İclal Aydın; intihara Götüren Kredi kartı Borcu

kredi kartı taahhüdü ihlal evlere haciz cezaevi, borçlu intihar, icra dosyası
Bir küçücük plastik kart. Ekmek, kontür, patates, şeker, çay alıyorsun. Maaş yetmiyor ama kredi kartı imdada yetişiyor. Sonra aldıklarının parasını istiyorlar senden. Onlar da haklı. Haklı ama bu kadar faiz olur mu? Hapiste yatan ödeme yapabilir mi?
Twitter’da Arzu Kurtuluş isimli bir hanımefendinin iletisi ile başlayan haberleşmemiz kendisinin bana ilettiği toplu bir mektupla devam etti.
Arzu hanım kısaltmak zorunda kaldığım mektuba şöyle başlıyordu:

"Şu anda 18.000 kredi kartı borçlusu cezaevinde. Toplamda net rakam verilmemekle birlikte Adalet Bakanı’na göre 12 milyon 700 bin, CHP’ye göre 22 milyon icra dosyası var. Bu faizlerle başa çıkamayan 200 üzerinde vatandaşımız intihar etti. 29 Nisan 2012’de aynı gün 4 intihar gerçekleşti".
100 binin üzerinde kaçak yaşayan kredi kartı borçlusu bulunuyormuş. Ailelerimiz de bizimle aynı ikamettelerse ortak kullanılan ev eşyalarını kaybedebiliyorlar. Yaşananlardan ötürü yuvalar dağılıyor.

Avukatlar bu işten çok kazançlı çıktıkları için asla ödeme kolaylığı, faiz indirimi sağlamıyorlar. Hapis cezasını ödemenizi 3 gün geçirseniz uygulamak için hemen dava açıyorlar. Sonuçta hem eşyaların satılmasında hem icra davasında çeşitli rantlar var."

Aynı mektupta, Tarık Samancı isimli bir başka mağdurun, daha önce bir internet sitesinde Başbakan’a ve bakanlara yazdığı açık mektup da yer alıyordu. Konuyu detaylı anlatması adına alıntı yapmak istedim:

“Ülkemizde uygulamaya konulan 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun yürürlüğe giriş tarihi 1932 yılıdır. Yani tam seksen yıl önce yürürlüğe girmiş bir kanunda insan hayatını hiçe sayan, onuruyla oynayan, çoğu zaman intihara sürükleyen bir uygulama var; "Taahhüdü İhlal"; Çoğu zaman altına atılan imzanın ne anlama geldiğini bilmeden alacaklı vekili olan avukatın zorlamalarıyla, tacizleriyle ve tehditleriyle ortaya çıkmış bir sözleşmeden dolayı zamanında ödenmeyen taksit için 90 gün hapis cezasına çarptırılıyorsunuz.. O zamana kadar ödediğiniz taksit tutarları hiçe sayılarak anaparaya faizler ve bütün masraflar eklenerek bir adli para cezası ortaya çıkıyor. Taksitlendirdiğiniz borcu ödemek bir yana bir de adli para cezasıyla karşı karşıyasınız. Adli para cezasının neticesi zaten hapis... Bu hususta Sayın Başbakanımızın 20. 01. 2012 tarihindeki Ulusa Sesleniş programında bizlere söylemiş olduğu bir şey var.. "Benim ülkemde hiç kimse bundan sonra borcundan dolayı hapis yatmayacak". Sayın Adalet Bakanımızın "3.Yargı paketiyle birlikte adli para cezalarını ortadan kaldıracağız" cümleleri haklılığımızı ortaya çıkarıyor..

Kaldı ki; taahhüdü ihlal'den hapis cezası Anayasa’mızın 38. md’ne ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 4 no’lu protokolüne açıkça aykırıdır. Şimdi avukat kökenli vekillerim bizlere sosyal medya aracılığıyla şunları söylemektedirler... "Siz taahhüdü ihlal'den hapis cezasını söz verip yerine getirmediğiniz için alıyorsunuz. Taahhüdü ihlal'e konu olan sözleşme değil irade beyanıdır."

Sayın avukat kökenli vekillerim; biz her ne kadar hukukçu olmasak da söz verip yerine getirmemekle, yerine getirememek arasındaki farkı biliriz. Bunun akabinde taahhüdü ihlal'e konu olan açıkça bir sözleşmedir. Çünkü karşılıklı yapılmıştır. Alacaklının veya vekilinin imzası olmadan taahhüt gerçekleşmez. Borçlu ben bunu 4 taksitte ödeyeceğim demez, borçlunun geliri doğrultusunda bir ödeme planı hazırlanır ve karşılıklı olarak icra müdürünün onayıyla imzalanır. Sizin söyledikleriniz cebri icrayı durdurmak amacıyla borçlunun ben bunu 4 eşit taksitte ödeyeceğim demesidir. Oysa ki taahhüdü ihlal'e konu olan sözleşmeye dayalı olarak oluşturulan taksitleri ödeyememekten kaynaklanır. Lütfen avukatlık becerilerinizle meclisteki diğer vekilleri etkileyip yanlış yönlendirmeyiniz.. Bizleri de hırsız ve dolandırıcılarla aynı sepete koydurmayınız.."


Arzu hanım diyor ki:
"Asgari ücretle çalışıyoruz, çoğumuzun bu yaşadıklarımızdan ötürü işi bile yok. Avukatların ve bankaların faiz indirimi ve makul taksit yapmalarını, bize zaman verip karşılıklı anlayışla sorunları çözmelerini, HACİZ VE TAAHHÜDÜ İHLAL maddesinin KALDIRILMASINI, BİZE ÖDEME İMKANI SUNULMASINI talep ediyoruz."

Bu kredi kartı meselesine devam edelim derim!!!
İclal Aydın - GAZETE VATAN
iclal@gazetevatan.com

***

3 Nolu Yargı Paketi
icra iflas kanunu, ev haczi, evlere haciz, nazlı ılıcak
3 nolu Yargı Paketi'ne, "özgürlük" adına sevindik. Üst sınırı 5 yılı geçmeyen cezalarda, gazetecileri ilgilendiren 5 bin kadar dosya düşecekti. Ayrıca, terör örgütü propagandasını yapanların, terör örgütü üyesi sayılmasından kaynaklanan ağır cezalar hafifleyecekti.

Bunun yanı sıra paketin içinde İcra İflas Kanunu'na ilişkin düzenlemeler var.
"Hacizden muzdarip" aileler sosyal medya kanalıyla bana ulaşıyorlar. 3 nolu yargı paketi kanunlaşırsa, buzdolabı, koltuk takımı, çamaşır makinesi gibi evden eşya kaldırmalar ev hacizleri engellenecek.
Kısacası, 10 binlerce kişi 3 nolu Yargı Paketi'nin yolunu gözlüyor.
Nazlı ILICAK - SABAH
nazli.ilicak@sabah.com.tr

4 yorum:

Sibel dedi ki...

taahüt hapzi kalkarsa mafya hotlarmış şimdiki avukatlardan kçtü olmazya

Sibel dedi ki...

mersideki bayana çok üzüldüm yazık günah bunun vebalini kim ödeyecek.ne oldu borçu tahsil ettilermi gençeçik hayatının baharında benimde aynı sorullarım var ama psikolojik olarak resmen mücadele veriyorum dik durun sonuçta ben hırsız degilim .dinimizde ödeme gücü olmayana baskı yapmak zulümdür.avukat karşıma çıkmış haşa allah gibi davranıyor.unutmayın her gecenin sabahı vardır.sabır inş bu yasa cıkacak.o zaman ben bu avukatları görecegim

Hakan_boyaci1975 dedi ki...

muhteşem teşekkürler...

siort dedi ki...

abi çok harika bi yöneticiliğiniz var,sizi gönülden kutluyor,bütün destekci ve katılımcı arkadaşları verdiği desteklerinden dolayı saygıyla selamlıyorum.hepiniz çok harika insanlarsınız..