AİHM, Türkiye'ye Özgü Yeni Bir İç Hukuk Yolu Belirledi

ECHR, Avrupa insan hakları mahkemesi, Anayasa Mahkemesi, iç hukuk, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruAvrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvurunun AİHM’e Başvuruda Bulunmadan Önce Tüketilmesi Gereken Bir Yol Olduğuna Hükmetti. AİHM bu kararıyla, kendi işleyişi itibariyle adil yargılanma hakkını ihlal etmeye başlamış, iş yükü sebebiyle de işlevini yitirmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 14 Mayıs 2013 tarihinde açıkladığı kararında Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi’ne bireylere doğrudan başvurma hakkı sunan ve 12 Eylül 2010 tarihli Anayasa değişikliği ile oluşturulan bireysel başvuru yolunun AİHM’e başvurmadan önce tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olduğuna hükmetti.

3 Ocak 2013 tarihinde AİHM’e yapılan Hasan Uzun/Türkiye (10755/13) başvurusunda başvuran, tapu kaydının düzeltilmesine ilişkin ve Yargıtay tarafından 25 Eylül 2012 tarihinde onanan davada icra edilen keşif esnasında tanıkların dinlenilmesindeki usule ilişkin aykırılıklardan dolayı AİHS’in 6 ve 14. maddelerine dayanarak, AİHM önünde adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etti.

AIHM söz konusu başvuruda, 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuruları kabul etmeye başlamış olduğunu dikkate alarak, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olup olmadığını inceledi.

Mahkeme, öncelikle konuya ilişkin yerleşik içtihatları ışığında Türk Anayasa Mahkemesi önündeki bireysel başvuru yolunun etkili olup olmadığını değerlendirmiştir. Bu değerlendirmede sırasıyla bireysel başvuru yolunun erişilebilir bir iç hukuk yolu olup olmadığını, başvurucu şikayetleri açısından elverişli bir yargılama usulü sunup sunmadığını sorgulamış ve son olarak yasama organının bahse konu iç hukuk yolunu oluşturma iradesini de göz önünde bulundurdu.

Sonuç olarak Hasan Uzun/Türkiye kararında AİHM, Anayasa Mahkemesi önündeki bireysel başvuru yolunun etkili olmadığını gösteren herhangi bir unsura sahip olmadığını ifade etmiş ve özellikle Yasa Koyucunun Anayasa Mahkemesi’ni AİHS’te korunan hak ve özgürlük ihlallerini doğrudan ve hızlı bir şekilde giderme yetkileriyle donatmak iradesinde olduğu tespitinde bulunarak, bireysel başvuru yolunun AİHM’e başvurmadan önce tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olduğuna karar verdi.

Sonuç olarak, AİHM'e yapılacak başvurular da Anayasa Mahkemesine başvuru yapılması ve bu iç hukuk yoluda tüketildikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulacağı hüküm altına alınmıştır. AİHM bu kararıyla, kendi işleyişi itibariyle de adil yargılanma hakkını ihlal etmeye başlamıştır.

Hiç yorum yok: