Hasta Kızımızın Bizimle Birlikte Hapse Girmesini İstemiyoruz

taahhüdü ihlal, 3 ay hapis cezası, ödeme şartını ihlal, Aşkın DurgunEskişehir'de aldığı üç çekyatın taksitini ödeyemediği için evindeki eşyaları haczedilen ve aynı borç nedeniyle eşi ve kendisine taahhüdü ihlal nedeniyle 3 ay hapis cezası verilen çift, 3 yaşındaki kızları İlayda için çare arıyor. Küçük İlayda şeker hastası ve günde 7 defa şeker ölçümü yapılıyor ve 3 kez iğne vuruluyor. Çift Hasta kızlarının kendileriyle birlikte hapse girmesini istemiyor, çift cezaevine girerse İlayda bu sefer de ortada kalacak.

Tek katlı sobalı bir evde yaşayan Aşkın Durgun A.A muhabirine, Borcunu taksitlerle öderken eşinin doğum yaptığını ve dünyaya gelen kızı İlayda'nın da şeker hastası olduğunun anlaşıldığını, yaşadıkları maddi manevi sıkıntı nedeniyle borcu zamanında ödeyemediğini anlattı.

Aşkın Durgun, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, eşinin terzi yardımcısı olarak çalışmasına ve kendisinin de bir inşaatta bekçi olarak görev yapmasına karşın yeteri kadar gelirleri olmadığı için borcu ödeyemediklerini belirterek, şöyle konuştu: Toplam 1600 lira borcum kalmıştı. Geçen yıl eve haciz geldi. Eşimden borcun peşin ödenmesini istemişler. Eşim ise 100 lira taksitle ödemeyi teklif etmiş. Daha sonra kendisine, faiziyle birlikte 4 bin 500 liralık borca tekrar imza attırmışlar. Fakat eşim neye imza attığını bilememiş. Aynı zamanda da evdeki eşyaları götürdüler. O sırada ben de kaza geçirdim bacağım kırıldı 6 ay çalışmadım. Daha sonra avukatla konuşmaya gittim. "Borcu peşin ödersen 2 bin 500 liraya düşürürüz" dedi. Ben de eşimin hapse girmemesi, çocuğumun da ortada kalmaması için tamam dedim ve sözleşme imzaladık. Ama imkanlar elvermediği için ödeyemedim. Daha sonra mahkeme süreci başladı. Kasım ayında eşimle bana "taahhüde ihlal" nedeniyle 3 ay hapis cezası verildi.

Şeker hastası kızı İlayda'nın son bir yıldan beri guatr hastası olduğunun anlaşıldığını dile getiren Durgun, şöyle devam etti: Evimiz zaten boşaldı, eşyalar umurumuzda değil ancak şu anda ikimiz de cezaevine giremeyiz. Eşimin ve benim ailelerimiz hayatta değil, kimsemiz yok, bu borcu ödeyecek durumumuz da yok. Hasta kızımızın bizimle birlikte hapse girmesini istemiyoruz. Eşim ve ben cezaevine girersek çocuğumuz ortada kalacak. "Hırsızlık, teröristlik, kaçakçılık yapmadık. Adresimiz, her şeyimiz belli ancak şimdi kesilecek kurban gibi ne zaman gelip bizi götürecekler diye bekliyoruz". Kızıma günde 7 defa şeker ölçümü yapılıyor ve 3 kez iğne vuruluyor. Tek istediğimiz çocuğumuz bizle birlikte cezaevine girmesin. Anne Ümran Dursun da borcu ödeyecek durumlarının olmadığını ifade ederek, "Biz hapse girersek bu çocuğa kim bakacak? Bize bu konuda destek verilmesini istiyoruz" dedi.

A.A (Anadolu Ajansı)

3 yorum:

Usaktur dedi ki...

hani adalet başbakanımız borçundan dolayı kimse ceza evine girmeyecek sözünü hatırlatın nasıl olsa 10 günlük süre verilir bu 10 gün içinde gidin meclisin önünde yatın kalkın taki başbakana ulaşın ve sözünü hatırlatın yoksa hem siz<e hemde kıza yazık olur

Akın Dadaloglu dedi ki...

Bu haber geçen yıl yapılmıştı.

Ahmethacioglu dedi ki...

yazıktır ya bizleri , milletimizi, düşürdükleri şu acı duruma bak..Hıristiyanlar bile bunu yapmazlar..Elhamdülilah hamdolsun müslümanız diyorlar..Bu nasıl adalet nedir bu böyle..Bizanslılar böyle işkence yapmaz..