Ahmet İyimaya Çek Mağdurları sana güvenmiyor

Ahmet İYİMAYA Türkiye'nin tanınmış hukukçuları arasında gösteriliyor özellikle demokratik ve adaletten yana olan dayatmacılığın karşısında yer alan hukukçu kimliğiyle biliniyor, 28 Şubat sürecindeki demokrasi ve hukukun yanında yer alan tavrı ile Amasyalıların gönlünde taht kurdu..Türk Hukuk Kurumu bilim kurulu ve TEMA vakfı kurucu danışma kurulu üyesidir. Sorumluluk hukuku, siyaset hukuku alanlarında yayınlanmış kitapları var.

Ahmet İyimaya, 22 Kasım 1950′de Amasya/Yuva Köyü’nde dünyaya geldi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni birincilikle bitirdi. Ankara Barosuna bağlı olarak yıllarca serbest avukatlık yaptı. 20. 21. Dönem DYP Amasya Milletvekilliği yaptı Anayasa Komisyonu Başkanlığı görevlerinde bulundu. 22. ve 23. dönem Ak Parti Ankara 2. bölge Milletvekili ve Adalet Komisyonu Başkanlığına seçildi.

cek magdurlari

Ahmet İYİMAYA
Adalet Komisyonu Başkanı
Ak Parti Ankara Milletvekili

Ocak 2009 Tarihinde basına yansıyan sözleri,
Ahmet İyimaya, önce Türk Ceza Kanunu'nu okudu, sonra Çek Kanunu'nu inceleyip devam etti,
Yapacak bir şey yok; geçmiş olsun. Geçmişte bu suçu işleyenler yılbaşından itibaren ceza almaktan kurtuldu...
İyimaya Teşekkül etmiş suçlar açısından yapacak bir şeyin olmadığını, onların cezalarının ortadan kalktığını vurguladı. Ahmet İyimaya, yeni yasa çıksa bile geriye işlemeyeceğini belirterek, şu bilgileri verdi, sonraki kanun yürürlüğe girmek için bir süre öngörmüş, suç ve cezanın tipini de değiştirmiş ise, yürürlük öncesi aksi doğrultudaki hükümler, hüküm ve sonuçlarını sonraki kanun yürürlüğe girdiği anda yitirir. Yasama organının yürürlük öncesi bir uyum yasası çıkarmaması Karşılıksız Çek cezaları Anayasa'nın 38. maddesi kapsamında bir suçsuzluk ve cezasızlık dönemine yol açabilir, cezaevinde olanlar tahliye edilmeli, olay bu kapsamda değerlendirilmeli.

Karşılıksız Çek yasası kendini fesih etmiş ve ortada bir yasa yokken bu suçtan cezaevlerinde bulunan kişilerin hala tahliye edilmemesi hangi hukuk ve hangi adalet anlayışıdır. Çek Mağdurlarının dramlarına ne kadar seyirci kalacaksınız?

ilgili yazılar: Ali Babacan ; insan özgürlüğü teminat olamaz

29 yorum:

Adsız dedi ki...

sayın ıyımayanın ocakta verdıgı demecler,bız cek magdurlarını sevınce bogmustu.ama aradan gecen bunca ay degısen hıc bısey olmadı.dahası yenı yasa ogrendıgımız kadarıyla dahada vahım...ınsanların parası olsa zaten borcunu oder.kım nıye bu sıkıntıları ceksın.ama ne olursa olsun boyle hukukcuların olması da bızlere guven verıyor.SAYIN IYIMAYA ınsallah ocaktakı soylemlerınız gerceklesır.allah yardımcımız olsun.

Adsız dedi ki...

İyimaya: Rüşvet, sistemi çürütüyor, ahlakı bozuyor
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, rüşvetin ülkelerin iç yapılarını ve uluslararası dinamiklerini bozan bir virüs olduğunu söyledi.
İyimaya, OECD Rüşvetle Mücadele Çalışma Grubu`nu kabulünde yaptığı konuşmada, `Rüşvet ticarette rekabeti, fırsat eşitliğini yok ediyor ve sistemlerin yapısını bozuyor. Giderek çürütüyor. Ahlakı da bozuyor.`` dedi. Rüşvet konusunda ansiklopedi cildi oluşturacak derecede geniş bir çalışması olduğunu kaydeden İyimaya, `Rüşvet, hem ülkelerin iç yapılarında, hem de uluslararası milletler ve dinamikler camiasında kendine özgü bir virüs. Rüşvetin mikrobunu sona erdiren ilaç henüz keşfedilebilmiş değildir. Aslında rüşvetin sıfır derecede önlenmesinden çok, rüşvetin azaltılması, aza indirilmesi önemlidir.`` ifadelerini kullandı.

Adsız dedi ki...

Ahmet İyimaya: Rüşvetin belgesi darbe girişiminin kaydı aranmaz
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, Türkiye`yi sarsan `kirli tezgah` konusunda Genelkurmay Askeri Savcılığı`nın tavrını eleştirdi. Askeri savcılığın `askıya alma` kararı verdiğini belirten İyimaya, `Rüşvetin belgesi, darbe girişiminin kaydı aranmaz.` de
Sivil yargının yeni bilgi ve belgelere ulaşması durumunda, askeri yargının bu kararını gözden geçirmek zorunda kalabileceğine işaret etti. Olayın adli yargı yönü bulunduğunu kaydeden Ahmet İyimaya, AK Parti`nin yaptığı suç duyurusunun bu karar ile teyit edildiğini söyledi. Görev sırasının sivil yargıda olduğunu ifade eden İyimaya, şöyle konuştu: `Hadisenin demokratik anlamı şudur; Türkiye eskiye göre daha saydamdır. Darbelere uzanan toplum mühendisliği projesinin zemini yok olmuştur. Milli iradeye saygı, Türkiye`nin güvenlik sorunudur. Türkiye, bir an önce yargı birliğini sağlayacak adımları atmalıdır.`


CHP`li Mustafa Özyürek:Belgenin sahte olduğu anlaşıldı


Bu belgeye dayalı olarak Türkiye`de kıyameti koparanlar, darbe girişiminde bulunulduğunu iddia edenler şimdi kendilerini savunmak, açıklama yapmak veya söyledikleri nedeniyle özür dilemek durumundadırlar. Bu karardan sonra sorulması gereken şudur: Genelkurmay Başkanı açıklamasında `Eğer bu belge yoksa, sahteyse o zaman neler olacağını hep beraber görürüz` demişti. Şimdi o aşamadayız. Acaba neler olacak, neler yapılacak, bu belgeye dayalı olarak kıyameti koparanlar, pek çok çevreyi ve TSK`yı suçlayanlar şimdi ne diyeceklerdir? Bu olay ortaya koydu ki büyük tartışmalara, büyük iddialara mesnet olan belgeler sahte olabiliyor. O nedenle Ergenekon iddianamesi de ciddi şekilde tartışmalı hale gelmiştir.


MHP`li Mehmet Şandır:Herkes TSK`ya inanmak zorunda


Sahte olduğu belli bu belgenin kimler tarafından hazırlandığını bulma görevini yapmadığı için hükümet suçludur. Bu tür suçların engellenmesine yönelik önlemleri almamıştır. Suç duyurusu yapılacaksa AK Parti hükümeti hakkında yapılmalıdır. Toplumsal talep ve savcıların görüşleri suç olduğu yönünde ağırlık kazanırsa suç duyurusunda bulunuruz. Herkes TSK`nın açıklamasına inanmak zorundadır. Bu belgenin sahte olduğuna inanıyoruz.

Adsız dedi ki...

günaydın

Adsız dedi ki...

AK Parti’nin 3. Olağan Büyük Kongresi’ne demokratik açılımsüreci damga vuruyor. ASKİ Spor Salonu’nda başlayan kongrede, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın başkanlığında Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ ve Adana Milletvekili Ömer Çelik’in yer alacağı 3 kişilik açılım komisyonu kurulması kararlaştırıldı. Bu komisyon, tek sayfalık olacağı öğrenilen bildiriyi açıklayacak. Bildiride demokratik açılım sürecinin önemine vurgu yapılacak. Böylece AK Parti, hükümet politikası olarak yürütülen süreci parti politikası olarak resmen benimsemiş olacak. Genel Başkan Erdoğan da bir saat olarak planlanan konuşmasında açılıma ağırlık verecek. Kongrenin ana sloganı “Biz Birlikte Türkiye’yiz” olacak.

ERDOĞAN 10 İSİM İSTEDİ
Kongrede, AK Parti’nin en yüksek karar organı olan Merkez Karar ve Yönetim
Kurulu’nun (MKYK) yarı yarıya yenilenmesi bekleniyor. Erdoğan, MYK üyeleri arasında anket yaparak, “MKYK’da görmek istediğiniz 10 isim bildirin” dedi.MYK üyeleri, yazdıkları isimleri zarfa koyarak Erdoğan’a teslim etti. Erdoğan dün gün boyu Genel Merkez’de çalışarak, bu isimleri inceledi ve delegenin onayına sunacağı 50 kişilik MKYK listesine son şeklini verdi. YenilenecekMKYK, ilk toplantısını yarın ya da pazartesi günü yapacak. Erdoğan, 10 genel başkan yardımcısı ve genel sekreterden oluşan MYK’yı da yenileyecek. Kongreye hazırlık toplantısında Başbakan Erdoğan, kurmaylarına “Kongrede divan başkanı kim olsun?” diye sorarak görüş aldı. MYK üyeleri, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın uygun olacağını söyleyince Erdoğan, bunu onayladı.

ByNcdt dedi ki...

`5 yıldan az cezalar evde çekilsin`

Hazırlanan bir yasa tasarısıyla denetimli serbestlik ve adli kontrol tedbiri kapsamındaki cezaların üst sınırının 3 yıldan 5 yıla çıkarılması planlanıyor. Bu da 5 yıldan az hapse mahkum olan bazı suçluların cezasını evde çekmesi anlamına geliyor.

Hazırlanan bir yasa tasarısıyla denetimli serbestlik ve adli kontrol tedbiri kapsamındaki cezaların üst sınırının 3 yıldan 5 yıla çıkarılması planlanıyor. Bu da 5 yıldan az hapse mahkum olan bazı suçluların cezasını evde çekmesi anlamına geliyor.

Adalet Bakanlığı, ceza kanunlarında yapılan değişiklikler yüzünden 115 bini aşan cezaevi nüfusunu azaltmak için çalışma başlattı. Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü`nün getirdiği öneriler doğrultusunda yapılan çalışma, Kanunlar Genel Müdürlüğü`nce yürütülüyor. Adalet Bakanı Sadullah Ergin`e sunulacak olan yasa taslağı, uygun bulunması halinde Bakanlar Kurulu`nda ele alınarak Meclis`e sevk edilecek.
HANGİ SUÇLARI KAPSAYACAK

Denetimli serbestlik kapsamına girmesi beklenen bazı suçlar şöyle: Yaralama, aile içi şiddet, doku ticareti, cinsel taciz, tehdit, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi, hırsızlık (kapkaç, maskeli hırsızlık, yağma, gasp hariç), mala zarar verme, basit dolandırıcılık, çevrenin kirletilmesi, resmi belgede sahtecilik, suçu ve suçluyu övme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama, çete üyesi olmak, ulaşım araçlarının kaçırılması, fuhşa aracılık, kumar, birden çok evlilik, tefecilik, bilişim suçları, görevi kötüye kullanma, kanuna aykırı eğitim kurumu, iftira, yalan tanıklık, suçu bildirmeme, delilleri yok etme, Cumhurbaşkanına hakaret, Türklüğü, devleti, Meclisi, hükümeti aşağılama (301. madde), halkı askerlikten soğutma, askerleri itaatsizliğe teşvik...

SEN NEYMİŞSİN BE 3167 BURDADA YOK

Adsız dedi ki...

Ben çek kanununda; karşılıksız çek cezasının kalkalacağını sanmıyorum.

İnşallah kalkar da işimize gücümüze bakarız. Cezaevinde beklemek kadar kötü bir şey yok..

Aile kalmadı, iş kalmadı. Hergün kaçak yaşamaktan bıktım...

Adsız dedi ki...

değerli arkadaşlar siz antep kararının 10.daire tarafından bozulan kararını sitesinin ilk sayfasın da yayınlayan adalet bakanlığının çek teki hapis cezasını kaldıracağına inanıyormusunuz?

my way

bişey yapmalı dedi ki...

Selam kardeşlerim bu yazı başlığını görünce sizleri bilgilendirmem gerekir bu yanlışlığın acil olarak düzeltilmesi gerekir sayın iyimaya çek mağdurları SİZE GÜVENMİYOR eğer ki iyimaya ile yapılan toplantıda ankara da olanlar varsa hatırlasın arkadaşlar 3 günlük dünya menfaati için hala el etek öpeceksek ALLAH öptürmesin inşallah ...arkadaşlar daha ne kadar kaçacaksınız doğrulardan kendinizden ne kadar daha kandırmak kandırılmak isteyeceksiniz iyimaya ya ocakta konuştunuz dedik konuşmanız umut oldu içimize huzur oldu ama ne olduysa sonra oldu konuşmalarınız uygulamaya yansımadı yargıya müdahale edemem dedi gerekçesini söyledi tamam dedik kanun çıkacaktı hapis kalkacaktı çok acildi alt komisyondan gelmese de çıkacaktı bu kanuna ne oldu iyimaya dedi babacan ele aldı tamam dedik sorduk kendisine biz haklımıyız ? dedi HAKLISINIZ o zaman dedik kanunla ilgili babacanla devreye girin bu haksızlığı durdurun madem dedik iyimaya müdahale edemem dedi neden dedik taraf tutmuş olurum dedi mevkim itibari ile taraf tutamam dedi...sayın iyimaya size buradan sesleniyorum hatırlarsanız o gün bunların hepsini konuştuk o gün inanın aklıma gelmedi ama şimdi söylüyorum eğer ki kim haksızlığı görüpte müdahale edebilecek gücü kudreti varken susuyorsa o vakit haksızlıktan yana taraf olmuş demektir bu yüzden size güvenmiyorum ve nasip olursa bir daha karşınıza çıkarsam ALLAH şahidimdir ki bunları yüzünüze söylemek isterim...bu dünya kimseye kalmamış ne size ne bize kalacak lakin adalet şüphesiz tecelli ediyor edecek inşallah...arkadaşlar sizlere de bir şey söylemek istiyorum kusura bakmayın iyimaya için el etek öptürmeyen ALLAH birbirimize de el etek öptürmesin inşallah yeter artık arkadaşlar buralardan yazışıyoruz adaletsiz diyoruz adaletsizlik yaşıyoruz diyoruz haklıyız diyoruz hadi hakkımızı arayalım ortada kimse yok arkadaşlar insanlar hak ettikleri şekilde yönetilir eğer ki biz bu özgürlüğü çek için hapis cezasının kakmasını canı gönülden istersek ALLAH yardımcımız olur inşallah ama yok bu adaletsizliği yaşarken susarak aman birileri bişey yapsın diyenler varsa benim gözümde iyimayadan daha güvenilmeyecek kişilerdir.....saygılarımla

Adsız dedi ki...

Sevgili 'bişey yapmalı'..

Ahmet İyimaya ile telefonda uzun bir görüşme yaptım.. Baştan beri kamuoyuna yansıyan görüşlerini ve bu meyanda ben de bunun BİR HUKUK AYIBI, ADALET SKANDALI olduğunu söyledim.. Koşulsuz (alacaklıları konu etmeden)lehe görüş bildiriyor.. Adalet Bakanının da cezaya karşı olduğunu iletti.. Kriz nedeniyle başta bankaların ve ekonomi yönetiminin endişelerinin bir tereddüt yarattığını, kriz olmasaydı karşılıksız çekte bu cezanın OYBİRİLİĞİ ile kaldırılmış olurdu diye ifade ediyor.. Sizin gibi ben de madem bu görüşte ve madem Adalet K. başkanı neden daha çok inisiyatif almıyor diye düşünüyorum.. Ama yine de bu görevde ve bu görüşte olmasını önemsiyorum..
Murat YALÇIN

Adsız dedi ki...

sayın yetkılıler bızı bu rezıl durumdan kurtarın bu sızın elınızde aksı halde bızı gercekten suclu yapacaksınızbunun vebalıde sıze bız namusuyla calısıp tıcaret yapan ınsanlarızsuc ıslemadık sadece borcumuz var ama bundan sonra evımıze colugumuza cocugumuza bakmak ıcın her suca acık olacagız bunun suclusuda yetkılıler olacak. a k

Adsız dedi ki...

arkadaşlar bende çek maduruyum benide yaptıklarınızdan haberdar ederseniz bende elimden geldiğince mücadele ederim
siteden yeni haberim oldu sonuna kadar varım b*****@hotmail.com

HALİL KILIÇ

bişey yapmalı dedi ki...

selam kardeşlerim selam murat yalçın bey selam cüneyt bey buradan bir şeyler söylemek istiyorum yazı başlığı hala düzeltilmemiş cüneytle bu konuyu özel olarakta konuştum düzelteceğini söyledi fakat adaleti ıskalayann vekiller yazısı gördüm adaleti ıskalayan vekiller kişiler ayrıdır iyimaya ayrıdır çünkü ben iyimaya ile yaptığım görüşme neticesi bu yazımı yazdım ve bir istek yaptım ve cüneyt bey bunu kabul etti ALLAH razı olsun ve buradan bu yazı başlığının düzeltilmesini tekrar istiyorum..murat yalçın bey sizin yorumunuza cevap vermek isterim kişilerin ne konuştuğundan ziyade ne yaptığı önemlidir sayın iyimayanın lehimizde konuşup lehizimde yaptığı bir şey yoksa boş konuşmuş bizleri değil kendini kandırmıştır...bu sebeble eğerki bizlerde sayın iyimaya gibi boş konuşup kendimizi kandırmak istemiyorsak konuştuğumuz söze verdiğimiz karara sahip çıkalım takdir şüphesiz ALLAH ındır saygılarımla

Adsız dedi ki...

sn birşey yapmalı


aynen katılıyorum...

my way

uludağ dedi ki...

MERHABA SEVGİLİ ARKADAŞLAR,

HER İNSAN YAŞARKEN İDEALLERİNİN PEŞİNDE KOŞAR. VE BU EYLEMİ

GERÇEKLEŞTİRİRKENDE ÇEŞİTLİ ENGELLERLE KARŞILAŞIR. ANCAK BU

ENGELLERİ AŞMAK ONUN ELİNDEDİR. NETEKİM BU ENGELLERİN

OLUŞUMUNA VE ÇEŞİDİNE GÖRE BİZLER KENDİMİZE HAS YADA LEGAL

YOLLARDAN BU ENGELLEMELERİ ALT EDER YADA ETMEYE ÇALIŞIR.EĞER

BİZİM YAPTIĞIMIZ BİR İDEALİN YADA BİR DOĞRUNUN PEŞİNDEN

GİTMEKSE VE EĞER BU GİDİŞTE BİR TAKIN ENGELLERLE

KARŞILAŞMIŞSAK. BUNU AŞMAKTA GENE BİZİM ELİMİZDE. BİZE ŞU

ANDA BİZDEN BAŞKA YARDIM EDEBİLECEK VE BİZİM ADIMIZA,

ÖNÜMÜZE ÇIKAN BU ENGELLERİ AŞABİLECEK KİŞİ YADA KURUM

OLMADIĞI İÇİN BU AŞAMAYI KENDİMİZ HALLETMEK ZORUNDAYIZ.


SONUÇ: HEP BERABER BU ENGELLERİ AŞMAK ZORUNDAYIZ. PENCERE

AYNI PENCERE KENDİNİZ İÇİN YADA BİR BAŞKASI İÇİN FARKETMEZ

YAPILMASI GEREKEN AYNI ŞEY....

SAYGILARIMLA...

bişey yapmalı dedi ki...

selam kardeşlerim selam cüneyt bey yazı başlığını düzelttiğiniz için teşekkür ederim ALLAH razı olsun inşallah

Adsız dedi ki...

sn cüneyt

bencede bu başlık daha iyi...asıl anlamamız gereken konu...bu yasayı eğer isteselerdi kaç dakikada bu konunun sonuçlanacağı...hepimiz çok iyi biliyoruz ki muhalefet tamamen cezanın kalkmasından yana...bunu gerek baykal grup konuşması ile gerekse oktay vural basın toplantılarıyla açıkça deklere etti...

bu konuya telefonlar daki konuşmalarında karşı olduğunu söyleyen ve yanımızda olacağını belirten vekilleri hepimiz net olarak biliyoruz...muhalefetinde ,yargıtay başkanınında beyanatlarla yanlış olduğunu söylediği yasanın ceza ya devam şeklinde dayatılmasının tek sebebi vardır...

sizce nedir?

my way

bişey yapmalı dedi ki...

şüphesiz ki ALLAH doğrunun yanındadır....arkadaşlar düşününüz ALLAH bizlere düşünelim diye bunu hak adalet yolunda kullanalım diye akıl vermiştir ve bu aklı nasıl kullandığımızdanda sorumluyuz ALLAH adaleti iyiliği akrabaya yardım etmeyi emreder.....sevgilerimle

bişey yapmalı dedi ki...

Selam kardeşlerim selam bu yazıyı okuyan kardeşlerim biz bir yola çıktık doğumumuzla beraber ve bu dünya yolculuğu ölümle kesin sonuçlanacaktır bunda şüphe yoktur....kardeşlerim sorarım davamızda haksızmıyız lütfen haksızsınız diyen izah etsin beni inandırsın ALLAH şahidimdir elini öpüp özür dilemezsem eğer bu yazıyı okuyupta içinden gönlünden haklısınız diyen kim varsa ve bu mücadeleye katılmıyorsa katılmamakla kesin kaybetmiştir bahanesi ne olursa olsun iyimaya da bir bahane söyledi herkesin bir bahanesi olabilir lakin şunu bilsin ki bahanesi sadece nefsidir çünkü gerçekten yürekten doğru olduğuna inandığınız bir şeyi isterseniz ALLAH sizinle beraberdir...ve her kim ki haksızlığı görüpte gücü kuvveti varken müdahale etmiyorsa haksızlıktan yana taraf olmuştur sevgilerimle...

bişey yapmalı dedi ki...

Bağlanmayacaksın

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...

CAN YÜCEL

bişey yapmalı dedi ki...

selam kardeşlerim bu yazıları okuyup mücadeleye katılımla ilgili yazılar yazılmıyorsa hala nefsinizle savaşıyorsunuz demektir bu savaşı ya kaybedecek yada kazanacaksınız bu savaşı kazananlarla beraber 500 kişi ankara da nasip olurda olursak zaten çok şeyi kazanmışız demektir lakin okuyupta hala gidemiyorsak herşeyi kaybetmişiz demektir ALLAH kazananlardan olmamızı nasip etsin inşallah

ilknur dedi ki...

MERHABA

MURAT YALÇIN'IN YAZISINDAN ALINTI YAPARAK BİR KAÇ CÜMLE BİR ŞEYLER DEMEK İSTİYORUM BENDE;
''Kriz nedeniyle başta bankaların ve ekonomi yönetiminin endişelerinin bir tereddüt yarattığını, kriz olmasaydı karşılıksız çekte bu cezanın OYBİRİLİĞİ ile kaldırılmış olurdu diye ifade ediyor.. Sizin gibi ben de madem bu görüşte ve madem Adalet K. başkanı neden daha çok inisiyatif almıyor diye düşünüyorum.. Ama yine de bu görevde ve bu görüşte olmasını önemsiyorum..''

MURAT BEY BEN SİZİN YERİNİZDE OLSAM İYİMAYA YA BİZ KURBANLIK KOYUN DEĞİLİZ DERDİM ÜLKE EKONOMİSİN ONCA İNSAN CEZA EVİNDE YATARKEN DÜZELTEMEYECEKLER YADA BU ÜLKENİN EKONOMİSİ GELEN BU PARALARLA DA DÜZELMEYECEK .HER YIL ARTIŞ GÖSTEREN KARŞILIKSIZ ÇEKLER ÜLKEMİZDEKİ EKONOMİK DÜZENSİZLİKTEN KAYNAKLANIYOR YILLARDIR BİR KRİZ VAR BEN 26 YAŞINDAYIM VE NEREDEN BAKARSANIZ KENDİMİ BİLDİM BİLELİ BÖYLE.BÖYLE GELMİŞ BÖYLEDE GİDECEK
YAZIK İNSANLARIN ÖZGÜRLÜKLERİNİ KISITLAMAK EĞER ÜLKENİN EKONOMİSİNİ DÜZELTECEKSE VARSIN HEPİMİZİ CEZA EVİNE KOYSUNLAR HİÇ DEĞİLSE FANİ DÜNYA DA BİR İŞE YARADIK DERİZ

bişey yapmalı dedi ki...

ya ALLAH ALLAH razı olsun ilknur hanım ALLAH gönlünüze göre versin inşallah

Adsız dedi ki...

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın soru önergesine verdiği yanıt, karşılıksız çek nedeniyle açılan davaların 2008 ve 2009 yılında arttığını ortaya koydu. Verilere göre, 2009 yılında karşılıksız çek nedeniyle cezaevlerine giren kişi sayısı bin 461 oldu.

Bakan Ergin'in Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'na ait istatistiklere dayanarak verdiği bilgilere göre, 2009'un ilk 6 ayında karşılıksız çek nedeniyle ceza mahkemelerinde 159 bin 774 dava açıldı. Bu davalarda 221 bin 755 kişi hakim karşısına çıktı. 2009'un 6 ayında çek davaları nedeniyle bin 461 kişi hapse girdi. Bunlardan 5'ini çekle ilgili ihtara ve yasaklamaya uymama, 67'sini Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun'a muhalefet, diğerlerini de karşılıksız çek keşide etme suçu oluşturdu.

HER AY 100 BİN ÇEK KARŞILIKSIZ CIKIYOR
EsnafIn, tüccarın elinin darda olup olmadığını gösteren önemli bir gösterge olan karşılıksız çek sayısında önemli artışlar dikkati çekiyor. 2007 ilk 7 ayından 2008 ilk 7 ayına karşılıksız çek sayısında yüzde 11.5 artış yaşanmışken, 2008'den 2009'a bakıldığında oranın yüzde 28.2'ye çıktığı göze çarpıyor. Türkiye'de her ay yaklaşık 100 bin adede yakın çek karşılıksız çıkıyor ve hukuki işleme tabi oluyor. Protestolu senet tutarında ise ilk 6 ayda yüzde 29.27'lik artış söz konusu

bişey yapmalı dedi ki...

Bağlanmayacaksın

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...

CAN YÜCEL

ByNcdt dedi ki...

`5 yıldan az cezalar evde çekilsin`

Hazırlanan bir yasa tasarısıyla denetimli serbestlik ve adli kontrol tedbiri kapsamındaki cezaların üst sınırının 3 yıldan 5 yıla çıkarılması planlanıyor. Bu da 5 yıldan az hapse mahkum olan bazı suçluların cezasını evde çekmesi anlamına geliyor.

Hazırlanan bir yasa tasarısıyla denetimli serbestlik ve adli kontrol tedbiri kapsamındaki cezaların üst sınırının 3 yıldan 5 yıla çıkarılması planlanıyor. Bu da 5 yıldan az hapse mahkum olan bazı suçluların cezasını evde çekmesi anlamına geliyor.

Adalet Bakanlığı, ceza kanunlarında yapılan değişiklikler yüzünden 115 bini aşan cezaevi nüfusunu azaltmak için çalışma başlattı. Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü`nün getirdiği öneriler doğrultusunda yapılan çalışma, Kanunlar Genel Müdürlüğü`nce yürütülüyor. Adalet Bakanı Sadullah Ergin`e sunulacak olan yasa taslağı, uygun bulunması halinde Bakanlar Kurulu`nda ele alınarak Meclis`e sevk edilecek.
HANGİ SUÇLARI KAPSAYACAK

Denetimli serbestlik kapsamına girmesi beklenen bazı suçlar şöyle: Yaralama, aile içi şiddet, doku ticareti, cinsel taciz, tehdit, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi, hırsızlık (kapkaç, maskeli hırsızlık, yağma, gasp hariç), mala zarar verme, basit dolandırıcılık, çevrenin kirletilmesi, resmi belgede sahtecilik, suçu ve suçluyu övme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama, çete üyesi olmak, ulaşım araçlarının kaçırılması, fuhşa aracılık, kumar, birden çok evlilik, tefecilik, bilişim suçları, görevi kötüye kullanma, kanuna aykırı eğitim kurumu, iftira, yalan tanıklık, suçu bildirmeme, delilleri yok etme, Cumhurbaşkanına hakaret, Türklüğü, devleti, Meclisi, hükümeti aşağılama (301. madde), halkı askerlikten soğutma, askerleri itaatsizliğe teşvik...

SEN NEYMİŞSİN BE 3167 BURDADA YOK

Anonymous dedi ki...

AK Parti’nin 3. Olağan Büyük Kongresi’ne demokratik açılımsüreci damga vuruyor. ASKİ Spor Salonu’nda başlayan kongrede, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın başkanlığında Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ ve Adana Milletvekili Ömer Çelik’in yer alacağı 3 kişilik açılım komisyonu kurulması kararlaştırıldı. Bu komisyon, tek sayfalık olacağı öğrenilen bildiriyi açıklayacak. Bildiride demokratik açılım sürecinin önemine vurgu yapılacak. Böylece AK Parti, hükümet politikası olarak yürütülen süreci parti politikası olarak resmen benimsemiş olacak. Genel Başkan Erdoğan da bir saat olarak planlanan konuşmasında açılıma ağırlık verecek. Kongrenin ana sloganı “Biz Birlikte Türkiye’yiz” olacak.

ERDOĞAN 10 İSİM İSTEDİ
Kongrede, AK Parti’nin en yüksek karar organı olan Merkez Karar ve Yönetim
Kurulu’nun (MKYK) yarı yarıya yenilenmesi bekleniyor. Erdoğan, MYK üyeleri arasında anket yaparak, “MKYK’da görmek istediğiniz 10 isim bildirin” dedi.MYK üyeleri, yazdıkları isimleri zarfa koyarak Erdoğan’a teslim etti. Erdoğan dün gün boyu Genel Merkez’de çalışarak, bu isimleri inceledi ve delegenin onayına sunacağı 50 kişilik MKYK listesine son şeklini verdi. YenilenecekMKYK, ilk toplantısını yarın ya da pazartesi günü yapacak. Erdoğan, 10 genel başkan yardımcısı ve genel sekreterden oluşan MYK’yı da yenileyecek. Kongreye hazırlık toplantısında Başbakan Erdoğan, kurmaylarına “Kongrede divan başkanı kim olsun?” diye sorarak görüş aldı. MYK üyeleri, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın uygun olacağını söyleyince Erdoğan, bunu onayladı.

Anonymous dedi ki...

İyimaya: Rüşvet, sistemi çürütüyor, ahlakı bozuyor
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, rüşvetin ülkelerin iç yapılarını ve uluslararası dinamiklerini bozan bir virüs olduğunu söyledi.
İyimaya, OECD Rüşvetle Mücadele Çalışma Grubu`nu kabulünde yaptığı konuşmada, `Rüşvet ticarette rekabeti, fırsat eşitliğini yok ediyor ve sistemlerin yapısını bozuyor. Giderek çürütüyor. Ahlakı da bozuyor.`` dedi. Rüşvet konusunda ansiklopedi cildi oluşturacak derecede geniş bir çalışması olduğunu kaydeden İyimaya, `Rüşvet, hem ülkelerin iç yapılarında, hem de uluslararası milletler ve dinamikler camiasında kendine özgü bir virüs. Rüşvetin mikrobunu sona erdiren ilaç henüz keşfedilebilmiş değildir. Aslında rüşvetin sıfır derecede önlenmesinden çok, rüşvetin azaltılması, aza indirilmesi önemlidir.`` ifadelerini kullandı.

Anonymous dedi ki...

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın soru önergesine verdiği yanıt, karşılıksız çek nedeniyle açılan davaların 2008 ve 2009 yılında arttığını ortaya koydu. Verilere göre, 2009 yılında karşılıksız çek nedeniyle cezaevlerine giren kişi sayısı bin 461 oldu.

Bakan Ergin'in Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'na ait istatistiklere dayanarak verdiği bilgilere göre, 2009'un ilk 6 ayında karşılıksız çek nedeniyle ceza mahkemelerinde 159 bin 774 dava açıldı. Bu davalarda 221 bin 755 kişi hakim karşısına çıktı. 2009'un 6 ayında çek davaları nedeniyle bin 461 kişi hapse girdi. Bunlardan 5'ini çekle ilgili ihtara ve yasaklamaya uymama, 67'sini Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun'a muhalefet, diğerlerini de karşılıksız çek keşide etme suçu oluşturdu.

HER AY 100 BİN ÇEK KARŞILIKSIZ CIKIYOR
EsnafIn, tüccarın elinin darda olup olmadığını gösteren önemli bir gösterge olan karşılıksız çek sayısında önemli artışlar dikkati çekiyor. 2007 ilk 7 ayından 2008 ilk 7 ayına karşılıksız çek sayısında yüzde 11.5 artış yaşanmışken, 2008'den 2009'a bakıldığında oranın yüzde 28.2'ye çıktığı göze çarpıyor. Türkiye'de her ay yaklaşık 100 bin adede yakın çek karşılıksız çıkıyor ve hukuki işleme tabi oluyor. Protestolu senet tutarında ise ilk 6 ayda yüzde 29.27'lik artış söz konusu