Banka Lobilerinin Seslerini Hep Birlikte Keselim

bankacılık yiğit bulut, faiz, kredi bankalar
Bu ülkede birden çok “şımarık” sektör var. Bunlardan biri de bankalar. 2009 yılında yazmıştım, yeni kar rakamlarını-yapmaya çalıştıklarını ve reel sektörün bu “büyümenin” inanılmaz gerisinde kaldığını görünce YENİDEN YAZACAĞIM.

Sevgili dostlar, yaklaşık 3 yıl önce TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nun şu sözlerinden yola çıkmıştım; “Reel sektör ağlarken, bankacılık kesiminin yüzünün gülmesi ve mutlu olabilmesi mümkün değil. Bizlerin ağladığı bir dönemde banka çok mutlu ve büyük bir kar patlaması yaşıyor”

Haklıydı, TOBB Başkanı sonuna kadar haklıydı ve bir şeyler yapılması gerekiyordu. Aradan 3 yıl geçti bugün durum daha da vahim. Topladığı mevduata % 100 fark koyarak “krediye çevirirlerken” yanına bir de “abuk subuk uygulamalarını” eklediler. Örnek mi, hemen vereyim; kredi aldınız, borcunuz bitti, yazı almak için sizden hukuksuz olarak 50 TL istiyorlar. Yara büyük hatta kangren olmaya doğru gidiyor.

Sevgili dostlarım, bence Türkiye’nin “en önemli sorunu”. Bir ülke düşünün bankacılık sektörü ile vatandaş arasındaki “bütün düzenlemeler” vatandaşın aleyhine yapılmış.

Bir ülke düşünün “dünyada eşi benzeri olmayan” bir uygulama yapılıyor. Konut kredisi alıyorsunuz, adına dünya ile uyumlu şekilde “mortgage” diyorlar ama yaptıkları dünya yüzeyinde eşi benzeri olmayan detaylar içeriyor. Konuta karşılık verilmesi gereken kredi için “bütün mal varlığınız hatta ailenizin bütün varlıkları” tehdit altına alınıyor! Bir ülke düşünün “bankadan gelen ödeme emrine” itiraz etmeniz için “önce ödemeniz” sonra “Yargı makamına” gitme hakkınız var! Bir ülke düşünün “düşük kredi faizi” diyerek reklam yapılıyor, işlem yaptığınızda “peşin komisyon, dosya parası, kur farkı” gibi “abuk subuk” kalemler ile “kredi faizi” inanılmaz noktalara geliyor. Bir ülke düşünün “aylık kredi kartı gecikme faizi” ABD ve AB’deki “yıllık faizden” daha yüksek! Dahası da var bitmedi! Bir Ticaret Kanunu düşünün “bütün detaylar” vatandaşın “aleyhine” çalışıyor ve “size gönderilen” ödeme emrine itiraz etmeniz için en az o ödeme kadar paranız olması gerekiyor! Bir ülke düşünün bankaları katrilyonlarca kar açıklarken, reel sektör yok oluyor. Var mı böyle karlı, ballı bir ticaret!

Sevgili dostlar, Hisarcıklıoğlu’nun açıklamalarından devam edelim, bakın 2009’da ne diyor TOBB Başkanı; “her sektör kan kaybederken bugün bankacılık sektörü kâr patlaması yaşıyor. Ama kâr patlaması yaşamasının altında yatan neden şu; Bankada mevduatınıza en fazla yüzde 12-12.5 faiz veriyorlar. Şirketlere açılan kredilerde ise en sağlam olan şirkete yüzde 20, normal verilebilecek kişiye de yüzde 25 faiz uyguluyorlar. Tam yüzde 100 fark var. Böyle bir şey olmaz bu insafsızlık. Yüzde 12.5 ile mevduat toplayacak, yüzde 25 ile kredi vereceksin. Bunu kabul etmek mümkün değil. Eğer buradan hep beraber çıkacaksak, birlikte sorumluluğumuzu da bilmemiz lazım. Aslında bir bankacı olarak düşündüğünüz zaman yüzde 25 faizle kredi vermek dururken, neden yüzde 14’le devlete para satıyorlar. Çünkü paraya ihtiyacı olan daha güvenilir bir yer var. İşi sağlam gördükleri için hazine bonolarına yatırımı tercih ediyorlar. Şimdi de bize insafsızca yükleniyorlar. Devletin iç borçlanma ihtiyacının bu nedenle azaltılması lazım”

Bu cümleler 2009 yılında TOBB adına konuşan Başkan’ın ağzından dökülüyor ! Sonra pişman mı oluyor yoksa hala içinde bu fikirleri taşıyor mu bilmiyorum ama sonrasında KONUŞMAZ oluyor !

Sonuç : Türkiye, bu ülkenin “şımarık çocuğu” olan bankacılık sektörüne “dünya standartlarında” düzenlemeler getiremez ise çok net söylüyorum; asla ama asla kalkınamaz! Kalkınamaz! KALKINAMAZ !

Son söz : Bu noktada adım atması gereken siyasi otorite. Aslında 2009 yılından bugüne birçok değişiklik oldu ama YETERLİ değil ! Bu yüzden bir vatandaş olarak bir daha siyasi otoriteye sesleniyorum; “mortgage” düzenlemesinden başlamak üzere, “her satırı” vatandaşımızı koruyacak şekilde, ABD ve AB düzeyine getirelim! LÜTFEN ACİL olarak yapalım ! Ve “bankacılık” lobilerinin seslerini de hep birlikte keselim.

Not 1 : Hayati bir soru: kredi aldınız ödeyemediniz, banka krediyi kapattı ve zarar ederek vergiden düştü. Sonra aynı krediyi bir “alacak şirketine sattı” ! Peki vergiden düştüğü sonra yeniden satarak kazandığı kısım ne olacak !

Not 2 : Hayatımda en büyük saldırıyı “Bankacılık Sektörünü” ele aldığımda dönemlerde yaşadım. Yine bekliyorum önemli değil, durmak yok yola devam...
Yiğit BULUT - STAR GAZETE

2 yorum:

Cüneyt Özdemir dedi ki...

bu ülkenin hainlerine gösterilen imtiyaz borçlu vatandaşa gösterilmiyor.Borcun var yat çık dahada kötüsü hakim savcı suratına bile bakmıyor ben bir karar vereceğim gerçekten ekonomik olarak gerçeği nedir kişinin yaz kızım kereviz 3 ay tazyik hapsi

Cüneyt Özdemir dedi ki...

Bu da ön sayfadan bir arkadaşımızın yorumu
olcaycelik Dün 01:04 PM

herkese iyi bayramlar bayramınız mubarek olsun sağlıklı borcsuz huzurlu bayramlar geciririrz inşalllah ileriki bayramlarda benin kafama takılan bir konu oldu bu bankalar batık kredileri hem vergiden düşüyorlar birde varlık şirketlerine satıp bu borcu hic bitirmiyorlar bu mantıksız değilmi hem devleti soyuyorlar hem bizi bunun için bişey yapılmazmı bir dünya bankacılıkla ilgili kanunlar cıkardı devletimiz kendini niye soyduruyor