Denetimli Serbestlik İhlali - Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayırma

hapis cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazı
     5275 Sayılı Kanunun 105/A maddesi uyarınca hapis cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilen hükümlünün Denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle İnfaz Hakimliğince 5275 Sayılı Kanunun 105/A-6 maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi ve akabinde, sonradan kesinleşip infaza verilen başka cezaları bakımından da açık ceza infaz kurumuna ayrılıp ayrılamayacağına dair infaz savcılıklarınca farklı uygulamalar yapılmış, farklı ilamlar içinde hükümlüler kapalı cezaevinde tutulmaktaydı.

     Yargıtay 6.Ceza Dairesi bu farklı uygulamalara son vererek; 5275 Sayılı Kanunun 105/A maddesi uyarınca hapis cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilen hükümlünün yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle İnfaz Hakimliğince 5275 Sayılı Kanunun 105/A-6 maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi akabinde,sonradan kesinleşip infaza verilen cezaları bakımından açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya engel olmayacağını oy birliğiyle açıkladı.

T.C.
Yargıtay
6. Ceza Dairesi

Tarih: 04/06/2015
Esas No: 2015/537
Karar No: 2015/41146
İlgili Maddeler: 5275 Sayılı Kanun 14. Mad.
İlgili Kavramlar: Açığa Ayırma/İnfaz Hakimliği

Özet: 5275 Sayılı Kanunun 105/A maddesi uyarınca hapis cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilen hükümlünün yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle İnfaz Hakimliğince 5275 Sayılı Kanunun 105/A-6 maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesi akabinde,sonradan kesinleşip infaza verilen cezaları bakımından açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya engel olmadığı,

     Muhtelif suçlardan almış olduğu cezalarının, 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/07/2014 tarihli ve 2014/846 değişik iş sayılı kararıyla toplanması sonucu 8 yıl 6 ay hapis cezasına hükümlü M.Ü'ün cezasının infazı sırasında, hükümlünün açığa ayrılma talebinin reddine ilişkin Ceza Mahkemesinin 24/10/2014 tarihli ve 2014/283 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/11/2014 tarihli ve 2014/1753 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 16/01/2015 gün ve 2014-1474/3686 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/01/2015 gün ve KYB/2015/22697 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 25/02/2015 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan Yazıda;
     "Hükümlü hakkında İnfaz Hakimliğinin 2012/84 Esas -2012/81 Karar sayılı ilamı ile kapalı ceza infaz kurumuna iade edilmesinden sonra hükümlünün işlemiş olduğu başka suçlardan dolayı kesinleşerek gelen ilamların 5275 Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesi kapsamında yapılan içtiması sonucu elde edilen toplam 8 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin, Açık Ceza infaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6/1-a ve 6/2-a maddelerinde belirtilen yasal sürelerin dolmuş olması ve 5275 sayılı Kanun'un 99. maddesinde, "Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir." şeklindeki yasal düzenleme ile 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinde yer alan cezaların içtimai müessesesinin şartı tahliye süresinin hesaplanmasına yönelik olması, kapalı infaz kurumuna iade kararının bu kararın verildiği ilam dışındaki 5275 sayılı Yasanın 107. maddesi gereğince şartlı tahliye süresinin hesaplanmasına yönelik içtima edilecek diğer ilamlar açısından açığa ayrılma yönetmeliği kapsamında "açığa ayrılmaya engel bir durum" teşkil edeceğine dair hükümlü aleyhine değerlendirme yapmayı gerektirir yasal bir düzenlemenin bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabul edilmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması" Dairemizden istenilmiştir.

T  Ü  R  K    M  İ  L  L  E  T  İ    A  D  I  N  A

      Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden, kabulü ile, 2 . Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 09/11/2014 tarih ve 2014/1753 Değişik İş karar sayılı ilamın, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince BOZULMASINA, sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 04/06/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Hiç yorum yok: