İcra Davalarındaki Artışın Sorumlusu Bankalar

Kredi kartı taahhüdü ihlal bireysel kredi banka borçları ödeme şartını ihlal cezaevi 90 gün tazyik hapsiSon 4 yılda icra takiplerinde "Borcumu ödeyeceğim" diye taahhütte bulunmasına rağmen, borcunu ödeyemeyen 1 milyon 20 bin kişi hakkında dava açıldı. 525 bin kişi "taahhüdü ihlal" nedeniyle mahkum oldu. 89 bin borçlu mahkemelerin vermiş olduğu mahkumiyet nedeniyle cezaevine girdi. Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in açıkladığı taahhüdü ihlal raporu, icra davalarının ve taahhüdü ihlal nedeniyle taahhüt mağduru olanların sayısının çığ gibi arttığını da ortaya koydu.

          Vatandaş, kredi kartı yerine nakit parayla alışveriş yaparsa kendisini sınırlar. Devlet, herkesin alışverişini kontrol altına alabilecek bir hukuk düzeni getiremez ancak onu dizginleyecek mekanizmaları iyi işletir. Kredi kartını vadesinde ödemeyen vatandaşa ödeme süresi tanırsınız, ödeme yapamıyorsa kredi kartını iptal edersiniz. Bunun sorumluluğu bankaya ait olmalı. Banka, vatandaşın ödemelerini takip edip zamanında kredi kartını iptal etmelidir. Banka kredi kartını zamanında iptal etmezse, bu tarihten itibaren kredi kartından yapılan alışverişten ötürü vatandaşı da hapis cezasıyla tehdit edemezsiniz.
Yılmaz KARAKOYUNLU
Eski Milletvekili - Bakan

          Uzun zamandır gelir dağılımında bir bozukluk var. Bu ekonomik sorunlar, alt gelir guruplarındaki insanların daha fazla etkilenmesine neden oluyor. Ekonomik dalgalanmalardan alt guruplar daha fazla etkileniyor çünkü ekonomi, üretime dayalı değil. Üretim yok. Üretimden çok, ithalata dayalı ve hizmet sektöründe büyüme var. Sorun bunlardan kaynaklanıyor.
Prof. Dr. Güngör URAS
Ekonomi yazarı

       İcralık olan bir borçtan dolayı başlatılan haciz işlemini durdurma yollarından biri de borçlunun ödeme taahhüdünde bulunmasıdır. Borçlu kişi, borcunu ana para, faiz ve avukatlık ücreti dahil olmak üzere bir tarih belirterek ödeyeceğini taahhüt ediyor. Bir anlaşma yapılarak haciz işlemi de yapılmıyor. Ancak son yıllarda borcunu taahhüt edip ödemeyenlerin sayısında büyük bir artış var. Her borçlunun kendine göre bir nedeni var. Kimisi taahhütte bulunup da borcunu ödemediği takdirde cezaevine gireceğini bilmiyor. Kimisi de bunu bir meslek haline getirmiş ve birkaç ay zaman kazanıp kaçmaya çalışıyor veya ödeme yapmayıp cezaevine girmeyi göze alıyor.
Avukat Kemal DÜNDAR
İcra İflas Hukuku

          Banka çekleri, adi kağıt oldu, ödenmez oldu. Çekte ödeme ahlakı ciddi bir sorun. Karşılıksız çekte hapis cezası kalkınca çek iyice ödenmez hale geldi. Ahlaki deformasyon var. Bankalar da müşterilerine çek yaprağı verirken daha duyarlı olsunlar. Küçük bir kredi de bin dereden su getirirken, çek defteri talebinde hemen çeki çıkarıp veriyorlar. Çekin her bir sayfasına da 10 bin TL yazabiliyorsun. Bankalar çek verme işini daha sıkı tutsun. Bankalar da bu sorumluluk altına girsin. Kamuoyunda karşılıksız çekte hapis cezasının kalkmasını odalar olarak biz istedik gibi yansıtılıyor ama karşılıksız çeke hapis cezasının kalkmasını biz istemedik. Kim istedini de bilmiyoruz.
Nurettin Özdebir
Ankara Sanayi Odası Başkanı

          Sayın Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in bahsettiği davalar, icra takibine başlanmış olan borçlarla ilgilidir. Borçlular belirli bir tarih vermek suretiyle borçlarını ödeyeceklerini resmi olarak icra dosyasına beyan etmiş ve ödeme yapmamışlarsa haklarında taahhüdü ihlal sebebiyle icra ceza davası açılmaktadır. İcra dosyalarındaki artış ve icraya başlanmış olup da taahhüt edilmemesine rağmen ödenmeyen dosyalardaki artışın bence iki sebebi var. Birincisi; bankacılık sisteminin kredi ve kredi kartı vermeyi çok kolaylaştırmış olması ve kapitalist sermayenin cazip olan temerrüt faizinden yararlanma isteğidir, ikincisi ise, insanların gelir ve gider değerlerini gözetmeksizin harcama isteğidir.
Avukat Sema KILIÇ

          Ülkemizde kişiler aleyhine açılan icra davalarındaki artışın önemli sebeplerinden biri bankaların, kişilerin maddi durumları konusunda yeterli araştırmayı yapmadan kolaylıkla müşterilerine kredi kartı ve kredi vermeleridir. Son dönemde ihtiyaç kredileri tahsisinde kişilere çok büyük kolaylıklar sağlanıyor ve bankalar kredi kartı ve kredi verme konusunda birbirleriyle yarış içerisindeler. Kredi kartı ve ihtiyaç kredisini kullanan vatandaş herhangi ödeme planı yapmadan o anlık ihtiyacını karşılamak için bütçesini aşan miktarlarda bankalara borç yükümlülüğü altına giriyor. Sonrasında ise borçluların yüksek faizler eklenmiş bu rakamları ödeme imkanı olamayacağı için borçlunun ödeme şartınını ihlal (taahhüdü ihlal) nedeniyle hapis cezaları ile karşı karşıya kalıyor.
Avukat Görkem ŞİMŞEK

Şükran ÖZÇAKMAK / HABERTÜRK

19 yorum:

eken1968 dedi ki...

25 Eylül 2013 - 09:41

Milliyet.com.tr »

Siyaset»

Haber

AK Parti'nin sır gibi
sakladığı değişiklik belli oldu
Ankara kulislerinde paketin ‘sürpriz' maddeleri konuşuluyor. Yeni demokratikleşme paketinde özellikle 'tabu' olarak görülen 'devrim kanunları'nın bazılarına tırpan geliyor. Anayasa değişikliğikonusu olan maddeler pakete girmeyecek. Kılık-kıyafette serbestlik düşünülürken, kamuda anadil kullanımı da getirilecek.

Redaksiyon aşamasına gelen ve son rötuşları yapılan paket, Başbakan Recep Tayyip Erdoğantarafından 30 Eylül'de açıklanacak. Paketin kapsam ve içeriği sır gibi saklanıyor. Yaklaşık 40 maddeden oluşması beklenen paketin yasa ve yönetmelik değişikliği içerdiği söyleniyor. Radikal'in haberine göre, ‘Demokratikleşme Paketi'nin ana çerçevesini AK Parti'nin son büyük kongresinde kamuoyuna açıklanan 63 maddelik hedefler oluşturuyor. Ankara kulislerinde paketin ‘sürpriz' maddeleri olarak şunlar konuşuluyor.

Devrim Yasaları olarak bilinen ve anayasaya aykırılıkları iddia edilemeyen düzenlemelerin bazılarına dokunulması düşünülüyor. Çağın ruhuna uymayan ve pratikte işlerliği olmayan "Şapka İktisasi Kanunu" ile "Efendi, Bey, Paşa gibi lakap ve unvanların kaldırılması hakkındaki kanun" ve "Bazı kisvelerin giyilemeyeceğine dair kanun"un lağvedilmesi gündemde. Devrim Kanunları'na göre milletvekilleri ve kamu görevlilerinin şapka giymesi zorunlu. Bey, paşa gibi unvanların kullanılması da kanunlara aykırı. Uymayanlara ceza verilmeyen bu düzenlemelerin mevzuattan çıkarılması konusunda görüş birliği bulunuyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında şapka giymediği ve yasaya karşı çıktığı için çok sayıda insan idam edilmişti.

JANDARMA, KIR POLİSİ OLUYOR:

Jandarma Genel Komutanlığı Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı olmayacak. İçişleri Bakanlığıbünyesinde Emniyet Genel Müdürlüğü ile eşitlenmesi düşünülen jandarma, kolluk hizmeti sunansivil bir yapıya dönüşüyor.

ASKERİ OKUL MÜFREDATI SİLBAŞTAN:

Askeri okulların müfredatı düzenlenecek. Müfredatın militer unsurlarından temizlenerekdemokratik değerlerle donatılması isteniyor.

DARBE MADDELERİ TEMİZLENİYOR:

İç Hizmet Kanunu 35'inci maddenin değiştirilmesinin ardından darbelerle özdeşleşen yasalar kaldırılacak.Bu çerçevede TSK İç Hizmetler Kanunu ve İç Hizmetler Yönetmeliği'nde bazı değişiklikler yapılacak.

DARBECİLERİN İSİMLERİ:

İsmi 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat darbeleriyle anılan kişilerin isimleri kamu alanlarından tamamen silinecek.

ANADİLDE KAMU HİZMETİ:

Anadilde kamu hizmetlerine erişimin önündeki engeller kalkacak.

PARTİYİ KURMAK KOLAY, KAPATMAK İMKANSIZ:

Siyasi partilerin kurulması kolaylaşırken, kapatılması tamamen kaldırılacak. Partilerdeki tek tipleştirici hükümler de kalkıyor.

SİYASETE KATILIM:

Siyasete katılımın önünde engel olarak görülen yasa maddeleri değişecek.

BARAJ İÇİN 3 FORMÜL:

Seçim Barajı olarak üç seçenek gündemde. Dar bölge olursa baraj yüzde 5'e iniyor, daraltılmış bölge olursa sıfırlanıyor. Aksi durumlarda yüzde 10 barajı devam edecek.

ANDIMIZ NE OLACAK?:

Paketin belki de en büyük sürprizi ilkokullarda okutulan ‘Andımız'la ilgili. Kulislerde kaldırılacağına ilişkin spekülasyonlar yapılsa da ‘Andımız'ın okunup-okunmayacağı netlik kazanmadı. Kamuoyundan gelebilecek tepkilerden dolayı uygulamanın devam edebileceği konuşuluyor.

BAŞÖRTÜSÜ-SAKAL ÖZGÜRLÜĞÜ:

Kamuda kıyafet özgürlüğü geliyor. Kadınlara başörtüsü serbestisinin yanına erkeklere de sakal bırakma özgürlüğü tanınacak.

YÖK'E DOKUNULACAK:

12 Eylül kurumlarından YÖK'e dokunulması da gündemde. YÖK'ün koordinasyon kuruluna dönüşecek şekilde yapılandırılabileceği söyleniyor

eken1968 dedi ki...

ÖNEMLİ KONULAR

Hasan Sığırcı dedi ki...

Değerli arkadaşlar şu bir kaç gün ilgili yerlere gön derilerimizi yapmayı ihmal etmeyelim. Saygılarımla.

cenk dedi ki...

selam arkadaşlar; Hasan beyin vermiş olduğu mail adresine , akime ve milletvekilleri, adalet bakanlığına mail yoluyla derdimizi tekrar anlatmaya çalıştım lütfen sizlerde elinizden geleni yapın baskıyı artıralım vazgeçmeyelim.

esnaf hapiste dedi ki...

arkadaşlar unutmayınki karşımızda çok sayıda avukat var bu yasanın kalkmasını istemeyen boş durmayalım son 2 3 gün sıkı çalışalım herzamankinden fazla son şans olabilir bu.

semh dedi ki...

Herkese kolay gelsin yüklenmeye devam saygılaırmla......

esnaf hapiste dedi ki...

@RedHackHaber destek istegimi kırmayım tekrar yayınlamıştır taahhüt magdurlarını

semh dedi ki...

Lütfen....
ceza çıkınca Elinizle koyduğunuz gibi bulduğunuz taahhüt mağdurlarını bırakıp da,güya yüksek korunaklı cezaevinden kaçan firari teröristlere bakın Sn.adaletbakanım

Hasan Sığırcı dedi ki...

Değerli genç arkadaşımız saygılarımla.

muğla48ALİ dedi ki...

ağzına sağlık kardeşim

Mehmet Erol dedi ki...

adım MehmetErol 1982 yılından bı yana esnafım,birçok kriz gördük ancak2008 krizi üzerimize kabus gibi çöktü işler birden durdu 3veya dört ay bıçak gibi kesildi işimizi borç ile çevirdiğimizden çeklerimizi ödemek için bankaların vermiş olduğu yüksek limitli kartlara sarıldık ha bugün yarın derken bütçemiz daha çok açık verdi arkasından arabamızı sattık ,yetmedi evimizi sattık borçlarımızı ödemek için ,üzerinden 5 yıl geçti şu an maaşıma haciz vermek zorunda kaldım,evimin kirasını ,elektirik parasını ödeyemez durumdayım ,neden bu duruma düştüğümü hep sorguladım ,yeni araba almamış,bodrumlarda tatil yammamış,mütevazi bir hayat sürmüştük,benim gibi binlerce insan vardı nedenini araştırıyordum yıllar öncesinden bir reklam hafızamda canlandı;İTİBARINI KAYBEDECEĞİNE PARANI KAYBET.İşte bu reklam bu gün onbinlerce insanı evinden barkından eden reklamdı,bu reklamdan sonra bankalar önüne gelene kredi kartı dağıtmaya başladılar,onlar türk vatandaşının teknoloji merakını,arabaya olan düşkünlüğünü,biliyorlardı yani bizi bizdeniyi tanıyorlardı cebine kredi kartlarını koyan büyük marketlere koşuyor teknolojiyi satın alıyorlardı ,T.C umhuriyeti bir tüketim cenneti olmuştu herkes mutluydu bu mutluluklarını rsandıktada gösterdiler ,mutlulukının neye mal olacağını hiç düşünmediler ,baş bakanları televizyonlara çıkıp siz parayı napacaksınız harcayın dedi onlarda harcadılar,bizim gibi küçük esnafta eski müşterilerini bekleyip durdu.Değerli okurlar kısacası vatandaşımız abiyane tabir ile müslüman geçinen bir hükümettarafından elalemin şeyi ile gerdeğe sokuldu,dolayısıyledoğacak çocuğun bizim olmayacağı kesindi,yunanistan örneğini unutmayın.Değerli arkadaşla sosyal devletin görevi vatandaşlarını her türlü tehlikeye karşı korumaktır ,devlet soyut bir kavramdır içini dolduranlarında aynı sorumlulukta olması gerekir maalesef iktidar partisi sosyal olma özelliğini unutmuş iktidar olma sarhoşluğu ile kapitalistlerin orta doğu eş başkanı olmuş ve emperyalist hayaller kurmaya başlamıştır mısır,surye bunların hayalleridir,hayalleri gerçekleşmeyen iktidar giderek diktatörlüğe dönüşmesi kaçınılmazdır.SOSYAL DEVLETLE uyumlu bir hükümet için her vatandaş önemlidir,dağa iradesi ile çıkan bir kişiyi kurtarmak ,denizde kaybolanı bulmak v.b gibi olaylarda gerekli dtedbiri almak hükümetin görevidir,ekonomide bir afettir bu afete neden olan iktidar partisidir ,bunun sorumluluğunu taşımak zorunda olup gereğini yapmalıdır,tıpkı taahüt ettiğiniz borç gibidir ,bir vatandaş taahüt şartını yerine getiremedi diye cezalandırılıyorsa ,taahüdünü yerine getiremeyen ve milyonlarca lira maaş alan millet vekillerininde aynı şekide cezalandırılmaları gerekmezmi,İŞTEozaman iktidar partileri sosyal hükümet olmanın gereklerini yerine getireceklerdir.uygulanan taahüdü ihlal cezası anayasanın 38 maddesine aykırı olup buna rağmen mağdur ettikleri vatandaşlarını cezalandırmaya dayanak sağlayan kanunları değiştirmedikleri için suç işlemiş sayılırlar.

gkhnc dedi ki...

Değerli Arkadaşlar
Bugünlerde bizde 30 eylül sendromu oluştu.Bu gün inşallah umutlarımızın gerçekleştiği bir gün olur.
Gelecek için kurmaya düşündüğümüz hayallerimiz umutlarımız hüsrana uğramaz.


Ama şöyle 30 eylül sonrasını düşünmek istiyorum bizi çok ciddi sorunlar bekliyor.



Hapis cezası kalkarsa yerine konacak yeni yasalar bizlere ne getirecektir ?
Borçlarımızı silmeyeceklerine göre alacaklı ile anlaşmalara zorlamalar, yeni ödeme planları istemeler ,taksitlendirmeler ve sonuç bizi gergin günler bekliyor demektir.


Peki bu kadar kaçak, göçek ,hapiste yaşatılan elde avuçta olmayan bizlere nasıl ödeme kolaylıkları tanınacak da biz bu ödemelere evet diyebileceğiz ?
Siz bunları şimdiden düşüne durun
bende YA HAPİS CEZASI KALKMAZSA nın içimizde yaratacağı fırtına ile kin ve nefreti dolayısı ile şiddeti nasıl durdurabiliriz onu düşüneyim.

Yeni pakette bununla ilgili bi dedi ki...

Degerli arkadaslar bazi duyumlar duydum 5000 liranin altindaki borclara hapis cezasi uygulanmayacak diye peki bu gercekse ya 5000 liranin ustundeki miktarlar ne olacak 5000 lira borcu olan zatwn bi sekilde oder boyle sacmalikmi var

magdur43 dedi ki...

arkadaşlarr yardımmmm ben maraştan selbest kalan lardan brisiyim
terkrar tutklamalar başladı benim de tutuklanmam cıktı tutuklanıp selbest kalan arkadaşlar varmış bunla ilgili bilgisi olan varsa beni bildgilen dirsin lütfen

magdur43 dedi ki...

arkadaşalar yardım

magdur43 dedi ki...

arkdaşlar yardımmm

moonday dedi ki...

kimsenin bildiği bişey yok şu ana kadar bence ayın 30 da belli olcak halimiz

Hakan70 dedi ki...

Taahüt ZULMÜNE uğramış değerli MAĞDUR arkadaşlar...Paketten bişey
beklemeyiniz...İnşallah yanılıyorumdur...ancak sızan bilgilere göre çoğu
vatandaşın ekonomik problemlerine çare olmıyan bizimle alakasız gereksiz boş
işlerle dolu...Bir ülke düşününkü üzerinde İmza olan bir seneti bir çeki
ödemeyene elini sürmüyor ki bazen çekler yüzmilyarlarca değerinde
olabiliyor...diğer taraftan hiç bir değerli evrak niteliği taşımadığı halde bir
sayfaya imza atan birini belki 300-500 tl sen bunu neden ödeyemedin diye
sorgulamadan azılı teröristlerin, müebbet alanlar ile aynı koğuşa
atıyor....sonra diyorlarki bizi Avrupa Birliği niye almıyor...onlar bu duruma
k....larıyla gülüyorlar....sen çocuk doğuracak hamile kadını bankanın faizini
zamanında ödeyemedi diye içeri tık, çiftçiyi, esnafı, memuru, işçiyi sade
vatandaşı gece yarısı, evinden, iş yerinden, yoldaysa otelinden, seyehatteyse
otobüsten apar topar al hapise gönder...sonra buna adalet de...Avrupalılar tabi
sana gülerler acıyarak ....Sade vatandaşına bu kadar ZULÜM eden bir ülke varmı
acaba dünyada....onun için İnsan haklarında en sonuncuyuz....

Hakan70 dedi ki...

Taahüt ZULMÜNE uğramış değerli MAĞDUR arkadaşlar...Paketten bişey
beklemeyiniz...İnşallah yanılıyorumdur...ancak sızan bilgilere göre çoğu
vatandaşın ekonomik problemlerine çare olmıyan bizimle alakasız gereksiz boş
işlerle dolu...Bir ülke düşününkü üzerinde İmza olan bir seneti bir çeki
ödemeyene elini sürmüyor ki bazen çekler yüzmilyarlarca değerinde
olabiliyor...diğer taraftan hiç bir değerli evrak niteliği taşımadığı halde bir
sayfaya imza atan birini belki 300-500 tl sen bunu neden ödeyemedin diye
sorgulamadan azılı teröristlerin, müebbet alanlar ile aynı koğuşa
atıyor....sonra diyorlarki bizi Avrupa Birliği niye almıyor...onlar bu duruma
k....larıyla gülüyorlar....sen çocuk doğuracak hamile kadını bankanın faizini
zamanında ödeyemedi diye içeri tık, çiftçiyi, esnafı, memuru, işçiyi sade
vatandaşı gece yarısı, evinden, iş yerinden, yoldaysa otelinden, seyehatteyse
otobüsten apar topar al hapise gönder...sonra buna adalet de...Avrupalılar tabi
sana gülerler acıyarak ....Sade vatandaşına bu kadar ZULÜM eden bir ülke varmı
acaba dünyada....onun için İnsan haklarında en sonuncuyuz....