Bankalar ipotek ile Gayri Menkul Zengini Oldu

banka, ipotek, kredi kartı, icra, haciz, esnaf
Ticaretle uğraşan esnaflar nasıl iflas ediyor? ev almak için ipotek veren, kredi kartı kullanan, ihtiyaç kredisi çeken memur, işçi insanlarımızın hayatı nasıl zehir oluyor ve mal varlıkları nasıl talan ediliyor gelecekleri nasıl karartılıyor ve bu olan bitenlere  nasıl seyirci kalınıyor.

Eskiden televizyonlarda banka reklamları yer almazdı. Şimdi reklamların yüzde 80 ini oluşturuyor üstelik küçük yaştaki çocuklara da hitap edecek şekilde sevimli hale getirildi. Bankalar kuş, eşek, köpek ve tavuk karakterleriyle beyin yıkama operasyonlarını sürdürüyor.

Bankalar hayvanlı reklamlarla: "Kuş kadar beyninizle, eşek gibi kredi alacaksınız ve köpek gibi ödeyeceksiniz, biz de sizi tavuk gibi yolacağız" mesajlarını vermeye devam ediyor. Ne RTÜK ne de başka bir kuruluştan ses yok.

İnsanların çoğu maalesef asgari düzeyde bile finans okur yazarlığına sahip değil. Hele bu bankaların adeta her gün geliştirdikleri hileli araçları karşısında bilgi olarak çok savunmasızlar. Bankalar, Mortgage (Konut kredisi) gibi pragmatik yaklaşımlarla ülkemizde ev sahibi olmayı düşleyen ipotek veren ama ekonomik sistemden dolayı bir türlü ev sahibi olamayan milyonlarca insanı aldatmayı hedeflemişlerdir. Çünkü bozuk ve köhneleşmiş sistem ancak böyle manipüle ve aldatmalarla ayakta durmaktadır.

Kimse kredi kullanmasın diyenleriniz olacak fakat bu ne kadar mümkündür? Bugün piyasada fiziksel olarak çok az para var. Paranın %90’ından fazlası bankalar tarafından sanal olarak üretilen, bilgisayar kayıtlarında var olan ancak fiziksel olarak bulunmayan para.

Fiziksel olarak mevcut olan bu para Türkiye’deki tüm çalışanlara ödenen yaklaşık 2 aylık para ediyor. Kayıt dışılığı önleme gerekçesine sığınılarak paralar bankalara yatırılmasını yasal zorunluluk haline getirdiler. Bunun nedeni gerçekte hesaplara yatan fiziksel bir paranın olmaması. Bankalar olmayan parayı havadan yaratıyor. Ama vatandaş böyle bir beceriye sahip değil. Ne yapacak? Borçlarını ödemek amacıyla veya açığı kapatmak üzere gidip eşek gibi yani mecburen kredi alacak."

Kredi çektiğimizde benzer şekilde büyük özverilerde bulunup borcumuza köpek gibi sadık olmak zorundasınız, borcunuz bitene kadar ipotek altına alınan servetiniz tehdit altındadır. Stresten strese girer ama o borcu son kuruşuna kadar ödemeye çalışırsınız. Arada bir yerde çıkamazsınız, anapara ve faiz ödemeleri öyle hesaplanır ki önce faizleri ödersiniz, siz vadenin yarısına geldiğinizde ödediğinizin paranın büyük çoğunluğu faizdir asıl borcunuzun çok azı ödenmiş olarak gözükür.

%1,04 aylık faizle 30 yıllık 150 bin lira kredi kullanan birisi 10 sene sonra çıkmaya karar verdiğinde kendisine 400 bin lira üstünde borcu kaldığı belirtilir. Aldığı 150 bin liraya karşılık 400 bin lira borç kalmıştır. İsterse çıksın.

Sakın ha başına iş gelmeye görsün. İşten çıkarılır veya işleri rast gitmezse başka borçlar bularak bu borcuna sadık olarak ödemelere devam etmesi gerekir. Aksi takdirde hem evi gidecek hem de ipotek altına alınan ne varsa, son kuruşuna kadar soyuluncaya kadar borcuna sadık kalmaya çalışacaktır.

Bu vatandaşın iki yıl sonra gerek krizden dolayı yada hastalık, kaza, deprem gibi her an herkesin başına gelebilecek sebeplerle işleri bir şekilde bozuluyor ve ödemeleri yapamaz duruma geliyor. işleri toparlama ümidi ile bankadan 1-2 ay mühlet istiyor 3. ayın sonunda banka dosyayı icra takibi yapılması için avukata veriyor eş zamanlı olarak borçlu kişiyi merkez bankasına bildiriyor ve kara listeye girmesini sağlıyor.

işte burada pembe dizi tadında başlayan kredi macerası tam bir korku filmine dönüşüyor. Borç avukat masrafı icra masrafı bileşik faiz derken adeta bir kartopu gibi kısa zamanda büyüyor. kullandırmış olduğu 150.000 TL kredinin alınan dosya masrafları ile beraber 90.000 TL sini tahsil etmiş olan banka ana para itibari ile vermiş olduğu 150 binin % 60 nı tahsil etmiş oluyor. geride vatandaşa hergün büyüyen bir borç ve tamamı banka ipoteğinde olan bir daire kalıyor.

Bundan sonraki süreç çok daha korkunç.

Ana parayı ödeyemeyen vatandaş bileşik faiz uygulaması ile kısa zamanda iki misline çıkan borcu nasıl ödesin ve nihayetinde büyük umutlarla aldığı evi banka tarafından değerinin yarı fiyatına satışa çıkarılıyor. 250.000 TL değerindeki ev icra dairesinin yapmış olduğu kıymet takdiri neticesinde 150.000 muhammen bedelle satışa çıkmış öbür tarafta borç miktarıda 250.000 TL ye çıkarılmış. Vatandaş neleri kaybediyor; 2 yıl içinde 140.000 TL ödediği eviyle beraber temiz sicilini, çevresini dostlarını,huzurunu, sağlığını,mutluluğunu, taahhüt imzaladığı için özgürlüğünü nihayetinde belki canını kaybediyor.

Peki banka neler kazanıyor;

Kullandırdığı 150.000 TL nin 90.000 TL sini 2 yılda tahsil ediyor, daha sonra vatandaşın 250.000 TL lik evini ihalede kendisi alıyor ve kendi satıyor, birde dosyada vatandaşın kalan borcu ile hem vatandaşı ömür boyu esir hale getiriyor hemde dosya miktarını yaklaşık 200.000 TL yi vergiden düşürüyor.

Bankanın kazancına baktığımız zaman 150.000 TL lik ödenmemiş bir krediden dolayı banka yaklaşık 500.000 TL gibi dehşet bir rakamı dolaylı yollardan tahsil edip gücüne güç katmakta geride perişan olmuş dağılmış aileler ve insanlar bırakmaktadırlar.

Burada maalesef bu güzide devletimizi yönetenler dosyalardan gelen paralar, haciz, icra da satıştan gelen % 18 lik KDV gibi gelirler ile kişisel bir takım çıkar ilişkilerinden dolayı bu menfur duruma göz yummakta vatandaşını kendi vatanında adeta esir hayatı yaşatmakta, hacizicra ve cebri gücünü vatandaşının aleyhine kullanmaktadır.

Tavukların önce iri tüyleri yolunur, ne olduğunu anlayamadan tüylerinizin çoğu gitmiştir bile, ondan sonra yolma sırası küçük tüylere gelir, iş işten geçtikten sonra borcunuza sadık olarak devam eder çıkamazsınız ve kalan tüylerinizin de yolunmasını beklersiniz, ve neyiniz varsa kaybedersiniz, malınızı, özgürlüğünüzü kimi zamanda canınızı.


Kategori: ipotek, konut kredisi, haciz, kredi kartı, tüketici kredisi, ihtiyaç kredisi, banka

1 yorum:

Hasantunca03 dedi ki...

türkiyede 2010ve2012 arası 12 milyon icra dosyası oluşmuştur.kalkınan türkiye hikayesiyle.uyutulduk.dindarlar muhafazakarlar.birgün çkura düştüğünüzü.anlayacaksınız.uyuşturucu ilkokullara kadar girdi.fuhuş taciz sokaklara indi zina serbest...meyhaneler kapılarına kadar açık..seks açık serbest.otellerde kimlik sormak yok ve serbest..halk bankalara köle..e...bundan sonra 4+4+4 OLSA NE YAZAR DİNDAR OLSAN NE YAZAR..TÜRBAN SERBEST OLSA NE YAZAR....TEK ŞEY SÖYLEMEK İSTİYORUM....LANET OLSUN........