aslında İzmir Asliye demeliydi ki, insanlar cezaevi koşullarında özgürlüğü karşılığında önüne taahhütname konması insan haklarına aykırıdır demeliydi ve taahhütname imzalayanlara yasadan dolayı beraatini verip sonradan da bu şartlar altında imzalanmış taahühüt geçersizdir diyerek, taahhüt borcunu artadan kaldırmalıydı.

Umarım Anayasa Mahkemesi bunun önünü açacak bir karar alacaktır.

M.K. dedi ki...

Arkadaşlar,

durum karışık. yapılmış bir yasayı dahi uygulamada farklı yorumlayan savcı ve hakimler varken 1 yada 2 bacağı anayasa mahkemesince budanmış bir yasayı hangi hakimin hangi hukukçunun nasıl yorumlayacağı konusunda fikir yürütmemiz doğru sonuçlar ortaya çıkarmayacaktır diye düşünüyorum.

İzmir in itirazı aleyhimize
şişlinin itirazı lehimize

izmir in müracatının kabul edildiğini varsayalım taahhütler iptal olacak peki o zaman ne olacak

tahhüt vererek çıkanları geri toplamaları gerekecek

taahhüt vereceklere vermezsiniz diyecekler

bu durumda tekrar başa dönülmüş olacak ve bu yasanın 3167 den tek farkı çekin artık vadeli bir enstürman olduğunun litaratüre girimiş olması olacak. Buda daha önce Anayasa Mahkemesi nin verdiği kararda çek bir havale aracıdır dayanağını yok etmiş olacak ve Anayasa Mahkemesi bu yasayı iptal ederek tarihe gömecektir. Aksi takdirde bunun altından ne hukuk kalkabilir ne siyaset nede meclis.

Şişli nin başvurusu kabul edilip iptal edilirse zaten iş bitecektir. geriye 2 seçenek kalır ya yeni bir düzenleme yada cezaların iptalini kabullenip süreci tamamlama,

Bu durumda
içerdeki arkadaşlardan işlemlerini tamamlamamaış olanlar varsa bir an önce tamamlamalı ve kendilerini dışarıya atmalılar.

kaçak durumda olan arkadaşlar bence acele etmesinler. ama hazırlıklarınıda yapsınlar. bu görüşme sürecinde tahhüt vermekiçin zamanları olacaktır. Çünkü eğer yargıtay dosyaları yeniden görüşülmeküzere iade ediyorsa bu yeni bir mahkeme süreci demektir. Ama Geri gönderme gerekçesini bilmek gerek. Bunu öğrendiğimizde mahkemelere geri gönderilen dosyalarla ilgili süreç için yorum yapma şansımız olabilir. Yoksa şu anda söylediklerimiz tahmin ve temenniden öteye geçemez.

Ama şu bir geçekki,

dosyaların geri gönderildiği bu dönemde Anayasa Mahkemesinden gelecek bir iptal yada YCGK dan çıkacak bir içtihat tüm dosyaların yerel mahkemede tek celsede kapanıp bu gudubet cezanın tarihin tozlu raflarında bir utanç abidesi olarak yerini almasını sağlayacaktır ki en yakın görünen budur kanımca yok olmazsa artık bir eylem planı zamanı gelmiş olacaktır onuda hep beraber kararlaştırıp uygularız. yani CERKESHAN pankartın bir ucu için hazır ol..

saygılar

Adsız dedi ki...

ŞİŞLİ 3167 YE GÖRE YARGILYIP,5941 E GÖRE KARAR VERMEK DURUMUN DA KALABİLİR BU DURUMDA ANAYASA MAHKEMESİNE İTİRAZ HAKKI VARDIR.ZATEN İZMİR DE İTİRAZ EDEN DE ASLİYE BİLDİĞİM KADARI İLE.

BAFRA dedi ki...

Bir davaya bakmakta olan Mahkeme’nin, uygulanacak bir kanun ya da kanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa’ya aykırı görmesi veya taraflardan birinin ileri sürdüğü Anayasa’ya aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varması durumunda, buna ilişkin görüşlerinin yer aldığı gerekçeli kararının aslı ile tarafların bu konudaki sav ve savunmaları ve dosya içeriğinden bu konu ile ilgili gördüğü belgelerin onaylı örneklerini Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na göndermesi, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa’nın 28. maddesi gereğidir.

BAFRA dedi ki...

Şişli geçici bakacak. Ama izmir bakmakla yükümlü. çek kanunu 5/1 in iptal için dava açma yetkisi sulh cezanın. Emin olamayız ama asliye cezanınitirazı bu sebeple red olabilir

mustafa dedi ki...

SAYIN 18 tamam iyi bir tespit yapmıssın yanlız burda bir olay vardır mutlaka yoksa hakim bilinçsiz bir şekilde hareket etmez.BUDA şu oluyor.
A.MAHKEMSİNE BAŞ VURUDA BULUNANLAR ŞARTNAMESİNDE
Bir davaya bakmakta olan mahkeme:
1- O dava sebebiyle uygulanacak bir kanun veya kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse, bu yoldaki gerekçeli kararı
YANİ bakmakta olan ibaresi yasanın çıkması demek yargılanmakta olan davaların hop öbür mahkemeye gönderilme anlamına gelmiyor.O mahkeme karara bağlayabiliyor.Yanlız burda itiraz yada yeniden yargılanma talebi olursa bunlar sulh cezada görülüyor.

myway dedi ki...

değerli arkadaşlar


sn M.K oldukça güzel açıklamış...aynen katılıyorum...ayrıca ekleme yapmak gerekirse...5941 sayılı yasanın 5.maddesinin 1. fıkrasında...

1500 gün ibaresi ile gün para sistemi...

çek bedelinden aşağı olamaz ibaresi ile nispi nitelikteki para sistemi....

birbirine karıştırılarak...TCK nuna aykırılıktan kurtarmaya çalıştıkları yasayı anayasaya da aykırı hale getirmişlerdir...bence en azından bu konudan iptal edilecektir...bu durum eşitlik ilkesine de aykırılık oluşturacaktır...

ayrıca yargıtay bozma kararı vererek yeniden yargılanmanın önünü açmalı diye düşünüyorduk...sanırım bu da gündemde fakat gerekçeleri öğrendiğimizde emin olabileceğiz...yani sabah yargıtay kararlarına sevinmiştik...sonuç olarak yargıtayın yeniden yargılanma kararı olursa geçici 2.maddenin zaten bir esprisi kalmayacak...böyle olmasını temenni etmekten başka yapacak şu an için bişey olduğunu düşünmüyorum...

umarım doğru oan yapılır...

my way

Adsız dedi ki...

2006 yılına ait ödeyemediğim 17 çekten 9 u gıyabımda karar verilmiş. gerisini temyize çekmişim şu an 9 çekten aramam var.ortalama ana borç 25.000tl.Bugün infazdan baktırdım.Acaba taahhüt vereyimmi yoksa bekleyeyim mi.temyizdekiler ne olacak lütfen yardımcı olun

Adsız dedi ki...

arkadaşlar kaçak yaşayanlar neyapacak?devlet 1 nisana kadar süre verdi yasa iptal olursa tam bir kaos olur.anayasa mah.ÇEK HAPSİNİ KALDIRMASI lazım.ben zaten borcumu inkar etmiyorumki alacaklı olan şerefsizler icra hacizle herşeyimi almış.devlet hala onların avukatlıgını yapıyor.

Adsız dedi ki...

şişlinin itirazı hangi raportöre gider acaba

baris dedi ki...

ayrıca yargıtayın bozma işi de tamamen vadesinden önce vurulan çekler için mi yani. yeniden yargılanınca sadece süre kazanırız gibi geliyor bana. sonuçta gününde vurulan ve imza problemi olmayan evraklar için yine aynı karar verilecek?

mustafa dedi ki...

Bu yasası hiçbir şekilde hakka hitap etmediğini biliyor.Kimileri bile bile yasa üzerine gidip suçtur diye yasa çıkarıyor.Kimi kurum ve kuruluş yada kişler kordineli bir şekilde doğru olanı yapmaya yönelik çalışmalar yapıyor.
Göreceksiniz arkadaşlar yargıtay pası attı Bu yasalarla yargılama kararı verilemez dedi geri gönderdi.Anayasa mahkemesi doğru olanı yapıp golü atacak.DİYECEK Kİ Demokrasi budur.

Adsız dedi ki...

sayın JENARDİ sigorta olsun diye diyelim pazartesi günü taahhüt başvurusunda bulunduk pazartesi ayın biri biliyorsunuz bazen hatalı işler oluyor hakim kabul etmiyor bir hafta sonra ret veriyor siz ağır cezaya baş vuruyorsunuz burda sormak istediğim diyelim 4 ünde karar çıksa bile bizi etkilermi

M.K. dedi ki...

Arkadaşlar,

tahhüt için acele etmeyin derken önemli bir noktayıda hepinize hatırlatmak istiyorum. Taahhüt verdiğinizde borç + temerrüt faizinin 1/3 ü için ödeme süresi 2010 sonunda bitecek neticede yani kazanılan zaman oraya kadar. ödeyebilecek durumda olanlar için + 1 yıllık bir zaman daha gelecek ama büyük çoğunluğun ödeyecek pozisyonda olmadığını varsayarsak yargıtayın iade ettiği dosyaların yeniden yargılama süreci zaten tahhüt vermenin kazandırdığı zamanı kazandıracaktır bizlere bu nedenle yatgıtayın iade gerekçesini görüp ona göre karar verilmesinde fayda var diye düşünüyorum.

saygılar

ekm2510 dedi ki...

Hükümet , nisan ayından beri belli çevreleri kollamak adına yüce yargının zaten daha önceleride itiraz ettiği ve uygulanamaz olarak gördüğü 3167 nin yerine 5941 , i getirince son damlayı taşırmış oldu.Yargı tamamıyla konuya vakıf ve ne yaptığını bilir durumdadır.Çünkü kavramlar birbirine girmiş , Anayasanın eşitlik ilkesi hiç,e sayılmış daha da önemlisi ANAYASA ,ya ( madde 38 ...)aykırılık tespit edilmiştir.İki yasanın da neresini yamarsanız yamayın diğer taraftan patlak verecektir.Bu saatten sonra bu ucube,garabet yasaları dürecek , insan haklarına uygunluğu sağlayacak , özgürlüğün teminatının hapis olmadığını ortaya koyacak yüce yargı ve onun değerli mensuplarıdır.Devletin verdiği açıkları insan özgürlüğünü yok ederek kapatacak zihniyete bu memlekette prim verecek yargı mensubu yoktur.Çek vadeli bir ödeme aracı olarak kabul edildiyse iş bitmiştir .Ortada tartışılacak bişey kalmamıştır zaten.Ortada çek vadeli bir ödeme aracıdır dedikten sonra 3167 kalırmı....????? 8 aydır oyaladılar milleti , Şimdi topu yargıya attılar.En güzel cevabıda sayın Yargı Mensupları verecektir.3167 - 5941 İnsan haklarına uyarmı ( UYMAZ )ANAYASAMIZA uygunmu (DEĞİL)AB uyum yasalarına uygunmu (DEĞİL )31.12.2008 TARİHİNDE 3167 tarihe gömülmüşmüdür (EVET )Dünyada başka bir örneği varmıdır (YOKTUR )......

Adsız dedi ki...

ÇEK HAPSİ ZULÜMDÜR
ÇEK HAPSİ HAKSIZLIKTIR
ÇEK HAPSİ ANAYASA AYKIRIDIR
ÇEK HAPSİ DÜNYANIN ENGERİ ÜLKESİNDE YOKTUR

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR ALLAHIN İZNİ İLE ANAYASA MAHKEMESİ BU YASANIN CEZA HÜKMÜNÜ DÜZELEYEN 5/1 İN İLGİLİ TÜMCELERİNİ İPTAL EDER VE YÜCE RABBİM BUNDAN DOLAYI SIKINTIDAKİ TÜM İNSANLARIN SIKINTILARINA SON VERİR.

Cuneyt dedi ki...

Yargıtayın temyizdeki davaları bozarak yerel mahkemelere iade gerekçesi:Suçun niteliğinin değişmesi..

TCK MADDE 226. - [1] Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.
[2] Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.
[3] Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.
[4] Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır.
Bu kurala, ilke olarak, suçun hukukî niteliğindeki değişme sanığın yararına da olsa uyulur.
Suçun hukukî niteliğinin sanık yararına değişmesi ile iddianamede gösterilen kanun maddesinin öngördüğü cezadan daha az bir cezanın verilmesi gerektiği hâllerde, sanık ve vekiline bu konuyu açıklayan davetiyenin tebliğine rağmen, duruşmaya gelmedikleri veya kendi kusurları nedeniyle davetiye tebliğ olunamadığı takdirde yokluklarında hüküm kurulabilir....

buymuş

myway dedi ki...

değerli arkadaşlar


gerekçe bu ise eğer bence son virajdayız ve bu iş bitiyor...yargıtay son noktayı koyacak...

my way

Adsız dedi ki...

sayın Cüneyt bey özür dileyerek yani bu karar hani bizim gıyabımızda verilen kararlara karşı bir kararmı tekrar yargılama gibi bir şey mi saygılar

Adsız dedi ki...

inşallah bu insanlık dışı çek hapsi denen saçma kanun tarihin tozlu raflarına gömülür.şerefsizim insan gibi sokakta yürümeyi özledim.zaten ekonomik olarak bitmişim.birde beni içeri atmak için ugraşıyorlar.kardeşim ben adammı öldürdüm ben borçluyum.hala niye anlamıyor bunlar?
avukatlar ekmek kapısı kapanacak diye üzülüyor adamlar insanı hapse attırmayı meslek olarak seçmişler bunun vebali çok büyük avukat beyler
alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste
ben devlet olsam bu avukatları 1 hafta hapishanede tutar öyle avukat yaparım bak ozaman insanlarıhapse atmak kolaymıymış!

Adsız dedi ki...

CÜNEYT BEYİN YAZDIĞI TAHMİNMİ KESİNMİ ACABA soruş şeklimde abeslik varsa özürdilerim

Adsız dedi ki...

slm arkadaşlar,ibrazından önce yazılan çeklerimle ilgili mahkemeye başvurmak üzereyim..bekleyeyimmi? yoksa dilekçeyi vereyimmi..saygılar..AASAA

Adsız dedi ki...

Sayın Cüneyt Bey,

Bugün 2 saat önce Avukatımla görüştüm.

Bana söylediği Yargıtayın Bozma gerekçesi tamamen bankaların sorumlulukları değiştiği içinmiş.

Ben bunu tam anlayamadım ama genelde avukatımın söyledikleri şimdiye kadar doğru çıktı.

Yerel mahkemelere gelen dosyalarımız sonucu tekrar yargılanacağımızı ve erken yazılan çeklerimiz varsa bunların beraat ile sonuçlanacağını cezamız çıkan çeklerimiz için ise de bunu tekrar temyiz edebileceğimizi söyledi.

Bu konudaki düşüncelerinizi aktarırsanız sevinirim

Saygılarımla

2156

myway dedi ki...

değerli arkadaşlar


3167 sayılı kanuna göre TCK da...

.....Kast

MADDE 21. - (1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.

(2) Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâlinde olası kast vardır. Bu hâlde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.

Taksir

MADDE 22. - (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır.

(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanunî tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.

(3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır; bu hâlde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.

(5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.

(6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevî durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir hâlinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir

aranmadan objektif (kusursuz) sorumlulukla ceza verilebilmekte idi...fakat 5941 sayılı kanunda bu tamamen terkedilerek madde gerekçesinde de ...en azından taksir....ibaresi ile hüküm kurulmasının TCK na göre zorunlu olduğu kabul edildi...hatırlayacaksınız ilk bu görüşü ortaya atan prof adem sözüer,kabul edende ahmet iyimaya idi...zaten bunu okuyunca anlamak için hukukçu olmaya falan da gerek yoktu aslında...

sn cüneyt yukarıya attı...yargıtayın bozma gerekçesi suçun niteliğinin değişmesi...buradan benim çıkardığım sonuç...ŞEKLİ suçtan ceza verme terkedilmiş ve kusura bağlanmıştır...

bu durumda yeniden yargılanma yolunun açılması kaçınılmazdı...ve şu anda geldiğimiz nokta bu..

daha ilerisine olur sorusu haklı olarak sorulacak...bunun cevabı TCK 2. MADDE

Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi

MADDE 2. - (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.

ve tck 7.madde...

Zaman bakımından uygulama

MADDE 7. - (1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.

bütün bu bilgiler ışığında bana göre geldiğimiz nokta yukarıdada yazdığım gibi son noktadır...

my way

Adsız dedi ki...

arkadaşlar tahhüt verirken borcun 3/1 ini tahhüt tarihinden bir yıl sonra mı ödeyeceğiz yoksa 2010 sonunu kadar mı ödeyeceğiz. 35 de yazan arkadaş 2010 sonuna kadar demiş. bilgisi olan varmı

Adsız dedi ki...

hayrola ses yok

Adsız dedi ki...

asliye ceza mahkemeleri ellerindeki dosyalara bakacak yeni davalar sulh cezada açılacak yani mevcut mahkemeler yetkili kanunda bu var..

Adsız dedi ki...

bu durumda chp nin yasanın iptaline başvurması gerekmiyor mecliste yapılırkenki bu vekalet ile yöneten başkan vardı onun için başvurursa vurur..

Adsız dedi ki...

sayın MY WAY yukarlarda bir arkadaş CHP anayasa mahkemesine başvurdu diye bir yazı vardı aslı varmı acaba.

Adsız dedi ki...

istanbul asliyenin itiraz gerekçesi farklıda olsa anayasa mahkemesi vadeli çek ile ilgili kısma girebilir ordan bi izahla cezayı veya vadeli çek i yok sayabilir diye 2 şıkla karşılaşıyoruz..burdada karşımıza mahkemeler kanunları ceza içerecek şekilde geniş yorumlayamaz giriyor yani vadeli çek olması cezayı kaldıran bir şeyse iptal edilecek şey ceza hükmü olacaktır..

Adsız dedi ki...

sayın MK borcun 3/1 ini son ödeme tarihi tahhütten bir yıl sonra mı yoksa 2010 sonuna kadar mı

Adsız dedi ki...

arkadaşlar 47 ye cevap verebilecek var mı acaba

Adsız dedi ki...

kanun onaylandıktan sonra bir yıl benim geri dönen başvurum oldu ama kabul edilende var farklı uygulama var..kanun bir yıl diyor..herşeyde olduğu gibi hukukçularımız farklı yaklaştı.

Adsız dedi ki...

sayın JENARDİ, MY WAY,CÜNEYT borcun 3/1 ini son ödeme tarihi tahhütten bir yıl sonra mı yoksa 2010 sonuna kadar mı

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLARIM HER KESE İYİ AKŞAMLAR bu akşam sitemizi hafif çalkantılı görüş mesafeside yine düşük ama umutlar birazdaha yüksek hep beraber iyi haberler bekliyoruz inşallah her şey umduğumuz gibi olsun.Fakat bu ülkede bizim lehimize hala iyi bir karar çıkacağını ben ummuyorum çünkü biz ekonomik olarak kaybettik bu yüzden bu ülke şartlarına göre güçsüsüz bu ülkede güç paradır para kimin elinde adalet odur.Bakın dün eskişehir sanayi odasında çekle ilgili toplantı yapılmış orda bir konuşmacı Türkiyede en garantili ödeme aracı çek demiş hiç olmassa cezayi yaptırımı var bu yüzden garantili bir ödeme aracı "ben google de gezerken gördüm okudum sizde okuyun" Şimdi sizin çift maaşlı ekonomi profları bu şekilde konuşursa devletin yargı organlarıda bunların doğru söylediğini inanır hep birlikte çek te ceza kalkarsa ülke ekonomik olarak çöker diye bu işe başka gözle bakar bizleride ekonomiyi çökerten vatan hainleri olarak görür ufacık bir taahüt veripte geçici özgürlük alan gerçek ekonomi mağdurlarını devletin affettiği katil gibi görür.Hangi durumu güzel vadeli satış yapan toptancı tüccarla konuşsan veya fabrika sahibi ile hepsi olurmu yaağ çekte hapis kalkarsa ülkede ticaret durur diye bağrınmaya başlar ülkemizde hükümete ve muhalefet partilerine kendilerine göre kurmuş oldukları bu düzenle ilgili her fırsatta baskı yapıp onlarıda etkilemektedirler.Bu adaletsiz sadece ülkede yaşayan çok ufak bir kesim için kullanılan bu saçma çek kanunu lehimize çevirmek her zaman yazdığım gibi il il bir oluşum sağlanarak sayımızın milyonu ğeçtiği tahmin ettiğim bütün işini kaybetmiş esnafların bir araya gelerek hükümetin yaratmış olduğu ekonomik vahşeti gözler önüne sermemiz lazım tek çıkış tek kurtuluş yolumuz bu bakın bizler adi bir suçlu değiliz adi suçlular beyefendi olarak yaldızlı odalarda oturuyor.Ekonomiyi bu hale biz getirmedik ama bizi bu hale onlar getirdi bizim sayımız çok fazla bir bağırdığımız zaman çindende amerikadanda duyarlar dışarlara attıkları yalanlar ortaya çıkar.arkadaşlar derlenmemiz toplanmamız lazım zaman az bugün hiç olmassa yarının planını yapmamız lazım her şeyin olumsuzunu düşünelim uyanık kalalım bu meyanda hakkımızda olumlu bir şey olursa amenna ama işi şansa bırakmayalım.İZ.ER

mustafa dedi ki...

Sayın MYWAY yargıtayın dosyaları iade etmesinin sebebi 5941 sayılı yasa çıkmadan önce yargıtaya gönderilen dosyalar.Birde taksir maksadı bizim le alakası hiç olmadı diye dşünüyorum.zaten bunlar mecliste kast ibaresini eklememek için yırtındılar.

volkan dedi ki...

selamlar,
karşılıksız çek keşide ettiğimden bahisle 03/07/2009 tarihinde tutuklanarak cezaevine girdim, yeni çek yasası ile taahhüt vererek cezaevinden çıktım. bu süreç zarfında hiçbir şekilde adil bir yargılanma sürecine tabi tutulmadım, bir ifadem dahi alınmadı. herneyse tabii tutulduğumuz bu haksız durum hiçbir hukuk kaidesi ile bağdaşmamaktadır. şayet türkiye cumhuriyeti bir hukuk devleti ise adalet er yada geç tecelli edecektir. umarım anayasa mahkemesi bu haksız duruma bir son verir. birde asıl irdelenmesi gereken konu şudur. cezaevinde kaldığım süre boyunca ben ve benim gibi birçok gerçekten mağdur arkadaş bulunurken birde karşılıksız çek keşide etmeyi iş haline getirmiş kişilerle de karşılaştım. gerçek çek mağduru olan bizler bu gibi kişiler yüzünden haketmediğimiz şekilde yaftalanmaktayız. ben ticaret hayatım boyunca toplam 1235 adet çek ödediğim halde sadece 5 adet çek yüzünden böyle bir uygulamaya tabi tutuldum, ama hayatında hiçbir çekini ödemeyen gerçek suçlularla aynı stattüdeyiz. bu yüzden ticaret hayatının bekası için çekte mutlaka kasıt olup olmadığına bakılmalıdır. bu uygulama ile böyle bir sorun kalmayacağı görüşündeyim. herkese iyi çalışmalar...

mustafa dedi ki...

47 53 56 sanırım aynı kişilersiniz
GEÇİÇİ MADDE 2

b) Bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarı belirli vadelerde ödeyeceğini taahhüt etmesi ve taahhütnamenin, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi hâlinde, anlaşma aranmaksızın, taahhütnamede belirtilen süre kadar, soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir. Bu durumda, ödeme süresi, taahhütnamenin yapıldığı tarihten itibaren iki yılı geçemez. Taahhütnamede yer alacak birinci yıl taksidi, borcun üçte birinden az olamaz. Taahhütnamenin bir örneği alacaklıya gönderilir.

SAMİ KAL dedi ki...

47 YASA TAAHHÜT TARİHİ İLE 1/3 ÖDEME TARİHİ ARASINDA 1 YILI GEÇMEYECEK DİYOR. BU GÜN VERSENİZ 2011 OCAK AYINA VEREBİLİRSİNİZ. BURADA 1/3 FAİZİ HESAPLANIRKEN 2011 FAİZ ORANI AÇIKLANMADIĞINDAN NEYE GÖRE HESAP EDECEKSİNİZ. BİR AYDAN BİR ŞEY OLMAZ NASIL OLSA ÖDEYEMEYECEGİZ. SİZ 31.12.2010 GEÇMEYİN.

mustafa dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
volkan dedi ki...

ayrıca yukarıdaki yorumları okuyorum da hala cezaevinde olanlar varmış. kanun bu konuda açıktır, taahhüt ettiğiniz anda mahkemeler tahliye kararı vermekle yükümlüdür.

Adsız dedi ki...

SAYIN 62 İLK ÖNCE LAN KELİMESİ SİZİN GİBİ NEYDİĞİ BELİRSİZLERE MAHSUSTUR SİZ MAL VERDİNİZ ADAM ÖDEMEDİ SİZDE BUNA KARŞILIK YAZDIĞINIZ ÇEKTEN DOLAYI HAPİS CEZASI ALDINIZ KİMBİLİR ADAMA BOZUK MAL VERMİŞİNİZDİR ADAMDA ÇEKİ ONDAN ÖDEMEMİŞTİR TABİKİ BU İYİ NİYETLİ BİR VARSAYIM ASLINDA SİZ MAĞDUR DİĞİLSİNİZ MAĞDUR OLSANIZ BU SİTEDE YAZARKEN ELİNİZ TİTRER ŞİMDİ KEYİFLE BELKİ KIS KIS GÜLÜYORSUNUZ KESİN TEFECİ TAHSİLATÇISISINIZDIR AMA BİZİM İNANDIĞIMIZ ALLAH BU DÜNYADA SİZİN GİBİLERİN YAPTIĞI ZALİMLİĞİN HESABINI SORARKEN BİZİ VE BU GECE YAZDIĞINIZ YAZI HEP AKLINIZA GELSİN SİZİ ALLAHIMA HAVALE EDİYORUM ALLAH BİLDİĞİ GİBİ YAPSIN

Adsız dedi ki...

62 , biz borçtan bahsetmiyoruz . Borç yüzünden hapis yatmaktan bahsediyoruz . Ben 20 sene en az 10.000 yaprak çeki ödemişim , günü gelince de 25 tanesini ödeyememişim . Ama senin gibi alacaklılara zaten olsa da bir kuruş ödenmez . Sen mağdur olmaya devam et .

Adsız dedi ki...

volkan bey her kesin bir hikayesi var biz almadığımız mal için önden yazdığımız bağlantı çekleri yüzünden yargılanıyoruz BİZİM BURDA HAYKIRDIĞIMIZ ÇEKTE HAPİS CEZASI ÇAĞ DIŞIDIR KİMSE HAPİS YATAMAZ DOLANDIRICI OLSA BİLE DEDİK YA HERKESİN BİR HİKAYESİ VARDIR BU ŞEKİLDE YAZARAK BAŞKALARININ AĞZINA BAL SÜRMEYİN.saygılarımla

M.K. dedi ki...

Birkaç saattir yoktum. Ama sami kal arkadaşımız cevaplamış zaten. soruları. Bazı tahhütlerde hakimler hesaplanmış fazilerle beraber tahhüt isterken bazıları sadece borcun ve temerrüt faizinin 1/3 ibaresini yeterli görüyor. yeterli görenler için tahhüt tarihinizden itibaren yıl ama hesaplanmış döküm isteyenler için 2011 temerrüt faiz oranları belli olmadığı için hesaplayamayacağınızdan 2010 sonu oluyor durum. sonuçta birkaç aylık bir fark olacaktır.

saygılar

mustafa dedi ki...

ARKADAŞLAR 62 GİTTİ BENDE ONA KARŞILIK BİR CEVAP YAZMIŞTIM AMA ONUN YAZDIĞI YAZI CÜNEYT BEY TARAFINDAN SİLİNDİĞİ İÇİN 62 YE BEN OTURDUM LAFLAR BANA GELİYOR GALİBA.BENDE YAZDIĞIM YAZIYI KALDIRDIM 62 YE KARŞI OLAN CEVABIMI. SONUÇ ORTADA.
BARİ 64 VE 65 DE KALDIRALIM DA LAFLAR BANA SAPMASIN

Cuneyt dedi ki...

yani haklısın mustafa:)

M.K. dedi ki...

Yani mustafa,

bir geri zekalı nelere maloluyor görüyorsun işte.

mustafa dedi ki...

valla cok sağol cüneyt senin tastiklemen iyi oldu.Yoksa ben birşeyler yazdım da tepki gelince silmiş gibi oldum

cerkeshan dedi ki...

hrks slm arkakadaşlar akşamdan akşama şarkı gibi oldu ugrayabiliyorum inceledim biraz da karışmış ortalık bakın uşakalar ne derseniz uyuyorum elimden geldigince mail faks tel bekle dediniz bekliyoruz ha o gün geldiginde yoklamada bir olmayın bakıyım adaşım önce M.K. BERABER PANKART AÇACAZ sonra nerde nezaman dersen DESLİM oluruz be adaş babalar gibi ne yapalım bunlar kuldan utanmadı ALLAH dan korkmadı bizzim utancak neyimiz var vururuz voltamızı hrks slm

cerkeshan dedi ki...

hrks slm arkadaşlar yazıyorum göremiyorum cüneyt bey yanlış birşeymi yazıyoruz yoksa bi sorunmu var

Adsız dedi ki...

herkese iyi geceler

Cuneyt dedi ki...

cerkeshan
yorumlar
3 dakkada bir düşer siteye
yorum denetleme olmadan yapalım dioruz malum tefecilerle avukatların tetikçileri salya salmaya başlıyor, yani yazdıkları önemsizde arkadaşlarımız zaten stresli morallari bozulsun istemiyorum
bunun için kusura bakmayın her yorumda bir kaç dakika beklemek zorundayız

Adsız dedi ki...

çekte hapis cezası kalkarsa kim zarar görür çok parası olupta vadeli ticaret yapanlar neden zarar görür ödemesse hapse attırırım zihniyeti tarih olur gerçek ticaret başlar birdefa bu çok parası olanlar bu güne kadar çekteki hapsin arkasına sığınarak ticaret yaptılar satarken al dostum ödiyemessen yardımcı oluruz deyip tatlı dil ile malı sattılar ödeyemeyen müşteriyi çeşitli yalanlarla faize boğup hiç bir şeyi kalmayınca hapse attıralım nasıl olsa bunun akrabaları hapis yatırmaz bir yerlerden bulur parayı diyip sonunda yatsın namusuz deyip başka avlarına doğru yürüdüler. OYSA çekte hapis olmazssa vadeli ticaret ilk önce yavaşlar sonra düzene girer herkes ufak ufak mal satar peşin para gündeme gelir kimse kimseyi mala boğmaz gerçek ticaret ortaya çıkar biz eskiden ne çek ne senet bilirdik açık hesap vardı hatta şimdiki gibi resmi irsaliye bile yoktu o zamanın ınsanı gittide uzaydan başkasımı geldi hayır bizim insanımız borcuna sahiptir en büyük sermayenin bitmeyen itibar olduğunu bilir kul hakkını bilir bu çarkları temiz esnafımız hazırlamadı bu icadları belli kesim hazırladı dengesiz büyüyen toplum amerikan dizileri ile çok zengin olma sevdasına girdi model model arabalar yazlıklar yatlar renkli yaşam işin kötüsü her kes bir dallas dizisindeki ceyar oldu dolandırıpta çalıpta yükselen insanlar beyefendi oldu namuslu iyi niyetli hayır demesini bilmeyen çağın görüntüsüne uymayan batan esnafta dolandırıcı oldu.Adam çıkmış ahkam kesiyor ben yüz bin liralık çekimi ödemek için seksen bin lira iki ayaklıya faiz verdim sırf sistemden kopmayalım işimizi devam eddirelim diye üç yıl önce on liraya sattığım malı ankaradaki beylerin politikası yüzünden üç yıl sonra aynı malı beş liraya sattım binlerce insanı batırdılar çinden gelen mal yüzünden ülkemizdeki ufak sanayicilerin başını yediler binlerce insanımız işsiz bıraktılar ülkede gelir düzeyi düştü buna bağlı tüketimde düştü tüketim düştükçe esnaf iyice düştü her belki düzelir diye kendince çareler aradı birbirlerinden hatır çekleri aldılar faktoringlerde müşteri çeki gibi kırdırıp finans yaratmaya çalıştılar sonuc facia hemde büyük facia bu işten etkilenenler güneşin çarığı çarığında ayağı sıktığı küçük esnaf ŞİMDİ ÇEK TE HAPİS OLMASAYDI İNANIN İNSANLAR BİRBİRLERİYLE DAHA DENGELİ TİCARET YAPARDI bu acılar yaşanmazdı ülkemizin hiç bir esnafı kötü niyetli değildir ama bir esnafın işi kötü gitmeye görsün battıkça batar o kadar çok örnekliğcem hikaye var ama vakit yetmez .ihtiyar

mustafa dedi ki...

CÜNEYT size helal olsun gerçekten.Yanlız şunu çok merak ediyorum gerçi geçen zamanlarda da sormuştum fakat gümbürtüye denk geldi yada cevap vermek istemedin.SORUM ŞU? Sen bu işi nasıl yönetiyorsun saatlerce pc başında gerçi EMRE de var ama şöyle bir bahset bakalım durum nedir nasıl gelişir.Sen YAZ sonra kaldırırsın gündem dışı olsun

Adsız dedi ki...

DEĞERLİ KARDEŞLERİM SAKİN OLUN ,
HİÇ TELAŞLANMAYA HEREK YOK .ALLAH HERKESİ AİLESİNE EŞİNE ÇOCUĞUNA BAĞIŞLASIN BU İŞ ANAYASA MAHKEMSİNDEN DÖNECEK İNŞALLAH,AZ DAHA SABIR.

Cuneyt dedi ki...

Mustafa kardeş
artık hükümet olsun yargı olsun dönülmez bir yola girdi bu hapislik olayı gizli saklı sürdürülen bir olaydı ve gizlilği almadı yani bundan sonra ne yapılırsa yapılsın cezlar kaldırılmadığı müddetçe ayaklarına dolaşır..
siteye gelince sağolsunlar denetleme vs bu konuda yardım eden çok
keşke her zaman pc başında olabilsem ama genelde değilim işlerim yoğun

mustafa dedi ki...

İNAN SANA TÜM KALBİMLE DİYORUMKİ
ALLAH SENİ İSTEDİĞİN YERLERE GETİRİR İŞŞALLAH.
Evet dediğin gibi dönülmez bir yola girildi.Sonuçuda çok güzel olacak inşallah.
CÜNEYT KARDEŞİM BUNLAR SENİN VE EKİBİNİN SAYESİNDE.
KIRMADIN CEVAP VERDİN COK TEŞEKKÜR EDERİM

JENARDİ dedi ki...

2002 DE BU YASA ANAYASA MAHKEMESİNE GİTTİĞİNDE KİMSENİN SESİ ÇIKMIYORDU. YASA 2003 DE DEĞİŞTİ YİNE KİMSENİN SESİ ÇIKMIYORDU..

ARTIK ÇIKIYOR. BİZ BİR TOPLULUK OLDUK. HAK ARAYIŞINA GİRDİK. KAYBETTİKLERİMİZ ARIYORUZ.BİZE BUNU YA VERECEKLER YADA ÜLKEMİZİ AVRUPAYA ŞİKAYET ETMK ZORUNDA KALACAZ. SUSMAYACAZ

ARTIK KALABALIĞIZ, VE HAKKIMIZI BİZE VERMELİLER. BİZ DOLANDIRICI DEĞİLİZ. KİMSENİN HAKKI KİMSEDEN KALMAZ. HEM İCRA HEM HAPİS HEM DE ADAMIN TEZGAHINI ELİNDEN ALAN BİR ZİHNİYETLEUĞRAŞMAYA DEVAM EDECEZ. SON NEFESİMİZE KADAR..

BU İŞİ HALLEDENE KADAR BİZDEN AYRILMAYIN.HERKESİ UYARIN.

Adsız dedi ki...

jenardi afferim

mustafa dedi ki...

Aslında tam zamanı önemli kanalların genel yayın yönetmelerine kanal sahiplerine mailler atalım baskıyı biraz oralara yoğunlaştıralım.Burada öneli tv yorumcularına yazarlara ulaşma yolunu bulalım.BİZİ DESTEKLEYEN VEKİL OLUR BİR KURULUŞUN BAŞKANI OLUR ONLARI BU KONUDA TV LERDE YORUM YAPMALARINI İSTEYELİM.MEDYA PATRONLARI ÖNEMLİ.
belki bir insaf sahibi çıkar yahu bunlar nedir der

uludağ dedi ki...

HERKESE İYİ SABAHLAR,

SAYIN SİTE TAKİPÇİLERİ VE SAYGIDEĞER ARKADAŞLARIM "YOLUN SONU GÖRÜNÜYOR" ÇÜNKÜ DOĞRU HER ZAMAN YANLIŞI YENMİŞTİR...

M.K. dedi ki...

Sevgili Mustafa kardeşim,

doğan medya grubundan umudunu kes. çok denedik 2 atırlık haber bile yapmadılar. Onlar insaf sahibi değil para sahibi o nedenle olmuyor maalesef.

Sevgili Emre,

o zamanla bu zaman arasında 2 önemli fark var

1. Çekin artık vadeli bir enstürman olduğu hükümet kararnamesiyle ve yeni yasayla belirlenmiş olması.

2. Anayasaya eklenen bir fıkra ki kendi yasalarımızla uluslararası yasalar çeliştiğinde uluslararası yasaların referans alınacağı. bizde AİHS ne taraf olup imza atarken bunuda Anayasamıza geçici madde olarak ekledik.

Bizim için en büyük engel çekin bir havale aracı görülüp kabul edilmesi idi ki artık bunu söylemek mümkün değil. Artık kambiyo mevzuatındada çek bir havale aracı değil çünkü üzerinde yazılı tarihten önce ibrazında bankalarca işlem yapılamıyor. ki bu durumda Anayasa Mahkemesi üyelerinin hala çek bir havale aracıdır diyeceğini sanmıyorum. diyeceksede assınlar bu kadar milleti de kurtulsunlar

saygılar

Aa dedi ki...

85 M.K. Bu milleti asmaktan beter ettiler yalanla dolanla buraya kadar idare ettiler halada etmeye çalışıyorlar.Sonları ekonomi yüzünden olacağı hiç akıllarına gelmemişti bunların kötü sona gidiyorlar.ALLAH BİN BETER ETSİN BUNLARI.Hala açılım diyorlar demokrasi diyorlar insan hakları diyorlar.Dünyada kalmamış insanlık dışı yasadan 1 milyondan fazla mağdur var saklamaya çalışıyorlar.

Barışçı-Mersin dedi ki...

Değerli arkadaşlar; belki eksiğimle birlikte, hafta boyunca nispetende olsa görevimi yerine getirmiş olmanın huzuru içerisinde yazıyorum. Hafta boyunca; C.H.P.'nin Anayasa Mahkemesine Başvurusu hususunda, çalışmalarımı aksatmadan yerine getirdiğimi düşünüyorum. Hergün; C.H.P.'li Milletvekillerimize, mektuplarımı gönderdim. Hafta boyuncada; bir kaç kez olsada sayın Milletvekillerimizle görüşme imkanım oldu. Bugün yine birkaç Milletvekilimizi aradım. A.İhsan Köktürk Milletvekilimiz; kendileri beni aradılar. Verdikleri bilgiye göre; geçen hafta, Anayasa Mahkemesine Başvuru için; gerekli kararın alındığını, grup başkanvekillerine gerekli talimatların verildiğini ve gerekli hazırlıkların tamamlanmış olduğunu belirterek, İnşaallah; Pazartesi veya Salı günü, başvurunun yapılabileceğini belirtmişlerdir. Bilgilerinize. Mümkün olduğunca; gelişmeleri sitemizden takip edip, çalışmalarımızda; mümkün olduğunca katılımcı olmaya çalışıyorum. Allah; hakkımızda hayırlısını versin. Bugüne kadar; tüm emeği geçenlere ve tüm katılımcılara, saygı; sevgi ve hürmetlerimle.

Aa dedi ki...

87 de yazan Barışçı-Mersin bzide sana sonsuz şükran veteşekkürlerimizi iletiyoruz.

Adsız dedi ki...

arkadaşlar ben siteye yeni dahil oldum ama her gün takip ediyorum telaşeye gerek yok bir nisana kadar taahhüt için günümüz vay yargıtayın içtiatını beklemek lazım taahhütü versende yargıtay kararı bozsa yeniden yakalama çıkmazmı

Adsız dedi ki...

arkadaşlar benim abim halen cezaevin de, hakim verdiğimiz tahhütleri red etti.temerrüt faizini hesaplayıp,rakam olarak taksitler halin de kaç para ödeyeceğinizi belirteceksiniz diyor.temerrüt faizi hesaplamayı bilen varsa yardımcı olurmusunuz avukatımız da yok.çek tutarı,51,600 tl ve 2005 den.bilen varsa allah rızası için yardımcı olsun çok zor durumdayız

Adsız dedi ki...

pekı bu durumda bu kanun tum hukmuyle ortadanmı kalkacak ya nı vekaleten ımzalar la ılgılı 3167 mı yoksa yenı kanunmu hukumlerı uygulanacak

Adsız dedi ki...

sayın MK siz tahhütü nasıl yazdınız kabul oldu.tahhütünüzün örneği varsa ulaştırabilirmisiniz

Adsız dedi ki...

sayın MK AKŞAM CEVAP YAZMIŞSINIZ FAKAT İŞİM ÇIKMIŞTI YENİ GÖRDÜM.ŞİMDİ DİYELİM Kİ TAHHÜT VERİRKEN İLK TAKSİDİ 30 12 2010 DEDİK KALANINI TAKSİTLER HALİNDE 2011 DE ÖDEYECEĞİMİZİ BELİRTMEK İÇİN,YİNE 2011 FAİZ ORANI LAZIM DEĞİLMİ.ÇÜNKÜ TAM 3 KEZ TAHHÜT VERDİK VE RET CEVABI ALDIK,TAHLİYE ETMEDİ HAKİM O YÜZDEN SORUYORUM.ABİMİN DE BENİM DE DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI YA.

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar uzun süredir yazamıyordum. Çalışmaya çalışıyorum bu şartlar altında. Allah yardımcımız olsun. Ancak benim şahsi inancım 4 Şubatta Anayasa mahkemesinin 5/1'i kesinlikle kaldıracağıdır. Daha doğrusu 4 Şubatta görüşmeye başlayacağı ve görüşmeler sonucu kaldıracağıdır. Çünkü çekte vade kabul edilmiştir ve eski kanunun tek tutar yanı da ellerinde kalmıştır. Az kaldı sıkalım dişimizi bitmek üzere bu çile. Çek artık vadeli bir ödeme aracıdır. Havale emri değildir. Hem bu nedenle 38.maddeyi de göz önünde bulundurarak hapis kararı verilemez. Hem de vade kabulu ile kasıt unsuru tamamen ortadan kalkmıştır. Objektif sorumluluk vs. demekle olmayacaktır. Kişisel kanaatim 4 şubat sonrası bu iş bitecektir. Şimdiden herkese geçmiş olsun.

Adsız dedi ki...

tüm arkadaslara slm gününüz aydılık ve güzel olsun. CECE......

Adsız dedi ki...

İstanbul mahkemeleri taahhütte uğraştırmıyor. 1/3
31.12.2010 tarinde yasal faiziyle birlikte ödeyeceğini ve kalan 3/2 sini 31.12.2011 tarihinde ödeyeceğim dedim iki mahkemede kabul etti.
Ayrıntılı ödeme planı vermek borcun ödenmesini garanti edermi? Bazı hakimlere şaşıyorum. Zorluk çıkarmak için ellerinden geleni yapıyorlar. çOK Hapis cezası veren hakim acaba erken mi terfi alıyor.Çoğu meslektaşlarının rahatca verdiği aynı konudaki kararı vermek için bin dereden su getiriyor.Gerçekten bu hakimler hukuk fakültesi mezunumu ? İnanamıyorum . Borçlunun hapiste yatmasında ne menfaatleri varsa.Acaba ileride haksız yere yatırılan 1 günün hesabını nasıl verecekler.

HOME COLLECTION dedi ki...

Arkadaşlar merhaba. Bende biraz önce DEMOKART YARGI MENSUPLARINA davamıza katkıları için mail gönderdim. Zulüm ebedi olmaz. Elbette hak gelecek batıl gidecek. gerçi hepimiz büyük imtihandan geçiyoruz. Sağolsun siteyi yapan arkadaşlara. birlikten güç doğar. bizleri bir araya getiriyorlar. Arkadaşlar sıkıntılarımıza sabırla mücadele edelim. isyan etmeyelim. isyan hem imanımıza zararverir, hem mevcut sıkıntılarımızı artırır. Allaha sığınalım. Herşeye gücü yeten herşeyi yaratan o değilmi. Mücadelemize birlik ve dayanışma içinde devam edelim. çektiğimiz sıkıntılar inşallah ahiretimize faydası olsun. imtihan dünyasındayız. herkesin imtihanı farklı farklı.
elbette ülkemiz kurtuluşa ulaşacaktır.
cafer

M.K. dedi ki...

sayın 93

zaten sorun burda başlıyor. Temerrüt faizini bir sade vatandaşın oturup hesaplaması çokta kolay birşey değil. Yasama organı bu yasayı yaparken son dakika golü atmaya uğraşmak yerine uygulamada çıkabilecek aksaklıkları gidermek için açıklama getirmiş olsaydı bunlar olmazdı. 2011 için temerrüt faizinin ne olacağı belli değil yani hesaplama imkanı yok. o zaman 2010 da ödenecek miktarın temerrüt faizinide hesaplamanın bir anlamı yok. Normalde hesaplama ve döküm yapılmak yerine 1/3 artı temerrüt faizi şeklindeki tahhütlerin kabul edilip insanların uğraştırılmaması gerekir. Çünkü belli olmayan bir oranın hesaplamasıda yapılamaz doğal olarak. Hesaplada gel diyen hakime EFENDİM SİZ HESAPLAYIN BENDE ÖDEYEYİM demek lazım. hesaplasın 2011 i de hepimiz görelim.

sayın 92

ben taahhüt falan vermedim çünkü kesinleşmiş bir cezam yok. Ama size önerim red gelen tahhüdünüzle ilgili ağır cezaya itiraz edin ve itiraz dilekçenizde anlatın. 2011 için temerrüt faizi belli değil neye göre hesaplayacaksınızki. hatta görüşme imkanınız varsa reddeden hakimede bunu sorun. o zaman hakimler bilirkişi bulundursun. vatandaş muhasebeci yada maliye memuru değilki. hoş olsada kabul olmaz yeminli mali müşavir isterler o zamanda.

saygılar

Adsız dedi ki...

sitede çıt yok
kelimeler bitti söz tükendi...

myway dedi ki...

değerli arkadaşlar

cüneyt 39 numaralı yazısında çok önemli bir duyumunu paylaştı...CMK 226 madde ve ekledi yargıtay daki davaların BOZMA sebebi bu dedi...

suçun niteliğinin değişmesi...

yukarıda açıklamaya çalıştım...şayet bu gerekçe ise bu yeniden yargılanma demek ve bu kararlardan eklenerek itiraz dilekçesi verildiğinde infaz duracaktır ve taahhüt vermeye gerek kalmayacaktır...

fakat bu gerekçe ile bozulan kararlara ulaşmamız lazım...konuya bu boyuttan bakmak şu an için en mantıklı yol...

my way

SAMİ KAL dedi ki...

90 çekin 2005 oldugunu yazmışsın ay olarak belirtmemişsin hesap yapıp buraya yazmak uygun olmaz samikal42@hotmail.com 05346629878 saat 16.30 dan sonra msn deyim ararsanız yardımcı olurum

Adsız dedi ki...

90 nın dikkatine http://www.mevzuat.net/fayda/faizhesapla.aspx sayfasından gecikme faizi seçenegini kullanın

Adsız dedi ki...

değerli MY WAY yaşım müsait olsa ünüversite imtihanlarına girerek hukukçu olmak isterdim ne kolay para kazanıyorlarmış inanın ben bir yere vekaletle ilgili posta ile başvuruda bulundum adam okumamış bile yanındaki memura yetki vermiş o bakmış kağıda böyle taksitlendirmemi olur diye ret diye birde imza atmışlar tesadüf biz oraya gidiyoruz olaya vakıf oluyoruz sonra o amcaya soruyoruz ne iş bu diye o da vay anasına diyor ama yapcak bir şey yok kararı vermişiz siz bir zahmet tebligatı alında ağır cezaya başvurun orda düzeltirler diyor varmı böyle bir şey ALLAH inanın insanlarımıza yardım edsin hele birde garibsen yol iz bilmessen gittin neyse gülün diye yazdım inanın ben o insanları deşifre edip rezil etmeğe bile utanıyorum bunlar vatandaşı katletmeye utanmıyor. sayın MY WAY benim size yazmamdaki asıl konu bu yargıtay kararı ile kesinleşmiş yargıtay aşaması geçmiş infazda bekleyen davalarımız için yeniden uyarlama talebini gerçekleştirirmi.

myway dedi ki...

....103....

söylemek istediğim tam olarak bu zaten...fakat yeniden yargılanma ile ilgili dilekçemizin keyfi olarak red edilmesini önlemek için yargıtay bozma kararını itiraz dilekçemize eklemk lazım...

hatırlarsanız SN ANKARA HUKUKLU bu konuyla ilgili itiraz dilekçesini kanun çıktığı zaman yazmıştı ve sitede yayınlamıştık...fakat itiraz dilekçeleri direk red edildiği için EMSAL kararı eklmemiz şart oluyor...

my way

mustafa dedi ki...

Suç Niteliğinde Değişiklik

Suçun niteliğinin değişmesi

MADDE 226. - (1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.

(2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.

(3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.

(4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır.

SAYIN MYWAY

Burada ki dikkat edilmesi gereken unsur şu
Yargıtayın iade ettiği dosyalar 14.12.2009 tarihinde çıkan 5941 sayılı yasanın çıkmasından dolayı kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. gerekçesiyle geri gönderilen dosyalardır.
5941 sayılı yasa çıkmasıyla
Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.
Eğer ki yeni yasa yeni haklar doğurursa yeni çıkarılan yasaya göre hak tanınıp tekrar yargılanma ortaya CMK 226 ya göre tekrar yargılanma ortaya çıkar.

5941 sayılı yasaya CMK 226 madde gerekçe gösterilerek davalının yeni haklara sahip olduğunu bildirir

myway dedi ki...

sn mustafa

tekrar yargılanma ortaya çıktığı zaman eski yasaya göre objektif sorumluluk ile verilen cezaların durumu ne olur?

malum bu 5941 sayılı yasada yok...terkedildi...

Zaman bakımından uygulama

MADDE 7. - (1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.

benim iddia ettiğim konu...zaten 2009 ocak ayından bu yana savunduğumuz konu...cmk 226 yargılama usulünü belirler...fakat yeniden yargılanacak kişi TCK daki genel hükümler dikkate alınarak yargılanır...zaten yeni yasanın gerekçesi de bu değilmiydi...

TCK na uyumlu hale getirilmek için yasaya SEBEBİYET VERME ibaresini eklediler ve TCK na uyumlu hale getirmediler mi?

my way

Adsız dedi ki...

DEĞERLİ MY WAY VE MUSTAFA BEY 35 örnek ile gıyabımızda verilen kararlardan dolayı tekrar yargılama istemi doğarmı

myway dedi ki...

....107....


3167 ile ilgili bütün davaların bozulduğuna göre bütün davalar tekrar görülecek demektir...

my way

mustafa dedi ki...

Sevgili myway senin değinmek istediğin konuyu gayet iyi anlıyorum
Durum itibariyle her konuda haklısın
LAKİN
tekrar yargılanma ortaya çıktığı zaman eski yasaya göre objektif sorumluluk ile verilen cezaların durumu ne olur? DİYE SORMUSUN
5237 yasa 7.madde 2 fıkra
2) Suçun islendigi zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüge giren kanunların hükümleri
farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.
burda suçun işlendiği zaman ibaresi yargının bittiği ve sonuçlandırıldığı ortaya çıkar.Sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri ibaresi ise mahkum durumdaysa cıkan kanunla tekrar yargılanma hakkını doğurur yanlız sucu ortadan kaldırmaz.tabi ki ilgili yasa kaldırmıyorsa

Şunu demek isterim ki cmk 226 hakkında kişi görüşleri ve bu yasa bu sonuçları doğurur diyenler var
Yanlız hem 5237 madde hemde CMK 226 5941 nolu yasayı yok sayamaz.
İki yasada 5941 nolu yasaya sevk eder.Burada suç sayılamaz ibareleri her iki yasada da bulunmamaktır.5941 sayılı yasa resmen suç unsurudur demektedir.Reddiyedeki diğer iki yasa ise sadece zaman açısından ve yargılama dürüslüğü acısından işlevi vardır.

Adsız dedi ki...

sayın MY WAY imzanız olmadığı halde şirketin sahibi ve müdürü olduğunuz için vekaleten başkasının imzaladığı çekten ceza alıyorsunuz bu yeni oluşumda bizim durumumuzu değiştirecek bir müjde varmı.saygılar

SAMİ KAL dedi ki...

mustafa bey yasadaki lehe gelişmeler geriye dönük uygulanır. bu yasa geregidir, bunun için cezaevinde olmak infazın başlaması gerekmemektedir. sadece eger infaz bitmiş ise uygulanamaz. bunun için 5941 deki lehe uygulamalar bizler için geçerlidir, buda yeniden yargılanma yolunun açılmasıdır. yani zaman kazanmak demektir. eski yasanın lehe olanlarıda var yeni yasanında buna göre hükümlünün durumuna göre lehe olan hangisi ise o uygulanır. tabiki dava 3167 göre açılmış ise

Adsız dedi ki...

yargıtayın geri gönderdiği bozma dosyasını mesela 23 asl . izmir biz ordan alabilirmiyiz

mustafa dedi ki...

Sayın SAMİ KAL Bence aynı gerekçeler ve düzenler üzerine açılmış konular dan bahsediyoruz.

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR CAHİLLİĞİMİ BAGISLAYIN.TAAHHUT VERMEYENLER VE 35 GÖRE 2006,2007 DE CEZA ALANLAR CMK 226 GÖRE TAAHHÜT YERİNE İTİRAZ DİLEKCESİ VEREBİLİRMİ.CMK 226 EMSAL KARARI NASIL BULABİLİRİZ.

Adsız dedi ki...

Sevgili arkadaşlar

Rica etsek gün para sistemiyle faiz hesabı yapan bir bölüm ekleyebilirmisiniz çünkü taahhütte bulunanlar miktar yazamıyor o arkadaşlara yardımcı olmak amacıyla

Adsız dedi ki...

http://www.mevzuat.net/fayda/faizhesapla.aspx

burdan hesaplayınız ,gecikme faizi

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR BENİM ÖĞRENMEK İSTEDİĞİM BİR ŞEY VAR,
ANAYASA MAHKEMESİ ŞİŞLİNİN İTİRAZINI 4.ŞUBATTA GÖRÜŞECEĞİ SÖYLENİYOR,BU DURUMDA DOSYA RAPORTÖRE VERİLMEDEN,MAHKEME ESASTAN GÖRÜŞEREK KONUNUN ACİLİYETİ VE TOPLUMSAL ÖNEMİ BAKIMINDAN DĞERLENDİREREK AYNI GÜN KARAR VERMESİ MÜMKÜN OLABİLİRMİ VEYA NASIL OLABİLİR

hasan dedi ki...

çok degerli madur kardeşlerim yav ben taahhüt veriyorum ama savcılar ve hakimlerde inatla kabul etmiyor bende bu durumuma gülüyorum bu nasıl bir adalet yav böyle anlamadım ki anayasa mahkemesi şimdi durdurursa benim kabul taahhaütlerim ilk tarihten geçerli olur mu yoksa kabul olmamış bidaha veremezsin mi derler HERKEZE SAYGILAR SEVGİLER

mustafa dedi ki...

SAYIN Hasan kardeş
5941 sayılı yasada hüküm koyucu ve hükmü geçiçi olarak durduran maddelerinden her hangi biri A.Mahkemesi tarafından kaldırılırsa,Hükmedici unsurlar tamamiyle kalkar.5941 sayılı yasa öyle bir hale konulmuş ki hükmedici maddeler zincir gibi birbirine bağlanmış.Biri kopsa diğerleri işlevini kaybeder.Yanlız bizim ülkemizde bir yere uydurulur piyasaya sürülür.Demokrasi yasalarının geçerli olduğu ülkelerde bu olmaz.BİZDE OLUR.
BAŞKA ÜLKEDE YASA İPTAL OLUSA BİTER.BİZDE HEMEN YENİSİNİ ÇIKARIRLAR.OLURMU OLUR KARDEŞ

Adsız dedi ki...

5941 in lehe olan maddelerinin uygulanmasını istedim bursa mahkemelerinin hepsi hiç bir lehe uygulama yoktur diye ret etti sahsi çeklerimde içlerinde ibraz tarihinden önce vurulanlarda dahil ret edildi...yargıtay neden geri yolluyor acaba bizimkilere faydalı olurmu...

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar ben taahhütnamemi vereceğim. Artık dayanamıyorum bu kaçak hayata. Taahhütname veren bir arkadaş varsa ve bana yardımcı olursa sevinirim. Tahhütname nasıl yazılacak bilmiyorum. Şimdiden teşekkür ederim.

firari dedi ki...

1 Haziran 2005
Yeni TCK... Yargıtay'dan 250 bin dosya yerel mahkemelere gönderilecek

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) bugün yürürlüğe girmesiyle yerel mahkemelerin iş yükü ağırlaşacak.

Yargıtay’ın 11 ceza dairesinde bulunan dava dosyalarının yerel mahkemelere yeni yasa gereği esasa girmeden "kanun bozması" yoluyla yerel mahkemelere gönderilmesi nedeniyle, yerel mahkemeler hem görülmekte olan davalar, hem de Yargıtay’dan gelen dosyalar nedeniyle yoğun bir iş yükü altına girecek.

Yeni TCK’nın uygulamasını düzenleyen yasaya konulan maddeye göre, temyiz edilen ve halen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bulunan dosyada sanık yönünden yeni TCK’da açıkça lehe hükümler varsa, bu dosyalar ceza dairelerine gönderilmeden ilgili yerel mahkemeye iade edilecek. Buna göre halen Başsavcılık’ta bulunan 175 bin dosya yerel mahkemeye iade edilecek.

YEREL MAHKEMELER NE YAPACAK?
Bu mahkemeler, halen yargılaması süren davalarda eski ve yeni TCK’nın hükümlerini suç niteliğine göre karşılaştıracak ve lehe olan yasa hükümlerine göre karar verecek.


Yerel mahkemeler, infazı devam eden hükümlülerin dava dosyalarını ise yeni TCK’nın "lehe kanun uygulaması" düzenlemesi gereğince yeniden açacak, yeni TCK’daki sanık yönünden lehe hükümlere göre yeniden hüküm kuracak.


Bugünden itibaren (1 Haziran 2005) işlenen suçlarda yeni TCK’ya göre karar verilecek, yargılamada 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), cezaların infazında ise 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİK) hükümleri uygulanacak........

2005 yılındada benzer olaylar yaşanmış.... sevinelimmi acaba..

mustafa dedi ki...

Sayın Firari
Kişinin işlemiş olduğu şuçun tarihine göre hakimlerin elinde 2 adet kanun var eski ve yeni.
Hakim kişinin tekrar yargılanma gibi bir durumu olursa 2 kanun arasından lehe olanı infaz eder.Neden infaz eder diyorum bunun kaçarı yok arkadaşlar taahüt te versen ne verirsen ver.Yasa suçtur diyorsa bu suçtur.Sadece zaman kazanmanın yolları var.Bu yolların bazılarını biz yapıyoruz anlaşarak,bazılarını da yasalara aykırıdır gerekçelerle yargıtay yapıyor.
ARKADAŞLAR ŞU BİR GERÇEK İŞ ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARINA BAĞLI BUNU HERKES BİLİYOR
ONUN İÇİN NEREYE BASKI KURACAKSAK ONU YAPALIM KURTULALIM ŞU İLLETTEN.
Ona bakarsanız iş bir kılcık cıkarmaya kalsın 5237 sayılı yasada lehimize çok şey çıkartırsınız. örnek çok 20 21 22 23
İKİNCİ BİR ŞANSIMIZ DAHA VAR
HÜKÜMET çek mağdurlarına bir pişmanlık yasası çıkarır oda şu zamandaki mağdurları ilgilendirir
BUDA HAKSIZLIK OLUR.
BİZDE TAMAM BİR DAHA BATMAYACAĞIZ PİŞMANIZ DERİZ OLUR BİTER

mustafa dedi ki...

121 taahütname verme sabret derim yok ben vereceğim dersen buyur kardeş senin adına hayırlısı olsun inşallah

…………… ASLİYE ceza MAHKEMESİ'NE / ........ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

İLAMAT NO :
ESAS NO :
karar NO:
TALEPTE BULUNAN :
TALEP KONUSU : 5941 sayılı çek kanununun geçici 2/b maddesi uyarınca taahhütnamenin sunulması ve hakkımdaki kovuşturmanın durması / hükmün infazının ertelenmesi / durdurulması ve tahliye talebimdir.
TALEP TARİHİ :
TALEP : Mahkemenizin yukarıda esas ve karar numarası ile hakkımda kovuşturma başlatılmış / cezaya hükmolunmuştur.
5941 Sayılı çek kanununun 6. Maddesi hükmünde belirttiği üzere karşılıksız kalan çek bedelinin üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre işleyecek 3095 sayılı kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte aşağıda sunduğum ödeme planına uygun olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum.
5941 Sayılı kanunun 2. Maddesi ve 5275 Sayılı kanunun 98. Maddesi gereğince hakkımdaki kovuşturmanın durması / hükmün infazının ertelenmesi / durdurulması ve tahliye edilmeme karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

ÖDEME TAAHHÜDÜM:
5941 Sayılı Kanunun 6. Maddesinde belirtilen toplam miktarın 1/3 ünü ..Ocak 2011 tarihine kadar
5941 Sayılı Kanunun 6. Maddesinde belirtilen toplam miktarın 2/3 ünü …… Ocak 2012 tarihine kadar ödemeyi taahhüt ediyorum.
Adı Soyadı :
Tebligat Adresi :
Tarih :
İmza :

M.K. dedi ki...

Mustafa kardeş,

görülüyorki bu böyle devam ettiği sürece ne tartışma bitecek nede fikir yürütme. Sen söyledilklerinde haklısın da.. da diyorum çünkü bu söylediklerin gerçekten hukuk olan ve hukuka saygı olan toplumlarda geçerlidir.

bence,

bizim ülkemizde hukuka inanan şöyle gelsin... sebebi kim yasama organı... ben yürütmeyi suçlasamda oran yüzde 20 yi geçmez. sebebi belli. bunu içinden kimse çıkamayacak. bu polemikleri ya Anayasa Mahkemesi yada YCGK lu bitirecek. yok olmazsa bizde adımıza yakışır eylemler yaparız. yok yapamayız dersen o zaman kimsenin kimseye kızmaya hakkı kalmaz herkes gider kuzu kuzu yatar.

saygılar

Adsız dedi ki...

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/13640543.asp?gid=229
Yeni Çek Yasası için iki kritik iptal başvurusu

Adsız dedi ki...

314noya ( bu sayfanın 114 )deki soruya lütfen cevap arkadaşlar.Tebligat 35ci maddeye göre gıyabında verilen kararlar hakkında bilgisi olanlar.

Adsız dedi ki...

biz chp çek yasasını anayasa mahkemesine taşıyacak diye beklerken,başka bi mahkeme aleyhimizde bozmak için yeni kanunu anayasa mahkemesine taşıyor...helal olsun ne diyelim,böyle adalete böyle hakim ve savcılara...

Adsız dedi ki...

ardaşlar hakim ve savcıların başlarının üzerindeki sallanan erdogan'ın kılıncına kuzu kuzu başlarını uzatırken bizim sıkıntarımızla ilgineceklerini hiçmi hiç düşünmüyorum.madur-ugur

Adsız dedi ki...

değerli yönetim ve chp li vekillerle bire bir görüşen arkadaşlarım acaba bu iki mahkemenin anayasa mahkemesi baş vurusunu chp li vekillerle değerlendirme şansımız varmı.selamlar

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar hürriyet gazetesinde yazıyı okudum 26 asliyenin itirazı kabul olursa bütün taksitlendirmeler iptal olacak hapisten çıkanlar hapse girecek diyor. şişli 14 asliyenin getirisi veya götürüsü ile birşey yazmıyor.14 asliyenin kabulü halinde ne olur

Adsız dedi ki...

ya kardeşim ne olacak bizim bu halimiz sayın hakimlerimiz tahhütümüzü samimi olmadığı için kabul etmiyorlarmış,tam dört kez tahhütte bulunduk ve her defasın da ret oldu.dayım hala cezaevinde.çıkan yasadan faydalanamıyoruz ya.yok böyle bi şey.hakimle gittim kendim görüştüm neresi uygun değilse neresinde hata varsa söyleyin düzeltip tekrar tahhüt verelim,yok diyor adam söyleyemem tekrar hazırlayıp gelin tahhütü.

Adsız dedi ki...

Oya ARMUTÇU/ANKARA 31 Ocak 2010 Hürriyet

Karşılıksız çek sanıklarına, 1 Nisan’a kadar alacaklısıyla anlaşarak veya 2 yıl içinde ödeme taahhüdünde bulunarak cezaevinden kurtulma yolunu açan yeni Çek Yasası’nın iki maddesi Anayasa Mahkemesi’ne taşındı.

İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesi, Çek Kanunu’nun geçici ikinci maddesinin 1/b bendindeki, karşılıksız çek miktarını belirli vadelerle ödeyeceğini, kişinin kendisinin ya da yasal temsilcisinin mahkemeye bildirmesi halinde, hakkındaki davanın (kovuşturmanın) taahhütnamede belirtilen süre kadar durdurulması düzenlemesinin anayasaya aykırı olduğunu belirterek, iptalini istedi. Aynı maddede ödeme süresinin, taahhütnamenin yapıldığı tarihten itibaren iki yılı geçemeyeceği öngörülüyor. Mahkeme, bu düzenlemenin Anayasanın 141/son maddesine göre, “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir” hükmüne ve hukuk devletine ilişkin 2. maddesine aykırı olduğunu savundu. Bu madde iptal edilirse, “Ödeme taahhüdü yap, süre kadar soruşturman ve davan dursun” uygulaması yüksek mahkemeden dönmüş olacak. Bu durumda iptal kararı ışığında yeni düzenleme yapılması gerekecek. Tahliye edilenlerin de yeniden hapse girmesi gerekecek.
1500 günlük adli para cezası
İkinci başvuruyu ise Şişli 14. Asliye Ceza Mahkemesi yaptı. Mahkeme, Çek Kanunu’nun beşinci maddesindeki, “Karşılıksız çeke sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikayeti üzerine her bir çekle ilgili olarak 1500 günü kadar adli para cezası verileceği” ve “Hükmedilecek adli para cezasının çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacağı” düzenlemesinin iptalini istedi.

Adsız dedi ki...

tahliye edilen hapse girmez verilen hak alınmaz sadece karardan sonra uygulanmaz...

Adsız dedi ki...

Kimden: Osman Can (anayasa@yahoo.de)
Gönderme tarihi: 29 Ocak 2010 Cuma 15:51:19

Kime: atakan korateş

(atlantismetal@hotmail.com)

Sayın Korateş,
Çek yasasının uygulanmasından doğan sorunları, özellikle yargının sorunlu yaklaşımı ile ilgili bilgilendirme yazınızı okudum. Sorunuzu bana iletmeyi uygun gördüğünüz için teşekkür ederim.
Çek yasasında yeni değişikliklerin ekonomik suça ekonomik ceza anlayışına göre biçimlendiğine ve hapis cezası yerine çalışarak ödemenin daha doğru bir yaklaşım olduğuna ilişkin yakın zamanda bir Anayasa Mahkemesi kararı yayınlandı.

2.6.2009 tarihli ve E. 2004/22, K. 2009/67 sayılı karara http://www.anayasa.gov.tr/eskisite/KARARLAR/IPTALITIRAZ/K2010/k2009-67.htm linkinden ulaşabilirsiniz. Belki savcılar ve hakimlere fikir verebilir.
Bunun dışında Anayasa Mahkemesine dava açılması durumunda tabii ki Mahkeme gerekli incelemeyi yapacaktır.
Saygılarımla
Osman Can

Adsız dedi ki...

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI





Esas Sayısı : 2004/22

Karar Sayısı : 2009/67

Karar Günü : 2.6.2009



İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Şişli 6. Asliye Ceza Mahkemesi


İTİRAZIN KONUSU: 19.3.1985 günlü, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un, 26.02.2003 günlü, 4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile eklenen Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının birinci tümcesinde yer alan “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce…” ibaresinin, Anayasa’nın 10. ve 36. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY


Karşılıksız çek keşide etme suçundan açılan kamu davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.


II- İTİRAZIN GEREKÇESİ


Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:



“…



Sanık hakkında mahkememizde açılan kamu davası ile karşılıksız olarak çek keşide edildiği iddiasıyla cezalandırılması talep edilmiş, 4814 SY ile değişik 3167 SY uyarınca sanığa ve müşteki tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı, banka evrakları ve ilgili nüfus sabıka kayıtlarının gelerek dosyanın tamamlanmış olduğu görülmüştür.



Bu çerçeve içerisinde 4814 SY ile değişik 3167 SY nın Geçici 1. maddesinde açıkça yazılı olduğu üzere müşteki tarafın kendisine yapılan ihtarlı tebligata rağmen duruşmaya gelmediği takdirde davanın düşürülmesine karar verilmesinin gerekeceği, ancak bu maddenin sadece 08/03/2003 tarihinden Önce açılan davalarda uygulanabileceği anlaşılmış, bu nedenlerle 4814 SY ile değişik 3167 SY nın l. maddesindeki koşulların sanık yönünden tamamlandığı ve mahkumiyetine karar verilmesinin söz konusu olduğu görülmüştür.



Olayımızda ise söz konusu çekin keşide tarihi 15/01/2003 ve ibraz tarihi 24/01/2003 olup yasadan önce olmasına karşın dava C.Savcılığınca 29/08/2003 tarihinde açılmış olup, bu nedenlerle 4814 SY ile değişik 3167 SY nın Geçici 1. maddesinin uygulama kapsamına girmediği tespit edilmiştir.



Açıktır ki, C.Savcılığınca iddianame 08/03/2003 tarihinden önce düzenlenmiş olması halinde müşteki tarafın tebligata rağmen yargılamaya gelmemesi nedeniyle söz konusu yasanın Geçici 1.maddesinin uygulanmasıyla sanık lehine olarak kamu davasının düşürülmesi gerekecek iken, iddianamenin daha sonraki bir tarihte düzenlenmiş olması nedeniyle bu yasa hükmü uygulanamamıştır.



4814 SY ile değişik 3167 SY nın Geçici 1. maddesindeki düzenlemenin ilk cümlesi nedeniyle; sanığın kimliğinin, isnat edilen eylemin tarihinin, şikayet tarihinin ya da başkaca unsurların hiçbir önemi olmaksızın sadece “ Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki deyimi nedeniyle 08/03/2003 tarihinden önce düzenlenen iddianame tarihi nedeniyle uygulama yapılabildiği açıktır.



Oysa 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 10 ve 36 maddelerinde ayrıntılarıyla yazıldığı üzere mevcut yasanın sanığın eylemiyle ilgisiz sadece iddianame tarihinin erken ya da geç olmasına yönelik olarak sanık aleyhine uygulamaya neden olduğu, bunun da bu maddelere açık aykırılık taşıdığı görülmüştür.



Bu aykırılık nedeniyle 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 152 maddesi gereğince aykırılık mahkememizce re'sen ciddi görülerek müracaat edilmesi gerekmiştir.



Anlatılan nedenlerle 4814 SY ile değişik 3167 SY nın Geçici 1. maddesinin ilk cümlesindeki “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce” deyiminin TC Anayasasının 10 ve 36 maddelerine aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilebilmesi için talepte bulunulması gerekmiştir.

Adsız dedi ki...

Yukarıda ayrıntılarıyla anlatıldığı üzere dava konusu sanığa ve olaya ilişkin olarak uygulama zorunluluğu bulunan 4814 SY ile değişik 3167 SY nın ilgili hükümleri göz önüne alındığında; suç tarihi tamamen aynı olmasına karşın sadece Cumhuriyet Savcılığınca çeşitli nedenlerle 08/03/2003 tarihinden önce ya da sonra iddianame düzenlenmiş olmasının sanıklar yönünden farklı uygulamalar gerektireceği, aynı suç tarihinde karşılıksız çek keşide eden iki ayrı sanık yönünden iddianamesinin daha önce ya da sonra yazılmış olması nedeniyle müştekilerin tebligata rağmen gelmemiş olması halinde farklı uygulamalara tabi olacakları, birisi hakkında iddianamesi daha eski tarihli diye dava dosyası düşürülürken, diğer sanık yönünden suç tarihi ve eylem tamamen aynı olmasına rağmen iddianame tarihi daha sonra yazıldı diye sanığın cezalandırılmasıyla sonuçlanacağı açıktır.



Açıkça görüldüğü üzere kişiler arasında kendi eylemleri ya da durumları farklı olmamasına karşın, sadece bir kamu görevlisi olan Cumhuriyet Savcısının iddianame tarihi nedeniyle farklı uygulamalar ve sonuçlar doğmakta olup, elbette bu uygulama kişilerin yasalar karşısında eşit olduğu ilkesine aykırı olduğu gibi, yargılanan kişiler yönünden adalete olan güveni ve adil yargılama ilkelerini de ihlal etmektedir.



Sonuç olarak söz konusu 4814 SY ile değişik 3167 SY nın Geçici 1. maddesindeki “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce” deyimi TC Anayasasına aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiği takdirde mevcut dosyamız yönünden iddianame tarihine bakılmayacağı için müşteki taraf yapılan tebligatlara rağmen gelmediğinden dolayı sanık aleyhine ceza verilmeyerek dosyası bu madde gereğince düşürülmek suretiyle karar verilecek ve bu şekilde TC Anayasasına aykırı yan ortadan kalkacaktır.

Adsız dedi ki...

Bu anlatılanlar çerçevesinde ilgili yasa hükmünün TC Anayasasının 10. maddesinde yazılı eşitlik ilkesine ve TC Anayasasının 36. maddesinde yazılı adil yargılanma ilkesine aykırı olduğu gerekçesi ile; TC Anayasasının 152. maddesi gereğince iptalinin gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.



…”



III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı


3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un itiraz konusu ibareyi de içeren Geçici Madde 1’i şöyledir:



“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce karşılıksız çekler hakkında açılmış bulunan davalarda, bu tarihten sonra yapılacak ilk duruşmada hazır bulunmayan şikayetçiye, ilk duruşmada hazır bulunması veya bir vekil ile kendini temsil ettirmesi, duruşmaya gelmediği veya vekil de göndermediği takdirde şikayetten vazgeçmiş sayılacağı hususunda davetiye çıkarılır. Bu davetiye, şikayetçinin, mahkemeye bildirdiği; mahkemede dinlenmemişse şikayet dilekçesinde belirttiği adresine gönderilir. Davetiye tebliğine veya tebliğ edilmiş sayılmasına rağmen üst üste iki duruşmaya gelmeyen veya vekil de göndermeyen şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilir. Şikayetçinin veya vekilinin haklı mazereti halinde bu hüküm uygulanmaz.



Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen karşılıksız çek keşide etme suçu hakkında, 3167 sayılı Kanunun bu Kanunla değiştirilen 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uygulanmaz.



Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin kapsamına giren suç nedeniyle;

a) Hükümlü ve tutuklu bulunanların bu hallerinin derhal sona erdirilmesine ve tahliyelerine,



b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde bunların dosyalarının ele alınarak hükümlüler hakkındaki hapis cezalarının çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasına dönüştürülmesine, tutuklular hakkında talep edilmiş olan hapis cezaları yerine çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasına hükmedilmesine,



Mahkemesince karar verilir.”

Adsız dedi ki...

B- Dayanılan Anayasa Kuralları


Başvuru kararında Anayasanın 10. ve 36. maddelerine dayanılmıştır.


IV- İLK İNCELEME


Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi gereğince Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, Fazıl SAĞLAM ve A. Necmi ÖZLER’in katılımlarıyla 7.4.2004 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.



V- ESASIN İNCELENMESİ



Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:



İtiraz başvurusunda, müşteki tarafın kendisine yapılan ihtarlı tebligata rağmen duruşmaya gelmediği takdirde davanın düşürülmesine karar verilmesinin gerekeceği, ancak itiraz konusu maddenin sadece 8.3.2003 tarihinden önce açılan davalarda uygulanabileceğinin anlaşıldığı, bu şekilde kişilerin arasında eylemleri veya durumları farklı olmamasına karşın, sadece bir kamu görevlisi olan Cumhuriyet Savcısının iddianame tarihi nedeniyle farklı uygulamalar ve sonuçların doğmasının yasalar karşısında eşitlik ilkesine aykırı olduğu, yargılananlar yönünden adalete olan güveni ve adil yargılama ilkelerini ihlal ettiği gerekçesiyle itiraz konusu kuralın Anayasanın 10. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Adsız dedi ki...

.



İtiraz konusu ibarenin yer aldığı Geçici Madde 1’de, 4814 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce karşılıksız çekler hakkında açılan davalarda, davanın açıldığı tarihten sonra duruşmaları takip etmemesi durumunda şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçmiş sayılacağı öngörülmektedir. Yasanın yürürlük tarihinden sonra yapılacak ilk duruşmada hazır bulunmayan şikâyetçiye, ilk duruşmada hazır bulunması veya bir vekil ile kendini temsil ettirmesi, duruşmaya gelmediği veya vekil de göndermediği takdirde şikâyetten vazgeçmiş sayılacağı hususunda yasada belirtilen adreslere davetiye çıkarılacaktır. Davetiye tebliğine veya tebliğ edilmiş sayılmasına rağmen üst üste iki duruşmaya gelmeyen veya vekil de göndermeyen şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilecektir. Haklı mazeret durumunda bu hüküm uygulanmayacaktır. Takip eden fıkralarda hangi hallerde hükümlü ve tutukluların tahliye edileceği ve hapis cezalarının para cezasına çevrileceği düzenlenmektedir.



4814 sayılı Yasanın gerekçesinde, 3167 sayılı Yasanın uygulanmasında zaman içinde bazı sorunlarla karşılaşıldığı ve açılan ceza davalarında ciddi artışların yaşandığı, çağdaş ceza hukukunda ekonomik ilişkilerin gelişmesi ve çeşitlenmesi sonucu bu ilişkilerden doğan ve netice itibarıyla cezaî müeyyideyi gerektiren eylemlere hürriyeti bağlayıcı cezanın başvurulacak en son çare olarak öngörülmesinin, “ekonomik suça ekonomik ceza” ilkesinin doğmasına yol açtığı, bu gelişme nedeniyle karşılıksız çek keşide etmek suçunu ilk defa işleyenlere hürriyeti bağlayıcı ceza yerine çek bedeli tutarı kadar ağır para cezası verilmesi, ancak çeke olan güvenin zaafa uğratılmaması ve cezada etkinliğin artırılması bakımından, bu suçtan mükerrirler hakkında hapis cezası verilmesinin uygun olduğu; bunların yanında, bugün uygulamada bir nevi kredi aracı niteliğinde kullanılmakta olan çekin, aslına uygun olarak ödeme aracı hâline getirilmesinde de zorunlu bulunduğu görüşlerine yer verilmiştir.

Adsız dedi ki...

Geçici Madde 1 ile, yasa değişikliklerinden önce hapis cezası öngörülmüş karşılıksız çek keşide etme suçu nedeniyle açılmış bulunan davalarda, gerek yeni hukuksal duruma uyum sağlamanın, gerekse mahkemelerdeki iş yükünün azaltılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Kural yasanın yürürlüğe girdiği dönemden önceki hukuksal duruma göre açılmış ve halen görülmekte olan davalarla sınırlı ve geçici bir etkiye sahiptir. Nitekim 3167 sayılı Yasanın 4814 sayılı Yasayla değişik 16. maddesinde karşılıksız çek keşide edilmesi durumunda, sanığın çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılacağı, ancak verilecek para cezasının seksenmilyar liradan fazla olamayacağı ve suçun tekerrürü halinde bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağı, Madde 16b’de de hükmün kesinleşmesinden sonra şikâyetten vazgeçildiğinde, hükmün bütün cezai sonuçları ile ortadan kalkacağı öngörülmektedir.



Yasanın 16c maddesinde ise ekonomik suça ekonomik ceza anlayışına uygun olarak ilk defa 4814 sayılı yasa ile davanın açılmasına engel olan, davayı düşüren veya cezayı ortadan kaldıran nedenler düzenlenmiştir.



Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasalar karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Durum ve konumlardaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa eşitlik ilkesi ihlal edilmiş olmaz. Nitelikleri ve durumları özdeş olanlar için yasalarla değişik kurallar konulamaz.

Adsız dedi ki...

Hak arama hürriyetini düzenleyen Anayasa’nın 36. maddesinde, “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz” denilerek yargı mercilerine dâvâcı ve dâvâlı olarak başvurabilme ve bunun tabiî sonucu olan iddia, savunma, âdil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır.



İtiraz konusu ibarenin yer aldığı Geçici Madde 1 ile, 4814 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce karşılıksız çekler hakkında açılan davalarda, şikâyetçinin davanın açıldığı tarihten sonra duruşmaları takip etmemesi durumunda şikâyetinden vazgeçmiş sayılacağı öngörülmektedir. Yasanın yürürlüğe girme tarihine göre yapılan tercih değişikliği yalnızca gördüğü kamu yararı üzerine yapılan yasa değişikliklerine paralel bir geçiş sağlamak için ve belirli bir süreyle sınırlı olarak genel uygulamadan ayrık bir durum yaratma amacına hizmet eden kural niteliğindedir. Yürürlükten önceki davalar bakımından bir ayrım yapılmadığı gibi, yürürlükten sonraki davalar bakımından da bir ayrım yapılmamaktadır. Yasa koyucunun kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla çözümlenmesi gereken bir sorun olarak gördüğü konuları bir tarih belirleyerek çözüme kavuşturması takdir hakkı içindedir.



İtiraz konusu ibareyle davacının davasını takip etme hakkına dokunulmamaktadır. Kural ile şikâyet üzerine açılmış bulunan davanın müştekinin veya vekilinin mazereti olmaksızın takip edilmemesi durumunda şikâyetten vazgeçilmiş sayılacağı hükme bağlanmaktadır. Çeşitli nedenlerle mahkemelerde yoğunlaşmış ve sürüncemede kalmış davaların yargının işlevselliğinin ve çek kurumunun etkinliğinin sağlanması için hızla sonuçlandırılması amacıyla getirilmiş bu kural, belirli bir zaman dilimiyle sınırlı olarak, şikâyet üzerine başlatılan dava sürecinin, müştekinin davayı takip etme iradesini göstermemesi durumunda sonlandırılmasını öngörerek müştekinin iradesine sonuç bağladığından hak arama özgürlüğünün engellendiğinden söz edilemez.

Adsız dedi ki...

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural Anayasanın 10. ve 36. maddelerine aykırı değildir. İtiraz başvurusunun reddi gerekir.



Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ile A. Necmi ÖZLER bu görüşe katılmamıştır.


VI- SONUÇ


26.2.2003 günlü, 4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının birinci tümcesinde yer alan “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ile A. Necmi ÖZLER’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 2.6.2009 gününde karar verildi.







Başkan

Haşim KILIÇ
Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye

Sacit ADALI












Üye

Fulya KANTARCIOĞLU
Üye

Ahmet AKYALÇIN
Üye

Mehmet ERTEN












Üye

A. Necmi ÖZLER
Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye

Şevket APALAK

Adsız dedi ki...

KARŞIOY YAZISI





19.3.1985 günlü, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un, 26.02.2003 günlü, 4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile eklenen Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının birinci tümcesinde yer alan “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce …” ibaresinin Anayasanın 10. ve 36. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemi, Anayasa Mahkemesi çoğunluğunca reddedilmiştir. Bu görüşe aşağıdaki nedenlerle katılma olanağı görmemekteyim:



İptali istenen kural, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce karşılıksız çekler hakkında açılan davalarda, davanın açıldığı tarihten sonra duruşmaları takip etmeyen şikayetçinin, şikayetinden vazgeçmiş sayılacağını öngörmektedir. Kurala göre, şikayetçinin veya vekilinin mazeretsiz olarak üst üste iki duruşmaya gelmemesi halinde davanın düşürülmesine karar verilecek, karşılıksız çek keşide etme suçundan yargılanan sanık ceza almayacaktır.

Adsız dedi ki...

İptali istenen kural, sanığın cezalandırılmasını, şikayetçinin duruşmaları takip etmesi koşuluna bağlamış ve böylece sanığın daha lehine bir düzenleme getirmiştir. Sanık lehine olan bu düzenlemeden, kuralın yürürlüğe girdiği tarihe kadar açılmış davalarda sanık konumunda bulunanlar yaralanacak; yürürlük tarihinden sonra açılan davaların sanıkları ise yararlanmayacaktır.



Anayasanın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme tabi tutulmasını sağlamak ve kişilere yasalar karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.



Anayasanın 38. maddesinde suç ve cezalara ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre, kimse işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.



Bir temel kanun niteliğinde olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 5. maddesinde “Bu kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır” denilmiş; 7. maddesinin birinci fıkrasında Anayasanın 38. maddesindeki ilke tekrarlanmış, ikinci fıkrasında da “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü konularak, evrensel hukuk ilkelerinin başta gelenlerinden biri olan “lehe kanun uygulaması” ilkesi vurgulanmıştır.

Adsız dedi ki...

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlara ilişkin esaslar Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesinde gösterilmiştir. Ceza kanununda belirtilen suçlardan hangilerinin şikayete bağlı olduğu da, suçların yasal unsurlarını ve karşılığı olan cezalarını gösteren ilgili maddelerinde yer almıştır. İptali istenen yasa kuralı, 3167 sayılı yasanın 16b maddesine göre soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı bir suç olan karşılıksız çek keşide etme suçunun hangi hallerde şikayetten vazgeçilmiş sayılarak kovuşturmaya son verileceğine ilişkin ek bir düzenleme getirmektedir. Ancak bu düzenleme, yasanın yürürlüğe girdiği tarihe kadar açılmış davalara uygulanmakta, daha sonra açılacaklara ise uygulanmamaktadır.



Anayasanın 38. maddesi ve ceza hukukunun evrensel ilkeleri gereğince, suç ve cezalara ilişkin kuralların uygulanmasında suç tarihi esas alınır. Aynı eyleme verilebilecek sonuç cezanın suç tarihine göre değil dava tarihine göre belirlenmesine yol açan bir düzenlemenin Anayasa ve ceza hukukunun evrensel ilkeleriyle bağdaştırılmasına olanak yoktur. Karşılıksız çek keşide etme eylemini gerçekleştirenler için lehe bir düzenleme getiren kuraldan, sanığın elinde olmayan dava tarihi ölçütü esas alınmak suretiyle, hakkında sonradan dava açılan kişinin yararlandırılmaması, bu kişi yönünden lehe kanun uygulamasını ortadan kaldırmış olur. Bu durum ise Anayasanın 38. maddesine aykırılık oluşturur.



İptali istenen kural, yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş sayılması halini kolaylaştıran bir düzenlemedir. Eşitlik ilkesi, bunun bütün sanıklara aynı şekilde uygulanmasını gerektirir. Aynı suçu işleyen iki kişinin aynı konumda bulundukları, eşitlik karşılaştırması için kişilerin eylemleri dışında bir ölçüt uygulanamayacağı dikkate alındığında, haklarındaki davalar farklı günlerde açılan iki karşılıksız çek sanığından biri lehte uygulamadan yararlanırken diğerinin yararlanamaması Anayasanın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur.

Adsız dedi ki...

Anayasanın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin en önemli öğelerinden olan hukuk güvenliği, belirliliği zorunlu kılar. Hukuk devleti ilkesine göre, yasaların Anayasaya ve hukukun evrensel ilkelerine aykırı olamayacağının bilincinde olan devlet, hukuki konumları aynı olan iki kişiye, tesadüflere göre belirlenen bir ölçüte dayanarak farklı uygulamalar yapamaz. İptali istenen kural bu yönden de Anayasaya aykırıdır.



Kuralın Anayasanın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırılık nedeniyle iptal edilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.







Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Adsız dedi ki...

KARŞIOY GEREKÇESİ







26.2.2003 günlü, 4814 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un geçici 1. maddesinin, birinci fıkrasında, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce karşılıksız çekler hakkında açılmış bulunan davalarda bazı koşulların gerçekleşmesi halinde şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği öngörülmüş, başvuran Mahkeme, sadece bu fıkranın ilk tümcesinde yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce” ibaresinin Anayasa’nın 10. ve 36. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.



Anayasa’nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesi herkesin yasalar önünde eşit kılınmasını, aynı durumda bulunanlar arasında ayırım yapılmamasını ve kimseye imtiyaz tanınmamasını; 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ise kişilerin davacı ve davalı olarak aynı koşullarda farklı kurallara bağlı tutulmamasını gerektirir.



İtiraz konusu ibare ile suç tarihinin değil dava tarihinin esas alınması, Başvuru Kararı’nda da belirtildiği gibi, aynı tarihte karşılıksız çek keşide eden iki sanık hakkında iddianamenin daha önce veya sonra yazılmış olmasına bağlı olarak davanın düşmesi veya sanığın cezalandırılması sonucunu doğuracaktır. Aynı konumda bulunan kişilere, kendi iradeleri dışındaki nedenlerle farklı kuralların uygulanması, Anayasa’nın ve evrensel hukukun temel ilkeleri arasında bulunan eşitlikle bağdaşmadığı gibi adil yargılanma hakkını da zedelemektedir.



Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 10. ve 36. maddelerine aykırı olan itiraz konusu ibarenin iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.









Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Adsız dedi ki...

KARŞIOY GEREKÇESİ



4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un itiraz konusu ibareyi de içeren

Geçici 1. maddesinde; bu Yasa’nın yürürlüğe girdiği 8.3.2003 tarihinden önce karşılıksız çek tanzim edenler hakkında açılan davalarda, bu tarihten sonra yapılacak ilk duruşmada hazır bulunmayan şikayetçiye, ilk duruşmada hazır bulunması veya bir vekil ile kendini temsil ettirmesi, duruşmaya gelmediği veya vekil de göndermediği takdirde şikayetten vazgeçmiş sayılacağı hususunda davetiye çıkarılacağı, davetiye tebliğine veya tebliğ edilmiş sayılmasına rağmen üst üste iki duruşmaya gelmeyen veya vekil de göndermeyen şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği öngörülmüştür.



4814 sayılı Yasa’nın gerekçesinden, çekle ödemelerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hususunda uygulamada karşılaşılan sorunları, bu bağlamda açılmış davalardaki birikimi gidermeyi amaçladığı anlaşılmaktadır.



İtiraz başvurusundan da anlaşıldığı gibi düzenleme, suç tarihi ve eylemi aynı olan davalarda, maddede yazılı koşullar gerçekleştiğinde 8.3.2003 tarihinden önce açılmış davalarda davanın düşmesine, bu tarihten sonra açılmış davalarda ise sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gibi farklı uygulamalara neden olmaktadır.



Yasakoyucu, yargı sorunlarına çözüm getirmek amacıyla düzenlemeler yapabilir. Ancak, bu yöndeki takdir hakkını kullanırken Anayasa’nın 2. maddesinde öngörülen hukuk devleti ilkesine uygun olarak adaletli bir hukuk düzeni kurmak zorundadır.

Adsız dedi ki...

İtiraz konusu kuralın, aynı tarihte karşılıksız çek tanzim eden sanıklardan Cumhuriyet Savcılarınca kimi nedenlerle haklarında 8.3.2003 tarihinden sonra dava açılmış olanlar yönünden adaletsiz sonuç doğurduğu açıktır. Bu nedenle kural, Anayasa’nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırıdır.



Öte yandan, itiraz konusu kuralla, aynı tür suçu aynı tarihte işleyen ve hukuksal durumları aynı olan kişiler arasında farklılık yaratılmıştır. Hukuksal durumları aynı olan kişilerin haklarında kamu davası açılmış veya açılmamış olmasına göre farklı kurallara tabi tutulmaları eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacağından kural Anayasa’nın 10. maddesine de aykırıdır.



Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olan itiraz konusu kuralın iptaline karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmadık.



Üye

Mehmet ERTEN
Üye

A.Necmi ÖZLER

Adsız dedi ki...

SIKILMADAN OKUYACAK,,VE ANLAYACAK BİLEN BİR ARKADAŞ KISACA YORUMLARSA SEVİNİRİZ,,TEŞEKKÜRLER

(BAŞKENTLİ)

zaman dedi ki...

herkese meraba ben yaniyim deneme amaçlı yazıyorum

Aa dedi ki...

EY YETİM HAKKIYLA MAKAM ARABASINA BİNENLER
İşte samimi Müslümanlar'ın ettiği dua

31.01.2010 11:27

Karakter boyutu :

--------------------------------------------------------------------------------

Son günlerde İslamcı mail gruplarında dolaşan popüler bir dua var. İşte bugünlerde herkesin okuduğu dua:

"EY YETIM HAKKIYLA MAKAM ARABASINA BINENLER

Ey ! Peygamber Efendimize bile dil uzatıldığında susan ama Tayyip Beye laf söyletmeyenler
Ey! Dinimize dil uzatıldığında hoşgörü var diyip kendi cemaatlerine toz kondurmayanlar
Ey! Milletimize hakaret edilirken seyredip te vatan hainlerine laf söyletmeyenler
Ey! Kur'anı Kerimi bir kere bile okumayıp liderinin konuşmalarının hafızı olanlar.
Ey! Allah'tan çok Tayyip Beyi sayanlar, sevenler ve ondan korkanlar.
Ey! Yıllardır zulüm gören genç kızlarımızın feryadını görmeyip Tayyip Beyin oğlunun, damadının koruyuculuğuna soyunanlar
Ey! Kendi çocuğu açlıktan sürünürken Tayyip beyin başkasının parasıyla okuyan çocuklarının milyon dolarlarını aklamaya çalışanlar.
Ey! Yapılan her hırsızlığa daha öncekiler yapmıyor muydu? Gibi iğrenç ve imansız bir bahane bulanlar
Ey! Yüce ALLAH'ın adını kullanarak iktidara gelipte rakı masasından kalkmayanlar.
Ey! Yetim hakkından bahsedip makam arabalarının her yıl modelini yenileyenler
Ey! Kendilerini yüzlerce makam arabasıyla havaalanlarında karşılatan kompleksli ve karakter yoksunu insanlar.
Ey! Herhangi bir partiye dininden imanından daha fazla bağlanan ve her hırsızlığın ve yalanın altında hikmet arayanlar.
Ey! Şu an iktidarda olanların çocuklarının ve çevresinin yaptıklarını, çaldıklarını ve zalimliklerini görmeyenler.
Ey! AKP'de milletvekili ve bakan olup ta menfaatleri uğruna yalanlarıyla, dolanlarıyla insanları aldatanlar

YÜCE ALLAH HEPİMİZİ SEVDİKLERİMİZLE YARGILASIN
AHİRETTE SİZLERİ AKP VE TAYYİP BEY SEVGİNİZLE,
BİZİ DE ALLAH, PEYGAMBER, DİN, VATAN, SEVGİMİZLE YARGILASIN
YÜCE ALLAH SİZİ SİZLERLE BİZİ DE BİZLERLE YARGILASIN
YÜCE ALLAH SİZİ MAKAMLARINIZLA YARGILASIN
YÜCE ALLAH SİZİ TAPINDIKLARINIZLA BİZİ DE TAPTIĞIMIZLA YARGILASIN."

Odatv.com
http://www.odatv.com/n.php?n=ey-yetim-hakkiyla-makam-arabasina-binenler-3101101200

mustafa dedi ki...

Sayın ZAMAN hoşgeldin aramıza diyelim.
KURAL ŞU ÇEVRENDE Kİ MADUR ARKADAŞLARDAN BİLDİĞİN VARSA HEMEN DAVET ETMEN ve EN AZ 3 ÜYE YAPMAN GEREKİR
Şaka bir tarafa tekrar hoş geldin

zaman dedi ki...

153 te yazan arkadaş ağzına sağlık

Adsız dedi ki...

YUKARIDA RAPORTÖR SAYIN OSMAN CANIN KONU İLE İLGİLİ GÖRÜŞÜNÜ OKUDUM EPEY ÜMİTLENDİM,ÇÜNKİ EKONOMİK SUÇA EKONOMİK CEZA DİYOR.4.ŞUBATTA HEM ŞİŞLİNİN HEM DE İZMİRİN İTİRAZINI AYNI GÜN MAHKEME GÜNDEME ALIYOR,BU DURUMDA BİZLERİN FAZLACA NE ÇALİŞMALAR YAPMAMIZ GEREKİR,AYRICA DURUMUMUZU NASIL İFADE ETMEMİZ GEREKİR ,SİTEDEN BİR YÖNLENDİRME YAPILMASI LAZIM DEĞİLMİ

Adsız dedi ki...

SAYIN ARKADAŞLAR ŞUNU BELİRTMEK İSTİYORUM BURDA HERKES BİR ŞEYLER YAZIYOR A, B . C. PARTİ KİM KOLTUĞA OTURDUYSA O NUN SÖYLEM VE İCRAATLERİNE KARŞI BU GÜN AK PARTİ MUHALEFETTE OLSA CHP NİN SÖYLEMLERİNİN AYNISINI SÖYLİYECEK .BU GÜNE KADAR HUKUK YÖNÜNDEN AVRUPA YASALARINA BİZİ KUTARACAK TEK ECEVİT YASA ÇIKARTTI Kİ BU HÜKÜMET TEKİ ESKİ MECLİS BAŞKANI ŞEREFSİZ SUAT KILÇ GİBİ ADLİ PARA CEZASINI SOKTU.BİZİ İNŞAALLAH KURTARACAK ANAYASA VE YARGITAYDIR.KULKULOĞLU VE ,ÖZTÜRK,VE BİZİ SAVUNANLARI HARİÇ TUTUYORUM.HER KES OY VE SANDALYE PEŞİNDE,DÜN HABERLERDE TEKEL İŞÇİLERİ İLE İLGİLİ BAŞBAKANLIKTA YAPILAN TOPLANTIDA İŞÇİ SENDİKALARI DURUMU ANLATINCA BAŞBAKAN BAKANLARA SORMUŞ ANLATILANLAR DOĞRUMU DERHAL ÇALIŞMA YAPIN DİYE ETRAFTAKİ YALAKALAR KİMBİLİR NASIL BAŞKALARININ ÇIKARLARI İÇİN ETRAFTA YALAN HAKSIZ BİLGİLER DOLANDIRIYOR.BİZİMDE BÖYLE OLDU BİRLİK İÇİNDE BU BU ÇEMBERLERİ KIRMALIYIZ.TİPONNE

Adsız dedi ki...

153 yazan arkadas ellerin dert gormesın. CECE

zaman dedi ki...

mustafa bey hoşbuluk sağolun bizimgibi madurlara yardımcı olan herkese teşekkür ederim madurlarada ALLAH TAN yardımcı olmasını dilerim

Adsız dedi ki...

başbakan herşeyde son sözü sanki ülke şirket gibi söylüyor bizde şirkete borçluyuz yani vatandaş değil müşteriyiz oki çekler ödenmedi şirket bidaha ticaret yaparmı adamla oda sadece belki parayı kurtarırım diye taahhüt işinin mucidi oldu sivri zekalı tayyip erdoğan fikri bu ceza işleri falan yalağın etrafında yalakalar dolaşır başka nerde olacaklar ..

Aa dedi ki...

155 zaman ve 158 CECE 153 teki yazı bana ait değil odatv.com isimli web sitesinden alıntıdır.Duygularımızı çok güzel dile getirdiği için paylaşmak istedim.YAzının sonundada linki verdim orjinalinin aynısıdır.
Okuduğunuz için ben size teşekkür ederim.

hasan dedi ki...

arkadaşlar şimdi anlamadıgım bir şey var anayasa mahkemesi şubatın 4 dünde neyi görüşecek yasanın iptalini mi yoksa sadece taahhaüt bulunan maddeyi mi görüşecek bunu açacak olan biri varmı HERKEZE SAGLAR SEVGİLER

Aa dedi ki...

162 de yazan Hasan Kardeşim.Ben anladığım kadarıyla izah edeyim yanlışım varsa düzeltsin arkadaşlar;İzmir'in itirazı kabul edilirse herşey karışacak.Taahhüd olayı kalkacak.Taahhüd le dışarı çıkanlar tekrar c.evine davet edilip adli para cezası kadar yatacak.Alacaklı haliyle taahhüdde bulunan hükümlüden üçün birini almak için c.evindeki hükümlüye yine dava açacak,bu iş böyle sürüp gidecek.Taki esnafına ortaçağ cezalarını müstahak gören akepe liler 2011 Temmuzunda gidene kadar.

Adsız dedi ki...

SAYIN MYWAY,
YENİ KANUNLA CEZANIN ŞEKLİNİN DEĞİŞMESİ NE DEMEK?
LÜTFEN BİZİM ANLAYACAĞIMIZ ŞEKİLDE AÇIKLAR MISINIZ?
BUNU YARGITAY BOZACAK MI?

Adsız dedi ki...

ANAYASA MAHKEMESİ 4.ŞUBAT TARİHİN DE ŞİŞLİNİN İPTALİNİ İSTEDİĞİ ÇEK TE HAPİS CEZASININ İSTENDİĞİ CÜMLELERİN İPTALİNİ VE İZMİRİN İPTALİNİ İSTEDİĞİ GEÇİCİ OLAN TAAHHUTLE SALIVERİLME MADDESİNİN İPTALİNİ GÖRÜŞECEK.EĞER ŞİŞLİNİN İTİRAZINI KABUL EDERSE ,HERŞEY BİTECEK VE ÇEKTE HAPİS CEZASI KALKACAK İNŞALLAH

Adsız dedi ki...

Kalan sağlar bizimdir politikası ile yürüyen ülke demokrasi anlayışımız yaşadığımız ormanda herkesi bireysel düşünmeye olaylara bireysel gözle bakma ve değerlendirme zorunluluğu getirmiştir bu açıdan bakıldığında olumlu olumsuz kararlar yaşamımızın içine girmiştir.Gemisini kurtaran kaptan mücadelesiyle yaşayan toplumumuz kaybetmeye müsait olmadığı için kaybedenleri özürlü olarak görmektedir,bu açıdan batan bir esnafı dalından kopmuş çürük bir meyvadan farkı yoktur,toplumdaki bu yaşam anlayışı sonucu batan bir esnaf toplumun her safhasından soyutlanmaya başlar kimse iyi gözle bakmaz hakim potansiyel suçlu,milletvekili dolandırıcı vatandaş,odalar birliği dolandırıcı esnaf,arkadaşlarımız çok büyüdü şerefsiz,akrabalarımız aptalın tekiydi derler.Her kes hata yapabilir ticari hayatta her kesin bir hikayesi vardır,ticaret cesaret gerektiren atılımcı ruhlu insanların yapabileceği bir iş dalıdır,fakat ticaret her zaman istikrar ister istikrarın olmadığı ortamlarda kötü virüsler ortaya çıkar ilk önce zayıf esnafı ve küçük esnafı vurur ülkemizdeki kötü giden ekonomik salgının yok etmiş olduğu binlerce esnafın katilleri olan mevcut yönetim bu salgına çare bulmak yerine halktan saklamaya çalışıyor ilerleyen günlerde epey bir esnafı daha kaybetmek zorunda kalacak ülkemizdeki bu kötü gidişe dur diyecek hiç bir makam yoktur.BUNU GÖREN GÖREBİLEN BÜTÜN DOSTLARIMA SESLENİYORUM BİZİM BİZDEN BAŞKA DOSTUMUZ YOK EĞER BİZ BU KONUDA BİRLİK BERABERLİĞİMİZİ SAĞLAMASSAK BU YAŞADIĞIMIZ ÇARKLAR İÇİNDE KAYBOLURUZ.bizi anlayan,dinleyen,olayı teknik olarak değerlendiren kimse yok her kesin dediği alacaklı ne olacak.her şeyini kaybetmiş evini,işini,düzenini,sağlığını kaybetmiş işi bozulmuş esnafı kimse umursamıyor.UYANIN

Barışçı-Mersin dedi ki...

Değerli arkadaşlar; bugüne kadar, sitemizi takip eden, muhtelif yorum ve yazılarla birlikte, yapılması gereken birçok eyleme, arkadaşlarımız; belki biraz eksiğiyle birlikte, gerekli desteği vermişler ve gerekli çalışmaları yapmışlardır, düşüncesindeyim. Ancak; herkesin bildiği ve takip ettiği üzere, Anayasa Mahkemesinin vereceği bir karara, Y.C.G.K.'dan çıkması gerekli bir karara odaklanmış ve beklemekteyiz. Gelinen bu noktada; yapılması gerekenler yapılmıştır. Hepimizin sabırla beklemekten başka; şu gelinen noktada yapabileceği bir şey varmıdır.? Elbetteki alınacak kararların durumuna göre; gereğinde, yeniden mücadeleyide hep birlikte, yeniden başlatırız. Ama; Allah'ın izniyle, hepimiz için olumlu bir kararın çıkacağı düşüncesindeyim. Elbet ve elbetteki; Y.C.G.K.'nun ve Anayasa Mahkemesinin, çok değerli ve bilinçli Sayın Üyeleri var olup, görevlerinin gereklerini yerine getireceklerdir. Bu hususta şahsen benim hiç bir şüphem yoktur. Gelinen noktaya kadar; günlerce ve aylarca, bıkmadan ve usanmadan, haklı davamız için mücadele eden, çalışan, bilgi ve maddi bakımdan destek veren ve yönlendiren, tüm katılımcı arkadaşlarıma; saygı, sevgi ve hürmetlerimi gönderiyorum. Allah'ın izni ve katkılarınızla; umuyor ve diliyorumki, en kısa zamanda; tüm arkadaşlarımız özgürlüklerine kavuşup, hüzünlüde olsa, o özlemle bekledikleri sevinçleri yaşarlar.

hasan dedi ki...

çok teşekkür ederim Aa kardeşim 165 deki kardeşin şişli mahkemesinin iptali için anayasa mahkemesine baş vurdugu da yazıyo inşallah mahkemede kabulederde iptaleder vede bu çile biter artık akp nin tefeci vekilleride morarır lar HERKEZE SAYGILAR VE SEVGİLER

Adsız dedi ki...

hasan arkadaş şişlinin başvuru amacı ile senin amacın örtüşmüyor
o senin benim lehime başvurmuyor acık okusanız

Adsız dedi ki...

şişlinin ceza iptali kabul edilecekse taahhütüde iptal edeceklerdir çünkü bağlayıcı taahhüt olmaktan çıkacak anlamı kalmayacak cezai sonucu olmadığı için sözleşmeye karşı tarafta katılmadığından taahhütler kadük olacak anayasa mahkemesinden çok enterasan kararlarda çıkıyor neticede hakimlerde milletin içinden çıkıyor avrupada yetişip buraya hakimliğe gelipte bu ceza modern toplumda olamaz demiyebilir..bence bu sıralarda bir yürüyüş veya bi atraksiyon gündem lazım..chp aslında bu süreçte bu işe biraz el verirse başvurusundan daha hayırlı olabilir...grup ta dillendirmeleri için çalışmak lazım..

Adsız dedi ki...

168 DEKİ ARKADAŞIN AMACI İLE ŞİŞLİNİN İPTAL İSTEMİ BİREBİR TAM ÖRTÜŞÜYOR,EĞER ŞİŞLİNİN İPTAL TALEBİNİ ANAYASA MAHKEMESİ YERİNDE BULURSA ÇEKTE HAPİS CEZASI KALKIYOR.BU DURUMDA TEFECİLER ,KAN EMİCİ VAMPİRLER DE NEREDE YAZARLAR BİLEMEM ARTIK

Adsız dedi ki...

İNŞALLAAH. ARKADAŞLAR KALKARDA ŞU HAPİS CEZASI .HİÇ DEGIL KORKUSUZCA MİLLET ÇALIŞIRDA BORÇLARINI ODEMEYE BAŞLAR...HAPİS CEZASININ İNANIN KIMSEYE FAYDASI YOK SANKİ BORÇLU İÇERIYE GIRINCE BORÇLARI ODENIYOMU..LÜTFEN AKILLI MANTIKLI DÜŞÜNSE..BU İKTIDAR YONETIMI.OLAY KENDILIGINDEN ÇOZULUP GITCEK...AMA İNANIYORUMKİ .YAKINDIR .HERKES BU ZULUMDEN KURTULCAK.....(SEYMENOĞLU)

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar bence şişlinin istemi mantıklı geliyor anayasa mahkemesinin görüşüde tahmin ederim sıcak olacak izmir 26 asliyenin istemi tamamiyle dalkavukluk eğer gerçekten adalet denen yürütme ülkemizde var ise bunu uyguluyanlar teraziyi gerçekten düzgün tutuyorlarsa her kese geçmiş olsun.ADEM SÖZÜER in tezini ne kadar doğru olduğu halde görmemezlikten gelindiğinide biliyoruz hakkımızda hayırlısı ne ise o olsun iz.er

JENARDİ dedi ki...

ARKADAŞLAR, ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARI NE OLUR NASIL OLUR BİLİNMEZ.BİLDİĞİMİZ TEK BİŞİ VAR.. ÇEK KANUNU İLE ALAKALI BİRDEN FAZLA İTİRAZ BAŞVURUSU İLE ANAYASA MAHKEMESİNE MÜRACAAT EDİLİRSE MAHKEME, BUNCA GARABETİN İÇİNDE OLUNAN BİR DURUMDAN DOLAYI YASAYI '' YETER ARTIK'' DİYİP İPTAL EDEBİLİR.. TABİ BU İŞİN ŞAKASI.

BURDA BİRDEN FAZLA BAŞVURUYU NASIL SAĞLARIZ?

1. ŞİŞLİ 14. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ ZATEN ALEHİMİZE BAŞVURMUŞ.

2.CHP NİNDE BAŞVURU DİLEKÇESİ CEBİNDE VE BAŞVURMAYI BEKLİYORLAR.


BURDA 2. MADDE ÖNEMLİ. PAZARTESİ GÜNÜNDEN EVVEL CHPNİN ANAYASA MAHKEMESİNE MÜRACAT ETMESİ İÇİN CHPLİ YETKİLİ VEKİLLERİ ARAYIP RİCADA BULUNMAMIZ GEREKLİ.

DİĞER BİR HUSUS İSE BURADA SANKİ PERŞEMBE GÜNÜ HERŞEY BİTECEKMİŞ GİBİ BİR SÖYLEM VAR.. ARKADAŞLAR ANAYASA MAHKAMESİNİN VERECEĞİ KADAR TÜMDEN LEHİMİZE DAHİ OLSA BU PERŞEMBE GÜNÜ GERÇEKLEŞMEZ. DEFALARCA KEZ YAZMAMA VE YAZMAMIZA RAĞMEN YAZILAN ŞEYLERİ OKUMADNA SORULAR SORUYORSUNUZ.. ANAYASA MAHKEMESİNİN ŞUANDA MEVCUT ÇEK KANUNU İLE ALAKALI GÖRÜŞME EVRESİ '' İLK'' DİR.. BUNUN ESAS YÖNÜ ELE ALINMADAN KARAR ÇIKMAZ.PERŞEMBE GÜNÜ İŞİN ESASINA DİYE KARAR ALINIR VE HERŞEY BAŞKANIN BELİRLEDİĞİ BİR TARİHTE ŞİN ESASININ GÖRÜŞÜLMESİYLE SON BULUR.. TABİ O TARİHİ KESTİRMEK DE ZORDUR.

JENARDİ dedi ki...

1. madde deki ''alehimize'' kısmı ''lehimize'' oalcak.. özür

Adsız dedi ki...

ALLAH KİMSEYE BORCUNDAN DOLAYI HAPİSLİK GÖSTERMESİN,BOYNUNU BÜKMESİN BU DÜŞMANIM DAHİ OLSA,ALLAH BİR DAHA İCRA, HACİZ ACISINI KİMSEYE GÖSTERMESİN.TEFECİLER LE ONLARIN MAFYA KILIKLI SOYTARI ÇAKALLARINI DA ISLAH ETSİN

Adsız dedi ki...

sayın SEYMENOGLU sonu uyanın la biten bir yazı yazdım az yukarı bakarsanız görürsünüz.Bize yardım eden bir milletvekili nin partideki arkadaşı bizim lehimize mecliste konuştular konuştular en son finalde iki laf ettiler gerçek yüzleri ortaya çıktı tanıdığım vekile sordum arkadaş bu laf edilirmi tamam arkadaş bak sizin için gerekeni konuştuk ya alcaklı ne yapacak dedi lafı dıkadı.Hah şimdi şunu çok iyi anlıyalım bu ülkede sadece borclu olana göze göz dişe diş dokrini uygulanıyor biz hapis yatınca alacaklı mutlu oluyor düşüncesi hakim aslında olay sorunları kısadan çözmek sorunların köküne inmemek sorunların köküne inilince gerçekler yani mevcut hükümetin başarısızlığı ortaya çıkacak.ALACAKLI BORCLUYA BORCUNU KENDİ ÖDETİR DİYE ESNAF SÖZÜ VARDIR.dahası MAKSAT ÜZÜMMÜ YEMEK BAĞCIYIMI DÖVMEK. Bu ülkede ne yapılıyor adli para cezası maksat bu işten hükümet üzüm yiyor KİMSE KİMSEDEN MEDET UMMASIN BİZE KİMSE ACIMIYOR BİZİ HAPSE ATIP SORUNLARI ÖRTBAS EDİYORLAR..YİNE AYNI SÖZ UYANIN.

HOME COLLECTION dedi ki...

175 DEKİ ARKADAŞIN DEDİĞİ GİBİ DÜN HABERLERDE TEKEL İŞÇİLERİ İLE İLGİLİ BAŞBAKANLIKTA YAPILAN TOPLANTIDA İŞÇİ SENDİKALARI DURUMU ANLATINCA BAŞBAKAN BAKANLARA SORMUŞ ANLATILANLAR DOĞRUMU DERHAL ÇALIŞMA YAPIN DİYE ETRAFTAKİ YALAKALAR KİMBİLİR NASIL BAŞKALARININ ÇIKARLARI İÇİN ETRAFTA YALAN HAKSIZ BİLGİLER DOLANDIRIYOR.BİZİMDE BÖYLE OLDU BİRLİK İÇİNDE BU ÇEMBERLERİ KIRMALIYIZ.
BAŞBAKANLA BİR HEYETİMİZ GÖRÜŞEBİLİRSE BİZİM DERDİMİZİ MUTLAKA ANLAR. BENCE İŞİ ETRAFINDAKİ DALKAVUKLAR ÇEVİRDİĞİ İÇİN FERYADIMIZI AKP. DUYMUYOR. BU ŞUNA BENZİYOR. FİRMANIN PATRONUYLA İŞ YAPARSAN HEMEN SONUCA VARIRSIN. MÜDÜRLERİYLE GÖRÜŞÜRSEN İŞ DALLANIP BUDAKLANIR. GERÇİ ŞU AN HUKUK AŞAMASINDA GİBİ DURUMUMUZ.
HAK ADALET YERİNİ BULSUNDA NERDEN OLURSA OLSUN.

Adsız dedi ki...

175 jenardi şişlinin itirazı ceza maddesi olan 5/1 ceza ile ilgili olan cümlelerini diyor yani özetlersek ceza hükmü kalksın diyor yanlış izah ya da yanlış anlama olamsın

Adsız dedi ki...

Çaresiz. benim bütün dosyalarım yargıtayda kimisi vekalet kimiside kardeşim şirket ortağı [resmi ortak] olmasına rağmen imza yetkisi olmadan ortak olarak ben yokken [müdür dışarıdan] imza attı. onada ceza çıktı banada ceza çıktı bu dosyalar yargıtayda. biz şuan nasıl bir yol izleyip dilekçemizi nasıl yazmamız gerekiyor bir yol gösterirseniz avukatların eline düşmeden yardımcı olursanız memnun olurum şimdiden teşekkür ederim. Çaresiz.

Adsız dedi ki...

Geçtiğimiz gün görülen davada avukat müvekilinin Denizli 5. Noterliği'nin 3 Haziran 2009 tarihi ve 9279 yevmiye nolu vekaletname ile 5941 Sayılı Çek Kanunu'nun geçici 2/b fıkrası gereğince çek bedelinin ibraz tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte toplam bedelinin 1/3'ünü 20-12-2010 tarihinde, kalan 2/3'ünü ise bir yıl sonra ödemeyi taahhüt ettiklerini, aynı yasa maddesi gereğince yargılamanın durdurularak, taahhüt tarihlerinin beklenmesine karar verilmesini talep etti. Hakim Yahya Kesim, avukatın talebinin anayasanın 141/son maddesindeki "Davalar en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir" hükmüne aykırı olduğunu bildirip bu maddenin iptalinin gerektiğini belirtti.

26. Asliye Ceza Mahkemesi Hakim Yahya Kesim, Anayasa Mahkemesi'ne gönderdiği iptal gerekçesinde şunlara yer verdi: "5941 sayılı Çek Kanunu 20 Aralık 2009'da Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yasanın geçici 2. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde; şikayetçi ile sanığın anlaşması halinde herhangi bir süre öngörülmeksizin, bu anlaşmanın sonuna kadar davaların durdurulmasına karar verilmesi, b bendinde ise sanığın tek taraflı olarak 2 yıl süre ile taahhütte bulunarak taahhüdün sonuna kadar davanın durdurulmasına karar verilmesi hükmü, yasalar ile ilgili kurumların normal şekilde çalışıp görevlerini yapmalarının sağlanması yerine, bu kurumların görevlerini yapmamaları yargıya iş yükü olarak fatura edilmektedir. Ülkemizdeki karşılıksız çek davalarının yargıyı kilitleyecek sayıya ulaşması, bankaların tamamen özensiz ve suç işlemeyi teşvik niteliğindeki ihmallerinin sonucudur. Bankalara hiçbir şekilde bu konuda denetim getirilmemektedir. Bu yasa da göstermelik önlemler alındığı gibi özellikle tamamen suçsuz kişilerin suçlu duruma düşürüldüğü sahte çek hesabı açılmasının önlenmesiyle ilgili hiçbir önlem yine alınmamıştır. Tasarıda her bir çek yaprağı için bankaların sorumlu olduğu miktar bin lira iken 600 liraya indirilerek yasalaşmıştır. Bu şekilde bankaların mevcut uygulamalarına devam etmesine yasal olanak hazırlanmıştır."

Adsız dedi ki...

Hakim Kesim, dilekçesinde bazı örneklemeler de gösterdi. Kesim, "Belediyelerin 3194 Sayılı İmar Yasasının 42. ve devam maddelerine göre kaçak yapıları yıkmalarının yasanın amir hükmü olduğu halde bunun sağlanması yerine, belediyelerin açık ihmallerine göz yumularak bu konuda hiçbir yasal düzenleme yapılmadan 5237 Sayılı TCK'nın 184. maddesi getirilmiş, yine mahkemelere binlerce dava açılması yoluna gidilmiştir. İlgili kurumların normal işlevlerini yerine getirilmesini sağlamak yerine, yargı bağımsızlığına müdahale boyutunda yasal düzenlemeler ile yargı işlemez hale getirilmiştir. Bahse konu yasanın geçici 2/1-a maddesinde tarafların anlaşması halinde hiçbir süre dahi yoktur. Yani taraflar 10 yıllık bir anlaşma yapmaları halinde bu süre dahi beklenecektir. Özellikle bu hususun mahkemelerin işleyişinin hiçbir şekilde dikkate alınmadığının açık bir göstergesidir. Yasanın düzenlenmesindeki temel gerekçe dünyada da etkisini gösteren küresel ekonomik kriz nedeniyle cezaevine düşen sanıklardır. Dünyadaki küresel kriz 2008 yılında ortaya çıkmasına rağmen şu anda cezaevinde bulunan sanıkların suç tarihi en yakın olarak 2006 yılıdır. Zira, bir çek dosyasının temyizi dahi 2 -3 yılı bulmaktadır. Sanıkların taahhütünü yerine getirmemesi halinde yasada hiçbir yaptırım öngörülmemiştir. İcra dairelerinde dahi taahhütte bulunmasından sonra taahhütün yerine getirilmememsi durumunda 'Taahhütü ihlal suçu' öngörülmüş, sanıklara 3 -6 ay arasında hapis cezası verilmektedir. Taahhüt için hiçbir peşin ödeme ya da teminat koşulu da getirilmemiş, tamamen sanıkların keyfi davranışlarına zemin hazırlayacak düzenleme yapılmıştır. Yasal düzenleme ile çeke olan güven ortadan kaldırılarak ülke ekonomisine de ciddi bir darbe indirilecektir. Düzenleme ile ödenmeyen çeklere odaklandığı halde ödenen çek miktarları ödenmeyenlere göre oldukça fazladır. Ödenmeyen çek oranı toplamı tedavüldeki çeklerin yüzde 5'idir. Söz konusu yasal düzenlemenin tamamen mahkemelerin işini geciktirme ve aksatma sonucunu doğuracağı açıktır. Anayasamızın 141/son maddesi davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargıya görev olarak vermiştir. Bu yasa ile çek davalarının sonuçlanması engellenmiş, Anayasa hükmü açıkça ihlal edilmiştir. 2 yıllık bir süre ile davaların sonuçlanması engelleneceği gibi ayrıca yeni tebligatlar yapılacak, bunlarla ilgili tüm mahkemeler emek ve mesai sarf edecek, ilave masraflar da çıkacaktır. Ayrıca, bu şekilde davalar gecikrilecek hukuk devletine olan güven duygusu zedeleneceği gibi mahkemelerin bu dosyalarla uğraşarak asıl çözmesi gereken diğer dosyalara da zaman ayıramıyacağından, asıl fonksiyonlarını yerine getiremeyeceği ve bu şekilde hukuk devleti ilkesinin de ihlal edildiği açıktır. Belirtilen yasa maddesinin anayasamıza aykırı olduğu kanaatine varıldığından, yasanın iptalini talep ediyorum." dedi. (CİHAN) (Cihan Haber Ajansı) 15.01.2010 15:47 [1880562] truvazeynep

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR BENIM KANATİM İKTIDAR SEÇİME YAKLAŞIRKEN GENEL AF VERCEK BU YUZDENDE GEÇICI OLARAK İNSANLARI RAHATLATTI .ÇUNKİ İNANIN ARTIK İCRALAR DOSYA ALMAZ OLDU NAPACAKLAR BU KADAR ESNAFI ASACAKLARMI HAYIR ÇUNKI KENDI İÇLERINDE DE CEZA ALACAKLAR VAR O YUZDEN YAPMALARI GEREK ..SADECE İŞTE ESNAFIN ÇOLUK ÇOCUĞUNU PERİŞAN ETTILER BEDDUA ALDILAR.ESNAF DEDIĞIN GURURLUDUR OLSA SATEN BORCUNU ODER AMA ULKEDE ADALET YOKKİ ANLAŞIN DIYOLLAR TUTMUŞ ADAM 12000TL BORCA 23500 TL HESAP ÇIKARIYO SİZ NAPARDINIZ ..BAŞBAKAN SORUYORUM EGERKI MUSLUMAN BIR ULKEDE YAŞIYOSAK BU KADAR FAİZ DOĞRUMUDUR..NERDE ADALETINIZ AMA DEVLET OLMUŞ BI TECECİ ESNAF NE YAPSIN ..:(SEYMENOĞLU)

Aa dedi ki...

MEĞER 47 GÜNDÜR ERDOĞAN’I KANDIRIYORLARMIŞ!
Bugünkü Vatan Gazetesinin internet sitesinde çıkan Gülümhan Gülten’in haberine göre, Başbakan’ın, 4-C’nin neler içerdiğini sendikacılardan öğrenmiş! Sonra da dönüp Maliye Bakanını “bunları neden bana anlatmıyorsunuz?” diye azarlamış!

Haberin içeriği özetle şöyle:

"Edinilen bilgilere göre, Türk-İş yönetimi makamında ziyaret ettiği Başbakan’a TEKEL işçilerinin durumunu ”4-C’ye geçtiklerinde işçilerin çalışma süreleri düşecek. Ücretleri düşecek. İhbar ve kıdem tazminatı haklarını kaybedecekler. Fazla çalışma ücreti almayacaklar. Emeklilik koşulları imkansıza yaklaşacak. 4857 sayılı yasaya göre işçi tanımına girmeyecekler ve toplu sözleşme haklarından yararlanamayacaklar. Ücretli izin hakları düşecek. Örneğin 4 ay çalışanın sadece 4 gün ücretli izin hakkı olacak“ başlıklarıyla özetledi. Bu başlıkların herbiriyle ilgili detaylı bilgi veren Türk-İş yönetiminin, ”4-C’ye geçtikleri takdirde işçilerin ihbar ve kıdem tazminatı hakkı olmayacak“ sözleri üzerine Başbakan’ın büyük bir şaşkınlıkla tepki gösterdiği öğrenildi. Verilen bilgilere göre Erdoğan, Türk-İş yönetimine, ”Nasıl tazminat hakları olmayacak?“ diye sordu.

Sendikacılar, 4-C düzenlemesinde kapsamdaki işçilere ihbar ve kıdem tazminatı hakkı tanınmadığını detaylı bir şekilde anlattılar. Bunun üzerine Erdoğan, yanında oturan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e dönerek “Doğru mu?” diye sordu. Bakan Şimşek’in bu düzenlemenin gerekçesini anlatmaya başlaması üzerine de Erdoğan’ın “Bunları bana niye düzgün anlatmıyorsunuz?” diye çıkıştığı öğrenildi.
Türk-İş heyetinin işçilerin durumunu anlatırken Başbakan’la yaşanan ilginç bir diyalog da Türk-İş yönetimini hükümetten gelecek çözüm konusunda umutlandırdı. Edinilen bilgilere göre Türk-İş yönetimi Başbakan’a “İşçiler öyle bir durumdalar ki, haklarını kaybetmemek için başka yerlerde yaşamaya bile razılar. Örneğin İzmirli işçi kalkıp Hatay Samandağ’a bile gitmeye razı. Orada işçi açığı varsa, oraya gönderin, gider” dedi. Bunun üzerine Başbakan’ın “Olur mu öyle şey. Biz insanların evlerini mi dağıtacağız. Günah değil mi? Uygun çözüm arayacağız” dediği öğrenildi.

Aa dedi ki...

İŞÇİYE İYİ POLİS KÖTÜ POLİS Mİ OYNANIYOR?

Bu olaya bakarak Başbakan “bugüne kadar Tekel eylemi konusunda kendisine tam bilgi vermemekle” suçladığı Maliye Bakanını görevden alır mı? Sağlık Bakanını aldı mı ki, onu alsın.
Ayrıca siz “koskoca Başbakan”ın 47 gündür 4-C’yi yanlış bildiğine gerçekten inandınız mı? Öyleyse bir de geçen haftaki şu habere bakın:

'Ankara'da eylem yapanların hepsi TEKEL işçisi değildir!

TEKEL işçilerinin durumuna da değinen Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: “Değerli vatandaşlarım, ekranları başında bizi izleyenlere sesleniyorum. Ankara'nın meydanında belli bir grup ki bunların hepsi TEKEL işçisi değildir. Onu da söyleyeyim. Bunların içinde TEKEL işçisi olmayanlar var. Çok açık net söylüyorum. 'Açız', şu anda aç sefil olarak böyle bir ajitasyon yapıyorlar. Gerçeği de söylemek durumundayım. Bir defa iki yıldır bunları çalışmadan maaşlarını ödeyerek o görevlerinde tuttuk.''
''TEKEL işçileri, gruplar halinde İzmir'de, değişik yerlerde... TEKEL işçileri, özellikle hanım kardeşlerim huzurumuza geldiler. Milletvekili arkadaşlarım da bunun yakın şahididirler. Hep bizi çiçeklerle ağırladılar. Dün Kızılay meydanında olanlar var ya, dün bizi çiçeklerle ağırlayanlardı. Niye? Birden bu depoları kapatmadık diye. Üretim müretim yok, sadece depo var. Çalışma diye bir şey yok. Şu anda üç beş tanesinde tütün işleme devam ediyor. Bunun dışındakilerde hiçbirinde çalışma yok. Ve bunlara bu haliyle maaşlarını ödemeye devam ettik. Bu parayı kim verdi? Benim milletim verdi. Milletimin bize emanet ettiği bu paradan maaşları ödedik. İki yıl... Şimdi kalktılar bu senaryoyu uygulamaya koydular. Biz bu işçilerin, 10 bin kadardır, ihbar tazminatlarını veriyoruz. Kıdem tazminatlarını veriyoruz. Ve bir de bizim dönemimizde işsiz kalmasınlar diye uygulamaya koyduğumuz 4C uygulaması var ve bu 4C uygulamasında da asgari ücret söz konusuydu, tabandı... Bunda da TÜRK-İŞ'in başkanı 'Şunda bir iyileştirme yapalım' diye bana geldiler bir istirhamda bulundular. Ben bakanıma talimatımı verdim. Çalışmayı yapıyorlar. İlk öğretim, orta ve üniversite mezunlarına farklı bir uygulama için hazırlık yapacaklar. Bu hazırlık yapıldı. Onu da açıkladık. 750, 850, 950 gibi...''

''770 lira ilköğretim, orta öğretim 850, üniversite mezunlarına da 938 gibi bir rakamla bunu neticelendirdik. Yani 4c'de bu şekilde yeni iş yerinde çalışmaya başlayacaklar. Neyin üzerine ihbar ve kıdem tazminatlarını aldıktan sonra bunu da alarak çalışmalarına başlayacaklar. Şimdi kopardıkları kıyamet ne? 'Tekel işçisi 4c istemiyor'. Ya 4c mensupları bu ülkenin evladı değil mi? Toplam da şu anda 19 bin 4c kasamında olan işçimiz var. E, siz? Bu farklılık nereden geliyor.

Biz iyiniyet gösterdik ve gösteriler 'sona ersin' dedik. Onlara doğru olumlu bir yaklaşım sergiledik. Ama bu kardeşlerimiz muhalefet partilerinin, marjinal örgütlerin, hükümet karşıtı güçlerin istismarına maalesef alet oluyorlar. Ve uzlaşmadan kaçıyorlar. Yazılı ve görsel medya yanlarına gidiyor mikrofonlarını tutuyor. 'Sen de AK Partiliydin değil mi?' 'Evet. Ben de AK Partiliydim. Ama bundan sonra AK Parti'ye oy vermeyeceğim' Bakıyorsunuz, hiçbir zaman semtine uğramadıkları baş örtülüleri buluyorlar. Onların da yanlarına gidiyorlar. 'Siz de AK Parti'ye oyunuzu vermiştiniz değil mi?' 'Evet vermiştim ama bundan sonra vermeyeceğim.' Senaryo o. Secaat arz ederken sirkatim söylüyorlar. Eğer AK Parti hükümeti AK Partili olduğu halde böyle bir karar alıyorsa, demek ki adaletin gereğini yerine getiriyor. Çünkü partili de olsa, partisiz de olsa olması gereken neyse biz onu yapıyoruz.''
(Bugün gazetesi 22 Ocak)

Odatv.com
http://www.odatv.com/n.php?n=meger-47-gundur-erdogani-kandiriyorlarmis--3001101200

Aa dedi ki...

Tekel işçilerinin durumunda haberi yokmuş.Memleketteki okuma yazma bilmeyen bebeler bile her akşam haber bültenlerini seyrede seyrede tekel işçilerinin durumunu öğrendi.Bir başbakanın haberi yokmuş.O zaman sormazlarmı eyy başbakan madem artık olaylara hakim değilsin ne işin var o koltukta.Yada emrindeki bakanlar neden seni kandırıyor.Siz böyle oyunlar oynarken şu milletin haline bir bakın bir bakında tekrar düşünün biz nerede hata yapıyoruz diye.Türkiye bir oyun sahnesi değil halkta figuran değil.Söndürdüğünüz ocakların vebalini bir düşünün.DÜnyada kalmamış bir yasayı tüm Türkiye haykırıyor,sizin partiniz katmerliyerek ağırlaştırarak cezaları arttırıyor.Hepsini geçtik birde pişmiş kelle gibi sırıtmıyorlarmı bu cezayı mecliste oylarken ağırıma giden bu benim.

mustafa dedi ki...

ŞİMDİ ANLAŞILDI GALİBA OKUYUN SİZCE DİYEYİM

Diyordum ki Fatih ALTAYLININ söylediği lehimize olan bir iki cümlesi ağız altından da olsa tamam dedim bir gün bizim çek yasasıyla ilgili mağdurları destekleyici bir program yapar.Yada bir programında bu yüzden hapis mi olurmuş der bir kelime lafta olsa yapar diye düşünüyordum.
Ben zatta mailler atıyorum bizi unuttunuz unuttunuz unuttunuz mail mail mail ha bekle ha bekle.YAHU NE OLUYOR BU KİŞİ AKLI SELİM BİR İNSAN DİYORDUM.ANLADIM Kİ ACABA DİYORUM YAKINDA FATİH ALTAYLIDA İŞİNDEN OLUR DİYENLER VAR DERKEN DERKEN BU VE BUNA BENZER SİTELERDE BU YAZILARI GÖRDÜM.yorumlara kadar bir okuyun
SİZCE

mustafa dedi ki...

YUKARIDAKİ YAZIMA HİTABEN SİTE BU
http://www.odatv.com/n.php?n=haberturkte-neler-oluyor--2510091200

Adsız dedi ki...

mrb

Adsız dedi ki...

cuma günü gelen kararımı temyiz etmek için adliye sarayına gittim nöbetci asliye ceza mahkemesinin yazı işleri müdürünün yanına girdigimde müdür taşra temyizmi diye sordu bende evet deyince müdür bey kafaları yedi adam bıktım artık yeter bu ney böyle bu taşra temyizlerden işimize bakamıyoruz dedi biri borçlu biri alacaklı devletin bu işle ne alakası varda milleti bukadar perişan ediyolar diye homurdandı temyize gönderilmek üzere okadar çok evrak geliyomuşki nöbetci olan asliye cezalar o gün işlerini yapamıyolarmış.

Adsız dedi ki...

yakalaması olan arkadaşlar tebligat kime neriye yapılmış dosyadan ona baktırsınlar benim iki tane yakalamam vardı tek care olarak taahüt verecektim avukatın dosyayı incelemiş beni aradı tebligat usülsüzdür diye ben başka mahallede oturuyorum tebligat başka mahalleye yapılmış yapılan adreste bulunamayınca evrak geri dosyay dönmüş ve hakkımda yakalama kararı çıkmış taahüt vermektense usülsüz tebligata itiraz etmek daha iyidir düşüncesiyle avukatım dilekce verdi kararın eski haline getirilmesi infazın durdurulması ve temyiz edilmesi diye iki saat içinde infazım durduruldu dosyam yargıtaya temyize gitti.

Adsız dedi ki...

chp ile görüşen varmı ses çıkmıyor..

Adsız dedi ki...

arkadaşlar anayasa mahkemesinde perşembe günü durum netleşecek inşallah bu çağ dışı çek hapsinden kurtarırız inşallah.

Adsız dedi ki...

aranıza yeni katılıyorum.arkadaşlar bu çekten hapis cezası kalksın ticareti ticaret erbapları yapacaktır.tefeciler silinip gidecektir.ekonomi ciddiye dönecektir.ticari mal değer kazanacaktır.malını satan ticaretçi teminat alarak veya mal satacağı insanı iyice araştırarak çekini alacaktır.

Adsız dedi ki...

94 deki yoruma katılıyorum çekle malını satan insanların yüzde doksanı 1 liralık malı 3 liraya veye 1 lira verip 3 liralık çek alan insanlardır.oh ne güzel çek dönerse devlete sığınırım borçlu hakkında hapislik çıkarttırırım icra ile herşeyine el koyduktan sonra nasıl olsa borçlu hapse girdimi akrabaları paramı getirirler ve çabucak alacaklı köşeyi döner.on ne güzel

Adsız dedi ki...

anaysa mahkemesinin perşembe günü ,karar verme ihtimali varmı çekte hapis cezası kalkabilirmi

av.sibel sevinc dedi ki...

BİLİNDİĞİ ÜZERE EKONOMİK SUÇLARDAN DOLAYI HAPİS CEZASININ KALDIRILMASI UYGULAMASI MAL BEYANLARINDA KALDIRILDI. ANCAK BİLİNMEYEN BASKA BİR NOKTA HALEN DEVAM EDEN BİR HAPİS UYGULAMASI VAR ANLAMI SU MAL BEYANINDA BULUNUNCAYA KADAR HAPSEN TAZYİK. BUNLARI BİR ARADA DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDE KANUNDAKİ ÇELİŞKİLER DISINDA HAPİS CEZASININ KALDIRILACAGI KANAATİNDE DEĞİLİM ŞAHSEN. ZİRA O DA KALKARSA ALACAKLININ DA ELİNDE BAŞKA HİÇBİR SAVUNMA MEKANİZMASI TURK HUKUKU ACISINDAN KALMAYACAK. KIBRIS SİSTEMİNDE HAPİS DE YURT DISINA CIKIS YASAGI DA UYGULANMAKTA . BU NEDENLE HUKUKSAL HİÇBİR MEVZUYA GİRMEDEN KALKACAGINI DUSUNMEDİĞİMİ SADECE UYGULANMASI HAKKINDA BELKİ İPTAL KARARI ÇIKABİLECEGİ YÖNUNDE BİR UYGULAMA BEKLEDİĞİMİ SÖYLEMEK İSTERİM

Adsız dedi ki...

arkaşlar gelin hepimiz teslim olalım bakalım nereye koyacaklar hanıdıyorlarya 2000 kısı var

SAMİ KAL dedi ki...

AVUKAT HANIMA KATILMAMAK MÜMKÜN DEĞİL. TABİKİ KAPİTALİST VE ZULÜM SİSTEMİNDE.O GÖZLÜKLE BAKILINCA ÇOK MANTIKLI. YILLARDIR ALACAKLILAR, KAPİTALİSTLER , TEFECİLER, BANKALAR SIRTLARINI DEVLETE DAYAYIP, VERGİ İADELERİ, TEŞVİKLERLE KOLAY PARA KAZANDILAR.NASIL OLSA ARKALARINDA DEVLET VAR. İNSANLARIN ÇARESİZLİĞİNDEN FAYDALAN BİR LİRALIK MALI BEŞ LİRAYA SAT, ALIRSAN İYİ PARA KAZANIRSAN İYİ, OLMADI ALAMADIN NASIL OLSA ARKANDA DEVLET VAR, DEVLET KURUMLARI VAR, MAHKEMELER VAR. OLMAZSA ATARLAR HAPSE SÜRÜNÜRSÜN. TAKİ BORCUNU ÖDEYİNCEYE KADAR. BU İNSANLARIN TUZU KURU, BEN İNANMIYORUM BİZİM LEHİMİZE BİR GELİŞME OLACAGINA. AZ BİLE YAPIYORLAR, BİZLER BEYAZ DEGİL ZENCİYİZ, AZ BİLE YAPIYORLAR NE YAPACAKSIN VERGİ ÖDEYİPTE, NE YAPACAKSIN SENDE ELİNDEKİ PARANI YATIR FAİZE, AL PARANI PAŞALAR GİBİ YAŞA. SANANE ÜRETİM, SANANE İŞÇİ ÇALIŞTIRMAK PAŞALAR GİBİ FAİZ ALIP YATMAK VARKEN. ZATEN BÜTÜN SUÇ ESNAFLARDA BU KIRİZİDE BİZLER ÇIKARDIK. DEVLETİN, HUKUKUN ADALETİN HİÇ SUÇU YOK. AZ BİLE YAPIYORLAR. DEVLETİN AKLINA ŞAŞAYIM. ATIYORSUN CEZA EVİNE ADAMLARA BAKIYORSUN BEŞ YILDIZLI OTEL SONUNDAÜÇ ÖGÜN YEMEK, SICAK SU KALÖRİFER SİZ BUNU HAK EDİYORMUSUNUZ. BUNLAR BU LÜKS KATİL, HIRSIZ, GASPÇI VE PKK İÇİN APO PİÇİ İÇİN. SİZLER BUNA LAYIKMISINIZ. SİZLERİ TAŞ OCAKLARINA YADA SABUN FABRİKALARINA ATMAK LAZIM. EN İYİSİMİ İDAM EDİVERİNDE BU ÜLKE BU DERTTEN KURTULSUN. BAKIN O ZAMAN KIRİZDE BİTER, EKONOMİDE DÜZELİR, TERÖRDE DURUR. NE DERSİNİZ. BU BATIK ESNAFLAR OLMASA BU ÜLKE NE KADAR KOLAY İDARE EDİLİR DEĞİLMİ. LANET OLSUN BU DÜZENE, LANET OLSUN BU ÇARPIK DÜŞÜNCEYE.

ekm2510 dedi ki...

Sayın av Sibel SEVİNÇ Hanım.Yakın ilginizden dolayı tşk ederiz.Ancak şu aşamada taahhüt vermenin erken olduğu kanaatindeyim.Yargıtay,ın yüzlerce dosyayı yerel mahkemelere BOZMA gerekçesi ile iade ettiğini biliyoruz.İçeriğini görmeden hareket etmek için şu an erken düşüncesindeyiz.saygılarımızla

«En Eski ‹Eski   201 – 400 / 581   Yeni› En yeni»